İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

hakos

Bu okunuş biçimi Tora’da 4 kez, 4 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit2 kullanım2 ayet
  • Vayikra1 kullanım1 ayet
  • Devarim1 kullanım1 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim הַכּ֖וֹס

Lemma כּוֹס

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Kaynak anlam (İngilizce): cup; little owl

Biçim: belirli artikel + isim, dişil, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 2 kullanım

Teknik kodHTd/Ncfsa

İbranice biçim הַכּ֥וֹס

Lemma כּוֹס

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Kaynak anlam (İngilizce): cup; little owl

Biçim: belirli artikel + isim, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 2 kullanım

Teknik kodHTd/Ncmsa

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 40:11

    Vehos paro beyadi vaekah et haanavim vaeshat otam el kos paro vaeten et hakos al kaf paro.

    וְכ֥וֹס פַּרְעֹ֖ה בְּיָדִ֑י וָאֶקַּ֣ח אֶת־הָֽעֲנָבִ֗ים וָֽאֶשְׂחַ֤ט אֹתָם֙ אֶל־כּ֣וֹס פַּרְעֹ֔ה וָאֶתֵּ֥ן אֶת־הַכּ֖וֹס עַל־כַּ֥ף פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’un kadehi elimdeydi. Üzümleri alıp Firavun’un kadehine sıktım, kadehi Firavun’un eline verdim.”

  2. Bereşit 40:21

    Vayaşev et sar hamaşkim al maşkeu vayiten hakos al kaf paro.

    וַיָּ֛שֶׁב אֶת־שַׂ֥ר הַמַּשְׁקִ֖ים עַל־מַשְׁקֵ֑הוּ וַיִּתֵּ֥ן הַכּ֖וֹס עַל־כַּ֥ף פַּרְעֹֽה׃

    Başsakiyi sakilik görevine geri getirdi. Başsaki kadehi Firavun’un eline verdi.

  3. Vayikra 11:17

    Veet hakos veet haşalah veet hayanşuf.

    וְאֶת־הַכּ֥וֹס וְאֶת־הַשָּׁלָ֖ךְ וְאֶת־הַיַּנְשֽׁוּף׃

    kos, şalah ve yanşuf;

  4. Devarim 14:16

    Et hakos veet hayanşuf vehatinşamet.

    אֶת־הַכּ֥וֹס וְאֶת־הַיַּנְשׁ֖וּף וְהַתִּנְשָֽׁמֶת׃

    Kos, yanşuf ve tinşemet;