İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

יָדַע

bilmek, öğrenmek, tanımak; bildirmek, öğretmek; deneyimlemek; anlamak; ilgilenmek/gözetmek; yakın veya cinsel ilişki içinde olmak

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 174 kez, 164 farklı ayette görülür.

Kök
ידע

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit57 kullanım52 ayet
  • Şemot45 kullanım43 ayet
  • Vayikra9 kullanım9 ayet
  • Bamidbar17 kullanım17 ayet
  • Devarim46 kullanım43 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 47:6

    Erets mitsrayim lefaneha hi bemetav haarets hoşev et aviha veet aheha yeşevu beerets goşen veim yadata veyeş bam anşe hayil vesamtam sare mikne al aşer li.

    אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ לְפָנֶ֣יךָ הִ֔וא בְּמֵיטַ֣ב הָאָ֔רֶץ הוֹשֵׁ֥ב אֶת־אָבִ֖יךָ וְאֶת־אַחֶ֑יךָ יֵשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן וְאִם־יָדַ֗עְתָּ וְיֶשׁ־בָּם֙ אַנְשֵׁי־חַ֔יִל וְשַׂמְתָּ֛ם שָׂרֵ֥י מִקְנֶ֖ה עַל־אֲשֶׁר־לִֽי׃

    “Mısır ülkesi önünde. Babanı ve kardeşlerini ülkenin en iyi yerine yerleştir. Goşen bölgesinde otursunlar. Aralarında becerikli olduklarını bildiklerin varsa onları benim hayvanlarımın başına koy.”

  2. Bereşit 48:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayemaen aviv vayomer yadati veni yadati gam u yiheye leam vegam u yigdal veulam ahiv hakaton yigdal mimenu vezaro yihye melo hagoyim.

    וַיְמָאֵ֣ן אָבִ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ יָדַ֤עְתִּֽי בְנִי֙ יָדַ֔עְתִּי גַּם־ה֥וּא יִֽהְיֶה־לְּעָ֖ם וְגַם־ה֣וּא יִגְדָּ֑ל וְאוּלָ֗ם אָחִ֤יו הַקָּטֹן֙ יִגְדַּ֣ל מִמֶּ֔נּוּ וְזַרְע֖וֹ יִהְיֶ֥ה מְלֹֽא־הַגּוֹיִֽם׃

    Ama babası reddetti. “Biliyorum oğlum, biliyorum” dedi. “O da bir halk olacak, o da büyüyecek. Ama küçük kardeşi ondan daha büyük olacak; onun soyu ulusları dolduracak.”

  3. Şemot 1:8

    Vayakom meleh hadaş al mitsrayim aşer lo yada et yosef.

    וַיָּ֥קָם מֶֽלֶךְ־חָדָ֖שׁ עַל־מִצְרָ֑יִם אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יָדַ֖ע אֶת־יוֹסֵֽף׃

    Mısır’da Yosef’i tanımayan yeni bir kral başa geçti.

  4. Şemot 2:4

    Vatetatsav ahoto merahok ledea ma yease lo.

    וַתֵּתַצַּ֥ב אֲחֹת֖וֹ מֵרָחֹ֑ק לְדֵעָ֕ה מַה־יֵּעָשֶׂ֖ה לֽוֹ׃

    Çocuğun ablası, ona ne olacağını öğrenmek için uzakta durdu.

  5. Şemot 2:14

    Vayomer mi sameha leiş sar veşofet alenu haleharegeni ata omer kaaşer haragta et hamitsri vayira moşe vayomar ahen noda hadavar.

    וַ֠יֹּאמֶר מִ֣י שָֽׂמְךָ֞ לְאִ֨ישׁ שַׂ֤ר וְשֹׁפֵט֙ עָלֵ֔ינוּ הַלְהָרְגֵ֙נִי֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר הָרַ֖גְתָּ אֶת־הַמִּצְרִ֑י וַיִּירָ֤א מֹשֶׁה֙ וַיֹּאמַ֔ר אָכֵ֖ן נוֹדַ֥ע הַדָּבָֽר׃

    Adam, “Seni başımıza yönetici ve yargıç kim koydu?” dedi. “Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?” Moşe korktu. “Demek olay duyulmuş!” diye düşündü.

  6. Şemot 2:25

    Vayar Elohim et bene yisrael vayeda Elohim.

    וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיֵּ֖דַע אֱלֹהִֽים׃ (ס)

    Tanrı İsrael oğullarını gördü; durumlarını biliyordu.

  7. Şemot 3:7

    Vayomer Adonay rao raiti et oni ami aşer bemitsrayim veet tsaakatam şamati mipene nogesav ki yadati et mahovav.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה רָאֹ֥ה רָאִ֛יתִי אֶת־עֳנִ֥י עַמִּ֖י אֲשֶׁ֣ר בְּמִצְרָ֑יִם וְאֶת־צַעֲקָתָ֤ם שָׁמַ֙עְתִּי֙ מִפְּנֵ֣י נֹֽגְשָׂ֔יו כִּ֥י יָדַ֖עְתִּי אֶת־מַכְאֹבָֽיו׃

    Adonay şöyle dedi: “Mısır’daki halkımın çektiği eziyeti gördüm. Zorba görevliler yüzünden yükselen çığlıklarını duydum; acılarını biliyorum.

  8. Şemot 3:19

    Vaani yadati ki lo yiten ethem meleh mitsrayim lahaloh velo beyad hazaka.

    וַאֲנִ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֠י לֹֽא־יִתֵּ֥ן אֶתְכֶ֛ם מֶ֥לֶךְ מִצְרַ֖יִם לַהֲלֹ֑ךְ וְלֹ֖א בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה׃

    Ama biliyorum ki Mısır kralı güçlü bir el onu zorlamadıkça gitmenize izin vermeyecek.

  9. Şemot 4:14

    Vayihar af Adonay bemoşe vayomer halo aharon ahiha halevi yadati ki daber yedaber u vegam hine u yotse likrateha veraaha vesamah belibo.

    וַיִּֽחַר־אַ֨ף יְהוָ֜ה בְּמֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ הֲלֹ֨א אַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ הַלֵּוִ֔י יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־דַבֵּ֥ר יְדַבֵּ֖ר ה֑וּא וְגַ֤ם הִנֵּה־הוּא֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתֶ֔ךָ וְרָאֲךָ֖ וְשָׂמַ֥ח בְּלִבּֽוֹ׃

    Adonay, Moşe’ye öfkelendi. “Levili kardeşin Aaron yok mu?” dedi. “Onun iyi konuştuğunu biliyorum. İşte, seni karşılamaya çıkıyor. Seni görünce yürekten sevinecek.

  10. Şemot 5:2

    Vayomer paro mi Adonay aşer eşma bekolo leşalah et yisrael lo yadati et Adonay vegam et yisrael lo aşaleah.

    וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֔ה מִ֤י יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר אֶשְׁמַ֣ע בְּקֹל֔וֹ לְשַׁלַּ֖ח אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל לֹ֤א יָדַ֙עְתִּי֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַ֥ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֥א אֲשַׁלֵּֽחַ׃

    Firavun, “Adonay kim ki sözünü dinleyip İsrael’i salıvereyim?” dedi. “Adonay’ı tanımıyorum; İsrael’i de salıvermeyeceğim.”

  11. Şemot 6:3

    Vaera el avraham el yitshak veel yaakov beel şaday uşemi Adonay lo nodati lahem.

    וָאֵרָ֗א אֶל־אַבְרָהָ֛ם אֶל־יִצְחָ֥ק וְאֶֽל־יַעֲקֹ֖ב בְּאֵ֣ל שַׁדָּ֑י וּשְׁמִ֣י יְהוָ֔ה לֹ֥א נוֹדַ֖עְתִּי לָהֶֽם׃

    Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a El Şaday olarak göründüm; ama Adonay adımla onlara tanınmadım.

  12. Şemot 6:7

    Velakahti ethem li leam vehayiti lahem lelohim vidatem ki ani Adonay elohehem hamotsi ethem mitahat sivlot mitsrayim.

    וְלָקַחְתִּ֨י אֶתְכֶ֥ם לִי֙ לְעָ֔ם וְהָיִ֥יתִי לָכֶ֖ם לֵֽאלֹהִ֑ים וִֽידַעְתֶּ֗ם כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם הַמּוֹצִ֣יא אֶתְכֶ֔ם מִתַּ֖חַת סִבְל֥וֹת מִצְרָֽיִם׃

    Sizi kendime halk olarak alacağım ve sizin Tanrınız olacağım. O zaman sizi Mısır’ın yükü altından çıkaran Tanrınız Adonay’ın ben olduğumu bileceksiniz.

  13. Şemot 7:5

    Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay bintoti et yadi al mitsrayim vehotseti et bene yisrael mitoham.

    וְיָדְע֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּנְטֹתִ֥י אֶת־יָדִ֖י עַל־מִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֥י אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִתּוֹכָֽם׃

    Elimi Mısır’ın üzerine uzatıp İsrael oğullarını aralarından çıkardığımda, Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”

  14. Şemot 7:17

    Ko amar Adonay bezot teda ki ani Adonay hine anohi make bamate aşer beyadi al hamayim aşer bayor venehefhu ledam.

    כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בְּזֹ֣את תֵּדַ֔ע כִּ֖י אֲנִ֣י יְהוָ֑ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י מַכֶּ֣ה ׀ בַּמַּטֶּ֣ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֗י עַל־הַמַּ֛יִם אֲשֶׁ֥ר בַּיְאֹ֖ר וְנֶהֶפְכ֥וּ לְדָֽם׃

    Adonay şöyle diyor: Benim Adonay olduğumu şundan bileceksin: İşte elimdeki değnekle Nil’in sularına vuracağım; sular kana dönüşecek.

  15. Şemot 8:6

    Vayomer lemahar vayomer kidvareha lemaan teda ki en kadonay elohenu.

    וַיֹּ֖אמֶר לְמָחָ֑ר וַיֹּ֙אמֶר֙ כִּדְבָ֣רְךָ֔ לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּי־אֵ֖ין כַּיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃

    Firavun, “Yarın için” dedi. Moşe, “Dediğin gibi olsun” diye karşılık verdi. “Böylece Tanrımız Adonay’ın benzeri olmadığını bileceksin.

  16. Şemot 8:18

    Vehifleti vayom hau et erets goşen aşer ami omed aleha levilti heyot şam arov lemaan teda ki ani Adonay bekerev haarets.

    וְהִפְלֵיתִי֩ בַיּ֨וֹם הַה֜וּא אֶת־אֶ֣רֶץ גֹּ֗שֶׁן אֲשֶׁ֤ר עַמִּי֙ עֹמֵ֣ד עָלֶ֔יהָ לְבִלְתִּ֥י הֱיֽוֹת־שָׁ֖ם עָרֹ֑ב לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ׃

    O gün halkımın yaşadığı Goşen bölgesini ayrı tutacağım; orada bu hayvanlar olmayacak. Böylece yeryüzünün ortasında benim Adonay olduğumu bileceksin.

  17. Şemot 9:14

    Ki bapaam hazot ani şoleah et kol magefotay el libeha uvaavadeha uveameha baavur teda ki en kamoni behol haarets.

    כִּ֣י ׀ בַּפַּ֣עַם הַזֹּ֗את אֲנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ אֶת־כָּל־מַגֵּפֹתַי֙ אֶֽל־לִבְּךָ֔ וּבַעֲבָדֶ֖יךָ וּבְעַמֶּ֑ךָ בַּעֲב֣וּר תֵּדַ֔ע כִּ֛י אֵ֥ין כָּמֹ֖נִי בְּכָל־הָאָֽרֶץ׃

    Çünkü bu kez bütün belalarımı senin yüreğine, görevlilerinin ve halkının üzerine göndereceğim. Böylece bütün yeryüzünde benim benzerim olmadığını bileceksin.

  18. Şemot 9:29

    Vayomer elav moşe ketseti et hair efros et kapay el Adonay hakolot yehdalun vehabarad lo yiheye od lemaan teda ki ladonay haarets.

    וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מֹשֶׁ֔ה כְּצֵאתִי֙ אֶת־הָעִ֔יר אֶפְרֹ֥שׂ אֶת־כַּפַּ֖י אֶל־יְהוָ֑ה הַקֹּל֣וֹת יֶחְדָּל֗וּן וְהַבָּרָד֙ לֹ֣א יִֽהְיֶה־ע֔וֹד לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֥י לַיהוָ֖ה הָאָֽרֶץ׃

    Moşe ona şöyle dedi: “Kentten çıkar çıkmaz ellerimi Adonay’a açacağım. Gök gürültüleri kesilecek ve artık dolu yağmayacak. Böylece yeryüzünün Adonay’a ait olduğunu bileceksin.

  19. Şemot 9:30

    Veata vaavadeha yadati ki terem tireun mipene Adonay Elohim.

    וְאַתָּ֖ה וַעֲבָדֶ֑יךָ יָדַ֕עְתִּי כִּ֚י טֶ֣רֶם תִּֽירְא֔וּן מִפְּנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהִֽים׃

    Ama senin ve görevlilerinin Adonay Tanrı’dan hâlâ korkmadığınızı biliyorum.”

  20. Şemot 10:2

    Ulemaan tesaper beozne vinha uven binha et aşer hitalalti bemitsrayim veet ototay aşer samti vam vidatem ki ani Adonay.

    וּלְמַ֡עַן תְּסַפֵּר֩ בְּאָזְנֵ֨י בִנְךָ֜ וּבֶן־בִּנְךָ֗ אֵ֣ת אֲשֶׁ֤ר הִתְעַלַּ֙לְתִּי֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶת־אֹתֹתַ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי בָ֑ם וִֽידַעְתֶּ֖ם כִּי־אֲנִ֥י יְהוָֽה׃

    Mısır’ı nasıl alaya aldığımı ve aralarında gösterdiğim işaretleri oğluna ve torununa anlatasın; benim Adonay olduğumu bilesiniz diye.”

  21. Şemot 10:7

    Vayomeru avde faro elav ad matay yihye ze lanu lemokeş şalah et haanaşim veyaavdu et Adonay elohehem haterem teda ki aveda mitsrayim.

    וַיֹּאמְרוּ֩ עַבְדֵ֨י פַרְעֹ֜ה אֵלָ֗יו עַד־מָתַי֙ יִהְיֶ֨ה זֶ֥ה לָ֙נוּ֙ לְמוֹקֵ֔שׁ שַׁלַּח֙ אֶת־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְיַֽעַבְד֖וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם הֲטֶ֣רֶם תֵּדַ֔ע כִּ֥י אָבְדָ֖ה מִצְרָֽיִם׃

    Firavun’un görevlileri ona, “Bu adam daha ne kadar başımıza dert olacak?” dediler. “Adamları salıver de Tanrıları Adonay’a kulluk etsinler. Mısır’ın mahvolduğunu hâlâ anlamadın mı?”

  22. Şemot 10:26

    Vegam miknenu yeleh imanu lo tişaer parsa ki mimenu nikah laavod et Adonay elohenu vaanahnu lo neda ma naavod et Adonay ad boenu şama.

    וְגַם־מִקְנֵ֜נוּ יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗נוּ לֹ֤א תִשָּׁאֵר֙ פַּרְסָ֔ה כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ נִקַּ֔ח לַעֲבֹ֖ד אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַאֲנַ֣חְנוּ לֹֽא־נֵדַ֗ע מַֽה־נַּעֲבֹד֙ אֶת־יְהוָ֔ה עַד־בֹּאֵ֖נוּ שָֽׁמָּה׃

    “Hayvanlarımız da bizimle gidecek; geride bir tek tırnak bile kalmayacak. Çünkü Tanrımız Adonay’a kulluk etmek için onların arasından seçeceğiz. Oraya varıncaya kadar Adonay’a neyle kulluk edeceğimizi bilmiyoruz.”

  23. Şemot 11:7

    Ulehol bene yisrael lo yeherats kelev leşono lemeiş vead behema lemaan tedeun aşer yafle Adonay ben mitsrayim uven yisrael.

    וּלְכֹ֣ל ׀ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לֹ֤א יֶֽחֱרַץ־כֶּ֙לֶב֙ לְשֹׁנ֔וֹ לְמֵאִ֖ישׁ וְעַד־בְּהֵמָ֑ה לְמַ֙עַן֙ תֵּֽדְע֔וּן אֲשֶׁר֙ יַפְלֶ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֥ין מִצְרַ֖יִם וּבֵ֥ין יִשְׂרָאֵֽל׃

    Ama İsrael oğullarından hiçbirine, ne insana ne de hayvana, bir köpek bile hırlamayacak. Böylece Adonay’ın Mısır ile İsrael’i birbirinden ayırdığını bileceksiniz.

  24. Şemot 14:4

    Vehizakti et lev paro veradaf aharehem veikaveda befaro uvehol helo veyadeu mitsrayim ki ani Adonay vayaasu hen.

    וְחִזַּקְתִּ֣י אֶת־לֵב־פַּרְעֹה֮ וְרָדַ֣ף אַחֲרֵיהֶם֒ וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵֽן׃

    Firavun’un yüreğini sertleştireceğim; peşlerine düşecek. Firavun ve bütün ordusu üzerinden yüceliğimi göstereceğim. Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.” İsrael oğulları öyle yaptılar.

  25. Şemot 14:18

    Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay behikavedi befaro berihbo uvefaraşav.

    וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּהִכָּבְדִ֣י בְּפַרְעֹ֔ה בְּרִכְבּ֖וֹ וּבְפָרָשָֽׁיו׃

    Firavun, savaş arabaları ve atlıları üzerinden yüceliğimi gösterdiğimde Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”

  26. Şemot 16:6

    Vayomer moşe veaharon el kol bene yisrael erev vidatem ki Adonay hotsi ethem meerets mitsrayim.

    וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ וְאַהֲרֹ֔ן אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל עֶ֕רֶב וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֧י יְהוָ֛ה הוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Moşe ile Aaron, bütün İsrael oğullarına şöyle dediler: “Akşam, sizi Mısır ülkesinden Adonay’ın çıkardığını bileceksiniz.

  27. Şemot 16:12

    Şamati et telunot bene yisrael daber alehem lemor ben haarbayim tohelu vasar uvaboker tisbeu lahem vidatem ki ani Adonay elohehem.

    שָׁמַ֗עְתִּי אֶת־תְּלוּנֹּת֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ דַּבֵּ֨ר אֲלֵהֶ֜ם לֵאמֹ֗ר בֵּ֤ין הָֽעַרְבַּ֙יִם֙ תֹּאכְל֣וּ בָשָׂ֔ר וּבַבֹּ֖קֶר תִּשְׂבְּעוּ־לָ֑חֶם וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃

    “İsrael oğullarının söylenmelerini duydum. Onlara söyle: ‘Akşama doğru et yiyeceksiniz, sabah da ekmekle doyacaksınız. Böylece benim, Tanrınız Adonay olduğumu bileceksiniz.’”

  28. Şemot 16:15

    Vayiru vene yisrael vayomeru el ahiv man u ki lo yadeu ma u vayomer moşe alehem u halehem aşer natan Adonay lahem leohla.

    וַיִּרְא֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיֹּ֨אמְר֜וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ מָ֣ן ה֔וּא כִּ֛י לֹ֥א יָדְע֖וּ מַה־ה֑וּא וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֲלֵהֶ֔ם ה֣וּא הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם לְאָכְלָֽה׃

    İsrael oğulları bunu görünce birbirlerine, “Bu nedir?” dediler; çünkü ne olduğunu bilmiyorlardı. Moşe onlara, “Bu, Adonay’ın yemeniz için size verdiği ekmektir” dedi.

  29. Şemot 18:11

    Ata yadati ki gadol Adonay mikol haelohim ki vadavar aşer zadu alehem.

    עַתָּ֣ה יָדַ֔עְתִּי כִּֽי־גָד֥וֹל יְהוָ֖ה מִכָּל־הָאֱלֹהִ֑ים כִּ֣י בַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר זָד֖וּ עֲלֵיהֶֽם׃

    Şimdi Adonay’ın bütün ilahlardan büyük olduğunu biliyorum; çünkü Mısırlıların onlara karşı küstahça kullandıkları şey, kendi başlarına geldi.”

  30. Şemot 18:16

    Ki yihye lahem davar ba elay veşafatti ben uven reeu vehodati et huke haelohim veet torotav.

    כִּֽי־יִהְיֶ֨ה לָהֶ֤ם דָּבָר֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וְשָׁ֣פַטְתִּ֔י בֵּ֥ין אִ֖ישׁ וּבֵ֣ין רֵעֵ֑הוּ וְהוֹדַעְתִּ֛י אֶת־חֻקֵּ֥י הָאֱלֹהִ֖ים וְאֶת־תּוֹרֹתָֽיו׃

    Bir meseleleri olduğunda bana gelirler. Bir kişiyle komşusu arasında hüküm veririm; Tanrı’nın yasalarını ve öğretilerini bildiririm.”

  31. Şemot 18:20

    Vehizharta ethem et hahukim veet hatorot vehodata lahem et hadereh yelehu vah veet hamaase aşer yaasun.

    וְהִזְהַרְתָּ֣ה אֶתְהֶ֔ם אֶת־הַחֻקִּ֖ים וְאֶת־הַתּוֹרֹ֑ת וְהוֹדַעְתָּ֣ לָהֶ֗ם אֶת־הַדֶּ֙רֶךְ֙ יֵ֣לְכוּ בָ֔הּ וְאֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֖ה אֲשֶׁ֥ר יַעֲשֽׂוּן׃

    Onlara yasaları ve öğretileri bildir; yürümeleri gereken yolu ve yapmaları gereken işi göster.

  32. Şemot 21:36

    O noda ki şor nagah u mitemol şilşom velo yişmerenu bealav şalem yeşalem şor tahat haşor vehamet yiheye lo.

    א֣וֹ נוֹדַ֗ע כִּ֠י שׁ֣וֹר נַגָּ֥ח הוּא֙ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם וְלֹ֥א יִשְׁמְרֶ֖נּוּ בְּעָלָ֑יו שַׁלֵּ֨ם יְשַׁלֵּ֥ם שׁוֹר֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)

    Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı olduğu biliniyorsa ve sahibi onu denetim altında tutmamışsa öküz karşılığında öküz ödeyecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.

  33. Şemot 23:9

    Veger lo tilhats veatem yedatem et nefeş hager ki gerim heyitem beerets mitsrayim.

    וְגֵ֖ר לֹ֣א תִלְחָ֑ץ וְאַתֶּ֗ם יְדַעְתֶּם֙ אֶת־נֶ֣פֶשׁ הַגֵּ֔ר כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancının iç dünyasını bilirsiniz; çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.

  34. Şemot 29:46

    Veyadeu ki ani Adonay elohehem aşer hotseti otam meerets mitsrayim leşaheni vetoham ani Adonay elohehem.

    וְיָדְע֗וּ כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם אֲשֶׁ֨ר הוֹצֵ֧אתִי אֹתָ֛ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לְשָׁכְנִ֣י בְתוֹכָ֑ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיהֶֽם׃ (פ)

    Aralarında barınmak için onları Mısır ülkesinden çıkaran Tanrıları Adonay’ın Ben olduğumu bilecekler. Ben onların Tanrısı Adonay’ım.

  35. Şemot 31:13

    Veata daber el bene yisrael lemor ah et şabetotay tişmoru ki ot hi beni uvenehem ledorotehem ladaat ki ani Adonay mekadişhem.

    וְאַתָּ֞ה דַּבֵּ֨ר אֶל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר אַ֥ךְ אֶת־שַׁבְּתֹתַ֖י תִּשְׁמֹ֑רוּ כִּי֩ א֨וֹת הִ֜וא בֵּינִ֤י וּבֵֽינֵיכֶם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם לָדַ֕עַת כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מְקַדִּשְׁכֶֽם׃

    “Sen İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Ancak Şabatlarımı gözeteceksiniz. Çünkü sizi kutsayanın Ben, Adonay olduğumu bilmeniz için bu, kuşaklarınız boyunca Benimle sizin aranızda bir işarettir.

  36. Şemot 32:1

    Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.

  37. Şemot 32:22

    Vayomer aharon al yihar af adoni ata yadata et haam ki vera u.

    וַיֹּ֣אמֶר אַהֲרֹ֔ן אַל־יִ֥חַר אַ֖ף אֲדֹנִ֑י אַתָּה֙ יָדַ֣עְתָּ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י בְרָ֖ע הֽוּא׃

    Aaron, “Efendimin öfkesi alevlenmesin” dedi. “Sen bu halkı bilirsin; kötülüğe eğilimlidir.

  38. Şemot 32:23

    Vayomeru li ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Bana, ‘Önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz’ dediler.

  39. Şemot 33:5

    Vayomer Adonay el moşe emor el bene yisrael atem am keşe oref rega ehad eele vekirbeha vehilitiha veata hored edyeha mealeha veedea ma eese lah.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אַתֶּ֣ם עַם־קְשֵׁה־עֹ֔רֶף רֶ֧גַע אֶחָ֛ד אֶֽעֱלֶ֥ה בְקִרְבְּךָ֖ וְכִלִּיתִ֑יךָ וְעַתָּ֗ה הוֹרֵ֤ד עֶדְיְךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְאֵדְעָ֖ה מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ׃

    Adonay Moşe’ye şöyle demişti: “İsrael oğullarına söyle: ‘Siz dik başlı bir halksınız. Bir an aranıza gelsem sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki süsleri çıkarın; size ne yapacağımı belirleyeceğim.’”

  40. Şemot 33:12

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer moşe el Adonay ree ata omer elay haal et haam haze veata lo hodatani et aşer tişlah imi veata amarta yedatiha veşem vegam matsata hen beenay.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־יְהוָ֗ה רְ֠אֵה אַתָּ֞ה אֹמֵ֤ר אֵלַי֙ הַ֚עַל אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאַתָּה֙ לֹ֣א הֽוֹדַעְתַּ֔נִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּשְׁלַ֖ח עִמִּ֑י וְאַתָּ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ יְדַעְתִּ֣יךָֽ בְשֵׁ֔ם וְגַם־מָצָ֥אתָ חֵ֖ן בְּעֵינָֽי׃

    Moşe Adonay’a şöyle dedi: “Bak, bana ‘Bu halkı götür’ diyorsun, ama benimle kimi göndereceğini bildirmedin. Oysa ‘Seni adınla tanıyorum, gözümde de lütuf buldun’ demiştin.

  41. Şemot 33:13

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veata im na matsati hen beeneha hodieni na et deraheha veedaaha lemaan emtsa hen beeneha uree ki ameha hagoy haze.

    וְעַתָּ֡ה אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֜ן בְּעֵינֶ֗יךָ הוֹדִעֵ֤נִי נָא֙ אֶת־דְּרָכֶ֔ךָ וְאֵדָ֣עֲךָ֔ לְמַ֥עַן אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וּרְאֵ֕ה כִּ֥י עַמְּךָ֖ הַגּ֥וֹי הַזֶּֽה׃

    Şimdi, gözünde lütuf bulduysam, lütfen yollarını bana bildir ki Seni tanıyayım ve gözünde lütuf bulayım. Bu ulusun Senin halkın olduğunu göz önünde tut.”

  42. Şemot 33:16

    Uvame yivada efo ki matsati hen beeneha ani veameha halo belehteha imanu veniflenu ani veameha mikol haam aşer al pene haadama.

    וּבַמֶּ֣ה ׀ יִוָּדַ֣ע אֵפ֗וֹא כִּֽי־מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֙יךָ֙ אֲנִ֣י וְעַמֶּ֔ךָ הֲל֖וֹא בְּלֶכְתְּךָ֣ עִמָּ֑נוּ וְנִפְלֵ֙ינוּ֙ אֲנִ֣י וְעַמְּךָ֔ מִכָּ֨ל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה׃ (פ)

    Benim ve halkının Senin gözünde lütuf bulduğu başka nasıl bilinecek? Bizimle gitmenle değil mi? Böylece ben ve halkın, yeryüzündeki bütün halklardan ayrılmış olacağız.”

  43. Şemot 33:17

    Vayomer Adonay el moşe gam et hadavar haze aşer dibarta eese ki matsata hen beenay vaedaaha beşem.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה גַּ֣ם אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֛ה אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֶֽעֱשֶׂ֑ה כִּֽי־מָצָ֤אתָ חֵן֙ בְּעֵינַ֔י וָאֵדָעֲךָ֖ בְּשֵֽׁם׃

    Adonay Moşe’ye, “Söylediğin bu şeyi de yapacağım” dedi. “Çünkü gözümde lütuf buldun ve seni adınla tanıyorum.”

  44. Şemot 34:29

    Vayehi beredet moşe mehar sinay uşene luhot haedut beyad moşe beridto min hahar umoşe lo yada ki karan or panav bedabero ito.

    וַיְהִ֗י בְּרֶ֤דֶת מֹשֶׁה֙ מֵהַ֣ר סִינַ֔י וּשְׁנֵ֨י לֻחֹ֤ת הָֽעֵדֻת֙ בְּיַד־מֹשֶׁ֔ה בְּרִדְתּ֖וֹ מִן־הָהָ֑ר וּמֹשֶׁ֣ה לֹֽא־יָדַ֗ע כִּ֥י קָרַ֛ן ע֥וֹר פָּנָ֖יו בְּדַבְּר֥וֹ אִתּֽוֹ׃

    Moşe Sinay Dağı’ndan inerken elinde iki Tanıklık levhası vardı. Dağdan indiğinde, O’nunla konuşması nedeniyle yüzünün derisinin ışıldadığını bilmiyordu.

  45. Şemot 36:1

    Veasa vetsalel veoholiav vehol haham lev aşer natan Adonay hohma utevuna bahema ladaat laasot et kol melehet avodat hakodeş lehol aşer tsiva Adonay.

    וְעָשָׂה֩ בְצַלְאֵ֨ל וְאָהֳלִיאָ֜ב וְכֹ֣ל ׀ אִ֣ישׁ חֲכַם־לֵ֗ב אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֜ה חָכְמָ֤ה וּתְבוּנָה֙ בָּהֵ֔מָּה לָדַ֣עַת לַעֲשֹׂ֔ת אֶֽת־כָּל־מְלֶ֖אכֶת עֲבֹדַ֣ת הַקֹּ֑דֶשׁ לְכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖ה יְהוָֽה׃

    Betsalel, Oholiav ve Adonay’ın kutsal hizmete ait bütün işlerin nasıl yapılacağını bilmeleri için bilgelik ve anlayış verdiği bütün usta yürekli kişiler, her şeyi Adonay’ın buyurduğu gibi yapacaklar.”

  46. Vayikra 4:14

    Venodea hahatat aşer hateu aleha vehikrivu hakahal par ben bakar lehatat veheviu oto lifne ohel moed.

    וְנֽוֹדְעָה֙ הַֽחַטָּ֔את אֲשֶׁ֥ר חָטְא֖וּ עָלֶ֑יהָ וְהִקְרִ֨יבוּ הַקָּהָ֜ל פַּ֤ר בֶּן־בָּקָר֙ לְחַטָּ֔את וְהֵבִ֣יאוּ אֹת֔וֹ לִפְנֵ֖י אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    işledikleri günah anlaşılınca cemaat günah sunusu olarak genç bir boğa sunacak. Onu Buluşma Çadırı’nın önüne getirecekler.

  47. Vayikra 4:23

    O hoda elav hatato aşer hata bah vehevi et korbano seir izim zahar tamim.

    אֽוֹ־הוֹדַ֤ע אֵלָיו֙ חַטָּאת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר חָטָ֖א בָּ֑הּ וְהֵבִ֧יא אֶת־קָרְבָּנ֛וֹ שְׂעִ֥יר עִזִּ֖ים זָכָ֥ר תָּמִֽים׃

    işlediği günah kendisine bildirilirse sunusu olarak kusursuz bir erkek keçi getirecek.

  48. Vayikra 4:28

    O hoda elav hatato aşer hata vehevi korbano seirat izim temima nekeva al hatato aşer hata.

    א֚וֹ הוֹדַ֣ע אֵלָ֔יו חַטָּאת֖וֹ אֲשֶׁ֣ר חָטָ֑א וְהֵבִ֨יא קָרְבָּנ֜וֹ שְׂעִירַ֤ת עִזִּים֙ תְּמִימָ֣ה נְקֵבָ֔ה עַל־חַטָּאת֖וֹ אֲשֶׁ֥ר חָטָֽא׃

    işlediği günah kendisine bildirilirse işlediği günah için sunusu olarak kusursuz bir dişi keçi getirecek.

  49. Vayikra 5:1

    Venefeş ki teheta veşamea kol ala veu ed o raa o yada im lo yagid venasa avono.

    וְנֶ֣פֶשׁ כִּֽי־תֶחֱטָ֗א וְשָֽׁמְעָה֙ ק֣וֹל אָלָ֔ה וְה֣וּא עֵ֔ד א֥וֹ רָאָ֖ה א֣וֹ יָדָ֑ע אִם־ל֥וֹא יַגִּ֖יד וְנָשָׂ֥א עֲוֺנֽוֹ׃

    Biri, tanıklık etmek üzere yeminle çağrıldığını duyarsa ve olayı görmüş ya da öğrenmiş bir tanık olduğu hâlde bildirmezse günah işlemiş olur ve suçunun sorumluluğunu taşır.

  50. Vayikra 5:3

    O hi yiga betumat adam lehol tumato aşer yitma bah venelam mimenu veu yada veaşem.

    א֣וֹ כִ֤י יִגַּע֙ בְּטֻמְאַ֣ת אָדָ֔ם לְכֹל֙ טֻמְאָת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יִטְמָ֖א בָּ֑הּ וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא יָדַ֖ע וְאָשֵֽׁם׃

    Ya da insanı arınmamış kılan herhangi bir insan kirliliğine dokunur, bunun farkında olmaz ama sonradan öğrenirse suçlu olur.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (21 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (17 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (14 kullanım)
    Teknik kodHVqp2ms
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (9 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (8 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (8 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (6 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
    Teknik kodHVqp2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVNp3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqh1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cp
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (3 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsa
  • bağlaç + fiil, Kal, edilgen ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqsmpa
  • fiil, Hofal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVHp3ms
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVNi3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul + paragogik nun (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp/Sn
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + paragogik nun (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp/Sn
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp/Sp3mp
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq3fs
  • bağlaç + fiil, Hifil, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhj3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq1cs
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2ms/Sp3mp
  • bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqh1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi1cs/Sp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqrmsa
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cs/Sp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3fs
  • edat + fiil, Hitpael, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vtc
  • soru parçacığı + fiil, Kal, mastar mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHTi/Vqa
  • soru parçacığı + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHTi/Vqp2mp
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp1cs
  • fiil, Hifil, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHVhc
  • fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhc/Sp2ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp2ms/Sp1cs
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhv2ms/Sp1cs
  • fiil, Kal, mastar mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHVqa
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqc/Sp1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs/Sp2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs/Sp3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, dişil, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp2fp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp2ms/Sp3mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp2ms/Sp3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms/Sp3fs
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms/Sp3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrfsa
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpc
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms
  • fiil, Hitpael, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVti1cs
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: to learn; to find out; to know; to make oneself known; to make known; to show; to inform; to tell; to teach; to know how; to be skilful at; to associate; to have something to do (with); to be intimate (with someone); to experience; to undergo; to teach a lesson; friend; companion; to watch over; to care for; to single out; to acknowledge; to consider; to take thought; to have knowledge; to be experienced

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.