İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

יָד

el; bilek, kol; mecazen güç, yetki, kontrol, sorumluluk, sahiplik veya aracılık; taraf/yan; pay; anıt; araç veya uygulama gücü

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 385 kez, 343 farklı ayette görülür.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit95 kullanım80 ayet
  • Şemot110 kullanım93 ayet
  • Vayikra52 kullanım48 ayet
  • Bamidbar45 kullanım44 ayet
  • Devarim83 kullanım78 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bamidbar 22:31

    Vayegal Adonay et ene vilam vayar et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vayikod vayiştahu leapav.

    וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו׃

    Adonay Bilam’ın gözlerini açtı. Bilam, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü; eğilip yüzüstü yere kapandı.

  2. Bamidbar 24:24

    Vetsim miyad kitim veinu aşur veinu ever vegam u ade oved.

    וְצִים֙ מִיַּ֣ד כִּתִּ֔ים וְעִנּ֥וּ אַשּׁ֖וּר וְעִנּוּ־עֵ֑בֶר וְגַם־ה֖וּא עֲדֵ֥י אֹבֵֽד׃

    Kittim kıyısından gemiler gelecek; Aşur’a eziyet edecekler, Ever’e eziyet edecekler. Onların da sonu tümüyle yok olmaktır.”

  3. Bamidbar 25:7

    Vayar pinehas ben elazar ben aharon hakohen vayakom mitoh haeda vayikah romah beyado.

    וַיַּ֗רְא פִּֽינְחָס֙ בֶּן־אֶלְעָזָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן וַיָּ֙קָם֙ מִתּ֣וֹךְ הָֽעֵדָ֔ה וַיִּקַּ֥ח רֹ֖מַח בְּיָדֽוֹ׃

    Kohen Aaron’un oğlu Elazar’ın oğlu Pinhas bunu gördü. Topluluğun arasından kalkıp eline bir mızrak aldı.

  4. Bamidbar 27:18

    Vayomer Adonay el moşe kah leha et yehoşua bin nun aşer ruah bo vesamahta et yadeha alav.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה קַח־לְךָ֙ אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֔וּן אִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ר֣וּחַ בּ֑וֹ וְסָמַכְתָּ֥ אֶת־יָדְךָ֖ עָלָֽיו׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “İçinde ruh bulunan bir adamı, Nun oğlu Yeoşua’yı yanına al ve elini onun üzerine koy.

  5. Bamidbar 27:23

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayismoh et yadav alav vayetsaveu kaaşer diber Adonay beyad moşe.

    וַיִּסְמֹ֧ךְ אֶת־יָדָ֛יו עָלָ֖יו וַיְצַוֵּ֑הוּ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Ellerini onun üzerine koydu ve Adonay’ın Moşe aracılığıyla söylediği gibi ona görevini verdi.

  6. Bamidbar 31:6

    Vayişlah otam moşe elef lamate latsava otam veet pinehas ben elazar hakohen latsava uhele hakodeş vahatsotserot haterua beyado.

    וַיִּשְׁלַ֨ח אֹתָ֥ם מֹשֶׁ֛ה אֶ֥לֶף לַמַּטֶּ֖ה לַצָּבָ֑א אֹ֠תָם וְאֶת־פִּ֨ינְחָ֜ס בֶּן־אֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ לַצָּבָ֔א וּכְלֵ֥י הַקֹּ֛דֶשׁ וַחֲצֹצְר֥וֹת הַתְּרוּעָ֖ה בְּיָדֽוֹ׃

    Moşe onları, her kabileden bin kişiyi, kohen Elazar’ın oğlu Pinhas’la birlikte savaşa gönderdi. Kutsal eşyalar ve işaret boruları Pinhas’ın elindeydi.

  7. Bamidbar 31:49

    Vayomeru el moşe avadeha naseu et roş anşe hamilhama aşer beyadenu velo nifkad mimenu .

    וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲבָדֶ֣יךָ נָֽשְׂא֗וּ אֶת־רֹ֛אשׁ אַנְשֵׁ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֵ֑נוּ וְלֹא־נִפְקַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ אִֽישׁ׃

    Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların, elimizin altındaki savaşçıları saydı; aramızdan tek bir kişi bile eksik değil.

  8. Bamidbar 33:1

    Ele mase vene yisrael aşer yatseu meerets mitsrayim letsivotam beyad moşe veaharon.

    אֵ֜לֶּה מַסְעֵ֣י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֥ר יָצְא֛וּ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לְצִבְאֹתָ֑ם בְּיַד־מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹֽן׃

    Moşe ve Aaron’un yönetiminde birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkan İsraeloğullarının yolculukları şunlardır.

  9. Bamidbar 33:3

    Vayisu merameses bahodeş harişon bahamişa asar yom lahodeş harişon mimohorat hapesah yatseu vene yisrael beyad rama leene kol mitsrayim.

    וַיִּסְע֤וּ מֵֽרַעְמְסֵס֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן בַּחֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֑וֹן מִֽמָּחֳרַ֣ת הַפֶּ֗סַח יָצְא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּיָ֣ד רָמָ֔ה לְעֵינֵ֖י כָּל־מִצְרָֽיִם׃

    Birinci ayda, birinci ayın on beşinci günü Rameses’ten yola çıktılar. Pesah’ın ertesi günü İsraeloğulları bütün Mısır’ın gözü önünde başları dik olarak çıktılar.

  10. Bamidbar 34:3

    Vehaya lahem peat negev mimidbar tsin al yede edom vehaya lahem gevul negev miktse yam hamelah kedema.

    וְהָיָ֨ה לָכֶ֧ם פְּאַת־נֶ֛גֶב מִמִּדְבַּר־צִ֖ן עַל־יְדֵ֣י אֱד֑וֹם וְהָיָ֤ה לָכֶם֙ גְּב֣וּל נֶ֔גֶב מִקְצֵ֥ה יָם־הַמֶּ֖לַח קֵֽדְמָה׃

    Güney kesiminiz, Edom’un yanındaki Tsin Çölü’nden başlayacak. Güney sınırınız doğuda Tuz Denizi’nin ucundan başlayacak.

  11. Bamidbar 35:17

    Veim beeven yad aşer yamut bah hikau vayamot rotseah u mot yumat harotseah.

    וְאִ֡ם בְּאֶ֣בֶן יָד֩ אֲשֶׁר־יָמ֨וּת בָּ֥הּ הִכָּ֛הוּ וַיָּמֹ֖ת רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָרֹצֵֽחַ׃

    Ya da öldürebilecek bir el taşıyla ona vurur ve o ölürse katildir. Katil kesinlikle öldürülecek.

  12. Bamidbar 35:18

    O bihli ets yad aşer yamut bo hikau vayamot rotseah u mot yumat harotseah.

    א֡וֹ בִּכְלִ֣י עֵֽץ־יָד֩ אֲשֶׁר־יָמ֨וּת בּ֥וֹ הִכָּ֛הוּ וַיָּמֹ֖ת רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָרֹצֵֽחַ׃

    Ya da öldürebilecek ahşap bir el aletiyle ona vurur ve o ölürse katildir. Katil kesinlikle öldürülecek.

  13. Bamidbar 35:21

    O veeva hikau veyado vayamot mot yumat hamake rotseah u goel hadam yamit et harotseah befigo vo.

    א֣וֹ בְאֵיבָ֞ה הִכָּ֤הוּ בְיָדוֹ֙ וַיָּמֹ֔ת מֽוֹת־יוּמַ֥ת הַמַּכֶּ֖ה רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא גֹּאֵ֣ל הַדָּ֗ם יָמִ֛ית אֶת־הָרֹצֵ֖חַ בְּפִגְעוֹ־בֽוֹ׃

    Ya da düşmanlıkla eliyle ona vurur ve o ölürse, vuran kişi kesinlikle öldürülecek; katildir. Kan öcünü alan akraba, katille karşılaştığında onu öldürecek.

  14. Bamidbar 35:25

    Vehitsilu haeda et harotseah miyad goel hadam veheşivu oto haeda el ir miklato aşer nas şama veyaşav bah ad mot hakohen hagadol aşer maşah oto beşemen hakodeş.

    וְהִצִּ֨ילוּ הָעֵדָ֜ה אֶת־הָרֹצֵ֗חַ מִיַּד֮ גֹּאֵ֣ל הַדָּם֒ וְהֵשִׁ֤יבוּ אֹתוֹ֙ הָֽעֵדָ֔ה אֶל־עִ֥יר מִקְלָט֖וֹ אֲשֶׁר־נָ֣ס שָׁ֑מָּה וְיָ֣שַׁב בָּ֗הּ עַד־מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֔ל אֲשֶׁר־מָשַׁ֥ח אֹת֖וֹ בְּשֶׁ֥מֶן הַקֹּֽדֶשׁ׃

    Topluluk, adam öldüreni kan öcünü alan akrabanın elinden kurtaracak ve kaçtığı sığınma şehrine geri gönderecek. Kutsal yağla meshedilmiş büyük kohenin ölümüne kadar orada kalacak.

  15. Bamidbar 36:13

    Ele hamitsvot vehamişpatim aşer tsiva Adonay beyad moşe el bene yisrael bearevot moav al yarden yereho.

    אֵ֣לֶּה הַמִּצְוֺ֞ת וְהַמִּשְׁפָּטִ֗ים אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה בְּיַד־מֹשֶׁ֖ה אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֔ב עַ֖ל יַרְדֵּ֥ן יְרֵחֽוֹ׃

    Adonay’ın, Yeriho’nun karşısında Yarden kıyısındaki Moav ovalarında Moşe aracılığıyla İsraeloğullarına buyurduğu emirler ve hükümler bunlardır.

  16. Devarim 1:25

    Vayikhu veyadam miperi haarets vayoridu elenu vayaşivu otanu davar vayomeru tova haarets aşer Adonay elohenu noten lanu.

    וַיִּקְח֤וּ בְיָדָם֙ מִפְּרִ֣י הָאָ֔רֶץ וַיּוֹרִ֖דוּ אֵלֵ֑ינוּ וַיָּשִׁ֨בוּ אֹתָ֤נוּ דָבָר֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ טוֹבָ֣ה הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ נֹתֵ֥ן לָֽנוּ׃

    Ülkenin meyvelerinden ellerine alıp bize getirdiler. Bize haber verip, ‘Tanrımız Adonay’ın bize verdiği ülke iyidir’ dediler.

  17. Devarim 1:27

    Vateragenu veoholehem vatomeru besinat Adonay otanu hotsianu meerets mitsrayim latet otanu beyad haemori lehaşmidenu.

    וַתֵּרָגְנ֤וּ בְאָהֳלֵיכֶם֙ וַתֹּ֣אמְר֔וּ בְּשִׂנְאַ֤ת יְהוָה֙ אֹתָ֔נוּ הוֹצִיאָ֖נוּ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לָתֵ֥ת אֹתָ֛נוּ בְּיַ֥ד הָאֱמֹרִ֖י לְהַשְׁמִידֵֽנוּ׃

    Çadırlarınızda söylenip şöyle dediniz: ‘Adonay bizden nefret ettiği için bizi Mısır ülkesinden çıkardı. Bizi yok etmek için Amorilerin eline verecek.

  18. Devarim 2:7

    Ki Adonay eloheha berahha behol maase yadeha yada lehteha et hamidbar hagadol haze ze arbaim şana Adonay eloheha imah lo hasarta davar.

    כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ בֵּֽרַכְךָ֗ בְּכֹל֙ מַעֲשֵׂ֣ה יָדֶ֔ךָ יָדַ֣ע לֶכְתְּךָ֔ אֶת־הַמִּדְבָּ֥ר הַגָּדֹ֖ל הַזֶּ֑ה זֶ֣ה ׀ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֗ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ עִמָּ֔ךְ לֹ֥א חָסַ֖רְתָּ דָּבָֽר׃

    Çünkü Tanrın Adonay elinin bütün işini kutsadı. Bu büyük çöldeki yürüyüşünü gözetti. Bu kırk yıl boyunca Tanrın Adonay seninleydi; hiçbir eksiğin olmadı.’

  19. Devarim 2:15

    Vegam yad Adonay hayeta bam lehumam mikerev hamahane ad tumam.

    וְגַ֤ם יַד־יְהוָה֙ הָ֣יְתָה בָּ֔ם לְהֻמָּ֖ם מִקֶּ֣רֶב הַֽמַּחֲנֶ֑ה עַ֖ד תֻּמָּֽם׃

    Adonay’ın eli de onları ordugâhın içinden yok etmek üzere üzerlerindeydi; hepsi sona erinceye kadar.

  20. Devarim 2:24

    Kumu seu veivru et nahal arnon ree natati veyadeha et sihon meleh heşbon haemori veet artso hahel raş vehitgar bo milhama.

    ק֣וּמוּ סְּע֗וּ וְעִבְרוּ֮ אֶת־נַ֣חַל אַרְנֹן֒ רְאֵ֣ה נָתַ֣תִּי בְ֠יָדְךָ אֶת־סִיחֹ֨ן מֶֽלֶךְ־חֶשְׁבּ֧וֹן הָֽאֱמֹרִ֛י וְאֶת־אַרְצ֖וֹ הָחֵ֣ל רָ֑שׁ וְהִתְגָּ֥ר בּ֖וֹ מִלְחָמָֽה׃

    ‘Kalkın, yola çıkın ve Arnon Vadisi’ni geçin. Bak, Heşbon kralı Amori Sihon’u ve ülkesini eline verdim. Ele geçirmeye başla; onunla savaşa gir.

  21. Devarim 2:30

    Velo ava sihon meleh heşbon haavirenu bo ki hikşa Adonay eloheha et ruho veimets et levavo lemaan tito veyadeha kayom haze.

    וְלֹ֣א אָבָ֗ה סִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֔וֹן הַעֲבִרֵ֖נוּ בּ֑וֹ כִּֽי־הִקְשָׁה֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־רוּח֗וֹ וְאִמֵּץ֙ אֶת־לְבָב֔וֹ לְמַ֛עַן תִּתּ֥וֹ בְיָדְךָ֖ כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃ (ס)

    Ama Heşbon kralı Sihon, oradan geçmemize razı olmadı. Çünkü Tanrın Adonay, bugün olduğu gibi onu eline vermek için ruhunu sertleştirmiş, yüreğini katılaştırmıştı.

  22. Devarim 2:37

    Rak el erets bene amon lo karaveta kol yad nahal yabok veare hahar vehol aşer tsiva Adonay elohenu.

    רַ֛ק אֶל־אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹן לֹ֣א קָרָ֑בְתָּ כָּל־יַ֞ד נַ֤חַל יַבֹּק֙ וְעָרֵ֣י הָהָ֔ר וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃

    Yalnız Ammonoğullarının ülkesine, Yabbok Vadisi’nin bütün kıyısına, dağlık bölgenin şehirlerine ve Tanrımız Adonay’ın yasakladığı hiçbir yere yaklaşmadın.

  23. Devarim 3:2

    Vayomer Adonay elay al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֵלַי֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃

    Adonay bana şöyle dedi: ‘Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.’

  24. Devarim 3:3

    Vayiten Adonay elohenu beyadenu gam et og meleh habaşan veet kol amo vanakeu ad bilti hişir lo sarid.

    וַיִּתֵּן֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֵ֜ינוּ בְּיָדֵ֗נוּ גַּ֛ם אֶת־ע֥וֹג מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֖ן וְאֶת־כָּל־עַמּ֑וֹ וַנַּכֵּ֕הוּ עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִֽיד׃

    Tanrımız Adonay, Başan kralı Og’u ve bütün halkını da elimize verdi. Onu, kendisinden sağ kalan kimse bırakmayıncaya kadar vurduk.

  25. Devarim 3:8

    Vanikah baet hahi et haarets miyad şene malhe haemori aşer beever hayarden minahal arnon ad har hermon.

    וַנִּקַּ֞ח בָּעֵ֤ת הַהִוא֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ מִיַּ֗ד שְׁנֵי֙ מַלְכֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן מִנַּ֥חַל אַרְנֹ֖ן עַד־הַ֥ר חֶרְמֽוֹן׃

    O sırada Yarden’in ötesindeki iki Amori kralının elinden, Arnon Vadisi’nden Hermon Dağı’na kadar ülkeyi aldık.

  26. Devarim 3:24

    Adonay Elohim ata hahilota leharot et avdeha et godleha veet yadeha hahazaka aşer mi el başamayim uvaarets aşer yaase hemaaseha vehigvuroteha.

    אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַתָּ֤ה הַֽחִלּ֙וֹתָ֙ לְהַרְא֣וֹת אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ אֶ֨ת־גָּדְלְךָ֔ וְאֶת־יָדְךָ֖ הַחֲזָקָ֑ה אֲשֶׁ֤ר מִי־אֵל֙ בַּשָּׁמַ֣יִם וּבָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה כְמַעֲשֶׂ֖יךָ וְכִגְבוּרֹתֶֽךָ׃

    ‘Efendim Adonay, büyüklüğünü ve güçlü elini kuluna göstermeye başladın. Gökte ya da yerde, Senin yaptıkların gibi işler, Senin güçlü eylemlerin gibi eylemler yapabilecek hangi tanrı var?

  27. Devarim 4:28

    Vaavadtem şam Elohim maase yede adam ets vaeven aşer lo yirun velo yişmeun velo yohelun velo yerihun.

    וַעֲבַדְתֶּם־שָׁ֣ם אֱלֹהִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֣י אָדָ֑ם עֵ֣ץ וָאֶ֔בֶן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִרְאוּן֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּן וְלֹ֥א יֹֽאכְל֖וּן וְלֹ֥א יְרִיחֻֽן׃

    Orada insan eliyle yapılmış, görmeyen, işitmeyen, yemeyen, koklamayan ağaç ve taş tanrılara kulluk edeceksiniz.

  28. Devarim 4:34

    O hanisa Elohim lavo lakahat lo goy mikerev goy bemasot beotot uvemofetim uvemilhama uveyad hazaka uvizroa netuya uvemoraim gedolim kehol aşer asa lahem Adonay elohehem bemitsrayim leeneha.

    א֣וֹ ׀ הֲנִסָּ֣ה אֱלֹהִ֗ים לָ֠בוֹא לָקַ֨חַת ל֣וֹ גוֹי֮ מִקֶּ֣רֶב גּוֹי֒ בְּמַסֹּת֩ בְּאֹתֹ֨ת וּבְמוֹפְתִ֜ים וּבְמִלְחָמָ֗ה וּבְיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבְמוֹרָאִ֖ים גְּדֹלִ֑ים כְּ֠כֹל אֲשֶׁר־עָשָׂ֨ה לָכֶ֜ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֶֽיךָ׃

    Ya da bir tanrı, Tanrınız Adonay’ın Mısır’da gözlerinin önünde sizin için yaptığı gibi, sınamalarla, işaretlerle, mucizelerle, savaşla, güçlü bir elle, uzanmış bir kolla ve büyük dehşetlerle gelip bir ulusu başka bir ulusun içinden Kendisine almayı denedi mi?

  29. Devarim 5:15

    Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim vayotsiaha Adonay eloheha mişam beyad hazaka uvizroa netuya al ken tsiveha Adonay eloheha laasot et yom haşabat.

    וְזָכַרְתָּ֞֗ כִּ֣י־עֶ֤֥בֶד הָיִ֣֙יתָ֙ ׀ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔֗יִם וַיֹּצִ֨אֲךָ֜֩ יְהוָ֤֨ה אֱלֹהֶ֤֙יךָ֙ מִשָּׁ֔ם֙ בְּיָ֤֥ד חֲזָקָ֖ה֙ וּבִזְרֹ֣עַ נְטוּיָ֑֔ה עַל־כֵּ֗ן צִוְּךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לַעֲשׂ֖וֹת אֶת־י֥וֹם הַשַׁבָּֽת׃ (ס)

    Mısır ülkesinde köle olduğunu ve Tanrın Adonay’ın seni oradan güçlü bir elle, uzanmış bir kolla çıkardığını hatırla. Bu yüzden Tanrın Adonay sana Şabat gününü yerine getirmeni buyurdu.

  30. Devarim 6:8

    Ukeşartam leot al yadeha vehayu letotafot ben eneha.

    וּקְשַׁרְתָּ֥ם לְא֖וֹת עַל־יָדֶ֑ךָ וְהָי֥וּ לְטֹטָפֹ֖ת בֵּ֥ין עֵינֶֽיךָ׃

    Onları elinin üzerine bir işaret olarak bağlayacaksın; gözlerinin arasında alın bağı olacaklar.

  31. Devarim 6:21

    Veamarta levinha avadim hayinu lefaro bemitsrayim vayotsienu Adonay mimitsrayim beyad hazaka.

    וְאָמַרְתָּ֣ לְבִנְךָ֔ עֲבָדִ֛ים הָיִ֥ינוּ לְפַרְעֹ֖ה בְּמִצְרָ֑יִם וַיּוֹצִיאֵ֧נוּ יְהוָ֛ה מִמִּצְרַ֖יִם בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה׃

    Oğluna şöyle diyeceksin: ‘Mısır’da Paro’nun köleleriydik. Adonay bizi Mısır’dan güçlü bir elle çıkardı.

  32. Devarim 7:8

    Bu ayette 2 eşleşme

    Ki meahavat Adonay ethem umişameru et haşevua aşer nişba laavotehem hotsi Adonay ethem beyad hazaka vayifdeha mibet avadim miyad paro meleh mitsrayim.

    כִּי֩ מֵֽאַהֲבַ֨ת יְהוָ֜ה אֶתְכֶ֗ם וּמִשָּׁמְר֤וּ אֶת־הַשְּׁבֻעָה֙ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּע֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם הוֹצִ֧יא יְהוָ֛ה אֶתְכֶ֖ם בְּיָ֣ד חֲזָקָ֑ה וַֽיִּפְדְּךָ֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים מִיַּ֖ד פַּרְעֹ֥ה מֶֽלֶךְ־מִצְרָֽיִם׃

    Adonay sizi sevdiği ve atalarınıza ettiği yemini tuttuğu için sizi güçlü bir elle çıkardı; seni kölelik evinden, Mısır kralı Paro’nun elinden kurtardı.

  33. Devarim 7:19

    Hamasot hagedolot aşer rau eneha vehaotot vehamofetim vehayad hahazaka vehazeroa hanetuya aşer hotsiaha Adonay eloheha ken yaase Adonay eloheha lehol haamim aşer ata yare mipenehem.

    הַמַּסֹּ֨ת הַגְּדֹלֹ֜ת אֲשֶׁר־רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ וְהָאֹתֹ֤ת וְהַמֹּֽפְתִים֙ וְהַיָּ֤ד הַחֲזָקָה֙ וְהַזְּרֹ֣עַ הַנְּטוּיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר הוֹצִֽאֲךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לְכָל־הָ֣עַמִּ֔ים אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה יָרֵ֖א מִפְּנֵיהֶֽם׃

    Gözlerinle gördüğün büyük sınamaları, işaretleri, mucizeleri, Tanrın Adonay’ın seni çıkardığı güçlü eli ve uzanmış kolu hatırla. Tanrın Adonay, korktuğun bütün halklara da böyle yapacak.

  34. Devarim 7:24

    Venatan malhehem beyadeha vehaavadta et şemam mitahat haşamayim lo yityatsev befaneha ad hişmideha otam.

    וְנָתַ֤ן מַלְכֵיהֶם֙ בְּיָדֶ֔ךָ וְהַאֲבַדְתָּ֣ אֶת־שְׁמָ֔ם מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָ֑יִם לֹֽא־יִתְיַצֵּ֥ב אִישׁ֙ בְּפָנֶ֔יךָ עַ֥ד הִשְׁמִֽדְךָ֖ אֹתָֽם׃

    Krallarını eline verecek; adlarını göğün altından sileceksin. Onları yok edinceye kadar kimse karşında duramayacak.

  35. Devarim 8:17

    Veamarta bilvaveha kohi veotsem yadi asa li et hahayil haze.

    וְאָמַרְתָּ֖ בִּלְבָבֶ֑ךָ כֹּחִי֙ וְעֹ֣צֶם יָדִ֔י עָ֥שָׂה לִ֖י אֶת־הַחַ֥יִל הַזֶּֽה׃

    İçinden, ‘Bu serveti bana kendi gücüm ve elimin kuvveti kazandırdı’ deme.

  36. Devarim 9:15

    Vaefen vaered min hahar vehahar boer baeş uşene luhot haberit al şete yaday.

    וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וּשְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית עַ֖ל שְׁתֵּ֥י יָדָֽי׃

    Dönüp dağdan indim. Dağ ateşle yanıyordu; antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.

  37. Devarim 9:17

    Vaetpos bişne haluhot vaaşlihem meal şete yaday vaaşaberem leenehem.

    וָאֶתְפֹּשׂ֙ בִּשְׁנֵ֣י הַלֻּחֹ֔ת וָֽאַשְׁלִכֵ֔ם מֵעַ֖ל שְׁתֵּ֣י יָדָ֑י וָאֲשַׁבְּרֵ֖ם לְעֵינֵיכֶֽם׃

    İki levhayı tuttum, iki elimden fırlatıp gözlerinizin önünde kırdım.

  38. Devarim 9:26

    Vaetpalel el Adonay vaomar Adonay Elohim al taşhet ameha venahalateha aşer padita begodleha aşer hotseta mimitsrayim beyad hazaka.

    וָאֶתְפַּלֵּ֣ל אֶל־יְהוָה֮ וָאֹמַר֒ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַל־תַּשְׁחֵ֤ת עַמְּךָ֙ וְנַחֲלָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר פָּדִ֖יתָ בְּגָדְלֶ֑ךָ אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתָ מִמִּצְרַ֖יִם בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה׃

    Adonay’a dua edip şöyle dedim: ‘Efendim Adonay, büyüklüğünle kurtardığın, güçlü bir elle Mısır’dan çıkardığın halkını, mirasını yok etme.

  39. Devarim 10:3

    Vaaas aron atse şitim vaefsol şene luhot avanim karişonim vaaal hahara uşene haluhot beyadi.

    וָאַ֤עַשׂ אֲרוֹן֙ עֲצֵ֣י שִׁטִּ֔ים וָאֶפְסֹ֛ל שְׁנֵי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וָאַ֣עַל הָהָ֔רָה וּשְׁנֵ֥י הַלֻּחֹ֖ת בְּיָדִֽי׃

    Akasya ağacından bir sandık yaptım. Öncekiler gibi iki taş levha yonttum ve iki levha elimde dağa çıktım.

  40. Devarim 11:2

    Vidatem hayom ki lo et benehem aşer lo yadeu vaaşer lo rau et musar Adonay elohehem et godlo et yado hahazaka uzeroo hanetuya.

    וִֽידַעְתֶּם֮ הַיּוֹם֒ כִּ֣י ׀ לֹ֣א אֶת־בְּנֵיכֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יָדְעוּ֙ וַאֲשֶׁ֣ר לֹא־רָא֔וּ אֶת־מוּסַ֖ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם אֶת־גָּדְל֕וֹ אֶת־יָדוֹ֙ הַחֲזָקָ֔ה וּזְרֹע֖וֹ הַנְּטוּיָֽה׃

    Bugün bilin: Tanrınız Adonay’ın eğitimini, büyüklüğünü, güçlü elini ve uzanmış kolunu bilmeyen, görmeyen çocuklarınıza seslenmiyorum.

  41. Devarim 11:18

    Vesamtem et devaray ele al levavhem veal nafşehem ukeşartem otam leot al yedhem vehayu letotafot ben enehem.

    וְשַׂמְתֶּם֙ אֶת־דְּבָרַ֣י אֵ֔לֶּה עַל־לְבַבְכֶ֖ם וְעַֽל־נַפְשְׁכֶ֑ם וּקְשַׁרְתֶּ֨ם אֹתָ֤ם לְאוֹת֙ עַל־יֶדְכֶ֔ם וְהָי֥וּ לְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֥ין עֵינֵיכֶֽם׃

    Bu sözlerimi yüreğinize ve canınıza yerleştirin. Onları elinizin üzerine bir işaret olarak bağlayın; gözlerinizin arasında alın bağı olsunlar.

  42. Devarim 12:6

    Vahavetem şama olotehem vezivhehem veet maserotehem veet terumat yedhem venidrehem venidvotehem uvehorot bekarhem vetsonehem.

    וַהֲבֵאתֶ֣ם שָׁ֗מָּה עֹלֹֽתֵיכֶם֙ וְזִבְחֵיכֶ֔ם וְאֵת֙ מַעְשְׂרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְאֵ֖ת תְּרוּמַ֣ת יֶדְכֶ֑ם וְנִדְרֵיכֶם֙ וְנִדְבֹ֣תֵיכֶ֔ם וּבְכֹרֹ֥ת בְּקַרְכֶ֖ם וְצֹאנְכֶֽם׃

    Olah sunularınızı, kurbanlarınızı, ondalıklarınızı, elinizle ayırdığınız payları, adaklarınızı, gönüllü sunularınızı, sığırlarınızın ve davarınızın ilk doğanlarını oraya getireceksiniz.

  43. Devarim 12:7

    Vaahaltem şam lifne Adonay elohehem usemahtem behol mişlah yedhem atem uvatehem aşer berahha Adonay eloheha.

    וַאֲכַלְתֶּם־שָׁ֗ם לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וּשְׂמַחְתֶּ֗ם בְּכֹל֙ מִשְׁלַ֣ח יֶדְכֶ֔ם אַתֶּ֖ם וּבָתֵּיכֶ֑ם אֲשֶׁ֥ר בֵּֽרַכְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃

    Orada Tanrınız Adonay’ın önünde yiyeceksiniz. Siz ve ev halklarınız, Tanrın Adonay’ın sizi kutsadığı el attığınız bütün işlerde sevineceksiniz.

  44. Devarim 12:11

    Vehaya hamakom aşer yivhar Adonay elohehem bo leşaken şemo şam şama taviu et kol aşer anohi metsave ethem olotehem vezivhehem maserotehem uterumat yedhem vehol mivhar nidrehem aşer tideru ladonay.

    וְהָיָ֣ה הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֥ם בּוֹ֙ לְשַׁכֵּ֤ן שְׁמוֹ֙ שָׁ֔ם שָׁ֣מָּה תָבִ֔יאוּ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י מְצַוֶּ֣ה אֶתְכֶ֑ם עוֹלֹתֵיכֶ֣ם וְזִבְחֵיכֶ֗ם מַעְשְׂרֹֽתֵיכֶם֙ וּתְרֻמַ֣ת יֶדְכֶ֔ם וְכֹל֙ מִבְחַ֣ר נִדְרֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר תִּדְּר֖וּ לַֽיהוָֽה׃

    O zaman Tanrınız Adonay’ın adını orada bulundurmak için seçeceği yere, size buyurduğum her şeyi getireceksiniz: Olah sunularınızı, kurbanlarınızı, ondalıklarınızı, elinizle ayırdığınız payları ve Adonay’a adayacağınız adakların bütün seçkinlerini.

  45. Devarim 12:17

    Lo tuhal leehol bişareha masar deganeha vetiroşeha veyitshareha uvehorot bekareha vetsoneha vehol nedareha aşer tidor venidvoteha uterumat yadeha.

    לֹֽא־תוּכַ֞ל לֶאֱכֹ֣ל בִּשְׁעָרֶ֗יךָ מַעְשַׂ֤ר דְּגָֽנְךָ֙ וְתִֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֔ךָ וּבְכֹרֹ֥ת בְּקָרְךָ֖ וְצֹאנֶ֑ךָ וְכָל־נְדָרֶ֙יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדֹּ֔ר וְנִדְבֹתֶ֖יךָ וּתְרוּמַ֥ת יָדֶֽךָ׃

    Tahılının, yeni şarabının ve yağının ondalığını, sığırlarının ve davarının ilk doğanlarını, adayacağın bütün adaklarını, gönüllü sunularını ve elinle ayırdığın payı kendi şehirlerinde yiyemezsin.

  46. Devarim 12:18

    Ki im lifne Adonay eloheha tohelenu bamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo ata uvinha uviteha veavdeha vaamateha vehalevi aşer bişareha vesamahta lifne Adonay eloheha behol mişlah yadeha.

    כִּ֡י אִם־לִפְנֵי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ תֹּאכְלֶ֗נּוּ בַּמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר יִבְחַ֜ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ בּוֹ֒ אַתָּ֨ה וּבִנְךָ֤ וּבִתֶּ֙ךָ֙ וְעַבְדְּךָ֣ וַאֲמָתֶ֔ךָ וְהַלֵּוִ֖י אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְשָׂמַחְתָּ֗ לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל מִשְׁלַ֥ח יָדֶֽךָ׃

    Bunları, Tanrın Adonay’ın seçeceği yerde, Tanrın Adonay’ın önünde yiyeceksin: Sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen ve kapılarının içindeki Levi. El attığın bütün işlerde Tanrın Adonay’ın önünde sevineceksin.

  47. Devarim 13:10

    Bu ayette 2 eşleşme

    Ki harog tahargenu yadeha tiheye bo varişona lahamito veyad kol haam baaharona.

    כִּ֤י הָרֹג֙ תַּֽהַרְגֶ֔נּוּ יָֽדְךָ֛ תִּֽהְיֶה־בּ֥וֹ בָרִֽאשׁוֹנָ֖ה לַהֲמִית֑וֹ וְיַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בָּאַחֲרֹנָֽה׃

    Onu kesinlikle öldüreceksin. Onu öldürmek için önce senin elin, ardından bütün halkın eli onun üzerinde olacak.

  48. Devarim 13:18

    Velo yidbak beyadeha meuma min haherem lemaan yaşuv Adonay meharon apo venatan leha rahamim verihamha vehirbeha kaaşer nişba laavoteha.

    וְלֹֽא־יִדְבַּ֧ק בְּיָדְךָ֛ מְא֖וּמָה מִן־הַחֵ֑רֶם לְמַעַן֩ יָשׁ֨וּב יְהוָ֜ה מֵחֲר֣וֹן אַפּ֗וֹ וְנָֽתַן־לְךָ֤ רַחֲמִים֙ וְרִֽחַמְךָ֣ וְהִרְבֶּ֔ךָ כַּאֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶֽיךָ׃

    Yok edilmeye ayrılanlardan hiçbir şey eline yapışmayacak. Böylece Adonay alevlenen öfkesinden dönsün, sana merhamet versin, sana acısın ve atalarına yemin ettiği gibi seni çoğaltsın.

  49. Devarim 14:25

    Venatata bakasef vetsarta hakesef beyadeha vehalahta el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo.

    וְנָתַתָּ֖ה בַּכָּ֑סֶף וְצַרְתָּ֤ הַכֶּ֙סֶף֙ בְּיָ֣דְךָ֔ וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ׃

    Onu paraya çevireceksin. Parayı elinde güvenle tutup Tanrın Adonay’ın seçeceği yere gideceksin.

  50. Devarim 14:29

    Uva halevi ki en lo helek venahala imah vehager vehayatom vehaalmana aşer bişareha veohlu vesaveu lemaan yevarehha Adonay eloheha behol maase yadeha aşer taase.

    וּבָ֣א הַלֵּוִ֡י כִּ֣י אֵֽין־לוֹ֩ חֵ֨לֶק וְנַחֲלָ֜ה עִמָּ֗ךְ וְ֠הַגֵּר וְהַיָּת֤וֹם וְהָֽאַלְמָנָה֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁעָרֶ֔יךָ וְאָכְל֖וּ וְשָׂבֵ֑עוּ לְמַ֤עַן יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכָל־מַעֲשֵׂ֥ה יָדְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶֽׂה׃ (ס)

    Seninle birlikte payı ve mirası olmayan Levi, kapılarının içindeki yabancı, yetim ve dul gelip yiyecek ve doyacak. Böylece Tanrın Adonay elinle yaptığın her işte seni kutsasın.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (60 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc/Sp3ms
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (53 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc
  • isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (37 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc/Sp2ms
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (23 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp3ms
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (20 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp2ms
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (14 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc/Sp3mp
  • isim, iki cins, tekil, mutlak (14 kullanım)
    Teknik kodHNcbsa
  • isim, iki cins, tekil, tamlayan (14 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (13 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc/Sp3ms
  • isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (13 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc/Sp1cs
  • edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (12 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsa
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (12 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp1cs
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (10 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp3mp
  • isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (8 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc/Sp3mp
  • bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (6 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Ncbsc
  • isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc/Sp2mp
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan (5 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp1cp
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp2mp
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp3fs
  • bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Ncbsc
  • bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (4 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Ncbsa
  • isim, iki cins, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHNcbpc/Sp3ms
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc/Sp1cp
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc/Sp2ms
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc/Sp3fs
  • isim, iki cins, çoğul, mutlak (3 kullanım)
    Teknik kodHNcbpa
  • isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc/Sp3fs
  • bağlaç + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Ncbsa
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc/Sp1cs
  • edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbdc
  • edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbdc/Sp3ms
  • belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
    Teknik kodHTd/Ncbsa
  • bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Ncbdc
  • bağlaç + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Ncbdc/Sp3ms
  • bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Ncbsc/Sp1cp
  • bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Ncbsc/Sp3ms
  • bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Td/Ncbda
  • bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Td/Ncbsa
  • isim, iki cins, ikil, mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHNcbda
  • isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHNcbdc/Sp2mp
  • isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHNcbsc/Sp2fs
  • edat + isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbdc/Sp3fs
  • edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Ncbsc/Sp2fs
  • belirli artikel + isim, iki cins, çoğul, mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Ncbpa
  • soru parçacığı + isim, iki cins, tekil, tamlayan (1 kullanım)
    Teknik kodHTi/Ncbsc
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: hand; wrist; forearm; arm; body; back; chest; discouraged; to be discouraged; to lose heart; to discourage; tenon; axletree; handle; to join hands with mockers; to join hands (with someone); to strike hands (in pledge); to have courage; to encourage (someone); to lay hands (on someone); to arrest; to lift up (one's) hand > to act; to stay (one's) hand; to stop; to withhold (one's) hand from; hand (as metonym); person; by; through; because of; to allow to happen; to help; to support; to hold, carry, have (in one's luggage); to have at hand; charge; authority; control; power; under the direction of; to put (someone) in charge of (something); imminent; in possession; to stick to (one's) hand; responsibility; to become dependent; to be tight-fisted; to give generously; impactful involvement; to eat; to arbitrate; broad; spacious; laziness; indolence; monument; memorial; side; vicinity; help; service; shares; portions; times; groups; divisions; little by little; to ordain; to install; to consecrate; to serve as (someone else's) assistant; area; position; to keep (one's) mouth shut; to stretch out (one's hand); to stretch out (one's) hand (to punish); to stretch out (one's) hand; to defy; boldly; defiantly; to lift a hand (to do something); to stretch out (one's) hand > to lift a hand (to do something); to raise (one's) hands (against someone); raising (one's) hands (against someone); to lift up (one's) hand (against someone else); to strike; to lay (one's) hands (on someone or something); to yield; to surrender; to submit oneself; to lay hands (on something); to afford; pledge; to swear; to take an oath; strength; powerless; tool; implement; assuredly; to turn (a chariot); to pledge; war club; mace; bounty

Kelime türü teknik kodu: N

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.