İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

עשה

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 925 kez, 768 farklı ayette görülür. Kök altında 2 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit159 kullanım144 ayet
  • Şemot363 kullanım281 ayet
  • Vayikra96 kullanım78 ayet
  • Bamidbar131 kullanım110 ayet
  • Devarim176 kullanım155 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:7

    Vayaas Elohim et harakia vayavdel ben hamayim aşer mitahat larakia uven hamayim aşer meal larakia vayehi hen.

    וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִים֮ אֶת־הָרָקִיעַ֒ וַיַּבְדֵּ֗ל בֵּ֤ין הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁר֙ מִתַּ֣חַת לָרָקִ֔יעַ וּבֵ֣ין הַמַּ֔יִם אֲשֶׁ֖ר מֵעַ֣ל לָרָקִ֑יעַ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı kubbeyi yaptı ve kubbenin altındaki sularla üstündeki suları birbirinden ayırdı. Böyle oldu.

  2. Bereşit 1:11

    Vayomer Elohim tadeşe haarets deşe esev mazria zera ets peri ose peri lemino aşer zaro vo al haarets vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü yeşillik, tohum veren bitkiler ve türlerine göre meyve veren, tohumu kendi meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirsin” dedi. Böyle oldu.

  3. Bereşit 1:12

    Vatotse haarets deşe esev mazria zera lemineu veets ose peri aşer zaro vo lemineu vayar Elohim ki tov.

    וַתּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ דֶּ֠שֶׁא עֵ֣שֶׂב מַזְרִ֤יעַ זֶ֙רַע֙ לְמִינֵ֔הוּ וְעֵ֧ץ עֹֽשֶׂה־פְּרִ֛י אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃

    Yeryüzü yeşillik, türüne göre tohum veren bitkiler ve türüne göre, tohumu meyvesinde bulunan meyveler veren ağaçlar yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

  4. Bereşit 1:16

    Vayaas Elohim et şene hameorot hagedolim et hamaor hagadol lememşelet hayom veet hamaor hakaton lememşelet halayla veet hakohavim.

    וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִ֔ים אֶת־שְׁנֵ֥י הַמְּאֹרֹ֖ת הַגְּדֹלִ֑ים אֶת־הַמָּא֤וֹר הַגָּדֹל֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַיּ֔וֹם וְאֶת־הַמָּא֤וֹר הַקָּטֹן֙ לְמֶמְשֶׁ֣לֶת הַלַּ֔יְלָה וְאֵ֖ת הַכּוֹכָבִֽים׃

    Tanrı iki büyük ışık kaynağını yaptı: gündüze hükmetmesi için büyük ışık kaynağını, geceye hükmetmesi için küçük ışık kaynağını; ayrıca yıldızları.

  5. Bereşit 1:25

    Vayaas Elohim et hayat haarets leminah veet habehema leminah veet kol remes haadama lemineu vayar Elohim ki tov.

    וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִים֩ אֶת־חַיַּ֨ת הָאָ֜רֶץ לְמִינָ֗הּ וְאֶת־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ וְאֵ֛ת כָּל־רֶ֥מֶשׂ הָֽאֲדָמָ֖ה לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃

    Tanrı yaban hayvanlarını türlerine göre, evcil hayvanları türlerine göre ve toprak üzerinde hareket eden bütün canlıları türlerine göre yaptı. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

  6. Bereşit 1:26

    Vayomer Elohim naase adam betsalmenu kidmutenu veyirdu vidgat hayam uveof haşamayim uvabehema uvehol haarets uvehol haremes haromes al haarets.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים נַֽעֲשֶׂ֥ה אָדָ֛ם בְּצַלְמֵ֖נוּ כִּדְמוּתֵ֑נוּ וְיִרְדּוּ֩ בִדְגַ֨ת הַיָּ֜ם וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֗יִם וּבַבְּהֵמָה֙ וּבְכָל־הָאָ֔רֶץ וּבְכָל־הָרֶ֖מֶשׂ הָֽרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı, “İnsanı suretimizde, bize benzer olarak yapalım. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, bütün yeryüzüne ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmetsinler” dedi.

  7. Bereşit 1:31

    Vayar Elohim et kol aşer asa vehine tov meod vayehi erev vayehi voker yom haşişi.

    וַיַּ֤רְא אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְהִנֵּה־ט֖וֹב מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם הַשִּׁשִּֽׁי׃ (פ)

    Tanrı yaptığı her şeye baktı; işte, hepsi çok iyiydi. Akşam oldu, sabah oldu: altıncı gün.

  8. Bereşit 2:2

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehal Elohim bayom haşevii melahto aşer asa vayişbot bayom haşevii mikol melahto aşer asa.

    וַיְכַ֤ל אֱלֹהִים֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיִּשְׁבֹּת֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מִכָּל־מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

    Tanrı yaptığı işi yedinci günde tamamladı. Yaptığı bütün işlere yedinci günde son verdi.

  9. Bereşit 2:3

    Vayevareh Elohim et yom haşevii vayekadeş oto ki vo şavat mikol melahto aşer bara Elohim laasot.

    וַיְבָ֤רֶךְ אֱלֹהִים֙ אֶת־י֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹת֑וֹ כִּ֣י ב֤וֹ שָׁבַת֙ מִכָּל־מְלַאכְתּ֔וֹ אֲשֶׁר־בָּרָ֥א אֱלֹהִ֖ים לַעֲשֽׂוֹת׃ (פ)

    Tanrı yedinci günü kutsadı ve onu kutsal kıldı; çünkü yaratıp yaptığı bütün işlere o gün son vermişti.

  10. Bereşit 2:4

    Ele toledot haşamayim vehaarets behibaream beyom asot Adonay Elohim erets veşamayim.

    אֵ֣לֶּה תוֹלְד֧וֹת הַשָּׁמַ֛יִם וְהָאָ֖רֶץ בְּהִבָּֽרְאָ֑ם בְּי֗וֹם עֲשׂ֛וֹת יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים אֶ֥רֶץ וְשָׁמָֽיִם׃

    Yaratıldıklarında göklerin ve yerin öyküsü budur. Adonay Tanrı yeri ve gökleri yaptığında,

  11. Bereşit 2:18

    Vayomer Adonay Elohim lo tov heyot haadam levado eeseh lo ezer kenegdo.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֔ים לֹא־ט֛וֹב הֱי֥וֹת הָֽאָדָ֖ם לְבַדּ֑וֹ אֶֽעֱשֶׂהּ־לּ֥וֹ עֵ֖זֶר כְּנֶגְדּֽוֹ׃

    Adonay Tanrı, “İnsanın yalnız olması iyi değil. Ona kendisine karşılık gelen bir yardımcı yapacağım” dedi.

  12. Bereşit 3:1

    Vehanahaş haya arum mikol hayat hasade aşer asa Adonay Elohim vayomer el haişa af ki amar Elohim lo tohelu mikol ets hagan.

    וְהַנָּחָשׁ֙ הָיָ֣ה עָר֔וּם מִכֹּל֙ חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַ֚ף כִּֽי־אָמַ֣ר אֱלֹהִ֔ים לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל עֵ֥ץ הַגָּֽן׃

    Yılan, Adonay Tanrı’nın yaptığı bütün kır hayvanlarından daha kurnazdı. Kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki hiçbir ağaçtan yemeyeceksiniz’ mi dedi?” diye sordu.

  13. Bereşit 3:7

    Vatipakahna ene şenehem vayedeu ki erumim hem vayitperu ale teena vayaasu lahem hagorot.

    וַתִּפָּקַ֙חְנָה֙ עֵינֵ֣י שְׁנֵיהֶ֔ם וַיֵּ֣דְע֔וּ כִּ֥י עֵֽירֻמִּ֖ם הֵ֑ם וַֽיִּתְפְּרוּ֙ עֲלֵ֣ה תְאֵנָ֔ה וַיַּעֲשׂ֥וּ לָהֶ֖ם חֲגֹרֹֽת׃

    İkisinin de gözleri açıldı ve çıplak olduklarını anladılar. İncir yapraklarını birbirine dikerek kendilerine bel örtüleri yaptılar.

  14. Bereşit 3:13

    Vayomer Adonay Elohim laişa ma zot asit vatomer haişa hanahaş hişiani vaohel.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֧ה אֱלֹהִ֛ים לָאִשָּׁ֖ה מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֑ית וַתֹּ֙אמֶר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה הַנָּחָ֥שׁ הִשִּׁיאַ֖נִי וָאֹכֵֽל׃

    Adonay Tanrı kadına, “Bu yaptığın nedir?” diye sordu. Kadın, “Yılan beni aldattı; ben de yedim” dedi.

  15. Bereşit 3:14

    Vayomer Adonay Elohim el hanahaş ki asita zot arur ata mikol habehema umikol hayat hasade al gehoneha teleh veafar tohal kol yeme hayeha.

    וַיֹּאמֶר֩ יְהֹוָ֨ה אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶֽל־הַנָּחָשׁ֮ כִּ֣י עָשִׂ֣יתָ זֹּאת֒ אָר֤וּר אַתָּה֙ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֔ה וּמִכֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה עַל־גְּחֹנְךָ֣ תֵלֵ֔ךְ וְעָפָ֥ר תֹּאכַ֖ל כָּל־יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃

    Adonay Tanrı yılana, “Bunu yaptığın için bütün evcil hayvanlardan ve bütün kır hayvanlarından daha lanetlisin. Karnının üzerinde yürüyecek ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin.

  16. Bereşit 3:21

    Vayaas Adonay Elohim leadam uleişto katenot or vayalbişem.

    וַיַּעַשׂ֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים לְאָדָ֧ם וּלְאִשְׁתּ֛וֹ כָּתְנ֥וֹת ע֖וֹר וַיַּלְבִּשֵֽׁם׃ (פ)

    Adonay Tanrı, Adam ve karısı için deriden giysiler yaptı ve onları giydirdi.

  17. Bereşit 4:10

    Vayomer me asita kol deme ahiha tsoakim elay min haadama.

    וַיֹּ֖אמֶר מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָ ק֚וֹל דְּמֵ֣י אָחִ֔יךָ צֹעֲקִ֥ים אֵלַ֖י מִן־הָֽאֲדָמָֽה׃

    Adonay, “Ne yaptın?” dedi. “Kardeşinin kanının sesi topraktan Bana haykırıyor.

  18. Bereşit 5:1

    Ze sefer toledot adam beyom bero Elohim adam bidmut Elohim asa oto.

    זֶ֣ה סֵ֔פֶר תּוֹלְדֹ֖ת אָדָ֑ם בְּי֗וֹם בְּרֹ֤א אֱלֹהִים֙ אָדָ֔ם בִּדְמ֥וּת אֱלֹהִ֖ים עָשָׂ֥ה אֹתֽוֹ׃

    Bu, Adam’ın soyunun kaydıdır. Tanrı insanı yarattığında onu Tanrı’ya benzer olarak yaptı.

  19. Bereşit 5:29

    Vayikra et şemo noah lemor ze yenahamenu mimaasenu umeitsevon yadenu min haadama aşer ererah Adonay.

    וַיִּקְרָ֧א אֶת־שְׁמ֛וֹ נֹ֖חַ לֵאמֹ֑ר זֶ֠ה יְנַחֲמֵ֤נוּ מִֽמַּעֲשֵׂ֙נוּ֙ וּמֵעִצְּב֣וֹן יָדֵ֔ינוּ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֵֽרְרָ֖הּ יְהוָֽה׃

    Ona Noah adını verdi ve şöyle dedi: “Adonay’ın lanetlediği toprak yüzünden yaptığımız işlerde ve ellerimizin çektiği zahmette bu çocuk bizi teselli edecek.”

  20. Bereşit 6:6

    Vayinahem Adonay ki asa et haadam baarets vayitatsev el libo.

    וַיִּנָּ֣חֶם יְהוָ֔ה כִּֽי־עָשָׂ֥ה אֶת־הָֽאָדָ֖ם בָּאָ֑רֶץ וַיִּתְעַצֵּ֖ב אֶל־לִבּֽוֹ׃

    Adonay, yeryüzünde insanı yaptığına pişman oldu; yüreği acıyla doldu.

  21. Bereşit 6:7

    Vayomer Adonay emhe et haadam aşer barati meal pene haadama meadam ad behema ad remes vead of haşamayim ki nihamti ki asitim.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה אֶמְחֶ֨ה אֶת־הָאָדָ֤ם אֲשֶׁר־בָּרָ֙אתִי֙ מֵעַל֙ פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֔ה מֵֽאָדָם֙ עַד־בְּהֵמָ֔ה עַד־רֶ֖מֶשׂ וְעַד־ע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם כִּ֥י נִחַ֖מְתִּי כִּ֥י עֲשִׂיתִֽם׃

    Adonay, “Yarattığım insanı toprağın yüzünden sileceğim; insanla birlikte evcil hayvanları, yerde hareket eden canlıları ve göğün kuşlarını da. Çünkü onları yaptığıma pişman oldum” dedi.

  22. Bereşit 6:14

    Bu ayette 2 eşleşme

    Ase leha tevat atse gofer kinim taase et hateva vehafarta otah mibayit umihuts bakofer.

    עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ תֵּבַ֣ת עֲצֵי־גֹ֔פֶר קִנִּ֖ים תַּֽעֲשֶׂ֣ה אֶת־הַתֵּבָ֑ה וְכָֽפַרְתָּ֥ אֹתָ֛הּ מִבַּ֥יִת וּמִח֖וּץ בַּכֹּֽפֶר׃

    Kendine gofer ağacından bir gemi yap. Gemiyi bölmelere ayır; içini ve dışını ziftle kapla.

  23. Bereşit 6:15

    Veze aşer taase otah şeloş meot ama oreh hateva hamişim ama rohbah uşeloşim ama komatah.

    וְזֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר תַּֽעֲשֶׂ֖ה אֹתָ֑הּ שְׁלֹ֧שׁ מֵא֣וֹת אַמָּ֗ה אֹ֚רֶךְ הַתֵּבָ֔ה חֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ רָחְבָּ֔הּ וּשְׁלֹשִׁ֥ים אַמָּ֖ה קוֹמָתָֽהּ׃

    Onu şöyle yapacaksın: Geminin uzunluğu üç yüz arşın, genişliği elli arşın, yüksekliği otuz arşın olacak.

  24. Bereşit 6:16

    Bu ayette 2 eşleşme

    Tsohar taase lateva veel ama tehalena milmala ufetah hateva betsidah tasim tahtiyim şeniyim uşelişim taaseha.

    צֹ֣הַר ׀ תַּֽעֲשֶׂ֣ה לַתֵּבָ֗ה וְאֶל־אַמָּה֙ תְּכַלֶ֣נָּה מִלְמַ֔עְלָה וּפֶ֥תַח הַתֵּבָ֖ה בְּצִדָּ֣הּ תָּשִׂ֑ים תַּחְתִּיִּ֛ם שְׁנִיִּ֥ם וּשְׁלִשִׁ֖ים תַּֽעֲשֶֽׂהָ׃

    Gemiye bir ışıklık yap; üstünü bir arşına kadar daraltarak tamamla. Geminin kapısını yan tarafına koy. Alt, orta ve üst katlar yap.

  25. Bereşit 6:22

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayaas noah kehol aşer tsiva oto Elohim ken asa.

    וַיַּ֖עַשׂ נֹ֑חַ כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֥ה אֹת֛וֹ אֱלֹהִ֖ים כֵּ֥ן עָשָֽׂה׃ (ס)

    Noah, Tanrı’nın kendisine buyurduğu her şeyi yaptı; aynen öyle yaptı.

  26. Bereşit 7:4

    Ki leyamim od şiva anohi mamtir al haarets arbaim yom vearbaim layla umahiti et kol hayekum aşer asiti meal pene haadama.

    כִּי֩ לְיָמִ֨ים ע֜וֹד שִׁבְעָ֗ה אָֽנֹכִי֙ מַמְטִ֣יר עַל־הָאָ֔רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וּמָחִ֗יתִי אֶֽת־כָּל־הַיְקוּם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃

    Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım; yaptığım bütün varlıkları toprağın yüzünden sileceğim.”

  27. Bereşit 7:5

    Vayaas noah kehol aşer tsivau Adonay.

    וַיַּ֖עַשׂ נֹ֑חַ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖הוּ יְהוָֽה׃

    Noah, Adonay’ın kendisine buyurduğu her şeyi yaptı.

  28. Bereşit 8:6

    Vayehi mikets arbaim yom vayiftah noah et halon hateva aşer asa.

    וַֽיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֣ים י֑וֹם וַיִּפְתַּ֣ח נֹ֔חַ אֶת־חַלּ֥וֹן הַתֵּבָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

    Kırk günün sonunda Noah, gemide yaptığı pencereyi açtı.

  29. Bereşit 8:21

    Vayarah Adonay et reah hanihoah vayomer Adonay el libo lo osif lekalel od et haadama baavur haadam ki yetser lev haadam ra mineurav velo osif od lehakot et kol hay kaaşer asiti.

    וַיָּ֣רַח יְהוָה֮ אֶת־רֵ֣יחַ הַנִּיחֹחַ֒ וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־לִבּ֗וֹ לֹֽא־אֹ֠סִף לְקַלֵּ֨ל ע֤וֹד אֶת־הָֽאֲדָמָה֙ בַּעֲב֣וּר הָֽאָדָ֔ם כִּ֠י יֵ֣צֶר לֵ֧ב הָאָדָ֛ם רַ֖ע מִנְּעֻרָ֑יו וְלֹֽא־אֹסִ֥ף ע֛וֹד לְהַכּ֥וֹת אֶת־כָּל־חַ֖י כַּֽאֲשֶׁ֥ר עָשִֽׂיתִי׃

    Adonay hoşnutluk veren kokuyu duydu ve içinden şöyle dedi: “İnsanın yüzünden toprağı bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insanın yüreğinin eğilimi gençliğinden beri kötüdür. Yaptığım gibi bütün canlıları bir daha vurmayacağım.

  30. Bereşit 9:6

    Şofeh dam haadam baadam damo yişafeh ki betselem Elohim asa et haadam.

    שֹׁפֵךְ֙ דַּ֣ם הָֽאָדָ֔ם בָּֽאָדָ֖ם דָּמ֣וֹ יִשָּׁפֵ֑ךְ כִּ֚י בְּצֶ֣לֶם אֱלֹהִ֔ים עָשָׂ֖ה אֶת־הָאָדָֽם׃

    İnsan kanı dökenin kanı insan eliyle dökülecektir. Çünkü Tanrı, insanı Kendi suretinde yaptı.

  31. Bereşit 9:24

    Vayikets noah miyeno vayeda et aşer asa lo beno hakatan.

    וַיִּ֥יקֶץ נֹ֖חַ מִיֵּינ֑וֹ וַיֵּ֕דַע אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָ֥שָׂה־ל֖וֹ בְּנ֥וֹ הַקָּטָֽן׃

    Noah, şarabın etkisinden ayılınca küçük oğlunun kendisine yaptığını öğrendi.

  32. Bereşit 11:4

    Vayomeru hava nivne lanu ir umigdal veroşo vaşamayim venaase lanu şem pen nafuts al pene hol haarets.

    וַיֹּאמְר֞וּ הָ֣בָה ׀ נִבְנֶה־לָּ֣נוּ עִ֗יר וּמִגְדָּל֙ וְרֹאשׁ֣וֹ בַשָּׁמַ֔יִם וְנַֽעֲשֶׂה־לָּ֖נוּ שֵׁ֑ם פֶּן־נָפ֖וּץ עַל־פְּנֵ֥י כָל־הָאָֽרֶץ׃

    “Gelin, kendimize bir kent ve tepesi göklere uzanan bir kule yapalım. Kendimize bir ad kazandıralım ki bütün yeryüzüne dağılmayalım” dediler.

  33. Bereşit 11:6

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer Adonay hen am ehad vesafa ahat lehulam veze hahilam laasot veata lo yibatser mehem kol aşer yazemu laasot.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה הֵ֣ן עַ֤ם אֶחָד֙ וְשָׂפָ֤ה אַחַת֙ לְכֻלָּ֔ם וְזֶ֖ה הַחִלָּ֣ם לַעֲשׂ֑וֹת וְעַתָּה֙ לֹֽא־יִבָּצֵ֣ר מֵהֶ֔ם כֹּ֛ל אֲשֶׁ֥ר יָזְמ֖וּ לַֽעֲשֽׂוֹת׃

    Adonay şöyle dedi: “İşte, hepsi tek bir halk ve hepsinin dili bir. Yapmaya başladıkları bu. Artık yapmayı tasarladıkları hiçbir şey onlara erişilmez olmayacak.

  34. Bereşit 12:2

    Veeesha legoy gadol vaavarehha vaagadela şemeha vehye beraha.

    וְאֶֽעֶשְׂךָ֙ לְג֣וֹי גָּד֔וֹל וַאֲבָ֣רֶכְךָ֔ וַאֲגַדְּלָ֖ה שְׁמֶ֑ךָ וֶהְיֵ֖ה בְּרָכָֽה׃

    Seni büyük bir halk yapacağım, seni kutsayacağım ve adını yücelteceğim. Bir bereket kaynağı ol.

  35. Bereşit 12:5

    Vayikah avram et saray işto veet lot ben ahiv veet kol rehuşam aşer rahaşu veet hanefeş aşer asu veharan vayetseu lalehet artsa kenaan vayavou artsa kenaan.

    וַיִּקַּ֣ח אַבְרָם֩ אֶת־שָׂרַ֨י אִשְׁתּ֜וֹ וְאֶת־ל֣וֹט בֶּן־אָחִ֗יו וְאֶת־כָּל־רְכוּשָׁם֙ אֲשֶׁ֣ר רָכָ֔שׁוּ וְאֶת־הַנֶּ֖פֶשׁ אֲשֶׁר־עָשׂ֣וּ בְחָרָ֑ן וַיֵּצְא֗וּ לָלֶ֙כֶת֙ אַ֣רְצָה כְּנַ֔עַן וַיָּבֹ֖אוּ אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃

    Avram karısı Saray’ı, kardeşinin oğlu Lot’u, edindikleri bütün malları ve Haran’da kazandıkları insanları aldı. Kenaan ülkesine gitmek üzere yola çıktılar ve Kenaan ülkesine geldiler.

  36. Bereşit 12:18

    Vayikra faro leavram vayomer ma zot asita li lama lo higadta li ki işteha hi.

    וַיִּקְרָ֤א פַרְעֹה֙ לְאַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לִּ֑י לָ֚מָּה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י כִּ֥י אִשְׁתְּךָ֖ הִֽוא׃

    Firavun Avram’ı çağırıp, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Onun karın olduğunu bana neden söylemedin?

  37. Bereşit 13:4

    El mekom hamizbeah aşer asa şam barişona vayikra şam avram beşem Adonay.

    אֶל־מְקוֹם֙ הַמִּזְבֵּ֔חַ אֲשֶׁר־עָ֥שָׂה שָׁ֖ם בָּרִאשֹׁנָ֑ה וַיִּקְרָ֥א שָׁ֛ם אַבְרָ֖ם בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃

    Daha önce yaptığı sunağın bulunduğu yere geldi. Avram orada Adonay’ın adıyla yakardı.

  38. Bereşit 14:2

    Asu milhama et bera meleh sedom veet birşa meleh amora şinav meleh adma veşemever meleh tsevoyim umeleh bela hi tsoar.

    עָשׂ֣וּ מִלְחָמָ֗ה אֶת־בֶּ֙רַע֙ מֶ֣לֶךְ סְדֹ֔ם וְאֶת־בִּרְשַׁ֖ע מֶ֣לֶךְ עֲמֹרָ֑ה שִׁנְאָ֣ב ׀ מֶ֣לֶךְ אַדְמָ֗ה וְשֶׁמְאֵ֙בֶר֙ מֶ֣לֶךְ צביים [צְבוֹיִ֔ים] וּמֶ֥לֶךְ בֶּ֖לַע הִיא־צֹֽעַר׃

    bu krallar Sedom kralı Bera’ya, Amora kralı Birşa’ya, Adma kralı Şinav’a, Tsevoyim kralı Şemever’e ve Bela, yani Tsoar kralına karşı savaştılar.

  39. Bereşit 16:6

    Vayomer avram el saray hine şifhateh beyadeh asi lah hatov beenayih vateaneha saray vativrah mipaneha.

    וַיֹּ֨אמֶר אַבְרָ֜ם אֶל־שָׂרַ֗י הִנֵּ֤ה שִׁפְחָתֵךְ֙ בְּיָדֵ֔ךְ עֲשִׂי־לָ֖הּ הַטּ֣וֹב בְּעֵינָ֑יִךְ וַתְּעַנֶּ֣הָ שָׂרַ֔י וַתִּבְרַ֖ח מִפָּנֶֽיהָ׃

    Avram Saray’a, “İşte cariyen senin elinde; ona uygun gördüğünü yap” dedi. Saray ona eziyet etti; o da Saray’ın yanından kaçtı.

  40. Bereşit 18:5

    Veekha fat lehem vesaadu libehem ahar taavoru ki al ken avartem al avdehem vayomeru ken taase kaaşer dibarta.

    וְאֶקְחָ֨ה פַת־לֶ֜חֶם וְסַעֲד֤וּ לִבְּכֶם֙ אַחַ֣ר תַּעֲבֹ֔רוּ כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן עֲבַרְתֶּ֖ם עַֽל־עַבְדְּכֶ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֵּ֥ן תַּעֲשֶׂ֖ה כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּֽרְתָּ׃

    Ben de bir parça ekmek getireyim. Güç toplayın; sonra yolunuza devam edersiniz. Madem kulunuzun yanına uğradınız!” Onlar, “Söylediğin gibi yap” dediler.

  41. Bereşit 18:6

    Vayemaher avraham haohela el sara vayomer mahari şeloş seim kemah solet luşi vaasi ugot.

    וַיְמַהֵ֧ר אַבְרָהָ֛ם הָאֹ֖הֱלָה אֶל־שָׂרָ֑ה וַיֹּ֗אמֶר מַהֲרִ֞י שְׁלֹ֤שׁ סְאִים֙ קֶ֣מַח סֹ֔לֶת ל֖וּשִׁי וַעֲשִׂ֥י עֻגֽוֹת׃

    Avraam aceleyle çadıra, Sara’nın yanına gidip, “Çabuk, üç sea ince un al, yoğur ve ekmekler yap!” dedi.

  42. Bereşit 18:7

    Veel habakar rats avraham vayikah ben bakar rah vatov vayiten el hanaar vayemaher laasot oto.

    וְאֶל־הַבָּקָ֖ר רָ֣ץ אַבְרָהָ֑ם וַיִּקַּ֨ח בֶּן־בָּקָ֜ר רַ֤ךְ וָטוֹב֙ וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הַנַּ֔עַר וַיְמַהֵ֖ר לַעֲשׂ֥וֹת אֹתֽוֹ׃

    Avraam sığırlara koştu. Körpe ve iyi bir buzağı seçip hizmetkâra verdi. Hizmetkâr onu hazırlamak için acele etti.

  43. Bereşit 18:8

    Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.

    וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃

    Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.

  44. Bereşit 18:17

    Vadonay amar hamehase ani meavraham aşer ani ose.

    וַֽיהֹוָ֖ה אָמָ֑ר הַֽמְכַסֶּ֤ה אֲנִי֙ מֵֽאַבְרָהָ֔ם אֲשֶׁ֖ר אֲנִ֥י עֹשֶֽׂה׃

    Adonay şöyle dedi: “Yapacağımı Avraam’dan gizleyeyim mi?

  45. Bereşit 18:19

    Ki yedativ lemaan aşer yetsave et banav veet beto aharav veşameru dereh Adonay laasot tsedaka umişpat lemaan havi Adonay al avraham et aşer diber alav.

    כִּ֣י יְדַעְתִּ֗יו לְמַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר יְצַוֶּ֜ה אֶת־בָּנָ֤יו וְאֶת־בֵּיתוֹ֙ אַחֲרָ֔יו וְשָֽׁמְרוּ֙ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת צְדָקָ֖ה וּמִשְׁפָּ֑ט לְמַ֗עַן הָבִ֤יא יְהוָה֙ עַל־אַבְרָהָ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֖ר עָלָֽיו׃

    Çünkü onu tanıdım ki kendisinden sonra oğullarına ve ev halkına Adonay’ın yolunu korumalarını, doğruluk ve adaletle davranmalarını buyursun. Böylece Adonay, Avraam için söylediklerini yerine getirsin.”

  46. Bereşit 18:21

    Erada na veere haketsaakatah habaa elay asu kala veim lo edaa.

    אֵֽרֲדָה־נָּ֣א וְאֶרְאֶ֔ה הַכְּצַעֲקָתָ֛הּ הַבָּ֥אָה אֵלַ֖י עָשׂ֣וּ ׀ כָּלָ֑ה וְאִם־לֹ֖א אֵדָֽעָה׃

    “İnip bakacağım: Bana ulaşan feryadın anlattıklarını bütünüyle yaptılar mı? Yapmadılarsa bunu da bileceğim.”

  47. Bereşit 18:25

    Bu ayette 2 eşleşme

    Halila leha measot kadavar haze lehamit tsadik im raşa vehaya hatsadik karaşa halila lah haşofet kol haarets lo yaase mişpat.

    חָלִ֨לָה לְּךָ֜ מֵעֲשֹׂ֣ת ׀ כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה לְהָמִ֤ית צַדִּיק֙ עִם־רָשָׁ֔ע וְהָיָ֥ה כַצַּדִּ֖יק כָּרָשָׁ֑ע חָלִ֣לָה לָּ֔ךְ הֲשֹׁפֵט֙ כָּל־הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה מִשְׁפָּֽט׃

    Dürüstü kötüyle birlikte öldürmek, dürüst ile kötüyü bir tutmak Senden uzak olsun! Bu Senden uzak olsun! Bütün yeryüzünün Yargıcı adaletle davranmaz mı?”

  48. Bereşit 18:29

    Vayosef od ledaber elav vayomar ulay yimatseun şam arbaim vayomer lo eese baavur haarbaim.

    וַיֹּ֨סֶף ע֜וֹד לְדַבֵּ֤ר אֵלָיו֙ וַיֹּאמַ֔ר אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם אַרְבָּעִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה בַּעֲב֖וּר הָאַרְבָּעִֽים׃

    Avraam yine konuştu: “Belki orada kırk kişi bulunur.” Adonay, “Kırk kişinin hatırına bunu yapmayacağım” dedi.

  49. Bereşit 18:30

    Vayomer al na yihar ladonay vaadabera ulay yimatseun şam şeloşim vayomer lo eese im emtsa şam şeloşim.

    וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבֵּ֔רָה אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א שָׁ֖ם שְׁלֹשִֽׁים׃

    Avraam, “Efendim öfkelenmesin; konuşayım” dedi. “Belki orada otuz kişi bulunur.” Adonay, “Orada otuz kişi bulursam bunu yapmayacağım” dedi.

  50. Bereşit 19:3

    Vayiftsar bam meod vayasuru elav vayavou el beto vayaas lahem mişte umatsot afa vayohelu.

    וַיִּפְצַר־בָּ֣ם מְאֹ֔ד וַיָּסֻ֣רוּ אֵלָ֔יו וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיַּ֤עַשׂ לָהֶם֙ מִשְׁתֶּ֔ה וּמַצּ֥וֹת אָפָ֖ה וַיֹּאכֵֽלוּ׃

    Lot çok ısrar edince onunla birlikte evine gittiler. Lot onlara bir şölen hazırladı, mayasız ekmekler pişirdi ve yediler.

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

עָשָׂה

yapmak, etmek; meydana getirmek, üretmek, yaratmak, inşa etmek; uygulamak, yerine getirmek, kutlamak, korumak; gerçekleştirmek, sebep olmak; hazırlamak, atamak; elde etmek; ürün vermek; planlamak, kararlaştırmak

860 kullanım · 744 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.