מָכַר
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
sell
39 kullanım · 38 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 49 kez, 42 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayomer yaakov mihra hayom et behorateha li.
וַיֹּ֖אמֶר יַעֲקֹ֑ב מִכְרָ֥ה כַיּ֛וֹם אֶת־בְּכֹֽרָתְךָ֖ לִֽי׃
Yaakov, “İlk oğulluk hakkını bugün bana sat” dedi.
Vayomer yaakov hişavea li kayom vayişava lo vayimkor et behorato leyaakov.
וַיֹּ֣אמֶר יַעֲקֹ֗ב הִשָּׁ֤בְעָה לִּי֙ כַּיּ֔וֹם וַיִּשָּׁבַ֖ע ל֑וֹ וַיִּמְכֹּ֥ר אֶת־בְּכֹרָת֖וֹ לְיַעֲקֹֽב׃
Yaakov, “Bugün bana ant iç” dedi. Esav ona ant içti ve ilk oğulluk hakkını Yaakov’a sattı.
Halo naheriyot nehşavnu lo ki meharanu vayohal gam ahol et kaspenu.
הֲל֧וֹא נָכְרִיּ֛וֹת נֶחְשַׁ֥בְנוּ ל֖וֹ כִּ֣י מְכָרָ֑נוּ וַיֹּ֥אכַל גַּם־אָכ֖וֹל אֶת־כַּסְפֵּֽנוּ׃
Bizi yabancı saymıyor mu? Çünkü bizi sattı; üstelik paramızı da yiyip bitirdi.
Lehu venimkerenu layişmeelim veyadenu al tehi vo ki ahinu vesarenu u vayişmeu ehav.
לְכ֞וּ וְנִמְכְּרֶ֣נּוּ לַיִּשְׁמְעֵאלִ֗ים וְיָדֵ֙נוּ֙ אַל־תְּהִי־ב֔וֹ כִּֽי־אָחִ֥ינוּ בְשָׂרֵ֖נוּ ה֑וּא וַֽיִּשְׁמְע֖וּ אֶחָֽיו׃
“Gelin, onu Yişmaellilere satalım. Elimiz ona kalkmasın; sonuçta o bizim kardeşimiz, etimizdendir.” Kardeşleri onu dinlediler.
Vayaavru anaşim midyanim soharim vayimşehu vayaalu et yosef min habor vayimkeru et yosef layişmeelim beesrim kasef vayaviu et yosef mitsrayema.
וַיַּֽעַבְרוּ֩ אֲנָשִׁ֨ים מִדְיָנִ֜ים סֹֽחֲרִ֗ים וַֽיִּמְשְׁכוּ֙ וַיַּֽעֲל֤וּ אֶת־יוֹסֵף֙ מִן־הַבּ֔וֹר וַיִּמְכְּר֧וּ אֶת־יוֹסֵ֛ף לַיִּשְׁמְעֵאלִ֖ים בְּעֶשְׂרִ֣ים כָּ֑סֶף וַיָּבִ֥יאוּ אֶת־יוֹסֵ֖ף מִצְרָֽיְמָה׃
Midyanlı tüccarlar geçerken kardeşleri Yosef’i çukurdan çekip çıkardılar ve yirmi gümüş karşılığında Yişmaellilere sattılar. Onlar da Yosef’i Mısır’a götürdüler.
Vehamedanim maheru oto el mitsrayim lefotifar seris paro sar hatabahim.
וְהַ֨מְּדָנִ֔ים מָכְר֥וּ אֹת֖וֹ אֶל־מִצְרָ֑יִם לְפֽוֹטִיפַר֙ סְרִ֣יס פַּרְעֹ֔ה שַׂ֖ר הַטַּבָּחִֽים׃ (פ)
Medanlılar Yosef’i Mısır’da, Firavun’un görevlisi, muhafızların başı Potifar’a sattılar.
Vayomer yosef el ehav geşu na elay vayigaşu vayomer ani yosef ahihem aşer mehartem oti mitsrayema.
וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֧ף אֶל־אֶחָ֛יו גְּשׁוּ־נָ֥א אֵלַ֖י וַיִּגָּ֑שׁוּ וַיֹּ֗אמֶר אֲנִי֙ יוֹסֵ֣ף אֲחִיכֶ֔ם אֲשֶׁר־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י מִצְרָֽיְמָה׃
Yosef, “Lütfen yanıma yaklaşın” dedi. Onlar yaklaşınca şöyle konuştu: “Ben Mısır’a sattığınız kardeşiniz Yosef’im.
Veata al teatsevu veal yihar beenehem ki mehartem oti hena ki lemiheya şelahani Elohim lifnehem.
וְעַתָּ֣ה ׀ אַל־תֵּעָ֣צְב֗וּ וְאַל־יִ֙חַר֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם כִּֽי־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י הֵ֑נָּה כִּ֣י לְמִֽחְיָ֔ה שְׁלָחַ֥נִי אֱלֹהִ֖ים לִפְנֵיכֶֽם׃
Şimdi beni buraya sattığınız için üzülmeyin, kendinize kızmayın. Çünkü Tanrı hayat kurtarmak için beni sizden önce gönderdi.
Vayiken yosef et kol admat mitsrayim lefaro ki maheru mitsrayim iş sadeu ki hazak alehem haraav vatehi haarets lefaro.
וַיִּ֨קֶן יוֹסֵ֜ף אֶת־כָּל־אַדְמַ֤ת מִצְרַ֙יִם֙ לְפַרְעֹ֔ה כִּֽי־מָכְר֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ אִ֣ישׁ שָׂדֵ֔הוּ כִּֽי־חָזַ֥ק עֲלֵהֶ֖ם הָרָעָ֑ב וַתְּהִ֥י הָאָ֖רֶץ לְפַרְעֹֽה׃
Yosef bütün Mısır topraklarını Firavun için satın aldı. Kıtlık Mısırlıları öyle sıkıştırmıştı ki herkes tarlasını sattı. Böylece ülkenin toprağı Firavun’un oldu.
Rak admat hakohanim lo kana ki hok lakohanim meet paro veahelu et hukam aşer natan lahem paro al ken lo maheru et admatam.
רַ֛ק אַדְמַ֥ת הַכֹּהֲנִ֖ים לֹ֣א קָנָ֑ה כִּי֩ חֹ֨ק לַכֹּהֲנִ֜ים מֵאֵ֣ת פַּרְעֹ֗ה וְאָֽכְל֤וּ אֶת־חֻקָּם֙ אֲשֶׁ֨ר נָתַ֤ן לָהֶם֙ פַּרְעֹ֔ה עַל־כֵּ֕ן לֹ֥א מָכְר֖וּ אֶת־אַדְמָתָֽם׃
Yalnız rahiplerin toprağını satın almadı. Çünkü rahiplere Firavun’dan belirli bir pay ayrılıyordu. Firavun’un verdiği payla geçindikleri için topraklarını satmadılar.
Vehi yimkor iş et bito leama lo tetse ketset haavadim.
וְכִֽי־יִמְכֹּ֥ר אִ֛ישׁ אֶת־בִּתּ֖וֹ לְאָמָ֑ה לֹ֥א תֵצֵ֖א כְּצֵ֥את הָעֲבָדִֽים׃
Bir adam kızını cariye olarak satarsa kız, erkek kölelerin çıktığı biçimde çıkmayacak.
İm raa beene adoneha aşer lo yeadah vehefdah leam naheri lo yimşol lemaherah bevigdo vah.
אִם־רָעָ֞ה בְּעֵינֵ֧י אֲדֹנֶ֛יהָ אֲשֶׁר־לא [ל֥וֹ] יְעָדָ֖הּ וְהֶפְדָּ֑הּ לְעַ֥ם נָכְרִ֛י לֹא־יִמְשֹׁ֥ל לְמָכְרָ֖הּ בְּבִגְדוֹ־בָֽהּ׃
Efendisi onu kendisine eş olarak ayırmış ama sonra beğenmemişse, onun bedel ödenerek kurtarılmasına izin verecek. Ona sadakatsizlik ettiği için onu yabancı bir halka satmaya hakkı yoktur.
Vegonev iş umeharo venimtsa veyado mot yumat.
וְגֹנֵ֨ב אִ֧ישׁ וּמְכָר֛וֹ וְנִמְצָ֥א בְיָד֖וֹ מ֥וֹת יוּמָֽת׃ (ס)
Bir insanı kaçırıp satan ve onu elinde bulundurmuş olan kişi kesinlikle öldürülecektir.
Vehi yigof şor iş et şor reeu vamet umaheru et haşor hahay vehatsu et kaspo vegam et hamet yehetsun.
וְכִֽי־יִגֹּ֧ף שֽׁוֹר־אִ֛ישׁ אֶת־שׁ֥וֹר רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת וּמָ֨כְר֜וּ אֶת־הַשּׁ֤וֹר הַחַי֙ וְחָצ֣וּ אֶת־כַּסְפּ֔וֹ וְגַ֥ם אֶת־הַמֵּ֖ת יֶֽחֱצֽוּן׃
Bir adamın öküzü, komşusunun öküzüne vurup onu öldürürse yaşayan öküzü satıp parasını paylaşacaklar. Ölü hayvanı da paylaşacaklar.
Ki yignov iş şor o se utevaho o meharo hamişa vakar yeşalem tahat haşor vearba tson tahat hase.
כִּ֤י יִגְנֹֽב־אִישׁ֙ שׁ֣וֹר אוֹ־שֶׂ֔ה וּטְבָח֖וֹ א֣וֹ מְכָר֑וֹ חֲמִשָּׁ֣ה בָקָ֗ר יְשַׁלֵּם֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְאַרְבַּע־צֹ֖אן תַּ֥חַת הַשֶּֽׂה׃
Bir adam öküz ya da davar çalıp onu keser veya satarsa, öküz karşılığında beş sığır, davar karşılığında dört davar ödeyecek.
İm zareha haşemeş alav damim lo şalem yeşalem im en lo venimkar bignevato.
אִם־זָרְחָ֥ה הַשֶּׁ֛מֶשׁ עָלָ֖יו דָּמִ֣ים ל֑וֹ שַׁלֵּ֣ם יְשַׁלֵּ֔ם אִם־אֵ֣ין ל֔וֹ וְנִמְכַּ֖ר בִּגְנֵבָתֽוֹ׃
Ama güneş onun üzerine doğmuşsa kan dökmekten sorumlu tutulur. Hırsız mutlaka karşılığını ödemelidir; ödeyecek bir şeyi yoksa çaldığının karşılığı olarak satılacaktır.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehi timkeru mimkar laamiteha o kano miyad amiteha al tonu iş et ahiv.
וְכִֽי־תִמְכְּר֤וּ מִמְכָּר֙ לַעֲמִיתֶ֔ךָ א֥וֹ קָנֹ֖ה מִיַּ֣ד עֲמִיתֶ֑ךָ אַל־תּוֹנ֖וּ אִ֥ישׁ אֶת־אָחִֽיו׃
Birbirinize bir şey satarken ya da birbirinizden alırken kardeşinize haksızlık etmeyeceksiniz.
Bemispar şanim ahar hayovel tikne meet amiteha bemispar şene tevuot yimkar lah.
בְּמִסְפַּ֤ר שָׁנִים֙ אַחַ֣ר הַיּוֹבֵ֔ל תִּקְנֶ֖ה מֵאֵ֣ת עֲמִיתֶ֑ךָ בְּמִסְפַּ֥ר שְׁנֵֽי־תְבוּאֹ֖ת יִמְכָּר־לָֽךְ׃
Yovel’den sonraki yılların sayısına göre başkasından satın alacaksın; o da ürün alınabilecek yılların sayısına göre sana satacak.
Lefi rov haşanim tarbe miknato ulefi meot haşanim tamit miknato ki mispar tevuot u moher lah.
לְפִ֣י ׀ רֹ֣ב הַשָּׁנִ֗ים תַּרְבֶּה֙ מִקְנָת֔וֹ וּלְפִי֙ מְעֹ֣ט הַשָּׁנִ֔ים תַּמְעִ֖יט מִקְנָת֑וֹ כִּ֚י מִסְפַּ֣ר תְּבוּאֹ֔ת ה֥וּא מֹכֵ֖ר לָֽךְ׃
Yıl çoksa satın alma bedelini artıracak, yıl azsa azaltacaksın; çünkü sana sattığı, alınabilecek ürünlerin sayısıdır.
Vehaarets lo timaher litsmitut ki li haarets ki gerim vetoşavim atem imadi.
וְהָאָ֗רֶץ לֹ֤א תִמָּכֵר֙ לִצְמִתֻ֔ת כִּי־לִ֖י הָאָ֑רֶץ כִּֽי־גֵרִ֧ים וְתוֹשָׁבִ֛ים אַתֶּ֖ם עִמָּדִֽי׃
Toprak kesin olarak el değiştirecek biçimde satılmayacak; çünkü toprak Benimdir. Siz Benim yanımda yabancı ve konuksunuz.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki yamuh ahiha umahar meahuzato uva goalo hakarov elav vegaal et mimkar ahiv.
כִּֽי־יָמ֣וּךְ אָחִ֔יךָ וּמָכַ֖ר מֵאֲחֻזָּת֑וֹ וּבָ֤א גֹֽאֲלוֹ֙ הַקָּרֹ֣ב אֵלָ֔יו וְגָאַ֕ל אֵ֖ת מִמְכַּ֥ר אָחִֽיו׃
Kardeşin yoksullaşıp mülkünden bir bölümünü satarsa en yakın kurtarıcı akrabası gelip kardeşinin sattığını bedelini ödeyerek geri alacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehişav et şene mimkaro veheşiv et haodef laiş aşer mahar lo veşav laahuzato.
וְחִשַּׁב֙ אֶת־שְׁנֵ֣י מִמְכָּר֔וֹ וְהֵשִׁיב֙ אֶת־הָ֣עֹדֵ֔ף לָאִ֖ישׁ אֲשֶׁ֣ר מָֽכַר־ל֑וֹ וְשָׁ֖ב לַאֲחֻזָּתֽוֹ׃
satıştan sonra geçen yılları hesaplayacak, bedelin kalan kısmını alıcıya geri verecek ve mülküne dönecek.
Veim lo matsea yado de haşiv lo vehaya mimkaro beyad hakone oto ad şenat hayovel veyatsa bayovel veşav laahuzato.
וְאִ֨ם לֹֽא־מָֽצְאָ֜ה יָד֗וֹ דֵּי֮ הָשִׁ֣יב לוֹ֒ וְהָיָ֣ה מִמְכָּר֗וֹ בְּיַד֙ הַקֹּנֶ֣ה אֹת֔וֹ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיּוֹבֵ֑ל וְיָצָא֙ בַּיֹּבֵ֔ל וְשָׁ֖ב לַאֲחֻזָּתֽוֹ׃
Geri ödeyecek kadar parası yoksa sattığı mülk Yovel yılına kadar alıcının elinde kalacak. Yovel’de serbest kalacak ve kişi mülküne dönecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Veiş ki yimkor bet moşav ir homa vehayeta geulato ad tom şenat mimkaro yamim tihye geulato.
וְאִ֗ישׁ כִּֽי־יִמְכֹּ֤ר בֵּית־מוֹשַׁב֙ עִ֣יר חוֹמָ֔ה וְהָיְתָה֙ גְּאֻלָּת֔וֹ עַד־תֹּ֖ם שְׁנַ֣ת מִמְכָּר֑וֹ יָמִ֖ים תִּהְיֶ֥ה גְאֻלָּתֽוֹ׃
Biri surla çevrili bir şehirdeki konutunu satarsa satıştan itibaren bir yıl doluncaya kadar bedelini ödeyerek geri alabilir. Geri alma hakkı bir yıl sürecek.
Vaaşer yigal min haleviyim veyatsa mimkar bayit veir ahuzato bayovel ki vate are haleviyim hi ahuzatam betoh bene yisrael.
וַאֲשֶׁ֤ר יִגְאַל֙ מִן־הַלְוִיִּ֔ם וְיָצָ֧א מִמְכַּר־בַּ֛יִת וְעִ֥יר אֲחֻזָּת֖וֹ בַּיֹּבֵ֑ל כִּ֣י בָתֵּ֞י עָרֵ֣י הַלְוִיִּ֗ם הִ֚וא אֲחֻזָּתָ֔ם בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Levilerden bir ev ya da mülklerindeki şehir satın alan kişi, Yovel’de satın aldığını bırakacak. Çünkü Levilerin şehirlerindeki evler, İsraeloğulları arasındaki mülkleridir.
Usede migraş arehem lo yimaher ki ahuzat olam u lahem.
וּֽשְׂדֵ֛ה מִגְרַ֥שׁ עָרֵיהֶ֖ם לֹ֣א יִמָּכֵ֑ר כִּֽי־אֲחֻזַּ֥ת עוֹלָ֛ם ה֖וּא לָהֶֽם׃ (ס)
Şehirlerinin çevresindeki açık alan tarlaları satılmayacak; çünkü bunlar onların kalıcı mülküdür.
Vehi yamuh ahiha imah venimkar lah lo taavod bo avodat aved.
וְכִֽי־יָמ֥וּךְ אָחִ֛יךָ עִמָּ֖ךְ וְנִמְכַּר־לָ֑ךְ לֹא־תַעֲבֹ֥ד בּ֖וֹ עֲבֹ֥דַת עָֽבֶד׃
Yanındaki kardeşin yoksullaşıp sana satılırsa onu köle gibi çalıştırmayacaksın.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki avaday hem aşer hotseti otam meerets mitsrayim lo yimaheru mimkeret aved.
כִּֽי־עֲבָדַ֣י הֵ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אֹתָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לֹ֥א יִמָּכְר֖וּ מִמְכֶּ֥רֶת עָֽבֶד׃
Çünkü onlar Mısır ülkesinden çıkardığım kullarımdır. Köle satışı gibi satılmayacaklar.
Vehi tasig yad ger vetoşav imah umah ahiha imo venimkar leger toşav imah o leeker mişpahat ger.
וְכִ֣י תַשִּׂ֗יג יַ֣ד גֵּ֤ר וְתוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ וּמָ֥ךְ אָחִ֖יךָ עִמּ֑וֹ וְנִמְכַּ֗ר לְגֵ֤ר תּוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ א֥וֹ לְעֵ֖קֶר מִשְׁפַּ֥חַת גֵּֽר׃
Yanındaki yerleşik yabancı zenginleşir, kardeşin onun yanında yoksullaşır ve o yabancıya ya da yabancının ailesinden birine satılırsa,
Ahare nimkar geula tihye lo ehad meehav yigalenu.
אַחֲרֵ֣י נִמְכַּ֔ר גְּאֻלָּ֖ה תִּהְיֶה־לּ֑וֹ אֶחָ֥ד מֵאֶחָ֖יו יִגְאָלֶֽנּוּ׃
satıldıktan sonra bedeli ödenerek kurtarılma hakkı olacak. Kardeşlerinden biri onu kurtaracak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehişav im koneu mişenat himahero lo ad şenat hayovel vehaya kesef mimkaro bemispar şanim kime sahir yihye imo.
וְחִשַּׁב֙ עִם־קֹנֵ֔הוּ מִשְּׁנַת֙ הִמָּ֣כְרוֹ ל֔וֹ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְהָיָ֞ה כֶּ֤סֶף מִמְכָּרוֹ֙ בְּמִסְפַּ֣ר שָׁנִ֔ים כִּימֵ֥י שָׂכִ֖יר יִהְיֶ֥ה עִמּֽוֹ׃
Alıcısıyla birlikte satıldığı yıldan Yovel yılına kadar hesap yapacak. Satış bedeli yılların sayısına göre değerlendirilecek; onun yanında geçirdiği süre ücretli işçinin süresi gibi sayılacak.
Veim lo yigal et hasade veim mahar et hasade leiş aher lo yigael od.
וְאִם־לֹ֤א יִגְאַל֙ אֶת־הַשָּׂדֶ֔ה וְאִם־מָכַ֥ר אֶת־הַשָּׂדֶ֖ה לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר לֹ֥א יִגָּאֵ֖ל עֽוֹד׃
Tarlayı geri almaz ve tarla başka bir kişiye satılırsa artık geri alınamayacak.
Veim babehema hatemea ufada veerkeha veyasaf hamişito alav veim lo yigael venimkar beerkeha.
וְאִ֨ם בַּבְּהֵמָ֤ה הַטְּמֵאָה֙ וּפָדָ֣ה בְעֶרְכֶּ֔ךָ וְיָסַ֥ף חֲמִשִׁת֖וֹ עָלָ֑יו וְאִם־לֹ֥א יִגָּאֵ֖ל וְנִמְכַּ֥ר בְּעֶרְכֶּֽךָ׃
Adanan, arınmamış bir hayvansa belirlenmiş bedelin üzerine beşte birini ekleyerek onu geri alacak. Geri alınmazsa belirlenmiş bedelle satılacak.
Ah kol herem aşer yaharim iş ladonay mikol aşer lo meadam uvehema umisede ahuzato lo yimaher velo yigael kol herem kodeş kadaşim u ladonay.
אַךְ־כָּל־חֵ֡רֶם אֲשֶׁ֣ר יַחֲרִם֩ אִ֨ישׁ לַֽיהוָ֜ה מִכָּל־אֲשֶׁר־ל֗וֹ מֵאָדָ֤ם וּבְהֵמָה֙ וּמִשְּׂדֵ֣ה אֲחֻזָּת֔וֹ לֹ֥א יִמָּכֵ֖ר וְלֹ֣א יִגָּאֵ֑ל כָּל־חֵ֕רֶם קֹֽדֶשׁ־קָֽדָשִׁ֥ים ה֖וּא לַיהוָֽה׃
Ancak bir kişinin sahip olduğu insanlardan, hayvanlardan ya da miras mülkü tarlasından Adonay’a geri alınmaz biçimde adadığı hiçbir şey satılmayacak ve geri alınmayacak. Böyle adanmış her şey Adonay’a en kutsal olandır.
Vayomeru elav bene yisrael bamesila naale veim memeha nişte ani umiknay venatati mihram rak en davar beraglay eevora.
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֥יו בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל בַּֽמְסִלָּ֣ה נַעֲלֶה֒ וְאִם־מֵימֶ֤יךָ נִשְׁתֶּה֙ אֲנִ֣י וּמִקְנַ֔י וְנָתַתִּ֖י מִכְרָ֑ם רַ֥ק אֵין־דָּבָ֖ר בְּרַגְלַ֥י אֶֽעֱבֹֽרָה׃
İsraeloğulları ona, “Ana yoldan gideceğiz” dediler. “Biz ve hayvanlarımız suyundan içerse bedelini öderiz. Yalnızca yürüyerek geçmek istiyoruz, başka bir şey değil.”
Lo tohelu hol nevela lager aşer bişareha titenena vaahalah o mahor lenaheri ki am kadoş ata ladonay eloheha lo tevaşel gedi bahalev imo.
לֹ֣א תֹאכְל֣וּ כָל־נְ֠בֵלָה לַגֵּ֨ר אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֜יךָ תִּתְּנֶ֣נָּה וַאֲכָלָ֗הּ א֤וֹ מָכֹר֙ לְנָכְרִ֔י כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ׃ (פ)
Hiçbir leş yemeyeceksiniz. Kapılarının içindeki yerleşik yabancıya verebilirsin, o yiyebilir; ya da dışarıdan bir yabancıya satabilirsin. Çünkü sen Tanrın Adonay için kutsal bir halksın. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Ki yimaher leha ahiha haivri o haivriya vaavadeha şeş şanim uvaşana haşeviit teşalehenu hofşi meimah.
כִּֽי־יִמָּכֵ֨ר לְךָ֜ אָחִ֣יךָ הָֽעִבְרִ֗י א֚וֹ הָֽעִבְרִיָּ֔ה וַעֲבָֽדְךָ֖ שֵׁ֣שׁ שָׁנִ֑ים וּבַשָּׁנָה֙ הַשְּׁבִיעִ֔ת תְּשַׁלְּחֶ֥נּוּ חָפְשִׁ֖י מֵעִמָּֽךְ׃
İbrani kardeşin, erkek ya da kadın, sana satılır ve altı yıl hizmet ederse, yedinci yıl onu yanından özgür olarak göndereceksin.
Helek kehelek yohelu levad mimkarav al haavot.
חֵ֥לֶק כְּחֵ֖לֶק יֹאכֵ֑לוּ לְבַ֥ד מִמְכָּרָ֖יו עַל־הָאָבֽוֹת׃ (ס)
Atalardan kalan satış düzenlemeleri dışında, eşit pay alıp yiyecekler.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaya im lo hafatsta bah veşilahtah lenafşah umahor lo timkerena bakasef lo titamer bah tahat aşer initah.
וְהָיָ֞ה אִם־לֹ֧א חָפַ֣צְתָּ בָּ֗הּ וְשִׁלַּחְתָּהּ֙ לְנַפְשָׁ֔הּ וּמָכֹ֥ר לֹא־תִמְכְּרֶ֖נָּה בַּכָּ֑סֶף לֹא־תִתְעַמֵּ֣ר בָּ֔הּ תַּ֖חַת אֲשֶׁ֥ר עִנִּיתָֽהּ׃ (ס)
Ondan hoşnut kalmazsan onu kendi isteğince gitmekte özgür bırakacaksın. Onu kesinlikle para karşılığı satmayacak, ona köle gibi davranmayacaksın; çünkü onu küçük düşürdün.
Ki yimatse iş gonev nefeş meehav mibene yisrael vehitamer bo umeharo umet haganav hau uviarta hara mikirbeha.
כִּי־יִמָּצֵ֣א אִ֗ישׁ גֹּנֵ֨ב נֶ֤פֶשׁ מֵאֶחָיו֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְהִתְעַמֶּר־בּ֖וֹ וּמְכָר֑וֹ וּמֵת֙ הַגַּנָּ֣ב הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
Bir adamın kardeşlerinden, İsrael oğullarından birini kaçırdığı, ona köle gibi davranıp onu sattığı ortaya çıkarsa, o hırsız ölecek. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Veheşiveha Adonay mitsrayim booniyot badereh aşer amarti leha lo tosif od lirotah vehitmakartem şam leoyeveha laavadim velişfahot veen kone.
וֶֽהֱשִֽׁיבְךָ֨ יְהוָ֥ה ׀ מִצְרַיִם֮ בָּאֳנִיּוֹת֒ בַּדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּֽי לְךָ֔ לֹא־תֹסִ֥יף ע֖וֹד לִרְאֹתָ֑הּ וְהִתְמַכַּרְתֶּ֨ם שָׁ֧ם לְאֹיְבֶ֛יךָ לַעֲבָדִ֥ים וְלִשְׁפָח֖וֹת וְאֵ֥ין קֹנֶֽה׃ (ס)
Adonay seni, 'Bir daha görmeyeceksin' dediğim yoldan gemilerle Mısır'a geri götürecek. Orada kendinizi düşmanlarına erkek ve kadın köleler olarak satmaya çalışacaksınız; ama satın alan olmayacak.
Eha yirdof ehad elef uşenayim yanisu revava im lo ki tsuram meharam vadonay hisgiram.
אֵיכָ֞ה יִרְדֹּ֤ף אֶחָד֙ אֶ֔לֶף וּשְׁנַ֖יִם יָנִ֣יסוּ רְבָבָ֑ה אִם־לֹא֙ כִּי־צוּרָ֣ם מְכָרָ֔ם וַֽיהוָ֖ה הִסְגִּירָֽם׃
Kayaları onları satmamış, Adonay onları teslim etmemiş olsaydı, bir kişi bin kişiyi nasıl kovalar, iki kişi on bin kişiyi nasıl kaçırırdı?
Temel kelimeler (lemmalar)
sell
39 kullanım · 38 ayet
sale
8 kullanım · 8 ayet
merchandise
1 kullanım · 1 ayet
sale
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.