İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

חוץ

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 63 kez, 60 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit12 kullanım12 ayet
  • Şemot10 kullanım9 ayet
  • Vayikra20 kullanım20 ayet
  • Bamidbar13 kullanım13 ayet
  • Devarim8 kullanım6 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 6:14

    Ase leha tevat atse gofer kinim taase et hateva vehafarta otah mibayit umihuts bakofer.

    עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ תֵּבַ֣ת עֲצֵי־גֹ֔פֶר קִנִּ֖ים תַּֽעֲשֶׂ֣ה אֶת־הַתֵּבָ֑ה וְכָֽפַרְתָּ֥ אֹתָ֛הּ מִבַּ֥יִת וּמִח֖וּץ בַּכֹּֽפֶר׃

    Kendine gofer ağacından bir gemi yap. Gemiyi bölmelere ayır; içini ve dışını ziftle kapla.

  2. Bereşit 9:22

    Vayar ham avi henaan et ervat aviv vayaged lişne ehav bahuts.

    וַיַּ֗רְא חָ֚ם אֲבִ֣י כְנַ֔עַן אֵ֖ת עֶרְוַ֣ת אָבִ֑יו וַיַּגֵּ֥ד לִשְׁנֵֽי־אֶחָ֖יו בַּחֽוּץ׃

    Kenaan’ın babası Ham, babasının çıplaklığını gördü ve dışarıdaki iki kardeşine anlattı.

  3. Bereşit 15:5

    Vayotse oto hahutsa vayomer habet na haşamayma usefor hakohavim im tuhal lispor otam vayomer lo ko yihye zareha.

    וַיּוֹצֵ֨א אֹת֜וֹ הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הַבֶּט־נָ֣א הַשָּׁמַ֗יְמָה וּסְפֹר֙ הַכּ֣וֹכָבִ֔ים אִם־תּוּכַ֖ל לִסְפֹּ֣ר אֹתָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֥ה יִהְיֶ֖ה זַרְעֶֽךָ׃

    Onu dışarı çıkarıp, “Göğe bak; sayabilirsen yıldızları say” dedi. Sonra ona, “Senin soyun böyle olacak” dedi.

  4. Bereşit 19:16

    Vayitmahmah vayahaziku haanaşim beyado uveyad işto uveyad şete venotav behemlat Adonay alav vayotsiuu vayanihuu mihuts lair.

    וַֽיִּתְמַהְמָ֓הּ ׀ וַיַּחֲזִ֨קוּ הָאֲנָשִׁ֜ים בְּיָד֣וֹ וּבְיַד־אִשְׁתּ֗וֹ וּבְיַד֙ שְׁתֵּ֣י בְנֹתָ֔יו בְּחֶמְלַ֥ת יְהוָ֖ה עָלָ֑יו וַיֹּצִאֻ֥הוּ וַיַּנִּחֻ֖הוּ מִח֥וּץ לָעִֽיר׃

    Lot ağırdan alınca adamlar onun, karısının ve iki kızının elinden tuttular. Adonay ona acıdığı için onları çıkarıp kentin dışına bıraktılar.

  5. Bereşit 19:17

    Vayehi hehotsiam otam hahutsa vayomer himalet al nafşeha al tabit ahareha veal taamod behol hakikar hahara himalet pen tisafe.

    וַיְהִי֩ כְהוֹצִיאָ֨ם אֹתָ֜ם הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הִמָּלֵ֣ט עַל־נַפְשֶׁ֔ךָ אַל־תַּבִּ֣יט אַחֲרֶ֔יךָ וְאַֽל־תַּעֲמֹ֖ד בְּכָל־הַכִּכָּ֑ר הָהָ֥רָה הִמָּלֵ֖ט פֶּן־תִּסָּפֶֽה׃

    Onları dışarı çıkarınca biri, “Canını kurtarmak için kaç!” dedi. “Arkana bakma; ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç ki yok olmayasın!”

  6. Bereşit 24:11

    Vayavreh hagemalim mihuts lair el beer hamayim leet erev leet tset haşoavot.

    וַיַּבְרֵ֧ךְ הַגְּמַלִּ֛ים מִח֥וּץ לָעִ֖יר אֶל־בְּאֵ֣ר הַמָּ֑יִם לְעֵ֣ת עֶ֔רֶב לְעֵ֖ת צֵ֥את הַשֹּׁאֲבֹֽת׃

    Akşam vakti, kadınların su çekmeye çıktığı saatte develeri kentin dışındaki su kuyusunun yanında çöktürdü.

  7. Bereşit 24:29

    Ulerivka ah uşemo lavan vayarats lavan el haiş hahutsa el haayin.

    וּלְרִבְקָ֥ה אָ֖ח וּשְׁמ֣וֹ לָבָ֑ן וַיָּ֨רָץ לָבָ֧ן אֶל־הָאִ֛ישׁ הַח֖וּצָה אֶל־הָעָֽיִן׃

    Rivka’nın Lavan adında bir erkek kardeşi vardı. Lavan dışarıya, pınarın başındaki adama doğru koştu.

  8. Bereşit 24:31

    Vayomer bo beruh Adonay lama taamod bahuts veanohi piniti habayit umakom lagemalim.

    וַיֹּ֕אמֶר בּ֖וֹא בְּר֣וּךְ יְהוָ֑ה לָ֤מָּה תַעֲמֹד֙ בַּח֔וּץ וְאָנֹכִי֙ פִּנִּ֣יתִי הַבַּ֔יִת וּמָק֖וֹם לַגְּמַלִּֽים׃

    “Adonay’ın kutsadığı kişi, gel!” dedi. “Neden dışarıda duruyorsun? Evi ve develer için yeri hazırladım.”

  9. Bereşit 39:12

    Vatitpeseu bevigdo lemor şihva imi vayaazov bigdo beyadah vayanos vayetse hahutsa.

    וַתִּתְפְּשֵׂ֧הוּ בְּבִגְד֛וֹ לֵאמֹ֖ר שִׁכְבָ֣ה עִמִּ֑י וַיַּעֲזֹ֤ב בִּגְדוֹ֙ בְּיָדָ֔הּ וַיָּ֖נָס וַיֵּצֵ֥א הַחֽוּצָה׃

    Kadın onun giysisini yakalayıp, “Benimle yat!” dedi. Yosef giysisini onun elinde bırakıp dışarı kaçtı.

  10. Bereşit 39:13

    Vayehi kirotah ki azav bigdo beyadah vayanos hahutsa.

    וַיְהִי֙ כִּרְאוֹתָ֔הּ כִּֽי־עָזַ֥ב בִּגְד֖וֹ בְּיָדָ֑הּ וַיָּ֖נָס הַחֽוּצָה׃

    Kadın, Yosef’in giysisini elinde bırakıp dışarı kaçtığını görünce,

  11. Bereşit 39:15

    Vayehi heşameo ki harimoti koli vaekra vayaazov bigdo etsli vayanos vayetse hahutsa.

    וַיְהִ֣י כְשָׁמְע֔וֹ כִּֽי־הֲרִימֹ֥תִי קוֹלִ֖י וָאֶקְרָ֑א וַיַּעֲזֹ֤ב בִּגְדוֹ֙ אֶצְלִ֔י וַיָּ֖נָס וַיֵּצֵ֥א הַחֽוּצָה׃

    Sesimi yükseltip bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.”

  12. Bereşit 39:18

    Vayehi kaharimi koli vaekra vayaazov bigdo etsli vayanos hahutsa.

    וַיְהִ֕י כַּהֲרִימִ֥י קוֹלִ֖י וָאֶקְרָ֑א וַיַּעֲזֹ֥ב בִּגְד֛וֹ אֶצְלִ֖י וַיָּ֥נָס הַחֽוּצָה׃

    “Sesimi yükseltip bağırınca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.”

  13. Şemot 12:46

    Bevayit ehad yeahel lo totsi min habayit min habasar hutsa veetsem lo tişberu vo.

    בְּבַ֤יִת אֶחָד֙ יֵאָכֵ֔ל לֹא־תוֹצִ֧יא מִן־הַבַּ֛יִת מִן־הַבָּשָׂ֖ר ח֑וּצָה וְעֶ֖צֶם לֹ֥א תִשְׁבְּרוּ־בֽוֹ׃

    Bir tek evde yenecek. Etten hiçbir parçayı evin dışına çıkarmayacaksın; onun hiçbir kemiğini kırmayacaksınız.

  14. Şemot 21:19

    İm yakum vehithaleh bahuts al mişanto venika hamake rak şivto yiten verapo yerape.

    אִם־יָק֞וּם וְהִתְהַלֵּ֥ךְ בַּח֛וּץ עַל־מִשְׁעַנְתּ֖וֹ וְנִקָּ֣ה הַמַּכֶּ֑ה רַ֥ק שִׁבְתּ֛וֹ יִתֵּ֖ן וְרַפֹּ֥א יְרַפֵּֽא׃ (ס)

    kalkıp dışarıda kendi gücüyle yürüyebildiğinde vuran kişi ölüm suçundan kurtulacak. Yalnız çalışamadığı sürenin karşılığını ödeyecek ve tedavisini sağlayacak.

  15. Şemot 25:11

    Vetsipita oto zahav tahor mibayit umihuts tetsapenu veasita alav zer zahav saviv.

    וְצִפִּיתָ֤ אֹתוֹ֙ זָהָ֣ב טָה֔וֹר מִבַּ֥יִת וּמִח֖וּץ תְּצַפֶּ֑נּוּ וְעָשִׂ֧יתָ עָלָ֛יו זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃

    Onu saf altınla kaplayacaksın; içini de dışını da kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.

  16. Şemot 26:35

    Vesamta et haşulhan mihuts laparohet veet hamenora nohah haşulhan al tsela hamişkan temana vehaşulhan titen al tsela tsafon.

    וְשַׂמְתָּ֤ אֶת־הַשֻּׁלְחָן֙ מִח֣וּץ לַפָּרֹ֔כֶת וְאֶת־הַמְּנֹרָה֙ נֹ֣כַח הַשֻּׁלְחָ֔ן עַ֛ל צֶ֥לַע הַמִּשְׁכָּ֖ן תֵּימָ֑נָה וְהַ֨שֻּׁלְחָ֔ן תִּתֵּ֖ן עַל־צֶ֥לַע צָפֽוֹן׃

    Masayı perdenin dışına, menorayı masanın karşısına, Mişkan’ın güney yanına yerleştireceksin. Masayı kuzey yanına koyacaksın.

  17. Şemot 27:21

    Beohel moed mihuts laparohet aşer al haedut yaaroh oto aharon uvanav meerev ad boker lifne Adonay hukat olam ledorotam meet bene yisrael.

    בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵד֩ מִח֨וּץ לַפָּרֹ֜כֶת אֲשֶׁ֣ר עַל־הָעֵדֻ֗ת יַעֲרֹךְ֩ אֹת֨וֹ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו מֵעֶ֥רֶב עַד־בֹּ֖קֶר לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹ֣רֹתָ֔ם מֵאֵ֖ת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)

    Buluşma Çadırı’nda, Tanıklığı örten perdenin dışında, Aaron ve oğulları onu akşamdan sabaha kadar Adonay’ın önünde yanacak biçimde hazırlayacaklar. Bu, İsrael oğullarının kuşaklar boyunca yerine getirecekleri kalıcı bir kuraldır.

  18. Şemot 29:14

    Veet besar hapar veet oro veet pirşo tisrof baeş mihuts lamahane hatat u.

    וְאֶת־בְּשַׂ֤ר הַפָּר֙ וְאֶת־עֹר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ תִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה חַטָּ֖את הֽוּא׃

    Boğanın etini, derisini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yakacaksın. Bu bir günah sunusudur.

  19. Şemot 33:7

    Bu ayette 2 eşleşme

    Umoşe yikah et haohel venata lo mihuts lamahane harhek min hamahane vekara lo ohel moed vehaya kol mevakeş Adonay yetse el ohel moed aşer mihuts lamahane.

    וּמֹשֶׁה֩ יִקַּ֨ח אֶת־הָאֹ֜הֶל וְנָֽטָה־ל֣וֹ ׀ מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֗ה הַרְחֵק֙ מִן־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְקָ֥רָא ל֖וֹ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהָיָה֙ כָּל־מְבַקֵּ֣שׁ יְהוָ֔ה יֵצֵא֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֲשֶׁ֖ר מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Moşe çadırı alır, ordugâhın dışına, ordugâhtan uzağa kurardı. Ona Buluşma Çadırı adını vermişti. Adonay’ı arayan herkes ordugâhın dışındaki Buluşma Çadırı’na çıkardı.

  20. Şemot 37:2

    Vayetsapeu zahav tahor mibayit umihuts vayaas lo zer zahav saviv.

    וַיְצַפֵּ֛הוּ זָהָ֥ב טָה֖וֹר מִבַּ֣יִת וּמִח֑וּץ וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃

    İçini ve dışını saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.

  21. Şemot 40:22

    Vayiten et haşulhan beohel moed al yereh hamişkan tsafona mihuts laparohet.

    וַיִּתֵּ֤ן אֶת־הַשֻּׁלְחָן֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד עַ֛ל יֶ֥רֶךְ הַמִּשְׁכָּ֖ן צָפֹ֑נָה מִח֖וּץ לַפָּרֹֽכֶת׃

    Masayı Buluşma Çadırı’na, Mişkan’ın kuzey yanına, perdenin dışına koydu.

  22. Vayikra 4:12

    Vehotsi et kol hapar el mihuts lamahane el makom tahor el şefeh hadeşen vesaraf oto al etsim baeş al şefeh hadeşen yisaref.

    וְהוֹצִ֣יא אֶת־כָּל־הַ֠פָּר אֶל־מִח֨וּץ לַֽמַּחֲנֶ֜ה אֶל־מָק֤וֹם טָהוֹר֙ אֶל־שֶׁ֣פֶךְ הַדֶּ֔שֶׁן וְשָׂרַ֥ף אֹת֛וֹ עַל־עֵצִ֖ים בָּאֵ֑שׁ עַל־שֶׁ֥פֶךְ הַדֶּ֖שֶׁן יִשָּׂרֵֽף׃ (פ)

    yani boğanın geri kalan bütününü ordugâhın dışına, küllerin döküldüğü temiz bir yere çıkaracak ve odunların üzerinde ateşte yakacak. Küllerin döküldüğü yerde yakılacak.

  23. Vayikra 4:21

    Vehotsi et hapar el mihuts lamahane vesaraf oto kaaşer saraf et hapar harişon hatat hakahal u.

    וְהוֹצִ֣יא אֶת־הַפָּ֗ר אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְשָׂרַ֣ף אֹת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר שָׂרַ֔ף אֵ֖ת הַפָּ֣ר הָרִאשׁ֑וֹן חַטַּ֥את הַקָּהָ֖ל הֽוּא׃ (פ)

    Boğayı ordugâhın dışına çıkarıp ilk boğayı yaktığı gibi yakacak. Bu, cemaatin günah sunusudur.

  24. Vayikra 6:4

    Ufaşat et begadav velavaş begadim aherim vehotsi et hadeşen el mihuts lamahane el makom tahor.

    וּפָשַׁט֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְלָבַ֖שׁ בְּגָדִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְהוֹצִ֤יא אֶת־הַדֶּ֙שֶׁן֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה אֶל־מָק֖וֹם טָהֽוֹר׃

    Sonra giysilerini çıkarıp başka giysiler giyecek ve külleri ordugâhın dışına, temiz bir yere götürecek.

  25. Vayikra 8:17

    Veet hapar veet oro veet besaro veet pirşo saraf baeş mihuts lamahane kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וְאֶת־הַפָּ֤ר וְאֶת־עֹרוֹ֙ וְאֶת־בְּשָׂר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃

    Boğanın derisini, etini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yaktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  26. Vayikra 9:11

    Veet habasar veet haor saraf baeş mihuts lamahane.

    וְאֶת־הַבָּשָׂ֖ר וְאֶת־הָע֑וֹר שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Etini ve derisini ordugâhın dışında ateşte yaktı.

  27. Vayikra 10:4

    Vayikra moşe el mişael veel eltsafan bene uziel dod aharon vayomer alehem kirvu seu et ahehem meet pene hakodeş el mihuts lamahane.

    וַיִּקְרָ֣א מֹשֶׁ֗ה אֶל־מִֽישָׁאֵל֙ וְאֶ֣ל אֶלְצָפָ֔ן בְּנֵ֥י עֻזִּיאֵ֖ל דֹּ֣ד אַהֲרֹ֑ן וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם קִ֠רְב֞וּ שְׂא֤וּ אֶת־אֲחֵיכֶם֙ מֵאֵ֣ת פְּנֵי־הַקֹּ֔דֶשׁ אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Moşe, Aaron’un amcası Uziel’in oğulları Mişael ve Eltsafan’ı çağırdı. Onlara, “Yaklaşın; kardeşlerinizi kutsal yerin önünden alıp ordugâhın dışına taşıyın” dedi.

  28. Vayikra 10:5

    Vayikrevu vayisaum behutonotam el mihuts lamahane kaaşer diber moşe.

    וַֽיִּקְרְב֗וּ וַיִּשָּׂאֻם֙ בְּכֻתֳּנֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר מֹשֶֽׁה׃

    Yaklaştılar ve Moşe’nin söylediği gibi onları entarileriyle birlikte ordugâhın dışına taşıdılar.

  29. Vayikra 13:46

    Kol yeme aşer hanega bo yitma tame u badad yeşev mihuts lamahane moşavo.

    כָּל־יְמֵ֞י אֲשֶׁ֨ר הַנֶּ֥גַע בּ֛וֹ יִטְמָ֖א טָמֵ֣א ה֑וּא בָּדָ֣ד יֵשֵׁ֔ב מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה מוֹשָׁבֽוֹ׃ (ס)

    Belirti üzerinde kaldığı sürece arınmamış olacak; arınmamıştır. Tek başına yaşayacak; kalacağı yer ordugâhın dışında olacak.

  30. Vayikra 14:3

    Veyatsa hakohen el mihuts lamahane veraa hakohen vehine nirpa nega hatsaraat min hatsarua.

    וְיָצָא֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נִרְפָּ֥א נֶֽגַע־הַצָּרַ֖עַת מִן־הַצָּרֽוּעַ׃

    Kâhin ordugâhın dışına çıkıp inceleyecek. Tsaraatlı kişideki belirti iyileşmişse,

  31. Vayikra 14:8

    Vehibes hamitaher et begadav vegilah et kol searo verahats bamayim vetaher veahar yavo el hamahane veyaşav mihuts leoholo şivat yamim.

    וְכִבֶּס֩ הַמִּטַּהֵ֨ר אֶת־בְּגָדָ֜יו וְגִלַּ֣ח אֶת־כָּל־שְׂעָר֗וֹ וְרָחַ֤ץ בַּמַּ֙יִם֙ וְטָהֵ֔ר וְאַחַ֖ר יָב֣וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וְיָשַׁ֛ב מִח֥וּץ לְאָהֳל֖וֹ שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Arınacak kişi giysilerini yıkayacak, bütün kıllarını tıraş edecek, suyla yıkanacak ve arınmış olacak. Bundan sonra ordugâha girebilir; ancak yedi gün çadırının dışında kalacak.

  32. Vayikra 14:40

    Vetsiva hakohen vehiletsu et haavanim aşer bahen hanaga vehişlihu ethen el mihuts lair el makom tame.

    וְצִוָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְחִלְּצוּ֙ אֶת־הָ֣אֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בָּהֵ֖ן הַנָּ֑גַע וְהִשְׁלִ֤יכוּ אֶתְהֶן֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃

    kâhin belirtili taşların sökülüp şehrin dışına, arınmamış bir yere atılmasını buyuracak.

  33. Vayikra 14:41

    Veet habayit yaktsia mibayit saviv veşafehu et heafar aşer hiktsu el mihuts lair el makom tame.

    וְאֶת־הַבַּ֛יִת יַקְצִ֥עַ מִבַּ֖יִת סָבִ֑יב וְשָׁפְכ֗וּ אֶת־הֶֽעָפָר֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְצ֔וּ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃

    Evin içi çepeçevre kazınacak; kazınan sıva şehrin dışına, arınmamış bir yere dökülecek.

  34. Vayikra 14:45

    Venatats et habayit et avanav veet etsav veet kol afar habayit vehotsi el mihuts lair el makom tame.

    וְנָתַ֣ץ אֶת־הַבַּ֗יִת אֶת־אֲבָנָיו֙ וְאֶת־עֵצָ֔יו וְאֵ֖ת כָּל־עֲפַ֣ר הַבָּ֑יִת וְהוֹצִיא֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃

    Ev yıkılacak; taşları, ahşapları ve bütün sıvası şehrin dışına, arınmamış bir yere çıkarılacak.

  35. Vayikra 14:53

    Veşilah et hatsipor hahaya el mihuts lair el pene hasade vehiper al habayit vetaher.

    וְשִׁלַּ֞ח אֶת־הַצִּפֹּ֧ר הַֽחַיָּ֛ה אֶל־מִח֥וּץ לָעִ֖יר אֶל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֑ה וְכִפֶּ֥ר עַל־הַבַּ֖יִת וְטָהֵֽר׃

    Canlı kuşu şehrin dışına, açık araziye salıverecek. Ev için kefaret sağlayacak ve ev arınmış olacak.

  36. Vayikra 16:27

    Veet par hahatat veet seir hahatat aşer huva et damam lehaper bakodeş yotsi el mihuts lamahane vesarefu vaeş et orotam veet besaram veet pirşam.

    וְאֵת֩ פַּ֨ר הַֽחַטָּ֜את וְאֵ֣ת ׀ שְׂעִ֣יר הַֽחַטָּ֗את אֲשֶׁ֨ר הוּבָ֤א אֶת־דָּמָם֙ לְכַפֵּ֣ר בַּקֹּ֔דֶשׁ יוֹצִ֖יא אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְשָׂרְפ֣וּ בָאֵ֔שׁ אֶת־עֹרֹתָ֥ם וְאֶת־בְּשָׂרָ֖ם וְאֶת־פִּרְשָֽׁם׃

    Kutsal yerde kefaret sağlamak için kanları içeri getirilen günah sunusu boğası ve keçisi ordugâhın dışına çıkarılacak. Derileri, etleri ve dışkıları ateşte yakılacak.

  37. Vayikra 17:3

    İş mibet yisrael aşer yişhat şor o hesev o ez bamahane o aşer yişhat mihuts lamahane.

    אִ֥ישׁ אִישׁ֙ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֨ר יִשְׁחַ֜ט שׁ֥וֹר אוֹ־כֶ֛שֶׂב אוֹ־עֵ֖ז בַּֽמַּחֲנֶ֑ה א֚וֹ אֲשֶׁ֣ר יִשְׁחַ֔ט מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    İsrael halkından biri ordugâhın içinde ya da dışında bir sığır, koyun veya keçi keser,

  38. Vayikra 18:9

    Ervat ahoteha vat aviha o vat imeha moledet bayit o moledet huts lo tegale ervatan.

    עֶרְוַ֨ת אֲחֽוֹתְךָ֤ בַת־אָבִ֙יךָ֙ א֣וֹ בַת־אִמֶּ֔ךָ מוֹלֶ֣דֶת בַּ֔יִת א֖וֹ מוֹלֶ֣דֶת ח֑וּץ לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽן׃ (ס)

    Babanın kızı ya da annenin kızı olan kız kardeşinin, ister evde ister dışarıda doğmuş olsun, çıplaklığını açmayacaksın.

  39. Vayikra 24:3

    Mihuts lefarohet haedut beohel moed yaaroh oto aharon meerev ad boker lifne Adonay tamid hukat olam ledorotehem.

    מִחוּץ֩ לְפָרֹ֨כֶת הָעֵדֻ֜ת בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד יַעֲרֹךְ֩ אֹת֨וֹ אַהֲרֹ֜ן מֵעֶ֧רֶב עַד־בֹּ֛קֶר לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה תָּמִ֑יד חֻקַּ֥ת עוֹלָ֖ם לְדֹרֹֽתֵיכֶֽם׃

    Aaron, Buluşma Çadırı’nda Tanıklık perdesinin dışında, Adonay’ın önünde akşamdan sabaha sürekli yanması için kandili düzenleyecek. Bu, kuşaklarınız boyunca kalıcı bir kuraldır.

  40. Vayikra 24:14

    Hotse et hamekalel el mihuts lamahane vesamehu hal haşomeim et yedehem al roşo veragemu oto kol haeda.

    הוֹצֵ֣א אֶת־הַֽמְקַלֵּ֗ל אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְסָמְכ֧וּ כָֽל־הַשֹּׁמְעִ֛ים אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹאשׁ֑וֹ וְרָגְמ֥וּ אֹת֖וֹ כָּל־הָעֵדָֽה׃

    “Lanet edeni ordugâhın dışına çıkar. Onu duyan herkes ellerini başına koysun ve bütün topluluk onu taşlasın.

  41. Vayikra 24:23

    Vayedaber moşe el bene yisrael vayotsiu et hamekalel el mihuts lamahane vayirgemu oto aven uvene yisrael asu kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וַיְדַבֵּ֣ר מֹשֶׁה֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַיּוֹצִ֣יאוּ אֶת־הַֽמְקַלֵּ֗ל אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיִּרְגְּמ֥וּ אֹת֖וֹ אָ֑בֶן וּבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֣ל עָשׂ֔וּ כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Moşe bunları İsraeloğullarına bildirdi. Lanet edeni ordugâhın dışına çıkarıp taşladılar. İsraeloğulları, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.

  42. Bamidbar 5:3

    Mizahar ad nekeva teşalehu el mihuts lamahane teşalehum velo yetameu et mahanehem aşer ani şohen betoham.

    מִזָּכָ֤ר עַד־נְקֵבָה֙ תְּשַׁלֵּ֔חוּ אֶל־מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה תְּשַׁלְּח֑וּם וְלֹ֤א יְטַמְּאוּ֙ אֶת־מַ֣חֲנֵיהֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י שֹׁכֵ֥ן בְּתוֹכָֽם׃

    Erkek olsun kadın olsun, onları ordugâhın dışına çıkaracaksınız. Aralarında bulunduğum ordugâhlarını arınmamış duruma getirmesinler.

  43. Bamidbar 5:4

    Vayaasu hen bene yisrael vayeşalehu otam el mihuts lamahane kaaşer diber Adonay el moşe ken asu bene yisrael.

    וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְשַׁלְּח֣וּ אוֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה כֵּ֥ן עָשׂ֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)

    İsraeloğulları böyle yaptılar ve onları ordugâhın dışına çıkardılar. Adonay’ın Moşe’ye söylediği gibi, İsraeloğulları aynen yaptılar.

  44. Bamidbar 12:14

    Vayomer Adonay el moşe veaviha yarok yarak befaneha halo tikalem şivat yamim tisager şivat yamim mihuts lamahane veahar teasef.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה וְאָבִ֙יהָ֙ יָרֹ֤ק יָרַק֙ בְּפָנֶ֔יהָ הֲלֹ֥א תִכָּלֵ֖ם שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים תִּסָּגֵ֞ר שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְאַחַ֖ר תֵּאָסֵֽף׃

    Adonay Moşe’ye, “Babası yüzüne tükürse yedi gün utanmaz mıydı?” dedi. “Yedi gün ordugâhın dışında ayrı tutulsun; sonra geri alınsın.”

  45. Bamidbar 12:15

    Vatisager miryam mihuts lamahane şivat yamim vehaam lo nasa ad heasef miryam.

    וַתִּסָּגֵ֥ר מִרְיָ֛ם מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים וְהָעָם֙ לֹ֣א נָסַ֔ע עַד־הֵאָסֵ֖ף מִרְיָֽם׃

    Miryam yedi gün ordugâhın dışında ayrı tutuldu. Miryam geri alınana kadar halk yola çıkmadı.

  46. Bamidbar 15:35

    Vayomer Adonay el moşe mot yumat haiş ragom oto vaavanim kol haeda mihuts lamahane.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָאִ֑ישׁ רָג֨וֹם אֹת֤וֹ בָֽאֲבָנִים֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Adonay Moşe’ye, “O adam mutlaka öldürülecek. Bütün topluluk onu ordugâhın dışında taşlayacak” dedi.

  47. Bamidbar 15:36

    Vayotsiu oto kol haeda el mihuts lamahane vayirgemu oto baavanim vayamot kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וַיֹּצִ֨יאוּ אֹת֜וֹ כָּל־הָעֵדָ֗ה אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיִּרְגְּמ֥וּ אֹת֛וֹ בָּאֲבָנִ֖ים וַיָּמֹ֑ת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Bütün topluluk onu ordugâhın dışına çıkardı. Adonay’ın Moşe’ye emrettiği gibi onu taşladılar ve öldü.

  48. Bamidbar 19:3

    Unetatem otah el elazar hakohen vehotsi otah el mihuts lamahane veşahat otah lefanav.

    וּנְתַתֶּ֣ם אֹתָ֔הּ אֶל־אֶלְעָזָ֖ר הַכֹּהֵ֑ן וְהוֹצִ֤יא אֹתָהּ֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְשָׁחַ֥ט אֹתָ֖הּ לְפָנָֽיו׃

    Onu kâhin Elazar’a vereceksiniz. Ordugâhın dışına çıkarılacak ve onun önünde kesilecek.

  49. Bamidbar 19:9

    Veasaf tahor et efer hapara vehiniah mihuts lamahane bemakom tahor vehayeta laadat bene yisrael lemişmeret leme nida hatat hi.

    וְאָסַ֣ף ׀ אִ֣ישׁ טָה֗וֹר אֵ֚ת אֵ֣פֶר הַפָּרָ֔ה וְהִנִּ֛יחַ מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה בְּמָק֣וֹם טָה֑וֹר וְ֠הָיְתָה לַעֲדַ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֧ל לְמִשְׁמֶ֛רֶת לְמֵ֥י נִדָּ֖ה חַטָּ֥את הִֽוא׃

    Arınmış bir kişi ineğin külünü toplayıp ordugâhın dışında temiz bir yere koyacak. İsraeloğulları topluluğu için arındırma suyunda kullanılmak üzere saklanacak. Bu, arındırma içindir.

  50. Bamidbar 31:13

    Vayetseu moşe veelazar hakohen vehol nesie haeda likratam el mihuts lamahane.

    וַיֵּ֨צְא֜וּ מֹשֶׁ֨ה וְאֶלְעָזָ֧ר הַכֹּהֵ֛ן וְכָל־נְשִׂיאֵ֥י הָעֵדָ֖ה לִקְרָאתָ֑ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Moşe, kohen Elazar ve topluluğun bütün önderleri onları karşılamak için ordugâhın dışına çıktılar.

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

חוּץ

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

the outside

63 kullanım · 60 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.