אָמַן
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
confirm
21 kullanım · 19 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 52 kez, 49 farklı ayette görülür. Kök altında 7 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Veheemin badonay vayahşeveha lo tsedaka.
וְהֶאֱמִ֖ן בַּֽיהוָ֑ה וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ לּ֖וֹ צְדָקָֽה׃
Avram Adonay’a güvendi; Adonay bunu ona doğruluk olarak saydı.
Vayomer Adonay el avraham lama ze tsahaka sara lemor haaf umnam eled vaani zakanti.
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֶל־אַבְרָהָ֑ם לָ֣מָּה זֶּה֩ צָחֲקָ֨ה שָׂרָ֜ה לֵאמֹ֗ר הַאַ֥ף אֻמְנָ֛ם אֵלֵ֖ד וַאֲנִ֥י זָקַֽנְתִּי׃
Adonay Avraam’a, “Sara neden ‘Ben yaşlanmışken gerçekten doğurabilir miyim?’ diyerek güldü?” dedi.
Vegam amena ahoti vat avi hi ah lo vat imi vatehi li leişa.
וְגַם־אָמְנָ֗ה אֲחֹתִ֤י בַת־אָבִי֙ הִ֔וא אַ֖ךְ לֹ֣א בַת־אִמִּ֑י וַתְּהִי־לִ֖י לְאִשָּֽׁה׃
“Üstelik o gerçekten benim kız kardeşimdir; babamın kızıdır, ama annemin kızı değildir. Sonra benim karım oldu.
Vayomer baruh Adonay elohe adoni avraham aşer lo azav hasdo vaamito meim adoni anohi badereh nahani Adonay bet ahe adoni.
וַיֹּ֗אמֶר בָּר֤וּךְ יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲ֠שֶׁר לֹֽא־עָזַ֥ב חַסְדּ֛וֹ וַאֲמִתּ֖וֹ מֵעִ֣ם אֲדֹנִ֑י אָנֹכִ֗י בַּדֶּ֙רֶךְ֙ נָחַ֣נִי יְהוָ֔ה בֵּ֖ית אֲחֵ֥י אֲדֹנִֽי׃
“Efendim Avraam’ın Tanrısı Adonay’a övgüler olsun!” dedi. “Efendimden iyiliğini ve sadakatini esirgemedi. Ben yoldayken Adonay beni efendimin kardeşlerinin evine yöneltti.”
Vaekod vaeştahave ladonay vaavareh et Adonay elohe adoni avraham aşer hinhani bedereh emet lakahat et bat ahi adoni livno.
וָאֶקֹּ֥ד וָֽאֶשְׁתַּחֲוֶ֖ה לַיהוָ֑ה וָאֲבָרֵ֗ךְ אֶת־יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲשֶׁ֤ר הִנְחַ֙נִי֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֱמֶ֔ת לָקַ֛חַת אֶת־בַּת־אֲחִ֥י אֲדֹנִ֖י לִבְנֽוֹ׃
Eğilip Adonay’ın önünde yere kapandım. Efendimin kardeşinin kızını oğluna almak için beni doğru yolda yönelten, efendim Avraam’ın Tanrısı Adonay’a övgüler sundum.
Veata im yeşhem osim hesed veemet et adoni hagidu li veim lo hagidu li veefne al yamin o al semol.
וְ֠עַתָּה אִם־יֶשְׁכֶ֨ם עֹשִׂ֜ים חֶ֧סֶד וֶֽאֱמֶ֛ת אֶת־אֲדֹנִ֖י הַגִּ֣ידוּ לִ֑י וְאִם־לֹ֕א הַגִּ֣ידוּ לִ֔י וְאֶפְנֶ֥ה עַל־יָמִ֖ין א֥וֹ עַל־שְׂמֹֽאל׃
Şimdi efendime iyilik ve sadakat gösterecekseniz bana söyleyin. Göstermeyecekseniz onu da söyleyin ki sağa ya da sola yöneleyim.”
Katoneti mikol hahasadim umikol haemet aşer asita et avdeha ki vemakli avarti et hayarden haze veata hayiti lişne mahanot.
קָטֹ֜נְתִּי מִכֹּ֤ל הַחֲסָדִים֙ וּמִכָּל־הָ֣אֱמֶ֔ת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָ אֶת־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י בְמַקְלִ֗י עָבַ֙רְתִּי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֣ן הַזֶּ֔ה וְעַתָּ֥ה הָיִ֖יתִי לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃
Kuluna gösterdiğin bütün iyiliklere ve bütün sadakatine layık değilim. Çünkü bu Yarden’i yalnız değneğimle geçmiştim; şimdi iki kamp oldum.
Şilhu mikem ehad veyikah et ahihem veatem heaseru veyibahanu divrehem haemet itehem veim lo he faro ki meragelim atem.
שִׁלְח֨וּ מִכֶּ֣ם אֶחָד֮ וְיִקַּ֣ח אֶת־אֲחִיכֶם֒ וְאַתֶּם֙ הֵאָ֣סְר֔וּ וְיִבָּֽחֲנוּ֙ דִּבְרֵיכֶ֔ם הַֽאֱמֶ֖ת אִתְּכֶ֑ם וְאִם־לֹ֕א חֵ֣י פַרְעֹ֔ה כִּ֥י מְרַגְּלִ֖ים אַתֶּֽם׃
İçinizden birini gönderin, kardeşinizi getirsin. Siz tutuklu kalacaksınız. Söyledikleriniz sınanacak, doğru söyleyip söylemediğiniz anlaşılacak. Doğru değilse, Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, siz casussunuz!”
Veet ahihem hakaton taviu elay veyeamenu divrehem velo tamutu vayaasu hen.
וְאֶת־אֲחִיכֶ֤ם הַקָּטֹן֙ תָּבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְיֵאָמְנ֥וּ דִבְרֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א תָמ֑וּתוּ וַיַּעֲשׂוּ־כֵֽן׃
Sonra en küçük kardeşinizi bana getirin. Böylece sözleriniz doğrulanır ve ölmezsiniz.” Onlar da bunu kabul etti.
Vayagidu lo lemor od yosef hay vehi u moşel behol erets mitsrayim vayafag libo ki lo heemin lahem.
וַיַּגִּ֨דוּ ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר ע֚וֹד יוֹסֵ֣ף חַ֔י וְכִֽי־ה֥וּא מֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וַיָּ֣פָג לִבּ֔וֹ כִּ֥י לֹא־הֶאֱמִ֖ין לָהֶֽם׃
Ona, “Yosef hâlâ yaşıyor! Üstelik bütün Mısır ülkesini yönetiyor!” dediler. Yaakov’un yüreği donakaldı; onlara inanmadı.
Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.
וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃
İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.
Vayaan moşe vayomer vehen lo yaaminu li velo yişmeu bekoli ki yomeru lo nira eleha Adonay.
וַיַּ֤עַן מֹשֶׁה֙ וַיֹּ֔אמֶר וְהֵן֙ לֹֽא־יַאֲמִ֣ינוּ לִ֔י וְלֹ֥א יִשְׁמְע֖וּ בְּקֹלִ֑י כִּ֣י יֹֽאמְר֔וּ לֹֽא־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֖יךָ יְהוָֽה׃
Moşe, “Ya bana inanmaz, sözümü dinlemezlerse?” diye karşılık verdi. “‘Adonay sana görünmedi’ derlerse?”
Lemaan yaaminu ki nira eleha Adonay elohe avotam elohe avraham elohe yitshak velohe yaakov.
לְמַ֣עַן יַאֲמִ֔ינוּ כִּֽי־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֛יךָ יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתָ֑ם אֱלֹהֵ֧י אַבְרָהָ֛ם אֱלֹהֵ֥י יִצְחָ֖ק וֵאלֹהֵ֥י יַעֲקֹֽב׃
“Böylece atalarının Tanrısı Adonay’ın, Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı ve Yaakov’un Tanrısı’nın sana göründüğüne inanacaklar.”
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaya im lo yaaminu lah velo yişmeu lekol haot harişon veheeminu lekol haot haaharon.
וְהָיָה֙ אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֣ינוּ לָ֔ךְ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּ לְקֹ֖ל הָאֹ֣ת הָרִאשׁ֑וֹן וְהֶֽאֱמִ֔ינוּ לְקֹ֖ל הָאֹ֥ת הָאַחֲרֽוֹן׃
“Eğer sana inanmaz, ilk işaretin bildirdiğine kulak vermezlerse, sonraki işaretin bildirdiğine inanacaklar.
Vehaya im lo yaaminu gam lişne haotot haele velo yişmeun lekoleha velakahta mimeme hayeor veşafahta hayabaşa vehayu hamayim aşer tikah min hayeor vehayu ledam bayabaşet.
וְהָיָ֡ה אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֡ינוּ גַּם֩ לִשְׁנֵ֨י הָאֹת֜וֹת הָאֵ֗לֶּה וְלֹ֤א יִשְׁמְעוּן֙ לְקֹלֶ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֙ מִמֵּימֵ֣י הַיְאֹ֔ר וְשָׁפַכְתָּ֖ הַיַּבָּשָׁ֑ה וְהָי֤וּ הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁ֣ר תִּקַּ֣ח מִן־הַיְאֹ֔ר וְהָי֥וּ לְדָ֖ם בַּיַּבָּֽשֶׁת׃
Bu iki işarete de inanmaz, sözünü dinlemezlerse, Nil’den biraz su alıp kuru toprağa dök. Nil’den aldığın su, kuru toprak üzerinde kana dönüşecek.”
Vayaamen haam vayişmeu ki fakad Adonay et bene yisrael vehi raa et onyam vayikedu vayişetahavu.
וַֽיַּאֲמֵ֖ן הָעָ֑ם וַֽיִּשְׁמְע֡וּ כִּֽי־פָקַ֨ד יְהוָ֜ה אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְכִ֤י רָאָה֙ אֶת־עָנְיָ֔ם וַֽיִּקְּד֖וּ וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃
Halk inandı. Adonay’ın İsrael oğullarıyla ilgilendiğini ve çektikleri eziyeti gördüğünü duyunca başlarını eğip yere kapandılar.
Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.
וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)
İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.
Vide moşe kevedim vayikhu even vayasimu tahtav vayeşev aleha veaharon vehur tamehu veyadav mize ehad umize ehad vayehi yadav emuna ad bo haşameş.
וִידֵ֤י מֹשֶׁה֙ כְּבֵדִ֔ים וַיִּקְחוּ־אֶ֛בֶן וַיָּשִׂ֥ימוּ תַחְתָּ֖יו וַיֵּ֣שֶׁב עָלֶ֑יהָ וְאַהֲרֹ֨ן וְח֜וּר תָּֽמְכ֣וּ בְיָדָ֗יו מִזֶּ֤ה אֶחָד֙ וּמִזֶּ֣ה אֶחָ֔ד וַיְהִ֥י יָדָ֛יו אֱמוּנָ֖ה עַד־בֹּ֥א הַשָּֽׁמֶשׁ׃
Moşe’nin elleri ağırlaştı. Bir taş alıp altına koydular; üzerine oturdu. Aaron ile Hur, biri bir yanında, öteki öbür yanında, ellerini desteklediler. Böylece elleri güneş batıncaya kadar sabit kaldı.
Veata teheze mikol haam anşe hayil yire Elohim anşe emet sonee vatsa vesamta alehem sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.
וְאַתָּ֣ה תֶחֱזֶ֣ה מִכָּל־הָ֠עָם אַנְשֵׁי־חַ֜יִל יִרְאֵ֧י אֱלֹהִ֛ים אַנְשֵׁ֥י אֱמֶ֖ת שֹׂ֣נְאֵי בָ֑צַע וְשַׂמְתָּ֣ עֲלֵהֶ֗ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃
Bütün halk arasından yetenekli, Tanrı’dan korkan, güvenilir, haksız kazançtan nefret eden adamlar seç. Onları halkın üzerine bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları olarak ata.
Vayomer Adonay el moşe hine anohi ba eleha beav heanan baavur yişma haam bedaberi imah vegam beha yaaminu leolam vayaged moşe et divre haam el Adonay.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י בָּ֣א אֵלֶיךָ֮ בְּעַ֣ב הֶֽעָנָן֒ בַּעֲב֞וּר יִשְׁמַ֤ע הָעָם֙ בְּדַבְּרִ֣י עִמָּ֔ךְ וְגַם־בְּךָ֖ יַאֲמִ֣ינוּ לְעוֹלָ֑ם וַיַּגֵּ֥ד מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Seninle konuştuğumda halk duysun ve sana da sonsuza dek güvensin diye sana koyu bir bulut içinde geleceğim.” Moşe halkın sözlerini Adonay’a bildirdi.
Vayaavor Adonay al panav vayikra Adonay Adonay el rahum vehanun ereh apayim verav hesed veemet.
וַיַּעֲבֹ֨ר יְהוָ֥ה ׀ עַל־פָּנָיו֮ וַיִּקְרָא֒ יְהוָ֣ה ׀ יְהוָ֔ה אֵ֥ל רַח֖וּם וְחַנּ֑וּן אֶ֥רֶךְ אַפַּ֖יִם וְרַב־חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת ׀
Adonay onun önünden geçerek şöyle seslendi: “Adonay, Adonay; merhametli ve lütufkâr Tanrı, geç öfkelenen, sevgisi ve sadakati bol olan;
Bu ayette 2 eşleşme
Uvau hamayim hamearerim haele bemeayih latsbot beten velanpil yareh veamera haişa amen amen.
וּ֠בָאוּ הַמַּ֨יִם הַמְאָרְרִ֤ים הָאֵ֙לֶּה֙ בְּֽמֵעַ֔יִךְ לַצְבּ֥וֹת בֶּ֖טֶן וְלַנְפִּ֣ל יָרֵ֑ךְ וְאָמְרָ֥ה הָאִשָּׁ֖ה אָמֵ֥ן ׀ אָמֵֽן׃
Bu lanet getiren su içine girsin; karnını şişirsin ve uyluğunu çökertsin.” Kadın, “Amen, amen” diyecek.
Heanohi hariti et kol haam haze im anohi yelidtiu ki tomar elay saeu vehekeha kaaşer yisa haomen et hayonek al haadama aşer nişbata laavotav.
הֶאָנֹכִ֣י הָרִ֗יתִי אֵ֚ת כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אִם־אָנֹכִ֖י יְלִדְתִּ֑יהוּ כִּֽי־תֹאמַ֨ר אֵלַ֜י שָׂאֵ֣הוּ בְחֵיקֶ֗ךָ כַּאֲשֶׁ֨ר יִשָּׂ֤א הָאֹמֵן֙ אֶת־הַיֹּנֵ֔ק עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתָּ לַאֲבֹתָֽיו׃
Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onu ben mi doğurdum ki bana, ‘Bir bakıcının emzikteki çocuğu taşıdığı gibi onları kucağında, atalarına ant içtiğim toprağa taşı’ diyorsun?
Lo hen avdi moşe behol beti neeman u.
לֹא־כֵ֖ן עַבְדִּ֣י מֹשֶׁ֑ה בְּכָל־בֵּיתִ֖י נֶאֱמָ֥ן הֽוּא׃
Kulum Moşe öyle değildir. O, bütün evimde güvenilendir.
Vayomer Adonay el moşe ad ana yenaatsuni haam haze vead ana lo yaaminu vi behol haotot aşer asiti bekirbo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַד־אָ֥נָה יְנַאֲצֻ֖נִי הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְעַד־אָ֙נָה֙ לֹא־יַאֲמִ֣ינוּ בִ֔י בְּכֹל֙ הָֽאֹת֔וֹת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי בְּקִרְבּֽוֹ׃
Adonay Moşe’ye, “Bu halk Beni daha ne zamana kadar küçümseyecek?” dedi. “Aralarında yaptığım bütün belirtilere rağmen Bana daha ne zamana kadar güvenmeyecekler?
Vayomer Adonay el moşe veel aharon yaan lo heemantem bi lehakdişeni leene bene yisrael lahen lo taviu et hakahal haze el haarets aşer natati lahem.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ יַ֚עַן לֹא־הֶאֱמַנְתֶּ֣ם בִּ֔י לְהַ֨קְדִּישֵׁ֔נִי לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לָכֵ֗ן לֹ֤א תָבִ֙יאוּ֙ אֶת־הַקָּהָ֣ל הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָהֶֽם׃
Adonay Moşe’ye ve Aaron’a, “İsraeloğullarının gözleri önünde kutsallığımı göstermek için Bana güvenmediğinizden, bu topluluğu kendilerine verdiğim ülkeye siz getirmeyeceksiniz” dedi.
Vayomer balak el bilam halo şaloah şalahti eleha likro lah lama lo halahta elay haumnam lo uhal kabedeha.
וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלֹא֩ שָׁלֹ֨חַ שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לִקְרֹא־לָ֔ךְ לָ֥מָּה לֹא־הָלַ֖כְתָּ אֵלָ֑י הַֽאֻמְנָ֔ם לֹ֥א אוּכַ֖ל כַּבְּדֶֽךָ׃
Balak Bilam’a şöyle dedi: “Seni çağırmak için tekrar tekrar haber göndermedim mi? Neden bana gelmedin? Gerçekten seni onurlandıramayacağımı mı düşündün?”
Uvadavar haze enehem maaminim badonay elohehem.
וּבַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה אֵֽינְכֶם֙ מַאֲמִינִ֔ם בַּיהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Ama bu konuda Tanrınız Adonay’a güvenmiyorsunuz.
Veyadata ki Adonay eloheha u haelohim hael haneeman şomer haberit vehahesed leohavav uleşomere mitsvotav leelef dor.
וְיָ֣דַעְתָּ֔ כִּֽי־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ ה֣וּא הָֽאֱלֹהִ֑ים הָאֵל֙ הַֽנֶּאֱמָ֔ן שֹׁמֵ֧ר הַבְּרִ֣ית וְהַחֶ֗סֶד לְאֹהֲבָ֛יו וּלְשֹׁמְרֵ֥י מצותו [מִצְוֺתָ֖יו] לְאֶ֥לֶף דּֽוֹר׃
Bil ki Tanrın Adonay Tanrı’dır; Kendisini sevenlere ve emirlerini koruyanlara bin kuşak boyunca antlaşmayı ve sevgiyi koruyan güvenilir Tanrı’dır.
Uvişloah Adonay ethem mikadeş barnea lemor alu ureşu et haarets aşer natati lahem vatamru et pi Adonay elohehem velo heemantem lo velo şematem bekolo.
וּבִשְׁלֹ֨חַ יְהוָ֜ה אֶתְכֶ֗ם מִקָּדֵ֤שׁ בַּרְנֵ֙עַ֙ לֵאמֹ֔ר עֲלוּ֙ וּרְשׁ֣וּ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָכֶ֑ם וַתַּמְר֗וּ אֶת־פִּ֤י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם וְלֹ֤א הֶֽאֱמַנְתֶּם֙ ל֔וֹ וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקֹלֽוֹ׃
Adonay sizi Kadeş-Barnea’dan, ‘Çıkın, size verdiğim ülkeyi ele geçirin’ diye gönderdiğinde Tanrınız Adonay’ın buyruğuna karşı geldiniz. O’na güvenmediniz, sesini dinlemediniz.
Vedaraşta vehakarta veşaalta hetev vehine emet nahon hadavar neesta hatoeva hazot bekirbeha.
וְדָרַשְׁתָּ֧ וְחָקַרְתָּ֧ וְשָׁאַלְתָּ֖ הֵיטֵ֑ב וְהִנֵּ֤ה אֱמֶת֙ נָכ֣וֹן הַדָּבָ֔ר נֶעֶשְׂתָ֛ה הַתּוֹעֵבָ֥ה הַזֹּ֖את בְּקִרְבֶּֽךָ׃
İyice araştıracak, inceleyecek ve soruşturacaksın. Eğer haber doğru ve kesin ise, bu iğrenç şey aranda yapılmışsa,
Vehugad leha veşamaeta vedaraşta hetev vehine emet nahon hadavar neesta hatoeva hazot beyisrael.
וְהֻֽגַּד־לְךָ֖ וְשָׁמָ֑עְתָּ וְדָרַשְׁתָּ֣ הֵיטֵ֔ב וְהִנֵּ֤ה אֱמֶת֙ נָכ֣וֹן הַדָּבָ֔ר נֶעֶשְׂתָ֛ה הַתּוֹעֵבָ֥ה הַזֹּ֖את בְּיִשְׂרָאֵֽל׃
ve bu sana bildirilip kulağına gelirse, iyice araştıracaksın. Bu işin doğru olduğu, bu iğrenç şeyin İsrael'de yapıldığı kesinleşirse,
Veim emet haya hadavar haze lo nimtseu vetulim lanaara.
וְאִם־אֱמֶ֣ת הָיָ֔ה הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה לֹא־נִמְצְא֥וּ בְתוּלִ֖ים לנער [לַֽנַּעֲרָֽה׃]
Ama bu suçlama doğruysa, genç kadında bekâret belirtileri bulunmamışsa,
Arur haiş aşer yaase fesel umaseha toavat Adonay maase yede haraş vesam basater veanu hol haam veameru amen.
אָר֣וּר הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁ֣ר יַעֲשֶׂה֩ פֶ֨סֶל וּמַסֵּכָ֜ה תּוֹעֲבַ֣ת יְהוָ֗ה מַעֲשֵׂ֛ה יְדֵ֥י חָרָ֖שׁ וְשָׂ֣ם בַּסָּ֑תֶר וְעָנ֧וּ כָל־הָעָ֛ם וְאָמְר֖וּ אָמֵֽן׃ (ס)
"Adonay için iğrenç olan, usta eliyle yapılmış oyma ya da dökme bir put yapıp gizli bir yere koyan kişi lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diye karşılık verecek.
Arur makle aviv veimo veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַקְלֶ֥ה אָבִ֖יו וְאִמּ֑וֹ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Babasını ve annesini küçümseyen lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur masig gevul reeu veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַסִּ֖יג גְּב֣וּל רֵעֵ֑הוּ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Komşusunun sınır taşını yerinden oynatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur maşge iver badareh veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַשְׁגֶּ֥ה עִוֵּ֖ר בַּדָּ֑רֶךְ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Körü yolda saptıran lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur mate mişpat ger yatom vealmana veamar kol haam amen.
אָר֗וּר מַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט גֵּר־יָת֖וֹם וְאַלְמָנָ֑ה וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Yabancının, yetimin ve dulun hakkını çiğneyen lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im eşet aviv ki gila kenaf aviv veamar kol haam amen.
אָר֗וּר שֹׁכֵב֙ עִם־אֵ֣שֶׁת אָבִ֔יו כִּ֥י גִלָּ֖ה כְּנַ֣ף אָבִ֑יו וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Babasının eşiyle yatan lanetlidir; çünkü babasının örtüsünü açmıştır." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im kol behema veamar kol haam amen.
אָר֕וּר שֹׁכֵ֖ב עִם־כָּל־בְּהֵמָ֑ה וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Herhangi bir hayvanla yatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im ahoto bat aviv o vat imo veamar kol haam amen.
אָר֗וּר שֹׁכֵב֙ עִם־אֲחֹת֔וֹ בַּת־אָבִ֖יו א֣וֹ בַת־אִמּ֑וֹ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Babasının ya da annesinin kızı olan kız kardeşiyle yatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur şohev im hotanto veamar kol haam amen.
אָר֕וּר שֹׁכֵ֖ב עִם־חֹֽתַנְתּ֑וֹ וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Kayınvalidesiyle yatan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur make reeu basater veamar kol haam amen.
אָר֕וּר מַכֵּ֥ה רֵעֵ֖הוּ בַּסָּ֑תֶר וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Komşusunu gizlice öldüren lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur lokeah şohad lehakot nefeş dam naki veamar kol haam amen.
אָרוּר֙ לֹקֵ֣חַ שֹׁ֔חַד לְהַכּ֥וֹת נֶ֖פֶשׁ דָּ֣ם נָקִ֑י וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Arur aşer lo yakim et divre hatora hazot laasot otam veamar kol haam amen.
אָר֗וּר אֲשֶׁ֧ר לֹא־יָקִ֛ים אֶת־דִּבְרֵ֥י הַתּוֹרָֽה־הַזֹּ֖את לַעֲשׂ֣וֹת אוֹתָ֑ם וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (פ)
"Bu Tora'nın sözlerini yerine getirmek üzere ayakta tutmayan lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.'
Bu ayette 2 eşleşme
Vehifla Adonay et makoteha veet makot zareha makot gedolot veneemanot voholayim raim veneemanim.
וְהִפְלָ֤א יְהוָה֙ אֶת־מַכֹּ֣תְךָ֔ וְאֵ֖ת מַכּ֣וֹת זַרְעֶ֑ךָ מַכּ֤וֹת גְּדֹלוֹת֙ וְנֶ֣אֱמָנ֔וֹת וָחֳלָיִ֥ם רָעִ֖ים וְנֶאֱמָנִֽים׃
Adonay seni ve soyunu olağanüstü belalarla, büyük ve kalıcı belalarla, ağır ve kalıcı hastalıklarla vuracak.
Vehayu hayeha teluim leha mineged ufahadta layla veyomam velo taamin behayeha.
וְהָי֣וּ חַיֶּ֔יךָ תְּלֻאִ֥ים לְךָ֖ מִנֶּ֑גֶד וּפָֽחַדְתָּ֙ לַ֣יְלָה וְיוֹמָ֔ם וְלֹ֥א תַאֲמִ֖ין בְּחַיֶּֽיךָ׃
Hayatın önünde bir ipliğe asılı gibi duracak. Gece gündüz korkacak, yaşamından emin olamayacaksın.
Hatsur tamim poolo ki hol derahav mişpat el emuna veen avel tsadik veyaşar u.
הַצּוּר֙ תָּמִ֣ים פָּעֳל֔וֹ כִּ֥י כָל־דְּרָכָ֖יו מִשְׁפָּ֑ט אֵ֤ל אֱמוּנָה֙ וְאֵ֣ין עָ֔וֶל צַדִּ֥יק וְיָשָׁ֖ר הֽוּא׃
O Kaya'nın işi kusursuzdur; çünkü bütün yolları adalettir. Sadık, haksızlık etmeyen Tanrı; adil ve doğru olan Odur.
Vayomer astira fanay mehem ere ma aharitam ki dor tahpuhot hema banim lo emun bam.
וַיֹּ֗אמֶר אַסְתִּ֤ירָה פָנַי֙ מֵהֶ֔ם אֶרְאֶ֖ה מָ֣ה אַחֲרִיתָ֑ם כִּ֣י ד֤וֹר תַּהְפֻּכֹת֙ הֵ֔מָּה בָּנִ֖ים לֹא־אֵמֻ֥ן בָּֽם׃
Şöyle dedi: 'Yüzümü onlardan gizleyeceğim; sonlarının ne olacağını göreceğim. Çünkü onlar dönek bir kuşaktır, kendilerinde sadakat bulunmayan çocuklardır.
Temel kelimeler (lemmalar)
confirm
21 kullanım · 19 ayet
verily
14 kullanım · 13 ayet
firmness
11 kullanım · 11 ayet
firmness
2 kullanım · 2 ayet
verily
2 kullanım · 2 ayet
trusting
1 kullanım · 1 ayet
verily
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.