TORA’DA TEMEL KELİME
אֵשׁ
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 105 kez, 99 farklı ayette görülür.
- Kök
- אנש
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit4 kullanım4 ayet
- Şemot19 kullanım18 ayet
- Vayikra32 kullanım30 ayet
- Bamidbar21 kullanım19 ayet
- Devarim29 kullanım28 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 15:17
Vayehi haşemeş baa vaalata haya vehine tanur aşan velapid eş aşer avar ben hagezarim haele.
וַיְהִ֤י הַשֶּׁ֙מֶשׁ֙ בָּ֔אָה וַעֲלָטָ֖ה הָיָ֑ה וְהִנֵּ֨ה תַנּ֤וּר עָשָׁן֙ וְלַפִּ֣יד אֵ֔שׁ אֲשֶׁ֣ר עָבַ֔ר בֵּ֖ין הַגְּזָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה׃
Güneş batıp karanlık çöktüğünde, işte, duman tüten bir fırın ve alevli bir meşale bu parçaların arasından geçti.
Bereşit 19:24
Vadonay himtir al sedom veal amora gaferit vaeş meet Adonay min haşamayim.
וַֽיהוָ֗ה הִמְטִ֧יר עַל־סְדֹ֛ם וְעַל־עֲמֹרָ֖ה גָּפְרִ֣ית וָאֵ֑שׁ מֵאֵ֥ת יְהוָ֖ה מִן־הַשָּׁמָֽיִם׃
Adonay, Sedom ve Amora üzerine göklerden, Adonay’ın katından kükürt ve ateş yağdırdı.
Bereşit 22:6
Vayikah avraham et atse haola vayasem al yitshak beno vayikah beyado et haeş veet hamaahelet vayelehu şenehem yahdav.
וַיִּקַּ֨ח אַבְרָהָ֜ם אֶת־עֲצֵ֣י הָעֹלָ֗ה וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ אֶת־הָאֵ֖שׁ וְאֶת־הַֽמַּאֲכֶ֑לֶת וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃
Avraam yakmalık sununun odunlarını alıp oğlu Yitshak’ın üzerine koydu. Ateşi ve bıçağı da kendi eline aldı. İkisi birlikte yürüdüler.
Bereşit 22:7
Vayomer yitshak el avraham aviv vayomer avi vayomer hineni veni vayomer hine haeş vehaetsim veaye hase leola.
וַיֹּ֨אמֶר יִצְחָ֜ק אֶל־אַבְרָהָ֤ם אָבִיו֙ וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֔י וַיֹּ֖אמֶר הִנֶּ֣נִּֽי בְנִ֑י וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה הָאֵשׁ֙ וְהָ֣עֵצִ֔ים וְאַיֵּ֥ה הַשֶּׂ֖ה לְעֹלָֽה׃
Yitshak babası Avraam’a, “Baba!” dedi. Avraam, “Buradayım oğlum” dedi. Yitshak, “İşte ateş ve odun; ama yakmalık sunu için kuzu nerede?” diye sordu.
Şemot 3:2
Bu ayette 2 eşleşme
Vayera malah Adonay elav belabat eş mitoh hasene vayar vehine hasene boer baeş vehasene enenu ukal.
וַ֠יֵּרָא מַלְאַ֨ךְ יְהֹוָ֥ה אֵלָ֛יו בְּלַבַּת־אֵ֖שׁ מִתּ֣וֹךְ הַסְּנֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הַסְּנֶה֙ בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֔שׁ וְהַסְּנֶ֖ה אֵינֶ֥נּוּ אֻכָּֽל׃
Adonay’ın meleği, bir çalının ortasından yükselen ateş alevinde ona göründü. Moşe baktı: Çalı ateş içinde yanıyor ama yanıp bitmiyordu.
Şemot 9:23
Vayet moşe et mateu al haşamayim vadonay natan kolot uvarad vatihalah eş aretsa vayamter Adonay barad al erets mitsrayim.
וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־מַטֵּהוּ֮ עַל־הַשָּׁמַיִם֒ וַֽיהוָ֗ה נָתַ֤ן קֹלֹת֙ וּבָרָ֔ד וַתִּ֥הֲלַךְ אֵ֖שׁ אָ֑רְצָה וַיַּמְטֵ֧ר יְהוָ֛ה בָּרָ֖ד עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe değneğini göğe doğru uzattı. Adonay gök gürültüsü ve dolu gönderdi; yere doğru ateşler indi. Adonay, Mısır ülkesinin üzerine dolu yağdırdı.
Şemot 9:24
Vayehi varad veeş mitlakahat betoh habarad kaved meod aşer lo haya hamou behol erets mitsrayim meaz hayeta legoy.
וַיְהִ֣י בָרָ֔ד וְאֵ֕שׁ מִתְלַקַּ֖חַת בְּת֣וֹךְ הַבָּרָ֑ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד אֲ֠שֶׁר לֹֽא־הָיָ֤ה כָמֹ֙הוּ֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מֵאָ֖ז הָיְתָ֥ה לְגֽוֹי׃
Dolu yağıyor, dolunun içinde ateş çakıyordu. Öylesine şiddetliydi ki Mısır bir ulus olalı beri bütün ülkede böylesi görülmemişti.
Şemot 12:8
Veohlu et habasar balayla haze tseli eş umatsot al merorim yoheluu.
וְאָכְל֥וּ אֶת־הַבָּשָׂ֖ר בַּלַּ֣יְלָה הַזֶּ֑ה צְלִי־אֵ֣שׁ וּמַצּ֔וֹת עַל־מְרֹרִ֖ים יֹאכְלֻֽהוּ׃
O gece eti ateşte kızartılmış olarak yesinler. Onu mayasız ekmekler ve acı otlarla birlikte yesinler.
Şemot 12:9
Al tohelu mimenu na uvaşel mevuşal bamayim ki im tseli eş roşo al keraav veal kirbo.
אַל־תֹּאכְל֤וּ מִמֶּ֙נּוּ֙ נָ֔א וּבָשֵׁ֥ל מְבֻשָּׁ֖ל בַּמָּ֑יִם כִּ֣י אִם־צְלִי־אֵ֔שׁ רֹאשׁ֥וֹ עַל־כְּרָעָ֖יו וְעַל־קִרְבּֽוֹ׃
Ondan az pişmiş ya da suda haşlanmış olarak yemeyin; yalnız ateşte kızartılmış olarak, başı, bacakları ve iç organlarıyla birlikte yiyin.
Şemot 12:10
Velo totiru mimenu ad boker vehanotar mimenu ad boker baeş tisrofu.
וְלֹא־תוֹתִ֥ירוּ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּ֑קֶר וְהַנֹּתָ֥ר מִמֶּ֛נּוּ עַד־בֹּ֖קֶר בָּאֵ֥שׁ תִּשְׂרֹֽפוּ׃
Ondan sabaha bir şey bırakmayın. Sabaha kalanı ateşte yakın.
Şemot 13:21
Vadonay holeh lifnehem yomam beamud anan lanhotam hadereh velayla beamud eş lehair lahem lalehet yomam valayla.
וַֽיהוָ֡ה הֹלֵךְ֩ לִפְנֵיהֶ֨ם יוֹמָ֜ם בְּעַמּ֤וּד עָנָן֙ לַנְחֹתָ֣ם הַדֶּ֔רֶךְ וְלַ֛יְלָה בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ לְהָאִ֣יר לָהֶ֑ם לָלֶ֖כֶת יוֹמָ֥ם וָלָֽיְלָה׃
Adonay, onlara yol göstermek için gündüz bulut sütununda, onları aydınlatmak için gece ateş sütununda önlerinden gidiyordu; böylece gece gündüz yol alabiliyorlardı.
Şemot 13:22
Lo yamiş amud heanan yomam veamud haeş layla lifne haam.
לֹֽא־יָמִ֞ישׁ עַמּ֤וּד הֶֽעָנָן֙ יוֹמָ֔ם וְעַמּ֥וּד הָאֵ֖שׁ לָ֑יְלָה לִפְנֵ֖י הָעָֽם׃ (פ)
Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden ayrılmıyordu.
Şemot 14:24
Vayehi beaşmoret haboker vayaşkef Adonay el mahane mitsrayim beamud eş veanan vayaham et mahane mitsrayim.
וַֽיְהִי֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּשְׁקֵ֤ף יְהוָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֔יִם בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ וְעָנָ֑ן וַיָּ֕הָם אֵ֖ת מַחֲנֵ֥ה מִצְרָֽיִם׃
Sabaha karşı nöbet vaktinde Adonay, ateş ve bulut sütunundan Mısır ordugâhına baktı ve ordugâhı kargaşaya düşürdü.
Şemot 19:18
Vehar sinay aşan kulo mipene aşer yarad alav Adonay baeş vayaal aşano keeşen hakivşan vayeherad kol hahar meod.
וְהַ֤ר סִינַי֙ עָשַׁ֣ן כֻּלּ֔וֹ מִ֠פְּנֵי אֲשֶׁ֨ר יָרַ֥ד עָלָ֛יו יְהוָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וַיַּ֤עַל עֲשָׁנוֹ֙ כְּעֶ֣שֶׁן הַכִּבְשָׁ֔ן וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָהָ֖ר מְאֹֽד׃
Sinay Dağı’nın her yanından duman çıkıyordu; çünkü Adonay onun üzerine ateş içinde inmişti. Dumanı bir fırının dumanı gibi yükseliyordu ve bütün dağ şiddetle titriyordu.
Şemot 22:5
Ki tetse eş umatsea kotsim veneehal gadiş o hakama o hasade şalem yeşalem hamavir et habeera.
כִּֽי־תֵצֵ֨א אֵ֜שׁ וּמָצְאָ֤ה קֹצִים֙ וְנֶאֱכַ֣ל גָּדִ֔ישׁ א֥וֹ הַקָּמָ֖ה א֣וֹ הַשָּׂדֶ֑ה שַׁלֵּ֣ם יְשַׁלֵּ֔ם הַמַּבְעִ֖ר אֶת־הַבְּעֵרָֽה׃ (ס)
Ateş yayılıp dikenleri tutuşturur ve ekin yığını, tarladaki ekin ya da tarla yanarsa, ateşi yakan zararı mutlaka ödeyecek.
Şemot 24:17
Umare kevod Adonay keeş ohelet beroş hahar leene bene yisrael.
וּמַרְאֵה֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה כְּאֵ֥שׁ אֹכֶ֖לֶת בְּרֹ֣אשׁ הָהָ֑ר לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Adonay’ın görkemi, İsrael oğullarının gözünde dağın tepesinde her şeyi yakıp bitiren bir ateş gibi görünüyordu.
Şemot 29:14
Veet besar hapar veet oro veet pirşo tisrof baeş mihuts lamahane hatat u.
וְאֶת־בְּשַׂ֤ר הַפָּר֙ וְאֶת־עֹר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ תִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה חַטָּ֖את הֽוּא׃
Boğanın etini, derisini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yakacaksın. Bu bir günah sunusudur.
Şemot 29:34
Veim yivater mibesar hamiluim umin halehem ad haboker vesarafta et hanotar baeş lo yeahel ki kodeş u.
וְֽאִם־יִוָּתֵ֞ר מִבְּשַׂ֧ר הַמִּלֻּאִ֛ים וּמִן־הַלֶּ֖חֶם עַד־הַבֹּ֑קֶר וְשָׂרַפְתָּ֤ אֶת־הַנּוֹתָר֙ בָּאֵ֔שׁ לֹ֥א יֵאָכֵ֖ל כִּי־קֹ֥דֶשׁ הֽוּא׃
Göreve başlatma kurbanının etinden ya da ekmekten sabaha kadar bir şey kalırsa, kalanı ateşte yakacaksın. Yenmeyecek; çünkü kutsaldır.
Şemot 32:20
Vayikah et haegel aşer asu vayisrof baeş vayithan ad aşer dak vayizer al pene hamayim vayaşk et bene yisrael.
וַיִּקַּ֞ח אֶת־הָעֵ֨גֶל אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ וַיִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ וַיִּטְחַ֖ן עַ֣ד אֲשֶׁר־דָּ֑ק וַיִּ֙זֶר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַמַּ֔יִם וַיַּ֖שְׁקְ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Yaptıkları buzağıyı alıp ateşte yaktı, incecik olana kadar öğüttü. Suyun üzerine serpip İsrael oğullarına içirdi.
Şemot 32:24
Vaomar lahem lemi zahav hitparaku vayitenu li vaaşliheu vaeş vayetse haegel haze.
וָאֹמַ֤ר לָהֶם֙ לְמִ֣י זָהָ֔ב הִתְפָּרָ֖קוּ וַיִּתְּנוּ־לִ֑י וָאַשְׁלִכֵ֣הוּ בָאֵ֔שׁ וַיֵּצֵ֖א הָעֵ֥גֶל הַזֶּֽה׃
Ben de onlara, ‘Altını olan çıkarsın’ dedim. Bana verdiler; ateşe attım, bu buzağı çıktı.”
Şemot 35:3
Lo tevaaru eş behol moşevotehem beyom haşabat.
לֹא־תְבַעֲר֣וּ אֵ֔שׁ בְּכֹ֖ל מֹשְׁבֹֽתֵיכֶ֑ם בְּי֖וֹם הַשַּׁבָּֽת׃ (פ)
Şabat günü oturduğunuz hiçbir yerde ateş yakmayacaksınız.”
Şemot 40:38
Ki anan Adonay al hamişkan yomam veeş tihye layla bo leene hol bet yisrael behol masehem.
כִּי֩ עֲנַ֨ן יְהוָ֤ה עַֽל־הַמִּשְׁכָּן֙ יוֹמָ֔ם וְאֵ֕שׁ תִּהְיֶ֥ה לַ֖יְלָה בּ֑וֹ לְעֵינֵ֥י כָל־בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּכָל־מַסְעֵיהֶֽם׃
Çünkü bütün yolculuklarında, bütün İsrael evinin gözü önünde, gündüz Adonay’ın bulutu Mişkan’ın üzerinde olur, gece de orada ateş bulunurdu.
Vayikra 1:7
Bu ayette 2 eşleşme
Venatenu bene aharon hakohen eş al hamizbeah vearehu etsim al haeş.
וְ֠נָתְנוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֧ן הַכֹּהֵ֛ן אֵ֖שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְעָרְכ֥וּ עֵצִ֖ים עַל־הָאֵֽשׁ׃
Kâhin Aaron’un oğulları sunağa ateş koyacak ve ateşin üzerine odunları dizecekler.
Vayikra 1:8
Vearehu bene aharon hakohanim et hanetahim et haroş veet hapader al haetsim aşer al haeş aşer al hamizbeah.
וְעָרְכ֗וּ בְּנֵ֤י אַהֲרֹן֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים אֵ֚ת הַנְּתָחִ֔ים אֶת־הָרֹ֖אשׁ וְאֶת־הַפָּ֑דֶר עַל־הָעֵצִים֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־הָאֵ֔שׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Aaron’un oğulları olan kâhinler parçaları, başı ve yağı, sunaktaki ateşin üzerindeki odunlara dizecekler.
Vayikra 1:12
Venitah oto lintahav veet roşo veet pidro vearah hakohen otam al haetsim aşer al haeş aşer al hamizbeah.
וְנִתַּ֤ח אֹתוֹ֙ לִנְתָחָ֔יו וְאֶת־רֹאשׁ֖וֹ וְאֶת־פִּדְר֑וֹ וְעָרַ֤ךְ הַכֹּהֵן֙ אֹתָ֔ם עַל־הָֽעֵצִים֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־הָאֵ֔שׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Onu parçalara ayıracak. Kâhin parçaları, başını ve yağını sunaktaki ateşin üzerindeki odunlara dizecek.
Vayikra 1:17
Veşisa oto vihnafav lo yavdil vehiktir oto hakohen hamizbeha al haetsim aşer al haeş ola u işe reah nihoah ladonay.
וְשִׁסַּ֨ע אֹת֣וֹ בִכְנָפָיו֮ לֹ֣א יַבְדִּיל֒ וְהִקְטִ֨יר אֹת֤וֹ הַכֹּהֵן֙ הַמִּזְבֵּ֔חָה עַל־הָעֵצִ֖ים אֲשֶׁ֣ר עַל־הָאֵ֑שׁ עֹלָ֣ה ה֗וּא אִשֵּׁ֛ה רֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַיהוָֽה׃ (ס)
Onu kanatlarından yaracak, ama iki parçayı birbirinden ayırmayacak. Kâhin onu sunakta, ateşin üzerindeki odunlarda yakacak. Bu, bütünüyle yakılan bir sunu, Adonay’a ateşle sunulan, hoş kokulu bir sunudur.
Vayikra 2:14
Veim takriv minhat bikurim ladonay aviv kaluy baeş geres karmel takriv et minhat bikureha.
וְאִם־תַּקְרִ֛יב מִנְחַ֥ת בִּכּוּרִ֖ים לַיהוָ֑ה אָבִ֞יב קָל֤וּי בָּאֵשׁ֙ גֶּ֣רֶשׂ כַּרְמֶ֔ל תַּקְרִ֕יב אֵ֖ת מִנְחַ֥ת בִּכּוּרֶֽיךָ׃
Adonay’a ilk ürünlerden tahıl sunusu getirdiğinde, ilk ürün sununu ateşte kavrulmuş taze başaklardan, ezilmiş dolgun tanelerden getireceksin.
Vayikra 3:5
Vehiktiru oto vene aharon hamizbeha al haola aşer al haetsim aşer al haeş işe reah nihoah ladonay.
וְהִקְטִ֨ירוּ אֹת֤וֹ בְנֵֽי־אַהֲרֹן֙ הַמִּזְבֵּ֔חָה עַל־הָ֣עֹלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עַל־הָעֵצִ֖ים אֲשֶׁ֣ר עַל־הָאֵ֑שׁ אִשֵּׁ֛ה רֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַֽיהוָֽה׃ (פ)
Aaron’un oğulları bunları, sunakta ateşin üzerindeki odunlarda bulunan bütünüyle yakılan sununun üzerinde yakacaklar. Bu, Adonay’a ateşle sunulan, hoş kokulu bir sunudur.
Vayikra 4:12
Vehotsi et kol hapar el mihuts lamahane el makom tahor el şefeh hadeşen vesaraf oto al etsim baeş al şefeh hadeşen yisaref.
וְהוֹצִ֣יא אֶת־כָּל־הַ֠פָּר אֶל־מִח֨וּץ לַֽמַּחֲנֶ֜ה אֶל־מָק֤וֹם טָהוֹר֙ אֶל־שֶׁ֣פֶךְ הַדֶּ֔שֶׁן וְשָׂרַ֥ף אֹת֛וֹ עַל־עֵצִ֖ים בָּאֵ֑שׁ עַל־שֶׁ֥פֶךְ הַדֶּ֖שֶׁן יִשָּׂרֵֽף׃ (פ)
yani boğanın geri kalan bütününü ordugâhın dışına, küllerin döküldüğü temiz bir yere çıkaracak ve odunların üzerinde ateşte yakacak. Küllerin döküldüğü yerde yakılacak.
Vayikra 6:2
Tsav et aharon veet banav lemor zot torat haola hi haola al mokeda al hamizbeah kol halayla ad haboker veeş hamizbeah tukad bo.
צַ֤ו אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֣יו לֵאמֹ֔ר זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הָעֹלָ֑ה הִ֣וא הָעֹלָ֡ה עַל֩ מוֹקְדָ֨ה עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ כָּל־הַלַּ֙יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וְאֵ֥שׁ הַמִּזְבֵּ֖חַ תּ֥וּקַד בּֽוֹ׃
“Aaron’a ve oğullarına şu buyruğu ver: Bütünüyle yakılan sununun kuralı şudur: Bu sunu bütün gece, sabaha kadar sunağın üzerindeki ateşin üzerinde kalacak; sunağın ateşi orada yanacak.
Vayikra 6:3
Velavaş hakohen mido vad umihenese vad yilbaş al besaro veherim et hadeşen aşer tohal haeş et haola al hamizbeah vesamo etsel hamizbeah.
וְלָבַ֨שׁ הַכֹּהֵ֜ן מִדּ֣וֹ בַ֗ד וּמִֽכְנְסֵי־בַד֮ יִלְבַּ֣שׁ עַל־בְּשָׂרוֹ֒ וְהֵרִ֣ים אֶת־הַדֶּ֗שֶׁן אֲשֶׁ֨ר תֹּאכַ֥ל הָאֵ֛שׁ אֶת־הָעֹלָ֖ה עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְשָׂמ֕וֹ אֵ֖צֶל הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin keten entarisini giyecek, teninin üzerine keten donunu geçirecek. Sunağın üzerinde ateşin yakıp küle çevirdiği sununun külünden alıp sunağın yanına koyacak.
Vayikra 6:5
Vehaeş al hamizbeah tukad bo lo tihbe uvier aleha hakohen etsim baboker baboker vearah aleha haola vehiktir aleha helve haşelamim.
וְהָאֵ֨שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ תּֽוּקַד־בּוֹ֙ לֹ֣א תִכְבֶּ֔ה וּבִעֵ֨ר עָלֶ֧יהָ הַכֹּהֵ֛ן עֵצִ֖ים בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֑קֶר וְעָרַ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ הָֽעֹלָ֔ה וְהִקְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ חֶלְבֵ֥י הַשְּׁלָמִֽים׃
Sunağın üzerindeki ateş yanmaya devam edecek; sönmeyecek. Kâhin her sabah ateşe odun koyacak, bütünüyle yakılan sunuyu üzerine dizecek ve esenlik kurbanlarının içyağlarını üzerinde yakacak.
Vayikra 6:6
Eş tamid tukad al hamizbeah lo tihve.
אֵ֗שׁ תָּמִ֛יד תּוּקַ֥ד עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ לֹ֥א תִכְבֶֽה׃ (ס)
Sunağın üzerinde sürekli ateş yanacak; sönmeyecek.
Vayikra 6:23
Vehol hatat aşer yuva midamah el ohel moed lehaper bakodeş lo teahel baeş tisaref.
וְכָל־חַטָּ֡את אֲשֶׁר֩ יוּבָ֨א מִדָּמָ֜הּ אֶל־אֹ֧הֶל מוֹעֵ֛ד לְכַפֵּ֥ר בַּקֹּ֖דֶשׁ לֹ֣א תֵאָכֵ֑ל בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃ (פ)
Kutsal yerde kefaret sağlamak için kanından Buluşma Çadırı’na getirilen hiçbir günah sunusu yenmeyecek; ateşte yakılacak.
Vayikra 7:17
Vehanotar mibesar hazavah bayom haşelişi baeş yisaref.
וְהַנּוֹתָ֖ר מִבְּשַׂ֣ר הַזָּ֑בַח בַּיּוֹם֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵֽף׃
Kurbanın etinden üçüncü güne kalan ateşte yakılacak.
Vayikra 7:19
Vehabasar aşer yiga behol tame lo yeahel baeş yisaref vehabasar kol tahor yohal basar.
וְהַבָּשָׂ֞ר אֲשֶׁר־יִגַּ֤ע בְּכָל־טָמֵא֙ לֹ֣א יֵֽאָכֵ֔ל בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵ֑ף וְהַ֨בָּשָׂ֔ר כָּל־טָה֖וֹר יֹאכַ֥ל בָּשָֽׂר׃
Arınmamış sayılan herhangi bir şeye dokunan et yenmeyecek; ateşte yakılacak. Diğer kurban etini ise arınmış durumdaki herkes yiyebilir.
Vayikra 8:17
Veet hapar veet oro veet besaro veet pirşo saraf baeş mihuts lamahane kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְאֶת־הַפָּ֤ר וְאֶת־עֹרוֹ֙ וְאֶת־בְּשָׂר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Boğanın derisini, etini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yaktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayikra 8:32
Vehanotar babasar uvalahem baeş tisrofu.
וְהַנּוֹתָ֥ר בַּבָּשָׂ֖ר וּבַלָּ֑חֶם בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרֹֽפוּ׃
Etten ve ekmekten kalanı ateşte yakın.
Vayikra 9:11
Veet habasar veet haor saraf baeş mihuts lamahane.
וְאֶת־הַבָּשָׂ֖ר וְאֶת־הָע֑וֹר שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Etini ve derisini ordugâhın dışında ateşte yaktı.
Vayikra 9:24
Vatetse eş milifne Adonay vatohal al hamizbeah et haola veet hahalavim vayar kol haam vayaronu vayipelu al penehem.
וַתֵּ֤צֵא אֵשׁ֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַתֹּ֙אכַל֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ אֶת־הָעֹלָ֖ה וְאֶת־הַחֲלָבִ֑ים וַיַּ֤רְא כָּל־הָעָם֙ וַיָּרֹ֔נּוּ וַֽיִּפְּל֖וּ עַל־פְּנֵיהֶֽם׃
Adonay’ın önünden bir ateş çıktı ve sunağın üzerindeki bütünüyle yakılan sunuyu ve içyağlarını yakıp bitirdi. Bütün halk bunu görünce sevinçle haykırıp yüzüstü yere kapandı.
Vayikra 10:1
Bu ayette 2 eşleşme
Vayikhu vene aharon nadav vaaviu iş mahtato vayitenu vahen eş vayasimu aleha ketoret vayakrivu lifne Adonay eş zara aşer lo tsiva otam.
וַיִּקְח֣וּ בְנֵֽי־אַ֠הֲרֹן נָדָ֨ב וַאֲבִיה֜וּא אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וַיִּתְּנ֤וּ בָהֵן֙ אֵ֔שׁ וַיָּשִׂ֥ימוּ עָלֶ֖יהָ קְטֹ֑רֶת וַיַּקְרִ֜בוּ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ אֵ֣שׁ זָרָ֔ה אֲשֶׁ֧ר לֹ֦א צִוָּ֖ה אֹתָֽם׃
Aaron’un oğulları Nadav ve Avihu, her biri kendi kor kabını aldı. İçlerine ateş koyup üzerine tütsü yerleştirdiler ve Adonay’ın önünde, kendilerine buyurmadığı yabancı bir ateş sundular.
Vayikra 10:2
Vatetse eş milifne Adonay vatohal otam vayamutu lifne Adonay.
וַתֵּ֥צֵא אֵ֛שׁ מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה וַתֹּ֣אכַל אוֹתָ֑ם וַיָּמֻ֖תוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Adonay’ın önünden bir ateş çıkıp onları yaktı; Adonay’ın önünde öldüler.
Vayikra 13:24
O vasar ki yihye veoro mihvat eş vehayeta miheyat hamihva baheret levana adamdemet o levana.
א֣וֹ בָשָׂ֔ר כִּֽי־יִהְיֶ֥ה בְעֹר֖וֹ מִכְוַת־אֵ֑שׁ וְֽהָיְתָ֞ה מִֽחְיַ֣ת הַמִּכְוָ֗ה בַּהֶ֛רֶת לְבָנָ֥ה אֲדַמְדֶּ֖מֶת א֥וֹ לְבָנָֽה׃
Ya da birinin derisinde ateş yanığı olur ve yanığın iyileşen dokusunda kırmızımsı beyaz veya beyaz bir parlak leke oluşursa,
Vayikra 13:52
Vesaraf et habeged o et haşeti o et haerev batsemer o vapiştim o et kol keli haor aşer yihye vo hanaga ki tsaraat mameret hi baeş tisaref.
וְשָׂרַ֨ף אֶת־הַבֶּ֜גֶד א֥וֹ אֶֽת־הַשְּׁתִ֣י ׀ א֣וֹ אֶת־הָעֵ֗רֶב בַּצֶּ֙מֶר֙ א֣וֹ בַפִּשְׁתִּ֔ים א֚וֹ אֶת־כָּל־כְּלִ֣י הָע֔וֹר אֲשֶׁר־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ הַנָּ֑גַע כִּֽי־צָרַ֤עַת מַמְאֶ֙רֶת֙ הִ֔וא בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃
Belirtinin bulunduğu giysiyi, yünden ya da ketenden çözgüyü veya atkıyı ya da herhangi bir deri eşyayı yakacak. Çünkü bu yıkıcı tsaraattır; ateşte yakılacak.
Vayikra 13:55
Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.
וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃
Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.
Vayikra 13:57
Veim terae od babeged o vaşeti o vaerev o vehol keli or porahat hi baeş tisrefenu et aşer bo hanaga.
וְאִם־תֵּרָאֶ֨ה ע֜וֹד בַּ֠בֶּגֶד אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אֽוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בְכָל־כְּלִי־ע֔וֹר פֹּרַ֖חַת הִ֑וא בָּאֵ֣שׁ תִּשְׂרְפֶ֔נּוּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ הַנָּֽגַע׃
Belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yeniden görülürse yayılmaktadır. Belirtinin bulunduğu eşyayı ateşte yakacaksın.
Vayikra 16:12
Velakah melo hamahta gahale eş meal hamizbeah milifne Adonay umelo hofnav ketoret samim daka vehevi mibet laparohet.
וְלָקַ֣ח מְלֹֽא־הַ֠מַּחְתָּה גַּֽחֲלֵי־אֵ֞שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וּמְלֹ֣א חָפְנָ֔יו קְטֹ֥רֶת סַמִּ֖ים דַּקָּ֑ה וְהֵבִ֖יא מִבֵּ֥ית לַפָּרֹֽכֶת׃
Adonay’ın önündeki sunaktan bir kor kabı dolusu ateş közü ve iki avucu dolusu ince öğütülmüş güzel kokulu tütsü alıp perdenin iç tarafına getirecek.
Vayikra 16:13
Venatan et haketoret al haeş lifne Adonay vehisa anan haketoret et hakaporet aşer al haedut velo yamut.
וְנָתַ֧ן אֶֽת־הַקְּטֹ֛רֶת עַל־הָאֵ֖שׁ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְכִסָּ֣ה ׀ עֲנַ֣ן הַקְּטֹ֗רֶת אֶת־הַכַּפֹּ֛רֶת אֲשֶׁ֥ר עַל־הָעֵד֖וּת וְלֹ֥א יָמֽוּת׃
Tütsüyü Adonay’ın önünde ateşin üzerine koyacak. Tütsü bulutu Tanıklık’ın üzerindeki kapağı örtecek; böylece ölmeyecek.
Vayikra 16:27
Veet par hahatat veet seir hahatat aşer huva et damam lehaper bakodeş yotsi el mihuts lamahane vesarefu vaeş et orotam veet besaram veet pirşam.
וְאֵת֩ פַּ֨ר הַֽחַטָּ֜את וְאֵ֣ת ׀ שְׂעִ֣יר הַֽחַטָּ֗את אֲשֶׁ֨ר הוּבָ֤א אֶת־דָּמָם֙ לְכַפֵּ֣ר בַּקֹּ֔דֶשׁ יוֹצִ֖יא אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְשָׂרְפ֣וּ בָאֵ֔שׁ אֶת־עֹרֹתָ֥ם וְאֶת־בְּשָׂרָ֖ם וְאֶת־פִּרְשָֽׁם׃
Kutsal yerde kefaret sağlamak için kanları içeri getirilen günah sunusu boğası ve keçisi ordugâhın dışına çıkarılacak. Derileri, etleri ve dışkıları ateşte yakılacak.
Vayikra 19:6
Beyom zivhahem yeahel umimohorat vehanotar ad yom haşelişi baeş yisaref.
בְּי֧וֹם זִבְחֲכֶ֛ם יֵאָכֵ֖ל וּמִֽמָּחֳרָ֑ת וְהַנּוֹתָר֙ עַד־י֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵֽף׃
Kestiğiniz gün ve ertesi gün yenecek; üçüncü güne kalan ateşte yakılacak.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- בָּאֵ֔שׁ 37 kullanım
- אֵ֖שׁ 32 kullanım
- הָאֵ֖שׁ 28 kullanım
- וְאֵ֕שׁ 5 kullanım
- אִשּׁ֣וֹ 1 kullanım
- וְהָאֵ֨שׁ 1 kullanım
- כְּאֵ֥שׁ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- eş 32 kullanım
- baeş 31 kullanım
- haeş 28 kullanım
- vaeş 7 kullanım
- veeş 4 kullanım
- işo 1 kullanım
- keeş 1 kullanım
- Vehaeş 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak (37 kullanım)
Teknik kod
HRd/Ncbsa - isim, iki cins, tekil, mutlak (29 kullanım)
Teknik kod
HNcbsa - belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (28 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbsa - bağlaç + isim, iki cins, tekil, mutlak (4 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc - bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Td/Ncbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsa
Veri ve yöntem
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): fire
UBS kaynak sözlük anlamları: fire
Kelime türü teknik kodu: N
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.