İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

יָצָא

çıkmak, dışarı gitmek, ayrılmak; ortaya çıkmak; çıkarmak; doğmak/ortaya koymak; sona ermek; kaçmak; akmak; serbest bırakılmak; meydana gelmek; duyurulmak veya söylenmek

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 348 kez, 331 farklı ayette görülür.

Kök
יצא

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit80 kullanım75 ayet
  • Şemot94 kullanım88 ayet
  • Vayikra38 kullanım38 ayet
  • Bamidbar70 kullanım66 ayet
  • Devarim66 kullanım64 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 34:6

    Vayetse hamor avi şehem el yaakov ledaber ito.

    וַיֵּצֵ֛א חֲמ֥וֹר אֲבִֽי־שְׁכֶ֖ם אֶֽל־יַעֲקֹ֑ב לְדַבֵּ֖ר אִתּֽוֹ׃

    Şehem’in babası Hamor, Yaakov’la konuşmak için yanına çıktı.

  2. Bereşit 34:24

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayişmeu el hamor veel şehem beno kol yotsee şaar iro vayimolu kol zahar kol yotsee şaar iro.

    וַיִּשְׁמְע֤וּ אֶל־חֲמוֹר֙ וְאֶל־שְׁכֶ֣ם בְּנ֔וֹ כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֣עַר עִיר֑וֹ וַיִּמֹּ֙לוּ֙ כָּל־זָכָ֔ר כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֥עַר עִירֽוֹ׃

    Kentin kapısından girip çıkan herkes Hamor ile oğlu Şehem’i dinledi. Kent kapısından girip çıkan bütün erkekler sünnet oldu.

  3. Bereşit 34:26

    Veet hamor veet şehem beno haregu lefi harev vayikhu et dina mibet şehem vayetseu.

    וְאֶת־חֲמוֹר֙ וְאֶת־שְׁכֶ֣ם בְּנ֔וֹ הָרְג֖וּ לְפִי־חָ֑רֶב וַיִּקְח֧וּ אֶת־דִּינָ֛ה מִבֵּ֥ית שְׁכֶ֖ם וַיֵּצֵֽאוּ׃

    Hamor ile oğlu Şehem’i de kılıçtan geçirdiler. Dina’yı Şehem’in evinden alıp çıktılar.

  4. Bereşit 35:11

    Vayomer lo Elohim ani el şaday pere ureve goy ukehal goyim yihye mimeka umelahim mehalatseha yetseu.

    וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ׃

    Tanrı ona şöyle dedi: “Ben El Şaday’ım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve bir uluslar topluluğu doğacak; krallar senin soyundan çıkacak.

  5. Bereşit 35:18

    Vayehi betset nafşah ki meta vatikra şemo ben oni veaviv kara lo vinyamin.

    וַיְהִ֞י בְּצֵ֤את נַפְשָׁהּ֙ כִּ֣י מֵ֔תָה וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֶּן־אוֹנִ֑י וְאָבִ֖יו קָֽרָא־ל֥וֹ בִנְיָמִֽין׃

    Canı çıkarken, ölmek üzereyken, çocuğa Ben-Oni adını verdi. Babası ise ona Binyamin dedi.

  6. Bereşit 38:24

    Vayehi kemişloş hodaşim vayugad lihuda lemor zaneta tamar kalateha vegam hine hara liznunim vayomer yehuda hotsiuha vetisaref.

    וַיְהִ֣י ׀ כְּמִשְׁלֹ֣שׁ חֳדָשִׁ֗ים וַיֻּגַּ֨ד לִֽיהוּדָ֤ה לֵֽאמֹר֙ זָֽנְתָה֙ תָּמָ֣ר כַּלָּתֶ֔ךָ וְגַ֛ם הִנֵּ֥ה הָרָ֖ה לִזְנוּנִ֑ים וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֔ה הוֹצִיא֖וּהָ וְתִשָּׂרֵֽף׃

    Yaklaşık üç ay sonra Yehuda’ya, “Gelinin Tamar zina etti; üstelik bu ilişkiden hamile” diye haber verildi. Yehuda, “Onu dışarı çıkarın, yakılsın!” dedi.

  7. Bereşit 38:25

    Hi mutset vehi şaleha el hamiha lemor leiş aşer ele lo anohi hara vatomer haker na lemi hahotemet vehapetilim vehamate haele.

    הִ֣וא מוּצֵ֗את וְהִ֨יא שָׁלְחָ֤ה אֶל־חָמִ֙יהָ֙ לֵאמֹ֔ר לְאִישׁ֙ אֲשֶׁר־אֵ֣לֶּה לּ֔וֹ אָנֹכִ֖י הָרָ֑ה וַתֹּ֙אמֶר֙ הַכֶּר־נָ֔א לְמִ֞י הַחֹתֶ֧מֶת וְהַפְּתִילִ֛ים וְהַמַּטֶּ֖ה הָאֵֽלֶּה׃

    Tamar dışarı çıkarılırken kayınpederine haber gönderdi: “Bu eşyaların sahibi olan adamdan hamileyim.” Ardından, “Lütfen tanı: Bu mühür, bu kordonlar ve bu değnek kimin?” dedi.

  8. Bereşit 38:28

    Vayehi velidtah vayiten yad vatikah hameyaledet vatikşor al yado şani lemor ze yatsa rişona.

    וַיְהִ֥י בְלִדְתָּ֖הּ וַיִּתֶּן־יָ֑ד וַתִּקַּ֣ח הַמְיַלֶּ֗דֶת וַתִּקְשֹׁ֨ר עַל־יָד֤וֹ שָׁנִי֙ לֵאמֹ֔ר זֶ֖ה יָצָ֥א רִאשֹׁנָֽה׃

    Doğum sırasında biri elini uzattı. Ebe elini tutup üzerine kırmızı bir ip bağladı. “Önce bu çıktı” dedi.

  9. Bereşit 38:29

    Vayehi kemeşiv yado vehine yatsa ahiv vatomer ma paratsta aleha parets vayikra şemo parets.

    וַיְהִ֣י ׀ כְּמֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ וְהִנֵּה֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מַה־פָּרַ֖צְתָּ עָלֶ֣יךָ פָּ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ פָּֽרֶץ׃

    Ama çocuk elini geri çekince kardeşi çıktı. Ebe, “Kendine nasıl da bir gedik açtın!” dedi. Bu yüzden ona Perets adı verildi.

  10. Bereşit 38:30

    Veahar yatsa ahiv aşer al yado haşani vayikra şemo zarah.

    וְאַחַר֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו אֲשֶׁ֥ר עַל־יָד֖וֹ הַשָּׁנִ֑י וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ זָֽרַח׃ (ס)

    Sonra elinde kırmızı ip bulunan kardeşi çıktı. Ona da Zerah adı verildi.

  11. Bereşit 39:12

    Vatitpeseu bevigdo lemor şihva imi vayaazov bigdo beyadah vayanos vayetse hahutsa.

    וַתִּתְפְּשֵׂ֧הוּ בְּבִגְד֛וֹ לֵאמֹ֖ר שִׁכְבָ֣ה עִמִּ֑י וַיַּעֲזֹ֤ב בִּגְדוֹ֙ בְּיָדָ֔הּ וַיָּ֖נָס וַיֵּצֵ֥א הַחֽוּצָה׃

    Kadın onun giysisini yakalayıp, “Benimle yat!” dedi. Yosef giysisini onun elinde bırakıp dışarı kaçtı.

  12. Bereşit 39:15

    Vayehi heşameo ki harimoti koli vaekra vayaazov bigdo etsli vayanos vayetse hahutsa.

    וַיְהִ֣י כְשָׁמְע֔וֹ כִּֽי־הֲרִימֹ֥תִי קוֹלִ֖י וָאֶקְרָ֑א וַיַּעֲזֹ֤ב בִּגְדוֹ֙ אֶצְלִ֔י וַיָּ֖נָס וַיֵּצֵ֥א הַחֽוּצָה׃

    Sesimi yükseltip bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.”

  13. Bereşit 40:14

    Ki im zehartani iteha kaaşer yitav lah veasita na imadi hased vehizkartani el paro vehotsetani min habayit haze.

    כִּ֧י אִם־זְכַרְתַּ֣נִי אִתְּךָ֗ כַּאֲשֶׁר֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וְעָשִֽׂיתָ־נָּ֥א עִמָּדִ֖י חָ֑סֶד וְהִזְכַּרְתַּ֙נִי֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְהוֹצֵאתַ֖נִי מִן־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה׃

    Ama durumun iyileştiğinde beni de hatırla. Lütfen bana iyilik et, Firavun’a benden söz et ve beni bu evden çıkar.

  14. Bereşit 41:45

    Vayikra faro şem yosef tsafenat paneah vayiten lo et asenat bat poti fera kohen on leişa vayetse yosef al erets mitsrayim.

    וַיִּקְרָ֨א פַרְעֹ֣ה שֵׁם־יוֹסֵף֮ צָֽפְנַ֣ת פַּעְנֵחַ֒ וַיִּתֶּן־ל֣וֹ אֶת־אָֽסְנַ֗ת בַּת־פּ֥וֹטִי פֶ֛רַע כֹּהֵ֥ן אֹ֖ן לְאִשָּׁ֑ה וַיֵּצֵ֥א יוֹסֵ֖ף עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Firavun, Yosef’e Tsafenat-Paneah adını verdi. On’un rahibi Poti-Fera’nın kızı Asenat’ı ona eş olarak verdi. Yosef Mısır ülkesini dolaşmaya çıktı.

  15. Bereşit 41:46

    Veyosef ben şeloşim şana beamedo lifne paro meleh mitsrayim vayetse yosef milifne faro vayavor behol erets mitsrayim.

    וְיוֹסֵף֙ בֶּן־שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה בְּעָמְד֕וֹ לִפְנֵ֖י פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרָ֑יִם וַיֵּצֵ֤א יוֹסֵף֙ מִלִּפְנֵ֣י פַרְעֹ֔ה וַֽיַּעְבֹ֖ר בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Yosef, Mısır kralı Firavun’un huzuruna çıktığında otuz yaşındaydı. Firavun’un yanından ayrılıp bütün Mısır ülkesini dolaştı.

  16. Bereşit 42:15

    Bezot tibahenu he faro im tetseu mize ki im bevo ahihem hakaton hena.

    בְּזֹ֖את תִּבָּחֵ֑נוּ חֵ֤י פַרְעֹה֙ אִם־תֵּצְא֣וּ מִזֶּ֔ה כִּ֧י אִם־בְּב֛וֹא אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן הֵֽנָּה׃

    “Sizi şöyle sınayacağım: Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, en küçük kardeşiniz buraya gelmedikçe buradan çıkamayacaksınız.

  17. Bereşit 42:28

    Vayomer el ehav huşav kaspi vegam hine veamtahti vayetse libam vayeherdu el ahiv lemor ma zot asa Elohim lanu.

    וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ׃

    Kardeşlerine, “Param geri verilmiş! İşte torbamda!” dedi. Yürekleri yerinden oynadı; titreyerek birbirlerine, “Tanrı bize ne yaptı böyle?” dediler.

  18. Bereşit 43:23

    Vayomer şalom lahem al tirau elohehem velohe avihem natan lahem matmon beamtehotehem kaspehem ba elay vayotse alehem et şimon.

    וַיֹּאמֶר֩ שָׁל֨וֹם לָכֶ֜ם אַל־תִּירָ֗אוּ אֱלֹ֨הֵיכֶ֜ם וֵֽאלֹהֵ֤י אֲבִיכֶם֙ נָתַ֨ן לָכֶ֤ם מַטְמוֹן֙ בְּאַמְתְּחֹ֣תֵיכֶ֔ם כַּסְפְּכֶ֖ם בָּ֣א אֵלָ֑י וַיּוֹצֵ֥א אֲלֵהֶ֖ם אֶת־שִׁמְעֽוֹן׃

    Adam, “İçiniz rahat olsun, korkmayın” dedi. “Tanrınız, babanızın Tanrısı, torbalarınıza bir hazine koymuş. Paranız bana ulaştı.” Sonra Şimon’u yanlarına çıkardı.

  19. Bereşit 43:31

    Vayirhats panav vayetse vayitapak vayomer simu lahem.

    וַיִּרְחַ֥ץ פָּנָ֖יו וַיֵּצֵ֑א וַיִּ֨תְאַפַּ֔ק וַיֹּ֖אמֶר שִׂ֥ימוּ לָֽחֶם׃

    Sonra yüzünü yıkayıp çıktı. Kendini toparlayarak, “Yemeği getirin” dedi.

  20. Bereşit 44:4

    Hem yatseu et hair lo hirhiku veyosef amar laaşer al beto kum redof ahare haanaşim vehisagtam veamarta alehem lama şilamtem raa tahat tova.

    הֵ֠ם יָֽצְא֣וּ אֶת־הָעִיר֮ לֹ֣א הִרְחִיקוּ֒ וְיוֹסֵ֤ף אָמַר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ ק֥וּם רְדֹ֖ף אַחֲרֵ֣י הָֽאֲנָשִׁ֑ים וְהִשַּׂגְתָּם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם לָ֛מָּה שִׁלַּמְתֶּ֥ם רָעָ֖ה תַּ֥חַת טוֹבָֽה׃

    Kentten çıkmış, henüz fazla uzaklaşmamışlardı ki Yosef evinin sorumlusuna, “Kalk, adamların peşinden git” dedi. “Onlara yetişince şöyle söyle: ‘Neden iyiliğe kötülükle karşılık verdiniz?

  21. Bereşit 44:28

    Vayetse haehad meiti vaomar ah tarof toraf velo reitiv ad hena.

    וַיֵּצֵ֤א הָֽאֶחָד֙ מֵֽאִתִּ֔י וָאֹמַ֕ר אַ֖ךְ טָרֹ֣ף טֹרָ֑ף וְלֹ֥א רְאִיתִ֖יו עַד־הֵֽנָּה׃

    Biri yanımdan ayrıldı. Kesinlikle yırtıcı bir hayvan onu parçaladı, dedim. O zamandan beri onu görmedim.

  22. Bereşit 45:1

    Velo yahol yosef lehitapek lehol hanitsavim alav vayikra hotsiu hol mealay velo amad ito behitvada yosef el ehav.

    וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו׃

    Yosef, yanında duran herkesin önünde artık kendini tutamadı. “Herkesi yanımdan çıkarın!” diye seslendi. Kardeşlerine kim olduğunu açıkladığında yanında başka kimse yoktu.

  23. Bereşit 46:26

    Kol hanefeş habaa leyaakov mitsrayma yotsee yereho milevad neşe vene yaakov kol nefeş şişim vaşeş.

    כָּל־הַ֠נֶּפֶשׁ הַבָּאָ֨ה לְיַעֲקֹ֤ב מִצְרַ֙יְמָה֙ יֹצְאֵ֣י יְרֵכ֔וֹ מִלְּבַ֖ד נְשֵׁ֣י בְנֵי־יַעֲקֹ֑ב כָּל־נֶ֖פֶשׁ שִׁשִּׁ֥ים וָשֵֽׁשׁ׃

    Yaakov’la birlikte Mısır’a gelen, doğrudan onun soyundan olan kişiler, oğullarının eşleri dışında toplam altmış altı kişiydi.

  24. Bereşit 47:10

    Vayevareh yaakov et paro vayetse milifne faro.

    וַיְבָ֥רֶךְ יַעֲקֹ֖ב אֶת־פַּרְעֹ֑ה וַיֵּצֵ֖א מִלִּפְנֵ֥י פַרְעֹֽה׃

    Yaakov, Firavun’u kutsayıp huzurundan ayrıldı.

  25. Bereşit 48:12

    Vayotse yosef otam meim birkav vayiştahu leapav aretsa.

    וַיּוֹצֵ֥א יוֹסֵ֛ף אֹתָ֖ם מֵעִ֣ם בִּרְכָּ֑יו וַיִּשְׁתַּ֥חוּ לְאַפָּ֖יו אָֽרְצָה׃

    Yosef onları babasının dizlerinin yanından çekti ve yüzüstü yere kapandı.

  26. Şemot 1:5

    Vayehi kol nefeş yotsee yereh yaakov şivim nafeş veyosef haya vemitsrayim.

    וַֽיְהִ֗י כָּל־נֶ֛פֶשׁ יֹצְאֵ֥י יֶֽרֶךְ־יַעֲקֹ֖ב שִׁבְעִ֣ים נָ֑פֶשׁ וְיוֹסֵ֖ף הָיָ֥ה בְמִצְרָֽיִם׃

    Yaakov’un soyundan gelenlerin toplamı yetmiş kişiydi. Yosef zaten Mısır’daydı.

  27. Şemot 2:11

    Vayehi bayamim hahem vayigdal moşe vayetse el ehav vayar besivlotam vayar mitsri make ivri meehav.

    וַיְהִ֣י ׀ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֗ם וַיִּגְדַּ֤ל מֹשֶׁה֙ וַיֵּצֵ֣א אֶל־אֶחָ֔יו וַיַּ֖רְא בְּסִבְלֹתָ֑ם וַיַּרְא֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מַכֶּ֥ה אִישׁ־עִבְרִ֖י מֵאֶחָֽיו׃

    O günlerde Moşe büyümüştü. Kardeşlerinin yanına çıktı ve onların ağır yükler altında çalıştığını gördü. Bir Mısırlının, kardeşlerinden bir İbraniyi dövdüğünü gördü.

  28. Şemot 2:13

    Vayetse bayom haşeni vehine şene anaşim ivrim nitsim vayomer laraşa lama take reeha.

    וַיֵּצֵא֙ בַּיּ֣וֹם הַשֵּׁנִ֔י וְהִנֵּ֛ה שְׁנֵֽי־אֲנָשִׁ֥ים עִבְרִ֖ים נִצִּ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לָֽרָשָׁ֔ע לָ֥מָּה תַכֶּ֖ה רֵעֶֽךָ׃

    Ertesi gün çıktığında iki İbrani kavga ediyordu. Haksız olana, “Neden arkadaşına vuruyorsun?” dedi.

  29. Şemot 3:10

    Veata leha veeşelahaha el paro vehotse et ami vene yisrael mimitsrayim.

    וְעַתָּ֣ה לְכָ֔ה וְאֶֽשְׁלָחֲךָ֖ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְהוֹצֵ֛א אֶת־עַמִּ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָֽיִם׃

    Şimdi git; seni Firavun’a göndereceğim. Halkım İsrael oğullarını Mısır’dan çıkar.”

  30. Şemot 3:11

    Vayomer moşe el haelohim mi anohi ki eleh el paro vehi otsi et bene yisrael mimitsrayim.

    וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים מִ֣י אָנֹ֔כִי כִּ֥י אֵלֵ֖ךְ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְכִ֥י אוֹצִ֛יא אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָֽיִם׃

    Moşe, Tanrı’ya, “Ben kimim ki Firavun’a gideyim, İsrael oğullarını Mısır’dan çıkarayım?” dedi.

  31. Şemot 3:12

    Vayomer ki eheye imah veze leha haot ki anohi şelahtiha behotsiaha et haam mimitsrayim taavdun et haelohim al hahar haze.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ כִּֽי־אֶֽהְיֶ֣ה עִמָּ֔ךְ וְזֶה־לְּךָ֣ הָא֔וֹת כִּ֥י אָנֹכִ֖י שְׁלַחְתִּ֑יךָ בְּהוֹצִֽיאֲךָ֤ אֶת־הָעָם֙ מִמִּצְרַ֔יִם תַּֽעַבְדוּן֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים עַ֖ל הָהָ֥ר הַזֶּֽה׃

    Tanrı, “Ben seninle olacağım” dedi. “Seni benim gönderdiğimin işareti şu olacak: Halkı Mısır’dan çıkardığında bu dağda Tanrı’ya kulluk edeceksiniz.”

  32. Şemot 4:6

    Vayomer Adonay lo od have na yadeha behekeha vayave yado beheko vayotsiah vehine yado metsoraat kaşaleg.

    וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה ל֜וֹ ע֗וֹד הָֽבֵא־נָ֤א יָֽדְךָ֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַיָּבֵ֥א יָד֖וֹ בְּחֵיק֑וֹ וַיּ֣וֹצִאָ֔הּ וְהִנֵּ֥ה יָד֖וֹ מְצֹרַ֥עַת כַּשָּֽׁלֶג׃

    Adonay ona ayrıca, “Elini koynuna sok” dedi. Moşe elini koynuna soktu. Çıkardığında eli tsaraatla kar gibi beyaz olmuştu.

  33. Şemot 4:7

    Vayomer haşev yadeha el hekeha vayaşev yado el heko vayotsiah meheko vehine şava kivsaro.

    וַיֹּ֗אמֶר הָשֵׁ֤ב יָֽדְךָ֙ אֶל־חֵיקֶ֔ךָ וַיָּ֥שֶׁב יָד֖וֹ אֶל־חֵיק֑וֹ וַיּֽוֹצִאָהּ֙ מֵֽחֵיק֔וֹ וְהִנֵּה־שָׁ֖בָה כִּבְשָׂרֽוֹ׃

    Adonay, “Elini yeniden koynuna sok” dedi. Moşe elini yeniden koynuna soktu. Koynundan çıkardığında eli bedeninin geri kalanı gibi olmuştu.

  34. Şemot 4:14

    Vayihar af Adonay bemoşe vayomer halo aharon ahiha halevi yadati ki daber yedaber u vegam hine u yotse likrateha veraaha vesamah belibo.

    וַיִּֽחַר־אַ֨ף יְהוָ֜ה בְּמֹשֶׁ֗ה וַיֹּ֙אמֶר֙ הֲלֹ֨א אַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ הַלֵּוִ֔י יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־דַבֵּ֥ר יְדַבֵּ֖ר ה֑וּא וְגַ֤ם הִנֵּה־הוּא֙ יֹצֵ֣א לִקְרָאתֶ֔ךָ וְרָאֲךָ֖ וְשָׂמַ֥ח בְּלִבּֽוֹ׃

    Adonay, Moşe’ye öfkelendi. “Levili kardeşin Aaron yok mu?” dedi. “Onun iyi konuştuğunu biliyorum. İşte, seni karşılamaya çıkıyor. Seni görünce yürekten sevinecek.

  35. Şemot 5:10

    Vayetseu nogese haam veşoterav vayomeru el haam lemor ko amar paro eneni noten lahem teven.

    וַיֵּ֨צְא֜וּ נֹגְשֵׂ֤י הָעָם֙ וְשֹׁ֣טְרָ֔יו וַיֹּאמְר֥וּ אֶל־הָעָ֖ם לֵאמֹ֑ר כֹּ֚ה אָמַ֣ר פַּרְעֹ֔ה אֵינֶ֛נִּי נֹתֵ֥ן לָכֶ֖ם תֶּֽבֶן׃

    Halkı çalıştıran görevliler ve halkın başındaki sorumlular çıkıp halka şöyle dediler: “Firavun diyor ki: Size saman vermeyeceğim.

  36. Şemot 5:20

    Vayifgeu et moşe veet aharon nitsavim likratam betsetam meet paro.

    וַֽיִּפְגְּעוּ֙ אֶת־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽת־אַהֲרֹ֔ן נִצָּבִ֖ים לִקְרָאתָ֑ם בְּצֵאתָ֖ם מֵאֵ֥ת פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’un yanından çıkarken kendilerini bekleyen Moşe ile Aaron’la karşılaştılar.

  37. Şemot 6:6

    Lahen emor livne yisrael ani Adonay vehotseti ethem mitahat sivlot mitsrayim vehitsalti ethem meavodatam vegaalti ethem bizroa netuya uvişfatim gedolim.

    לָכֵ֞ן אֱמֹ֥ר לִבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל אֲנִ֣י יְהוָה֒ וְהוֹצֵאתִ֣י אֶתְכֶ֗ם מִתַּ֙חַת֙ סִבְלֹ֣ת מִצְרַ֔יִם וְהִצַּלְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵעֲבֹדָתָ֑ם וְגָאַלְתִּ֤י אֶתְכֶם֙ בִּזְר֣וֹעַ נְטוּיָ֔ה וּבִשְׁפָטִ֖ים גְּדֹלִֽים׃

    Bu yüzden İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Ben Adonay’ım. Sizi Mısır’ın yükü altından çıkaracağım, onların köleliğinden kurtaracağım. Uzattığım kolla ve büyük yargılarla sizi özgürlüğünüze kavuşturacağım.

  38. Şemot 6:7

    Velakahti ethem li leam vehayiti lahem lelohim vidatem ki ani Adonay elohehem hamotsi ethem mitahat sivlot mitsrayim.

    וְלָקַחְתִּ֨י אֶתְכֶ֥ם לִי֙ לְעָ֔ם וְהָיִ֥יתִי לָכֶ֖ם לֵֽאלֹהִ֑ים וִֽידַעְתֶּ֗ם כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם הַמּוֹצִ֣יא אֶתְכֶ֔ם מִתַּ֖חַת סִבְל֥וֹת מִצְרָֽיִם׃

    Sizi kendime halk olarak alacağım ve sizin Tanrınız olacağım. O zaman sizi Mısır’ın yükü altından çıkaran Tanrınız Adonay’ın ben olduğumu bileceksiniz.

  39. Şemot 6:13

    Vayedaber Adonay el moşe veel aharon vayetsavem el bene yisrael veel paro meleh mitsrayim lehotsi et bene yisrael meerets mitsrayim.

    וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ וַיְצַוֵּם֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶל־פַּרְעֹ֖ה מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם לְהוֹצִ֥יא אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (ס)

    Adonay, Moşe ile Aaron’a seslendi. İsrael oğullarını Mısır ülkesinden çıkarmaları için, İsrael oğulları ve Mısır kralı Firavun konusunda onlara buyruk verdi.

  40. Şemot 6:26

    U aharon umoşe aşer amar Adonay lahem hotsiu et bene yisrael meerets mitsrayim al tsivotam.

    ה֥וּא אַהֲרֹ֖ן וּמֹשֶׁ֑ה אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם הוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם עַל־צִבְאֹתָֽם׃

    Adonay’ın, “İsrael oğullarını birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkarın” dediği Aaron ile Moşe bunlardır.

  41. Şemot 6:27

    Hem hamedaberim el paro meleh mitsrayim lehotsi et bene yisrael mimitsrayim u moşe veaharon.

    הֵ֗ם הַֽמְדַבְּרִים֙ אֶל־פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֔יִם לְהוֹצִ֥יא אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָ֑יִם ה֥וּא מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹֽן׃

    İsrael oğullarını Mısır’dan çıkarmak için Mısır kralı Firavun’la konuşanlar da onlardı: Moşe ile Aaron.

  42. Şemot 7:4

    Velo yişma alehem paro venatati et yadi bemitsrayim vehotseti et tsivotay et ami vene yisrael meerets mitsrayim bişfatim gedolim.

    וְלֹֽא־יִשְׁמַ֤ע אֲלֵכֶם֙ פַּרְעֹ֔ה וְנָתַתִּ֥י אֶת־יָדִ֖י בְּמִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֨י אֶת־צִבְאֹתַ֜י אֶת־עַמִּ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בִּשְׁפָטִ֖ים גְּדֹלִֽים׃

    Firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mısır’ın üzerine koyacağım; birliklerimi, halkım İsrael oğullarını büyük yargılarla Mısır ülkesinden çıkaracağım.

  43. Şemot 7:5

    Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay bintoti et yadi al mitsrayim vehotseti et bene yisrael mitoham.

    וְיָדְע֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּנְטֹתִ֥י אֶת־יָדִ֖י עַל־מִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֥י אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִתּוֹכָֽם׃

    Elimi Mısır’ın üzerine uzatıp İsrael oğullarını aralarından çıkardığımda, Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”

  44. Şemot 7:15

    Leh el paro baboker hine yotse hamayma venitsavta likrato al sefat hayeor vehamate aşer nehpah lenahaş tikah beyadeha.

    לֵ֣ךְ אֶל־פַּרְעֹ֞ה בַּבֹּ֗קֶר הִנֵּה֙ יֹצֵ֣א הַמַּ֔יְמָה וְנִצַּבְתָּ֥ לִקְרָאת֖וֹ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְאֹ֑ר וְהַמַּטֶּ֛ה אֲשֶׁר־נֶהְפַּ֥ךְ לְנָחָ֖שׁ תִּקַּ֥ח בְּיָדֶֽךָ׃

    Sabah Firavun’a git. Suya çıkacak; Nil’in kıyısında karşısına dikil. Yılana dönüşen değneği de eline al.

  45. Şemot 8:8

    Vayetse moşe veaharon meim paro vayitsak moşe el Adonay al devar hatsefardeim aşer sam lefaro.

    וַיֵּצֵ֥א מֹשֶׁ֛ה וְאַהֲרֹ֖ן מֵעִ֣ם פַּרְעֹ֑ה וַיִּצְעַ֤ק מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֔ה עַל־דְּבַ֥ר הַֽצְפַרְדְּעִ֖ים אֲשֶׁר־שָׂ֥ם לְפַרְעֹֽה׃

    Moşe ile Aaron, Firavun’un yanından çıktılar. Moşe, Firavun’un başına gönderdiği kurbağalar için Adonay’a haykardı.

  46. Şemot 8:14

    Vayaasu hen hahartumim belatehem lehotsi et hakinim velo yaholu vatehi hakinam baadam uvabehema.

    וַיַּעֲשׂוּ־כֵ֨ן הַחַרְטֻמִּ֧ים בְּלָטֵיהֶ֛ם לְהוֹצִ֥יא אֶת־הַכִּנִּ֖ים וְלֹ֣א יָכֹ֑לוּ וַתְּהִי֙ הַכִּנָּ֔ם בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָֽה׃

    Büyü ustaları da büyüleriyle bit çıkarmaya çalıştılar, ama başaramadılar. İnsanları ve hayvanları bitler sarmıştı.

  47. Şemot 8:16

    Vayomer Adonay el moşe haşkem baboker vehityatsev lifne faro hine yotse hamayema veamarta elav ko amar Adonay şalah ami veyaavduni.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הַשְׁכֵּ֤ם בַּבֹּ֙קֶר֙ וְהִתְיַצֵּב֙ לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֔ה הִנֵּ֖ה יוֹצֵ֣א הַמָּ֑יְמָה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁלַּ֥ח עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Sabah erkenden kalkıp Firavun’un karşısına dikil. Suya çıkacak. Ona şöyle söyle: ‘Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.

  48. Şemot 8:25

    Vayomer moşe hine anohi yotse meimah vehatarti el Adonay vesar hearov miparo meavadav umeamo mahar rak al yosef paro hatel levilti şalah et haam lizboah ladonay.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י יוֹצֵ֤א מֵֽעִמָּךְ֙ וְהַעְתַּרְתִּ֣י אֶל־יְהוָ֔ה וְסָ֣ר הֶעָרֹ֗ב מִפַּרְעֹ֛ה מֵעֲבָדָ֥יו וּמֵעַמּ֖וֹ מָחָ֑ר רַ֗ק אַל־יֹסֵ֤ף פַּרְעֹה֙ הָתֵ֔ל לְבִלְתִּי֙ שַׁלַּ֣ח אֶת־הָעָ֔ם לִזְבֹּ֖חַ לַֽיהוָֽה׃

    Moşe şöyle dedi: “Yanından çıkar çıkmaz Adonay’a yakaracağım. Yırtıcı ve zehirli hayvanlar yarın Firavun’dan, görevlilerinden ve halkından uzaklaşacak. Yalnız Firavun, halkın Adonay’a kurban sunmak için gitmesine izin vermeyerek bizi yine aldatmasın.”

  49. Şemot 8:26

    Vayetse moşe meim paro vayetar el Adonay.

    וַיֵּצֵ֥א מֹשֶׁ֖ה מֵעִ֣ם פַּרְעֹ֑ה וַיֶּעְתַּ֖ר אֶל־יְהוָֽה׃

    Moşe, Firavun’un yanından çıkıp Adonay’a yakardı.

  50. Şemot 9:29

    Vayomer elav moşe ketseti et hair efros et kapay el Adonay hakolot yehdalun vehabarad lo yiheye od lemaan teda ki ladonay haarets.

    וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מֹשֶׁ֔ה כְּצֵאתִי֙ אֶת־הָעִ֔יר אֶפְרֹ֥שׂ אֶת־כַּפַּ֖י אֶל־יְהוָ֑ה הַקֹּל֣וֹת יֶחְדָּל֗וּן וְהַבָּרָד֙ לֹ֣א יִֽהְיֶה־ע֔וֹד לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֥י לַיהוָ֖ה הָאָֽרֶץ׃

    Moşe ona şöyle dedi: “Kentten çıkar çıkmaz ellerimi Adonay’a açacağım. Gök gürültüleri kesilecek ve artık dolu yağmayacak. Böylece yeryüzünün Adonay’a ait olduğunu bileceksin.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (40 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (13 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (12 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (12 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsc
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (11 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (10 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmpa
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (10 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (10 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (9 kullanım)
    Teknik kodHVhp1cs
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (9 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsa
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (8 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (8 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (7 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (6 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3mp
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHVqp2ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (5 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpa
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (5 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpc
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (4 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc
  • belirli artikel + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vhrmsa
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmsa
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVhp2ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms/Sp2ms
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVhv2ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq1cs
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq3cp
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3mp
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms/Sp1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3fs
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp2mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp2ms
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp3ms
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVhi2ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVhp1cs/Sp2ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms/Sp1cp
  • fiil, Kal, mastar mutlak (3 kullanım)
    Teknik kodHVqa
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVqv2mp
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms/Sp2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms/Sp3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2ms
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp1cs
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp3mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp1cs
  • belirli artikel + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vhrmsc/Sp2ms
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrfsa
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms/Sp3mp
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVhv2mp
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqc/Sp2ms
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqc/Sp3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp2mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp3fs
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHVqrfsa
  • bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Vqc/Sp3ms
  • bağlaç + belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Td/Vqrmsa
  • bağlaç + fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhp3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2mp
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2ms/Sp1cs
  • bağlaç + fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhv2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3fs
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3mp/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fp
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp1cp
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp2ms
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp3ms
  • fiil, Hofal, edilgen ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVHsfsa
  • fiil, Hifil, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhh1cs
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi1cp
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi1cs
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi2mp
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms/Sp3mp
  • fiil, Hifil, jussif, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhj3fs
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp2mp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp2ms/Sp1cp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp3cp
  • fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVhrmpc
  • fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhrmsc/Sp3mp
  • fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhrmsc/Sp3ms
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhv2mp/Sp3fs
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhv2ms/Sp3mp
  • fiil, Kal, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHVqc
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVqrfpa
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: to go out; to come out; to go away; to leave; to depart; to bring out; to take out; to carry out; to make (someone) leave; to make (someone) depart; to lose heart; to vent (one's) anger; to come out of (a group); to be one of a group; to come forth; to bring forth; to chastise; to be completed; to breathe (one's) last; to die; to end; to engage; to involve oneself; to escape; to help escape; to produce; to vanish; to flow out; to cause to flow; to be released; to be found guilty; to come (from); to go forth; to bring about; to be known; to send out; to proclaim; to bring out a bad report; to give (someone) a bad name; the lots falls to (someone); to expend; to pay; to be imported; to export; to lose (possession); to bring to light; to project; to protrude; to extend; to be uttered; to be spoken; to utter; to grow out; NO DATA YET

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.