שַׂר
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
chieftain
57 kullanım · 42 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 60 kez, 44 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayiru otah sare faro vayehalelu otah el paro vatukah haişa bet paro.
וַיִּרְא֤וּ אֹתָהּ֙ שָׂרֵ֣י פַרְעֹ֔ה וַיְהַֽלְל֥וּ אֹתָ֖הּ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וַתֻּקַּ֥ח הָאִשָּׁ֖ה בֵּ֥ית פַּרְעֹֽה׃
Firavun’un ileri gelenleri de onu gördüler ve Firavun’a övdüler. Kadın, Firavun’un sarayına götürüldü.
Vayehi baet hahi vayomer avimeleh ufihol sar tsevao el avraham lemor Elohim imeha behol aşer ata ose.
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֗לֶךְ וּפִיכֹל֙ שַׂר־צְבָא֔וֹ אֶל־אַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר אֱלֹהִ֣ים עִמְּךָ֔ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה׃
O sırada Avimeleh ve ordusunun komutanı Pihol Avraam’a şöyle dediler: “Yaptığın her şeyde Tanrı seninle.
Vayihretu verit biver şava vayakom avimeleh ufihol sar tsevao vayaşuvu el erets peliştim.
וַיִּכְרְת֥וּ בְרִ֖ית בִּבְאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיָּ֣קָם אֲבִימֶ֗לֶךְ וּפִיכֹל֙ שַׂר־צְבָא֔וֹ וַיָּשֻׁ֖בוּ אֶל־אֶ֥רֶץ פְּלִשְׁתִּֽים׃
Beer-Şeva’da antlaşma yaptılar. Sonra Avimeleh ve ordusunun komutanı Pihol kalkıp Peliştilerin ülkesine döndüler.
Vaavimeleh halah elav migerar vaahuzat mereeu ufihol sar tsevao.
וַאֲבִימֶ֕לֶךְ הָלַ֥ךְ אֵלָ֖יו מִגְּרָ֑ר וַאֲחֻזַּת֙ מֵֽרֵעֵ֔הוּ וּפִיכֹ֖ל שַׂר־צְבָאֽוֹ׃
Avimeleh, dostlarından bir grup ve ordusunun komutanı Pihol ile birlikte Gerar’dan onun yanına geldi.
Vehamedanim maheru oto el mitsrayim lefotifar seris paro sar hatabahim.
וְהַ֨מְּדָנִ֔ים מָכְר֥וּ אֹת֖וֹ אֶל־מִצְרָ֑יִם לְפֽוֹטִיפַר֙ סְרִ֣יס פַּרְעֹ֔ה שַׂ֖ר הַטַּבָּחִֽים׃ (פ)
Medanlılar Yosef’i Mısır’da, Firavun’un görevlisi, muhafızların başı Potifar’a sattılar.
Veyosef hurad mitsrayema vayikneu potifar seris paro sar hatabahim iş mitsri miyad hayişmeelim aşer horiduu şama.
וְיוֹסֵ֖ף הוּרַ֣ד מִצְרָ֑יְמָה וַיִּקְנֵ֡הוּ פּוֹטִיפַר֩ סְרִ֨יס פַּרְעֹ֜ה שַׂ֤ר הַטַּבָּחִים֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מִיַּד֙ הַיִּשְׁמְעֵאלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹרִדֻ֖הוּ שָֽׁמָּה׃
Yosef Mısır’a indirilmişti. Firavun’un görevlisi, muhafızların başı Mısırlı Potifar, onu oraya getiren Yişmaellilerden satın aldı.
Vayehi Adonay et yosef vayet elav hased vayiten hino beene sar bet hasohar.
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיֵּ֥ט אֵלָ֖יו חָ֑סֶד וַיִּתֵּ֣ן חִנּ֔וֹ בְּעֵינֵ֖י שַׂ֥ר בֵּית־הַסֹּֽהַר׃
Ama Adonay, Yosef’leydi. Ona iyilik gösterdi ve zindan yöneticisinin gözünde beğeni bulmasını sağladı.
Vayiten sar bet hasohar beyad yosef et kol haasirim aşer bevet hasohar veet kol aşer osim şam u haya ose.
וַיִּתֵּ֞ן שַׂ֤ר בֵּית־הַסֹּ֙הַר֙ בְּיַד־יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת כָּל־הָ֣אֲסִירִ֔ם אֲשֶׁ֖ר בְּבֵ֣ית הַסֹּ֑הַר וְאֵ֨ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר עֹשִׂים֙ שָׁ֔ם ה֖וּא הָיָ֥ה עֹשֶֽׂה׃
Zindan yöneticisi, zindandaki bütün tutsakları Yosef’in sorumluluğuna verdi. Orada yapılan her iş onun yönetimindeydi.
En sar bet hasohar roe et kol meuma beyado baaşer Adonay ito vaaşer u ose Adonay matsliah.
אֵ֣ין ׀ שַׂ֣ר בֵּית־הַסֹּ֗הַר רֹאֶ֤ה אֶֽת־כָּל־מְא֙וּמָה֙ בְּיָד֔וֹ בַּאֲשֶׁ֥ר יְהוָ֖ה אִתּ֑וֹ וַֽאֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה יְהוָ֥ה מַצְלִֽיחַ׃ (ס)
Zindan yöneticisi Yosef’e emanet ettiği hiçbir işi denetlemiyordu. Çünkü Adonay onunla birlikteydi ve yaptığı işleri başarıya ulaştırıyordu.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayiktsof paro al şene sarisav al sar hamaşkim veal sar haofim.
וַיִּקְצֹ֣ף פַּרְעֹ֔ה עַ֖ל שְׁנֵ֣י סָרִיסָ֑יו עַ֚ל שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֔ים וְעַ֖ל שַׂ֥ר הָאוֹפִֽים׃
Firavun iki görevlisine, başsakiye ve başfırıncıya öfkelendi.
Vayiten otam bemişmar bet sar hatabahim el bet hasohar mekom aşer yosef asur şam.
וַיִּתֵּ֨ן אֹתָ֜ם בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֛ית שַׂ֥ר הַטַבָּחִ֖ים אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֑הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁ֥ר יוֹסֵ֖ף אָס֥וּר שָֽׁם׃
Onları muhafızların başının evinde gözaltına aldırıp Yosef’in tutsak olduğu zindana koydu.
Vayifkod sar hatabahim et yosef itam vayeşaret otam vayihyu yamim bemişmar.
וַ֠יִּפְקֹד שַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֧ים אֶת־יוֹסֵ֛ף אִתָּ֖ם וַיְשָׁ֣רֶת אֹתָ֑ם וַיִּהְי֥וּ יָמִ֖ים בְּמִשְׁמָֽר׃
Muhafızların başı Yosef’i onların hizmetine verdi. Yosef onlara hizmet etti. Bir süre gözaltında kaldılar.
Vayesaper sar hamaşkim et halomo leyosef vayomer lo bahalomi vehine gefen lefanay.
וַיְסַפֵּ֧ר שַֽׂר־הַמַּשְׁקִ֛ים אֶת־חֲלֹמ֖וֹ לְיוֹסֵ֑ף וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ בַּחֲלוֹמִ֕י וְהִנֵּה־גֶ֖פֶן לְפָנָֽי׃
Başsaki rüyasını Yosef’e anlattı. “Rüyamda önümde bir asma vardı” dedi.
Vayar sar haofim ki tov patar vayomer el yosef af ani bahalomi vehine şeloşa sale hori al roşi.
וַיַּ֥רְא שַׂר־הָאֹפִ֖ים כִּ֣י ט֣וֹב פָּתָ֑ר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַף־אֲנִי֙ בַּחֲלוֹמִ֔י וְהִנֵּ֗ה שְׁלֹשָׁ֛ה סַלֵּ֥י חֹרִ֖י עַל־רֹאשִֽׁי׃
Başfırıncı, Yosef’in iyiye yorumladığını görünce, “Benim rüyamda da başımın üzerinde üç örgü sepet vardı” dedi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi bayom haşelişi yom huledet et paro vayaas mişte lehol avadav vayisa et roş sar hamaşkim veet roş sar haofim betoh avadav.
וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י י֚וֹם הֻלֶּ֣דֶת אֶת־פַּרְעֹ֔ה וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּ֖ה לְכָל־עֲבָדָ֑יו וַיִּשָּׂ֞א אֶת־רֹ֣אשׁ ׀ שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֗ים וְאֶת־רֹ֛אשׁ שַׂ֥ר הָאֹפִ֖ים בְּת֥וֹךְ עֲבָדָֽיו׃
Üçüncü gün Firavun’un doğum günüydü. Bütün görevlilerine bir şölen verdi. Görevlileri arasından başsakiyi ve başfırıncıyı öne çıkardı.
Vayaşev et sar hamaşkim al maşkeu vayiten hakos al kaf paro.
וַיָּ֛שֶׁב אֶת־שַׂ֥ר הַמַּשְׁקִ֖ים עַל־מַשְׁקֵ֑הוּ וַיִּתֵּ֥ן הַכּ֖וֹס עַל־כַּ֥ף פַּרְעֹֽה׃
Başsakiyi sakilik görevine geri getirdi. Başsaki kadehi Firavun’un eline verdi.
Veet sar haofim tala kaaşer patar lahem yosef.
וְאֵ֛ת שַׂ֥ר הָאֹפִ֖ים תָּלָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר פָּתַ֛ר לָהֶ֖ם יוֹסֵֽף׃
Başfırıncıyı ise astırdı. Her şey Yosef’in onlara yorumladığı gibi oldu.
Velo zahar sar hamaşkim et yosef vayişkaheu.
וְלֹֽא־זָכַ֧ר שַֽׂר־הַמַּשְׁקִ֛ים אֶת־יוֹסֵ֖ף וַיִּשְׁכָּחֵֽהוּ׃ (פ)
Ama başsaki Yosef’i hatırlamadı; onu unuttu.
Vayedaber sar hamaşkim et paro lemor et hataay ani mazkir hayom.
וַיְדַבֵּר֙ שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֔ים אֶת־פַּרְעֹ֖ה לֵאמֹ֑ר אֶת־חֲטָאַ֕י אֲנִ֖י מַזְכִּ֥יר הַיּֽוֹם׃
Başsaki Firavun’a şöyle dedi: “Bugün kusurlarımı hatırlıyorum.
Bu ayette 2 eşleşme
Paro katsaf al avadav vayiten oti bemişmar bet sar hatabahim oti veet sar haofim.
פַּרְעֹ֖ה קָצַ֣ף עַל־עֲבָדָ֑יו וַיִּתֵּ֨ן אֹתִ֜י בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֚ית שַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים אֹתִ֕י וְאֵ֖ת שַׂ֥ר הָאֹפִֽים׃
Firavun, kullarına öfkelenmiş, beni ve başfırıncıyı muhafızların başının evinde gözaltına aldırmıştı.
Veşam itanu naar ivri eved lesar hatabahim vanesaper lo vayiftar lanu et halomotenu iş kahalomo patar.
וְשָׁ֨ם אִתָּ֜נוּ נַ֣עַר עִבְרִ֗י עֶ֚בֶד לְשַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים וַנְּ֨סַפֶּר־ל֔וֹ וַיִּפְתָּר־לָ֖נוּ אֶת־חֲלֹמֹתֵ֑ינוּ אִ֥ישׁ כַּחֲלֹמ֖וֹ פָּתָֽר׃
Orada bizimle birlikte muhafızların başının kölesi olan genç bir İbrani vardı. Ona anlattık; rüyalarımızı yorumladı. Her birimize kendi rüyasına göre yorum yaptı.
Erets mitsrayim lefaneha hi bemetav haarets hoşev et aviha veet aheha yeşevu beerets goşen veim yadata veyeş bam anşe hayil vesamtam sare mikne al aşer li.
אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ לְפָנֶ֣יךָ הִ֔וא בְּמֵיטַ֣ב הָאָ֔רֶץ הוֹשֵׁ֥ב אֶת־אָבִ֖יךָ וְאֶת־אַחֶ֑יךָ יֵשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן וְאִם־יָדַ֗עְתָּ וְיֶשׁ־בָּם֙ אַנְשֵׁי־חַ֔יִל וְשַׂמְתָּ֛ם שָׂרֵ֥י מִקְנֶ֖ה עַל־אֲשֶׁר־לִֽי׃
“Mısır ülkesi önünde. Babanı ve kardeşlerini ülkenin en iyi yerine yerleştir. Goşen bölgesinde otursunlar. Aralarında becerikli olduklarını bildiklerin varsa onları benim hayvanlarımın başına koy.”
Vayasimu alav sare misim lemaan anoto besivlotam vayiven are miskenot lefaro et pitom veet raamses.
וַיָּשִׂ֤ימוּ עָלָיו֙ שָׂרֵ֣י מִסִּ֔ים לְמַ֥עַן עַנֹּת֖וֹ בְּסִבְלֹתָ֑ם וַיִּ֜בֶן עָרֵ֤י מִסְכְּנוֹת֙ לְפַרְעֹ֔ה אֶת־פִּתֹ֖ם וְאֶת־רַעַמְסֵֽס׃
Ağır yüklerle onları ezmek için başlarına zorunlu çalışma görevlileri koydular. İsrael halkı, Firavun için depo kentleri Pitom ve Ramses’i inşa etti.
Vayomer mi sameha leiş sar veşofet alenu haleharegeni ata omer kaaşer haragta et hamitsri vayira moşe vayomar ahen noda hadavar.
וַ֠יֹּאמֶר מִ֣י שָֽׂמְךָ֞ לְאִ֨ישׁ שַׂ֤ר וְשֹׁפֵט֙ עָלֵ֔ינוּ הַלְהָרְגֵ֙נִי֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר הָרַ֖גְתָּ אֶת־הַמִּצְרִ֑י וַיִּירָ֤א מֹשֶׁה֙ וַיֹּאמַ֔ר אָכֵ֖ן נוֹדַ֥ע הַדָּבָֽר׃
Adam, “Seni başımıza yönetici ve yargıç kim koydu?” dedi. “Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?” Moşe korktu. “Demek olay duyulmuş!” diye düşündü.
Bu ayette 4 eşleşme
Veata teheze mikol haam anşe hayil yire Elohim anşe emet sonee vatsa vesamta alehem sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.
וְאַתָּ֣ה תֶחֱזֶ֣ה מִכָּל־הָ֠עָם אַנְשֵׁי־חַ֜יִל יִרְאֵ֧י אֱלֹהִ֛ים אַנְשֵׁ֥י אֱמֶ֖ת שֹׂ֣נְאֵי בָ֑צַע וְשַׂמְתָּ֣ עֲלֵהֶ֗ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃
Bütün halk arasından yetenekli, Tanrı’dan korkan, güvenilir, haksız kazançtan nefret eden adamlar seç. Onları halkın üzerine bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları olarak ata.
Bu ayette 4 eşleşme
Vayivhar moşe anşe hayil mikol yisrael vayiten otam raşim al haam sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.
וַיִּבְחַ֨ר מֹשֶׁ֤ה אַנְשֵׁי־חַ֙יִל֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם רָאשִׁ֖ים עַל־הָעָ֑ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃
Bütün İsrael’den yetenekli adamlar seçip onları halkın başına getirdi; bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları yaptı.
Bu ayette 2 eşleşme
Hameat ki heelitanu meerets zavat halav udevaş lahamitenu bamidbar ki tistarer alenu gam histarer.
הַמְעַ֗ט כִּ֤י הֶֽעֱלִיתָ֙נוּ֙ מֵאֶ֨רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ לַהֲמִיתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּ֑ר כִּֽי־תִשְׂתָּרֵ֥ר עָלֵ֖ינוּ גַּם־הִשְׂתָּרֵֽר׃
“Bizi çölde öldürmek için süt ve bal akan bir ülkeden çıkarman yetmedi mi? Bir de üzerimize hükmedip duruyorsun!
Beer hafaruha sarim karuha nedive haam bimhokek bemişanotam umimidbar matana.
בְּאֵ֞ר חֲפָר֣וּהָ שָׂרִ֗ים כָּר֙וּהָ֙ נְדִיבֵ֣י הָעָ֔ם בִּמְחֹקֵ֖ק בְּמִשְׁעֲנֹתָ֑ם וּמִמִּדְבָּ֖ר מַתָּנָֽה׃
Önderlerin kazdığı, halkın ileri gelenlerinin asalarıyla, değnekleriyle açtığı kuyu!” Çölden Mattana’ya gittiler.
Vayomer alehem linu fo halayla vahaşivoti ethem davar kaaşer yedaber Adonay elay vayeşevu sare moav im bilam.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם לִ֤ינוּ פֹה֙ הַלַּ֔יְלָה וַהֲשִׁבֹתִ֤י אֶתְכֶם֙ דָּבָ֔ר כַּאֲשֶׁ֛ר יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וַיֵּשְׁב֥וּ שָׂרֵֽי־מוֹאָ֖ב עִם־בִּלְעָֽם׃
Bilam onlara, “Bu gece burada kalın. Adonay’ın bana söyleyeceği söze göre size cevap vereceğim” dedi. Moav’ın önderleri Bilam’ın yanında kaldılar.
Vayakom bilam baboker vayomer el sare valak lehu el artsehem ki meen Adonay letiti lahaloh imahem.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־שָׂרֵ֣י בָלָ֔ק לְכ֖וּ אֶֽל־אַרְצְכֶ֑ם כִּ֚י מֵאֵ֣ן יְהוָ֔ה לְתִתִּ֖י לַהֲלֹ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃
Bilam sabah kalkıp Balak’ın önderlerine, “Ülkenize dönün. Adonay sizinle gitmeme izin vermedi” dedi.
Vayakumu sare moav vayavou el balak vayomeru meen bilam haloh imanu.
וַיָּק֙וּמוּ֙ שָׂרֵ֣י מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בָּלָ֑ק וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֵ֥ן בִּלְעָ֖ם הֲלֹ֥ךְ עִמָּֽנוּ׃
Moav’ın önderleri kalkıp Balak’a geldiler ve “Bilam bizimle gelmeyi reddetti” dediler.
Vayosef od balak şeloah sarim rabim venihbadim meele.
וַיֹּ֥סֶף ע֖וֹד בָּלָ֑ק שְׁלֹ֣חַ שָׂרִ֔ים רַבִּ֥ים וְנִכְבָּדִ֖ים מֵאֵֽלֶּה׃
Balak yeniden, öncekilerden daha çok ve daha saygın önderler gönderdi.
Vayakom bilam baboker vayahavoş et atono vayeleh im sare moav.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַֽיַּחֲבֹ֖שׁ אֶת־אֲתֹנ֑וֹ וַיֵּ֖לֶךְ עִם־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃
Bilam sabah kalktı, dişi eşeğine semer vurdu ve Moav’ın önderleriyle gitti.
Vayomer malah Adonay el bilam leh im haanaşim veefes et hadavar aşer adaber eleha oto tedaber vayeleh bilam im sare valak.
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־בִּלְעָ֗ם לֵ֚ךְ עִם־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְאֶ֗פֶס אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֣וֹ תְדַבֵּ֑ר וַיֵּ֥לֶךְ בִּלְעָ֖ם עִם־שָׂרֵ֥י בָלָֽק׃
Adonay’ın meleği Bilam’a, “Adamlarla git; ama yalnızca sana söyleyeceğim sözü söyleyeceksin” dedi. Bilam, Balak’ın önderleriyle gitti.
Vayizbah balak bakar vatson vayeşalah levilam velasarim aşer ito.
וַיִּזְבַּ֥ח בָּלָ֖ק בָּקָ֣ר וָצֹ֑אן וַיְשַׁלַּ֣ח לְבִלְעָ֔ם וְלַשָּׂרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ׃
Balak sığır ve davar kesti; Bilam’a ve yanındaki önderlere de gönderdi.
Vayaşov elav vehine nitsav al olato u vehol sare moav.
וַיָּ֣שָׁב אֵלָ֔יו וְהִנֵּ֥ה נִצָּ֖ב עַל־עֹלָת֑וֹ ה֖וּא וְכָל־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃
Bilam ona döndü. Balak, Moav’ın bütün önderleriyle birlikte olah sunusunun yanında duruyordu.
Vayavo elav vehino nitsav al olato vesare moav ito vayomer lo balak ma diber Adonay.
וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וְהִנּ֤וֹ נִצָּב֙ עַל־עֹ֣לָת֔וֹ וְשָׂרֵ֥י מוֹאָ֖ב אִתּ֑וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ בָּלָ֔ק מַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה׃
Bilam ona geldi. Balak olah sunusunun yanında duruyordu; Moav’ın önderleri de yanındaydı. Balak ona, “Adonay ne söyledi?” diye sordu.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayiktsof moşe al pekude hehayil sare haalafim vesare hameot habaim mitseva hamilhama.
וַיִּקְצֹ֣ף מֹשֶׁ֔ה עַ֖ל פְּקוּדֵ֣י הֶחָ֑יִל שָׂרֵ֤י הָאֲלָפִים֙ וְשָׂרֵ֣י הַמֵּא֔וֹת הַבָּאִ֖ים מִצְּבָ֥א הַמִּלְחָמָֽה׃
Moşe, savaştan dönen ordu komutanlarına, binliklerin ve yüzlüklerin başlarına öfkelendi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayikrevu el moşe hapekudim aşer lealfe hatsava sare haalafim vesare hameot.
וַֽיִּקְרְבוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הַפְּקֻדִ֕ים אֲשֶׁ֖ר לְאַלְפֵ֣י הַצָּבָ֑א שָׂרֵ֥י הָאֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֥י הַמֵּאֽוֹת׃
Ordunun binliklerine atanan komutanlar, binliklerin ve yüzlüklerin başları, Moşe’ye yaklaştılar.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi kol zehav hateruma aşer herimu ladonay şişa asar elef şeva meot vahamişim şakel meet sare haalafim umeet sare hameot.
וַיְהִ֣י ׀ כָּל־זְהַ֣ב הַתְּרוּמָ֗ה אֲשֶׁ֤ר הֵרִ֙ימוּ֙ לַֽיהוָ֔ה שִׁשָּׁ֨ה עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף שְׁבַע־מֵא֥וֹת וַחֲמִשִּׁ֖ים שָׁ֑קֶל מֵאֵת֙ שָׂרֵ֣י הָֽאֲלָפִ֔ים וּמֵאֵ֖ת שָׂרֵ֥י הַמֵּאֽוֹת׃
Binliklerin ve yüzlüklerin başlarının Adonay’a ayırdıkları bütün altın, on altı bin yedi yüz elli şekeldi.
Vayikah moşe veelazar hakohen et hazahav meet sare haalafim vehameot vayaviu oto el ohel moed zikaron livne yisrael lifne Adonay.
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַזָּהָ֔ב מֵאֵ֛ת שָׂרֵ֥י הָאֲלָפִ֖ים וְהַמֵּא֑וֹת וַיָּבִ֤אוּ אֹתוֹ֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד זִכָּר֥וֹן לִבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃ (פ)
Moşe ve kohen Elazar, binliklerin ve yüzlüklerin başlarından altını aldılar. Adonay’ın önünde İsraeloğulları için bir anımsatıcı olsun diye onu Buluşma Çadırı’na getirdiler.
Bu ayette 4 eşleşme
Vaekah et raşe şivtehem anaşim hahamim viduim vaeten otam raşim alehem sare alafim vesare meot vesare hamişim vesare asarot veşoterim leşivtehem.
וָאֶקַּ֞ח אֶת־רָאשֵׁ֣י שִׁבְטֵיכֶ֗ם אֲנָשִׁ֤ים חֲכָמִים֙ וִֽידֻעִ֔ים וָאֶתֵּ֥ן אֹתָ֛ם רָאשִׁ֖ים עֲלֵיכֶ֑ם שָׂרֵ֨י אֲלָפִ֜ים וְשָׂרֵ֣י מֵא֗וֹת וְשָׂרֵ֤י חֲמִשִּׁים֙ וְשָׂרֵ֣י עֲשָׂרֹ֔ת וְשֹׁטְרִ֖ים לְשִׁבְטֵיכֶֽם׃
Kabilelerinizin başlarını, bilge ve tanınmış adamları alıp üzerinize başlar atadım: Kabileleriniz için binliklerin, yüzlüklerin, elliliklerin ve onlukların başlarını ve görevlileri.
Vehaya kehalot haşoterim ledaber el haam ufakedu sare tsevaot beroş haam.
וְהָיָ֛ה כְּכַלֹּ֥ת הַשֹּׁטְרִ֖ים לְדַבֵּ֣ר אֶל־הָעָ֑ם וּפָֽקְד֛וּ שָׂרֵ֥י צְבָא֖וֹת בְּרֹ֥אשׁ הָעָֽם׃ (ס)
Görevliler halka konuşmayı bitirince birlik komutanlarını halkın başına atayacaklar.
Vehaya beşameo et divre haala hazot vehitbareh bilvavo lemor şalom yiheye li ki bişrirut libi eleh lemaan sefot harava et hatsemea.
וְהָיָ֡ה בְּשָׁמְעוֹ֩ אֶת־דִּבְרֵ֨י הָֽאָלָ֜ה הַזֹּ֗את וְהִתְבָּרֵ֨ךְ בִּלְבָב֤וֹ לֵאמֹר֙ שָׁל֣וֹם יִֽהְיֶה־לִּ֔י כִּ֛י בִּשְׁרִר֥וּת לִבִּ֖י אֵלֵ֑ךְ לְמַ֛עַן סְפ֥וֹת הָרָוָ֖ה אֶת־הַצְּמֵאָֽה׃
Böyle biri bu yemin sözlerini işittiğinde içinden kendisini kutsayıp, "Yüreğimin inadıyla yürüsem de esenlik içinde olacağım" diyebilir. Böylece suya doymuş olanı da susamış olanla birlikte felakete sürükler.
Temel kelimeler (lemmalar)
chieftain
57 kullanım · 42 ayet
be prince
2 kullanım · 1 ayet
firmness
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.