İçeriğe geç

TORA’DA KÖK

רבה

Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 78 kez, 67 farklı ayette görülür. Kök altında 6 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit29 kullanım24 ayet
  • Şemot18 kullanım16 ayet
  • Vayikra6 kullanım6 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet
  • Devarim21 kullanım17 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:22

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayevareh otam Elohim lemor peru urevu umilu et hamayim bayamim vehaof yirev baarets.

    וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָע֖וֹף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ׃

    Tanrı onları kutsayarak, “Üreyin, çoğalın ve denizlerdeki suları doldurun; kuşlar da yeryüzünde çoğalsın” dedi.

  2. Bereşit 1:28

    Vayevareh otam Elohim vayomer lahem Elohim peru urevu umilu et haarets vehivşuha uredu bidgat hayam uveof haşamayim uvehol haya haromeset al haarets.

    וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָם֮ אֱלֹהִים֒ וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם אֱלֹהִ֗ים פְּר֥וּ וּרְב֛וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ וְכִבְשֻׁ֑הָ וּרְד֞וּ בִּדְגַ֤ת הַיָּם֙ וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּבְכָל־חַיָּ֖ה הָֽרֹמֶ֥שֶׂת עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı onları kutsadı ve onlara, “Üreyin, çoğalın, yeryüzünü doldurun ve onu egemenliğiniz altına alın. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmedin” dedi.

  3. Bereşit 3:16

    Bu ayette 2 eşleşme

    El haişa amar harba arbe itsevoneh veheroneh beetsev teledi vanim veel işeh teşukateh veu yimşal bah.

    אֶֽל־הָאִשָּׁ֣ה אָמַ֗ר הַרְבָּ֤ה אַרְבֶּה֙ עִצְּבוֹנֵ֣ךְ וְהֵֽרֹנֵ֔ךְ בְּעֶ֖צֶב תֵּֽלְדִ֣י בָנִ֑ים וְאֶל־אִישֵׁךְ֙ תְּשׁ֣וּקָתֵ֔ךְ וְה֖וּא יִמְשָׁל־בָּֽךְ׃ (ס)

    Kadına şöyle dedi: “Çektiğin sıkıntıyı ve gebelik sancılarını çok artıracağım; acı içinde çocuk doğuracaksın. Arzun kocana yönelecek; o da sana hükmedecek.”

  4. Bereşit 7:17

    Vayehi hamabul arbaim yom al haarets vayirbu hamayim vayisu et hateva vataram meal haarets.

    וַֽיְהִ֧י הַמַּבּ֛וּל אַרְבָּעִ֥ים י֖וֹם עַל־הָאָ֑רֶץ וַיִּרְבּ֣וּ הַמַּ֗יִם וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־הַתֵּבָ֔ה וַתָּ֖רָם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

    Tufan yeryüzünde kırk gün sürdü. Sular çoğalıp gemiyi kaldırdı; gemi yerden yükseldi.

  5. Bereşit 7:18

    Vayigberu hamayim vayirbu meod al haarets vateleh hateva al pene hamayim.

    וַיִּגְבְּר֥וּ הַמַּ֛יִם וַיִּרְבּ֥וּ מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַתֵּ֥לֶךְ הַתֵּבָ֖ה עַל־פְּנֵ֥י הַמָּֽיִם׃

    Sular güçlenip yeryüzünde iyice çoğaldı. Gemi suların yüzünde ilerliyordu.

  6. Bereşit 8:17

    Kol hahaya aşer iteha mikol basar baof uvabehema uvehol haremes haromes al haarets hayetse itah veşaretsu vaarets ufaru veravu al haarets.

    כָּל־הַחַיָּ֨ה אֲשֶֽׁר־אִתְּךָ֜ מִכָּל־בָּשָׂ֗ר בָּע֧וֹף וּבַבְּהֵמָ֛ה וּבְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ הוצא [הַיְצֵ֣א] אִתָּ֑ךְ וְשָֽׁרְצ֣וּ בָאָ֔רֶץ וּפָר֥וּ וְרָב֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Yanındaki bütün canlıları da çıkar: kuşları, evcil hayvanları ve yeryüzünde hareket eden bütün canlıları. Yeryüzüne yayılsınlar, üreyip çoğalsınlar.”

  7. Bereşit 9:1

    Vayevareh Elohim et noah veet banav vayomer lahem peru urevu umilu et haarets.

    וַיְבָ֣רֶךְ אֱלֹהִ֔ים אֶת־נֹ֖חַ וְאֶת־בָּנָ֑יו וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם פְּר֥וּ וּרְב֖וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı, Noah’ı ve oğullarını kutsayarak onlara, “Üreyin, çoğalın ve yeryüzünü doldurun” dedi.

  8. Bereşit 9:7

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veatem peru urevu şirtsu vaarets urevu vah.

    וְאַתֶּ֖ם פְּר֣וּ וּרְב֑וּ שִׁרְצ֥וּ בָאָ֖רֶץ וּרְבוּ־בָֽהּ׃ (ס)

    Siz ise üreyip çoğalın; yeryüzüne yayılın ve orada çoğalın.”

  9. Bereşit 15:1

    Ahar hadevarim haele haya devar Adonay el avram bamahaze lemor al tira avram anohi magen lah sehareha harbe meod.

    אַחַ֣ר ׀ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה הָיָ֤ה דְבַר־יְהוָה֙ אֶל־אַבְרָ֔ם בַּֽמַּחֲזֶ֖ה לֵאמֹ֑ר אַל־תִּירָ֣א אַבְרָ֗ם אָנֹכִי֙ מָגֵ֣ן לָ֔ךְ שְׂכָרְךָ֖ הַרְבֵּ֥ה מְאֹֽד׃

    Bu olaylardan sonra Adonay’ın sözü bir görümde Avram’a geldi: “Korkma Avram! Ben sana kalkanım; ödülün çok büyük olacak.”

  10. Bereşit 16:10

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer lah malah Adonay harba arbe et zareh velo yisafer merov.

    וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הַרְבָּ֥ה אַרְבֶּ֖ה אֶת־זַרְעֵ֑ךְ וְלֹ֥א יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב׃

    Adonay’ın meleği ona, “Soyunu çok çoğaltacağım; çokluğundan sayılamayacak” dedi.

  11. Bereşit 17:2

    Veetena veriti beni uveneha vearbe oteha bimod meod.

    וְאֶתְּנָ֥ה בְרִיתִ֖י בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֑ךָ וְאַרְבֶּ֥ה אוֹתְךָ֖ בִּמְאֹ֥ד מְאֹֽד׃

    Seninle aramda antlaşmamı kuracağım ve seni çok, pek çok çoğaltacağım.”

  12. Bereşit 17:20

    Uleyişmael şematiha hine berahti oto vehifreti oto vehirbeti oto bimod meod şenem asar nesiim yolid unetativ legoy gadol.

    וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה ׀ בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃

    Yişmael konusunda da seni duydum. İşte, onu kutsadım; onu verimli kılıp çok, pek çok çoğaltacağım. On iki önderin babası olacak; onu büyük bir halk yapacağım.

  13. Bereşit 21:20

    Vayehi Elohim et hanaar vayigdal vayeşev bamidbar vayehi rove kaşat.

    וַיְהִ֧י אֱלֹהִ֛ים אֶת־הַנַּ֖עַר וַיִּגְדָּ֑ל וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וַיְהִ֖י רֹבֶ֥ה קַשָּֽׁת׃

    Tanrı çocukla birlikteydi. Çocuk büyüdü, çölde yaşadı ve okçu oldu.

  14. Bereşit 22:17

    Bu ayette 2 eşleşme

    Ki vareh avarehha veharba arbe et zaraha kehoheve haşamayim vehahol aşer al sefat hayam veyiraş zaraha et şaar oyevav.

    כִּֽי־בָרֵ֣ךְ אֲבָרֶכְךָ֗ וְהַרְבָּ֨ה אַרְבֶּ֤ה אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְכַח֕וֹל אֲשֶׁ֖ר עַל־שְׂפַ֣ת הַיָּ֑ם וְיִרַ֣שׁ זַרְעֲךָ֔ אֵ֖ת שַׁ֥עַר אֹיְבָֽיו׃

    seni mutlaka kutsayacağım. Soyunu göğün yıldızları ve deniz kıyısındaki kum gibi çoğaltacağım. Soyun düşmanlarının kapısını ele geçirecek.

  15. Bereşit 26:4

    Vehirbeti et zaraha kehoheve haşamayim venatati lezaraha et kol haaratsot hael vehitbarahu vezaraha kol goye haarets.

    וְהִרְבֵּיתִ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְנָתַתִּ֣י לְזַרְעֲךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הָאֲרָצֹ֖ת הָאֵ֑ל וְהִתְבָּרֲכ֣וּ בְזַרְעֲךָ֔ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃

    Soyunu göğün yıldızları kadar çoğaltacak ve bütün bu ülkeleri soyuna vereceğim. Yeryüzünün bütün ulusları senin soyun aracılığıyla kutsanacak.

  16. Bereşit 26:24

    Vayera elav Adonay balayla hau vayomer anohi elohe avraham aviha al tira ki iteha anohi uverahtiha vehirbeti et zaraha baavur avraham avdi.

    וַיֵּרָ֨א אֵלָ֤יו יְהוָה֙ בַּלַּ֣יְלָה הַה֔וּא וַיֹּ֕אמֶר אָנֹכִ֕י אֱלֹהֵ֖י אַבְרָהָ֣ם אָבִ֑יךָ אַל־תִּירָא֙ כִּֽי־אִתְּךָ֣ אָנֹ֔כִי וּבֵֽרַכְתִּ֙יךָ֙ וְהִרְבֵּיתִ֣י אֶֽת־זַרְעֲךָ֔ בַּעֲב֖וּר אַבְרָהָ֥ם עַבְדִּֽי׃

    O gece Adonay ona görünüp şöyle dedi: “Ben, baban Avraam’ın Tanrısı’yım. Korkma, çünkü seninleyim. Kulum Avraam’dan ötürü seni kutsayacak ve soyunu çoğaltacağım.”

  17. Bereşit 28:3

    Veel şaday yevareh oteha veyafreha veyarbeha vehayita likhal amim.

    וְאֵ֤ל שַׁדַּי֙ יְבָרֵ֣ךְ אֹֽתְךָ֔ וְיַפְרְךָ֖ וְיַרְבֶּ֑ךָ וְהָיִ֖יתָ לִקְהַ֥ל עַמִּֽים׃

    El Şaday seni kutsasın, seni verimli kılsın ve çoğaltsın; bir halklar topluluğu olasın.

  18. Bereşit 34:12

    Harbu alay meod mohar umatan veetena kaaşer tomeru elay utenu li et hanaara leişa.

    הַרְבּ֨וּ עָלַ֤י מְאֹד֙ מֹ֣הַר וּמַתָּ֔ן וְאֶ֨תְּנָ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֖וּ אֵלָ֑י וּתְנוּ־לִ֥י אֶת־הַֽנַּעֲרָ֖ לְאִשָּֽׁה׃

    Benden istediğiniz evlilik bedelini ve armağanı ne kadar yüksek tutarsanız tutun, söylediğinizi vereceğim. Yeter ki genç kızı bana eş olarak verin.”

  19. Bereşit 35:11

    Vayomer lo Elohim ani el şaday pere ureve goy ukehal goyim yihye mimeka umelahim mehalatseha yetseu.

    וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ׃

    Tanrı ona şöyle dedi: “Ben El Şaday’ım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve bir uluslar topluluğu doğacak; krallar senin soyundan çıkacak.

  20. Bereşit 38:12

    Vayirbu hayamim vatamot bat şua eşet yehuda vayinahem yehuda vayaal al gozaze tsono u vehira reeu haadulami timnata.

    וַיִּרְבּוּ֙ הַיָּמִ֔ים וַתָּ֖מָת בַּת־שׁ֣וּעַ אֵֽשֶׁת־יְהוּדָ֑ה וַיִּנָּ֣חֶם יְהוּדָ֗ה וַיַּ֜עַל עַל־גֹּֽזֲזֵ֤י צֹאנוֹ֙ ה֗וּא וְחִירָ֛ה רֵעֵ֥הוּ הָעֲדֻלָּמִ֖י תִּמְנָֽתָה׃

    Uzun bir zaman geçti. Yehuda’nın eşi, Şua’nın kızı öldü. Yehuda yasını tamamlayınca Adullamlı arkadaşı Hira ile sürüsünü kırkanların yanına, Timna’ya çıktı.

  21. Bereşit 41:49

    Vayitsbor yosef bar kehol hayam harbe meod ad ki hadal lispor ki en mispar.

    וַיִּצְבֹּ֨ר יוֹסֵ֥ף בָּ֛ר כְּח֥וֹל הַיָּ֖ם הַרְבֵּ֣ה מְאֹ֑ד עַ֛ד כִּי־חָדַ֥ל לִסְפֹּ֖ר כִּי־אֵ֥ין מִסְפָּֽר׃

    Yosef denizin kumu kadar çok tahıl biriktirdi. Sonunda ölçmeyi bıraktı; çünkü ölçülemeyecek kadar çoktu.

  22. Bereşit 43:34

    Vayisa masot meet panav alehem vaterev masat binyamin mimasot kulam hameş yadot vayiştu vayişkeru imo.

    וַיִּשָּׂ֨א מַשְׂאֹ֜ת מֵאֵ֣ת פָּנָיו֮ אֲלֵהֶם֒ וַתֵּ֜רֶב מַשְׂאַ֧ת בִּנְיָמִ֛ן מִמַּשְׂאֹ֥ת כֻּלָּ֖ם חָמֵ֣שׁ יָד֑וֹת וַיִּשְׁתּ֥וּ וַֽיִּשְׁכְּר֖וּ עִמּֽוֹ׃

    Yosef’in önünden onlara yemek payları götürüldü. Binyamin’in payı ötekilerin her birininkinden beş kat fazlaydı. Onunla birlikte içtiler, sarhoş oldular.

  23. Bereşit 47:27

    Vayeşev yisrael beerets mitsrayim beerets goşen vayeahazu vah vayifru vayirbu meod.

    וַיֵּ֧שֶׁב יִשְׂרָאֵ֛ל בְּאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֑שֶׁן וַיֵּאָחֲז֣וּ בָ֔הּ וַיִּפְר֥וּ וַיִּרְבּ֖וּ מְאֹֽד׃

    İsrael, Mısır ülkesinde, Goşen bölgesinde oturdu. Orada mülk edindiler; verimli olup çok çoğaldılar.

  24. Bereşit 48:4

    Vayomer elay hinni mafreha vehirbitiha unetatiha likhal amim venatati et haarets hazot lezaraha ahareha ahuzat olam.

    וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י הִנְנִ֤י מַפְרְךָ֙ וְהִרְבִּיתִ֔ךָ וּנְתַתִּ֖יךָ לִקְהַ֣ל עַמִּ֑ים וְנָ֨תַתִּ֜י אֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לְזַרְעֲךָ֥ אַחֲרֶ֖יךָ אֲחֻזַּ֥ת עוֹלָֽם׃

    Bana, ‘Seni verimli kılıp çoğaltacağım’ dedi. ‘Senden bir halklar topluluğu oluşturacağım. Bu ülkeyi senden sonra soyuna sonsuza dek mülk olarak vereceğim.’

  25. Şemot 1:7

    Uvene yisrael paru vayişretsu vayirbu vayaatsmu bimod meod vatimale haarets otam.

    וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל פָּר֧וּ וַֽיִּשְׁרְצ֛וּ וַיִּרְבּ֥וּ וַיַּֽעַצְמ֖וּ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַתִּמָּלֵ֥א הָאָ֖רֶץ אֹתָֽם׃ (פ)

    İsrael oğulları verimli oldular, hızla çoğaldılar, sayıları arttı ve çok güçlendiler. Ülke onlarla doldu.

  26. Şemot 1:10

    Hava nitehakema lo pen yirbe vehaya ki tikrena milhama venosaf gam u al soneenu venilham banu veala min haarets.

    הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ׃

    “Gelin, onlara karşı akıllıca önlem alalım. Yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa düşmanlarımıza katılıp bizimle savaşır, ülkeden çıkar giderler.”

  27. Şemot 1:12

    Vehaaşer yeanu oto ken yirbe vehen yifrots vayakutsu mipene bene yisrael.

    וְכַאֲשֶׁר֙ יְעַנּ֣וּ אֹת֔וֹ כֵּ֥ן יִרְבֶּ֖ה וְכֵ֣ן יִפְרֹ֑ץ וַיָּקֻ֕צוּ מִפְּנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Ama onlara ne kadar baskı yapıldıysa o kadar çoğalıp yayıldılar. Mısırlılar İsrael oğullarından korkuya kapıldılar.

  28. Şemot 1:20

    Vayetev Elohim lameyaledot vayirev haam vayaatsmu meod.

    וַיֵּ֥יטֶב אֱלֹהִ֖ים לַֽמְיַלְּדֹ֑ת וַיִּ֧רֶב הָעָ֛ם וַיַּֽעַצְמ֖וּ מְאֹֽד׃

    Tanrı ebelere iyilik etti. Halk çoğaldı ve çok güçlendi.

  29. Şemot 7:3

    Vaani akşe et lev paro vehirbeti et ototay veet mofetay beerets mitsrayim.

    וַאֲנִ֥י אַקְשֶׁ֖ה אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֑ה וְהִרְבֵּיתִ֧י אֶת־אֹתֹתַ֛י וְאֶת־מוֹפְתַ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Ben ise Firavun’un yüreğini katılaştıracağım; Mısır ülkesinde işaretlerimi ve olağanüstü işlerimi çoğaltacağım.

  30. Şemot 10:4

    Ki im maen ata leşaleah et ami hinni mevi mahar arbe bigvuleha.

    כִּ֛י אִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לְשַׁלֵּ֣חַ אֶת־עַמִּ֑י הִנְנִ֨י מֵבִ֥יא מָחָ֛ר אַרְבֶּ֖ה בִּגְבֻלֶֽךָ׃

    Halkımı salıvermeyi reddedersen, yarın ülkene çekirge getireceğim.

  31. Şemot 10:12

    Vayomer Adonay el moşe nete yadeha al erets mitsrayim baarbe veyaal al erets mitsrayim veyohal et kol esev haarets et kol aşer hişir habarad.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֨ה יָדְךָ֜ עַל־אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ בָּֽאַרְבֶּ֔ה וְיַ֖עַל עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיֹאכַל֙ אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הִשְׁאִ֖יר הַבָּרָֽד׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Çekirgeler için elini Mısır ülkesinin üzerine uzat. Ülkeyi kaplasınlar; yerdeki bütün bitkileri, dolunun bıraktığı her şeyi yesinler.”

  32. Şemot 10:13

    Vayet moşe et mateu al erets mitsrayim vadonay nihag ruah kadim baarets kol hayom hau vehol halayla haboker haya veruah hakadim nasa et haarbe.

    וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־מַטֵּהוּ֮ עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַֽיהוָ֗ה נִהַ֤ג ר֥וּחַ קָדִים֙ בָּאָ֔רֶץ כָּל־הַיּ֥וֹם הַה֖וּא וְכָל־הַלָּ֑יְלָה הַבֹּ֣קֶר הָיָ֔ה וְר֙וּחַ֙ הַקָּדִ֔ים נָשָׂ֖א אֶת־הָאַרְבֶּֽה׃

    Moşe değneğini Mısır ülkesinin üzerine uzattı. Adonay bütün o gün ve gece boyunca ülkede doğu rüzgârı estirdi. Sabah olduğunda doğu rüzgârı çekirgeleri getirmişti.

  33. Şemot 10:14

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayaal haarbe al kol erets mitsrayim vayanah behol gevul mitsrayim kaved meod lefanav lo haya hen arbe kamou veaharav lo yiheye ken.

    וַיַּ֣עַל הָֽאַרְבֶּ֗ה עַ֚ל כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיָּ֕נַח בְּכֹ֖ל גְּב֣וּל מִצְרָ֑יִם כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד לְ֠פָנָיו לֹא־הָ֨יָה כֵ֤ן אַרְבֶּה֙ כָּמֹ֔הוּ וְאַחֲרָ֖יו לֹ֥א יִֽהְיֶה־כֵּֽן׃

    Çekirgeler bütün Mısır ülkesini kapladı; Mısır’ın her yerine kondular. Öylesine çoktular ki daha önce böylesi görülmemişti, bundan sonra da görülmeyecekti.

  34. Şemot 10:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayahafoh Adonay ruah yam hazak meod vayisa et haarbe vayitkaeu yama suf lo nişar arbe ehad behol gevul mitsrayim.

    וַיַּהֲפֹ֨ךְ יְהוָ֤ה רֽוּחַ־יָם֙ חָזָ֣ק מְאֹ֔ד וַיִּשָּׂא֙ אֶת־הָ֣אַרְבֶּ֔ה וַיִּתְקָעֵ֖הוּ יָ֣מָּה סּ֑וּף לֹ֤א נִשְׁאַר֙ אַרְבֶּ֣ה אֶחָ֔ד בְּכֹ֖ל גְּב֥וּל מִצְרָֽיִם׃

    Adonay rüzgârı çok güçlü bir batı rüzgârına çevirdi. Rüzgâr çekirgeleri alıp Sazlık Denizi’ne sürükledi. Mısır’ın hiçbir yerinde bir tek çekirge bile kalmadı.

  35. Şemot 11:9

    Vayomer Adonay el moşe lo yişma alehem paro lemaan revot mofetay beerets mitsrayim.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה לֹא־יִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם פַּרְעֹ֑ה לְמַ֛עַן רְב֥וֹת מוֹפְתַ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Adonay, Moşe’ye, “Firavun sizi dinlemeyecek; böylece Mısır ülkesinde olağanüstü işlerim çoğalacak” dedi.

  36. Şemot 16:17

    Vayaasu hen bene yisrael vayilketu hamarbe vehamamit.

    וַיַּעֲשׂוּ־כֵ֖ן בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽיִּלְקְט֔וּ הַמַּרְבֶּ֖ה וְהַמַּמְעִֽיט׃

    İsrael oğulları öyle yaptılar. Kimi çok, kimi az topladı.

  37. Şemot 16:18

    Vayamodu vaomer velo hedif hamarbe vehamamit lo hehsir lefi ohlo lakatu.

    וַיָּמֹ֣דּוּ בָעֹ֔מֶר וְלֹ֤א הֶעְדִּיף֙ הַמַּרְבֶּ֔ה וְהַמַּמְעִ֖יט לֹ֣א הֶחְסִ֑יר אִ֥ישׁ לְפִֽי־אָכְל֖וֹ לָקָֽטוּ׃

    Omerle ölçtüklerinde çok toplayanın fazlası, az toplayanın eksiği yoktu. Herkes yiyeceği kadar toplamıştı.

  38. Şemot 30:15

    Heaşir lo yarbe vehadal lo yamit mimahatsit haşakel latet et terumat Adonay lehaper al nafşotehem.

    הֶֽעָשִׁ֣יר לֹֽא־יַרְבֶּ֗ה וְהַדַּל֙ לֹ֣א יַמְעִ֔יט מִֽמַּחֲצִ֖ית הַשָּׁ֑קֶל לָתֵת֙ אֶת־תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה לְכַפֵּ֖ר עַל־נַפְשֹׁתֵיכֶֽם׃

    Canlarınız için kefaret sağlamak üzere Adonay’a ayrılan sunuyu verirken zengin yarım şekelden fazla, yoksul yarım şekelden az vermeyecek.

  39. Şemot 32:13

    Zehor leavraham leyitshak uleyisrael avadeha aşer nişbata lahem bah vatedaber alehem arbe et zarahem kehoheve haşamayim vehol haarets hazot aşer amarti eten lezarahem venahalu leolam.

    זְכֹ֡ר לְאַבְרָהָם֩ לְיִצְחָ֨ק וּלְיִשְׂרָאֵ֜ל עֲבָדֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֣עְתָּ לָהֶם֮ בָּךְ֒ וַתְּדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם אַרְבֶּה֙ אֶֽת־זַרְעֲכֶ֔ם כְּכוֹכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם וְכָל־הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֜את אֲשֶׁ֣ר אָמַ֗רְתִּי אֶתֵּן֙ לְזַרְעֲכֶ֔ם וְנָחֲל֖וּ לְעֹלָֽם׃

    Kulların Avraam’ı, Yitshak’ı ve İsrael’i hatırla. Onlara kendi üzerine ant içerek, ‘Soyunuzu göklerin yıldızları kadar çoğaltacağım. Sözünü ettiğim bu ülkenin tamamını soyunuza vereceğim; sonsuza dek onu mülk edinecekler’ dedin.”

  40. Şemot 36:5

    Vayomeru el moşe lemor marbim haam lehavi mide haavoda lamelaha aşer tsiva Adonay laasot otah.

    וַיֹּאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה לֵּאמֹ֔ר מַרְבִּ֥ים הָעָ֖ם לְהָבִ֑יא מִדֵּ֤י הָֽעֲבֹדָה֙ לַמְּלָאכָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה לַעֲשֹׂ֥ת אֹתָֽהּ׃

    Moşe’ye, “Halk, Adonay’ın yapılmasını buyurduğu işe gereken miktardan fazlasını getiriyor” dediler.

  41. Vayikra 11:22

    Et ele mehem tohelu et haarbe lemino veet hasaleam lemineu veet hahargol lemineu veet hehagav lemineu.

    אֶת־אֵ֤לֶּה מֵהֶם֙ תֹּאכֵ֔לוּ אֶת־הָֽאַרְבֶּ֣ה לְמִינ֔וֹ וְאֶת־הַסָּלְעָ֖ם לְמִינֵ֑הוּ וְאֶת־הַחַרְגֹּ֣ל לְמִינֵ֔הוּ וְאֶת־הֶחָגָ֖ב לְמִינֵֽהוּ׃

    Bunlar arasından şunları yiyebilirsiniz: Türleriyle birlikte arbe çekirgesini, türleriyle birlikte solam çekirgesini, türleriyle birlikte hargol çekirgesini ve türleriyle birlikte hagav çekirgesini.

  42. Vayikra 11:42

    Kol holeh al gahon vehol holeh al arba ad kol marbe raglayim lehol haşerets haşorets al haarets lo tohelum ki şekets hem.

    כֹּל֩ הוֹלֵ֨ךְ עַל־גָּח֜וֹן וְכֹ֣ל ׀ הוֹלֵ֣ךְ עַל־אַרְבַּ֗ע עַ֚ד כָּל־מַרְבֵּ֣ה רַגְלַ֔יִם לְכָל־הַשֶּׁ֖רֶץ הַשֹּׁרֵ֣ץ עַל־הָאָ֑רֶץ לֹ֥א תֹאכְל֖וּם כִּי־שֶׁ֥קֶץ הֵֽם׃

    Yerde kaynaşan küçük canlılar arasından karnı üzerinde sürünenleri, dört ayak üzerinde yürüyenleri ve çok ayaklı olanların hepsini yemeyeceksiniz; çünkü onlar iğrenç sayılır.

  43. Vayikra 25:16

    Lefi rov haşanim tarbe miknato ulefi meot haşanim tamit miknato ki mispar tevuot u moher lah.

    לְפִ֣י ׀ רֹ֣ב הַשָּׁנִ֗ים תַּרְבֶּה֙ מִקְנָת֔וֹ וּלְפִי֙ מְעֹ֣ט הַשָּׁנִ֔ים תַּמְעִ֖יט מִקְנָת֑וֹ כִּ֚י מִסְפַּ֣ר תְּבוּאֹ֔ת ה֥וּא מֹכֵ֖ר לָֽךְ׃

    Yıl çoksa satın alma bedelini artıracak, yıl azsa azaltacaksın; çünkü sana sattığı, alınabilecek ürünlerin sayısıdır.

  44. Vayikra 25:36

    Al tikah meito neşeh vetarbit veyareta meeloheha vehe ahiha imah.

    אַל־תִּקַּ֤ח מֵֽאִתּוֹ֙ נֶ֣שֶׁךְ וְתַרְבִּ֔ית וְיָרֵ֖אתָ מֵֽאֱלֹהֶ֑יךָ וְחֵ֥י אָחִ֖יךָ עִמָּֽךְ׃

    Ondan faiz ya da fazlalık almayacaksın. Tanrından kork; kardeşin senin yanında yaşayabilsin.

  45. Vayikra 25:37

    Et kaspeha lo titen lo beneşeh uvemarbit lo titen ohleha.

    אֶ֨ת־כַּסְפְּךָ֔ לֹֽא־תִתֵּ֥ן ל֖וֹ בְּנֶ֑שֶׁךְ וּבְמַרְבִּ֖ית לֹא־תִתֵּ֥ן אָכְלֶֽךָ׃

    Ona paranı faizle vermeyecek, yiyeceğini fazlasını geri almak üzere vermeyeceksin.

  46. Vayikra 26:9

    Ufaniti alehem vehifreti ethem vehirbeti ethem vahakimoti et beriti itehem.

    וּפָנִ֣יתִי אֲלֵיכֶ֔ם וְהִפְרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם וְהִרְבֵּיתִ֖י אֶתְכֶ֑ם וַהֲקִימֹתִ֥י אֶת־בְּרִיתִ֖י אִתְּכֶֽם׃

    Size yönelecek, sizi verimli kılıp çoğaltacak ve sizinle antlaşmamı sürdüreceğim.

  47. Bamidbar 26:54

    Larav tarbe nahalato velamat tamit nahalato lefi fekudav yutan nahalato.

    לָרַ֗ב תַּרְבֶּה֙ נַחֲלָת֔וֹ וְלַמְעַ֕ט תַּמְעִ֖יט נַחֲלָת֑וֹ אִ֚ישׁ לְפִ֣י פְקֻדָ֔יו יֻתַּ֖ן נַחֲלָתֽוֹ׃

    Çok olana daha büyük, az olana daha küçük miras payı vereceksin. Her birine sayılanlarının sayısına göre miras payı verilecek.

  48. Bamidbar 32:14

    Vehine kamtem tahat avotehem tarbut anaşim hataim lispot od al haron af Adonay el yisrael.

    וְהִנֵּ֣ה קַמְתֶּ֗ם תַּ֚חַת אֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם תַּרְבּ֖וּת אֲנָשִׁ֣ים חַטָּאִ֑ים לִסְפּ֣וֹת ע֗וֹד עַ֛ל חֲר֥וֹן אַף־יְהוָ֖ה אֶל־יִשְׂרָאֵֽל׃

    İşte şimdi siz, günahkâr adamların soyu, atalarınızın yerine çıktınız; Adonay’ın İsrael’e karşı alevlenen öfkesini daha da artırıyorsunuz.

  49. Bamidbar 33:54

    Vehitnahaltem et haarets begoral lemişpehotehem larav tarbu et nahalato velamat tamit et nahalato el aşer yetse lo şama hagoral lo yihye lematot avotehem titnehalu.

    וְהִתְנַחַלְתֶּם֩ אֶת־הָאָ֨רֶץ בְּגוֹרָ֜ל לְמִשְׁפְּחֹֽתֵיכֶ֗ם לָרַ֞ב תַּרְבּ֤וּ אֶת־נַחֲלָתוֹ֙ וְלַמְעַט֙ תַּמְעִ֣יט אֶת־נַחֲלָת֔וֹ אֶל֩ אֲשֶׁר־יֵ֨צֵא ל֥וֹ שָׁ֛מָּה הַגּוֹרָ֖ל ל֣וֹ יִהְיֶ֑ה לְמַטּ֥וֹת אֲבֹתֵיכֶ֖ם תִּתְנֶחָֽלוּ׃

    Ülkeyi boylarınıza göre kurayla miras alacaksınız. Çok olana daha büyük, az olana daha küçük miras payı vereceksiniz. Kura kime neresi için çıkarsa orası onun olacak. Ata kabilelerinize göre miras alacaksınız.

  50. Bamidbar 35:8

    Vehearim aşer titenu meahuzat bene yisrael meet harav tarbu umeet hameat tamitu kefi nahalato aşer yinhalu yiten mearav lalviyim.

    וְהֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר תִּתְּנוּ֙ מֵאֲחֻזַּ֣ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֔ל מֵאֵ֤ת הָרַב֙ תַּרְבּ֔וּ וּמֵאֵ֥ת הַמְעַ֖ט תַּמְעִ֑יטוּ אִ֗ישׁ כְּפִ֤י נַחֲלָתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר יִנְחָ֔לוּ יִתֵּ֥ן מֵעָרָ֖יו לַלְוִיִּֽם׃ (פ)

    İsraeloğullarının mülkünden vereceğiniz şehirleri, çok payı olandan çok, az payı olandan az alacaksınız. Her biri, aldığı miras payına göre kendi şehirlerinden Levilere verecek.”

Bu kökten gelen temel kelimeler

Temel kelimeler (lemmalar)

רָבָה

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

be much

65 kullanım · 56 ayet

רָבָה

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

shoot

1 kullanım · 1 ayet

Yazılı ve okunan biçimler

İbranice yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Veri ve yöntem

Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.

Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.