קוּם
kalkmak, ayağa kalkmak; dikilmek; kaldırmak; kurmak/inşa etmek; ortaya çıkmak; harekete geçmek; karşı çıkmak; tesis etmek; sürdürmek, ayakta tutmak; gerçekleşmek
145 kullanım · 136 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 298 kez, 278 farklı ayette görülür. Kök altında 7 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vehaya bimkom haşehin seet levana o vaheret levana adamdamet venira el hakohen.
וְהָיָ֞ה בִּמְק֤וֹם הַשְּׁחִין֙ שְׂאֵ֣ת לְבָנָ֔ה א֥וֹ בַהֶ֖רֶת לְבָנָ֣ה אֲדַמְדָּ֑מֶת וְנִרְאָ֖ה אֶל־הַכֹּהֵֽן׃
çıbanın yerinde beyaz bir kabartı ya da kırmızımsı beyaz bir parlak leke oluşursa o kişi kâhine görünecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Veşahat et hakeves bimkom aşer yişhat et hahatat veet haola bimkom hakodeş ki kahatat haaşam u lakohen kodeş kadaşim u.
וְשָׁחַ֣ט אֶת־הַכֶּ֗בֶשׂ בִּ֠מְקוֹם אֲשֶׁ֨ר יִשְׁחַ֧ט אֶת־הַֽחַטָּ֛את וְאֶת־הָעֹלָ֖ה בִּמְק֣וֹם הַקֹּ֑דֶשׁ כִּ֡י כַּ֠חַטָּאת הָאָשָׁ֥ם הוּא֙ לַכֹּהֵ֔ן קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הֽוּא׃
Kuzuyu kutsal yerde, günah sunusunun ve bütünüyle yakılan sununun kesildiği yerde kesecek. Çünkü suç sunusu da günah sunusu gibi kâhine aittir; en kutsal sunulardandır.
Venatan hakohen min haşemen aşer al kapo al tenuh ozen hamitaher hayemanit veal bohen yado hayemanit veal bohen raglo hayemanit al mekom dam haaşam.
וְנָתַ֨ן הַכֹּהֵ֜ן מִן־הַשֶּׁ֣מֶן ׀ אֲשֶׁ֣ר עַל־כַּפּ֗וֹ עַל־תְּנ֞וּךְ אֹ֤זֶן הַמִּטַּהֵר֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדוֹ֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְל֖וֹ הַיְמָנִ֑ית עַל־מְק֖וֹם דַּ֥ם הָאָשָֽׁם׃
Kâhin avucundaki yağdan arınacak kişinin sağ kulağının kıkırdağına, sağ elinin başparmağına ve sağ ayağının başparmağına, suç sunusunun kanının bulunduğu yere sürecek.
Vetsiva hakohen vehiletsu et haavanim aşer bahen hanaga vehişlihu ethen el mihuts lair el makom tame.
וְצִוָּה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְחִלְּצוּ֙ אֶת־הָ֣אֲבָנִ֔ים אֲשֶׁ֥ר בָּהֵ֖ן הַנָּ֑גַע וְהִשְׁלִ֤יכוּ אֶתְהֶן֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃
kâhin belirtili taşların sökülüp şehrin dışına, arınmamış bir yere atılmasını buyuracak.
Veet habayit yaktsia mibayit saviv veşafehu et heafar aşer hiktsu el mihuts lair el makom tame.
וְאֶת־הַבַּ֛יִת יַקְצִ֥עַ מִבַּ֖יִת סָבִ֑יב וְשָׁפְכ֗וּ אֶת־הֶֽעָפָר֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְצ֔וּ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃
Evin içi çepeçevre kazınacak; kazınan sıva şehrin dışına, arınmamış bir yere dökülecek.
Venatats et habayit et avanav veet etsav veet kol afar habayit vehotsi el mihuts lair el makom tame.
וְנָתַ֣ץ אֶת־הַבַּ֗יִת אֶת־אֲבָנָיו֙ וְאֶת־עֵצָ֔יו וְאֵ֖ת כָּל־עֲפַ֣ר הַבָּ֑יִת וְהוֹצִיא֙ אֶל־מִח֣וּץ לָעִ֔יר אֶל־מָק֖וֹם טָמֵֽא׃
Ev yıkılacak; taşları, ahşapları ve bütün sıvası şehrin dışına, arınmamış bir yere çıkarılacak.
Verahats et besaro vamayim bemakom kadoş velavaş et begadav veyatsa veasa et olato veet olat haam vehiper baado uvead haam.
וְרָחַ֨ץ אֶת־בְּשָׂר֤וֹ בַמַּ֙יִם֙ בְּמָק֣וֹם קָד֔וֹשׁ וְלָבַ֖שׁ אֶת־בְּגָדָ֑יו וְיָצָ֗א וְעָשָׂ֤ה אֶת־עֹֽלָתוֹ֙ וְאֶת־עֹלַ֣ת הָעָ֔ם וְכִפֶּ֥ר בַּעֲד֖וֹ וּבְעַ֥ד הָעָֽם׃
Kutsal bir yerde bedenini suyla yıkayıp kendi giysilerini giyecek. Dışarı çıkıp kendisinin ve halkın bütünüyle yakılan sunularını sunacak; kendisi ve halk için kefaret sağlayacak.
Mipene seva takum vehadarta pene zaken veyareta meeloheha ani Adonay.
מִפְּנֵ֤י שֵׂיבָה֙ תָּק֔וּם וְהָדַרְתָּ֖ פְּנֵ֣י זָקֵ֑ן וְיָרֵ֥אתָ מֵּאֱלֹהֶ֖יךָ אֲנִ֥י יְהוָֽה׃ (פ)
Ak saçlının önünde ayağa kalkacak, yaşlıya saygı göstereceksin. Tanrından korkacaksın. Ben Adonay’ım.
Vehayeta leaharon ulevanav vaahaluu bemakom kadoş ki kodeş kadaşim u lo meişe Adonay hok olam.
וְהָֽיְתָה֙ לְאַהֲרֹ֣ן וּלְבָנָ֔יו וַאֲכָלֻ֖הוּ בְּמָק֣וֹם קָדֹ֑שׁ כִּ֡י קֹדֶשׁ֩ קָֽדָשִׁ֨ים ה֥וּא ל֛וֹ מֵאִשֵּׁ֥י יְהוָ֖ה חָק־עוֹלָֽם׃ (ס)
Ekmekler Aaron’a ve oğullarına ait olacak; onları kutsal bir yerde yiyecekler. Çünkü bunlar Adonay’a ateşle sunulan sunular arasında en kutsal olanlardandır ve kalıcı bir hak olarak kâhine aittir.”
Veim lo yigael ad melot lo şana temima vekam habayit aşer bair aşer lo homa latsemitut lakone oto ledorotav lo yetse bayovel.
וְאִ֣ם לֹֽא־יִגָּאֵ֗ל עַד־מְלֹ֣את לוֹ֮ שָׁנָ֣ה תְמִימָה֒ וְ֠קָם הַבַּ֨יִת אֲשֶׁר־בָּעִ֜יר אֲשֶׁר־לא [ל֣וֹ] חֹמָ֗ה לַצְּמִיתֻ֛ת לַקֹּנֶ֥ה אֹת֖וֹ לְדֹרֹתָ֑יו לֹ֥א יֵצֵ֖א בַּיֹּבֵֽל׃
Tam bir yıl doluncaya kadar geri alınmazsa surla çevrili şehirdeki ev, kuşakları boyunca alıcının kesin mülkü olacak. Yovel’de serbest kalmayacak.
Lo taasu lahem elilim ufesel umatseva lo takimu lahem veeven maskit lo titenu beartsehem lehişetahavot aleha ki ani Adonay elohehem.
לֹֽא־תַעֲשׂ֨וּ לָכֶ֜ם אֱלִילִ֗ם וּפֶ֤סֶל וּמַצֵּבָה֙ לֹֽא־תָקִ֣ימוּ לָכֶ֔ם וְאֶ֣בֶן מַשְׂכִּ֗ית לֹ֤א תִתְּנוּ֙ בְּאַרְצְכֶ֔ם לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת עָלֶ֑יהָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Kendinize putlar yapmayacak, oyma put ya da dikili taş dikmeyeceksiniz. Üzerinde yere kapanmak için ülkenize döşeme taşı koymayacaksınız; çünkü Ben Tanrınız Adonay’ım.
Ufaniti alehem vehifreti ethem vehirbeti ethem vahakimoti et beriti itehem.
וּפָנִ֣יתִי אֲלֵיכֶ֔ם וְהִפְרֵיתִ֣י אֶתְכֶ֔ם וְהִרְבֵּיתִ֖י אֶתְכֶ֑ם וַהֲקִימֹתִ֥י אֶת־בְּרִיתִ֖י אִתְּכֶֽם׃
Size yönelecek, sizi verimli kılıp çoğaltacak ve sizinle antlaşmamı sürdüreceğim.
Ani Adonay elohehem aşer hotseti ethem meerets mitsrayim miheyot lahem avadim vaeşbor motot ulehem vaoleh ethem komemiyut.
אֲנִ֞י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם אֲשֶׁ֨ר הוֹצֵ֤אתִי אֶתְכֶם֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִֽהְיֹ֥ת לָהֶ֖ם עֲבָדִ֑ים וָאֶשְׁבֹּר֙ מֹטֹ֣ת עֻלְּכֶ֔ם וָאוֹלֵ֥ךְ אֶתְכֶ֖ם קֽוֹמְמִיּֽוּת׃ (פ)
Ben sizi Mısırlılara köle olmaktan çıkarıp Mısır ülkesinden getiren Tanrınız Adonay’ım. Boyunduruğunuzun çubuklarını kırdım ve sizi başınız dik yürüttüm.
Vehaşelu iş beahiv kemipene herev verodef ayin velo tiheye lahem tekuma lifne oyevehem.
וְכָשְׁל֧וּ אִישׁ־בְּאָחִ֛יו כְּמִפְּנֵי־חֶ֖רֶב וְרֹדֵ֣ף אָ֑יִן וְלֹא־תִֽהְיֶ֤ה לָכֶם֙ תְּקוּמָ֔ה לִפְנֵ֖י אֹֽיְבֵיכֶֽם׃
Kovalayan olmadığı hâlde kılıç önündeymiş gibi birbirlerine takılıp düşecekler. Düşmanlarınızın karşısında ayakta duramayacaksınız.
Veiş ki yakdiş et beto kodeş ladonay veheeriho hakohen ben tov uven ra kaaşer yaarih oto hakohen ken yakum.
וְאִ֗ישׁ כִּֽי־יַקְדִּ֨שׁ אֶת־בֵּית֥וֹ קֹ֙דֶשׁ֙ לַֽיהוָ֔ה וְהֶעֱרִיכוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן בֵּ֥ין ט֖וֹב וּבֵ֣ין רָ֑ע כַּאֲשֶׁ֨ר יַעֲרִ֥יךְ אֹת֛וֹ הַכֹּהֵ֖ן כֵּ֥ן יָקֽוּם׃
Bir kişi evini Adonay’a kutsal olarak ayırırsa kâhin onun iyi ya da kötü oluşuna göre değerini belirleyecek. Kâhinin belirlediği değer geçerli olacak.
İm mişenat hayovel yakdiş sadeu keerkeha yakum.
אִם־מִשְּׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל יַקְדִּ֣ישׁ שָׂדֵ֑הוּ כְּעֶרְכְּךָ֖ יָקֽוּם׃
Tarlasını Yovel yılından başlayarak kutsal olarak ayırırsa belirlenmiş bedel tam olarak geçerli olacak.
Veim gaol yigal et hasade hamakdiş oto veyasaf hamişit kesef erkeha alav vekam lo.
וְאִם־גָּאֹ֤ל יִגְאַל֙ אֶת־הַשָּׂדֶ֔ה הַמַּקְדִּ֖ישׁ אֹת֑וֹ וְ֠יָסַף חֲמִשִׁ֧ית כֶּֽסֶף־עֶרְכְּךָ֛ עָלָ֖יו וְקָ֥ם לֽוֹ׃
Tarlayı kutsal olarak ayıran kişi onu geri almak isterse belirlenmiş bedelin üzerine beşte birini ekleyecek ve tarla onun olacak.
Uvinsoa hamişkan yoridu oto haleviyim uvahanot hamişkan yakimu oto haleviyim vehazar hakarev yumat.
וּבִנְסֹ֣עַ הַמִּשְׁכָּ֗ן יוֹרִ֤ידוּ אֹתוֹ֙ הַלְוִיִּ֔ם וּבַחֲנֹת֙ הַמִּשְׁכָּ֔ן יָקִ֥ימוּ אֹת֖וֹ הַלְוִיִּ֑ם וְהַזָּ֥ר הַקָּרֵ֖ב יוּמָֽת׃
Mişkan yola çıkarılacağı zaman onu Leviler sökecek; Mişkan konaklayacağı zaman onu Leviler kuracak. Yetkisiz biri yaklaşırsa öldürülecek.
Vayehi beyom kalot moşe lehakim et hamişkan vayimşah oto vayekadeş oto veet kol kelav veet hamizbeah veet kol kelav vayimşahem vayekadeş otam.
וַיְהִ֡י בְּיוֹם֩ כַּלּ֨וֹת מֹשֶׁ֜ה לְהָקִ֣ים אֶת־הַמִּשְׁכָּ֗ן וַיִּמְשַׁ֨ח אֹת֜וֹ וַיְקַדֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֔יו וְאֶת־הַמִּזְבֵּ֖חַ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו וַיִּמְשָׁחֵ֖ם וַיְקַדֵּ֥שׁ אֹתָֽם׃
Moşe, Mişkan’ı kurmayı bitirdiği gün onu meshedip kutsal kıldı. Onu ve bütün eşyalarını, sunağı ve bütün eşyalarını meshedip kutsal kıldı.
Uveyom hakim et hamişkan kisa heanan et hamişkan leohel haedut uvaerev yihye al hamişkan kemare eş ad boker.
וּבְיוֹם֙ הָקִ֣ים אֶת־הַמִּשְׁכָּ֔ן כִּסָּ֤ה הֶֽעָנָן֙ אֶת־הַמִּשְׁכָּ֔ן לְאֹ֖הֶל הָעֵדֻ֑ת וּבָעֶ֜רֶב יִהְיֶ֧ה עַֽל־הַמִּשְׁכָּ֛ן כְּמַרְאֵה־אֵ֖שׁ עַד־בֹּֽקֶר׃
Mişkan’ın kurulduğu gün bulut, Tanıklık Çadırı olan Mişkan’ı kapladı. Akşamdan sabaha kadar Mişkan’ın üzerinde ateş görünümü vardı.
Ulefi healot heanan meal haohel veahare hen yisu bene yisrael uvimkom aşer yişkan şam heanan şam yahanu bene yisrael.
וּלְפִ֞י הֵעָלֹ֤ת הֶֽעָנָן֙ מֵעַ֣ל הָאֹ֔הֶל וְאַ֣חֲרֵי־כֵ֔ן יִסְע֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבִמְק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר יִשְׁכָּן־שָׁם֙ הֶֽעָנָ֔ן שָׁ֥ם יַחֲנ֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Bulut çadırın üzerinden yükseldiğinde İsraeloğulları yola çıkardı. Bulut nerede durursa İsraeloğulları orada konaklardı.
Venaseu hakehatim nosee hamikdaş vehekimu et hamişkan ad boam.
וְנָסְעוּ֙ הַקְּהָתִ֔ים נֹשְׂאֵ֖י הַמִּקְדָּ֑שׁ וְהֵקִ֥ימוּ אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן עַד־בֹּאָֽם׃ (ס)
Kutsal eşyaları taşıyan Kehatlılar yola çıktı. Onlar varmadan önce diğerleri Mişkan’ı kurmuş olacaktı.
Vayomer moşe lehovav ben reuel hamidyani hoten moşe noseim anahnu el hamakom aşer amar Adonay oto eten lahem leha itanu vehetavnu lah ki Adonay diber tov al yisrael.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה לְ֠חֹבָב בֶּן־רְעוּאֵ֣ל הַמִּדְיָנִי֮ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁה֒ נֹסְעִ֣ים ׀ אֲנַ֗חְנוּ אֶל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אֹת֖וֹ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֑ם לְכָ֤ה אִתָּ֙נוּ֙ וְהֵטַ֣בְנוּ לָ֔ךְ כִּֽי־יְהוָ֥ה דִּבֶּר־ט֖וֹב עַל־יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe, Midyanlı Reuel’in oğlu olan kayınpederi Hovav’a, “Adonay’ın, ‘Size vereceğim’ dediği yere gidiyoruz. Bizimle gel; sana iyilik edeceğiz. Çünkü Adonay İsrael için iyilik vaat etti” dedi.
Vayehi binsoa haaron vayomer moşe kuma Adonay veyafutsu oyeveha veyanusu mesaneha mipaneha.
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה ׀ יְהוָ֗ה וְיָפֻ֙צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sandık yola çıktığında Moşe şöyle derdi: “Kalk, Adonay! Düşmanların dağılsın, Senden nefret edenler önünden kaçsın!”
Vayikra şem hamakom hau tavera ki vaara vam eş Adonay.
וַיִּקְרָ֛א שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא תַּבְעֵרָ֑ה כִּֽי־בָעֲרָ֥ה בָ֖ם אֵ֥שׁ יְהוָֽה׃
O yerin adı Tavera konuldu; çünkü Adonay’ın ateşi orada aralarında yanmıştı.
Vayakom haam kol hayom hau vehol halayla vehol yom hamohorat vayaasfu et haselav hamamit asaf asara homarim vayiştehu lahem şatoah sevivot hamahane.
וַיָּ֣קָם הָעָ֡ם כָּל־הַיּוֹם֩ הַה֨וּא וְכָל־הַלַּ֜יְלָה וְכֹ֣ל ׀ י֣וֹם הַֽמָּחֳרָ֗ת וַיַּֽאַסְפוּ֙ אֶת־הַשְּׂלָ֔ו הַמַּמְעִ֕יט אָסַ֖ף עֲשָׂרָ֣ה חֳמָרִ֑ים וַיִּשְׁטְח֤וּ לָהֶם֙ שָׁט֔וֹחַ סְבִיב֖וֹת הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Halk bütün o gün, bütün gece ve ertesi gün boyunca kalkıp bıldırcın topladı. En az toplayan on homer topladı. Bıldırcınları ordugâhın çevresine serdiler.
Vayikra et şem hamakom hau kivrot hataava ki şam kaveru et haam hamitavim.
וַיִּקְרָ֛א אֶת־שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא קִבְר֣וֹת הַֽתַּאֲוָ֑ה כִּי־שָׁם֙ קָֽבְר֔וּ אֶת־הָעָ֖ם הַמִּתְאַוִּֽים׃
O yere Kivrot-Hataava adı verildi; çünkü arzuya kapılan halkı orada gömdüler.
Lamakom hau kara nahal eşkol al odot haeşkol aşer karetu mişam bene yisrael.
לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא קָרָ֖א נַ֣חַל אֶשְׁכּ֑וֹל עַ֚ל אֹד֣וֹת הָֽאֶשְׁכּ֔וֹל אֲשֶׁר־כָּרְת֥וּ מִשָּׁ֖ם בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İsraeloğullarının oradan kestiği salkım nedeniyle o yere Eşkol Vadisi adı verildi.
Vayaşkimu vaboker vayaalu el roş hahar lemor hinenu vealinu el hamakom aşer amar Adonay ki hatanu.
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּ֔קֶר וַיַּֽעֲל֥וּ אֶל־רֹאשׁ־הָהָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֶּ֗נּוּ וְעָלִ֛ינוּ אֶל־הַמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־אָמַ֥ר יְהוָ֖ה כִּ֥י חָטָֽאנוּ׃
Sabah erkenden kalkıp dağın tepesine çıkmak üzere, “İşte buradayız! Günah işledik ama Adonay’ın söylediği yere çıkacağız” dediler.
Vayakumu lifne moşe vaanaşim mibene yisrael hamişim umatayim nesie eda kerie moed anşe şem.
וַיָּקֻ֙מוּ֙ לִפְנֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וַאֲנָשִׁ֥ים מִבְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתָ֑יִם נְשִׂיאֵ֥י עֵדָ֛ה קְרִאֵ֥י מוֹעֵ֖ד אַנְשֵׁי־שֵֽׁם׃
İsraeloğullarından iki yüz elli adamla birlikte Moşe’ye karşı ayağa kalktılar. Bunlar topluluğun önderleri, toplantılara çağrılan, tanınmış adamlardı.
Vayakom moşe vayeleh el datan vaaviram vayelehu aharav zikne yisrael.
וַיָּ֣קָם מֹשֶׁ֔ה וַיֵּ֖לֶךְ אֶל־דָּתָ֣ן וַאֲבִירָ֑ם וַיֵּלְכ֥וּ אַחֲרָ֖יו זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe kalkıp Datan’la Aviram’ın yanına gitti. İsrael’in ileri gelenleri onun ardından gittiler.
Vaahaltem oto behol makom atem uvetehem ki sahar u lahem helef avodathem beohel moed.
וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּכָל־מָק֔וֹם אַתֶּ֖ם וּבֵֽיתְכֶ֑ם כִּֽי־שָׂכָ֥ר הוּא֙ לָכֶ֔ם חֵ֥לֶף עֲבֹֽדַתְכֶ֖ם בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Onu siz ve ev halkınız her yerde yiyebilirsiniz. Çünkü bu, Buluşma Çadırı’ndaki hizmetinizin karşılığı olan ücretinizdir.
Veasaf iş tahor et efer hapara vehiniah mihuts lamahane bemakom tahor vehayeta laadat bene yisrael lemişmeret leme nida hatat hi.
וְאָסַ֣ף ׀ אִ֣ישׁ טָה֗וֹר אֵ֚ת אֵ֣פֶר הַפָּרָ֔ה וְהִנִּ֛יחַ מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה בְּמָק֣וֹם טָה֑וֹר וְ֠הָיְתָה לַעֲדַ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֧ל לְמִשְׁמֶ֛רֶת לְמֵ֥י נִדָּ֖ה חַטָּ֥את הִֽוא׃
Arınmış bir kişi ineğin külünü toplayıp ordugâhın dışında temiz bir yere koyacak. İsraeloğulları topluluğu için arındırma suyunda kullanılmak üzere saklanacak. Bu, arındırma içindir.
Bu ayette 2 eşleşme
Velama heelitunu mimitsrayim lehavi otanu el hamakom hara haze lo mekom zera uteena vegefen verimon umayim ayin liştot.
וְלָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָבִ֣יא אֹתָ֔נוּ אֶל־הַמָּק֥וֹם הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה לֹ֣א ׀ מְק֣וֹם זֶ֗רַע וּתְאֵנָ֤ה וְגֶ֙פֶן֙ וְרִמּ֔וֹן וּמַ֥יִם אַ֖יִן לִשְׁתּֽוֹת׃
Bizi bu kötü yere getirmek için neden Mısır’dan çıkardınız? Burası ekin, incir, üzüm ve nar yetişen bir yer değil; içecek su da yok!”
Vayişma Adonay bekol yisrael vayiten et hakenaani vayaharem ethem veet arehem vayikra şem hamakom harema.
וַיִּשְׁמַ֨ע יְהוָ֜ה בְּק֣וֹל יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֔י וַיַּחֲרֵ֥ם אֶתְהֶ֖ם וְאֶת־עָרֵיהֶ֑ם וַיִּקְרָ֥א שֵׁם־הַמָּק֖וֹם חָרְמָֽה׃ (פ)
Adonay İsrael’in sesini duydu ve Kenaanlıları onun eline verdi. İsrael onları ve şehirlerini tamamen yok etti. O yerin adını Horma koydu.
Vayakom bilam baboker vayomer el sare valak lehu el artsehem ki meen Adonay letiti lahaloh imahem.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־שָׂרֵ֣י בָלָ֔ק לְכ֖וּ אֶֽל־אַרְצְכֶ֑ם כִּ֚י מֵאֵ֣ן יְהוָ֔ה לְתִתִּ֖י לַהֲלֹ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃
Bilam sabah kalkıp Balak’ın önderlerine, “Ülkenize dönün. Adonay sizinle gitmeme izin vermedi” dedi.
Vayakumu sare moav vayavou el balak vayomeru meen bilam haloh imanu.
וַיָּק֙וּמוּ֙ שָׂרֵ֣י מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בָּלָ֑ק וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֵ֥ן בִּלְעָ֖ם הֲלֹ֥ךְ עִמָּֽנוּ׃
Moav’ın önderleri kalkıp Balak’a geldiler ve “Bilam bizimle gelmeyi reddetti” dediler.
Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.
וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃
Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”
Vayakom bilam baboker vayahavoş et atono vayeleh im sare moav.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַֽיַּחֲבֹ֖שׁ אֶת־אֲתֹנ֑וֹ וַיֵּ֖לֶךְ עִם־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃
Bilam sabah kalktı, dişi eşeğine semer vurdu ve Moav’ın önderleriyle gitti.
Vayosef malah Adonay avor vayaamod bemakom tsar aşer en dereh lintot yamin usemovl.
וַיּ֥וֹסֶף מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה עֲב֑וֹר וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּמָק֣וֹם צָ֔ר אֲשֶׁ֛ר אֵֽין־דֶּ֥רֶךְ לִנְט֖וֹת יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאול׃
Adonay’ın meleği bir kez daha ilerleyip sağa ya da sola sapacak yolun bulunmadığı dar bir yerde durdu.
Vayomer elav balak leha na iti el makom aher aşer tirenu mişam efes katseu tire vehulo lo tire vekaveno li mişam.
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לך־[לְכָה־] נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak ona şöyle dedi: “Lütfen benimle başka bir yere gel. Onları oradan görebilirsin; ancak yalnız bir uçlarını göreceksin, hepsini görmeyeceksin. Benim için onlara oradan lanet et.”
Vayisa meşalo vayomar kum balak uşama haazina aday beno tsipor.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר ק֤וּם בָּלָק֙ וּֽשֲׁמָ֔ע הַאֲזִ֥ינָה עָדַ֖י בְּנ֥וֹ צִפֹּֽר׃
Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Kalk, Balak, dinle! Bana kulak ver, Tsippor oğlu!
Lo iş el vihazev uven adam veyitneham hau amar velo yaase vediber velo yekimena.
לֹ֣א אִ֥ישׁ אֵל֙ וִֽיכַזֵּ֔ב וּבֶן־אָדָ֖ם וְיִתְנֶחָ֑ם הַה֤וּא אָמַר֙ וְלֹ֣א יַעֲשֶׂ֔ה וְדִבֶּ֖ר וְלֹ֥א יְקִימֶֽנָּה׃
Tanrı yalan söyleyecek bir insan, fikrinden dönecek bir insanoğlu değildir. Söyler de yapmaz mı? Konuşur da yerine getirmez mi?
Hen am kelavi yakum vehaari yitnasa lo yişkav ad yohal teref vedam halalim yişte.
הֶן־עָם֙ כְּלָבִ֣יא יָק֔וּם וְכַאֲרִ֖י יִתְנַשָּׂ֑א לֹ֤א יִשְׁכַּב֙ עַד־יֹ֣אכַל טֶ֔רֶף וְדַם־חֲלָלִ֖ים יִשְׁתֶּֽה׃
İşte dişi aslan gibi kalkıp aslan gibi doğrulan bir halk! Avını yemeden, öldürülenlerin kanını içmeden yatmaz.”
Vayomer balak el bilam leha na ekahaha el makom aher ulay yişar beene haelohim vekaboto li mişam.
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לְכָה־נָּא֙ אֶקָּ֣חֲךָ֔ אֶל־מָק֖וֹם אַחֵ֑ר אוּלַ֤י יִישַׁר֙ בְּעֵינֵ֣י הָאֱלֹהִ֔ים וְקַבֹּ֥תוֹ לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak Bilam’a, “Lütfen gel, seni başka bir yere götüreyim. Belki Tanrı’nın gözünde uygun olur da benim için onlara oradan lanet edersin” dedi.
Kara şahav kaari uhelavi mi yekimenu mevaraheha varuh veorereha arur.
כָּרַ֨ע שָׁכַ֧ב כַּאֲרִ֛י וּכְלָבִ֖יא מִ֣י יְקִימֶ֑נּוּ מְבָרֲכֶ֣יךָ בָר֔וּךְ וְאֹרְרֶ֖יךָ אָרֽוּר׃
Aslan gibi, dişi aslan gibi çömelip yattı; onu kim kaldırabilir? Seni kutsayan kutsansın, sana lanet eden lanetlensin!”
Veata berah leha el mekomeha amarti kabed ahabedha vehine menaaha Adonay mikavod.
וְעַתָּ֖ה בְּרַח־לְךָ֣ אֶל־מְקוֹמֶ֑ךָ אָמַ֙רְתִּי֙ כַּבֵּ֣ד אֲכַבֶּדְךָ֔ וְהִנֵּ֛ה מְנָעֲךָ֥ יְהוָ֖ה מִכָּבֽוֹד׃
Şimdi hemen kendi yerine kaç! Seni çok onurlandıracağımı söylemiştim; ama işte Adonay seni onurdan yoksun bıraktı.”
Erenu velo ata aşurenu velo karov darah kohav miyaakov vekam şevet miyisrael umahats paate moav vekarkar kol bene şet.
אֶרְאֶ֙נּוּ֙ וְלֹ֣א עַתָּ֔ה אֲשׁוּרֶ֖נּוּ וְלֹ֣א קָר֑וֹב דָּרַ֨ךְ כּוֹכָ֜ב מִֽיַּעֲקֹ֗ב וְקָ֥ם שֵׁ֙בֶט֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל וּמָחַץ֙ פַּאֲתֵ֣י מוֹאָ֔ב וְקַרְקַ֖ר כָּל־בְּנֵי־שֵֽׁת׃
Onu görüyorum, ama şimdi değil; ona bakıyorum, ama yakında değil. Yaakov’dan bir yıldız çıkacak, İsrael’den bir asa yükselecek. Moav’ın şakaklarını ezecek, Şet’in bütün oğullarını yıkacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayakom bilam vayeleh vayaşov limkomo vegam balak halah ledarko.
וַיָּ֣קָם בִּלְעָ֔ם וַיֵּ֖לֶךְ וַיָּ֣שָׁב לִמְקֹמ֑וֹ וְגַם־בָּלָ֖ק הָלַ֥ךְ לְדַרְכּֽוֹ׃ (פ)
Bilam kalktı, yola çıkıp kendi yerine döndü. Balak da kendi yoluna gitti.
Vayar pinehas ben elazar ben aharon hakohen vayakom mitoh haeda vayikah romah beyado.
וַיַּ֗רְא פִּֽינְחָס֙ בֶּן־אֶלְעָזָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן וַיָּ֙קָם֙ מִתּ֣וֹךְ הָֽעֵדָ֔ה וַיִּקַּ֥ח רֹ֖מַח בְּיָדֽוֹ׃
Kohen Aaron’un oğlu Elazar’ın oğlu Pinhas bunu gördü. Topluluğun arasından kalkıp eline bir mızrak aldı.
Temel kelimeler (lemmalar)
kalkmak, ayağa kalkmak; dikilmek; kaldırmak; kurmak/inşa etmek; ortaya çıkmak; harekete geçmek; karşı çıkmak; tesis etmek; sürdürmek, ayakta tutmak; gerçekleşmek
145 kullanım · 136 ayet
yer; mekân; konum
133 kullanım · 127 ayet
yükseklik; boy
11 kullanım · 11 ayet
başakta duran tahıl; olgun ekin
4 kullanım · 3 ayet
varlık; mevcut olan; mal varlığı
3 kullanım · 3 ayet
dik duruş; doğruluk
1 kullanım · 1 ayet
dikilme; ayakta durma
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.