İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

מָקוֹם

Bu lemma Tora’da 133 kez, 127 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Kaynak glossu (İngilizce): standing-place

Kök — שורש (şoreş, kök): קום

Kelime türü kodu: N

UBS kaynak glossları

place; spot; site

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit47 kullanım44 ayet
  • Şemot10 kullanım10 ayet
  • Vayikra24 kullanım23 ayet
  • Bamidbar19 kullanım17 ayet
  • Devarim33 kullanım33 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • belirli artikel + isim, eril, tekil, mutlak (52 kullanım · HTd/Ncmsa)
  • edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak (21 kullanım · HRd/Ncmsa)
  • isim, eril, tekil, mutlak (15 kullanım · HNcmsa)
  • edat + isim, eril, tekil, mutlak (11 kullanım · HR/Ncmsa)
  • isim, eril, tekil, tamlayan (9 kullanım · HNcmsc)
  • edat + isim, eril, tekil, tamlayan (9 kullanım · HR/Ncmsc)
  • edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım · HR/Ncmsc/Sp3ms)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HNcmsc/Sp3ms)
  • bağlaç + isim, eril, tekil, mutlak (1 kullanım · HC/Ncmsa)
  • bağlaç + edat + isim, eril, tekil, tamlayan (1 kullanım · HC/R/Ncmsc)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HNcmsc/Sp1cs)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HNcmsc/Sp2ms)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HNcmsc/Sp3fs)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HNcmsc/Sp3mp)
  • edat + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HR/Ncmpc/Sp3mp)
  • edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HR/Ncmsc/Sp1cp)
  • edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HR/Ncmsc/Sp3fs)
  • belirli artikel + isim, eril, çoğul, mutlak (1 kullanım · HTd/Ncmpa)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:9

    Vayomer Elohim yikavu hamayim mitahat haşamayim el makom ehad veterae hayabaşa vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יִקָּו֨וּ הַמַּ֜יִם מִתַּ֤חַת הַשָּׁמַ֙יִם֙ אֶל־מָק֣וֹם אֶחָ֔ד וְתֵרָאֶ֖ה הַיַּבָּשָׁ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Göğün altındaki sular bir yere toplansın ve kuru yer görünsün” dedi. Böyle oldu.

  2. Bereşit 12:6

    Vayaavor avram baarets ad mekom şehem ad elon more vehakenaani az baarets.

    וַיַּעֲבֹ֤ר אַבְרָם֙ בָּאָ֔רֶץ עַ֚ד מְק֣וֹם שְׁכֶ֔ם עַ֖ד אֵל֣וֹן מוֹרֶ֑ה וְהַֽכְּנַעֲנִ֖י אָ֥ז בָּאָֽרֶץ׃

    Avram ülkeyi geçerek Şehem’deki yere, More meşesine kadar geldi. O sırada ülkede Kenaanlılar bulunuyordu.

  3. Bereşit 13:3

    Vayeleh lemasaav minegev vead bet el ad hamakom aşer haya şam oholo batehila ben bet el uven haay.

    וַיֵּ֙לֶךְ֙ לְמַסָּעָ֔יו מִנֶּ֖גֶב וְעַד־בֵּֽית־אֵ֑ל עַד־הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁר־הָ֨יָה שָׁ֤ם אהלה [אָֽהֳלוֹ֙] בַּתְּחִלָּ֔ה בֵּ֥ין בֵּֽית־אֵ֖ל וּבֵ֥ין הָעָֽי׃

    Negev’den Bet-El’e, başlangıçta çadırının bulunduğu yere, Bet-El ile Ay arasına kadar konaklaya konaklaya gitti.

  4. Bereşit 13:4

    El mekom hamizbeah aşer asa şam barişona vayikra şam avram beşem Adonay.

    אֶל־מְקוֹם֙ הַמִּזְבֵּ֔חַ אֲשֶׁר־עָ֥שָׂה שָׁ֖ם בָּרִאשֹׁנָ֑ה וַיִּקְרָ֥א שָׁ֛ם אַבְרָ֖ם בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃

    Daha önce yaptığı sunağın bulunduğu yere geldi. Avram orada Adonay’ın adıyla yakardı.

  5. Bereşit 13:14

    Vadonay amar el avram ahare hipared lot meimo sa na eneha uree min hamakom aşer ata şam tsafona vanegba vakedema vayama.

    וַֽיהוָ֞ה אָמַ֣ר אֶל־אַבְרָ֗ם אַחֲרֵי֙ הִפָּֽרֶד־ל֣וֹט מֵֽעִמּ֔וֹ שָׂ֣א נָ֤א עֵינֶ֙יךָ֙ וּרְאֵ֔ה מִן־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה שָׁ֑ם צָפֹ֥נָה וָנֶ֖גְבָּה וָקֵ֥דְמָה וָיָֽמָּה׃

    Lot ondan ayrıldıktan sonra Adonay Avram’a şöyle dedi: “Gözlerini kaldır ve bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya ve batıya bak.

  6. Bereşit 18:24

    Ulay yeş hamişim tsadikim betoh hair haaf tispe velo tisa lamakom lemaan hamişim hatsadikim aşer bekirbah.

    אוּלַ֥י יֵ֛שׁ חֲמִשִּׁ֥ים צַדִּיקִ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעִ֑יר הַאַ֤ף תִּסְפֶּה֙ וְלֹא־תִשָּׂ֣א לַמָּק֔וֹם לְמַ֛עַן חֲמִשִּׁ֥ים הַצַּדִּיקִ֖ם אֲשֶׁ֥ר בְּקִרְבָּֽהּ׃

    “Belki kentin içinde elli dürüst kişi vardır. İçindeki elli dürüst kişinin hatırına orayı bağışlamayıp yine de yok mu edeceksin?

  7. Bereşit 18:26

    Vayomer Adonay im emtsa visdom hamişim tsadikim betoh hair venasati lehol hamakom baavuram.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א בִסְדֹ֛ם חֲמִשִּׁ֥ים צַדִּיקִ֖ם בְּת֣וֹךְ הָעִ֑יר וְנָשָׂ֥אתִי לְכָל־הַמָּק֖וֹם בַּעֲבוּרָֽם׃

    Adonay, “Sedom’da, kentin içinde elli dürüst kişi bulursam onların hatırına bütün o yeri bağışlayacağım” dedi.

  8. Bereşit 18:33

    Vayeleh Adonay kaaşer kila ledaber el avraham veavraham şav limkomo.

    וַיֵּ֣לֶךְ יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֣ר כִּלָּ֔ה לְדַבֵּ֖ר אֶל־אַבְרָהָ֑ם וְאַבְרָהָ֖ם שָׁ֥ב לִמְקֹמֽוֹ׃

    Avraam’la konuşmasını bitirince Adonay ayrıldı. Avraam da yerine döndü.

  9. Bereşit 19:12

    Vayomeru haanaşim el lot od mi leha fo hatan uvaneha uvenoteha vehol aşer leha bair hotse min hamakom.

    וַיֹּאמְר֨וּ הָאֲנָשִׁ֜ים אֶל־ל֗וֹט עֹ֚ד מִֽי־לְךָ֣ פֹ֔ה חָתָן֙ וּבָנֶ֣יךָ וּבְנֹתֶ֔יךָ וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־לְךָ֖ בָּעִ֑יר הוֹצֵ֖א מִן־הַמָּקֽוֹם׃

    Adamlar Lot’a şöyle dediler: “Burada başka kimin var? Damatların, oğulların, kızların ve kentte sana ait kim varsa hepsini buradan çıkar.

  10. Bereşit 19:13

    Ki maşhitim anahnu et hamakom haze ki gadela tsaakatam et pene Adonay vayeşalehenu Adonay leşahatah.

    כִּֽי־מַשְׁחִתִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה כִּֽי־גָֽדְלָ֤ה צַעֲקָתָם֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיְשַׁלְּחֵ֥נוּ יְהוָ֖ה לְשַׁחֲתָֽהּ׃

    Çünkü biz bu yeri yok edeceğiz. Onlara karşı yükselen feryat Adonay’ın önünde çok büyüdü. Adonay bizi onu yok etmek için gönderdi.”

  11. Bereşit 19:14

    Vayetse lot vayedaber el hatanav lokehe venotav vayomer kumu tseu min hamakom haze ki maşhit Adonay et hair vayehi himtsahek beene hatanav.

    וַיֵּצֵ֨א ל֜וֹט וַיְדַבֵּ֣ר ׀ אֶל־חֲתָנָ֣יו ׀ לֹקְחֵ֣י בְנֹתָ֗יו וַיֹּ֙אמֶר֙ ק֤וּמוּ צְּאוּ֙ מִן־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה כִּֽי־מַשְׁחִ֥ית יְהוָ֖ה אֶת־הָעִ֑יר וַיְהִ֥י כִמְצַחֵ֖ק בְּעֵינֵ֥י חֲתָנָֽיו׃

    Lot çıkıp kızlarını alacak olan damatlarına, “Kalkın, buradan çıkın! Adonay bu kenti yok edecek!” dedi. Ama damatlarının gözünde şaka yapıyor gibiydi.

  12. Bereşit 19:27

    Vayaşkem avraham baboker el hamakom aşer amad şam et pene Adonay.

    וַיַּשְׁכֵּ֥ם אַבְרָהָ֖ם בַּבֹּ֑קֶר אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁר־עָ֥מַד שָׁ֖ם אֶת־פְּנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Avraam sabah erkenden, Adonay’ın önünde durmuş olduğu yere gitti.

  13. Bereşit 20:11

    Vayomer avraham ki amarti rak en yirat Elohim bamakom haze vaharaguni al devar işti.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֣י אָמַ֗רְתִּי רַ֚ק אֵין־יִרְאַ֣ת אֱלֹהִ֔ים בַּמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה וַהֲרָג֖וּנִי עַל־דְּבַ֥ר אִשְׁתִּֽי׃

    Avraam, “Bu yerde Tanrı korkusu hiç yok; karım yüzünden beni öldürürler diye düşündüm” dedi.

  14. Bereşit 20:13

    Vayehi kaaşer hitu oti Elohim mibet avi vaomar lah ze hasdeh aşer taasi imadi el kol hamakom aşer navo şama imri li ahi u.

    וַיְהִ֞י כַּאֲשֶׁ֧ר הִתְע֣וּ אֹתִ֗י אֱלֹהִים֮ מִבֵּ֣ית אָבִי֒ וָאֹמַ֣ר לָ֔הּ זֶ֣ה חַסְדֵּ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשִׂ֖י עִמָּדִ֑י אֶ֤ל כָּל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר נָב֣וֹא שָׁ֔מָּה אִמְרִי־לִ֖י אָחִ֥י הֽוּא׃

    Tanrı beni babamın evinden uzaklarda dolaştırmaya başladığında ona, ‘Bana yapacağın iyilik şu olsun: Gittiğimiz her yerde benim için “O benim erkek kardeşim” de’ dedim.”

  15. Bereşit 21:31

    Al ken kara lamakom hau beer şava ki şam nişbeu şenehem.

    עַל־כֵּ֗ן קָרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע כִּ֛י שָׁ֥ם נִשְׁבְּע֖וּ שְׁנֵיהֶֽם׃

    Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi; çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.

  16. Bereşit 22:3

    Vayaşkem avraham baboker vayahavoş et hamoro vayikah et şene nearav ito veet yitshak beno vayevaka atse ola vayakom vayeleh el hamakom aşer amar lo haelohim.

    וַיַּשְׁכֵּ֨ם אַבְרָהָ֜ם בַּבֹּ֗קֶר וַֽיַּחֲבֹשׁ֙ אֶת־חֲמֹר֔וֹ וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׁנֵ֤י נְעָרָיו֙ אִתּ֔וֹ וְאֵ֖ת יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיְבַקַּע֙ עֲצֵ֣י עֹלָ֔ה וַיָּ֣קָם וַיֵּ֔לֶךְ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אָֽמַר־ל֥וֹ הָאֱלֹהִֽים׃

    Avraam sabah erkenden kalktı, eşeğini eyerledi. İki hizmetkârını ve oğlu Yitshak’ı yanına aldı. Yakmalık sunu için odun yardı; kalkıp Tanrı’nın kendisine söylediği yere doğru yola çıktı.

  17. Bereşit 22:4

    Bayom haşelişi vayisa avraham et enav vayar et hamakom merahok.

    בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וַיִּשָּׂ֨א אַבְרָהָ֧ם אֶת־עֵינָ֛יו וַיַּ֥רְא אֶת־הַמָּק֖וֹם מֵרָחֹֽק׃

    Üçüncü gün Avraam gözlerini kaldırıp o yeri uzaktan gördü.

  18. Bereşit 22:9

    Vayavou el hamakom aşer amar lo haelohim vayiven şam avraham et hamizbeah vayaaroh et haetsim vayaakod et yitshak beno vayasem oto al hamizbeah mimaal laetsim.

    וַיָּבֹ֗אוּ אֶֽל־הַמָּקוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר אָֽמַר־ל֣וֹ הָאֱלֹהִים֒ וַיִּ֨בֶן שָׁ֤ם אַבְרָהָם֙ אֶת־הַמִּזְבֵּ֔חַ וַֽיַּעֲרֹ֖ךְ אֶת־הָעֵצִ֑ים וַֽיַּעֲקֹד֙ אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיָּ֤שֶׂם אֹתוֹ֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ מִמַּ֖עַל לָעֵצִֽים׃

    Tanrı’nın kendisine söylediği yere geldiler. Avraam orada sunağı yaptı, odunları dizdi; oğlu Yitshak’ı bağlayıp sunağın üzerine, odunların üstüne koydu.

  19. Bereşit 22:14

    Vayikra avraham şem hamakom hau Adonay yire aşer yeamer hayom behar Adonay yerae.

    וַיִּקְרָ֧א אַבְרָהָ֛ם שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא יְהוָ֣ה ׀ יִרְאֶ֑ה אֲשֶׁר֙ יֵאָמֵ֣ר הַיּ֔וֹם בְּהַ֥ר יְהוָ֖ה יֵרָאֶֽה׃

    Avraam o yere Adonay-Yire adını verdi. Bugün de, “Bu dağda Adonay görünecek” denir.

  20. Bereşit 24:23

    Vayomer bat mi at hagidi na li hayeş bet avih makom lanu lalin.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ בַּת־מִ֣י אַ֔תְּ הַגִּ֥ידִי נָ֖א לִ֑י הֲיֵ֧שׁ בֵּית־אָבִ֛יךְ מָק֥וֹם לָ֖נוּ לָלִֽין׃

    “Kimin kızısın? Lütfen bana söyle” dedi. “Babanın evinde geceyi geçirebileceğimiz bir yer var mı?”

  21. Bereşit 24:25

    Vatomer elav gam teven gam mispo rav imanu gam makom lalun.

    וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו גַּם־תֶּ֥בֶן גַּם־מִסְפּ֖וֹא רַ֣ב עִמָּ֑נוּ גַּם־מָק֖וֹם לָלֽוּן׃

    “Bizde bol saman ve yem var; gecelemek için yer de var” diye ekledi.

  22. Bereşit 24:31

    Vayomer bo beruh Adonay lama taamod bahuts veanohi piniti habayit umakom lagemalim.

    וַיֹּ֕אמֶר בּ֖וֹא בְּר֣וּךְ יְהוָ֑ה לָ֤מָּה תַעֲמֹד֙ בַּח֔וּץ וְאָנֹכִי֙ פִּנִּ֣יתִי הַבַּ֔יִת וּמָק֖וֹם לַגְּמַלִּֽים׃

    “Adonay’ın kutsadığı kişi, gel!” dedi. “Neden dışarıda duruyorsun? Evi ve develer için yeri hazırladım.”

  23. Bereşit 26:7

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayişalu anşe hamakom leişto vayomer ahoti hi ki yare lemor işti pen yaharguni anşe hamakom al rivka ki tovat mare hi.

    וַֽיִּשְׁאֲל֞וּ אַנְשֵׁ֤י הַמָּקוֹם֙ לְאִשְׁתּ֔וֹ וַיֹּ֖אמֶר אֲחֹ֣תִי הִ֑וא כִּ֤י יָרֵא֙ לֵאמֹ֣ר אִשְׁתִּ֔י פֶּן־יַֽהַרְגֻ֜נִי אַנְשֵׁ֤י הַמָּקוֹם֙ עַל־רִבְקָ֔ה כִּֽי־טוֹבַ֥ת מַרְאֶ֖ה הִֽיא׃

    Oranın adamları karısını sorduklarında, “Kız kardeşimdir” dedi. “Karımdır” demekten korkuyordu. “Rivka yüzünden buranın adamları beni öldürebilir” diye düşünüyordu; çünkü Rivka güzel görünüşlüydü.

  24. Bereşit 28:11

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayifga bamakom vayalen şam ki va haşemeş vayikah meavne hamakom vayasem meraaşotav vayişkav bamakom hau.

    וַיִּפְגַּ֨ע בַּמָּק֜וֹם וַיָּ֤לֶן שָׁם֙ כִּי־בָ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וַיִּקַּח֙ מֵאַבְנֵ֣י הַמָּק֔וֹם וַיָּ֖שֶׂם מְרַֽאֲשֹׁתָ֑יו וַיִּשְׁכַּ֖ב בַּמָּק֥וֹם הַהֽוּא׃

    Bir yere vardı ve güneş battığı için orada geceledi. Oradaki taşlardan alıp başının yanına koydu ve o yerde yattı.

  25. Bereşit 28:16

    Vayikats yaakov mişenato vayomer ahen yeş Adonay bamakom haze veanohi lo yadaeti.

    וַיִּיקַ֣ץ יַעֲקֹב֮ מִשְּׁנָתוֹ֒ וַיֹּ֕אמֶר אָכֵן֙ יֵ֣שׁ יְהוָ֔ה בַּמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה וְאָנֹכִ֖י לֹ֥א יָדָֽעְתִּי׃

    Yaakov uykusundan uyanıp, “Gerçekten Adonay bu yerdeymiş, ben ise bilmiyordum” dedi.

  26. Bereşit 28:17

    Vayira vayomar ma nora hamakom haze en ze ki im bet Elohim veze şaar haşamayim.

    וַיִּירָא֙ וַיֹּאמַ֔ר מַה־נּוֹרָ֖א הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה אֵ֣ין זֶ֗ה כִּ֚י אִם־בֵּ֣ית אֱלֹהִ֔ים וְזֶ֖ה שַׁ֥עַר הַשָּׁמָֽיִם׃

    Korkuya kapılıp, “Bu yer ne kadar heybetli!” dedi. “Burası Tanrı’nın evinden başka bir yer değil; burası göğün kapısı!”

  27. Bereşit 28:19

    Vayikra et şem hamakom hau bet el veulam luz şem hair larişona.

    וַיִּקְרָ֛א אֶת־שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בֵּֽית־אֵ֑ל וְאוּלָ֛ם ל֥וּז שֵׁם־הָעִ֖יר לָרִאשֹׁנָֽה׃

    O yere Bet-El adını verdi. Oysa kentin önceki adı Luz’du.

  28. Bereşit 29:3

    Veneesfu şama hol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişku et hatson veheşivu et haeven al pi habeer limkomah.

    וְנֶאֶסְפוּ־שָׁ֣מָּה כָל־הָעֲדָרִ֗ים וְגָלֲל֤וּ אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וְהִשְׁק֖וּ אֶת־הַצֹּ֑אן וְהֵשִׁ֧יבוּ אֶת־הָאֶ֛בֶן עַל־פִּ֥י הַבְּאֵ֖ר לִמְקֹמָֽהּ׃

    Bütün sürüler orada toplanınca çobanlar taşı kuyunun ağzından yuvarlar, hayvanları sular, sonra taşı yeniden kuyunun ağzındaki yerine koyarlardı.

  29. Bereşit 29:22

    Vayeesof lavan et kol anşe hamakom vayaas mişte.

    וַיֶּאֱסֹ֥ף לָבָ֛ן אֶת־כָּל־אַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּֽה׃

    Lavan oranın bütün adamlarını toplayıp bir şölen verdi.

  30. Bereşit 29:26

    Vayomer lavan lo yease hen bimkomenu latet hatseira lifne habehira.

    וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֔ן לֹא־יֵעָשֶׂ֥ה כֵ֖ן בִּמְקוֹמֵ֑נוּ לָתֵ֥ת הַצְּעִירָ֖ה לִפְנֵ֥י הַבְּכִירָֽה׃

    Lavan, “Bizim burada büyük kızdan önce küçük kız evlendirilmez” dedi.

  31. Bereşit 30:25

    Vayehi kaaşer yaleda rahel et yosef vayomer yaakov el lavan şaleheni veeleha el mekomi uleartsi.

    וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר יָלְדָ֥ה רָחֵ֖ל אֶת־יוֹסֵ֑ף וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־לָבָ֔ן שַׁלְּחֵ֙נִי֙ וְאֵ֣לְכָ֔ה אֶל־מְקוֹמִ֖י וּלְאַרְצִֽי׃

    Rahel, Yosef’i doğurduktan sonra Yaakov, Lavan’a, “Beni gönder de kendi yerime, ülkeme gideyim” dedi.

  32. Bereşit 32:1

    Vayaşkem lavan baboker vayenaşek levanav velivnotav vayevareh ethem vayeleh vayaşov lavan limkomo.

    וַיַּשְׁכֵּ֨ם לָבָ֜ן בַּבֹּ֗קֶר וַיְנַשֵּׁ֧ק לְבָנָ֛יו וְלִבְנוֹתָ֖יו וַיְבָ֣רֶךְ אֶתְהֶ֑ם וַיֵּ֛לֶךְ וַיָּ֥שָׁב לָבָ֖ן לִמְקֹמֽוֹ׃

    Lavan sabah erkenden kalkıp torunlarını ve kızlarını öptü, onları kutsadı. Sonra yola çıkıp kendi yerine döndü.

  33. Bereşit 32:3

    Vayomer yaakov kaaşer raam mahane Elohim ze vayikra şem hamakom hau mahanayim.

    וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ כַּאֲשֶׁ֣ר רָאָ֔ם מַחֲנֵ֥ה אֱלֹהִ֖ים זֶ֑ה וַיִּקְרָ֛א שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא מַֽחֲנָֽיִם׃ (פ)

    Yaakov onları görünce, “Bu, Tanrı’nın ordugâhı” dedi ve oraya Mahanayim adını verdi.

  34. Bereşit 32:31

    Vayikra yaakov şem hamakom peniel ki raiti Elohim panim el panim vatinatsel nafşi.

    וַיִּקְרָ֧א יַעֲקֹ֛ב שֵׁ֥ם הַמָּק֖וֹם פְּנִיאֵ֑ל כִּֽי־רָאִ֤יתִי אֱלֹהִים֙ פָּנִ֣ים אֶל־פָּנִ֔ים וַתִּנָּצֵ֖ל נַפְשִֽׁי׃

    Yaakov, “Tanrı’nın meleğini yüz yüze gördüm, yine de canım kurtuldu” diyerek o yere Peniel adını verdi.

  35. Bereşit 33:17

    Veyaakov nasa sukota vayiven lo bayit ulemikneu asa sukot al ken kara şem hamakom sukot.

    וְיַעֲקֹב֙ נָסַ֣ע סֻכֹּ֔תָה וַיִּ֥בֶן ל֖וֹ בָּ֑יִת וּלְמִקְנֵ֙הוּ֙ עָשָׂ֣ה סֻכֹּ֔ת עַל־כֵּ֛ן קָרָ֥א שֵׁם־הַמָּק֖וֹם סֻכּֽוֹת׃ (ס)

    Yaakov ise Sukkot’a gitti. Kendisi için bir ev, hayvanları için barınaklar yaptı. Bu yüzden o yere Sukkot adını verdi.

  36. Bereşit 35:7

    Vayiven şam mizbeah vayikra lamakom el bet el ki şam niglu elav haelohim bevareho mipene ahiv.

    וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֔וֹם אֵ֖ל בֵּֽית־אֵ֑ל כִּ֣י שָׁ֗ם נִגְל֤וּ אֵלָיו֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים בְּבָרְח֖וֹ מִפְּנֵ֥י אָחִֽיו׃

    Orada bir sunak yaptı ve o yere El Bet-El adını verdi. Çünkü kardeşinden kaçarken Tanrı kendisine orada görünmüştü.

  37. Bereşit 35:13

    Vayaal mealav Elohim bamakom aşer diber ito.

    וַיַּ֥עַל מֵעָלָ֖יו אֱלֹהִ֑ים בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּֽוֹ׃

    Tanrı onunla konuştuğu yerden, yanından yükseldi.

  38. Bereşit 35:14

    Vayatsev yaakov matseva bamakom aşer diber ito matsevet aven vayaseh aleha neseh vayitsok aleha şamen.

    וַיַּצֵּ֨ב יַעֲקֹ֜ב מַצֵּבָ֗ה בַּמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּ֖וֹ מַצֶּ֣בֶת אָ֑בֶן וַיַּסֵּ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ נֶ֔סֶךְ וַיִּצֹ֥ק עָלֶ֖יהָ שָֽׁמֶן׃

    Yaakov, Tanrı’nın kendisiyle konuştuğu yere bir anıt, taştan bir anıt dikti. Üzerine bir dökme sunusu sundu ve yağ döktü.

  39. Bereşit 35:15

    Vayikra yaakov et şem hamakom aşer diber ito şam Elohim bet el.

    וַיִּקְרָ֨א יַעֲקֹ֜ב אֶת־שֵׁ֣ם הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁר֩ דִּבֶּ֨ר אִתּ֥וֹ שָׁ֛ם אֱלֹהִ֖ים בֵּֽית־אֵֽל׃

    Tanrı’nın kendisiyle konuştuğu yere Bet-El adını verdi.

  40. Bereşit 36:40

    Veele şemot alufe esav lemişpehotam limkomotam bişmotam aluf timna aluf aleva aluf yetet.

    וְ֠אֵלֶּה שְׁמ֞וֹת אַלּוּפֵ֤י עֵשָׂו֙ לְמִשְׁפְּחֹתָ֔ם לִמְקֹמֹתָ֖ם בִּשְׁמֹתָ֑ם אַלּ֥וּף תִּמְנָ֛ע אַלּ֥וּף עַֽלְוָ֖ה אַלּ֥וּף יְתֵֽת׃

    Ailelerine, yerlerine ve adlarına göre Esav’ın boy beylerinin adları şunlardır: Bey Timna, bey Alva, bey Yetet,

  41. Bereşit 38:21

    Vayişal et anşe mekomah lemor aye hakedeşa hi vaenayim al hadareh vayomeru lo hayeta vaze kedeşa.

    וַיִּשְׁאַ֞ל אֶת־אַנְשֵׁ֤י מְקֹמָהּ֙ לֵאמֹ֔ר אַיֵּ֧ה הַקְּדֵשָׁ֛ה הִ֥וא בָעֵינַ֖יִם עַל־הַדָּ֑רֶךְ וַיֹּ֣אמְר֔וּ לֹא־הָיְתָ֥ה בָזֶ֖ה קְדֵשָֽׁה׃

    Oranın adamlarına, “Enayim’de, yol kenarında bulunan o fahişe nerede?” diye sordu. “Burada fahişe yoktu” dediler.

  42. Bereşit 38:22

    Vayaşov el yehuda vayomer lo metsatiha vegam anşe hamakom ameru lo hayeta vaze kedeşa.

    וַיָּ֙שָׁב֙ אֶל־יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֖אמֶר לֹ֣א מְצָאתִ֑יהָ וְגַ֨ם אַנְשֵׁ֤י הַמָּקוֹם֙ אָֽמְר֔וּ לֹא־הָיְתָ֥ה בָזֶ֖ה קְדֵשָֽׁה׃

    Yehuda’ya dönüp, “Onu bulamadım” dedi. “Üstelik oranın adamları, ‘Burada fahişe yoktu’ dediler.”

  43. Bereşit 39:20

    Vayikah adone yosef oto vayiteneu el bet hasohar mekom aşer asire hameleh asurim vayehi şam bevet hasohar.

    וַיִּקַּח֩ אֲדֹנֵ֨י יוֹסֵ֜ף אֹת֗וֹ וַֽיִּתְּנֵ֙הוּ֙ אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֔הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁר־אסורי [אֲסִירֵ֥י] הַמֶּ֖לֶךְ אֲסוּרִ֑ים וַֽיְהִי־שָׁ֖ם בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר׃

    Yosef’in efendisi onu alıp kralın tutsaklarının tutulduğu zindana koydu. Yosef orada, zindanda kaldı.

  44. Bereşit 40:3

    Vayiten otam bemişmar bet sar hatabahim el bet hasohar mekom aşer yosef asur şam.

    וַיִּתֵּ֨ן אֹתָ֜ם בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֛ית שַׂ֥ר הַטַבָּחִ֖ים אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֑הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁ֥ר יוֹסֵ֖ף אָס֥וּר שָֽׁם׃

    Onları muhafızların başının evinde gözaltına aldırıp Yosef’in tutsak olduğu zindana koydu.

  45. Şemot 3:5

    Vayomer al tikrav halom şal nealeha meal ragleha ki hamakom aşer ata omed alav admat kodeş u.

    וַיֹּ֖אמֶר אַל־תִּקְרַ֣ב הֲלֹ֑ם שַׁל־נְעָלֶ֙יךָ֙ מֵעַ֣ל רַגְלֶ֔יךָ כִּ֣י הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ עוֹמֵ֣ד עָלָ֔יו אַדְמַת־קֹ֖דֶשׁ הֽוּא׃

    Tanrı, “Buraya yaklaşma” dedi. “Ayağındaki sandaletleri çıkar; çünkü durduğun yer kutsal topraktır.”

  46. Şemot 3:8

    Vaered lehatsilo miyad mitsrayim ulehaaloto min haarets hahi el erets tova urehava el erets zavat halav udevaş el mekom hakenaani vehahiti vehaemori vehaperizi vehahivi vehayevusi.

    וָאֵרֵ֞ד לְהַצִּיל֣וֹ ׀ מִיַּ֣ד מִצְרַ֗יִם וּֽלְהַעֲלֹתוֹ֮ מִן־הָאָ֣רֶץ הַהִוא֒ אֶל־אֶ֤רֶץ טוֹבָה֙ וּרְחָבָ֔ה אֶל־אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָ֑שׁ אֶל־מְק֤וֹם הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַ֣חִתִּ֔י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי׃

    Onları Mısırlıların elinden kurtarmak, o ülkeden çıkarıp iyi ve geniş bir ülkeye, süt ve bal akan bir ülkeye götürmek için indim: Kenaanlıların, Hitilerin, Emorilerin, Perizilerin, Hivilerin ve Yevusilerin yaşadığı yere.

  47. Şemot 16:29

    Reu ki Adonay natan lahem haşabat al ken u noten lahem bayom haşişi lehem yomayim şevu tahtav al yetse mimekomo bayom haşevii.

    רְא֗וּ כִּֽי־יְהוָה֮ נָתַ֣ן לָכֶ֣ם הַשַּׁבָּת֒ עַל־כֵּ֠ן ה֣וּא נֹתֵ֥ן לָכֶ֛ם בַּיּ֥וֹם הַשִּׁשִּׁ֖י לֶ֣חֶם יוֹמָ֑יִם שְׁב֣וּ ׀ אִ֣ישׁ תַּחְתָּ֗יו אַל־יֵ֥צֵא אִ֛ישׁ מִמְּקֹמ֖וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִֽי׃

    Bakın, Adonay size Şabat’ı verdi. Bu yüzden altıncı gün size iki günlük ekmek veriyor. Herkes yerinde kalsın; yedinci gün kimse bulunduğu yerden çıkmasın.”

  48. Şemot 17:7

    Vayikra şem hamakom masa umeriva al riv bene yisrael veal nasotam et Adonay lemor hayeş Adonay bekirbenu im ayin.

    וַיִּקְרָא֙ שֵׁ֣ם הַמָּק֔וֹם מַסָּ֖ה וּמְרִיבָ֑ה עַל־רִ֣יב ׀ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְעַ֨ל נַסֹּתָ֤ם אֶת־יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הֲיֵ֧שׁ יְהוָ֛ה בְּקִרְבֵּ֖נוּ אִם־אָֽיִן׃ (פ)

    İsrael oğullarının tartışmaları ve “Adonay aramızda mı, değil mi?” diyerek Adonay’ı sınamaları yüzünden oraya Masa ve Meriva adını verdi.

  49. Şemot 18:23

    İm et hadavar haze taase vetsiveha Elohim veyahaleta amod vegam kol haam haze al mekomo yavo veşalom.

    אִ֣ם אֶת־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְצִוְּךָ֣ אֱלֹהִ֔ים וְיָֽכָלְתָּ֖ עֲמֹ֑ד וְגַם֙ כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה עַל־מְקֹמ֖וֹ יָבֹ֥א בְשָׁלֽוֹם׃

    Bunu yaparsan ve Tanrı da sana böyle buyurursa dayanabilirsin. Bu halkın hepsi de yerine esenlikle döner.”

  50. Şemot 20:21

    Mizbah adama taase li vezavahta alav et oloteha veet şelameha et tsoneha veet bekareha behol hamakom aşer azkir et şemi avo eleha uverahtiha.

    מִזְבַּ֣ח אֲדָמָה֮ תַּעֲשֶׂה־לִּי֒ וְזָבַחְתָּ֣ עָלָ֗יו אֶת־עֹלֹתֶ֙יךָ֙ וְאֶת־שְׁלָמֶ֔יךָ אֶת־צֹֽאנְךָ֖ וְאֶת־בְּקָרֶ֑ךָ בְּכָל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אַזְכִּ֣יר אֶת־שְׁמִ֔י אָב֥וֹא אֵלֶ֖יךָ וּבֵרַכְתִּֽיךָ׃

    Bana topraktan bir sunak yapacaksın. Üzerinde davarlarından ve sığırlarından bütünüyle yakılan sunularını ve esenlik kurbanlarını keseceksin. Adımı andırdığım her yerde sana gelecek ve seni kutsayacağım.