İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

על

üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda · mademki; bundan dolayı; bu nedenle · boyunduruk

Bu İbranice biçim Tora’da 995 kez, 828 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
alol
Temel kelimeler (lemmalar)
עַלכִּי עַל כֵּןעֹל
Kökler
עלהעלל

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit211 kullanım189 ayet
  • Şemot276 kullanım217 ayet
  • Vayikra205 kullanım152 ayet
  • Bamidbar175 kullanım159 ayet
  • Devarim128 kullanım111 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 30:33

    İş aşer yirkah kamou vaaşer yiten mimenu al zar venihrat meamav.

    אִ֚ישׁ אֲשֶׁ֣ר יִרְקַ֣ח כָּמֹ֔הוּ וַאֲשֶׁ֥ר יִתֵּ֛ן מִמֶּ֖נּוּ עַל־זָ֑ר וְנִכְרַ֖ת מֵעַמָּֽיו׃ (ס)

    Onun benzerini hazırlayan ya da ondan yetkili olmayan birine süren kişi halkından koparılacak.’”

  2. Şemot 32:1

    Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.

  3. Şemot 32:12

    Lama yomeru mitsrayim lemor beraa hotsiam laharog otam beharim ulehalotam meal pene haadama şuv meharon apeha vehinahem al haraa leameha.

    לָמָּה֩ יֹאמְר֨וּ מִצְרַ֜יִם לֵאמֹ֗ר בְּרָעָ֤ה הֽוֹצִיאָם֙ לַהֲרֹ֤ג אֹתָם֙ בֶּֽהָרִ֔ים וּ֨לְכַלֹּתָ֔ם מֵעַ֖ל פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֑ה שׁ֚וּב מֵחֲר֣וֹן אַפֶּ֔ךָ וְהִנָּחֵ֥ם עַל־הָרָעָ֖ה לְעַמֶּֽךָ׃

    Mısırlılar neden ‘Onları dağlarda öldürmek, yeryüzünden silmek için kötü niyetle çıkardı’ desinler? Kızgın öfkenden dön; halkına getireceğin felaketten vazgeç.

  4. Şemot 32:14

    Vayinahem Adonay al haraa aşer diber laasot leamo.

    וַיִּנָּ֖חֶם יְהוָ֑ה עַל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר לַעֲשׂ֥וֹת לְעַמּֽוֹ׃ (פ)

    Adonay halkına yapacağını söylediği felaketten vazgeçti.

  5. Şemot 32:16

    Vehaluhot maase Elohim hema vehamihtav mihtav Elohim u harut al haluhot.

    וְהַ֨לֻּחֹ֔ת מַעֲשֵׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים הֵ֑מָּה וְהַמִּכְתָּ֗ב מִכְתַּ֤ב אֱלֹהִים֙ ה֔וּא חָר֖וּת עַל־הַלֻּחֹֽת׃

    Levhalar Tanrı’nın eseriydi; levhalara kazınmış yazı Tanrı’nın yazısıydı.

  6. Şemot 32:20

    Vayikah et haegel aşer asu vayisrof baeş vayithan ad aşer dak vayizer al pene hamayim vayaşk et bene yisrael.

    וַיִּקַּ֞ח אֶת־הָעֵ֨גֶל אֲשֶׁ֤ר עָשׂוּ֙ וַיִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ וַיִּטְחַ֖ן עַ֣ד אֲשֶׁר־דָּ֑ק וַיִּ֙זֶר֙ עַל־פְּנֵ֣י הַמַּ֔יִם וַיַּ֖שְׁקְ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Yaptıkları buzağıyı alıp ateşte yaktı, incecik olana kadar öğüttü. Suyun üzerine serpip İsrael oğullarına içirdi.

  7. Şemot 32:27

    Vayomer lahem ko amar Adonay elohe yisrael simu harbo al yereho ivru vaşuvu mişaar laşaar bamahane vehirgu et ahiv veiş et reeu veiş et kerovo.

    וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׂ֥ימוּ אִישׁ־חַרְבּ֖וֹ עַל־יְרֵכ֑וֹ עִבְר֨וּ וָשׁ֜וּבוּ מִשַּׁ֤עַר לָשַׁ֙עַר֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה וְהִרְג֧וּ אִֽישׁ־אֶת־אָחִ֛יו וְאִ֥ישׁ אֶת־רֵעֵ֖הוּ וְאִ֥ישׁ אֶת־קְרֹבֽוֹ׃

    Onlara, “İsrael’in Tanrısı Adonay şöyle diyor” dedi: “‘Her biriniz kılıcını beline taksın. Ordugâhın içinde kapıdan kapıya gidip gelin; her biriniz kendi kardeşini, arkadaşını ve yakınını öldürsün.’”

  8. Şemot 32:35

    Vayigof Adonay et haam al aşer asu et haegel aşer asa aharon.

    וַיִּגֹּ֥ף יְהוָ֖ה אֶת־הָעָ֑ם עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֣וּ אֶת־הָעֵ֔גֶל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה אַהֲרֹֽן׃ (ס)

    Adonay, Aaron’un yaptığı buzağıyı yaptırdıkları için halkı bir felaketle vurdu.

  9. Şemot 33:16

    Uvame yivada efo ki matsati hen beeneha ani veameha halo belehteha imanu veniflenu ani veameha mikol haam aşer al pene haadama.

    וּבַמֶּ֣ה ׀ יִוָּדַ֣ע אֵפ֗וֹא כִּֽי־מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֙יךָ֙ אֲנִ֣י וְעַמֶּ֔ךָ הֲל֖וֹא בְּלֶכְתְּךָ֣ עִמָּ֑נוּ וְנִפְלֵ֙ינוּ֙ אֲנִ֣י וְעַמְּךָ֔ מִכָּ֨ל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה׃ (פ)

    Benim ve halkının Senin gözünde lütuf bulduğu başka nasıl bilinecek? Bizimle gitmenle değil mi? Böylece ben ve halkın, yeryüzündeki bütün halklardan ayrılmış olacağız.”

  10. Şemot 33:19

    Vayomer ani aavir kol tuvi al paneha vekarati veşem Adonay lefaneha vehanoti et aşer ahon verihamti et aşer arahem.

    וַיֹּ֗אמֶר אֲנִ֨י אַעֲבִ֤יר כָּל־טוּבִי֙ עַל־פָּנֶ֔יךָ וְקָרָ֧אתִֽי בְשֵׁ֛ם יְהוָ֖ה לְפָנֶ֑יךָ וְחַנֹּתִי֙ אֶת־אֲשֶׁ֣ר אָחֹ֔ן וְרִחַמְתִּ֖י אֶת־אֲשֶׁ֥ר אֲרַחֵֽם׃

    “Bütün iyiliğimi önünden geçirecek ve önünde Adonay adını duyuracağım” dedi. “Lütfedeceğime lütfedecek, merhamet edeceğime merhamet edeceğim.”

  11. Şemot 33:21

    Vayomer Adonay hine makom iti venitsavta al hatsur.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֔ה הִנֵּ֥ה מָק֖וֹם אִתִּ֑י וְנִצַּבְתָּ֖ עַל־הַצּֽוּר׃

    Adonay, “İşte, yanımda bir yer var; kayanın üzerinde duracaksın” dedi.

  12. Şemot 34:1

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer Adonay el moşe pesal leha şene luhot avanim karişonim vehatavti al haluhot et hadevarim aşer hayu al haluhot harişonim aşer şibarta.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה פְּסָל־לְךָ֛ שְׁנֵֽי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וְכָתַבְתִּי֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֥ר שִׁבַּֽרְתָּ׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Kendin için öncekiler gibi iki taş levha yont. Kırdığın ilk levhalardaki sözleri bu levhaların üzerine yazacağım.

  13. Şemot 34:2

    Vehye nahon laboker vealita vaboker el har sinay venitsavta li şam al roş hahar.

    וֶהְיֵ֥ה נָכ֖וֹן לַבֹּ֑קֶר וְעָלִ֤יתָ בַבֹּ֙קֶר֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י וְנִצַּבְתָּ֥ לִ֛י שָׁ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָהָֽר׃

    Sabaha hazır ol. Sabah Sinay Dağı’na çık ve orada, dağın tepesinde önümde dur.

  14. Şemot 34:6

    Vayaavor Adonay al panav vayikra Adonay Adonay el rahum vehanun ereh apayim verav hesed veemet.

    וַיַּעֲבֹ֨ר יְהוָ֥ה ׀ עַל־פָּנָיו֮ וַיִּקְרָא֒ יְהוָ֣ה ׀ יְהוָ֔ה אֵ֥ל רַח֖וּם וְחַנּ֑וּן אֶ֥רֶךְ אַפַּ֖יִם וְרַב־חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת ׀

    Adonay onun önünden geçerek şöyle seslendi: “Adonay, Adonay; merhametli ve lütufkâr Tanrı, geç öfkelenen, sevgisi ve sadakati bol olan;

  15. Şemot 34:7

    Bu ayette 2 kez

    Notser hesed laalafim nose avon vafeşa vehataa venake lo yenake poked avon avot al banim veal bene vanim al şileşim veal ribeim.

    נֹצֵ֥ר חֶ֙סֶד֙ לָאֲלָפִ֔ים נֹשֵׂ֥א עָוֺ֛ן וָפֶ֖שַׁע וְחַטָּאָ֑ה וְנַקֵּה֙ לֹ֣א יְנַקֶּ֔ה פֹּקֵ֣ד ׀ עֲוֺ֣ן אָב֗וֹת עַל־בָּנִים֙ וְעַל־בְּנֵ֣י בָנִ֔ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֖ים וְעַל־רִבֵּעִֽים׃

    sevgisini binlerce kuşağa koruyan, suçu, başkaldırıyı ve günahı bağışlayan; ama suçluyu bütünüyle cezasız bırakmayan, babaların suçunu çocuklarında ve torunlarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katan.”

  16. Şemot 34:25

    Lo tişhat al hamets dam zivhi velo yalin laboker zevah hag hapasah.

    לֹֽא־תִשְׁחַ֥ט עַל־חָמֵ֖ץ דַּם־זִבְחִ֑י וְלֹא־יָלִ֣ין לַבֹּ֔קֶר זֶ֖בַח חַ֥ג הַפָּֽסַח׃

    Kurbanımın kanını mayalı bir şey varken dökmeyeceksin. Pesah Bayramı’nın kurbanı sabaha kadar bekletilmeyecek.

  17. Şemot 34:27

    Vayomer Adonay el moşe ketav leha et hadevarim haele ki al pi hadevarim haele karati iteha berit veet yisrael.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה כְּתָב־לְךָ֖ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה כִּ֞י עַל־פִּ֣י ׀ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה כָּרַ֧תִּי אִתְּךָ֛ בְּרִ֖ית וְאֶת־יִשְׂרָאֵֽל׃

    Adonay Moşe’ye, “Bu sözleri yaz” dedi. “Çünkü seninle ve İsrael’le bu sözler uyarınca antlaşma yaptım.”

  18. Şemot 34:28

    Vayehi şam im Adonay arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahal umayim lo şata vayihtov al haluhot et divre haberit aseret hadevarim.

    וַֽיְהִי־שָׁ֣ם עִם־יְהוָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔ל וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתָ֑ה וַיִּכְתֹּ֣ב עַל־הַלֻּחֹ֗ת אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י הַבְּרִ֔ית עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִֽים׃

    Moşe orada Adonay’la kırk gün kırk gece kaldı. Ekmek yemedi, su içmedi. Levhalara antlaşmanın sözleri, On Söz yazıldı.

  19. Şemot 34:33

    Vayehal moşe midaber itam vayiten al panav masve.

    וַיְכַ֣ל מֹשֶׁ֔ה מִדַּבֵּ֖ר אִתָּ֑ם וַיִּתֵּ֥ן עַל־פָּנָ֖יו מַסְוֶֽה׃

    Moşe onlarla konuşmasını bitirince yüzüne bir örtü koydu.

  20. Şemot 34:35

    Verau vene yisrael et pene moşe ki karan or pene moşe veheşiv moşe et hamasve al panav ad boo ledaber ito.

    וְרָא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־פְּנֵ֣י מֹשֶׁ֔ה כִּ֣י קָרַ֔ן ע֖וֹר פְּנֵ֣י מֹשֶׁ֑ה וְהֵשִׁ֨יב מֹשֶׁ֤ה אֶת־הַמַּסְוֶה֙ עַל־פָּנָ֔יו עַד־בֹּא֖וֹ לְדַבֵּ֥ר אִתּֽוֹ׃ (ס)

    İsrael oğulları Moşe’nin yüzünü, yüzünün derisinin ışıldadığını görürlerdi. Moşe, O’nunla konuşmak için yeniden girene kadar örtüyü yüzüne geri koyardı.

  21. Şemot 35:22

    Vayavou haanaşim al hanaşim kol nediv lev heviu hah vanezem vetabaat vehumaz kol keli zahav vehol aşer henif tenufat zahav ladonay.

    וַיָּבֹ֥אוּ הָאֲנָשִׁ֖ים עַל־הַנָּשִׁ֑ים כֹּ֣ל ׀ נְדִ֣יב לֵ֗ב הֵ֠בִיאוּ חָ֣ח וָנֶ֜זֶם וְטַבַּ֤עַת וְכוּמָז֙ כָּל־כְּלִ֣י זָהָ֔ב וְכָל־אִ֕ישׁ אֲשֶׁ֥ר הֵנִ֛יף תְּנוּפַ֥ת זָהָ֖ב לַיהוָֽה׃

    Erkekler kadınlarla birlikte geldiler. Gönülden veren herkes bilezikler, küpeler, yüzükler ve kumaz takıları, her çeşit altın eşya getirdi. Adonay’a altın sallama sunusu ayıran herkes bunları getirdi.

  22. Şemot 36:11

    Vayaas luleot tehelet al sefat hayeria haehat mikatsa bamahbaret ken asa bisfat hayeria hakitsona bamahberet haşenit.

    וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלְאֹ֣ת תְּכֵ֗לֶת עַ֣ל שְׂפַ֤ת הַיְרִיעָה֙ הָֽאֶחָ֔ת מִקָּצָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת כֵּ֤ן עָשָׂה֙ בִּשְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּ֣יצוֹנָ֔ה בַּמַּחְבֶּ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית׃

    Birleşen örtülerin uçtaki örtüsünün kenarına mavi ilmekler yaptı. İkinci örtü grubunun uçtaki örtüsünün kenarına da aynı şekilde yaptı.

  23. Şemot 36:14

    Vayaas yeriot izim leohel al hamişkan aşte esre yeriot asa otam.

    וַיַּ֙עַשׂ֙ יְרִיעֹ֣ת עִזִּ֔ים לְאֹ֖הֶל עַל־הַמִּשְׁכָּ֑ן עַשְׁתֵּֽי־עֶשְׂרֵ֥ה יְרִיעֹ֖ת עָשָׂ֥ה אֹתָֽם׃

    Mişkan’ın üzerinde çadır oluşturmak için keçi kılından örtüler yaptı. On bir örtü yaptı.

  24. Şemot 36:17

    Bu ayette 2 kez

    Vayaas lulaot hamişim al sefat hayeria hakitsona bamahbaret vahamişim lulaot asa al sefat hayeria hahoveret haşenit.

    וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלָאֹ֣ת חֲמִשִּׁ֗ים עַ֚ל שְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּיצֹנָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת וַחֲמִשִּׁ֣ים לֻלָאֹ֗ת עָשָׂה֙ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַחֹבֶ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית׃

    Birinci örtü grubunun uçtaki örtüsünün kenarına elli ilmek, ikinci örtü grubunun kenarına da elli ilmek yaptı.

  25. Şemot 37:3

    Bu ayette 3 kez

    Vayitsok lo arba tabeot zahav al arba paamotav uşete tabaot al tsalo haehat uşete tabaot al tsalo haşenit.

    וַיִּצֹ֣ק ל֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּע֔וֹת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית׃

    Dört köşesi için dört altın halka döktü. Bir yanında iki halka, öbür yanında iki halka vardı.

  26. Şemot 37:5

    Vayave et habadim batabaot al tsalot haaron laset et haaron.

    וַיָּבֵ֤א אֶת־הַבַּדִּים֙ בַּטַּבָּעֹ֔ת עַ֖ל צַלְעֹ֣ת הָאָרֹ֑ן לָשֵׂ֖את אֶת־הָאָרֹֽן׃

    Sandığı taşımak için sırıkları sandığın yanlarındaki halkalara geçirdi.

  27. Şemot 37:9

    Vayihyu hakeruvim porese henafayim lemala sohehim behanfehem al hakaporet ufenehem el ahiv el hakaporet hayu pene hakeruvim.

    וַיִּהְי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹֽכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת הָי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים׃ (פ)

    Keruvlar kanatlarını yukarıya doğru açmış, kapağı kanatlarıyla örtüyorlardı. Yüzleri birbirine dönüktü; keruvların yüzleri kapağa doğru bakıyordu.

  28. Şemot 37:13

    Vayitsok lo arba tabeot zahav vayiten et hatabaot al arba hapeot aşer learba raglav.

    וַיִּצֹ֣ק ל֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו׃

    Onun için dört altın halka döktü; halkaları dört ayağının bulunduğu dört köşeye yerleştirdi.

  29. Şemot 37:16

    Vayaas et hakelim aşer al haşulhan et kearotav veet kapotav veet menakiyotav veet hakesavot aşer yusah bahen zahav tahor.

    וַיַּ֜עַשׂ אֶֽת־הַכֵּלִ֣ים ׀ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַשֻּׁלְחָ֗ן אֶת־קְעָרֹתָ֤יו וְאֶת־כַּפֹּתָיו֙ וְאֵת֙ מְנַקִּיֹּתָ֔יו וְאֶת־הַקְּשָׂוֺ֔ת אֲשֶׁ֥ר יֻסַּ֖ךְ בָּהֵ֑ן זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃ (פ)

    Masanın üzerindeki gereçleri, ekmek kalıplarını, kaşıklarını, desteklerini ve ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları saf altından yaptı.

  30. Şemot 37:27

    Bu ayette 2 kez

    Uşete tabeot zahav asa lo mitahat lezero al şete tsalotav al şene tsidav levatim levadim laset oto bahem.

    וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב עָֽשָׂה־ל֣וֹ ׀ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו עַ֖ל שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶֽם׃

    Kenarlığının altına, karşılıklı iki yanına iki altın halka yaptı. Bunlar, sunağı taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olacaktı.

  31. Şemot 38:2

    Vayaas karnotav al arba pinotav mimenu hayu karnotav vayetsaf oto nehoşet.

    וַיַּ֣עַשׂ קַרְנֹתָ֗יו עַ֚ל אַרְבַּ֣ע פִּנֹּתָ֔יו מִמֶּ֖נּוּ הָי֣וּ קַרְנֹתָ֑יו וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ נְחֹֽשֶׁת׃

    Dört köşesine boynuzlar yaptı. Boynuzları onunla tek parçaydı. Onu bakırla kapladı.

  32. Şemot 38:7

    Vayave et habadim batabaot al tsalot hamizbeah laset oto bahem nevuv luhot asa oto.

    וַיָּבֵ֨א אֶת־הַבַּדִּ֜ים בַּטַּבָּעֹ֗ת עַ֚ל צַלְעֹ֣ת הַמִּזְבֵּ֔חַ לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶ֑ם נְב֥וּב לֻחֹ֖ת עָשָׂ֥ה אֹתֽוֹ׃ (ס)

    Sunağı taşımak için sırıkları yanlarındaki halkalara geçirdi. Onu tahtalardan, içi boş olarak yaptı.

  33. Şemot 38:21

    Ele fekude hamişkan mişkan haedut aşer pukad al pi moşe avodat haleviyim beyad itamar ben aharon hakohen.

    אֵ֣לֶּה פְקוּדֵ֤י הַמִּשְׁכָּן֙ מִשְׁכַּ֣ן הָעֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֥ר פֻּקַּ֖ד עַל־פִּ֣י מֹשֶׁ֑ה עֲבֹדַת֙ הַלְוִיִּ֔ם בְּיַד֙ אִֽיתָמָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵֽן׃

    Bunlar, Mişkan’ın, Tanıklık Mişkanı’nın Moşe’nin buyruğuyla çıkarılan hesaplarıdır. Bu, kâhin Aaron’un oğlu İtamar’ın yönetimindeki Levilerin hizmetiydi.

  34. Şemot 38:26

    Beka lagulgolet mahatsit haşekel beşekel hakodeş lehol haover al hapekudim miben esrim şana vamala leşeş meot elef uşeloşet alafim vahameş meot vahamişim.

    בֶּ֚קַע לַגֻּלְגֹּ֔לֶת מַחֲצִ֥ית הַשֶּׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ לְכֹ֨ל הָעֹבֵ֜ר עַל־הַפְּקֻדִ֗ים מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה לְשֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ וּשְׁלֹ֣שֶׁת אֲלָפִ֔ים וַחֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וַחֲמִשִּֽׁים׃

    Sayıma giren, yirmi yaş ve üzerindeki altı yüz üç bin beş yüz elli kişiden, kişi başına bir beka, yani kutsal şekel ölçüsüne göre yarım şekel alınmıştı.

  35. Şemot 39:4

    Ketefot asu lo hoverot al şene ketsotav hubar.

    כְּתֵפֹ֥ת עָֽשׂוּ־ל֖וֹ חֹבְרֹ֑ת עַל־שְׁנֵ֥י קצוותו [קְצוֹתָ֖יו] חֻבָּֽר׃

    Ona birleştirici omuzluklar yaptılar. İki ucundan birleştirildi.

  36. Şemot 39:6

    Vayaasu et avne haşoham musabot mişbetsot zahav mefutahot pituhe hotam al şemot bene yisrael.

    וַֽיַּעֲשׂוּ֙ אֶת־אַבְנֵ֣י הַשֹּׁ֔הַם מֻֽסַבֹּ֖ת מִשְׁבְּצֹ֣ת זָהָ֑ב מְפֻתָּחֹת֙ פִּתּוּחֵ֣י חוֹתָ֔ם עַל־שְׁמ֖וֹת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Şoham taşlarını altın yuvalarla çevrili yaptılar. Üzerlerine İsrael oğullarının adlarını mühür oyar gibi işlediler.

  37. Şemot 39:7

    Vayasem otam al kitfot haefod avne zikaron livne yisrael kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וַיָּ֣שֶׂם אֹתָ֗ם עַ֚ל כִּתְפֹ֣ת הָאֵפֹ֔ד אַבְנֵ֥י זִכָּר֖וֹן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Onları İsrael oğulları için anımsatma taşları olarak efodun omuzluklarına koydu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  38. Şemot 39:14

    Bu ayette 3 kez

    Vehaavanim al şemot bene yisrael hena şetem esre al şemotam pituhe hotam al şemo lişnem asar şavet.

    וְ֠הָאֲבָנִים עַל־שְׁמֹ֨ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל הֵ֛נָּה שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵ֖ה עַל־שְׁמֹתָ֑ם פִּתּוּחֵ֤י חֹתָם֙ אִ֣ישׁ עַל־שְׁמ֔וֹ לִשְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר שָֽׁבֶט׃

    Taşlar, İsrael oğullarının adlarına göre on iki taneydi. On iki kabile için her birinin adı, bir mühür oyması gibi bir taşa işlenmişti.

  39. Şemot 39:15

    Vayaasu al hahoşen şarşerot gavlut maase avot zahav tahor.

    וַיַּעֲשׂ֧וּ עַל־הַחֹ֛שֶׁן שַׁרְשְׁרֹ֥ת גַּבְלֻ֖ת מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת זָהָ֖ב טָהֽוֹר׃

    Göğüslüğün uçları için saf altından, ip gibi örülmüş zincirler yaptılar.

  40. Şemot 39:16

    Vayaasu şete mişbetsot zahav uşete tabeot zahav vayitenu et şete hatabaot al şene ketsot hahoşen.

    וַֽיַּעֲשׂ֗וּ שְׁתֵּי֙ מִשְׁבְּצֹ֣ת זָהָ֔ב וּשְׁתֵּ֖י טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וַֽיִּתְּנ֗וּ אֶת־שְׁתֵּי֙ הַטַּבָּעֹ֔ת עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַחֹֽשֶׁן׃

    İki altın yuva ve iki altın halka yaptılar. İki halkayı göğüslüğün iki ucuna koydular.

  41. Şemot 39:17

    Bu ayette 2 kez

    Vayitenu şete haavotot hazahav al şete hatabaot al ketsot hahoşen.

    וַֽיִּתְּנ֗וּ שְׁתֵּי֙ הָעֲבֹתֹ֣ת הַזָּהָ֔ב עַל־שְׁתֵּ֖י הַטַּבָּעֹ֑ת עַל־קְצ֖וֹת הַחֹֽשֶׁן׃

    İki altın örgüyü göğüslüğün uçlarındaki iki halkaya taktılar.

  42. Şemot 39:18

    Bu ayette 2 kez

    Veet şete ketsot şete haavotot natenu al şete hamişbetsot vayitenum al kitfot haefod el mul panav.

    וְאֵ֨ת שְׁתֵּ֤י קְצוֹת֙ שְׁתֵּ֣י הָֽעֲבֹתֹ֔ת נָתְנ֖וּ עַל־שְׁתֵּ֣י הַֽמִּשְׁבְּצֹ֑ת וַֽיִּתְּנֻ֛ם עַל־כִּתְפֹ֥ת הָאֵפֹ֖ד אֶל־מ֥וּל פָּנָֽיו׃

    İki örgünün öbür iki ucunu iki yuvaya taktılar; bunları efodun omuzluklarının ön tarafına yerleştirdiler.

  43. Şemot 39:19

    Bu ayette 2 kez

    Vayaasu şete tabeot zahav vayasimu al şene ketsot hahoşen al sefato aşer el ever haefod bayeta.

    וַֽיַּעֲשׂ֗וּ שְׁתֵּי֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וַיָּשִׂ֕ימוּ עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֣וֹת הַחֹ֑שֶׁן עַל־שְׂפָת֕וֹ אֲשֶׁ֛ר אֶל־עֵ֥בֶר הָאֵפֹ֖ד בָּֽיְתָה׃

    İki altın halka yapıp göğüslüğün iki ucuna, iç tarafta, efoda bakan kenarına koydular.

  44. Şemot 39:20

    Vayaasu şete tabeot zahav vayitenum al şete hitfot haefod milmata mimul panav leumat mehbarto mimaal leheşev haefod.

    וַֽיַּעֲשׂוּ֮ שְׁתֵּ֣י טַבְּעֹ֣ת זָהָב֒ וַֽיִּתְּנֻ֡ם עַל־שְׁתֵּי֩ כִתְפֹ֨ת הָאֵפֹ֤ד מִלְמַ֙טָּה֙ מִמּ֣וּל פָּנָ֔יו לְעֻמַּ֖ת מֶחְבַּרְתּ֑וֹ מִמַּ֕עַל לְחֵ֖שֶׁב הָאֵפֹֽד׃

    İki altın halka daha yapıp efodun iki omuzluğunun alt kısmına, ön tarafta birleşme yerinin yakınına, efodun dokuma kemerinin üstüne koydular.

  45. Şemot 39:21

    Vayirkesu et hahoşen mitabeotav el tabeot haefod biftil tehelet liheyot al heşev haefod velo yizah hahoşen meal haefod kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וַיִּרְכְּס֣וּ אֶת־הַחֹ֡שֶׁן מִטַּבְּעֹתָיו֩ אֶל־טַבְּעֹ֨ת הָאֵפֹ֜ד בִּפְתִ֣יל תְּכֵ֗לֶת לִֽהְיֹת֙ עַל־חֵ֣שֶׁב הָאֵפֹ֔ד וְלֹֽא־יִזַּ֣ח הַחֹ֔שֶׁן מֵעַ֖ל הָאֵפֹ֑ד כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃

    Göğüslüğün halkalarını efodun halkalarına mavi bir kordonla bağladılar. Böylece göğüslük efodun dokuma kemerinin üzerinde duracak ve efoddan ayrılmayacaktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.

  46. Şemot 39:24

    Vayaasu al şule hameil rimone tehelet veargaman vetolaat şani maşezar.

    וַֽיַּעֲשׂוּ֙ עַל־שׁוּלֵ֣י הַמְּעִ֔יל רִמּוֹנֵ֕י תְּכֵ֥לֶת וְאַרְגָּמָ֖ן וְתוֹלַ֣עַת שָׁנִ֑י מָשְׁזָֽר׃

    Üstlüğün eteklerine bükülmüş mavi, erguvan ve kırmızı yünden narlar yaptılar.

  47. Şemot 39:25

    Vayaasu faamone zahav tahor vayitenu et hapaamonim betoh harimonim al şule hameil saviv betoh harimonim.

    וַיַּעֲשׂ֥וּ פַעֲמֹנֵ֖י זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־הַפַּֽעֲמֹנִ֜ים בְּת֣וֹךְ הָרִמֹּנִ֗ים עַל־שׁוּלֵ֤י הַמְּעִיל֙ סָבִ֔יב בְּת֖וֹךְ הָרִמֹּנִֽים׃

    Saf altından çıngıraklar yaptılar. Çıngırakları üstlüğün etekleri boyunca narların arasına, çepeçevre yerleştirdiler.

  48. Şemot 39:26

    Paamon verimon paamon verimon al şule hameil saviv leşaret kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    פַּעֲמֹ֤ן וְרִמֹּן֙ פַּעֲמֹ֣ן וְרִמֹּ֔ן עַל־שׁוּלֵ֥י הַמְּעִ֖יל סָבִ֑יב לְשָׁרֵ֕ת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Hizmet için üstlüğün etekleri çevresinde bir çıngırak ve bir nar, bir çıngırak ve bir nar vardı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibiydi.

  49. Şemot 39:31

    Vayitenu alav petil tehelet latet al hamitsnefet milmaela kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וַיִּתְּנ֤וּ עָלָיו֙ פְּתִ֣יל תְּכֵ֔לֶת לָתֵ֥ת עַל־הַמִּצְנֶ֖פֶת מִלְמָ֑עְלָה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Sarığın üzerine bağlamak için ona mavi bir kordon taktılar. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.

  50. Şemot 40:3

    Vesamta şam et aron haedut vesakota al haaron et haparohet.

    וְשַׂמְתָּ֣ שָׁ֔ם אֵ֖ת אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת וְסַכֹּתָ֥ עַל־הָאָרֹ֖ן אֶת־הַפָּרֹֽכֶת׃

    Tanıklık Sandığı’nı oraya koyacak, sandığı ayırma perdesiyle örteceksin.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Temel kelime (lemma) עַל

Kök — שורש (şoreş) עלה

Türkçe anlam: üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

above

Dilbilgisel yapı: edat

Bu yapının kullanımı: 987 kez

Teknik kodHR

Temel kelime (lemma) כִּי עַל כֵּן

Türkçe anlam: mademki; bundan dolayı; bu nedenle

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

forasmuch as

Dilbilgisel yapı: edat

Bu yapının kullanımı: 6 kez

Teknik kodHR

Temel kelime (lemma) עֹל

Kök — שורש (şoreş) עלל

Türkçe anlam: boyunduruk

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

yoke; oppression; bondage

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHNcmsa

Temel kelime (lemma) עֹל

Kök — שורש (şoreş) עלל

Türkçe anlam: boyunduruk

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

yoke; oppression; bondage

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHNcmsc
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.