İbranice biçim הָעֲבֹתֹ֖ת
Lemma עֲבֹת
Kök — שורש (şoreş, kök) עבת
Kaynak anlam (İngilizce): rope; cord
Biçim: belirli artikel + isim, iki cins, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 4 kullanım
Teknik kod
HTd/NcbpaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 4 kez, 4 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim הָעֲבֹתֹ֖ת
Lemma עֲבֹת
Kök — שורש (şoreş, kök) עבת
Kaynak anlam (İngilizce): rope; cord
Biçim: belirli artikel + isim, iki cins, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 4 kullanım
HTd/NcbpaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Uşete şarşerot zahav tahor migbalot taase otam maase avot venatata et şarşerot haavotot al hamişbetsot.
וּשְׁתֵּ֤י שַׁרְשְׁרֹת֙ זָהָ֣ב טָה֔וֹר מִגְבָּלֹ֛ת תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם מַעֲשֵׂ֣ה עֲבֹ֑ת וְנָתַתָּ֛ה אֶת־שַׁרְשְׁרֹ֥ת הָעֲבֹתֹ֖ת עַל־הַֽמִּשְׁבְּצֹֽת׃ (ס)
Saf altından iki zincir yapacaksın. Onları göğüslüğün uçlarına bağlanacak şekilde, ip gibi örerek yapacak ve bu örgülü zincirleri yuvalara takacaksın.
Veet şete ketsot şete haavotot titen al şete hamişbetsot venatata al kitfot haefod el mul panav.
וְאֵ֨ת שְׁתֵּ֤י קְצוֹת֙ שְׁתֵּ֣י הָעֲבֹתֹ֔ת תִּתֵּ֖ן עַל־שְׁתֵּ֣י הַֽמִּשְׁבְּצ֑וֹת וְנָתַתָּ֛ה עַל־כִּתְפ֥וֹת הָאֵפֹ֖ד אֶל־מ֥וּל פָּנָֽיו׃
İki örgünün öbür iki ucunu iki yuvaya takacak, bunları efodun omuzluklarının ön tarafına yerleştireceksin.
Vayitenu şete haavotot hazahav al şete hatabaot al ketsot hahoşen.
וַֽיִּתְּנ֗וּ שְׁתֵּי֙ הָעֲבֹתֹ֣ת הַזָּהָ֔ב עַל־שְׁתֵּ֖י הַטַּבָּעֹ֑ת עַל־קְצ֖וֹת הַחֹֽשֶׁן׃
İki altın örgüyü göğüslüğün uçlarındaki iki halkaya taktılar.
Veet şete ketsot şete haavotot natenu al şete hamişbetsot vayitenum al kitfot haefod el mul panav.
וְאֵ֨ת שְׁתֵּ֤י קְצוֹת֙ שְׁתֵּ֣י הָֽעֲבֹתֹ֔ת נָתְנ֖וּ עַל־שְׁתֵּ֣י הַֽמִּשְׁבְּצֹ֑ת וַֽיִּתְּנֻ֛ם עַל־כִּתְפֹ֥ת הָאֵפֹ֖ד אֶל־מ֥וּל פָּנָֽיו׃
İki örgünün öbür iki ucunu iki yuvaya taktılar; bunları efodun omuzluklarının ön tarafına yerleştirdiler.