İbranice biçim מִמּ֣וּל
Lemma מוּל
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Kaynak anlam (İngilizce): in front of; facing; towards; (to represent people) before (God)
Biçim: edat + edat
Bu çözümleme: 3 kullanım
Teknik kod
HR/RTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 3 kez, 3 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim מִמּ֣וּל
Lemma מוּל
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Kaynak anlam (İngilizce): in front of; facing; towards; (to represent people) before (God)
Biçim: edat + edat
Bu çözümleme: 3 kullanım
HR/ROkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Veasita şete tabeot zahav venatata otam al şete hitfot haefod milemata mimul panav leumat mehbarto mimaal leheşev haefod.
וְעָשִׂיתָ֮ שְׁתֵּ֣י טַבְּע֣וֹת זָהָב֒ וְנָתַתָּ֣ה אֹתָ֡ם עַל־שְׁתֵּי֩ כִתְפ֨וֹת הָאֵפ֤וֹד מִלְּמַ֙טָּה֙ מִמּ֣וּל פָּנָ֔יו לְעֻמַּ֖ת מֶחְבַּרְתּ֑וֹ מִמַּ֕עַל לְחֵ֖שֶׁב הָאֵפֽוֹד׃
İki altın halka daha yapacak, onları efodun iki omuzluğunun alt kısmına, ön tarafta birleşme yerinin yakınına, efodun dokuma kemerinin üstüne koyacaksın.
Vayaasu şete tabeot zahav vayitenum al şete hitfot haefod milmata mimul panav leumat mehbarto mimaal leheşev haefod.
וַֽיַּעֲשׂוּ֮ שְׁתֵּ֣י טַבְּעֹ֣ת זָהָב֒ וַֽיִּתְּנֻ֡ם עַל־שְׁתֵּי֩ כִתְפֹ֨ת הָאֵפֹ֤ד מִלְמַ֙טָּה֙ מִמּ֣וּל פָּנָ֔יו לְעֻמַּ֖ת מֶחְבַּרְתּ֑וֹ מִמַּ֕עַל לְחֵ֖שֶׁב הָאֵפֹֽד׃
İki altın halka daha yapıp efodun iki omuzluğunun alt kısmına, ön tarafta birleşme yerinin yakınına, efodun dokuma kemerinin üstüne koydular.
Vehevi otam el hakohen vehikriv et aşer lahatat rişona umalak et roşo mimul orpo velo yavdil.
וְהֵבִ֤יא אֹתָם֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן וְהִקְרִ֛יב אֶת־אֲשֶׁ֥ר לַחַטָּ֖את רִאשׁוֹנָ֑ה וּמָלַ֧ק אֶת־רֹאשׁ֛וֹ מִמּ֥וּל עָרְפּ֖וֹ וְלֹ֥א יַבְדִּֽיל׃
Onları kâhine getirecek. Kâhin önce günah sunusu olanı sunacak; başını ensesinden tırnağıyla kesecek ama tamamen ayırmayacak.