Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
not; no
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 947 kez
Teknik kod
HTnTORA’DA KELİME
değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük
Bu İbranice biçim Tora’da 947 kez, 798 farklı ayette görülür.
Veiş aşer yitma velo yithata venihreta hanefeş hahi mitoh hakahal ki et mikdaş Adonay time me nida lo zorak alav tame u.
וְאִ֤ישׁ אֲשֶׁר־יִטְמָא֙ וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִתּ֣וֹךְ הַקָּהָ֑ל כִּי֩ אֶת־מִקְדַּ֨שׁ יְהוָ֜ה טִמֵּ֗א מֵ֥י נִדָּ֛ה לֹא־זֹרַ֥ק עָלָ֖יו טָמֵ֥א הֽוּא׃
Arınmamış olup arındırılmayan kişi topluluğun arasından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kutsal mekânını arınmamış duruma getirmiştir. Üzerine arındırma suyu serpilmemiştir; arınmamıştır.
Velama heelitunu mimitsrayim lehavi otanu el hamakom hara haze lo mekom zera uteena vegefen verimon umayim ayin liştot.
וְלָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָבִ֣יא אֹתָ֔נוּ אֶל־הַמָּק֥וֹם הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה לֹ֣א ׀ מְק֣וֹם זֶ֗רַע וּתְאֵנָ֤ה וְגֶ֙פֶן֙ וְרִמּ֔וֹן וּמַ֥יִם אַ֖יִן לִשְׁתּֽוֹת׃
Bizi bu kötü yere getirmek için neden Mısır’dan çıkardınız? Burası ekin, incir, üzüm ve nar yetişen bir yer değil; içecek su da yok!”
Bu ayette 2 kez
Vayomer Adonay el moşe veel aharon yaan lo heemantem bi lehakdişeni leene bene yisrael lahen lo taviu et hakahal haze el haarets aşer natati lahem.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ יַ֚עַן לֹא־הֶאֱמַנְתֶּ֣ם בִּ֔י לְהַ֨קְדִּישֵׁ֔נִי לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לָכֵ֗ן לֹ֤א תָבִ֙יאוּ֙ אֶת־הַקָּהָ֣ל הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָהֶֽם׃
Adonay Moşe’ye ve Aaron’a, “İsraeloğullarının gözleri önünde kutsallığımı göstermek için Bana güvenmediğinizden, bu topluluğu kendilerine verdiğim ülkeye siz getirmeyeceksiniz” dedi.
Bu ayette 2 kez
Nabera na veartseha lo naavor besade uveherem velo nişte me veer dereh hameleh neleh lo nite yamin usemovl ad aşer naavor gevuleha.
נַעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נַעֲבֹר֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם וְלֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר דֶּ֧רֶךְ הַמֶּ֣לֶךְ נֵלֵ֗ךְ לֹ֤א נִטֶּה֙ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֔אול עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבוּלֶֽךָ׃
Lütfen ülkenden geçelim. Tarladan ya da bağdan geçmeyecek, kuyu suyu içmeyeceğiz. Kral yolundan yürüyeceğiz; sınırını geçene kadar sağa sola sapmayacağız.”
Vayomer elav edom lo taavor bi pen baherev etse likrateha.
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֱד֔וֹם לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר בִּ֑י פֶּן־בַּחֶ֖רֶב אֵצֵ֥א לִקְרָאתֶֽךָ׃
Edom ona, “Ülkemden geçmeyeceksin; yoksa kılıçla karşına çıkarım” dedi.
Vayomer lo taavor vayetse edom likrato beam kaved uveyad hazaka.
וַיֹּ֖אמֶר לֹ֣א תַעֲבֹ֑ר וַיֵּצֵ֤א אֱדוֹם֙ לִקְרָאת֔וֹ בְּעַ֥ם כָּבֵ֖ד וּבְיָ֥ד חֲזָקָֽה׃
Edom, “Geçmeyeceksin!” dedi. Kalabalık bir halkla ve güçlü bir kuvvetle karşılarına çıktı.
Yeasef aharon el amav ki lo yavo el haarets aşer natati livne yisrael al aşer meritem et pi leme meriva.
יֵאָסֵ֤ף אַהֲרֹן֙ אֶל־עַמָּ֔יו כִּ֣י לֹ֤א יָבֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֛ל אֲשֶׁר־מְרִיתֶ֥ם אֶת־פִּ֖י לְמֵ֥י מְרִיבָֽה׃
“Aaron halkına katılacak. Meriva sularında buyruğuma başkaldırdığınız için İsraeloğullarına verdiğim ülkeye girmeyecek.
Bu ayette 2 kez
Ebera veartseha lo nite besade uveherem lo nişte me veer bedereh hameleh neleh ad aşer naavor gevuleha.
אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נִטֶּה֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם לֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר בְּדֶ֤רֶךְ הַמֶּ֙לֶךְ֙ נֵלֵ֔ךְ עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבֻלֶֽךָ׃
“Ülkenden geçmeme izin ver. Tarlaya ya da bağa sapmayacağız, kuyu suyu içmeyeceğiz. Sınırından çıkıncaya kadar Kral Yolu’ndan gideceğiz.”
Bu ayette 2 kez
Vayomer Elohim el bilam lo teleh imahem lo taor et haam ki varuh u.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לֹ֥א תֵלֵ֖ךְ עִמָּהֶ֑ם לֹ֤א תָאֹר֙ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י בָר֖וּךְ הֽוּא׃
Tanrı Bilam’a şöyle dedi: “Onlarla gitmeyeceksin. O halka lanet etmeyeceksin, çünkü onlar kutsanmıştır.”
Vayaan bilam vayomer el avde valak im yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay elohay laasot ketana o gedola.
וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃
Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.
Vatomer haaton el bilam halo anohi atoneha aşer rahavta alay meodeha ad hayom haze hahasken hiskanti laasot leha ko vayomer lo.
וַתֹּ֨אמֶר הָאָת֜וֹן אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלוֹא֩ אָנֹכִ֨י אֲתֹֽנְךָ֜ אֲשֶׁר־רָכַ֣בְתָּ עָלַ֗י מֵעֽוֹדְךָ֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הַֽהַסְכֵּ֣ן הִסְכַּ֔נְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לְךָ֖ כֹּ֑ה וַיֹּ֖אמֶר לֹֽא׃
Dişi eşek Bilam’a, “Ben, eskiden beri bugüne kadar bindiğin eşeğin değil miyim? Sana böyle davranmayı alışkanlık edindim mi?” diye sordu. Bilam “Hayır” dedi.
Vayomer bilam el malah Adonay hatati ki lo yadati ki ata nitsav likrati badareh veata im ra beeneha aşuva li.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי׃
Bilam, Adonay’ın meleğine şöyle dedi: “Günah işledim. Çünkü yolda karşıma dikildiğini bilmiyordum. Şimdi bu senin gözünde kötüyse geri döneyim.”
Bu ayette 2 kez
Vayomer balak el bilam halo şaloah şalahti eleha likro lah lama lo halahta elay haumnam lo uhal kabedeha.
וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלֹא֩ שָׁלֹ֨חַ שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לִקְרֹא־לָ֔ךְ לָ֥מָּה לֹא־הָלַ֖כְתָּ אֵלָ֑י הַֽאֻמְנָ֔ם לֹ֥א אוּכַ֖ל כַּבְּדֶֽךָ׃
Balak Bilam’a şöyle dedi: “Seni çağırmak için tekrar tekrar haber göndermedim mi? Neden bana gelmedin? Gerçekten seni onurlandıramayacağımı mı düşündün?”
Bu ayette 2 kez
Ma ekov lo kabo el uma ezom lo zaam Adonay.
מָ֣ה אֶקֹּ֔ב לֹ֥א קַבֹּ֖ה אֵ֑ל וּמָ֣ה אֶזְעֹ֔ם לֹ֥א זָעַ֖ם יְהוָֽה׃
Tanrı’nın lanet etmediğine nasıl lanet edeyim? Adonay’ın öfkelenmediğine nasıl öfke yağdırayım?
Ki meroş tsurim erenu umigevaot aşurenu hen am levadad yişkon uvagoyim lo yithaşav.
כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב׃
Kayaların doruğundan onu görüyorum; tepelerden ona bakıyorum. İşte tek başına yaşayan, uluslar arasında kendini saymayan bir halk!
Vayomer elav balak leha na iti el makom aher aşer tirenu mişam efes katseu tire vehulo lo tire vekaveno li mişam.
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לך־[לְכָה־] נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak ona şöyle dedi: “Lütfen benimle başka bir yere gel. Onları oradan görebilirsin; ancak yalnız bir uçlarını göreceksin, hepsini görmeyeceksin. Benim için onlara oradan lanet et.”
Lo iş el vihazev uven adam veyitneham hau amar velo yaase vediber velo yekimena.
לֹ֣א אִ֥ישׁ אֵל֙ וִֽיכַזֵּ֔ב וּבֶן־אָדָ֖ם וְיִתְנֶחָ֑ם הַה֤וּא אָמַר֙ וְלֹ֣א יַעֲשֶׂ֔ה וְדִבֶּ֖ר וְלֹ֥א יְקִימֶֽנָּה׃
Tanrı yalan söyleyecek bir insan, fikrinden dönecek bir insanoğlu değildir. Söyler de yapmaz mı? Konuşur da yerine getirmez mi?
Lo hibit aven beyaakov velo raa amal beyisrael Adonay elohav imo uteruat meleh bo.
לֹֽא־הִבִּ֥יט אָ֙וֶן֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־רָאָ֥ה עָמָ֖ל בְּיִשְׂרָאֵ֑ל יְהוָ֤ה אֱלֹהָיו֙ עִמּ֔וֹ וּתְרוּעַ֥ת מֶ֖לֶךְ בּֽוֹ׃
Yaakov’da kötülüğe bakmadı, İsrael’de sıkıntı görmedi. Tanrısı Adonay onunladır; kral için yükselen sevinç sesi onun arasındadır.
Ki lo nahaş beyaakov velo kesem beyisrael kaet yeamer leyaakov uleyisrael ma paal el.
כִּ֤י לֹא־נַ֙חַשׁ֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־קֶ֖סֶם בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כָּעֵ֗ת יֵאָמֵ֤ר לְיַעֲקֹב֙ וּלְיִשְׂרָאֵ֔ל מַה־פָּ֖עַל אֵֽל׃
Çünkü Yaakov’da falcılık, İsrael’de kehanet yoktur. Vakti geldiğinde Yaakov’a ve İsrael’e ‘Tanrı neler yaptı!’ denecektir.
Hen am kelavi yakum vehaari yitnasa lo yişkav ad yohal teref vedam halalim yişte.
הֶן־עָם֙ כְּלָבִ֣יא יָק֔וּם וְכַאֲרִ֖י יִתְנַשָּׂ֑א לֹ֤א יִשְׁכַּב֙ עַד־יֹ֣אכַל טֶ֔רֶף וְדַם־חֲלָלִ֖ים יִשְׁתֶּֽה׃
İşte dişi aslan gibi kalkıp aslan gibi doğrulan bir halk! Avını yemeden, öldürülenlerin kanını içmeden yatmaz.”
Bu ayette 2 kez
Vayomer balak el bilam gam kov lo tikovenu gam bareh lo tevarahenu.
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם גַּם־קֹ֖ב לֹ֣א תִקֳּבֶ֑נּוּ גַּם־בָּרֵ֖ךְ לֹ֥א תְבָרֲכֶֽנּוּ׃
Balak Bilam’a, “Onlara ne lanet et ne de onları kutsa!” dedi.
İm yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay laasot tova o raa milibi aşer yedaber Adonay oto adaber.
אִם־יִתֶּן־לִ֨י בָלָ֜ק מְלֹ֣א בֵיתוֹ֮ כֶּ֣סֶף וְזָהָב֒ לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת טוֹבָ֛ה א֥וֹ רָעָ֖ה מִלִּבִּ֑י אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃
‘Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de kendi isteğimle iyi ya da kötü bir şey yapmak için Adonay’ın buyruğunu aşamam. Adonay ne söylerse onu söyleyeceğim.’
וּבְנֵי־קֹ֖רַח לֹא־מֵֽתוּ׃ (ס)
Ama Korah’ın oğulları ölmedi.
Utselafehad ben hefer lo hayu lo banim ki im banot veşem benot tselafehad mahla venoa hagela milka vetirtsa.
וּצְלָפְחָ֣ד בֶּן־חֵ֗פֶר לֹא־הָ֥יוּ ל֛וֹ בָּנִ֖ים כִּ֣י אִם־בָּנ֑וֹת וְשֵׁם֙ בְּנ֣וֹת צְלָפְחָ֔ד מַחְלָ֣ה וְנֹעָ֔ה חָגְלָ֥ה מִלְכָּ֖ה וְתִרְצָֽה׃
Hefer oğlu Tselofhad’ın oğulları yoktu, yalnız kızları vardı. Tselofhad’ın kızlarının adları Mahla, Noa, Hogla, Milka ve Tirtsa’ydı.
Bu ayette 2 kez
Vayihyu fekudehem şeloşa veesrim elef kol zahar miben hodeş vamaela ki lo hatepakedu betoh bene yisrael ki lo nitan lahem nahala betoh bene yisrael.
וַיִּהְי֣וּ פְקֻדֵיהֶ֗ם שְׁלֹשָׁ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף כָּל־זָכָ֖ר מִבֶּן־חֹ֣דֶשׁ וָמָ֑עְלָה כִּ֣י ׀ לֹ֣א הָתְפָּקְד֗וּ בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֠י לֹא־נִתַּ֤ן לָהֶם֙ נַחֲלָ֔ה בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Sayılanları, bir aylık ve üzerindeki bütün erkekler olmak üzere yirmi üç bindi. İsraeloğulları arasında sayılmamışlardı, çünkü İsraeloğulları arasında onlara miras payı verilmemişti.
Uveele lo haya iş mipekude moşe veaharon hakohen aşer pakedu et bene yisrael bemidbar sinay.
וּבְאֵ֙לֶּה֙ לֹא־הָ֣יָה אִ֔ישׁ מִפְּקוּדֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וְאַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן אֲשֶׁ֥ר פָּקְד֛וּ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּמִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
Bunların arasında, Moşe ve kohen Aaron’un Sinay Çölü’nde İsraeloğullarını saydıkları zaman kaydedilenlerden hiç kimse yoktu.
Bu ayette 2 kez
Avinu met bamidbar veu lo haya betoh haeda hanoadim al Adonay baadat korah ki veheto met uvanim lo hayu lo.
אָבִינוּ֮ מֵ֣ת בַּמִּדְבָּר֒ וְה֨וּא לֹא־הָיָ֜ה בְּת֣וֹךְ הָעֵדָ֗ה הַנּוֹעָדִ֛ים עַל־יְהוָ֖ה בַּעֲדַת־קֹ֑רַח כִּֽי־בְחֶטְא֣וֹ מֵ֔ת וּבָנִ֖ים לֹא־הָ֥יוּ לֽוֹ׃
“Babamız çölde öldü. Adonay’a karşı toplanan Korah topluluğunun içinde değildi; kendi günahı yüzünden öldü. Oğulları yoktu.
Bayom harişon mikra kodeş kol melehet avoda lo taasu.
בַּיּ֥וֹם הָרִאשׁ֖וֹן מִקְרָא־קֹ֑דֶשׁ כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
İlk gün kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
Uvayom haşevii mikra kodeş yihye lahem kol melehet avoda lo taasu.
וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י מִקְרָא־קֹ֖דֶשׁ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃ (ס)
Yedinci gün sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
Uveyom habikurim behakrivehem minha hadaşa ladonay beşavuotehem mikera kodeş yihye lahem kol melehet avoda lo taasu.
וּבְי֣וֹם הַבִּכּוּרִ֗ים בְּהַקְרִ֨יבְכֶ֜ם מִנְחָ֤ה חֲדָשָׁה֙ לַֽיהוָ֔ה בְּשָׁבֻעֹ֖תֵיכֶ֑ם מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
İlk ürünler gününde, Şavuot bayramınızda Adonay’a yeni tahıl sunusunu sunduğunuzda, sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
Uvahodeş haşevii beehad lahodeş mikera kodeş yihye lahem kol melehet avoda lo taasu yom terua yihye lahem.
וּבַחֹ֨דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֜י בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֗דֶשׁ מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ י֥וֹם תְּרוּעָ֖ה יִהְיֶ֥ה לָכֶֽם׃
Yedinci ayın birinci günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız. Sizin için terua sesi günü olacak.
Uveasor lahodeş haşevii haze mikera kodeş yihye lahem veinitem et nafşotehem kol melaha lo taasu.
וּבֶעָשׂוֹר֩ לַחֹ֨דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֜י הַזֶּ֗ה מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם וְעִנִּיתֶ֖ם אֶת־נַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם כָּל־מְלָאכָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
Bu yedinci ayın onuncu günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Kendinizi sıkıntıya sokacaksınız; hiçbir iş yapmayacaksınız.
Uvahamişa asar yom lahodeş haşevii mikera kodeş yihye lahem kol melehet avoda lo taasu vehagotem hag ladonay şivat yamim.
וּבַחֲמִשָּׁה֩ עָשָׂ֨ר י֜וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הַשְּׁבִיעִ֗י מִֽקְרָא־קֹ֙דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וְחַגֹּתֶ֥ם חַ֛ג לַיהוָ֖ה שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Yedinci ayın on beşinci günü sizin için kutsal bir toplantı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız. Adonay için yedi gün bayram kutlayacaksınız.
Bayom haşemini atseret tihye lahem kol melehet avoda lo taasu.
בַּיּוֹם֙ הַשְּׁמִינִ֔י עֲצֶ֖רֶת תִּהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֥א תַעֲשֽׂוּ׃
Sekizinci gün sizin için bir kapanış toplantısı olacak. Hiçbir olağan iş yapmayacaksınız.
İş ki yidor neder ladonay o hişava şevua lesor isar al nafşo lo yahel devaro kehol hayotse mipiv yaase.
אִישׁ֩ כִּֽי־יִדֹּ֨ר נֶ֜דֶר לַֽיהוָ֗ה אֽוֹ־הִשָּׁ֤בַע שְׁבֻעָה֙ לֶאְסֹ֤ר אִסָּר֙ עַל־נַפְשׁ֔וֹ לֹ֥א יַחֵ֖ל דְּבָר֑וֹ כְּכָל־הַיֹּצֵ֥א מִפִּ֖יו יַעֲשֶֽׂה׃
Bir adam Adonay’a adak adar ya da kendisini bir yükümlülükle bağlamak için yemin ederse sözünü bozmayacak. Ağzından çıkan her şeyi yapacak.
Veim heni aviha otah beyom şameo kol nedareha veesareha aşer asera al nafşah lo yakum vadonay yiselah lah ki heni aviha otah.
וְאִם־הֵנִ֨יא אָבִ֣יהָ אֹתָהּ֮ בְּי֣וֹם שָׁמְעוֹ֒ כָּל־נְדָרֶ֗יהָ וֶֽאֱסָרֶ֛יהָ אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ לֹ֣א יָק֑וּם וַֽיהוָה֙ יִֽסְלַח־לָ֔הּ כִּי־הֵנִ֥יא אָבִ֖יהָ אֹתָֽהּ׃
Ama babası duyduğu gün ona karşı çıkarsa bütün adakları ve kendisini bağladığı yükümlülükler geçerli olmayacak. Babası ona karşı çıktığı için Adonay onu bağışlayacak.
Veşama işah veheheriş lah lo heni otah vekamu kol nedareha vehol isar aşer asera al nafşah yakum.
וְשָׁמַ֤ע אִישָׁהּ֙ וְהֶחֱרִ֣שׁ לָ֔הּ לֹ֥א הֵנִ֖יא אֹתָ֑הּ וְקָ֙מוּ֙ כָּל־נְדָרֶ֔יהָ וְכָל־אִסָּ֛ר אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ יָקֽוּם׃
Kocası duyup sessiz kalmış, ona karşı çıkmamışsa bütün adakları geçerli olacak; kendisini bağladığı her yükümlülük geçerli olacak.
Veim hafer yafer otam işah beyom şameo kol motsa sefateha lindareha uleisar nafşah lo yakum işah haferam vadonay yiselah lah.
וְאִם־הָפֵר֩ יָפֵ֨ר אֹתָ֥ם ׀ אִישָׁהּ֮ בְּי֣וֹם שָׁמְעוֹ֒ כָּל־מוֹצָ֨א שְׂפָתֶ֧יהָ לִנְדָרֶ֛יהָ וּלְאִסַּ֥ר נַפְשָׁ֖הּ לֹ֣א יָק֑וּם אִישָׁ֣הּ הֲפֵרָ֔ם וַיהוָ֖ה יִֽסְלַֽח־לָֽהּ׃
Ama kocası duyduğu gün bunları geçersiz kılarsa adakları ve kendisini bağladığı yükümlülükler hakkında ağzından çıkan hiçbir şey geçerli olmayacak. Kocası bunları geçersiz kılmıştır; Adonay onu bağışlayacak.
Vehol hataf banaşim aşer lo yadeu mişkav zahar hahayu lahem.
וְכֹל֙ הַטַּ֣ף בַּנָּשִׁ֔ים אֲשֶׁ֥ר לֹא־יָדְע֖וּ מִשְׁכַּ֣ב זָכָ֑ר הַחֲי֖וּ לָכֶֽם׃
Ama bir erkekle yatmamış olan bütün kız çocuklarını kendiniz için sağ bırakın.
Kol davar aşer yavo vaeş taaviru vaeş vetaher ah beme nida yithata vehol aşer lo yavo baeş taaviru vamayim.
כָּל־דָּבָ֞ר אֲשֶׁר־יָבֹ֣א בָאֵ֗שׁ תַּעֲבִ֤ירוּ בָאֵשׁ֙ וְטָהֵ֔ר אַ֕ךְ בְּמֵ֥י נִדָּ֖ה יִתְחַטָּ֑א וְכֹ֨ל אֲשֶׁ֧ר לֹֽא־יָבֹ֛א בָּאֵ֖שׁ תַּעֲבִ֥ירוּ בַמָּֽיִם׃
Ateşe girebilen her şeyi ateşten geçireceksiniz; böylece arınacak. Yine de arındırma suyuyla arındırılması gerekir. Ateşe giremeyen her şeyi sudan geçireceksiniz.
Venefeş adam min hanaşim aşer lo yadeu mişkav zahar kol nefeş şenayim uşeloşim alef.
וְנֶ֣פֶשׁ אָדָ֔ם מִן־הַ֨נָּשִׁ֔ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יָדְע֖וּ מִשְׁכַּ֣ב זָכָ֑ר כָּל־נֶ֕פֶשׁ שְׁנַ֥יִם וּשְׁלֹשִׁ֖ים אָֽלֶף׃
İnsan olarak, bir erkekle yatmamış kadınlardan toplam otuz iki bin kişi.
İm yiru haanaşim haolim mimitsrayim miben esrim şana vamala et haadama aşer nişbati leavraham leyitshak uleyaakov ki lo milu aharay.
אִם־יִרְא֨וּ הָאֲנָשִׁ֜ים הָעֹלִ֣ים מִמִּצְרַ֗יִם מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה אֵ֚ת הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֛עְתִּי לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹ֑ב כִּ֥י לֹא־מִלְא֖וּ אַחֲרָֽי׃
‘Mısır’dan çıkan yirmi yaş ve üzerindeki adamlar, Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a yemin ettiğim toprağı kesinlikle görmeyecekler. Çünkü Beni tam bir bağlılıkla izlemediler.
Lo naşuv el batenu ad hitnahel bene yisrael iş nahalato.
לֹ֥א נָשׁ֖וּב אֶל־בָּתֵּ֑ינוּ עַ֗ד הִתְנַחֵל֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אִ֖ישׁ נַחֲלָתֽוֹ׃
İsraeloğullarının her biri kendi miras payını alıncaya kadar evlerimize dönmeyeceğiz.
Ki lo ninhal itam meever layarden vahalea ki vaa nahalatenu elenu meever hayarden mizraha.
כִּ֣י לֹ֤א נִנְחַל֙ אִתָּ֔ם מֵעֵ֥בֶר לַיַּרְדֵּ֖ן וָהָ֑לְאָה כִּ֣י בָ֤אָה נַחֲלָתֵ֙נוּ֙ אֵלֵ֔ינוּ מֵעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּ֖ן מִזְרָֽחָה׃ (פ)
Yarden’in öte yanında ve daha ilerisinde onlarla birlikte miras almayacağız. Çünkü miras payımız bize Yarden’in bu yanında, doğuda verilmiştir.”
Veim lo taasun ken hine hatatem ladonay udeu hatathem aşer timtsa ethem.
וְאִם־לֹ֤א תַעֲשׂוּן֙ כֵּ֔ן הִנֵּ֥ה חֲטָאתֶ֖ם לַיהוָ֑ה וּדְעוּ֙ חַטַּאתְכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר תִּמְצָ֖א אֶתְכֶֽם׃
Ama böyle yapmazsanız Adonay’a karşı günah işlemiş olursunuz. Bilin ki günahınız sizi bulacaktır.
Veim lo yaavru halutsim itehem venohazu vetohehem beerets kenaan.
וְאִם־לֹ֧א יַֽעַבְר֛וּ חֲלוּצִ֖ים אִתְּכֶ֑ם וְנֹֽאחֲז֥וּ בְתֹכְכֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
Ama sizinle silahlı olarak geçmezlerse Kenaan ülkesinde aranızda mülk alacaklar.”
Veim lo torişu et yoşeve haarets mipenehem vehaya aşer totiru mehem lesikim beenehem velitsninim betsidehem vetsararu ethem al haarets aşer atem yoşevim bah.
וְאִם־לֹ֨א תוֹרִ֜ישׁוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָאָרֶץ֮ מִפְּנֵיכֶם֒ וְהָיָה֙ אֲשֶׁ֣ר תּוֹתִ֣ירוּ מֵהֶ֔ם לְשִׂכִּים֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם וְלִצְנִינִ֖ם בְּצִדֵּיכֶ֑ם וְצָרֲר֣וּ אֶתְכֶ֔ם עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יֹשְׁבִ֥ים בָּֽהּ׃
Ama ülkenin sakinlerini önünüzden kovmazsanız geride bıraktıklarınız gözlerinizde diken, böğürlerinizde sivri uçlar olacak. Yaşadığınız ülkede size düşmanlık edecekler.
O vehol even aşer yamut bah belo reot vayapel alav vayamot veu lo oyev lo velo mevakeş raato.
א֣וֹ בְכָל־אֶ֜בֶן אֲשֶׁר־יָמ֥וּת בָּהּ֙ בְּלֹ֣א רְא֔וֹת וַיַּפֵּ֥ל עָלָ֖יו וַיָּמֹ֑ת וְהוּא֙ לֹא־אוֹיֵ֣ב ל֔וֹ וְלֹ֥א מְבַקֵּ֖שׁ רָעָתֽוֹ׃
Ya da onu görmeden öldürebilecek bir taşı üzerine düşürür ve o ölürse; ona düşman değilse ve kötülüğünü istemiyorsa,
Kol make nefeş lefi edim yirtsah et harotseah veed ehad lo yaane venefeş lamut.
כָּל־מַ֨כֵּה־נֶ֔פֶשׁ לְפִ֣י עֵדִ֔ים יִרְצַ֖ח אֶת־הָרֹצֵ֑חַ וְעֵ֣ד אֶחָ֔ד לֹא־יַעֲנֶ֥ה בְנֶ֖פֶשׁ לָמֽוּת׃
Birini öldüren katil, tanıkların sözü üzerine öldürülecek. Ancak bir tek tanık, bir kişinin öldürülmesine yol açacak tanıklıkta bulunamaz.
Velo tahanifu et haarets aşer atem bah ki hadam u yahanif et haarets velaarets lo yehupar ladam aşer şupah bah ki im bedam şofeho.
וְלֹֽא־תַחֲנִ֣יפוּ אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ בָּ֔הּ כִּ֣י הַדָּ֔ם ה֥וּא יַחֲנִ֖יף אֶת־הָאָ֑רֶץ וְלָאָ֣רֶץ לֹֽא־יְכֻפַּ֗ר לַדָּם֙ אֲשֶׁ֣ר שֻׁפַּךְ־בָּ֔הּ כִּי־אִ֖ם בְּדַ֥ם שֹׁפְכֽוֹ׃
İçinde bulunduğunuz ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü kan ülkeyi kirletir; ülkede dökülen kan için, onu dökenin kanından başka kefaret sağlanamaz.
Dilbilgisel çözümleme
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
not; no
Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 947 kez
HTnKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.