İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

lo

değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük

lo okunuşu Tora’da 1289 kez, 1054 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
לֹ֨אלּ֥וֹל֤וֹא
Temel kelime (lemma)
לֹא

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit274 kullanım236 ayet
  • Şemot232 kullanım192 ayet
  • Vayikra275 kullanım216 ayet
  • Bamidbar155 kullanım129 ayet
  • Devarim353 kullanım281 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 26:8

    Vayehi ki arehu lo şam hayamim vayaşkef avimeleh meleh peliştim bead hahalon vayar vehine yitshak metsahek et rivka işto.

    וַיְהִ֗י כִּ֣י אָֽרְכוּ־ל֥וֹ שָׁם֙ הַיָּמִ֔ים וַיַּשְׁקֵ֗ף אֲבִימֶ֙לֶךְ֙ מֶ֣לֶךְ פְּלִשְׁתִּ֔ים בְּעַ֖ד הַֽחַלּ֑וֹן וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה יִצְחָק֙ מְצַחֵ֔ק אֵ֖ת רִבְקָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃

    Orada uzun zaman geçirdikten sonra Peliştilerin kralı Avimeleh pencereden baktı. Yitshak’ın karısı Rivka’yı okşadığını gördü.

  2. Bereşit 26:14

    Vayehi lo mikne tson umikne vakar vaavuda raba vayekanu oto peliştim.

    וַֽיְהִי־ל֤וֹ מִקְנֵה־צֹאן֙ וּמִקְנֵ֣ה בָקָ֔ר וַעֲבֻדָּ֖ה רַבָּ֑ה וַיְקַנְא֥וּ אֹת֖וֹ פְּלִשְׁתִּֽים׃

    Koyun ve keçi sürüleri, sığır sürüleri ve çok sayıda hizmetkârı vardı. Peliştiler onu kıskandı.

  3. Bereşit 26:29

    İm taase imanu raa kaaşer lo negaanuha vehaaşer asinu imeha rak tov vaneşalehaha beşalom ata ata beruh Adonay.

    אִם־תַּעֲשֵׂ֨ה עִמָּ֜נוּ רָעָ֗ה כַּאֲשֶׁר֙ לֹ֣א נְגַֽעֲנ֔וּךָ וְכַאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֤ינוּ עִמְּךָ֙ רַק־ט֔וֹב וַנְּשַׁלֵּֽחֲךָ֖ בְּשָׁל֑וֹם אַתָּ֥ה עַתָּ֖ה בְּר֥וּךְ יְהוָֽה׃

    Biz sana dokunmadığımız, sana yalnız iyilik yaptığımız ve seni esenlikle gönderdiğimiz gibi sen de bize kötülük yapma. Sen artık Adonay’ın kutsadığı birisin.”

  4. Bereşit 26:32

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi bayom hau vayavou avde yitshak vayagidu lo al odot habeer aşer hafaru vayomeru lo matsanu mayim.

    וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא וַיָּבֹ֙אוּ֙ עַבְדֵ֣י יִצְחָ֔ק וַיַּגִּ֣דוּ ל֔וֹ עַל־אֹד֥וֹת הַבְּאֵ֖ר אֲשֶׁ֣ר חָפָ֑רוּ וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ מָצָ֥אנוּ מָֽיִם׃

    O gün Yitshak’ın hizmetkârları gelip kazdıkları kuyu hakkında ona bilgi verdiler. “Su bulduk!” dediler.

  5. Bereşit 27:2

    Vayomer hine na zakanti lo yadati yom moti.

    וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־נָ֖א זָקַ֑נְתִּי לֹ֥א יָדַ֖עְתִּי י֥וֹם מוֹתִֽי׃

    Yitshak, “Bak, artık yaşlandım. Ne zaman öleceğimi bilmiyorum” dedi.

  6. Bereşit 27:13

    Vatomer lo imo alay killateha beni ah şema bekoli veleh kah li.

    וַתֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִמּ֔וֹ עָלַ֥י קִלְלָתְךָ֖ בְּנִ֑י אַ֛ךְ שְׁמַ֥ע בְּקֹלִ֖י וְלֵ֥ךְ קַֽח־לִֽי׃

    Annesi ona, “Sana gelecek lanet benim üzerime olsun, oğlum” dedi. “Sen yalnız sözümü dinle; git, bana oğlakları getir.”

  7. Bereşit 27:21

    Vayomer yitshak el yaakov geşa na vaamuşeha beni haata ze beni esav im lo.

    וַיֹּ֤אמֶר יִצְחָק֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב גְּשָׁה־נָּ֥א וַאֲמֻֽשְׁךָ֖ בְּנִ֑י הַֽאַתָּ֥ה זֶ֛ה בְּנִ֥י עֵשָׂ֖ו אִם־לֹֽא׃

    Yitshak, Yaakov’a, “Lütfen yaklaş da sana dokunayım, oğlum” dedi. “Gerçekten oğlum Esav mısın, değil misin, anlayayım.”

  8. Bereşit 27:25

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer hagişa li veohela mitsed beni lemaan tevarehha nafşi vayageş lo vayohal vayave lo yayin vayeşt.

    וַיֹּ֗אמֶר הַגִּ֤שָׁה לִּי֙ וְאֹֽכְלָה֙ מִצֵּ֣יד בְּנִ֔י לְמַ֥עַן תְּבָֽרֶכְךָ֖ נַפְשִׁ֑י וַיַּגֶּשׁ־לוֹ֙ וַיֹּאכַ֔ל וַיָּ֧בֵא ל֦וֹ יַ֖יִן וַיֵּֽשְׁתְּ׃

    Yitshak, “Önüme getir de oğlumun av etinden yiyeyim ve seni gönülden kutsayayım” dedi. Yaakov yemeği ona getirdi, o da yedi. Şarap getirdi, o da içti.

  9. Bereşit 27:27

    Vayigaş vayişak lo vayarah et reah begadav vayevaraheu vayomer ree reah beni kereah sade aşer beraho Adonay.

    וַיִּגַּשׁ֙ וַיִּשַּׁק־ל֔וֹ וַיָּ֛רַח אֶת־רֵ֥יחַ בְּגָדָ֖יו וַֽיְבָרֲכֵ֑הוּ וַיֹּ֗אמֶר רְאֵה֙ רֵ֣יחַ בְּנִ֔י כְּרֵ֣יחַ שָׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר בֵּרֲכ֖וֹ יְהוָֽה׃

    Yaakov yaklaşıp onu öptü. Yitshak onun giysilerinin kokusunu aldı, onu kutsayıp şöyle dedi: “Bak, oğlumun kokusu Adonay’ın kutsadığı bir kırın kokusu gibi.

  10. Bereşit 27:32

    Vayomer lo yitshak aviv mi ata vayomer ani binha vehoreha esav.

    וַיֹּ֥אמֶר ל֛וֹ יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו מִי־אָ֑תָּה וַיֹּ֕אמֶר אֲנִ֛י בִּנְךָ֥ בְכֹֽרְךָ֖ עֵשָֽׂו׃

    Babası Yitshak ona, “Sen kimsin?” diye sordu. O da, “Ben oğlun, ilk oğlun Esav’ım” dedi.

  11. Bereşit 27:37

    Vayaan yitshak vayomer leesav hen gevir samtiv lah veet kol ehav natati lo laavadim vedagan vetiroş semahtiv uleha efo ma eese beni.

    וַיַּ֨עַן יִצְחָ֜ק וַיֹּ֣אמֶר לְעֵשָׂ֗ו הֵ֣ן גְּבִ֞יר שַׂמְתִּ֥יו לָךְ֙ וְאֶת־כָּל־אֶחָ֗יו נָתַ֤תִּי לוֹ֙ לַעֲבָדִ֔ים וְדָגָ֥ן וְתִירֹ֖שׁ סְמַכְתִּ֑יו וּלְכָ֣ה אֵפ֔וֹא מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂ֖ה בְּנִֽי׃

    Yitshak, Esav’a şöyle cevap verdi: “Onu senin efendin yaptım. Bütün kardeşlerini ona hizmetkâr olarak verdim; tahıl ve taze şarapla onu destekledim. Senin için ne yapabilirim, oğlum?”

  12. Bereşit 27:45

    Ad şuv af ahiha mimeha veşahah et aşer asita lo veşalahti ulekahtiha mişam lama eşkal gam şenehem yom ehad.

    עַד־שׁ֨וּב אַף־אָחִ֜יךָ מִמְּךָ֗ וְשָׁכַח֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ וְשָׁלַחְתִּ֖י וּלְקַחְתִּ֣יךָ מִשָּׁ֑ם לָמָ֥ה אֶשְׁכַּ֛ל גַּם־שְׁנֵיכֶ֖ם י֥וֹם אֶחָֽד׃

    Kardeşinin sana karşı öfkesi yatışıp ona yaptığını unutunca haber gönderir, seni oradan getirtirim. Neden ikinizi de aynı gün kaybedeyim?”

  13. Bereşit 28:1

    Bu ayette 2 kez

    Vayikra yitshak el yaakov vayevareh oto vayetsaveu vayomer lo lo tikah işa mibenot kenaan.

    וַיִּקְרָ֥א יִצְחָ֛ק אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב וַיְבָ֣רֶךְ אֹת֑וֹ וַיְצַוֵּ֙הוּ֙ וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֹֽא־תִקַּ֥ח אִשָּׁ֖ה מִבְּנ֥וֹת כְּנָֽעַן׃

    Yitshak, Yaakov’u çağırıp kutsadı ve ona şu buyruğu verdi: “Kenaan kızlarından eş almayacaksın.

  14. Bereşit 28:6

    Bu ayette 2 kez

    Vayar esav ki verah yitshak et yaakov veşilah oto padena aram lakahat lo mişam işa bevaraho oto vayetsav alav lemor lo tikah işa mibenot kenaan.

    וַיַּ֣רְא עֵשָׂ֗ו כִּֽי־בֵרַ֣ךְ יִצְחָק֮ אֶֽת־יַעֲקֹב֒ וְשִׁלַּ֤ח אֹתוֹ֙ פַּדֶּ֣נָֽה אֲרָ֔ם לָקַֽחַת־ל֥וֹ מִשָּׁ֖ם אִשָּׁ֑ה בְּבָרֲכ֣וֹ אֹת֔וֹ וַיְצַ֤ו עָלָיו֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־תִקַּ֥ח אִשָּׁ֖ה מִבְּנ֥וֹת כְּנָֽעַן׃

    Esav, Yitshak’ın Yaakov’u kutsayıp oradan bir eş alması için Padan-Aram’a gönderdiğini gördü. Onu kutsarken, “Kenaan kızlarından eş almayacaksın” diye emrettiğini de öğrendi.

  15. Bereşit 28:9

    Vayeleh esav el yişmael vayikah et mahalat bat yişmael ben avraham ahot nevayot al naşav lo leişa.

    וַיֵּ֥לֶךְ עֵשָׂ֖ו אֶל־יִשְׁמָעֵ֑אל וַיִּקַּ֡ח אֶֽת־מָחֲלַ֣ת ׀ בַּת־יִשְׁמָעֵ֨אל בֶּן־אַבְרָהָ֜ם אֲח֧וֹת נְבָי֛וֹת עַל־נָשָׁ֖יו ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃ (ס)

    Yişmael’in yanına gitti ve mevcut eşlerine ek olarak, Avraam’ın oğlu Yişmael’in kızı, Nevayot’un kız kardeşi Mahalat’ı eş aldı.

  16. Bereşit 28:15

    Vehine anohi imah uşemartiha behol aşer teleh vahaşivotiha el haadama hazot ki lo eezaveha ad aşer im asiti et aşer dibarti lah.

    וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י עִמָּ֗ךְ וּשְׁמַרְתִּ֙יךָ֙ בְּכֹ֣ל אֲשֶׁר־תֵּלֵ֔ךְ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ אֶל־הָאֲדָמָ֖ה הַזֹּ֑את כִּ֚י לֹ֣א אֶֽעֱזָבְךָ֔ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר אִם־עָשִׂ֔יתִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבַּ֖רְתִּי לָֽךְ׃

    İşte, ben seninleyim. Gittiğin her yerde seni koruyacak ve bu toprağa geri getireceğim. Sana söylediklerimi yerine getirinceye kadar seni bırakmayacağım.”

  17. Bereşit 28:16

    Vayikats yaakov mişenato vayomer ahen yeş Adonay bamakom haze veanohi lo yadaeti.

    וַיִּיקַ֣ץ יַעֲקֹב֮ מִשְּׁנָתוֹ֒ וַיֹּ֕אמֶר אָכֵן֙ יֵ֣שׁ יְהוָ֔ה בַּמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה וְאָנֹכִ֖י לֹ֥א יָדָֽעְתִּי׃

    Yaakov uykusundan uyanıp, “Gerçekten Adonay bu yerdeymiş, ben ise bilmiyordum” dedi.

  18. Bereşit 29:6

    Vayomer lahem haşalom lo vayomeru şalom vehine rahel bito baa im hatson.

    וַיֹּ֥אמֶר לָהֶ֖ם הֲשָׁל֣וֹם ל֑וֹ וַיֹּאמְר֣וּ שָׁל֔וֹם וְהִנֵּה֙ רָחֵ֣ל בִּתּ֔וֹ בָּאָ֖ה עִם־הַצֹּֽאן׃

    “İyi mi?” diye sordu. “İyi” dediler. “İşte, kızı Rahel de sürüyle geliyor.”

  19. Bereşit 29:7

    Vayomer hen od hayom gadol lo et heasef hamikne haşku hatson ulehu reu.

    וַיֹּ֗אמֶר הֵ֥ן עוֹד֙ הַיּ֣וֹם גָּד֔וֹל לֹא־עֵ֖ת הֵאָסֵ֣ף הַמִּקְנֶ֑ה הַשְׁק֥וּ הַצֹּ֖אן וּלְכ֥וּ רְעֽוּ׃

    Yaakov, “Günün bitmesine daha çok var” dedi. “Hayvanları toplama zamanı değil. Sürüyü sulayın, gidip otlatın.”

  20. Bereşit 29:8

    Vayomeru lo nuhal ad aşer yeasefu kol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişkinu hatson.

    וַיֹּאמְרוּ֮ לֹ֣א נוּכַל֒ עַ֣ד אֲשֶׁ֤ר יֵאָֽסְפוּ֙ כָּל־הָ֣עֲדָרִ֔ים וְגָֽלֲלוּ֙ אֶת־הָאֶ֔בֶן מֵעַ֖ל פִּ֣י הַבְּאֵ֑ר וְהִשְׁקִ֖ינוּ הַצֹּֽאן׃

    “Bütün sürüler toplanıp kuyu ağzındaki taş yuvarlanmadan bunu yapamayız” dediler. “Ancak o zaman hayvanları sulayabiliriz.”

  21. Bereşit 29:13

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi hişmoa lavan et şema yaakov ben ahoto vayarats likrato vayehabek lo vayenaşek lo vayevieu el beto vayesaper lelavan et kol hadevarim haele.

    וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ לָבָ֜ן אֶת־שֵׁ֣מַע ׀ יַעֲקֹ֣ב בֶּן־אֲחֹת֗וֹ וַיָּ֤רָץ לִקְרָאתוֹ֙ וַיְחַבֶּק־לוֹ֙ וַיְנַשֶּׁק־ל֔וֹ וַיְבִיאֵ֖הוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיְסַפֵּ֣ר לְלָבָ֔ן אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃

    Lavan, kız kardeşinin oğlu Yaakov’un geldiğini duyunca onu karşılamaya koştu. Onu kucaklayıp öptü ve evine getirdi. Yaakov bütün olanları Lavan’a anlattı.

  22. Bereşit 29:14

    Vayomer lo lavan ah atsmi uvesari ata vayeşev imo hodeş yamim.

    וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ לָבָ֔ן אַ֛ךְ עַצְמִ֥י וּבְשָׂרִ֖י אָ֑תָּה וַיֵּ֥שֶׁב עִמּ֖וֹ חֹ֥דֶשׁ יָמִֽים׃

    Lavan ona, “Sen gerçekten benim kemiğim, benim etimsin” dedi. Yaakov onun yanında bir ay kaldı.

  23. Bereşit 29:26

    Vayomer lavan lo yease hen bimkomenu latet hatseira lifne habehira.

    וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֔ן לֹא־יֵעָשֶׂ֥ה כֵ֖ן בִּמְקוֹמֵ֑נוּ לָתֵ֥ת הַצְּעִירָ֖ה לִפְנֵ֥י הַבְּכִירָֽה׃

    Lavan, “Bizim burada büyük kızdan önce küçük kız evlendirilmez” dedi.

  24. Bereşit 29:28

    Bu ayette 2 kez

    Vayaas yaakov ken vayemale şevua zot vayiten lo et rahel bito lo leişa.

    וַיַּ֤עַשׂ יַעֲקֹב֙ כֵּ֔ן וַיְמַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וַיִּתֶּן־ל֛וֹ אֶת־רָחֵ֥ל בִּתּ֖וֹ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃

    Yaakov öyle yaptı ve Lea’nın düğün haftasını tamamladı. Lavan da kızı Rahel’i ona eş olarak verdi.

  25. Bereşit 29:34

    Vatahar od vateled ben vatomer ata hapaam yilave işi elay ki yaladti lo şeloşa vanim al ken kara şemo levi.

    וַתַּ֣הַר עוֹד֮ וַתֵּ֣לֶד בֵּן֒ וַתֹּ֗אמֶר עַתָּ֤ה הַפַּ֙עַם֙ יִלָּוֶ֤ה אִישִׁי֙ אֵלַ֔י כִּֽי־יָלַ֥דְתִּי ל֖וֹ שְׁלֹשָׁ֣ה בָנִ֑ים עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמ֖וֹ לֵוִֽי׃

    Yine hamile kalıp bir oğul doğurdu. “Bu kez kocam bana bağlanacak; çünkü ona üç oğul doğurdum” dedi. Bu yüzden çocuğa Levi adı verildi.

  26. Bereşit 30:1

    Vatere rahel ki lo yaleda leyaakov vatekane rahel baahotah vatomer el yaakov hava li vanim veim ayin meta anohi.

    וַתֵּ֣רֶא רָחֵ֗ל כִּ֣י לֹ֤א יָֽלְדָה֙ לְיַעֲקֹ֔ב וַתְּקַנֵּ֥א רָחֵ֖ל בַּאֲחֹתָ֑הּ וַתֹּ֤אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹב֙ הָֽבָה־לִּ֣י בָנִ֔ים וְאִם־אַ֖יִן מֵתָ֥ה אָנֹֽכִי׃

    Rahel, Yaakov’a çocuk doğuramadığını görünce ablasını kıskandı. Yaakov’a, “Bana çocuk ver; yoksa öleceğim!” dedi.

  27. Bereşit 30:4

    Vatiten lo et bilha şifhatah leişa vayavo eleha yaakov.

    וַתִּתֶּן־ל֛וֹ אֶת־בִּלְהָ֥ה שִׁפְחָתָ֖הּ לְאִשָּׁ֑ה וַיָּבֹ֥א אֵלֶ֖יהָ יַעֲקֹֽב׃

    Hizmetkârı Bilha’yı ona eş olarak verdi. Yaakov da onunla birlikte oldu.

  28. Bereşit 30:20

    Vatomer lea zevadani Elohim oti zeved tov hapaam yizbeleni işi ki yaladti lo şişa vanim vatikra et şemo zevulun.

    וַתֹּ֣אמֶר לֵאָ֗ה זְבָדַ֨נִי אֱלֹהִ֥ים ׀ אֹתִי֮ זֵ֣בֶד טוֹב֒ הַפַּ֙עַם֙ יִזְבְּלֵ֣נִי אִישִׁ֔י כִּֽי־יָלַ֥דְתִּי ל֖וֹ שִׁשָּׁ֣ה בָנִ֑ים וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ זְבֻלֽוּן׃

    Lea, “Tanrı bana güzel bir armağan verdi” dedi. “Bu kez kocam benimle yaşayacak; çünkü ona altı oğul doğurdum.” Ona Zevulun adını verdi.

  29. Bereşit 30:31

    Vayomer ma eten lah vayomer yaakov lo titen li meuma im taase li hadavar haze aşuva ere tsoneha eşmor.

    וַיֹּ֖אמֶר מָ֣ה אֶתֶּן־לָ֑ךְ וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ לֹא־תִתֶּן־לִ֣י מְא֔וּמָה אִם־תַּֽעֲשֶׂה־לִּי֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה אָשׁ֛וּבָה אֶרְעֶ֥ה צֹֽאנְךָ֖ אֶשְׁמֹֽר׃

    Lavan, “Sana ne vereyim?” diye sordu. Yaakov şöyle dedi: “Bana bir şey vermene gerek yok. Şu dediğimi yaparsan sürünü yeniden güder, korurum.

  30. Bereşit 30:37

    Vayikah lo yaakov makal livne lah veluz veermon vayefatsel bahen petsalot levanot mahsof halavan aşer al hamaklot.

    וַיִּֽקַּֽח־ל֣וֹ יַעֲקֹ֗ב מַקַּ֥ל לִבְנֶ֛ה לַ֖ח וְל֣וּז וְעֶרְמ֑וֹן וַיְפַצֵּ֤ל בָּהֵן֙ פְּצָל֣וֹת לְבָנ֔וֹת מַחְשֹׂף֙ הַלָּבָ֔ן אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמַּקְלֽוֹת׃

    Yaakov taze kavak, fındık ve kestane dalları aldı. Kabuklarını şeritler halinde soyarak dalların beyaz kısımlarını açığa çıkardı.

  31. Bereşit 30:40

    Vehakesavim hifrid yaakov vayiten pene hatson el akod vehol hum betson lavan vayaşet lo adarim levado velo şatam al tson lavan.

    וְהַכְּשָׂבִים֮ הִפְרִ֣יד יַעֲקֹב֒ וַ֠יִּתֵּן פְּנֵ֨י הַצֹּ֧אן אֶל־עָקֹ֛ד וְכָל־ח֖וּם בְּצֹ֣אן לָבָ֑ן וַיָּֽשֶׁת־ל֤וֹ עֲדָרִים֙ לְבַדּ֔וֹ וְלֹ֥א שָׁתָ֖ם עַל־צֹ֥אן לָבָֽן׃

    Yaakov kuzuları ayırdı; sürünün yüzünü Lavan’ın sürüsündeki çizgili ve bütün koyu renkli hayvanlara çevirdi. Kendisi için ayrı sürüler oluşturdu, onları Lavan’ın sürüsüne katmadı.

  32. Bereşit 30:42

    Uvehaatif hatson lo yasim vehaya haatufim lelavan vehakeşurim leyaakov.

    וּבְהַעֲטִ֥יף הַצֹּ֖אן לֹ֣א יָשִׂ֑ים וְהָיָ֤ה הָעֲטֻפִים֙ לְלָבָ֔ן וְהַקְּשֻׁרִ֖ים לְיַעֲקֹֽב׃

    Zayıf hayvanlar geldiğinde ise dalları koymuyordu. Böylece zayıflar Lavan’ın, güçlüler Yaakov’un oldu.

  33. Bereşit 30:43

    Vayifrots haiş meod meod vayehi lo tson rabot uşefahot vaavadim ugemalim vahamorim.

    וַיִּפְרֹ֥ץ הָאִ֖ישׁ מְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־לוֹ֙ צֹ֣אן רַבּ֔וֹת וּשְׁפָחוֹת֙ וַעֲבָדִ֔ים וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃

    Yaakov çok büyük bir servete kavuştu. Çok sayıda küçükbaş hayvanı, kadın ve erkek hizmetkârı, devesi ve eşeği oldu.

  34. Bereşit 31:14

    Vataan rahel velea vatomarna lo haod lanu helek venahala bevet avinu.

    וַתַּ֤עַן רָחֵל֙ וְלֵאָ֔ה וַתֹּאמַ֖רְנָה ל֑וֹ הַע֥וֹד לָ֛נוּ חֵ֥לֶק וְנַחֲלָ֖ה בְּבֵ֥ית אָבִֽינוּ׃

    Rahel ile Lea ona şöyle cevap verdiler: “Babamızın evinde artık bizim bir payımız, bir mirasımız var mı?

  35. Bereşit 31:15

    Halo naheriyot nehşavnu lo ki meharanu vayohal gam ahol et kaspenu.

    הֲל֧וֹא נָכְרִיּ֛וֹת נֶחְשַׁ֥בְנוּ ל֖וֹ כִּ֣י מְכָרָ֑נוּ וַיֹּ֥אכַל גַּם־אָכ֖וֹל אֶת־כַּסְפֵּֽנוּ׃

    Bizi yabancı saymıyor mu? Çünkü bizi sattı; üstelik paramızı da yiyip bitirdi.

  36. Bereşit 31:20

    Vayignov yaakov et lev lavan haarami al beli higid lo ki voreah u.

    וַיִּגְנֹ֣ב יַעֲקֹ֔ב אֶת־לֵ֥ב לָבָ֖ן הָאֲרַמִּ֑י עַל־בְּלִי֙ הִגִּ֣יד ל֔וֹ כִּ֥י בֹרֵ֖חַ הֽוּא׃

    Yaakov ise kaçacağını bildirmeyerek Arami Lavan’ı aldattı.

  37. Bereşit 31:21

    Vayivrah u vehol aşer lo vayakom vayaavor et hanahar vayasem et panav har hagilad.

    וַיִּבְרַ֥ח הוּא֙ וְכָל־אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיָּ֖קָם וַיַּעֲבֹ֣ר אֶת־הַנָּהָ֑ר וַיָּ֥שֶׂם אֶת־פָּנָ֖יו הַ֥ר הַגִּלְעָֽד׃

    Kendisi ve sahip olduğu her şeyle kaçtı. Irmağı geçip Gilad dağlarına yöneldi.

  38. Bereşit 31:24

    Vayavo Elohim el lavan haarami bahalom halayla vayomer lo hişamer leha pen tedaber im yaakov mitov ad ra.

    וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־לָבָ֥ן הָאֲרַמִּ֖י בַּחֲלֹ֣ם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ פֶּן־תְּדַבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃

    O gece Tanrı, Arami Lavan’a rüyada gelip, “Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme” dedi.

  39. Bereşit 31:32

    İm aşer timtsa et eloheha lo yiheye neged ahenu haker leha ma imadi vekah lah velo yada yaakov ki rahel genavatam.

    עִ֠ם אֲשֶׁ֨ר תִּמְצָ֣א אֶת־אֱלֹהֶיךָ֮ לֹ֣א יִֽחְיֶה֒ נֶ֣גֶד אַחֵ֧ינוּ הַֽכֶּר־לְךָ֛ מָ֥ה עִמָּדִ֖י וְקַֽח־לָ֑ךְ וְלֹֽא־יָדַ֣ע יַעֲקֹ֔ב כִּ֥י רָחֵ֖ל גְּנָבָֽתַם׃

    Tanrılarını kimin yanında bulursan o kişi yaşamasın! Akrabalarımızın önünde, yanımdaki eşyalardan sana ait olanı tanı ve al.” Yaakov onları Rahel’in çaldığını bilmiyordu.

  40. Bereşit 31:35

    Vatomer el aviha al yihar beene adoni ki lo uhal lakum mipaneha ki dereh naşim li vayehapes velo matsa et haterafim.

    וַתֹּ֣אמֶר אֶל־אָבִ֗יהָ אַל־יִ֙חַר֙ בְּעֵינֵ֣י אֲדֹנִ֔י כִּ֣י ל֤וֹא אוּכַל֙ לָק֣וּם מִפָּנֶ֔יךָ כִּי־דֶ֥רֶךְ נָשִׁ֖ים לִ֑י וַיְחַפֵּ֕שׂ וְלֹ֥א מָצָ֖א אֶת־הַתְּרָפִֽים׃

    Rahel babasına, “Efendim, önünde ayağa kalkamadığım için kızma” dedi. “Kadınların âdet dönemindeyim.” Lavan aradı, ama terafim putlarını bulamadı.

  41. Bereşit 31:38

    Bu ayette 2 kez

    Ze esrim şana anohi imah reheleha veizeha lo şikelu veele tsoneha lo ahaleti.

    זֶה֩ עֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ עִמָּ֔ךְ רְחֵלֶ֥יךָ וְעִזֶּ֖יךָ לֹ֣א שִׁכֵּ֑לוּ וְאֵילֵ֥י צֹאנְךָ֖ לֹ֥א אָכָֽלְתִּי׃

    Yirmi yıldır seninleyim. Koyunların ve keçilerin düşük yapmadı; sürünün koçlarını yemedim.

  42. Bereşit 31:39

    Terefa lo heveti eleha anohi ahatena miyadi tevakşena genuveti yom ugenuveti layla.

    טְרֵפָה֙ לֹא־הֵבֵ֣אתִי אֵלֶ֔יךָ אָנֹכִ֣י אֲחַטֶּ֔נָּה מִיָּדִ֖י תְּבַקְשֶׁ֑נָּה גְּנֻֽבְתִ֣י י֔וֹם וּגְנֻֽבְתִ֖י לָֽיְלָה׃

    Yırtıcı hayvanların parçaladığını sana getirmedim; zararını ben ödedim. Gündüz çalınanı da gece çalınanı da benden istedin.

  43. Bereşit 31:47

    Bu ayette 2 kez

    Vayikra lo lavan yegar sahaduta veyaakov kara lo galed.

    וַיִּקְרָא־ל֣וֹ לָבָ֔ן יְגַ֖ר שָׂהֲדוּתָ֑א וְיַֽעֲקֹ֔ב קָ֥רָא ל֖וֹ גַּלְעֵֽד׃

    Lavan ona Yegar-Sahaduta adını verdi. Yaakov ise ona Gal-Ed dedi.

  44. Bereşit 31:52

    Bu ayette 2 kez

    Ed hagal haze veeda hamatseva im ani lo eevor eleha et hagal haze veim ata lo taavor elay et hagal haze veet hamatseva hazot leraa.

    עֵ֚ד הַגַּ֣ל הַזֶּ֔ה וְעֵדָ֖ה הַמַּצֵּבָ֑ה אִם־אָ֗נִי לֹֽא־אֶֽעֱבֹ֤ר אֵלֶ֙יךָ֙ אֶת־הַגַּ֣ל הַזֶּ֔ה וְאִם־אַ֠תָּה לֹא־תַעֲבֹ֨ר אֵלַ֜י אֶת־הַגַּ֥ל הַזֶּ֛ה וְאֶת־הַמַּצֵּבָ֥ה הַזֹּ֖את לְרָעָֽה׃

    “Bu yığın tanık, bu anıt da tanık olsun: Ben sana kötülük etmek için bu yığını geçmeyeceğim; sen de bana kötülük etmek için bu yığını ve bu anıtı geçmeyeceksin.

  45. Bereşit 32:8

    Vayira yaakov meod vayetser lo vayahats et haam aşer ito veet hatson veet habakar vehagemalim lişne mahanot.

    וַיִּירָ֧א יַעֲקֹ֛ב מְאֹ֖ד וַיֵּ֣צֶר ל֑וֹ וַיַּ֜חַץ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ וְאֶת־הַצֹּ֧אן וְאֶת־הַבָּקָ֛ר וְהַגְּמַלִּ֖ים לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃

    Yaakov çok korktu, sıkıntıya düştü. Yanındaki insanları, küçükbaş hayvanları, sığırları ve develeri iki kampa ayırdı.

  46. Bereşit 32:13

    Veata amarta hetev etiv imah vesamti et zaraha kehol hayam aşer lo yisafer merov.

    וְאַתָּ֣ה אָמַ֔רְתָּ הֵיטֵ֥ב אֵיטִ֖יב עִמָּ֑ךְ וְשַׂמְתִּ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב׃

    Sen, ‘Sana mutlaka iyilik edeceğim. Soyunu denizin sayılamayacak kadar çok kumu gibi yapacağım’ demiştin.”

  47. Bereşit 32:24

    Vayikahem vayaavirem et hanahal vayaaver et aşer lo.

    וַיִּקָּחֵ֔ם וַיַּֽעֲבִרֵ֖ם אֶת־הַנָּ֑חַל וַֽיַּעֲבֵ֖ר אֶת־אֲשֶׁר־לוֹ׃

    Onları alıp akarsuyun karşısına geçirdi. Sahip olduğu her şeyi de karşıya geçirdi.

  48. Bereşit 32:26

    Bu ayette 2 kez

    Vayar ki lo yahol lo vayiga behaf yereho vateka kaf yereh yaakov beheaveko imo.

    וַיַּ֗רְא כִּ֣י לֹ֤א יָכֹל֙ ל֔וֹ וַיִּגַּ֖ע בְּכַף־יְרֵכ֑וֹ וַתֵּ֙קַע֙ כַּף־יֶ֣רֶךְ יַעֲקֹ֔ב בְּהֵֽאָבְק֖וֹ עִמּֽוֹ׃

    Adam onu yenemediğini görünce kalça eklemine dokundu. Onunla güreşirken Yaakov’un kalçası yerinden çıktı.

  49. Bereşit 32:27

    Vayomer şaleheni ki ala haşahar vayomer lo aşalehaha ki im berahtani.

    וַיֹּ֣אמֶר שַׁלְּחֵ֔נִי כִּ֥י עָלָ֖ה הַשָּׁ֑חַר וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֲשַֽׁלֵּחֲךָ֔ כִּ֖י אִם־בֵּרַכְתָּֽנִי׃

    Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor” dedi. Yaakov, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam” diye cevap verdi.

  50. Bereşit 32:29

    Vayomer lo yaakov yeamer od şimha ki im yisrael ki sarita im Elohim veim anaşim vatuhal.

    וַיֹּ֗אמֶר לֹ֤א יַעֲקֹב֙ יֵאָמֵ֥ר עוֹד֙ שִׁמְךָ֔ כִּ֖י אִם־יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־שָׂרִ֧יתָ עִם־אֱלֹהִ֛ים וְעִם־אֲנָשִׁ֖ים וַתּוּכָֽל׃

    “Artık adın Yaakov değil, İsrael olacak” dedi. “Çünkü Tanrı’nın meleğiyle ve insanlarla mücadele ettin ve üstün geldin.”

Kelimenin yapısı ve anlamı

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim לֹ֨א

Temel kelime (lemma) לֹא

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Türkçe anlam: değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük

Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı

Bu yapının kullanımı: 944 kez

Teknik kodHTn

İbranice biçim לּ֥וֹ

Temel kelime (lemma)

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 343 kez

Teknik kodHR/Sp3ms

İbranice biçim ל֤וֹא

Temel kelime (lemma) לֹא

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Türkçe anlam: değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük

Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHTn
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.