İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

שָׁתָה

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 50 kez, 45 farklı ayette görülür.

Kök
שתה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit17 kullanım14 ayet
  • Şemot12 kullanım11 ayet
  • Vayikra2 kullanım2 ayet
  • Bamidbar10 kullanım9 ayet
  • Devarim9 kullanım9 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 9:21

    Vayeşt min hayayin vayişkar vayitgal betoh oholo.

    וַיֵּ֥שְׁתְּ מִן־הַיַּ֖יִן וַיִּשְׁכָּ֑ר וַיִּתְגַּ֖ל בְּת֥וֹךְ אָהֳלֹֽה׃

    Şaraptan içip sarhoş oldu ve çadırının içinde soyundu.

  2. Bereşit 24:14

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vehaya hanaara aşer omar eleha hati na hadeh veeşte veamera şete vegam gemaleha aşke otah hohahta leavdeha leyitshak uvah eda ki asita hesed im adoni.

    וְהָיָ֣ה הַֽנַּעֲרָ֗ אֲשֶׁ֨ר אֹמַ֤ר אֵלֶ֙יהָ֙ הַטִּי־נָ֤א כַדֵּךְ֙ וְאֶשְׁתֶּ֔ה וְאָמְרָ֣ה שְׁתֵ֔ה וְגַם־גְּמַלֶּ֖יךָ אַשְׁקֶ֑ה אֹתָ֤הּ הֹכַ֙חְתָּ֙ לְעַבְדְּךָ֣ לְיִצְחָ֔ק וּבָ֣הּ אֵדַ֔ע כִּי־עָשִׂ֥יתָ חֶ֖סֶד עִם־אֲדֹנִֽי׃

    Kendisine, ‘Lütfen testini eğ de içeyim’ dediğimde, ‘İç; develerine de su vereyim’ diyen genç kız, kulun Yitshak için belirlediğin kişi olsun. Onun aracılığıyla efendime iyilik gösterdiğini bileyim.”

  3. Bereşit 24:18

    Vatomer şete adoni vatemaher vatored kadah al yadah vataşkeu.

    וַתֹּ֖אמֶר שְׁתֵ֣ה אֲדֹנִ֑י וַתְּמַהֵ֗ר וַתֹּ֧רֶד כַּדָּ֛הּ עַל־יָדָ֖הּ וַתַּשְׁקֵֽהוּ׃

    Rivka, “İç efendim” dedi. Hemen testisini eline indirip ona içirdi.

  4. Bereşit 24:19

    Vatehal lehaşkoto vatomer gam ligmaleha eşav ad im kilu liştot.

    וַתְּכַ֖ל לְהַשְׁקֹת֑וֹ וַתֹּ֗אמֶר גַּ֤ם לִגְמַלֶּ֙יךָ֙ אֶשְׁאָ֔ב עַ֥ד אִם־כִּלּ֖וּ לִשְׁתֹּֽת׃

    Ona içirmeyi bitirince, “Develerin için de, içmeyi bitirinceye kadar su çekeceğim” dedi.

  5. Bereşit 24:22

    Vayehi kaaşer kilu hagemalim liştot vayikah haiş nezem zahav beka mişkalo uşene tsemidim al yadeha asara zahav mişkalam.

    וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלּ֤וּ הַגְּמַלִּים֙ לִשְׁתּ֔וֹת וַיִּקַּ֤ח הָאִישׁ֙ נֶ֣זֶם זָהָ֔ב בֶּ֖קַע מִשְׁקָל֑וֹ וּשְׁנֵ֤י צְמִידִים֙ עַל־יָדֶ֔יהָ עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מִשְׁקָלָֽם׃

    Develer içmeyi bitirince adam yarım şekel ağırlığında bir altın halka ve kızın kolları için toplam on şekel ağırlığında iki altın bilezik çıkardı.

  6. Bereşit 24:44

    Veamera elay gam ata şete vegam ligmaleha eşav hi haişa aşer hohiah Adonay leven adoni.

    וְאָמְרָ֤ה אֵלַי֙ גַּם־אַתָּ֣ה שְׁתֵ֔ה וְגַ֥ם לִגְמַלֶּ֖יךָ אֶשְׁאָ֑ב הִ֣וא הָֽאִשָּׁ֔ה אֲשֶׁר־הֹכִ֥יחַ יְהוָ֖ה לְבֶן־אֲדֹנִֽי׃

    bana “Sen de iç; develerine de su çekeceğim” derse, efendimin oğlu için Adonay’ın belirlediği kadın o olsun.’

  7. Bereşit 24:46

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vatemaher vatored kadah mealeha vatomer şete vegam gemaleha aşke vaeşt vegam hagemalim hişkata.

    וַתְּמַהֵ֗ר וַתּ֤וֹרֶד כַּדָּהּ֙ מֵֽעָלֶ֔יהָ וַתֹּ֣אמֶר שְׁתֵ֔ה וְגַם־גְּמַלֶּ֖יךָ אַשְׁקֶ֑ה וָאֵ֕שְׁתְּ וְגַ֥ם הַגְּמַלִּ֖ים הִשְׁקָֽתָה׃

    Testisini hemen omzundan indirip, ‘İç; develerine de su vereceğim’ dedi. Ben içtim; develere de içirdi.

  8. Bereşit 24:54

    Vayohelu vayiştu u vehaanaşim aşer imo vayalinu vayakumu vaboker vayomer şalehuni ladoni.

    וַיֹּאכְל֣וּ וַיִּשְׁתּ֗וּ ה֛וּא וְהָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ וַיָּלִ֑ינוּ וַיָּק֣וּמוּ בַבֹּ֔קֶר וַיֹּ֖אמֶר שַׁלְּחֻ֥נִי לַֽאדֹנִֽי׃

    Kendisi ve yanındaki adamlar yiyip içtiler; geceyi orada geçirdiler. Sabah kalkınca, “Beni efendime gönderin” dedi.

  9. Bereşit 25:34

    Veyaakov natan leesav lehem unezid adaşim vayohal vayeşt vayakom vayelah vayivez esav et habehora.

    וְיַעֲקֹ֞ב נָתַ֣ן לְעֵשָׂ֗ו לֶ֚חֶם וּנְזִ֣יד עֲדָשִׁ֔ים וַיֹּ֣אכַל וַיֵּ֔שְׁתְּ וַיָּ֖קָם וַיֵּלַ֑ךְ וַיִּ֥בֶז עֵשָׂ֖ו אֶת־הַבְּכֹרָֽה׃ (ס)

    Yaakov, Esav’a ekmek ve mercimek yemeği verdi. Esav yedi, içti, kalkıp gitti. Böylece Esav ilk oğulluk hakkını küçümsedi.

  10. Bereşit 26:30

    Vayaas lahem mişte vayohelu vayiştu.

    וַיַּ֤עַשׂ לָהֶם֙ מִשְׁתֶּ֔ה וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ׃

    Yitshak onlara bir şölen verdi; yiyip içtiler.

  11. Bereşit 27:25

    Vayomer hagişa li veohela mitsed beni lemaan tevarehha nafşi vayageş lo vayohal vayave lo yayin vayeşt.

    וַיֹּ֗אמֶר הַגִּ֤שָׁה לִּי֙ וְאֹֽכְלָה֙ מִצֵּ֣יד בְּנִ֔י לְמַ֥עַן תְּבָֽרֶכְךָ֖ נַפְשִׁ֑י וַיַּגֶּשׁ־לוֹ֙ וַיֹּאכַ֔ל וַיָּ֧בֵא ל֦וֹ יַ֖יִן וַיֵּֽשְׁתְּ׃

    Yitshak, “Önüme getir de oğlumun av etinden yiyeyim ve seni gönülden kutsayayım” dedi. Yaakov yemeği ona getirdi, o da yedi. Şarap getirdi, o da içti.

  12. Bereşit 30:38

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayatseg et hamaklot aşer pitsel borohatim beşikatot hamayim aşer tavona hatson liştot lenohah hatson vayehamna bevoan liştot.

    וַיַּצֵּ֗ג אֶת־הַמַּקְלוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר פִּצֵּ֔ל בָּרֳהָטִ֖ים בְּשִֽׁקֲת֣וֹת הַמָּ֑יִם אֲשֶׁר֩ תָּבֹ֨אןָ הַצֹּ֤אן לִשְׁתּוֹת֙ לְנֹ֣כַח הַצֹּ֔אן וַיֵּחַ֖מְנָה בְּבֹאָ֥ן לִשְׁתּֽוֹת׃

    Soyduğu dalları, sürülerin su içmeye geldiği su oluklarına, hayvanların karşısına dikti. Hayvanlar su içmeye geldiklerinde kızışıyordu.

  13. Bereşit 43:34

    Vayisa masot meet panav alehem vaterev masat binyamin mimasot kulam hameş yadot vayiştu vayişkeru imo.

    וַיִּשָּׂ֨א מַשְׂאֹ֜ת מֵאֵ֣ת פָּנָיו֮ אֲלֵהֶם֒ וַתֵּ֜רֶב מַשְׂאַ֧ת בִּנְיָמִ֛ן מִמַּשְׂאֹ֥ת כֻּלָּ֖ם חָמֵ֣שׁ יָד֑וֹת וַיִּשְׁתּ֥וּ וַֽיִּשְׁכְּר֖וּ עִמּֽוֹ׃

    Yosef’in önünden onlara yemek payları götürüldü. Binyamin’in payı ötekilerin her birininkinden beş kat fazlaydı. Onunla birlikte içtiler, sarhoş oldular.

  14. Bereşit 44:5

    Halo ze aşer yişte adoni bo veu naheş yenaheş bo hareotem aşer asitem.

    הֲל֣וֹא זֶ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִשְׁתֶּ֤ה אֲדֹנִי֙ בּ֔וֹ וְה֕וּא נַחֵ֥שׁ יְנַחֵ֖שׁ בּ֑וֹ הֲרֵעֹתֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶֽם׃

    Bu, efendimin içki içtiği, fala baktığı kâse değil mi? Yaptığınız şey kötülük!’”

  15. Şemot 7:18

    Vehadaga aşer bayor tamut uvaaş hayeor venilu mitsrayim liştot mayim min hayeor.

    וְהַדָּגָ֧ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֛ר תָּמ֖וּת וּבָאַ֣שׁ הַיְאֹ֑ר וְנִלְא֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹֽר׃ (ס)

    Nil’deki balıklar ölecek, Nil kokacak ve Mısırlılar Nil’den su içemez hale gelecekler.’”

  16. Şemot 7:21

    Vehadaga aşer bayor meta vayivaş hayeor velo yahelu mitsrayim liştot mayim min hayeor vayehi hadam behol erets mitsrayim.

    וְהַדָּגָ֨ה אֲשֶׁר־בַּיְאֹ֥ר מֵ֙תָה֙ וַיִּבְאַ֣שׁ הַיְאֹ֔ר וְלֹא־יָכְל֣וּ מִצְרַ֔יִם לִשְׁתּ֥וֹת מַ֖יִם מִן־הַיְאֹ֑ר וַיְהִ֥י הַדָּ֖ם בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Nil’deki balıklar öldü, Nil koktu ve Mısırlılar Nil’den su içemediler. Bütün Mısır ülkesinde kan vardı.

  17. Şemot 7:24

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayahperu hol mitsrayim sevivot hayeor mayim liştot ki lo yahelu liştot mimeme hayeor.

    וַיַּחְפְּר֧וּ כָל־מִצְרַ֛יִם סְבִיבֹ֥ת הַיְאֹ֖ר מַ֣יִם לִשְׁתּ֑וֹת כִּ֣י לֹ֤א יָֽכְלוּ֙ לִשְׁתֹּ֔ת מִמֵּימֵ֖י הַיְאֹֽר׃

    Bütün Mısırlılar içecek su bulmak için Nil’in çevresini kazdılar; çünkü Nil’in suyunu içemiyorlardı.

  18. Şemot 15:23

    Vayavou marata velo yahelu liştot mayim mimara ki marim hem al ken kara şemah mara.

    וַיָּבֹ֣אוּ מָרָ֔תָה וְלֹ֣א יָֽכְל֗וּ לִשְׁתֹּ֥ת מַ֙יִם֙ מִמָּרָ֔ה כִּ֥י מָרִ֖ים הֵ֑ם עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמָ֖הּ מָרָֽה׃

    Mara’ya geldiler. Mara’nın suları acı olduğu için içemediler; bu yüzden oraya Mara adı verildi.

  19. Şemot 15:24

    Vayilonu haam al moşe lemor ma nişte.

    וַיִּלֹּ֧נוּ הָעָ֛ם עַל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹ֖ר מַה־נִּשְׁתֶּֽה׃

    Halk, “Ne içeceğiz?” diyerek Moşe’ye karşı söylendi.

  20. Şemot 17:1

    Vayisu kol adat bene yisrael mimidbar sin lemasehem al pi Adonay vayahanu birfidim veen mayim liştot haam.

    וַ֠יִּסְעוּ כָּל־עֲדַ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֧ל מִמִּדְבַּר־סִ֛ין לְמַסְעֵיהֶ֖ם עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה וַֽיַּחֲנוּ֙ בִּרְפִידִ֔ים וְאֵ֥ין מַ֖יִם לִשְׁתֹּ֥ת הָעָֽם׃

    İsrael oğullarının bütün topluluğu, Adonay’ın buyruğuyla Sin Çölü’nden konak konak ilerledi. Refidim’de konakladılar; ama halkın içeceği su yoktu.

  21. Şemot 17:2

    Vayarev haam im moşe vayomeru tenu lanu mayim venişte vayomer lahem moşe ma terivun imadi ma tenasun et Adonay.

    וַיָּ֤רֶב הָעָם֙ עִם־מֹשֶׁ֔ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ תְּנוּ־לָ֥נוּ מַ֖יִם וְנִשְׁתֶּ֑ה וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ מֹשֶׁ֔ה מַה־תְּרִיבוּן֙ עִמָּדִ֔י מַה־תְּנַסּ֖וּן אֶת־יְהוָֽה׃

    Halk, Moşe’yle tartışıp, “Bize su verin de içelim” dedi. Moşe onlara, “Neden benimle tartışıyorsunuz?” dedi. “Neden Adonay’ı sınıyorsunuz?”

  22. Şemot 17:6

    Hinni omed lefaneha şam al hatsur behorev vehikita vatsur veyatseu mimenu mayim veşata haam vayaas ken moşe leene zikne yisrael.

    הִנְנִ֣י עֹמֵד֩ לְפָנֶ֨יךָ שָּׁ֥ם ׀ עַֽל־הַצּוּר֮ בְּחֹרֵב֒ וְהִכִּ֣יתָ בַצּ֗וּר וְיָצְא֥וּ מִמֶּ֛נּוּ מַ֖יִם וְשָׁתָ֣ה הָעָ֑ם וַיַּ֤עַשׂ כֵּן֙ מֹשֶׁ֔ה לְעֵינֵ֖י זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Ben orada, Horev’deki kayanın üzerinde, senin önünde duracağım. Kayaya vur; ondan su çıkacak, halk içecek.” Moşe, İsrael’in ileri gelenlerinin gözleri önünde öyle yaptı.

  23. Şemot 24:11

    Veel atsile bene yisrael lo şalah yado vayehezu et haelohim vayohelu vayiştu.

    וְאֶל־אֲצִילֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א שָׁלַ֖ח יָד֑וֹ וַֽיֶּחֱזוּ֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ׃ (ס)

    Tanrı, İsrael oğullarının seçkinlerine el uzatmadı. Tanrı’yı gördüler; yediler ve içtiler.

  24. Şemot 32:6

    Vayaşkimu mimohorat vayaalu olot vayagişu şelamim vayeşev haam leehol veşato vayakumu letsahek.

    וַיַּשְׁכִּ֙ימוּ֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיַּעֲל֣וּ עֹלֹ֔ת וַיַּגִּ֖שׁוּ שְׁלָמִ֑ים וַיֵּ֤שֶׁב הָעָם֙ לֶֽאֱכֹ֣ל וְשָׁת֔וֹ וַיָּקֻ֖מוּ לְצַחֵֽק׃ (פ)

    Ertesi gün erkenden kalkıp bütünüyle yakılan sunular sundular ve esenlik kurbanları getirdiler. Halk yiyip içmek için oturdu, sonra eğlenmek için kalktı.

  25. Şemot 34:28

    Vayehi şam im Adonay arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahal umayim lo şata vayihtov al haluhot et divre haberit aseret hadevarim.

    וַֽיְהִי־שָׁ֣ם עִם־יְהוָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔ל וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתָ֑ה וַיִּכְתֹּ֣ב עַל־הַלֻּחֹ֗ת אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י הַבְּרִ֔ית עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִֽים׃

    Moşe orada Adonay’la kırk gün kırk gece kaldı. Ekmek yemedi, su içmedi. Levhalara antlaşmanın sözleri, On Söz yazıldı.

  26. Vayikra 10:9

    Yayin veşehar al teşt ata uvaneha itah bevoahem el ohel moed velo tamutu hukat olam ledorotehem.

    יַ֣יִן וְשֵׁכָ֞ר אַל־תֵּ֣שְׁתְּ ׀ אַתָּ֣ה ׀ וּבָנֶ֣יךָ אִתָּ֗ךְ בְּבֹאֲכֶ֛ם אֶל־אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וְלֹ֣א תָמֻ֑תוּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֖ם לְדֹרֹתֵיכֶֽם׃

    “Sen ve seninle birlikte oğulların, Buluşma Çadırı’na girerken sarhoş edici şarap içmeyin; böylece ölmezsiniz. Bu, kuşaklarınız boyunca kalıcı bir kuraldır.

  27. Vayikra 11:34

    Mikol haohel aşer yeahel aşer yavo alav mayim yitma vehol maşke aşer yişate behol keli yitma.

    מִכָּל־הָאֹ֜כֶל אֲשֶׁ֣ר יֵאָכֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יָב֥וֹא עָלָ֛יו מַ֖יִם יִטְמָ֑א וְכָל־מַשְׁקֶה֙ אֲשֶׁ֣ר יִשָּׁתֶ֔ה בְּכָל־כְּלִ֖י יִטְמָֽא׃

    Böyle bir kapta bulunan, üzerine su gelmiş her türlü yenebilir yiyecek arınmamış olur. Böyle bir kaptaki her türlü içecek de arınmamış olur.

  28. Bamidbar 6:3

    Bu ayette 2 eşleşme

    Miyayin veşehar yazir homets yayin vehomets şehar lo yişte vehol mişrat anavim lo yişte vaanavim lahim viveşim lo yohel.

    מִיַּ֤יִן וְשֵׁכָר֙ יַזִּ֔יר חֹ֥מֶץ יַ֛יִן וְחֹ֥מֶץ שֵׁכָ֖ר לֹ֣א יִשְׁתֶּ֑ה וְכָל־מִשְׁרַ֤ת עֲנָבִים֙ לֹ֣א יִשְׁתֶּ֔ה וַעֲנָבִ֛ים לַחִ֥ים וִיבֵשִׁ֖ים לֹ֥א יֹאכֵֽל׃

    Yeni ve yıllanmış şaraptan uzak duracak. Yeni ya da yıllanmış şaraptan yapılmış sirke içmeyecek. Üzümün bekletildiği hiçbir sıvıyı içmeyecek; yaş ya da kuru üzüm yemeyecek.

  29. Bamidbar 6:20

    Vehenif otam hakohen tenufa lifne Adonay kodeş u lakohen al haze hatenufa veal şok hateruma veahar yişte hanazir yayin.

    וְהֵנִיף֩ אוֹתָ֨ם הַכֹּהֵ֥ן ׀ תְּנוּפָה֮ לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ קֹ֤דֶשׁ הוּא֙ לַכֹּהֵ֔ן עַ֚ל חֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֔ה וְעַ֖ל שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֑ה וְאַחַ֛ר יִשְׁתֶּ֥ה הַנָּזִ֖יר יָֽיִן׃

    Kâhin bunları Adonay’ın huzurunda sallama sunusu olarak sallayacak. Sallanan göğüs ve ayrılan butla birlikte bunlar kâhine ait kutsal paydır. Bundan sonra nazir şarap içebilir.

  30. Bamidbar 20:5

    Velama heelitunu mimitsrayim lehavi otanu el hamakom hara haze lo mekom zera uteena vegefen verimon umayim ayin liştot.

    וְלָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָבִ֣יא אֹתָ֔נוּ אֶל־הַמָּק֥וֹם הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה לֹ֣א ׀ מְק֣וֹם זֶ֗רַע וּתְאֵנָ֤ה וְגֶ֙פֶן֙ וְרִמּ֔וֹן וּמַ֥יִם אַ֖יִן לִשְׁתּֽוֹת׃

    Bizi bu kötü yere getirmek için neden Mısır’dan çıkardınız? Burası ekin, incir, üzüm ve nar yetişen bir yer değil; içecek su da yok!”

  31. Bamidbar 20:11

    Vayarem moşe et yado vayah et hasela bemateu paamayim vayetseu mayim rabim vateşt haeda uveiram.

    וַיָּ֨רֶם מֹשֶׁ֜ה אֶת־יָד֗וֹ וַיַּ֧ךְ אֶת־הַסֶּ֛לַע בְּמַטֵּ֖הוּ פַּעֲמָ֑יִם וַיֵּצְאוּ֙ מַ֣יִם רַבִּ֔ים וַתֵּ֥שְׁתְּ הָעֵדָ֖ה וּבְעִירָֽם׃ (ס)

    Moşe elini kaldırdı ve değneğiyle kayaya iki kez vurdu. Bol su çıktı; topluluk ve hayvanları içti.

  32. Bamidbar 20:17

    Nabera na veartseha lo naavor besade uveherem velo nişte me veer dereh hameleh neleh lo nite yamin usemovl ad aşer naavor gevuleha.

    נַעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נַעֲבֹר֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם וְלֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר דֶּ֧רֶךְ הַמֶּ֣לֶךְ נֵלֵ֗ךְ לֹ֤א נִטֶּה֙ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֔אול עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבוּלֶֽךָ׃

    Lütfen ülkenden geçelim. Tarladan ya da bağdan geçmeyecek, kuyu suyu içmeyeceğiz. Kral yolundan yürüyeceğiz; sınırını geçene kadar sağa sola sapmayacağız.”

  33. Bamidbar 20:19

    Vayomeru elav bene yisrael bamesila naale veim memeha nişte ani umiknay venatati mihram rak en davar beraglay eevora.

    וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֥יו בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל בַּֽמְסִלָּ֣ה נַעֲלֶה֒ וְאִם־מֵימֶ֤יךָ נִשְׁתֶּה֙ אֲנִ֣י וּמִקְנַ֔י וְנָתַתִּ֖י מִכְרָ֑ם רַ֥ק אֵין־דָּבָ֖ר בְּרַגְלַ֥י אֶֽעֱבֹֽרָה׃

    İsraeloğulları ona, “Ana yoldan gideceğiz” dediler. “Biz ve hayvanlarımız suyundan içerse bedelini öderiz. Yalnızca yürüyerek geçmek istiyoruz, başka bir şey değil.”

  34. Bamidbar 21:22

    Ebera veartseha lo nite besade uveherem lo nişte me veer bedereh hameleh neleh ad aşer naavor gevuleha.

    אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נִטֶּה֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם לֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר בְּדֶ֤רֶךְ הַמֶּ֙לֶךְ֙ נֵלֵ֔ךְ עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבֻלֶֽךָ׃

    “Ülkenden geçmeme izin ver. Tarlaya ya da bağa sapmayacağız, kuyu suyu içmeyeceğiz. Sınırından çıkıncaya kadar Kral Yolu’ndan gideceğiz.”

  35. Bamidbar 23:24

    Hen am kelavi yakum vehaari yitnasa lo yişkav ad yohal teref vedam halalim yişte.

    הֶן־עָם֙ כְּלָבִ֣יא יָק֔וּם וְכַאֲרִ֖י יִתְנַשָּׂ֑א לֹ֤א יִשְׁכַּב֙ עַד־יֹ֣אכַל טֶ֔רֶף וְדַם־חֲלָלִ֖ים יִשְׁתֶּֽה׃

    İşte dişi aslan gibi kalkıp aslan gibi doğrulan bir halk! Avını yemeden, öldürülenlerin kanını içmeden yatmaz.”

  36. Bamidbar 33:14

    Vayisu mealuş vayahanu birfidim velo haya şam mayim laam liştot.

    וַיִּסְע֖וּ מֵאָל֑וּשׁ וַֽיַּחֲנוּ֙ בִּרְפִידִ֔ם וְלֹא־הָ֨יָה שָׁ֥ם מַ֛יִם לָעָ֖ם לִשְׁתּֽוֹת׃

    Aluş’tan yola çıkıp Refidim’de konakladılar. Orada halkın içeceği su yoktu.

  37. Devarim 2:6

    Ohel tişberu meitam bakesef vaahaltem vegam mayim tihru meitam bakesef uşetitem.

    אֹ֣כֶל תִּשְׁבְּר֧וּ מֵֽאִתָּ֛ם בַּכֶּ֖סֶף וַאֲכַלְתֶּ֑ם וְגַם־מַ֜יִם תִּכְר֧וּ מֵאִתָּ֛ם בַּכֶּ֖סֶף וּשְׁתִיתֶֽם׃

    Yiyeceği onlardan parayla satın alıp yiyeceksiniz. Suyu da onlardan parayla satın alıp içeceksiniz.

  38. Devarim 2:28

    Ohel bakesef taşbireni veahalti umayim bakesef titen li veşatiti rak ebera veraglay.

    אֹ֣כֶל בַּכֶּ֤סֶף תַּשְׁבִּרֵ֙נִי֙ וְאָכַ֔לְתִּי וּמַ֛יִם בַּכֶּ֥סֶף תִּתֶּן־לִ֖י וְשָׁתִ֑יתִי רַ֖ק אֶעְבְּרָ֥ה בְרַגְלָֽי׃

    Bana parayla yiyecek sat, yiyeyim; parayla su ver, içeyim. Yalnızca yürüyerek geçeyim.

  39. Devarim 9:9

    Baaloti hahara lakahat luhot haavanim luhot haberit aşer karat Adonay imahem vaeşev bahar arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti.

    בַּעֲלֹתִ֣י הָהָ֗רָה לָקַ֜חַת לוּחֹ֤ת הָֽאֲבָנִים֙ לוּחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁר־כָּרַ֥ת יְהוָ֖ה עִמָּכֶ֑ם וָאֵשֵׁ֣ב בָּהָ֗ר אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֥א שָׁתִֽיתִי׃

    Taş levhaları, Adonay’ın sizinle yaptığı antlaşmanın levhalarını almak için dağa çıktığımda kırk gün kırk gece dağda kaldım. Ekmek yemedim, su içmedim.

  40. Devarim 9:18

    Vaetnapal lifne Adonay karişona arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahalti umayim lo şatiti al kol hatathem aşer hatatem laasot hara beene Adonay lehahiso.

    וָֽאֶתְנַפַּל֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֜ה כָּרִאשֹׁנָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔לְתִּי וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתִ֑יתִי עַ֤ל כָּל־חַטַּאתְכֶם֙ אֲשֶׁ֣ר חֲטָאתֶ֔ם לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֛ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה לְהַכְעִיסֽוֹ׃

    İlk seferki gibi kırk gün kırk gece Adonay’ın önünde yere kapandım. Adonay’ı öfkelendirmek için O’nun gözünde kötü olanı yaparak işlediğiniz bütün günahlar yüzünden ekmek yemedim, su içmedim.

  41. Devarim 11:11

    Vehaarets aşer atem overim şama leriştah erets harim uvekaot limtar haşamayim tişte mayim.

    וְהָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֙מָּה֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ אֶ֥רֶץ הָרִ֖ים וּבְקָעֹ֑ת לִמְטַ֥ר הַשָּׁמַ֖יִם תִּשְׁתֶּה־מָּֽיִם׃

    Mülk edinmek için geçeceğiniz ülke ise dağlar ve vadiler ülkesidir; göğün yağmurundan su içer.

  42. Devarim 28:39

    Keramim tita veavadeta veyayin lo tişte velo teegor ki tohelenu hatolaat.

    כְּרָמִ֥ים תִּטַּ֖ע וְעָבָ֑דְתָּ וְיַ֤יִן לֹֽא־תִשְׁתֶּה֙ וְלֹ֣א תֶאֱגֹ֔ר כִּ֥י תֹאכְלֶ֖נּוּ הַתֹּלָֽעַת׃

    Bağlar dikip işleyeceksin; ama şarap içemeyecek, üzüm toplayamayacaksın; çünkü kurtlar onları yiyecek.

  43. Devarim 29:5

    Lehem lo ahaltem veyayin veşehar lo şetitem lemaan tedeu ki ani Adonay elohehem.

    לֶ֚חֶם לֹ֣א אֲכַלְתֶּ֔ם וְיַ֥יִן וְשֵׁכָ֖ר לֹ֣א שְׁתִיתֶ֑ם לְמַ֙עַן֙ תֵּֽדְע֔וּ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃

    Ekmek yemediniz, şarap ve içki içmediniz; Benim Tanrınız Adonay olduğumu bilesiniz diye.

  44. Devarim 32:14

    Hemat bakar vahalev tson im helev karim veelim bene vaşan veatudim im helev kilyot hita vedam enav tişte hamer.

    חֶמְאַ֨ת בָּקָ֜ר וַחֲלֵ֣ב צֹ֗אן עִם־חֵ֨לֶב כָּרִ֜ים וְאֵילִ֤ים בְּנֵֽי־בָשָׁן֙ וְעַתּוּדִ֔ים עִם־חֵ֖לֶב כִּלְי֣וֹת חִטָּ֑ה וְדַם־עֵנָ֖ב תִּשְׁתֶּה־חָֽמֶר׃

    İnek kaymağı, davar sütü, besili kuzular, Başan koçları ve tekeler, dolgun buğday taneleri verdi. Üzümün kanını, köpüren şarabı içtin.

  45. Devarim 32:38

    Aşer helev zevahemo yohelu yiştu yen nesiham yakumu veyazeruhem yehi alehem sitra.

    אֲשֶׁ֨ר חֵ֤לֶב זְבָחֵ֙ימוֹ֙ יֹאכֵ֔לוּ יִשְׁתּ֖וּ יֵ֣ין נְסִיכָ֑ם יָק֙וּמוּ֙ וְיַעְזְרֻכֶ֔ם יְהִ֥י עֲלֵיכֶ֖ם סִתְרָֽה׃

    Kurbanlarının yağını yiyen, dökmelik sunularının şarabını içenler kalkıp size yardım etsin! Üzerinizde bir sığınak olsunlar!

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (12 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cp
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, mastar mutlak (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqa
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqi1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNi3ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj2ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp2mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
Veri ve yöntem

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): drink

UBS kaynak sözlük anlamları: to drink; to drink up; to undergo; to engage in; to participate in a feast

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.