אֲשֶׁר
ki; -en/-an, ...olan; hangi, kim; nerede, ne zaman, nasıl; çünkü, zira; öyle ki
1691 kullanım · 1379 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1727 kez, 1404 farklı ayette görülür. Kök altında 8 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Mişam nasau vayahanu meever arnon aşer bamidbar hayotse migevul haemori ki arnon gevul moav ben moav uven haemori.
מִשָּׁם֮ נָסָעוּ֒ וַֽיַּחֲנ֗וּ מֵעֵ֤בֶר אַרְנוֹן֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר הַיֹּצֵ֖א מִגְּב֣וּל הָֽאֱמֹרִ֑י כִּ֤י אַרְנוֹן֙ גְּב֣וּל מוֹאָ֔ב בֵּ֥ין מוֹאָ֖ב וּבֵ֥ין הָאֱמֹרִֽי׃
Oradan yola çıkıp Amorilerin sınırından uzanan çölde, Arnon’un öte yanında konakladılar. Çünkü Arnon, Moav ile Amoriler arasındaki Moav sınırıdır.
Veeşed hanehalim aşer nata leşevet ar venişan ligvul moav.
וְאֶ֙שֶׁד֙ הַנְּחָלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָטָ֖ה לְשֶׁ֣בֶת עָ֑ר וְנִשְׁעַ֖ן לִגְב֥וּל מוֹאָֽב׃
Ar yerleşimine uzanan ve Moav sınırına yaslanan vadilerin yamaçları.”
Umişam beera hi habeer aşer amar Adonay lemoşe esof et haam veetena lahem mayim.
וּמִשָּׁ֖ם בְּאֵ֑רָה הִ֣וא הַבְּאֵ֗ר אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ לְמֹשֶׁ֔ה אֱסֹף֙ אֶת־הָעָ֔ם וְאֶתְּנָ֥ה לָהֶ֖ם מָֽיִם׃ (ס)
Oradan Beer’e gittiler. Adonay’ın Moşe’ye “Halkı topla, onlara su vereceğim” dediği kuyu budur.
Umibamot hagay aşer bisde moav roş hapisga venişkafa al pene hayeşimon.
וּמִבָּמ֗וֹת הַגַּיְא֙ אֲשֶׁר֙ בִּשְׂדֵ֣ה מוֹאָ֔ב רֹ֖אשׁ הַפִּסְגָּ֑ה וְנִשְׁקָ֖פָה עַל־פְּנֵ֥י הַיְשִׁימֹֽן׃ (פ)
Bamot’tan da Moav kırlarındaki vadiye, ıssızlığa bakan Pisga tepesine gittiler.
Ebera veartseha lo nite besade uveherem lo nişte me veer bedereh hameleh neleh ad aşer naavor gevuleha.
אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נִטֶּה֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם לֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר בְּדֶ֤רֶךְ הַמֶּ֙לֶךְ֙ נֵלֵ֔ךְ עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבֻלֶֽךָ׃
“Ülkenden geçmeme izin ver. Tarlaya ya da bağa sapmayacağız, kuyu suyu içmeyeceğiz. Sınırından çıkıncaya kadar Kral Yolu’ndan gideceğiz.”
Vaniram avad heşbon ad divon vanaşim ad nofah aşer ad medeva.
וַנִּירָ֛ם אָבַ֥ד חֶשְׁבּ֖וֹן עַד־דִּיב֑וֹן וַנַּשִּׁ֣ים עַד־נֹ֔פַח אֲשֶׁ֖רׄ עַד־מֵֽידְבָֽא׃
Onları vurduk; Heşbon’dan Divon’a kadar her yer yıkıldı. Medva’ya uzanan Nofah’a kadar ıssız bıraktık.”
Vayişlah moşe leragel et yazer vayilkedu benoteha vayoreş et haemori aşer şam.
וַיִּשְׁלַ֤ח מֹשֶׁה֙ לְרַגֵּ֣ל אֶת־יַעְזֵ֔ר וַֽיִּלְכְּד֖וּ בְּנֹתֶ֑יהָ ויירש [וַיּ֖וֹרֶשׁ] אֶת־הָאֱמֹרִ֥י אֲשֶׁר־שָֽׁם׃
Moşe, Yazer’i araştırmaları için adamlar gönderdi. Ona bağlı yerleşimleri ele geçirip oradaki Amorileri kovdular.
Vayomer Adonay el moşe al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.”
Vayar balak ben tsipor et kol aşer asa yisrael laemori.
וַיַּ֥רְא בָּלָ֖ק בֶּן־צִפּ֑וֹר אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל לָֽאֱמֹרִֽי׃
Tsippor oğlu Balak, İsrael’in Amorilere yaptığı her şeyi gördü.
Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.
וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃
Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.
Bu ayette 2 eşleşme
Veata leha na ara li et haam haze ki atsum u mimeni ulay uhal nake bo vaagareşenu min haarets ki yadati et aşer tevareh mevorah vaaşer taor yuar.
וְעַתָּה֩ לְכָה־נָּ֨א אָֽרָה־לִּ֜י אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כִּֽי־עָצ֥וּם הוּא֙ מִמֶּ֔נִּי אוּלַ֤י אוּכַל֙ נַכֶּה־בּ֔וֹ וַאֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֣י יָדַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־תְּבָרֵךְ֙ מְבֹרָ֔ךְ וַאֲשֶׁ֥ר תָּאֹ֖ר יוּאָֽר׃
Şimdi lütfen gel, benim için bu halka lanet et. Çünkü benden güçlüler. Belki onları yenebilir, ülkeden kovabilirim. Çünkü biliyorum ki senin kutsadığın kutsanır, lanet ettiğin lanetlenir.”
Ki habed ahabedha meod vehol aşer tomar elay eese uleha na kava li et haam haze.
כִּֽי־כַבֵּ֤ד אֲכַבֶּדְךָ֙ מְאֹ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־תֹּאמַ֥ר אֵלַ֖י אֶֽעֱשֶׂ֑ה וּלְכָה־נָּא֙ קָֽבָה־לִּ֔י אֵ֖ת הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃
Seni çok onurlandıracağım; bana ne söylersen yapacağım. Lütfen gel, benim için bu halka lanet et.’”
Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.
וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃
Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”
Vayosef malah Adonay avor vayaamod bemakom tsar aşer en dereh lintot yamin usemovl.
וַיּ֥וֹסֶף מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה עֲב֑וֹר וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּמָק֣וֹם צָ֔ר אֲשֶׁ֛ר אֵֽין־דֶּ֥רֶךְ לִנְט֖וֹת יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאול׃
Adonay’ın meleği bir kez daha ilerleyip sağa ya da sola sapacak yolun bulunmadığı dar bir yerde durdu.
Vatomer haaton el bilam halo anohi atoneha aşer rahavta alay meodeha ad hayom haze hahasken hiskanti laasot leha ko vayomer lo.
וַתֹּ֨אמֶר הָאָת֜וֹן אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלוֹא֩ אָנֹכִ֨י אֲתֹֽנְךָ֜ אֲשֶׁר־רָכַ֣בְתָּ עָלַ֗י מֵעֽוֹדְךָ֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הַֽהַסְכֵּ֣ן הִסְכַּ֔נְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לְךָ֖ כֹּ֑ה וַיֹּ֖אמֶר לֹֽא׃
Dişi eşek Bilam’a, “Ben, eskiden beri bugüne kadar bindiğin eşeğin değil miyim? Sana böyle davranmayı alışkanlık edindim mi?” diye sordu. Bilam “Hayır” dedi.
Vayomer malah Adonay el bilam leh im haanaşim veefes et hadavar aşer adaber eleha oto tedaber vayeleh bilam im sare valak.
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־בִּלְעָ֗ם לֵ֚ךְ עִם־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְאֶ֗פֶס אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֣וֹ תְדַבֵּ֑ר וַיֵּ֥לֶךְ בִּלְעָ֖ם עִם־שָׂרֵ֥י בָלָֽק׃
Adonay’ın meleği Bilam’a, “Adamlarla git; ama yalnızca sana söyleyeceğim sözü söyleyeceksin” dedi. Bilam, Balak’ın önderleriyle gitti.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayişma balak ki va vilam vayetse likrato el ir moav aşer al gevul arnon aşer biktse hagevul.
וַיִּשְׁמַ֥ע בָּלָ֖ק כִּ֣י בָ֣א בִלְעָ֑ם וַיֵּצֵ֨א לִקְרָאת֜וֹ אֶל־עִ֣יר מוֹאָ֗ב אֲשֶׁר֙ עַל־גְּב֣וּל אַרְנֹ֔ן אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֥ה הַגְּבֽוּל׃
Balak, Bilam’ın geldiğini duyunca sınırın ucundaki Arnon sınırında bulunan Moav şehrine, onu karşılamaya çıktı.
Vayomer bilam el balak hine vati eleha ata hayahol uhal daber meuma hadavar aşer yasim Elohim befi oto adaber.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־בָּלָ֗ק הִֽנֵּה־בָ֙אתִי֙ אֵלֶ֔יךָ עַתָּ֕ה הֲיָכ֥וֹל אוּכַ֖ל דַּבֵּ֣ר מְא֑וּמָה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֧ים אֱלֹהִ֛ים בְּפִ֖י אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “İşte sana geldim. Ama şimdi kendi başıma bir şey söyleyebilir miyim? Yalnızca Tanrı’nın ağzıma koyacağı sözü söyleyeceğim.”
Vayizbah balak bakar vatson vayeşalah levilam velasarim aşer ito.
וַיִּזְבַּ֥ח בָּלָ֖ק בָּקָ֣ר וָצֹ֑אן וַיְשַׁלַּ֣ח לְבִלְעָ֔ם וְלַשָּׂרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ׃
Balak sığır ve davar kesti; Bilam’a ve yanındaki önderlere de gönderdi.
Vayaan vayomar halo et aşer yasim Adonay befi oto eşmor ledaber.
וַיַּ֖עַן וַיֹּאמַ֑ר הֲלֹ֗א אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֤ים יְהוָה֙ בְּפִ֔י אֹת֥וֹ אֶשְׁמֹ֖ר לְדַבֵּֽר׃
Bilam, “Adonay’ın ağzıma koyduğu sözü söylemeye dikkat etmek zorunda değil miyim?” diye cevap verdi.
Vayomer elav balak leha na iti el makom aher aşer tirenu mişam efes katseu tire vehulo lo tire vekaveno li mişam.
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לך־[לְכָה־] נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak ona şöyle dedi: “Lütfen benimle başka bir yere gel. Onları oradan görebilirsin; ancak yalnız bir uçlarını göreceksin, hepsini görmeyeceksin. Benim için onlara oradan lanet et.”
Vayaan bilam vayomer el balak halo dibarti eleha lemor kol aşer yedaber Adonay oto eese.
וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֔ם וַיֹּ֖אמֶר אֶל־בָּלָ֑ק הֲלֹ֗א דִּבַּ֤רְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֛ל אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֶֽעֱשֶֽׂה׃
Bilam Balak’a şöyle cevap verdi: “Adonay ne söylerse onu yapacağımı sana söylemedim mi?”
Neum şomea imre el aşer mahaze şaday yeheze nofel ugeluy enayim.
נְאֻ֕ם שֹׁמֵ֖עַ אִמְרֵי־אֵ֑ל אֲשֶׁ֨ר מַחֲזֵ֤ה שַׁדַּי֙ יֶֽחֱזֶ֔ה נֹפֵ֖ל וּגְל֥וּי עֵינָֽיִם׃
Tanrı’nın sözlerini işitenin, Şaday’ın görünümünü görenin, yere kapanmış ama gözleri açılmış olanın sözü:
Vayomer bilam el balak halo gam el malaheha aşer şalahta elay dibarti lemor.
וַיֹּ֥אמֶר בִּלְעָ֖ם אֶל־בָּלָ֑ק הֲלֹ֗א גַּ֧ם אֶל־מַלְאָכֶ֛יךָ אֲשֶׁר־שָׁלַ֥חְתָּ אֵלַ֖י דִּבַּ֥רְתִּי לֵאמֹֽר׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “Bana gönderdiğin elçilere de söylememiş miydim:
İm yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay laasot tova o raa milibi aşer yedaber Adonay oto adaber.
אִם־יִתֶּן־לִ֨י בָלָ֜ק מְלֹ֣א בֵיתוֹ֮ כֶּ֣סֶף וְזָהָב֒ לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת טוֹבָ֛ה א֥וֹ רָעָ֖ה מִלִּבִּ֑י אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃
‘Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de kendi isteğimle iyi ya da kötü bir şey yapmak için Adonay’ın buyruğunu aşamam. Adonay ne söylerse onu söyleyeceğim.’
Veata hinni holeh leami leha iatseha aşer yaase haam haze leameha beaharit hayamim.
וְעַתָּ֕ה הִנְנִ֥י הוֹלֵ֖ךְ לְעַמִּ֑י לְכָה֙ אִיעָ֣צְךָ֔ אֲשֶׁ֨ר יַעֲשֶׂ֜ה הָעָ֥ם הַזֶּ֛ה לְעַמְּךָ֖ בְּאַחֲרִ֥ית הַיָּמִֽים׃
Şimdi halkıma dönüyorum. Gel, bu halkın ileriki günlerde senin halkına neler yapacağını sana bildireyim.”
Vehayeta lo ulezaro aharav berit kehunat olam tahat aşer kine lelohav vayehaper al bene yisrael.
וְהָ֤יְתָה לּוֹ֙ וּלְזַרְע֣וֹ אַחֲרָ֔יו בְּרִ֖ית כְּהֻנַּ֣ת עוֹלָ֑ם תַּ֗חַת אֲשֶׁ֤ר קִנֵּא֙ לֵֽאלֹהָ֔יו וַיְכַפֵּ֖ר עַל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Tanrısı için gayret gösterdiği ve İsraeloğulları için kefaret sağladığı için, bu kendisi ve ardından gelen soyu için sürekli kohenlik antlaşması olacak.”
Veşem iş yisrael hamuke aşer huka et hamidyanit zimri ben salu nesi vet av laşimoni.
וְשֵׁם֩ אִ֨ישׁ יִשְׂרָאֵ֜ל הַמֻּכֶּ֗ה אֲשֶׁ֤ר הֻכָּה֙ אֶת־הַמִּדְיָנִ֔ית זִמְרִ֖י בֶּן־סָל֑וּא נְשִׂ֥יא בֵֽית־אָ֖ב לַשִּׁמְעֹנִֽי׃
Midyanlı kadınla birlikte öldürülen İsraelli adamın adı, Şimon kabilesinde bir ata evinin önderi olan Salu oğlu Zimri’ydi.
Ki tsorerim hem lahem benihlehem aşer nikelu lahem al devar peor veal devar kazebi vat nesi midyan ahotam hamuka veyom hamagefa al devar peor.
כִּ֣י צֹרְרִ֥ים הֵם֙ לָכֶ֔ם בְּנִכְלֵיהֶ֛ם אֲשֶׁר־נִכְּל֥וּ לָכֶ֖ם עַל־דְּבַר־פְּע֑וֹר וְעַל־דְּבַ֞ר כָּזְבִּ֨י בַת־נְשִׂ֤יא מִדְיָן֙ אֲחֹתָ֔ם הַמֻּכָּ֥ה בְיוֹם־הַמַּגֵּפָ֖ה עַל־דְּבַר־פְּעֽוֹר׃
Çünkü Peor olayında ve Peor yüzünden çıkan salgın gününde öldürülen kız kardeşleri, Midyan önderinin kızı Kozbi olayında size karşı kurdukları düzenlerle size düşmanlık ediyorlar.”
Uvene eliav nemuel vedatan vaaviram u datan vaaviram kerie haeda aşer hitsu al moşe veal aharon baadat korah behatsotam al Adonay.
וּבְנֵ֣י אֱלִיאָ֔ב נְמוּאֵ֖ל וְדָתָ֣ן וַאֲבִירָ֑ם הֽוּא־דָתָ֨ן וַאֲבִירָ֜ם קרואי [קְרִיאֵ֣י] הָעֵדָ֗ה אֲשֶׁ֨ר הִצּ֜וּ עַל־מֹשֶׁ֤ה וְעַֽל־אַהֲרֹן֙ בַּעֲדַת־קֹ֔רַח בְּהַצֹּתָ֖ם עַל־יְהוָֽה׃
Eliav’ın oğulları Nemuel, Datan ve Aviram’dı. Bunlar, Korah’ın topluluğuyla Adonay’a başkaldırırken Moşe’ye ve Aaron’a karşı çıkan, topluluğun çağrılmış önderlerinden Datan ve Aviram’dır.
Bene aşer lemişpehotam leyimna mişpahat hayimna leyişvi mişpahat hayişvi livria mişpahat haberii.
בְּנֵ֣י אָשֵׁר֮ לְמִשְׁפְּחֹתָם֒ לְיִמְנָ֗ה מִשְׁפַּ֙חַת֙ הַיִּמְנָ֔ה לְיִשְׁוִ֕י מִשְׁפַּ֖חַת הַיִּשְׁוִ֑י לִבְרִיעָ֕ה מִשְׁפַּ֖חַת הַבְּרִיעִֽי׃
Boylarına göre Aşer’in oğulları: Yimna’dan Yimna boyu, Yişvi’den Yişvi boyu, Beria’dan Beria boyu.
Aşer’in kızının adı Serah’tı.
Ele mişpehot bene aşer lifkudehem şeloşa vahamişim elef vearba meot.
אֵ֛לֶּה מִשְׁפְּחֹ֥ת בְּנֵי־אָשֵׁ֖ר לִפְקֻדֵיהֶ֑ם שְׁלֹשָׁ֧ה וַחֲמִשִּׁ֛ים אֶ֖לֶף וְאַרְבַּ֥ע מֵאֽוֹת׃ (ס)
Aşer’in oğullarının boyları bunlardı; sayılanları elli üç bin dört yüzdü.
Veşem eşet amram yoheved bat levi aşer yaleda otah lelevi bemitsrayim vateled leamram et aharon veet moşe veet miryam ahotam.
וְשֵׁ֣ם ׀ אֵ֣שֶׁת עַמְרָ֗ם יוֹכֶ֙בֶד֙ בַּת־לֵוִ֔י אֲשֶׁ֨ר יָלְדָ֥ה אֹתָ֛הּ לְלֵוִ֖י בְּמִצְרָ֑יִם וַתֵּ֣לֶד לְעַמְרָ֗ם אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־מֹשֶׁ֔ה וְאֵ֖ת מִרְיָ֥ם אֲחֹתָֽם׃
Amram’ın karısının adı, Mısır’da Levi’ye doğmuş olan Levi kızı Yoheved’di. Amram’a Aaron’u, Moşe’yi ve kız kardeşleri Miryam’ı doğurdu.
Ele pekude moşe veelazar hakohen aşer pakedu et bene yisrael bearevot moav al yarden yereho.
אֵ֚לֶּה פְּקוּדֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וְאֶלְעָזָ֖ר הַכֹּהֵ֑ן אֲשֶׁ֨ר פָּֽקְד֜וּ אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֔ב עַ֖ל יַרְדֵּ֥ן יְרֵחֽוֹ׃
Bunlar, Moşe ve kohen Elazar’ın Yeriho’nun karşısında Yarden kıyısındaki Moav ovalarında İsraeloğullarını saydıklarında kaydettikleriydi.
Uveele lo haya iş mipekude moşe veaharon hakohen aşer pakedu et bene yisrael bemidbar sinay.
וּבְאֵ֙לֶּה֙ לֹא־הָ֣יָה אִ֔ישׁ מִפְּקוּדֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וְאַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן אֲשֶׁ֥ר פָּקְד֛וּ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בְּמִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
Bunların arasında, Moşe ve kohen Aaron’un Sinay Çölü’nde İsraeloğullarını saydıkları zaman kaydedilenlerden hiç kimse yoktu.
Vayomer Adonay el moşe ale el har haavarim haze uree et haarets aşer natati livne yisrael.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲלֵ֛ה אֶל־הַ֥ר הָעֲבָרִ֖ים הַזֶּ֑ה וּרְאֵה֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Şu Avarim Dağı’na çık ve İsraeloğullarına verdiğim ülkeyi gör.
Bu ayette 5 eşleşme
Aşer yetse lifnehem vaaşer yavo lifnehem vaaşer yotsiem vaaşer yeviem velo tihye adat Adonay katson aşer en lahem roe.
אֲשֶׁר־יֵצֵ֣א לִפְנֵיהֶ֗ם וַאֲשֶׁ֤ר יָבֹא֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַאֲשֶׁ֥ר יוֹצִיאֵ֖ם וַאֲשֶׁ֣ר יְבִיאֵ֑ם וְלֹ֤א תִהְיֶה֙ עֲדַ֣ת יְהוָ֔ה כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם רֹעֶֽה׃
Önlerinde çıkıp girsin, onları çıkarıp getirsin; böylece Adonay’ın topluluğu çobanı olmayan koyunlar gibi kalmasın.”
Vayomer Adonay el moşe kah leha et yehoşua bin nun iş aşer ruah bo vesamahta et yadeha alav.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה קַח־לְךָ֙ אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֔וּן אִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ר֣וּחַ בּ֑וֹ וְסָמַכְתָּ֥ אֶת־יָדְךָ֖ עָלָֽיו׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “İçinde ruh bulunan bir adamı, Nun oğlu Yeoşua’yı yanına al ve elini onun üzerine koy.
Veamarta lahem ze haişe aşer takrivu ladonay kevasim bene şana temimim şenayim layom ola tamid.
וְאָמַרְתָּ֣ לָהֶ֔ם זֶ֚ה הָֽאִשֶּׁ֔ה אֲשֶׁ֥ר תַּקְרִ֖יבוּ לַיהוָ֑ה כְּבָשִׂ֨ים בְּנֵֽי־שָׁנָ֧ה תְמִימִ֛ם שְׁנַ֥יִם לַיּ֖וֹם עֹלָ֥ה תָמִֽיד׃
Onlara şöyle söyle: Adonay’a sunacağınız ateş sunusu budur: Sürekli olah sunusu olarak her gün bir yaşında, kusursuz iki erkek kuzu.
Milevad olat haboker aşer leolat hatamid taasu et ele.
מִלְּבַד֙ עֹלַ֣ת הַבֹּ֔קֶר אֲשֶׁ֖ר לְעֹלַ֣ת הַתָּמִ֑יד תַּעֲשׂ֖וּ אֶת־אֵֽלֶּה׃
Bunları, sürekli olah sunusu olan sabah olah sunusuna ek olarak sunacaksınız.
Vayomer moşe el bene yisrael kehol aşer tsiva Adonay et moşe.
וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Moşe, Adonay’ın kendisine buyurduğu her şeyi İsraeloğullarına anlattı.
Vayedaber moşe el raşe hamatot livne yisrael lemor ze hadavar aşer tsiva Adonay.
וַיְדַבֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶל־רָאשֵׁ֣י הַמַּטּ֔וֹת לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה יְהוָֽה׃
Moşe, İsraeloğullarının kabile başlarına şöyle dedi: “Adonay’ın buyurduğu söz budur:
Bu ayette 2 eşleşme
Veşama aviha et nidrah veesarah aşer asera al nafşah veheheriş lah aviha vekamu kol nedareha vehol isar aşer asera al nafşah yakum.
וְשָׁמַ֨ע אָבִ֜יהָ אֶת־נִדְרָ֗הּ וֶֽאֱסָרָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר אָֽסְרָ֣ה עַל־נַפְשָׁ֔הּ וְהֶחֱרִ֥ישׁ לָ֖הּ אָבִ֑יהָ וְקָ֙מוּ֙ כָּל־נְדָרֶ֔יהָ וְכָל־אִסָּ֛ר אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ יָקֽוּם׃
Babası onun adağını ve kendisini bağladığı yükümlülüğü duyup sessiz kalırsa bütün adakları geçerli olacak; kendisini bağladığı her yükümlülük geçerli olacak.
Veim heni aviha otah beyom şameo kol nedareha veesareha aşer asera al nafşah lo yakum vadonay yiselah lah ki heni aviha otah.
וְאִם־הֵנִ֨יא אָבִ֣יהָ אֹתָהּ֮ בְּי֣וֹם שָׁמְעוֹ֒ כָּל־נְדָרֶ֗יהָ וֶֽאֱסָרֶ֛יהָ אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ לֹ֣א יָק֑וּם וַֽיהוָה֙ יִֽסְלַח־לָ֔הּ כִּי־הֵנִ֥יא אָבִ֖יהָ אֹתָֽהּ׃
Ama babası duyduğu gün ona karşı çıkarsa bütün adakları ve kendisini bağladığı yükümlülükler geçerli olmayacak. Babası ona karşı çıktığı için Adonay onu bağışlayacak.
Veim hayo tiheye leiş unedareha aleha o mivta sefateha aşer asera al nafşah.
וְאִם־הָי֤וֹ תִֽהְיֶה֙ לְאִ֔ישׁ וּנְדָרֶ֖יהָ עָלֶ֑יהָ א֚וֹ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָֽׁהּ׃
Üzerinde adakları ya da kendisini bağladığı düşünmeden söylenmiş bir söz varken bir adama eş olursa,
Veşama işah beyom şameo veheheriş lah vekamu nedareha veesareha aşer asera al nafşah yakumu.
וְשָׁמַ֥ע אִישָׁ֛הּ בְּי֥וֹם שָׁמְע֖וֹ וְהֶחֱרִ֣ישׁ לָ֑הּ וְקָ֣מוּ נְדָרֶ֗יהָ וֶֽאֱסָרֶ֛הָ אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ יָקֻֽמוּ׃
Kocası bunu duyar ve duyduğu gün ona karşı sessiz kalırsa adakları geçerli olacak; kendisini bağladığı yükümlülükler geçerli olacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Veim beyom şemoa işah yani otah vehefer et nidrah aşer aleha veet mivta sefateha aşer asera al nafşah vadonay yiselah lah.
וְ֠אִם בְּי֨וֹם שְׁמֹ֣עַ אִישָׁהּ֮ יָנִ֣יא אוֹתָהּ֒ וְהֵפֵ֗ר אֶת־נִדְרָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֔יהָ וְאֵת֙ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָׁ֑הּ וַיהוָ֖ה יִֽסְלַֽח־לָֽהּ׃
Ama kocası duyduğu gün ona karşı çıkarsa, üzerindeki adağı ve kendisini bağladığı düşünmeden söylenmiş sözü geçersiz kılmış olur. Adonay onu bağışlayacak.
Veneder almana ugeruşa kol aşer asera al nafşah yakum aleha.
וְנֵ֥דֶר אַלְמָנָ֖ה וּגְרוּשָׁ֑ה כֹּ֛ל אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ יָק֥וּם עָלֶֽיהָ׃
Dul ya da boşanmış bir kadının adağı, kendisini bağladığı her yükümlülük, onun için geçerli olacak.
Veşama işah veheheriş lah lo heni otah vekamu kol nedareha vehol isar aşer asera al nafşah yakum.
וְשָׁמַ֤ע אִישָׁהּ֙ וְהֶחֱרִ֣שׁ לָ֔הּ לֹ֥א הֵנִ֖יא אֹתָ֑הּ וְקָ֙מוּ֙ כָּל־נְדָרֶ֔יהָ וְכָל־אִסָּ֛ר אֲשֶׁר־אָסְרָ֥ה עַל־נַפְשָׁ֖הּ יָקֽוּם׃
Kocası duyup sessiz kalmış, ona karşı çıkmamışsa bütün adakları geçerli olacak; kendisini bağladığı her yükümlülük geçerli olacak.
Temel kelimeler (lemmalar)
ki; -en/-an, ...olan; hangi, kim; nerede, ne zaman, nasıl; çünkü, zira; öyle ki
1691 kullanım · 1379 ayet
Aşer (özel ad)
20 kullanım · 18 ayet
kim; kimden
6 kullanım · 5 ayet
Aşera; kutsal direk/ağaç kültü nesnesi
4 kullanım · 4 ayet
içinde bulunduğu; onda; ki onda
3 kullanım · 3 ayet
dosdoğru gitmek; ilerlemek
1 kullanım · 1 ayet
mutluluk; esenlik
1 kullanım · 1 ayet
mutluluk; esenlik
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.