Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
not; no
Dilbilgisel yapı: bağlaç + olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 358 kez
Teknik kod
HC/TnTORA’DA KELİME
değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük
Bu İbranice biçim Tora’da 358 kez, 323 farklı ayette görülür.
Vayihar lemoşe meod vayomer el Adonay al tefen el minhatam lo hamor ehad mehem nasati velo hareoti et ahad mehem.
וַיִּ֤חַר לְמֹשֶׁה֙ מְאֹ֔ד וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יְהוָ֔ה אַל־תֵּ֖פֶן אֶל־מִנְחָתָ֑ם לֹ֠א חֲמ֨וֹר אֶחָ֤ד מֵהֶם֙ נָשָׂ֔אתִי וְלֹ֥א הֲרֵעֹ֖תִי אֶת־אַחַ֥ד מֵהֶֽם׃
Moşe çok öfkelendi ve Adonay’a, “Onların sunusuna yönelme” dedi. “Onlardan tek bir eşek bile almadım, hiçbirine kötülük etmedim.”
Zikaron livne yisrael lemaan aşer lo yikrav iş zar aşer lo mizera aharon u lehaktir ketoret lifne Adonay velo yihye hekorah vehaadato kaaşer diber Adonay beyad moşe lo.
זִכָּר֞וֹן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לְ֠מַעַן אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־יִקְרַ֜ב אִ֣ישׁ זָ֗ר אֲ֠שֶׁר לֹ֣א מִזֶּ֤רַע אַהֲרֹן֙ ה֔וּא לְהַקְטִ֥יר קְטֹ֖רֶת לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֤ה כְקֹ֙רַח֙ וְכַ֣עֲדָת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה בְּיַד־מֹשֶׁ֖ה לֽוֹ׃
Bu, İsraeloğullarına bir hatırlatmaydı: Aaron’un soyundan olmayan yetkisiz hiç kimse Adonay’ın huzurunda tütsü yakmak için yaklaşmasın; Korah ve topluluğu gibi olmasın. Adonay’ın Moşe aracılığıyla ona söylediği gibi yapıldı.
Vayomer Adonay el moşe haşev et mate aharon lifne haedut lemişmeret leot livne meri utehal telunotam mealay velo yamutu.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הָשֵׁ֞ב אֶת־מַטֵּ֤ה אַהֲרֹן֙ לִפְנֵ֣י הָעֵד֔וּת לְמִשְׁמֶ֥רֶת לְא֖וֹת לִבְנֵי־מֶ֑רִי וּתְכַ֧ל תְּלוּנֹּתָ֛ם מֵעָלַ֖י וְלֹ֥א יָמֻֽתוּ׃
Adonay Moşe’ye, “Aaron’un değneğini, başkaldıranlara işaret olarak saklanmak üzere Tanıklık’ın önüne geri koy” dedi. “Bana karşı yakınmalarını sona erdir ki ölmesinler.”
Veşameru mişemarteha umişmeret kol haohel ah el kele hakodeş veel hamizbeah lo yikravu velo yamutu gam hem gam atem.
וְשָֽׁמְרוּ֙ מִֽשְׁמַרְתְּךָ֔ וּמִשְׁמֶ֖רֶת כָּל־הָאֹ֑הֶל אַךְ֩ אֶל־כְּלֵ֨י הַקֹּ֤דֶשׁ וְאֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לֹ֣א יִקְרָ֔בוּ וְלֹֽא־יָמֻ֥תוּ גַם־הֵ֖ם גַּם־אַתֶּֽם׃
Senin gözetim görevini ve bütün çadırın gözetimini yerine getirecekler. Ama kutsal eşyalara ve sunağa yaklaşmayacaklar ki ne onlar ne de siz ölesiniz.
Uşemartem et mişmeret hakodeş veet mişmeret hamizbeah velo yihye od ketsef al bene yisrael.
וּשְׁמַרְתֶּ֗ם אֵ֚ת מִשְׁמֶ֣רֶת הַקֹּ֔דֶשׁ וְאֵ֖ת מִשְׁמֶ֣רֶת הַמִּזְבֵּ֑חַ וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה ע֛וֹד קֶ֖צֶף עַל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Kutsal yerin ve sunağın gözetimini yerine getireceksiniz. Böylece İsraeloğullarının üzerine bir daha öfke gelmeyecek.
Velo yikrevu od bene yisrael el ohel moed laset het lamut.
וְלֹא־יִקְרְב֥וּ ע֛וֹד בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לָשֵׂ֥את חֵ֖טְא לָמֽוּת׃
İsraeloğulları artık Buluşma Çadırı’na yaklaşıp ölüme yol açan günahı üzerlerine almasınlar.
Bu ayette 2 kez
Velo tisu alav het baharimehem et helbo mimenu veet kodşe vene yisrael lo tehalelu velo tamutu.
וְלֹֽא־תִשְׂא֤וּ עָלָיו֙ חֵ֔טְא בַּהֲרִֽימְכֶ֥ם אֶת־חֶלְבּ֖וֹ מִמֶּ֑נּוּ וְאֶת־קָדְשֵׁ֧י בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֛ל לֹ֥א תְחַלְּל֖וּ וְלֹ֥א תָמֽוּתוּ׃ (פ)
En iyi kısmını ayırdığınızda onun nedeniyle günah taşımayacaksınız. İsraeloğullarının kutsal armağanlarını kutsallıktan çıkarmayın ki ölmeyesiniz.
Kal hanogea bemet benefeş haadam aşer yamut velo yithata et mişkan Adonay time venihreta hanefeş hahi miyisrael ki me nida lo zorak alav tame yihye od tumato vo.
כָּֽל־הַנֹּגֵ֡עַ בְּמֵ֣ת בְּנֶפֶשׁ֩ הָאָדָ֨ם אֲשֶׁר־יָמ֜וּת וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֗א אֶת־מִשְׁכַּ֤ן יְהוָה֙ טִמֵּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִיִּשְׂרָאֵ֑ל כִּי֩ מֵ֨י נִדָּ֜ה לֹא־זֹרַ֤ק עָלָיו֙ טָמֵ֣א יִהְיֶ֔ה ע֖וֹד טֻמְאָת֥וֹ בֽוֹ׃
Ölen bir insanın cesedine dokunan ve arındırılmayan kişi Adonay’ın Mişkanı’nı arınmamış duruma getirir; o kişi İsrael’den kesilip çıkarılacak. Çünkü üzerine arındırma suyu serpilmemiştir. Arınmamıştır; arınmamışlığı hâlâ üzerindedir.
Veiş aşer yitma velo yithata venihreta hanefeş hahi mitoh hakahal ki et mikdaş Adonay time me nida lo zorak alav tame u.
וְאִ֤ישׁ אֲשֶׁר־יִטְמָא֙ וְלֹ֣א יִתְחַטָּ֔א וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִתּ֣וֹךְ הַקָּהָ֑ל כִּי֩ אֶת־מִקְדַּ֨שׁ יְהוָ֜ה טִמֵּ֗א מֵ֥י נִדָּ֛ה לֹא־זֹרַ֥ק עָלָ֖יו טָמֵ֥א הֽוּא׃
Arınmamış olup arındırılmayan kişi topluluğun arasından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kutsal mekânını arınmamış duruma getirmiştir. Üzerine arındırma suyu serpilmemiştir; arınmamıştır.
Velo haya mayim laeda vayikahalu al moşe veal aharon.
וְלֹא־הָ֥יָה מַ֖יִם לָעֵדָ֑ה וַיִּקָּ֣הֲל֔וּ עַל־מֹשֶׁ֖ה וְעַֽל־אַהֲרֹֽן׃
Topluluğun suyu yoktu. Moşe’ye ve Aaron’a karşı toplandılar.
Nabera na veartseha lo naavor besade uveherem velo nişte me veer dereh hameleh neleh lo nite yamin usemovl ad aşer naavor gevuleha.
נַעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נַעֲבֹר֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם וְלֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר דֶּ֧רֶךְ הַמֶּ֣לֶךְ נֵלֵ֗ךְ לֹ֤א נִטֶּה֙ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֔אול עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבוּלֶֽךָ׃
Lütfen ülkenden geçelim. Tarladan ya da bağdan geçmeyecek, kuyu suyu içmeyeceğiz. Kral yolundan yürüyeceğiz; sınırını geçene kadar sağa sola sapmayacağız.”
Velo natan sihon et yisrael avor bigvulo vayeesof sihon et kol amo vayetse likrat yisrael hamidbara vayavo yahetsa vayilahem beyisrael.
וְלֹא־נָתַ֨ן סִיחֹ֣ן אֶת־יִשְׂרָאֵל֮ עֲבֹ֣ר בִּגְבֻלוֹ֒ וַיֶּאֱסֹ֨ף סִיחֹ֜ן אֶת־כָּל־עַמּ֗וֹ וַיֵּצֵ֞א לִקְרַ֤את יִשְׂרָאֵל֙ הַמִּדְבָּ֔רָה וַיָּבֹ֖א יָ֑הְצָה וַיִּלָּ֖חֶם בְּיִשְׂרָאֵֽל׃
Ama Sihon, İsrael’in sınırından geçmesine izin vermedi. Sihon bütün halkını topladı, İsrael’in karşısına çıkmak için çöle gitti. Yahats’a gelip İsrael’le savaştı.
Bu ayette 2 kez
Lo iş el vihazev uven adam veyitneham hau amar velo yaase vediber velo yekimena.
לֹ֣א אִ֥ישׁ אֵל֙ וִֽיכַזֵּ֔ב וּבֶן־אָדָ֖ם וְיִתְנֶחָ֑ם הַה֤וּא אָמַר֙ וְלֹ֣א יַעֲשֶׂ֔ה וְדִבֶּ֖ר וְלֹ֥א יְקִימֶֽנָּה׃
Tanrı yalan söyleyecek bir insan, fikrinden dönecek bir insanoğlu değildir. Söyler de yapmaz mı? Konuşur da yerine getirmez mi?
Hine vareh lakaheti uvereh velo aşivena.
הִנֵּ֥ה בָרֵ֖ךְ לָקָ֑חְתִּי וּבֵרֵ֖ךְ וְלֹ֥א אֲשִׁיבֶֽנָּה׃
İşte kutsama buyruğu aldım. O kutsadı; ben bunu geri çeviremem.
Lo hibit aven beyaakov velo raa amal beyisrael Adonay elohav imo uteruat meleh bo.
לֹֽא־הִבִּ֥יט אָ֙וֶן֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־רָאָ֥ה עָמָ֖ל בְּיִשְׂרָאֵ֑ל יְהוָ֤ה אֱלֹהָיו֙ עִמּ֔וֹ וּתְרוּעַ֥ת מֶ֖לֶךְ בּֽוֹ׃
Yaakov’da kötülüğe bakmadı, İsrael’de sıkıntı görmedi. Tanrısı Adonay onunladır; kral için yükselen sevinç sesi onun arasındadır.
Ki lo nahaş beyaakov velo kesem beyisrael kaet yeamer leyaakov uleyisrael ma paal el.
כִּ֤י לֹא־נַ֙חַשׁ֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־קֶ֖סֶם בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כָּעֵ֗ת יֵאָמֵ֤ר לְיַעֲקֹב֙ וּלְיִשְׂרָאֵ֔ל מַה־פָּ֖עַל אֵֽל׃
Çünkü Yaakov’da falcılık, İsrael’de kehanet yoktur. Vakti geldiğinde Yaakov’a ve İsrael’e ‘Tanrı neler yaptı!’ denecektir.
Vayar bilam ki tov beene Adonay levareh et yisrael velo halah kefaam befaam likrat nehaşim vayaşet el hamidbar panav.
וַיַּ֣רְא בִּלְעָ֗ם כִּ֣י ט֞וֹב בְּעֵינֵ֤י יְהוָה֙ לְבָרֵ֣ךְ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְלֹא־הָלַ֥ךְ כְּפַֽעַם־בְּפַ֖עַם לִקְרַ֣את נְחָשִׁ֑ים וַיָּ֥שֶׁת אֶל־הַמִּדְבָּ֖ר פָּנָֽיו׃
Bilam, İsrael’i kutsamanın Adonay’ın gözünde iyi olduğunu görünce önceki seferlerdeki gibi kehanet aramaya gitmedi; yüzünü çöle çevirdi.
Bu ayette 2 kez
Erenu velo ata aşurenu velo karov darah kohav miyaakov vekam şevet miyisrael umahats paate moav vekarkar kol bene şet.
אֶרְאֶ֙נּוּ֙ וְלֹ֣א עַתָּ֔ה אֲשׁוּרֶ֖נּוּ וְלֹ֣א קָר֑וֹב דָּרַ֨ךְ כּוֹכָ֜ב מִֽיַּעֲקֹ֗ב וְקָ֥ם שֵׁ֙בֶט֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל וּמָחַץ֙ פַּאֲתֵ֣י מוֹאָ֔ב וְקַרְקַ֖ר כָּל־בְּנֵי־שֵֽׁת׃
Onu görüyorum, ama şimdi değil; ona bakıyorum, ama yakında değil. Yaakov’dan bir yıldız çıkacak, İsrael’den bir asa yükselecek. Moav’ın şakaklarını ezecek, Şet’in bütün oğullarını yıkacak.
Pinehas ben elazar ben aharon hakohen heşiv et hamati meal bene yisrael bekano et kinati betoham velo hiliti et bene yisrael bekinati.
פִּֽינְחָ֨ס בֶּן־אֶלְעָזָ֜ר בֶּן־אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן הֵשִׁ֤יב אֶת־חֲמָתִי֙ מֵעַ֣ל בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל בְּקַנְא֥וֹ אֶת־קִנְאָתִ֖י בְּתוֹכָ֑ם וְלֹא־כִלִּ֥יתִי אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּקִנְאָתִֽי׃
“Kohen Aaron’un oğlu Elazar’ın oğlu Pinhas, aralarında Benim bağlılık gayretimi göstererek öfkemi İsraeloğullarından uzaklaştırdı. Böylece bağlılık gayretimle İsraeloğullarını yok etmedim.
Ki amar Adonay lahem mot yamutu bamidbar velo notar mehem iş ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
כִּֽי־אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם מ֥וֹת יָמֻ֖תוּ בַּמִּדְבָּ֑ר וְלֹא־נוֹתַ֤ר מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃ (ס)
Çünkü Adonay onlar için, “Kesinlikle çölde ölecekler” demişti. Yefune oğlu Kalev ile Nun oğlu Yeoşua dışında onlardan kimse kalmamıştı.
Aşer yetse lifnehem vaaşer yavo lifnehem vaaşer yotsiem vaaşer yeviem velo tihye adat Adonay katson aşer en lahem roe.
אֲשֶׁר־יֵצֵ֣א לִפְנֵיהֶ֗ם וַאֲשֶׁ֤ר יָבֹא֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַאֲשֶׁ֥ר יוֹצִיאֵ֖ם וַאֲשֶׁ֣ר יְבִיאֵ֑ם וְלֹ֤א תִהְיֶה֙ עֲדַ֣ת יְהוָ֔ה כַּצֹּ֕אן אֲשֶׁ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם רֹעֶֽה׃
Önlerinde çıkıp girsin, onları çıkarıp getirsin; böylece Adonay’ın topluluğu çobanı olmayan koyunlar gibi kalmasın.”
Vayomeru el moşe avadeha naseu et roş anşe hamilhama aşer beyadenu velo nifkad mimenu iş.
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲבָדֶ֣יךָ נָֽשְׂא֗וּ אֶת־רֹ֛אשׁ אַנְשֵׁ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֵ֑נוּ וְלֹא־נִפְקַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ אִֽישׁ׃
Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların, elimizin altındaki savaşçıları saydı; aramızdan tek bir kişi bile eksik değil.
Vayisu mealuş vayahanu birfidim velo haya şam mayim laam liştot.
וַיִּסְע֖וּ מֵאָל֑וּשׁ וַֽיַּחֲנוּ֙ בִּרְפִידִ֔ם וְלֹא־הָ֨יָה שָׁ֥ם מַ֛יִם לָעָ֖ם לִשְׁתּֽוֹת׃
Aluş’tan yola çıkıp Refidim’de konakladılar. Orada halkın içeceği su yoktu.
Vehayu lahem hearim lemiklat migoel velo yamut harotseah ad amedo lifne haeda lamişpat.
וְהָי֨וּ לָכֶ֧ם הֶעָרִ֛ים לְמִקְלָ֖ט מִגֹּאֵ֑ל וְלֹ֤א יָמוּת֙ הָרֹצֵ֔חַ עַד־עָמְד֛וֹ לִפְנֵ֥י הָעֵדָ֖ה לַמִּשְׁפָּֽט׃
Bu şehirler sizin için kan öcünü alan akrabadan sığınma yeri olacak. Adam öldüren kişi, yargılanmak üzere topluluğun önüne çıkmadan öldürülmeyecek.
O vehol even aşer yamut bah belo reot vayapel alav vayamot veu lo oyev lo velo mevakeş raato.
א֣וֹ בְכָל־אֶ֜בֶן אֲשֶׁר־יָמ֥וּת בָּהּ֙ בְּלֹ֣א רְא֔וֹת וַיַּפֵּ֥ל עָלָ֖יו וַיָּמֹ֑ת וְהוּא֙ לֹא־אוֹיֵ֣ב ל֔וֹ וְלֹ֥א מְבַקֵּ֖שׁ רָעָתֽוֹ׃
Ya da onu görmeden öldürebilecek bir taşı üzerine düşürür ve o ölürse; ona düşman değilse ve kötülüğünü istemiyorsa,
Velo tikhu hofer lenefeş rotseah aşer u raşa lamut ki mot yumat.
וְלֹֽא־תִקְח֥וּ כֹ֙פֶר֙ לְנֶ֣פֶשׁ רֹצֵ֔חַ אֲשֶׁר־ה֥וּא רָשָׁ֖ע לָמ֑וּת כִּי־מ֖וֹת יוּמָֽת׃
Ölümü hak eden bir katilin canı için fidye almayacaksınız. Kesinlikle öldürülecek.
Velo tikhu hofer lanus el ir miklato laşuv laşevet baarets ad mot hakohen.
וְלֹא־תִקְח֣וּ כֹ֔פֶר לָנ֖וּס אֶל־עִ֣יר מִקְלָט֑וֹ לָשׁוּב֙ לָשֶׁ֣בֶת בָּאָ֔רֶץ עַד־מ֖וֹת הַכֹּהֵֽן׃
Sığınma şehrine kaçmış birinin, kohenin ölümünden önce kendi toprağına dönüp yerleşmesi için de fidye almayacaksınız.
Velo tahanifu et haarets aşer atem bah ki hadam u yahanif et haarets velaarets lo yehupar ladam aşer şupah bah ki im bedam şofeho.
וְלֹֽא־תַחֲנִ֣יפוּ אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ בָּ֔הּ כִּ֣י הַדָּ֔ם ה֥וּא יַחֲנִ֖יף אֶת־הָאָ֑רֶץ וְלָאָ֣רֶץ לֹֽא־יְכֻפַּ֗ר לַדָּם֙ אֲשֶׁ֣ר שֻׁפַּךְ־בָּ֔הּ כִּי־אִ֖ם בְּדַ֥ם שֹׁפְכֽוֹ׃
İçinde bulunduğunuz ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü kan ülkeyi kirletir; ülkede dökülen kan için, onu dökenin kanından başka kefaret sağlanamaz.
Velo tetame et haarets aşer atem yoşevim bah aşer ani şohen betohah ki ani Adonay şohen betoh bene yisrael.
וְלֹ֧א תְטַמֵּ֣א אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ יֹשְׁבִ֣ים בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י שֹׁכֵ֣ן בְּתוֹכָ֑הּ כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה שֹׁכֵ֕ן בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
İçinde yaşadığınız, Benim de ortasında bulunduğum ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü Ben Adonay, İsraeloğullarının arasında bulunuyorum.”
Velo tisov nahala livne yisrael mimate el mate ki iş benahalat mate avotav yidbeku bene yisrael.
וְלֹֽא־תִסֹּ֤ב נַחֲלָה֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִמַּטֶּ֖ה אֶל־מַטֶּ֑ה כִּ֣י אִ֗ישׁ בְּנַחֲלַת֙ מַטֵּ֣ה אֲבֹתָ֔יו יִדְבְּק֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İsraeloğulları arasında miras bir kabileden başka bir kabileye geçmeyecek. Çünkü İsraeloğullarının her biri atalarının kabilesinin mirasına bağlı kalacak.
Velo tisov nahala mimate lemate aher ki iş benahalato yidbeku matot bene yisrael.
וְלֹֽא־תִסֹּ֧ב נַחֲלָ֛ה מִמַּטֶּ֖ה לְמַטֶּ֣ה אַחֵ֑ר כִּי־אִישׁ֙ בְּנַ֣חֲלָת֔וֹ יִדְבְּק֕וּ מַטּ֖וֹת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Miras bir kabileden başka bir kabileye geçmeyecek. Çünkü İsraeloğullarının kabileleri, her biri kendi mirasına bağlı kalacak.”
Velo avitem laalot vatamru et pi Adonay elohehem.
וְלֹ֥א אֲבִיתֶ֖ם לַעֲלֹ֑ת וַתַּמְר֕וּ אֶת־פִּ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Ama siz çıkmak istemediniz ve Tanrınız Adonay’ın buyruğuna karşı geldiniz.
Vaomar alehem lo taartsun velo tireun mehem.
וָאֹמַ֖ר אֲלֵכֶ֑ם לֹא־תַֽעַרְצ֥וּן וְֽלֹא־תִֽירְא֖וּן מֵהֶֽם׃
Size şöyle dedim: ‘Onlardan ürkmeyin, korkmayın.
Bu ayette 2 kez
Vayomer Adonay elay emor lahem lo taalu velo tilahamu ki eneni bekirbehem velo tinagefu lifne oyevehem.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֱמֹ֤ר לָהֶם֙ לֹ֤א תַֽעֲלוּ֙ וְלֹא־תִלָּ֣חֲמ֔וּ כִּ֥י אֵינֶ֖נִּי בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּֽגְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם׃
Adonay bana, ‘Onlara söyle: Çıkmayın, savaşmayın; çünkü aranızda değilim. Düşmanlarınızın önünde yenilmeyin’ dedi.
Vaadaber alehem velo şematem vatamru et pi Adonay vatazidu vataalu hahara.
וָאֲדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וַתַּמְרוּ֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה וַתָּזִ֖דוּ וַתַּעֲל֥וּ הָהָֽרָה׃
Size söyledim ama dinlemediniz. Adonay’ın buyruğuna karşı geldiniz, küstahça davranıp dağa çıktınız.
Bu ayette 2 kez
Vataşuvu vativku lifne Adonay velo şama Adonay bekolehem velo heezin alehem.
וַתָּשֻׁ֥בוּ וַתִּבְכּ֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־שָׁמַ֤ע יְהוָה֙ בְּקֹ֣לְכֶ֔ם וְלֹ֥א הֶאֱזִ֖ין אֲלֵיכֶֽם׃
Dönüp Adonay’ın önünde ağladınız; ama Adonay sesinizi dinlemedi, size kulak vermedi.
Velo ava sihon meleh heşbon haavirenu bo ki hikşa Adonay eloheha et ruho veimets et levavo lemaan tito veyadeha kayom haze.
וְלֹ֣א אָבָ֗ה סִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֔וֹן הַעֲבִרֵ֖נוּ בּ֑וֹ כִּֽי־הִקְשָׁה֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־רוּח֗וֹ וְאִמֵּץ֙ אֶת־לְבָב֔וֹ לְמַ֛עַן תִּתּ֥וֹ בְיָדְךָ֖ כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃ (ס)
Ama Heşbon kralı Sihon, oradan geçmemize razı olmadı. Çünkü Tanrın Adonay, bugün olduğu gibi onu eline vermek için ruhunu sertleştirmiş, yüreğini katılaştırmıştı.
Vayitaber Adonay bi lemaanhem velo şama elay vayomer Adonay elay rav lah al tosef daber elay od badavar haze.
וַיִּתְעַבֵּ֨ר יְהוָ֥ה בִּי֙ לְמַ֣עַנְכֶ֔ם וְלֹ֥א שָׁמַ֖ע אֵלָ֑י וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֵלַי֙ רַב־לָ֔ךְ אַל־תּ֗וֹסֶף דַּבֵּ֥ר אֵלַ֛י ע֖וֹד בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Ama Adonay sizin yüzünüzden bana öfkelendi ve beni dinlemedi. Adonay bana şöyle dedi: ‘Yeter! Bu konuda Bana bir daha konuşma.
Lo tosifu al hadavar aşer anohi metsave ethem velo tigreu mimenu lişmor et mitsvot Adonay elohehem aşer anohi metsave ethem.
לֹ֣א תֹסִ֗פוּ עַל־הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֤ר אָנֹכִי֙ מְצַוֶּ֣ה אֶתְכֶ֔ם וְלֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ לִשְׁמֹ֗ר אֶת־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶֽם׃
Size buyurduğum söze bir şey eklemeyecek, ondan bir şey çıkarmayacaksınız. Size buyurduğum, Tanrınız Adonay’ın emirlerini koruyacaksınız.
Bu ayette 3 kez
Vaavadtem şam Elohim maase yede adam ets vaeven aşer lo yirun velo yişmeun velo yohelun velo yerihun.
וַעֲבַדְתֶּם־שָׁ֣ם אֱלֹהִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֣י אָדָ֑ם עֵ֣ץ וָאֶ֔בֶן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִרְאוּן֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּן וְלֹ֥א יֹֽאכְל֖וּן וְלֹ֥א יְרִיחֻֽן׃
Orada insan eliyle yapılmış, görmeyen, işitmeyen, yemeyen, koklamayan ağaç ve taş tanrılara kulluk edeceksiniz.
Bu ayette 2 kez
Ki el rahum Adonay eloheha lo yarpeha velo yaşhiteha velo yişkah et berit avoteha aşer nişba lahem.
כִּ֣י אֵ֤ל רַחוּם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֣א יַשְׁחִיתֶ֑ךָ וְלֹ֤א יִשְׁכַּח֙ אֶת־בְּרִ֣ית אֲבֹתֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לָהֶֽם׃
Çünkü Tanrın Adonay merhametli bir Tanrı’dır. Seni bırakmayacak, yok etmeyecek; atalarına yemin ettiği antlaşmayı unutmayacak.
Anohi omed ben Adonay uvenehem baet hahi lehagid lahem et devar Adonay ki yeretem mipene haeş velo alitem bahar lemor.
אָ֠נֹכִי עֹמֵ֨ד בֵּין־יְהוָ֤ה וּבֵֽינֵיכֶם֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְהַגִּ֥יד לָכֶ֖ם אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֑ה כִּ֤י יְרֵאתֶם֙ מִפְּנֵ֣י הָאֵ֔שׁ וְלֹֽא־עֲלִיתֶ֥ם בָּהָ֖ר לֵאמֹֽר׃ (ס)
O sırada Adonay’ın sözünü size bildirmek için Adonay ile sizin aranızda duruyordum. Çünkü ateşten korktunuz ve dağa çıkmadınız. Şöyle dedi:
Lo tiştahave lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim veal şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָב֧וֹת עַל־בָּנִ֛ים וְעַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü Ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Bu ayette 3 kez
Lo tirtsah. velo tinaf. velo tignov. velo taane vereaha ed şav.
לֹ֥֖א תִּֿרְצָֽח׃ (ס) וְלֹ֖֣א תִּֿנְאָֽ֑ף׃ (ס) וְלֹ֖֣א תִּֿגְנֹֽ֔ב׃ (ס) וְלֹֽא־תַעֲנֶ֥ה בְרֵֽעֲךָ֖ עֵ֥ד שָֽׁוְא׃ (ס)
Cinayet işlemeyeceksin. Zina etmeyeceksin. İnsan kaçırmayacaksın. Komşuna karşı asılsız tanıklık etmeyeceksin.
Bu ayette 2 kez
Velo tahmod eşet reeha velo titave bet reeha sadeu veavdo vaamato şoro vahamoro vehol aşer lereeha.
וְלֹ֥א תַחְמֹ֖ד אֵ֣שֶׁת רֵעֶ֑ךָ (ס) וְלֹ֨א תִתְאַוֶּ֜ה בֵּ֣ית רֵעֶ֗ךָ שָׂדֵ֜הוּ וְעַבְדּ֤וֹ וַאֲמָתוֹ֙ שׁוֹר֣וֹ וַחֲמֹר֔וֹ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר לְרֵעֶֽךָ׃ (ס)
Komşunun eşine göz dikmeyeceksin. Komşunun evini, tarlasını, kölesini, cariyesini, öküzünü, eşeğini ve komşuna ait hiçbir şeyi arzulamayacaksın.’
Et hadevarim haele diber Adonay el kol kehalehem bahar mitoh haeş heanan vehaarafel kol gadol velo yasaf vayihtevem al şene luhot avanim vayitenem elay.
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי׃
Adonay bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu sisin içinden bütün topluluğunuza büyük bir sesle söyledi ve daha fazlasını eklemedi. Onları iki taş levhaya yazıp bana verdi.
Unetanam Adonay eloheha lefaneha vehikitam haharem taharim otam lo tihrot lahem berit velo tehanem.
וּנְתָנָ֞ם יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ לְפָנֶ֖יךָ וְהִכִּיתָ֑ם הַחֲרֵ֤ם תַּחֲרִים֙ אֹתָ֔ם לֹא־תִכְרֹ֥ת לָהֶ֛ם בְּרִ֖ית וְלֹ֥א תְחָנֵּֽם׃
Tanrın Adonay onları önüne verdiğinde ve onları yendiğinde, onları tamamen yok edeceksin. Onlarla antlaşma yapmayacak, onlara lütuf göstermeyeceksin.
Velo tithaten bam biteha lo titen livno uvito lo tikah livneha.
וְלֹ֥א תִתְחַתֵּ֖ן בָּ֑ם בִּתְּךָ֙ לֹא־תִתֵּ֣ן לִבְנ֔וֹ וּבִתּ֖וֹ לֹא־תִקַּ֥ח לִבְנֶֽךָ׃
Onlarla evlilik bağı kurmayacaksın. Kızını onun oğluna vermeyecek, onun kızını oğluna almayacaksın.
Veahalta et kol haamim aşer Adonay eloheha noten lah lo tahos eneha alehem velo taavod et elohehem ki mokeş u lah.
וְאָכַלְתָּ֣ אֶת־כָּל־הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ לֹא־תָחֹ֥ס עֵֽינְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם וְלֹ֤א תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־מוֹקֵ֥שׁ ה֖וּא לָֽךְ׃ (ס)
Tanrın Adonay’ın sana verdiği bütün halkları yok edeceksin. Gözün onlara acımayacak. Tanrılarına kulluk etmeyeceksin; çünkü bu senin için bir tuzaktır.
Velo tavi toeva el beteha vehayita herem kamou şakets teşaketsenu vetaev tetaavenu ki herem u.
וְלֹא־תָבִ֤יא תֽוֹעֵבָה֙ אֶל־בֵּיתֶ֔ךָ וְהָיִ֥יתָ חֵ֖רֶם כָּמֹ֑הוּ שַׁקֵּ֧ץ ׀ תְּשַׁקְּצֶ֛נּוּ וְתַעֵ֥ב ׀ תְּֽתַעֲבֶ֖נּוּ כִּי־חֵ֥רֶם הֽוּא׃ (פ)
Evine iğrenç bir şey getirme; yoksa onun gibi yok edilmeye ayrılmış olursun. Ondan bütünüyle tiksin, onu bütünüyle iğrenç say; çünkü yok edilmeye ayrılmıştır.
Dilbilgisel çözümleme
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
not; no
Dilbilgisel yapı: bağlaç + olumsuzluk parçacığı
Bu yapının kullanımı: 358 kez
HC/TnKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.