İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

mişene

Bu okunuş biçimi Tora’da 4 kez, 4 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Şemot4 kullanım4 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim מִשְּׁנֵ֖י

Lemma שְׁנַ֫יִם

Kök — שורש (şoreş, kök) שנה

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): two

Biçim: edat + asıl sayı, eril, ikil, tamlayan

Bu çözümleme: 4 kullanım

Teknik kodHR/Acmdc

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 25:18

    Veasita şenayim keruvim zahav mikşa taase otam mişene ketsot hakaporet.

    וְעָשִׂ֛יתָ שְׁנַ֥יִם כְּרֻבִ֖ים זָהָ֑ב מִקְשָׁה֙ תַּעֲשֶׂ֣ה אֹתָ֔ם מִשְּׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַכַּפֹּֽרֶת׃

    Altından iki keruv yapacaksın; onları kapağın iki ucunda dövme işiyle yapacaksın.

  2. Şemot 32:15

    Vayifen vayered moşe min hahar uşene luhot haedut beyado luhot ketuvim mişene evrehem mize umize hem ketuvim.

    וַיִּ֜פֶן וַיֵּ֤רֶד מֹשֶׁה֙ מִן־הָהָ֔ר וּשְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָעֵדֻ֖ת בְּיָד֑וֹ לֻחֹ֗ת כְּתֻבִים֙ מִשְּׁנֵ֣י עֶבְרֵיהֶ֔ם מִזֶּ֥ה וּמִזֶּ֖ה הֵ֥ם כְּתֻבִֽים׃

    Moşe dönüp dağdan indi. Elinde iki Tanıklık levhası vardı. Levhaların iki yüzüne de yazılmıştı; hem bu yüzünde hem öbür yüzünde yazı vardı.

  3. Şemot 37:7

    Vayaas şene heruvim zahav mikşa asa otam mişene ketsot hakaporet.

    וַיַּ֛עַשׂ שְׁנֵ֥י כְרֻבִ֖ים זָהָ֑ב מִקְשָׁה֙ עָשָׂ֣ה אֹתָ֔ם מִשְּׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַכַּפֹּֽרֶת׃

    Altından iki keruv yaptı. Onları kapağın iki ucunda dövme işiyle yaptı.

  4. Şemot 37:8

    Keruv ehad mikatsa mize uheruv ehad mikatsa mize min hakaporet asa et hakeruvim mişene ketsotav.

    כְּרוּב־אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת עָשָׂ֥ה אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים מִשְּׁנֵ֥י קצוותו [קְצוֹתָֽיו׃]

    Bir uçta bir keruv, öbür uçta bir keruv vardı. İki uçtaki keruvları kapakla tek parça olarak yaptı.