İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

רֹאשׁ

Bu lemma Tora’da 144 kez, 131 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Türkçe anlam: baş; başlangıç; baş/önder, yönetici; tepe, üst kısım; en iyi/en seçkin; toplam/sayı; grup veya bölüm başı

Kök — שורש (şoreş, kök): ראש

Kelime türü kodu: N

UBS kaynak glossları

head; beginning; one's head is lifted up > to look up with confidence; to lift up (one's) head > to look up with confidence; to lift up (someone's head) > to cause (someone) to look up with confidence; to be a threat; to release from prison; count; sum; best; finest; climax; chief; leader; top; peak; branch; group; company; division; principal amount; poisonous weeds; poison; Rosh

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit20 kullanım16 ayet
  • Şemot26 kullanım25 ayet
  • Vayikra40 kullanım38 ayet
  • Bamidbar41 kullanım36 ayet
  • Devarim17 kullanım16 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • isim, eril, tekil, tamlayan (54 kullanım · HNcmsc)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (25 kullanım · HNcmsc/Sp3ms)
  • isim, eril, çoğul, tamlayan (16 kullanım · HNcmpc)
  • edat + isim, eril, tekil, tamlayan (8 kullanım · HR/Ncmsc)
  • isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım · HNcmpc/Sp3mp)
  • edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (4 kullanım · HR/Ncmsc/Sp3ms)
  • belirli artikel + isim, eril, tekil, mutlak (4 kullanım · HTd/Ncmsa)
  • bağlaç + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HC/Ncmsc/Sp3ms)
  • isim, eril, çoğul, mutlak (3 kullanım · HNcmpa)
  • isim, eril, tekil, mutlak (3 kullanım · HNcmsa)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HNcmsc/Sp2ms)
  • edat + isim, eril, tekil, mutlak (3 kullanım · HR/Ncmsa)
  • bağlaç + edat + isim, eril, çoğul, tamlayan (2 kullanım · HC/R/Ncmpc)
  • isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HNcmpc/Sp2mp)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım · HNcmsc/Sp1cs)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım · HNcmsc/Sp3fs)
  • bağlaç + isim, eril, çoğul, tamlayan (1 kullanım · HC/Ncmpc)
  • bağlaç + edat + isim, eril, tekil, tamlayan (1 kullanım · HC/R/Ncmsc)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HNcmsc/Sp2mp)
  • isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HNcmsc/Sp3mp)
  • edat + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HR/Ncmpc/Sp2mp)
  • edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HR/Ncmsc/Sp3mp)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 2:10

    Venahar yotse meeden lehaşkot et hagan umişam yipared vehaya learbaa raşim.

    וְנָהָר֙ יֹצֵ֣א מֵעֵ֔דֶן לְהַשְׁק֖וֹת אֶת־הַגָּ֑ן וּמִשָּׁם֙ יִפָּרֵ֔ד וְהָיָ֖ה לְאַרְבָּעָ֥ה רָאשִֽׁים׃

    Bahçeyi sulamak için Eden’den bir ırmak çıkıyordu. Oradan ayrılarak dört kola bölünüyordu.

  2. Bereşit 3:15

    Veeva aşit beneha uven haişa uven zaraha uven zarah u yeşufeha roş veata teşufenu akev.

    וְאֵיבָ֣ה ׀ אָשִׁ֗ית בֵּֽינְךָ֙ וּבֵ֣ין הָֽאִשָּׁ֔ה וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ וּבֵ֣ין זַרְעָ֑הּ ה֚וּא יְשׁוּפְךָ֣ רֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תְּשׁוּפֶ֥נּוּ עָקֵֽב׃ (ס)

    Seninle kadın arasına, senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım. Onun soyu senin başını ezecek, sen de onun topuğunu yaralayacaksın” dedi.

  3. Bereşit 8:5

    Vehamayim hayu haloh vehasor ad hahodeş haasiri baasiri beehad lahodeş niru raşe heharim.

    וְהַמַּ֗יִם הָיוּ֙ הָל֣וֹךְ וְחָס֔וֹר עַ֖ד הַחֹ֣דֶשׁ הָֽעֲשִׂירִ֑י בָּֽעֲשִׂירִי֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ נִרְא֖וּ רָאשֵׁ֥י הֶֽהָרִֽים׃

    Sular onuncu aya kadar giderek azaldı. Onuncu ayın birinci gününde dağların tepeleri göründü.

  4. Bereşit 11:4

    Vayomeru hava nivne lanu ir umigdal veroşo vaşamayim venaase lanu şem pen nafuts al pene hol haarets.

    וַיֹּאמְר֞וּ הָ֣בָה ׀ נִבְנֶה־לָּ֣נוּ עִ֗יר וּמִגְדָּל֙ וְרֹאשׁ֣וֹ בַשָּׁמַ֔יִם וְנַֽעֲשֶׂה־לָּ֖נוּ שֵׁ֑ם פֶּן־נָפ֖וּץ עַל־פְּנֵ֥י כָל־הָאָֽרֶץ׃

    “Gelin, kendimize bir kent ve tepesi göklere uzanan bir kule yapalım. Kendimize bir ad kazandıralım ki bütün yeryüzüne dağılmayalım” dediler.

  5. Bereşit 28:12

    Vayahalom vehine sulam mutsav artsa veroşo magia haşamayema vehine malahe Elohim olim veyoredim bo.

    וַֽיַּחֲלֹ֗ם וְהִנֵּ֤ה סֻלָּם֙ מֻצָּ֣ב אַ֔רְצָה וְרֹאשׁ֖וֹ מַגִּ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יְמָה וְהִנֵּה֙ מַלְאֲכֵ֣י אֱלֹהִ֔ים עֹלִ֥ים וְיֹרְדִ֖ים בּֽוֹ׃

    Bir rüya gördü: Yere bir merdiven kurulmuştu; tepesi göğe ulaşıyordu. Tanrı’nın melekleri onun üzerinde çıkıp iniyordu.

  6. Bereşit 28:18

    Vayaşkem yaakov baboker vayikah et haeven aşer sam meraaşotav vayasem otah matseva vayitsok şemen al roşah.

    וַיַּשְׁכֵּ֨ם יַעֲקֹ֜ב בַּבֹּ֗קֶר וַיִּקַּ֤ח אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ אֲשֶׁר־שָׂ֣ם מְרַֽאֲשֹׁתָ֔יו וַיָּ֥שֶׂם אֹתָ֖הּ מַצֵּבָ֑ה וַיִּצֹ֥ק שֶׁ֖מֶן עַל־רֹאשָֽׁהּ׃

    Yaakov sabah erkenden kalktı. Başının yanına koyduğu taşı alıp bir anıt olarak dikti ve üzerine yağ döktü.

  7. Bereşit 40:13

    Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha vahaşiveha al kaneha venatata hos paro beyado kamişpat harişon aşer hayita maşkeu.

    בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֤א פַרְעֹה֙ אֶת־רֹאשֶׁ֔ךָ וַהֲשִֽׁיבְךָ֖ עַל־כַּנֶּ֑ךָ וְנָתַתָּ֤ כוֹס־פַּרְעֹה֙ בְּיָד֔וֹ כַּמִּשְׁפָּט֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיִ֖יתָ מַשְׁקֵֽהוּ׃

    Üç gün içinde Firavun başını kaldıracak ve seni görevine geri getirecek. Eskiden ona sakilik yaptığın zamanki gibi Firavun’un kadehini eline vereceksin.

  8. Bereşit 40:16

    Vayar sar haofim ki tov patar vayomer el yosef af ani bahalomi vehine şeloşa sale hori al roşi.

    וַיַּ֥רְא שַׂר־הָאֹפִ֖ים כִּ֣י ט֣וֹב פָּתָ֑ר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַף־אֲנִי֙ בַּחֲלוֹמִ֔י וְהִנֵּ֗ה שְׁלֹשָׁ֛ה סַלֵּ֥י חֹרִ֖י עַל־רֹאשִֽׁי׃

    Başfırıncı, Yosef’in iyiye yorumladığını görünce, “Benim rüyamda da başımın üzerinde üç örgü sepet vardı” dedi.

  9. Bereşit 40:17

    Uvasal haelyon mikol maahal paro maase ofe vehaof ohel otam min hasal meal roşi.

    וּבַסַּ֣ל הָֽעֶלְי֔וֹן מִכֹּ֛ל מַאֲכַ֥ל פַּרְעֹ֖ה מַעֲשֵׂ֣ה אֹפֶ֑ה וְהָע֗וֹף אֹכֵ֥ל אֹתָ֛ם מִן־הַסַּ֖ל מֵעַ֥ל רֹאשִֽׁי׃

    “En üstteki sepette Firavun için fırıncıların yaptığı her türlü yiyecek bulunuyordu. Kuşlar onları başımın üstündeki sepetten yiyordu.”

  10. Bereşit 40:19

    Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha mealeha vetala oteha al ets veahal haof et besareha mealeha.

    בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֨א פַרְעֹ֤ה אֶת־רֹֽאשְׁךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְתָלָ֥ה אוֹתְךָ֖ עַל־עֵ֑ץ וְאָכַ֥ל הָע֛וֹף אֶת־בְּשָׂרְךָ֖ מֵעָלֶֽיךָ׃

    Üç gün içinde Firavun başını gövdenden ayıracak ve seni bir ağaca asacak. Kuşlar üzerindeki etini yiyecek.”

  11. Bereşit 40:20

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehi bayom haşelişi yom huledet et paro vayaas mişte lehol avadav vayisa et roş sar hamaşkim veet roş sar haofim betoh avadav.

    וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י י֚וֹם הֻלֶּ֣דֶת אֶת־פַּרְעֹ֔ה וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּ֖ה לְכָל־עֲבָדָ֑יו וַיִּשָּׂ֞א אֶת־רֹ֣אשׁ ׀ שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֗ים וְאֶת־רֹ֛אשׁ שַׂ֥ר הָאֹפִ֖ים בְּת֥וֹךְ עֲבָדָֽיו׃

    Üçüncü gün Firavun’un doğum günüydü. Bütün görevlilerine bir şölen verdi. Görevlileri arasından başsakiyi ve başfırıncıyı öne çıkardı.

  12. Bereşit 47:31

    Vayomer hişavea li vayişava lo vayiştahu yisrael al roş hamita.

    וַיֹּ֗אמֶר הִשָּֽׁבְעָה֙ לִ֔י וַיִּשָּׁבַ֖ע ל֑וֹ וַיִּשְׁתַּ֥חוּ יִשְׂרָאֵ֖ל עַל־רֹ֥אשׁ הַמִּטָּֽה׃ (פ)

    Yaakov, “Bana yemin et” dedi. Yosef de yemin etti. İsrael yatağının başucunda eğildi.

  13. Bereşit 48:14

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayişlah yisrael et yemino vayaşet al roş efrayim veu hatsair veet semolo al roş menaşe sikel et yadav ki menaşe habehor.

    וַיִּשְׁלַח֩ יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־יְמִינ֜וֹ וַיָּ֨שֶׁת עַל־רֹ֤אשׁ אֶפְרַ֙יִם֙ וְה֣וּא הַצָּעִ֔יר וְאֶת־שְׂמֹאל֖וֹ עַל־רֹ֣אשׁ מְנַשֶּׁ֑ה שִׂכֵּל֙ אֶת־יָדָ֔יו כִּ֥י מְנַשֶּׁ֖ה הַבְּכֽוֹר׃

    İsrael sağ elini uzatıp küçük olan Efrayim’in başına, sol elini de Menaşe’nin başına koydu. Menaşe ilk oğul olduğu hâlde ellerini bilerek çaprazlamıştı.

  14. Bereşit 48:17

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayar yosef ki yaşit aviv yad yemino al roş efrayim vayera beenav vayitmoh yad aviv lehasir otah meal roş efrayim al roş menaşe.

    וַיַּ֣רְא יוֹסֵ֗ף כִּי־יָשִׁ֨ית אָבִ֧יו יַד־יְמִינ֛וֹ עַל־רֹ֥אשׁ אֶפְרַ֖יִם וַיֵּ֣רַע בְּעֵינָ֑יו וַיִּתְמֹ֣ךְ יַד־אָבִ֗יו לְהָסִ֥יר אֹתָ֛הּ מֵעַ֥ל רֹאשׁ־אֶפְרַ֖יִם עַל־רֹ֥אשׁ מְנַשֶּֽׁה׃

    Yosef, babasının sağ elini Efrayim’in başına koyduğunu görünce bundan hoşlanmadı. Efrayim’in başından kaldırıp Menaşe’nin başına koymak için babasının elini tuttu.

  15. Bereşit 48:18

    Vayomer yosef el aviv lo hen avi ki ze habehor sim yemineha al roşo.

    וַיֹּ֧אמֶר יוֹסֵ֛ף אֶל־אָבִ֖יו לֹא־כֵ֣ן אָבִ֑י כִּי־זֶ֣ה הַבְּכֹ֔ר שִׂ֥ים יְמִינְךָ֖ עַל־רֹאשֽׁוֹ׃

    Yosef babasına, “Öyle değil baba” dedi. “İlk oğul bu. Sağ elini onun başına koy.”

  16. Bereşit 49:26

    Birhot aviha gaveru al birhot horay ad taavat givot olam tiheyen leroş yosef ulekodkod nezir ehav.

    בִּרְכֹ֣ת אָבִ֗יךָ גָּֽבְרוּ֙ עַל־בִּרְכֹ֣ת הוֹרַ֔י עַֽד־תַּאֲוַ֖ת גִּבְעֹ֣ת עוֹלָ֑ם תִּֽהְיֶ֙ין֙ לְרֹ֣אשׁ יוֹסֵ֔ף וּלְקָדְקֹ֖ד נְזִ֥יר אֶחָֽיו׃ (פ)

    Babana verilen bereketler, atalarıma verilen bereketleri aştı; sonsuz tepelerin sınırlarına ulaştı. Bunlar Yosef’in başına, kardeşlerinden ayrı düşenin başının tepesine konsun.

  17. Şemot 6:14

    Ele raşe vet avotam bene reuven behor yisrael hanoh ufalu hetsron veharmi ele mişpehot reuven.

    אֵ֖לֶּה רָאשֵׁ֣י בֵית־אֲבֹתָ֑ם בְּנֵ֨י רְאוּבֵ֜ן בְּכֹ֣ר יִשְׂרָאֵ֗ל חֲנ֤וֹךְ וּפַלּוּא֙ חֶצְר֣וֹן וְכַרְמִ֔י אֵ֖לֶּה מִשְׁפְּחֹ֥ת רְאוּבֵֽן׃

    Ata evlerinin başları şunlardır: İsrael’in ilk oğlu Reuven’in oğulları Hanoh, Palu, Hetsron ve Karmi. Reuven’in aileleri bunlardır.

  18. Şemot 6:25

    Veelazar ben aharon lakah lo mibenot putiel lo leişa vateled lo et pinehas ele raşe avot haleviyim lemişpehotam.

    וְאֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן לָקַֽח־ל֨וֹ מִבְּנ֤וֹת פּֽוּטִיאֵל֙ ל֣וֹ לְאִשָּׁ֔ה וַתֵּ֥לֶד ל֖וֹ אֶת־פִּֽינְחָ֑ס אֵ֗לֶּה רָאשֵׁ֛י אֲב֥וֹת הַלְוִיִּ֖ם לְמִשְׁפְּחֹתָֽם׃

    Aaron’un oğlu Elazar, Putiel’in kızlarından biriyle evlendi. Eşi ona Pinhas’ı doğurdu. Ailelerine göre Levilerin ata evlerinin başları bunlardır.

  19. Şemot 12:2

    Hahodeş haze lahem roş hodaşim rişon u lahem lehodşe haşana.

    הַחֹ֧דֶשׁ הַזֶּ֛ה לָכֶ֖ם רֹ֣אשׁ חֳדָשִׁ֑ים רִאשׁ֥וֹן הוּא֙ לָכֶ֔ם לְחָדְשֵׁ֖י הַשָּׁנָֽה׃

    “Bu ay sizin için ayların başlangıcı olacak; yılın ayları arasında ilk ayınız olacak.

  20. Şemot 12:9

    Al tohelu mimenu na uvaşel mevuşal bamayim ki im tseli roşo al keraav veal kirbo.

    אַל־תֹּאכְל֤וּ מִמֶּ֙נּוּ֙ נָ֔א וּבָשֵׁ֥ל מְבֻשָּׁ֖ל בַּמָּ֑יִם כִּ֣י אִם־צְלִי־אֵ֔שׁ רֹאשׁ֥וֹ עַל־כְּרָעָ֖יו וְעַל־קִרְבּֽוֹ׃

    Ondan az pişmiş ya da suda haşlanmış olarak yemeyin; yalnız ateşte kızartılmış olarak, başı, bacakları ve iç organlarıyla birlikte yiyin.

  21. Şemot 17:9

    Vayomer moşe el yehoşua behar lanu anaşim vetse hilahem baamalek mahar anohi nitsav al roş hagiva umate haelohim beyadi.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֤ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֙עַ֙ בְּחַר־לָ֣נוּ אֲנָשִׁ֔ים וְצֵ֖א הִלָּחֵ֣ם בַּעֲמָלֵ֑ק מָחָ֗ר אָנֹכִ֤י נִצָּב֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַגִּבְעָ֔ה וּמַטֵּ֥ה הָאֱלֹהִ֖ים בְּיָדִֽי׃

    Moşe, Yeoşua’ya şöyle dedi: “Bizim için adamlar seç; çık, Amalek’le savaş. Yarın ben Tanrı’nın değneği elimde, tepenin başında duracağım.”

  22. Şemot 17:10

    Vayaas yehoşua kaaşer amar lo moşe lehilahem baamalek umoşe aharon vehur alu roş hagiva.

    וַיַּ֣עַשׂ יְהוֹשֻׁ֗עַ כַּאֲשֶׁ֤ר אָֽמַר־לוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּעֲמָלֵ֑ק וּמֹשֶׁה֙ אַהֲרֹ֣ן וְח֔וּר עָל֖וּ רֹ֥אשׁ הַגִּבְעָֽה׃

    Yeoşua, Moşe’nin kendisine söylediği gibi Amalek’le savaştı. Moşe, Aaron ve Hur tepenin başına çıktılar.

  23. Şemot 18:25

    Vayivhar moşe anşe hayil mikol yisrael vayiten otam raşim al haam sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.

    וַיִּבְחַ֨ר מֹשֶׁ֤ה אַנְשֵׁי־חַ֙יִל֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם רָאשִׁ֖ים עַל־הָעָ֑ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃

    Bütün İsrael’den yetenekli adamlar seçip onları halkın başına getirdi; bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları yaptı.

  24. Şemot 19:20

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayered Adonay al har sinay el roş hahar vayikra Adonay lemoşe el roş hahar vayaal moşe.

    וַיֵּ֧רֶד יְהוָ֛ה עַל־הַ֥ר סִינַ֖י אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֑ר וַיִּקְרָ֨א יְהוָ֧ה לְמֹשֶׁ֛ה אֶל־רֹ֥אשׁ הָהָ֖ר וַיַּ֥עַל מֹשֶֽׁה׃

    Adonay, Sinay Dağı’na, dağın tepesine indi. Moşe’yi dağın tepesine çağırdı; Moşe çıktı.

  25. Şemot 24:17

    Umare kevod Adonay keeş ohelet beroş hahar leene bene yisrael.

    וּמַרְאֵה֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה כְּאֵ֥שׁ אֹכֶ֖לֶת בְּרֹ֣אשׁ הָהָ֑ר לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Adonay’ın görkemi, İsrael oğullarının gözünde dağın tepesinde her şeyi yakıp bitiren bir ateş gibi görünüyordu.

  26. Şemot 26:24

    Veyiheyu toamim milemata veyahdav yihyu tamim al roşo el hatabaat haehat ken yihye lişnehem lişne hamiktsoot yihyu.

    וְיִֽהְי֣וּ תֹֽאֲמִים֮ מִלְּמַטָּה֒ וְיַחְדָּ֗ו יִהְי֤וּ תַמִּים֙ עַל־רֹאשׁ֔וֹ אֶל־הַטַּבַּ֖עַת הָאֶחָ֑ת כֵּ֚ן יִהְיֶ֣ה לִשְׁנֵיהֶ֔ם לִשְׁנֵ֥י הַמִּקְצֹעֹ֖ת יִהְיֽוּ׃

    Bu tahtalar komşu tahtalarla aşağıdan bitişik olacak, yukarıda da birlikte tek halkaya bağlanacaklar. İkisi de böyle olacak; iki köşe için olacaklar.

  27. Şemot 28:32

    Vehaya fi roşo betoho safa yiheye lefiv saviv maase oreg kefi tahra yiheye lo lo yikarea.

    וְהָיָ֥ה פִֽי־רֹאשׁ֖וֹ בְּתוֹכ֑וֹ שָׂפָ֡ה יִֽהְיֶה֩ לְפִ֨יו סָבִ֜יב מַעֲשֵׂ֣ה אֹרֵ֗ג כְּפִ֥י תַחְרָ֛א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ לֹ֥א יִקָּרֵֽעַ׃

    Ortasında başın geçeceği bir açıklık olacak. Açıklığın çevresinde, zırhın boyun açıklığı gibi dokunmuş bir kenarlık olacak; yırtılmayacak.

  28. Şemot 29:6

    Vesamta hamitsnefet al roşo venatata et nezer hakodeş al hamitsnafet.

    וְשַׂמְתָּ֥ הַמִּצְנֶ֖פֶת עַל־רֹאשׁ֑וֹ וְנָתַתָּ֛ אֶת־נֵ֥זֶר הַקֹּ֖דֶשׁ עַל־הַמִּצְנָֽפֶת׃

    Sarığı başına koyacak, kutsal tacı sarığın üzerine yerleştireceksin.

  29. Şemot 29:7

    Velakahta et şemen hamişha veyatsakta al roşo umaşahta oto.

    וְלָֽקַחְתָּ֙ אֶת־שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וְיָצַקְתָּ֖ עַל־רֹאשׁ֑וֹ וּמָשַׁחְתָּ֖ אֹתֽוֹ׃

    Meshetme yağını alıp başına dökerek onu meshedeceksin.

  30. Şemot 29:10

    Vehikravta et hapar lifne ohel moed vesamah aharon uvanav et yedehem al roş hapar.

    וְהִקְרַבְתָּ֙ אֶת־הַפָּ֔ר לִפְנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְסָמַ֨ךְ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הַפָּֽר׃

    Boğayı Buluşma Çadırı’nın önüne getireceksin. Aaron ve oğulları ellerini boğanın başına dayayacaklar.

  31. Şemot 29:15

    Veet haayil haehad tikah vesamehu aharon uvanav et yedehem al roş haayil.

    וְאֶת־הָאַ֥יִל הָאֶחָ֖ד תִּקָּ֑ח וְסָ֨מְכ֜וּ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָאָֽיִל׃

    Birinci koçu alacaksın. Aaron ve oğulları ellerini koçun başına dayayacaklar.

  32. Şemot 29:17

    Veet haayil tenateah lintahav verahatsta kirbo uheraav venatata al netahav veal roşo.

    וְאֶ֨ת־הָאַ֔יִל תְּנַתֵּ֖חַ לִנְתָחָ֑יו וְרָחַצְתָּ֤ קִרְבּוֹ֙ וּכְרָעָ֔יו וְנָתַתָּ֥ עַל־נְתָחָ֖יו וְעַל־רֹאשֽׁוֹ׃

    Koçu parçalara ayıracaksın. İç organlarını ve bacaklarını yıkayıp parçaları ve başıyla birlikte koyacaksın.

  33. Şemot 29:19

    Velakahta et haayil haşeni vesamah aharon uvanav et yedehem al roş haayil.

    וְלָ֣קַחְתָּ֔ אֵ֖ת הָאַ֣יִל הַשֵּׁנִ֑י וְסָמַ֨ךְ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָאָֽיִל׃

    İkinci koçu alacaksın. Aaron ve oğulları ellerini koçun başına dayayacaklar.

  34. Şemot 30:12

    Ki tisa et roş bene yisrael lifkudehem venatenu kofer nafşo ladonay bifkod otam velo yihye vahem negef bifkod otam.

    כִּ֣י תִשָּׂ֞א אֶת־רֹ֥אשׁ בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לִפְקֻדֵיהֶם֒ וְנָ֨תְנ֜וּ אִ֣ישׁ כֹּ֧פֶר נַפְשׁ֛וֹ לַיהוָ֖ה בִּפְקֹ֣ד אֹתָ֑ם וְלֹא־יִהְיֶ֥ה בָהֶ֛ם נֶ֖גֶף בִּפְקֹ֥ד אֹתָֽם׃

    “İsrael oğullarının sayısını belirlemek için onları saydığında, her biri sayım sırasında Adonay’a canı için bir bedel verecek. Böylece sayıldıklarında aralarında bir felaket olmayacak.

  35. Şemot 30:23

    Veata kah leha besamim roş mor deror hameş meot vekineman besem mahatsito hamişim umatayim ukene vosem hamişim umatayim.

    וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֮ בְּשָׂמִ֣ים רֹאשׁ֒ מָר־דְּרוֹר֙ חֲמֵ֣שׁ מֵא֔וֹת וְקִנְּמָן־בֶּ֥שֶׂם מַחֲצִית֖וֹ חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתָ֑יִם וּקְנֵה־בֹ֖שֶׂם חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתָֽיִם׃

    “Sen en seçkin baharatlardan al: Beş yüz şekel saf mür, yarısı iki yüz elli şekel olan kokulu tarçın ve iki yüz elli şekel kokulu kamış;

  36. Şemot 34:2

    Vehye nahon laboker vealita vaboker el har sinay venitsavta li şam al roş hahar.

    וֶהְיֵ֥ה נָכ֖וֹן לַבֹּ֑קֶר וְעָלִ֤יתָ בַבֹּ֙קֶר֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י וְנִצַּבְתָּ֥ לִ֛י שָׁ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָהָֽר׃

    Sabaha hazır ol. Sabah Sinay Dağı’na çık ve orada, dağın tepesinde önümde dur.

  37. Şemot 36:29

    Vehayu toamim milemata veyahdav yihyu tamim el roşo el hatabaat haehat ken asa lişnehem lişne hamiktsoot.

    וְהָי֣וּ תוֹאֲמִם֮ מִלְּמַטָּה֒ וְיַחְדָּ֗ו יִהְי֤וּ תַמִּים֙ אֶל־רֹאשׁ֔וֹ אֶל־הַטַּבַּ֖עַת הָאֶחָ֑ת כֵּ֚ן עָשָׂ֣ה לִשְׁנֵיהֶ֔ם לִשְׁנֵ֖י הַמִּקְצֹעֹֽת׃

    Bu tahtalar komşu tahtalarla aşağıdan bitişikti; yukarıda da birlikte tek halkaya bağlanıyorlardı. Her ikisini, iki köşeyi böyle yaptı.

  38. Şemot 36:38

    Veet amudav hamişa veet vavehem vetsipa raşehem vahaşukehem zahav veadnehem hamişa nehoşet.

    וְאֶת־עַמּוּדָ֤יו חֲמִשָּׁה֙ וְאֶת־וָ֣וֵיהֶ֔ם וְצִפָּ֧ה רָאשֵׁיהֶ֛ם וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וְאַדְנֵיהֶ֥ם חֲמִשָּׁ֖ה נְחֹֽשֶׁת׃ (פ)

    Onun beş direğini ve çengellerini yaptı. Direklerin başlarını ve kuşaklarını altınla kapladı. Beş tabanları bakırdandı.

  39. Şemot 38:17

    Vehaadanim laamudim nehoşet vave haamudim vahaşukehem kesef vetsipuy raşehem kasef vehem mehuşakim kesef kol amude hehatser.

    וְהָאֲדָנִ֣ים לָֽעַמֻּדִים֮ נְחֹשֶׁת֒ וָוֵ֨י הָֽעַמּוּדִ֜ים וַחֲשׁוּקֵיהֶם֙ כֶּ֔סֶף וְצִפּ֥וּי רָאשֵׁיהֶ֖ם כָּ֑סֶף וְהֵם֙ מְחֻשָּׁקִ֣ים כֶּ֔סֶף כֹּ֖ל עַמֻּדֵ֥י הֶחָצֵֽר׃

    Direklerin tabanları bakırdandı. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüşten, başlarının kaplaması da gümüştendi. Avlunun bütün direkleri gümüş kuşaklıydı.

  40. Şemot 38:19

    Veamudehem arbaa veadnehem arbaa nehoşet vavehem kesef vetsipuy raşehem vahaşukehem kasef.

    וְעַמֻּֽדֵיהֶם֙ אַרְבָּעָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֥ם אַרְבָּעָ֖ה נְחֹ֑שֶׁת וָוֵיהֶ֣ם כֶּ֔סֶף וְצִפּ֧וּי רָאשֵׁיהֶ֛ם וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף׃

    Onun dört direği ve dört bakır tabanı vardı. Çengelleri, başlarının kaplaması ve kuşakları gümüştendi.

  41. Şemot 38:28

    Veet haelef uşeva hameot vahamişa veşivim asa vavim laamudim vetsipa raşehem vehişak otam.

    וְאֶת־הָאֶ֜לֶף וּשְׁבַ֤ע הַמֵּאוֹת֙ וַחֲמִשָּׁ֣ה וְשִׁבְעִ֔ים עָשָׂ֥ה וָוִ֖ים לָעַמּוּדִ֑ים וְצִפָּ֥ה רָאשֵׁיהֶ֖ם וְחִשַּׁ֥ק אֹתָֽם׃

    Bin yedi yüz yetmiş beş şekelle direklerin çengellerini yaptı; başlarını kapladı ve onları kuşaklarla çevreledi.

  42. Vayikra 1:4

    Vesamah yado al roş haola venirtsa lo lehaper alav.

    וְסָמַ֣ךְ יָד֔וֹ עַ֖ל רֹ֣אשׁ הָעֹלָ֑ה וְנִרְצָ֥ה ל֖וֹ לְכַפֵּ֥ר עָלָֽיו׃

    Elini bütünüyle yakılan sununun başına dayayacak. Sunu, onun adına kefaret sağlamak üzere kabul edilecek.

  43. Vayikra 1:8

    Vearehu bene aharon hakohanim et hanetahim et haroş veet hapader al haetsim aşer al haeş aşer al hamizbeah.

    וְעָרְכ֗וּ בְּנֵ֤י אַהֲרֹן֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים אֵ֚ת הַנְּתָחִ֔ים אֶת־הָרֹ֖אשׁ וְאֶת־הַפָּ֑דֶר עַל־הָעֵצִים֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־הָאֵ֔שׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמִּזְבֵּֽחַ׃

    Aaron’un oğulları olan kâhinler parçaları, başı ve yağı, sunaktaki ateşin üzerindeki odunlara dizecekler.

  44. Vayikra 1:12

    Venitah oto lintahav veet roşo veet pidro vearah hakohen otam al haetsim aşer al haeş aşer al hamizbeah.

    וְנִתַּ֤ח אֹתוֹ֙ לִנְתָחָ֔יו וְאֶת־רֹאשׁ֖וֹ וְאֶת־פִּדְר֑וֹ וְעָרַ֤ךְ הַכֹּהֵן֙ אֹתָ֔ם עַל־הָֽעֵצִים֙ אֲשֶׁ֣ר עַל־הָאֵ֔שׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמִּזְבֵּֽחַ׃

    Onu parçalara ayıracak. Kâhin parçaları, başını ve yağını sunaktaki ateşin üzerindeki odunlara dizecek.

  45. Vayikra 1:15

    Vehikrivo hakohen el hamizbeah umalak et roşo vehiktir hamizbeha venimtsa damo al kir hamizbeah.

    וְהִקְרִיב֤וֹ הַכֹּהֵן֙ אֶל־הַמִּזְבֵּ֔חַ וּמָלַק֙ אֶת־רֹאשׁ֔וֹ וְהִקְטִ֖יר הַמִּזְבֵּ֑חָה וְנִמְצָ֣ה דָמ֔וֹ עַ֖ל קִ֥יר הַמִּזְבֵּֽחַ׃

    Kâhin onu sunağa getirecek, başını tırnağıyla koparıp sunakta yakacak. Kanı sunağın duvarına sıkılacak.

  46. Vayikra 3:2

    Vesamah yado al roş korbano uşehato petah ohel moed vezareku bene aharon hakohanim et hadam al hamizbeah saviv.

    וְסָמַ֤ךְ יָדוֹ֙ עַל־רֹ֣אשׁ קָרְבָּנ֔וֹ וּשְׁחָט֕וֹ פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְזָרְק֡וּ בְּנֵי֩ אַהֲרֹ֨ן הַכֹּהֲנִ֧ים אֶת־הַדָּ֛ם עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃

    Elini sunusunun başına dayayacak ve onu Buluşma Çadırı’nın girişinde kesecek. Aaron’un oğulları olan kâhinler kanı sunağın çevresine serpecekler.

  47. Vayikra 3:8

    Vesamah et yado al roş korbano veşahat oto lifne ohel moed vezareku bene aharon et damo al hamizbeah saviv.

    וְסָמַ֤ךְ אֶת־יָדוֹ֙ עַל־רֹ֣אשׁ קָרְבָּנ֔וֹ וְשָׁחַ֣ט אֹת֔וֹ לִפְנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְ֠זָרְקוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֧ן אֶת־דָּמ֛וֹ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃

    Elini sunusunun başına dayayacak ve onu Buluşma Çadırı’nın önünde kesecek. Aaron’un oğulları kanını sunağın çevresine serpecekler.

  48. Vayikra 3:13

    Vesamah et yado al roşo veşahat oto lifne ohel moed vezareku bene aharon et damo al hamizbeah saviv.

    וְסָמַ֤ךְ אֶת־יָדוֹ֙ עַל־רֹאשׁ֔וֹ וְשָׁחַ֣ט אֹת֔וֹ לִפְנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְ֠זָרְקוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֧ן אֶת־דָּמ֛וֹ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃

    Elini onun başına dayayacak ve onu Buluşma Çadırı’nın önünde kesecek. Aaron’un oğulları kanını sunağın çevresine serpecekler.

  49. Vayikra 4:4

    Vehevi et hapar el petah ohel moed lifne Adonay vesamah et yado al roş hapar veşahat et hapar lifne Adonay.

    וְהֵבִ֣יא אֶת־הַפָּ֗ר אֶל־פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְסָמַ֤ךְ אֶת־יָדוֹ֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַפָּ֔ר וְשָׁחַ֥ט אֶת־הַפָּ֖ר לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Boğayı Buluşma Çadırı’nın girişine, Adonay’ın önüne getirecek; elini boğanın başına koyacak ve boğayı Adonay’ın önünde kesecek.

  50. Vayikra 4:11

    Veet or hapar veet kol besaro al roşo veal keraav vekirbo ufirşo.

    וְאֶת־ע֤וֹר הַפָּר֙ וְאֶת־כָּל־בְּשָׂר֔וֹ עַל־רֹאשׁ֖וֹ וְעַל־כְּרָעָ֑יו וְקִרְבּ֖וֹ וּפִרְשֽׁוֹ׃

    Boğanın derisini, başı ve bacaklarıyla birlikte bütün etini, iç organlarını ve dışkısını,