אֶ֫רֶץ
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
849 kullanım · 705 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 849 kez, 705 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vatetse dina bat lea aşer yaleda leyaakov lirot bivnot haarets.
וַתֵּצֵ֤א דִינָה֙ בַּת־לֵאָ֔ה אֲשֶׁ֥ר יָלְדָ֖ה לְיַעֲקֹ֑ב לִרְא֖וֹת בִּבְנ֥וֹת הָאָֽרֶץ׃
Lea’nın Yaakov’a doğurduğu kızı Dina, ülkenin kızlarını görmek için dışarı çıktı.
Vayar otah şehem ben hamor hahivi nesi haarets vayikah otah vayişkav otah vayeaneha.
וַיַּ֨רְא אֹתָ֜הּ שְׁכֶ֧ם בֶּן־חֲמ֛וֹר הַֽחִוִּ֖י נְשִׂ֣יא הָאָ֑רֶץ וַיִּקַּ֥ח אֹתָ֛הּ וַיִּשְׁכַּ֥ב אֹתָ֖הּ וַיְעַנֶּֽהָ׃
Hivi Hamor’un oğlu, ülkenin beyi Şehem, onu gördü. Onu alıp onunla yattı ve ona zorla sahip oldu.
Veitanu teşevu vehaarets tihye lifnehem şevu useharuha veheahazu bah.
וְאִתָּ֖נוּ תֵּשֵׁ֑בוּ וְהָאָ֙רֶץ֙ תִּהְיֶ֣ה לִפְנֵיכֶ֔ם שְׁבוּ֙ וּסְחָר֔וּהָ וְהֵֽאָחֲז֖וּ בָּֽהּ׃
Bizimle birlikte yaşayın. Ülke önünüzde açık; burada yerleşin, ticaret yapın ve mülk edinin.”
Bu ayette 2 eşleşme
Haanaşim haele şelemim hem itanu veyeşevu vaarets veyisharu otah vehaarets hine rahavat yadayim lifnehem et benotam nikah lanu lenaşim veet benotenu niten lahem.
הָאֲנָשִׁ֨ים הָאֵ֜לֶּה שְֽׁלֵמִ֧ים הֵ֣ם אִתָּ֗נוּ וְיֵשְׁב֤וּ בָאָ֙רֶץ֙ וְיִסְחֲר֣וּ אֹתָ֔הּ וְהָאָ֛רֶץ הִנֵּ֥ה רַֽחֲבַת־יָדַ֖יִם לִפְנֵיהֶ֑ם אֶת־בְּנֹתָם֙ נִקַּֽח־לָ֣נוּ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנֹתֵ֖ינוּ נִתֵּ֥ן לָהֶֽם׃
“Bu adamlar bizimle barış içinde. Ülkede oturup ticaret yapsınlar; ülke önlerinde yeterince geniş. Kızlarını kendimize eş alır, kızlarımızı onlara veririz.
Vayomer yaakov el şimon veel levi ahartem oti lehavişeni beyoşev haarets bakenaani uvaperizi vaani mete mispar veneesfu alay vehikuni venişmadti ani uveti.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־שִׁמְע֣וֹן וְאֶל־לֵוִי֮ עֲכַרְתֶּ֣ם אֹתִי֒ לְהַבְאִישֵׁ֙נִי֙ בְּיֹשֵׁ֣ב הָאָ֔רֶץ בַּֽכְּנַעֲנִ֖י וּבַפְּרִזִּ֑י וַאֲנִי֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר וְנֶאֶסְפ֤וּ עָלַי֙ וְהִכּ֔וּנִי וְנִשְׁמַדְתִּ֖י אֲנִ֥י וּבֵיתִֽי׃
Yaakov, Şimon ile Levi’ye, “Beni felakete sürüklediniz!” dedi. “Beni bu ülkenin halkına, Kenaanlılara ve Perizilere karşı nefret edilir duruma düşürdünüz. Sayımız az. Bana karşı birleşip saldırırlarsa ben de ev halkım da yok oluruz.”
Vayavo yaakov luza aşer beerets kenaan hi bet el u vehol haam aşer imo.
וַיָּבֹ֨א יַעֲקֹ֜ב ל֗וּזָה אֲשֶׁר֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן הִ֖וא בֵּֽית־אֵ֑ל ה֖וּא וְכָל־הָעָ֥ם אֲשֶׁר־עִמּֽוֹ׃
Yaakov, yanındaki bütün halkla birlikte Kenaan ülkesindeki Luz’a, yani Bet-El’e geldi.
Bu ayette 2 eşleşme
Veet haarets aşer natati leavraham uleyitshak leha etenena ulezaraha ahareha eten et haarets.
וְאֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֛תִּי לְאַבְרָהָ֥ם וּלְיִצְחָ֖ק לְךָ֣ אֶתְּנֶ֑נָּה וּֽלְזַרְעֲךָ֥ אַחֲרֶ֖יךָ אֶתֵּ֥ן אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Avraam’a ve Yitshak’a verdiğim ülkeyi sana vereceğim. Senden sonra da bu ülkeyi soyuna vereceğim.”
Vayisu mibet el vayehi od kivrat haarets lavo efrata vateled rahel vatekaş belidtah.
וַיִּסְעוּ֙ מִבֵּ֣ית אֵ֔ל וַֽיְהִי־ע֥וֹד כִּבְרַת־הָאָ֖רֶץ לָב֣וֹא אֶפְרָ֑תָה וַתֵּ֥לֶד רָחֵ֖ל וַתְּקַ֥שׁ בְּלִדְתָּֽהּ׃
Bet-El’den yola çıktılar. Efrat’a daha bir miktar yol varken Rahel doğum yaptı; doğumu çok güç oldu.
Vayehi bişkon yisrael baarets hahi vayeleh reuven vayişkav et bilha pilegeş aviv vayişma yisrael vayiheyu vene yaakov şenem asar.
וַיְהִ֗י בִּשְׁכֹּ֤ן יִשְׂרָאֵל֙ בָּאָ֣רֶץ הַהִ֔וא וַיֵּ֣לֶךְ רְאוּבֵ֔ן וַיִּשְׁכַּ֕ב֙ אֶת־בִּלְהָ֖ה֙ פִּילֶ֣גֶשׁ אָבִ֑֔יו וַיִּשְׁמַ֖ע יִשְׂרָאֵֽ֑ל (פ) וַיִּֽהְי֥וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֖ב שְׁנֵ֥ים עָשָֽׂר׃
İsrael o ülkede yaşarken Reuven gidip babasının cariyesi Bilha ile yattı. İsrael bunu duydu. Yaakov’un on iki oğlu vardı.
Veoholivama yaleda et yeuş veet yalam veet korah ele bene esav aşer yuledu lo beerets kenaan.
וְאָהֳלִֽיבָמָה֙ יָֽלְדָ֔ה אֶת־יעיש [יְע֥וּשׁ] וְאֶת־יַעְלָ֖ם וְאֶת־קֹ֑רַח אֵ֚לֶּה בְּנֵ֣י עֵשָׂ֔ו אֲשֶׁ֥ר יֻלְּדוּ־ל֖וֹ בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
Oholivama, Yeuş’u, Yalam’ı ve Korah’ı doğurdu. Bunlar Esav’ın Kenaan ülkesinde doğan oğullarıydı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayikah esav et naşav veet banav veet benotav veet kol nafşot beto veet mikneu veet kol behemto veet kol kinyano aşer rahaş beerets kenaan vayeleh el erets mipene yaakov ahiv.
וַיִּקַּ֣ח עֵשָׂ֡ו אֶת־נָ֠שָׁיו וְאֶת־בָּנָ֣יו וְאֶת־בְּנֹתָיו֮ וְאֶת־כָּל־נַפְשׁ֣וֹת בֵּיתוֹ֒ וְאֶת־מִקְנֵ֣הוּ וְאֶת־כָּל־בְּהֶמְתּ֗וֹ וְאֵת֙ כָּל־קִנְיָנ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר רָכַ֖שׁ בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־אֶ֔רֶץ מִפְּנֵ֖י יַעֲקֹ֥ב אָחִֽיו׃
Esav eşlerini, oğullarını, kızlarını, evindeki bütün insanları, sürülerini, bütün hayvanlarını ve Kenaan ülkesinde edindiği bütün malları aldı. Kardeşi Yaakov’dan ayrılıp başka bir ülkeye gitti.
Ki haya rehuşam rav mişevet yahdav velo yahela erets megurehem laset otam mipene miknehem.
כִּֽי־הָיָ֧ה רְכוּשָׁ֛ם רָ֖ב מִשֶּׁ֣בֶת יַחְדָּ֑ו וְלֹ֨א יָֽכְלָ֜ה אֶ֤רֶץ מְגֽוּרֵיהֶם֙ לָשֵׂ֣את אֹתָ֔ם מִפְּנֵ֖י מִקְנֵיהֶֽם׃
Çünkü malları birlikte yaşamalarına elvermeyecek kadar çoktu. Yabancı olarak yaşadıkları ülke, hayvanlarının çokluğu yüzünden ikisini birden barındıramıyordu.
Aluf korah aluf gatam aluf amalek ele alufe elifaz beerets edom ele bene ada.
אַלּֽוּף־קֹ֛רַח אַלּ֥וּף גַּעְתָּ֖ם אַלּ֣וּף עֲמָלֵ֑ק אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֤י אֱלִיפַז֙ בְּאֶ֣רֶץ אֱד֔וֹם אֵ֖לֶּה בְּנֵ֥י עָדָֽה׃
bey Korah, bey Gatam ve bey Amalek. Bunlar Edom ülkesindeki Elifaz boylarının beyleridir; Ada’nın soyundandırlar.
Veele bene reuel ben esav aluf nahat aluf zerah aluf şama aluf miza ele alufe reuel beerets edom ele bene vasemat eşet esav.
וְאֵ֗לֶּה בְּנֵ֤י רְעוּאֵל֙ בֶּן־עֵשָׂ֔ו אַלּ֥וּף נַ֙חַת֙ אַלּ֣וּף זֶ֔רַח אַלּ֥וּף שַׁמָּ֖ה אַלּ֣וּף מִזָּ֑ה אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֤י רְעוּאֵל֙ בְּאֶ֣רֶץ אֱד֔וֹם אֵ֕לֶּה בְּנֵ֥י בָשְׂמַ֖ת אֵ֥שֶׁת עֵשָֽׂו׃
Esav’ın oğlu Reuel’in oğulları arasından bey Nahat, bey Zerah, bey Şamma ve bey Mizza. Bunlar Edom ülkesindeki Reuel boylarının beyleridir; Esav’ın eşi Basmat’ın soyundandırlar.
Ele vene seir hahori yoşeve haarets lotan veşoval vetsivon vaana.
אֵ֤לֶּה בְנֵֽי־שֵׂעִיר֙ הַחֹרִ֔י יֹשְׁבֵ֖י הָאָ֑רֶץ לוֹטָ֥ן וְשׁוֹבָ֖ל וְצִבְע֥וֹן וַעֲנָֽה׃
Ülkede yaşayan Hori Seir’in oğulları şunlardır: Lotan, Şoval, Tsivon, Ana,
Vedişon veetser vedişan ele alufe hahori bene seir beerets edom.
וְדִשׁ֥וֹן וְאֵ֖צֶר וְדִישָׁ֑ן אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֧י הַחֹרִ֛י בְּנֵ֥י שֵׂעִ֖יר בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם׃
Dişon, Etser ve Dişan. Bunlar Edom ülkesinde Seir’in soyundan gelen Hori boy beyleridir.
Aluf dişon aluf etser aluf dişan ele alufe hahori lealufehem beerets seir.
אַלּ֥וּף דִּשֹׁ֛ן אַלּ֥וּף אֵ֖צֶר אַלּ֣וּף דִּישָׁ֑ן אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֧י הַחֹרִ֛י לְאַלֻּפֵיהֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ שֵׂעִֽיר׃ (פ)
bey Dişon, bey Etser ve bey Dişan. Bunlar Seir ülkesinde boylarına göre Hori beyleridir.
Veele hamelahim aşer malehu beerets edom lifne melah meleh livne yisrael.
וְאֵ֙לֶּה֙ הַמְּלָכִ֔ים אֲשֶׁ֥ר מָלְכ֖וּ בְּאֶ֣רֶץ אֱד֑וֹם לִפְנֵ֥י מְלָךְ־מֶ֖לֶךְ לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İsrael oğulları üzerinde bir kral hüküm sürmeden önce Edom ülkesinde hüküm süren krallar şunlardır:
Vayamot yovav vayimloh tahtav huşam meerets hatemani.
וַיָּ֖מָת יוֹבָ֑ב וַיִּמְלֹ֣ךְ תַּחְתָּ֔יו חֻשָׁ֖ם מֵאֶ֥רֶץ הַתֵּימָנִֽי׃
Yovav öldü; yerine Temanlıların ülkesinden Huşam kral oldu.
Aluf magdiel aluf iram ele alufe edom lemoşevotam beerets ahuzatam u esav avi edom.
אַלּ֥וּף מַגְדִּיאֵ֖ל אַלּ֣וּף עִירָ֑ם אֵ֣לֶּה ׀ אַלּוּפֵ֣י אֱד֗וֹם לְמֹֽשְׁבֹתָם֙ בְּאֶ֣רֶץ אֲחֻזָּתָ֔ם ה֥וּא עֵשָׂ֖ו אֲבִ֥י אֱדֽוֹם׃ (פ)
bey Magdiel ve bey İram. Bunlar sahip oldukları ülkedeki yerleşimlerine göre Edom’un boy beyleridir. Edom’un atası Esav’dır.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayeşev yaakov beerets megure aviv beerets kenaan.
וַיֵּ֣שֶׁב יַעֲקֹ֔ב בְּאֶ֖רֶץ מְגוּרֵ֣י אָבִ֑יו בְּאֶ֖רֶץ כְּנָֽעַן׃
Yaakov, babasının yabancı olarak yaşadığı ülkede, Kenaan ülkesinde oturdu.
Vayesaper el aviv veel ehav vayigar bo aviv vayomer lo ma hahalom haze aşer halameta havo navo ani veimeha veaheha lehiştahavot leha aretsa.
וַיְסַפֵּ֣ר אֶל־אָבִיו֮ וְאֶל־אֶחָיו֒ וַיִּגְעַר־בּ֣וֹ אָבִ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מָ֛ה הַחֲל֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר חָלָ֑מְתָּ הֲב֣וֹא נָב֗וֹא אֲנִי֙ וְאִמְּךָ֣ וְאַחֶ֔יךָ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֥ת לְךָ֖ אָֽרְצָה׃
Rüyayı babasına ve kardeşlerine anlattı. Babası onu azarlayıp, “Bu gördüğün nasıl bir rüya?” dedi. “Ben, annen ve kardeşlerin gerçekten gelip önünde yere mi kapanacağız?”
Vayeda onan ki lo lo yihye hazara vehaya im ba el eşet ahiv veşihet artsa levilti netan zera leahiv.
וַיֵּ֣דַע אוֹנָ֔ן כִּ֛י לֹּ֥א ל֖וֹ יִהְיֶ֣ה הַזָּ֑רַע וְהָיָ֞ה אִם־בָּ֨א אֶל־אֵ֤שֶׁת אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת אַ֔רְצָה לְבִלְתִּ֥י נְתָן־זֶ֖רַע לְאָחִֽיו׃
Onan, doğacak soyun kendisine ait sayılmayacağını biliyordu. Bu yüzden kardeşinin eşiyle birlikte olduğunda kardeşine soy vermemek için menisini yere boşaltıyordu.
Ki gunov gunavti meerets haivrim vegam po lo asiti meuma ki samu oti babor.
כִּֽי־גֻנֹּ֣ב גֻּנַּ֔בְתִּי מֵאֶ֖רֶץ הָעִבְרִ֑ים וְגַם־פֹּה֙ לֹא־עָשִׂ֣יתִֽי מְא֔וּמָה כִּֽי־שָׂמ֥וּ אֹתִ֖י בַּבּֽוֹר׃
Çünkü ben İbranilerin ülkesinden kaçırıldım. Burada da beni bu çukura koymalarını gerektiren hiçbir şey yapmadım.”
Vehine şeva parot aherot olot aharehen dalot veraot toar meod verakot basar lo raiti hahena behol erets mitsrayim laroa.
וְהִנֵּ֞ה שֶֽׁבַע־פָּר֤וֹת אֲחֵרוֹת֙ עֹל֣וֹת אַחֲרֵיהֶ֔ן דַּלּ֨וֹת וְרָע֥וֹת תֹּ֛אַר מְאֹ֖ד וְרַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר לֹֽא־רָאִ֧יתִי כָהֵ֛נָּה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָרֹֽעַ׃
Ardından zayıf, çok çirkin görünüşlü, cılız yedi inek daha çıktı. Bütün Mısır ülkesinde onlar kadar kötü görünen inekler görmedim.
Hine şeva şanim baot sava gadol behol erets mitsrayim.
הִנֵּ֛ה שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים בָּא֑וֹת שָׂבָ֥ע גָּד֖וֹל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Bütün Mısır ülkesinde büyük bolluk yaşanacak yedi yıl geliyor.
Bu ayette 2 eşleşme
Vekamu şeva şene raav aharehen venişkah kol hasava beerets mitsrayim vehila haraav et haarets.
וְ֠קָמוּ שֶׁ֨בַע שְׁנֵ֤י רָעָב֙ אַחֲרֵיהֶ֔ן וְנִשְׁכַּ֥ח כָּל־הַשָּׂבָ֖ע בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְכִלָּ֥ה הָרָעָ֖ב אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Ardından yedi kıtlık yılı başlayacak. Mısır ülkesindeki bütün bolluk unutulacak; kıtlık ülkeyi bitirecek.
Velo yivada hasava baarets mipene haraav hau ahare hen ki haved u meod.
וְלֹֽא־יִוָּדַ֤ע הַשָּׂבָע֙ בָּאָ֔רֶץ מִפְּנֵ֛י הָרָעָ֥ב הַה֖וּא אַחֲרֵי־כֵ֑ן כִּֽי־כָבֵ֥ד ה֖וּא מְאֹֽד׃
Ardından gelen kıtlık yüzünden ülkedeki bolluktan hiçbir iz kalmayacak; çünkü kıtlık çok ağır olacak.
Veata yere faro iş navon vehaham vişiteu al erets mitsrayim.
וְעַתָּה֙ יֵרֶ֣א פַרְעֹ֔ה אִ֖ישׁ נָב֣וֹן וְחָכָ֑ם וִישִׁיתֵ֖הוּ עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Şimdi Firavun anlayışlı ve bilge bir adam seçip onu Mısır ülkesinin başına koysun.
Bu ayette 2 eşleşme
Yaase faro veyafked pekidim al haarets vehimeş et erets mitsrayim beşeva şene hasava.
יַעֲשֶׂ֣ה פַרְעֹ֔ה וְיַפְקֵ֥ד פְּקִדִ֖ים עַל־הָאָ֑רֶץ וְחִמֵּשׁ֙ אֶת־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשֶׁ֖בַע שְׁנֵ֥י הַשָּׂבָֽע׃
Firavun ülkeye görevliler atasın. Yedi bolluk yılı boyunca Mısır ülkesinin ürününün beşte birini alsın.
Bu ayette 3 eşleşme
Vehaya haohel lefikadon laarets leşeva şene haraav aşer tihyena beerets mitsrayim velo tikaret haarets baraav.
וְהָיָ֨ה הָאֹ֤כֶל לְפִקָּדוֹן֙ לָאָ֔רֶץ לְשֶׁ֙בַע֙ שְׁנֵ֣י הָרָעָ֔ב אֲשֶׁ֥ר תִּהְיֶ֖יןָ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְלֹֽא־תִכָּרֵ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּרָעָֽב׃
Bu yiyecek, Mısır ülkesinde yaşanacak yedi kıtlık yılı için ülkenin yedeği olsun. Böylece ülke kıtlıktan yok olmaz.”
Vayomer paro el yosef ree natati oteha al kol erets mitsrayim.
וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף רְאֵה֙ נָתַ֣תִּי אֹֽתְךָ֔ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Firavun, Yosef’e, “Bak, seni bütün Mısır ülkesinin başına koydum” dedi.
Vayarkev oto bemirkevet hamişne aşer lo vayikreu lefanav avreh venaton oto al kol erets mitsrayim.
וַיַּרְכֵּ֣ב אֹת֗וֹ בְּמִרְכֶּ֤בֶת הַמִּשְׁנֶה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיִּקְרְא֥וּ לְפָנָ֖יו אַבְרֵ֑ךְ וְנָת֣וֹן אֹת֔וֹ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Onu kendisinin ikinci arabasına bindirdi. Önünden, “Diz çökün!” diye seslendiler. Böylece onu bütün Mısır ülkesinin başına getirdi.
Vayomer paro el yosef ani faro uviladeha lo yarim iş et yado veet raglo behol erets mitsrayim.
וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־יוֹסֵ֖ף אֲנִ֣י פַרְעֹ֑ה וּבִלְעָדֶ֗יךָ לֹֽא־יָרִ֨ים אִ֧ישׁ אֶת־יָד֛וֹ וְאֶת־רַגְל֖וֹ בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Firavun, Yosef’e, “Ben Firavun’um” dedi. “Ama bütün Mısır ülkesinde senden izinsiz kimse elini ya da ayağını kaldırmayacak.”
Vayikra faro şem yosef tsafenat paneah vayiten lo et asenat bat poti fera kohen on leişa vayetse yosef al erets mitsrayim.
וַיִּקְרָ֨א פַרְעֹ֣ה שֵׁם־יוֹסֵף֮ צָֽפְנַ֣ת פַּעְנֵחַ֒ וַיִּתֶּן־ל֣וֹ אֶת־אָֽסְנַ֗ת בַּת־פּ֥וֹטִי פֶ֛רַע כֹּהֵ֥ן אֹ֖ן לְאִשָּׁ֑ה וַיֵּצֵ֥א יוֹסֵ֖ף עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Firavun, Yosef’e Tsafenat-Paneah adını verdi. On’un rahibi Poti-Fera’nın kızı Asenat’ı ona eş olarak verdi. Yosef Mısır ülkesini dolaşmaya çıktı.
Veyosef ben şeloşim şana beamedo lifne paro meleh mitsrayim vayetse yosef milifne faro vayavor behol erets mitsrayim.
וְיוֹסֵף֙ בֶּן־שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה בְּעָמְד֕וֹ לִפְנֵ֖י פַּרְעֹ֣ה מֶֽלֶךְ־מִצְרָ֑יִם וַיֵּצֵ֤א יוֹסֵף֙ מִלִּפְנֵ֣י פַרְעֹ֔ה וַֽיַּעְבֹ֖ר בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yosef, Mısır kralı Firavun’un huzuruna çıktığında otuz yaşındaydı. Firavun’un yanından ayrılıp bütün Mısır ülkesini dolaştı.
Vataas haarets beşeva şene hasava likmatsim.
וַתַּ֣עַשׂ הָאָ֔רֶץ בְּשֶׁ֖בַע שְׁנֵ֣י הַשָּׂבָ֑ע לִקְמָצִֽים׃
Yedi bolluk yılı boyunca toprak bol bol ürün verdi.
Vayikbots et kol ohel şeva şanim aşer hayu beerets mitsrayim vayiten ohel bearim ohel sede hair aşer sevivoteha natan betohah.
וַיִּקְבֹּ֞ץ אֶת־כָּל־אֹ֣כֶל ׀ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר הָיוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּתֶּן־אֹ֖כֶל בֶּעָרִ֑ים אֹ֧כֶל שְׂדֵה־הָעִ֛יר אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתֶ֖יהָ נָתַ֥ן בְּתוֹכָֽהּ׃
Yosef, Mısır ülkesindeki yedi yılın bütün yiyeceğini topladı ve kentlerde depoladı. Her kentin çevresindeki tarlaların yiyeceğini o kentin içine koydu.
Veet şem haşeni kara efrayim ki hifrani Elohim beerets onyi.
וְאֵ֛ת שֵׁ֥ם הַשֵּׁנִ֖י קָרָ֣א אֶפְרָ֑יִם כִּֽי־הִפְרַ֥נִי אֱלֹהִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ עָנְיִֽי׃
İkincisine Efrayim adını verdi. “Tanrı beni sıkıntı çektiğim ülkede verimli kıldı” dedi.
Vatihlena şeva şene hasava aşer haya beerets mitsrayim.
וַתִּכְלֶ֕ינָה שֶׁ֖בַע שְׁנֵ֣י הַשָּׂבָ֑ע אֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Mısır ülkesindeki yedi bolluk yılı sona erdi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vatehilena şeva şene haraav lavo kaaşer amar yosef vayehi raav behol haaratsot uvehol erets mitsrayim haya lahem.
וַתְּחִלֶּ֜ינָה שֶׁ֣בַע שְׁנֵ֤י הָרָעָב֙ לָב֔וֹא כַּאֲשֶׁ֖ר אָמַ֣ר יוֹסֵ֑ף וַיְהִ֤י רָעָב֙ בְּכָל־הָ֣אֲרָצ֔וֹת וּבְכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם הָ֥יָה לָֽחֶם׃
Yosef’in söylediği gibi yedi kıtlık yılı başladı. Bütün ülkelerde kıtlık vardı; ama bütün Mısır ülkesinde ekmek bulunuyordu.
Vatirav kol erets mitsrayim vayitsak haam el paro lalahem vayomer paro lehol mitsrayim lehu el yosef aşer yomar lahem taasu.
וַתִּרְעַב֙ כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּצְעַ֥ק הָעָ֛ם אֶל־פַּרְעֹ֖ה לַלָּ֑חֶם וַיֹּ֨אמֶר פַּרְעֹ֤ה לְכָל־מִצְרַ֙יִם֙ לְכ֣וּ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֲשֶׁר־יֹאמַ֥ר לָכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ׃
Bütün Mısır ülkesi açlık çekince halk ekmek için Firavun’a seslendi. Firavun bütün Mısırlılara, “Yosef’e gidin; size ne söylerse yapın” dedi.
Bu ayette 2 eşleşme
Veharaav haya al kol pene haarets vayiftah yosef et kol aşer bahem vayişbor lemitsrayim vayehezak haraav beerets mitsrayim.
וְהָרָעָ֣ב הָיָ֔ה עַ֖ל כָּל־פְּנֵ֣י הָאָ֑רֶץ וַיִּפְתַּ֨ח יוֹסֵ֜ף אֶֽת־כָּל־אֲשֶׁ֤ר בָּהֶם֙ וַיִּשְׁבֹּ֣ר לְמִצְרַ֔יִם וַיֶּחֱזַ֥ק הָֽרָעָ֖ב בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Kıtlık bütün ülkeye yayıldı. Yosef bütün tahıl depolarını açıp Mısırlılara tahıl sattı. Mısır ülkesinde kıtlık ağırlaştı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehol haarets bau mitsrayma lişbor el yosef ki hazak haraav behol haarets.
וְכָל־הָאָ֙רֶץ֙ בָּ֣אוּ מִצְרַ֔יְמָה לִשְׁבֹּ֖ר אֶל־יוֹסֵ֑ף כִּֽי־חָזַ֥ק הָרָעָ֖ב בְּכָל־הָאָֽרֶץ׃
Bütün ülkelerden insanlar tahıl satın almak için Mısır’a, Yosef’e geliyordu; çünkü kıtlık her yerde ağırlaşmıştı.
Vayavou bene yisrael lişbor betoh habaim ki haya haraav beerets kenaan.
וַיָּבֹ֙אוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לִשְׁבֹּ֖ר בְּת֣וֹךְ הַבָּאִ֑ים כִּֽי־הָיָ֥ה הָרָעָ֖ב בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
İsrael’in oğulları, tahıl almaya gelenlerin arasına katıldı; çünkü Kenaan ülkesinde kıtlık vardı.
Bu ayette 3 eşleşme
Veyosef u haşalit al haarets u hamaşbir lehol am haarets vayavou ahe yosef vayiştahavu lo apayim aretsa.
וְיוֹסֵ֗ף ה֚וּא הַשַּׁלִּ֣יט עַל־הָאָ֔רֶץ ה֥וּא הַמַּשְׁבִּ֖יר לְכָל־עַ֣ם הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֙אוּ֙ אֲחֵ֣י יוֹסֵ֔ף וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־ל֥וֹ אַפַּ֖יִם אָֽרְצָה׃
Ülkeyi Yosef yönetiyordu; bütün ülke halkına tahıl satan oydu. Yosef’in kardeşleri gelip önünde yüzüstü yere kapandı.
Vayar yosef et ehav vayakirem vayitnaker alehem vayedaber itam kaşot vayomer alehem meayin batem vayomeru meerets kenaan lişbar ohel.
וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃
Yosef kardeşlerini görünce tanıdı ama onlara yabancı gibi davrandı, sert konuştu. “Nereden geldiniz?” diye sordu. “Kenaan ülkesinden, yiyecek satın almaya” dediler.
Vayizkor yosef et hahalomot aşer halam lahem vayomer alehem meragelim atem lirot et ervat haarets batem.
וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם׃
Yosef, onlarla ilgili gördüğü rüyaları hatırladı. “Siz casussunuz!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”
Vayomer alehem lo ki ervat haarets batem lirot.
וַיֹּ֖אמֶר אֲלֵהֶ֑ם לֹ֕א כִּֽי־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶ֥ם לִרְאֽוֹת׃
Yosef, “Hayır!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”
Vayomeru şenem asar avadeha ahim anahnu bene iş ehad beerets kenaan vehine hakaton et avinu hayom vehaehad enenu.
וַיֹּאמְר֗וּ שְׁנֵ֣ים עָשָׂר֩ עֲבָדֶ֨יךָ אַחִ֧ים ׀ אֲנַ֛חְנוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנֵּ֨ה הַקָּטֹ֤ן אֶת־אָבִ֙ינוּ֙ הַיּ֔וֹם וְהָאֶחָ֖ד אֵינֶֽנּוּ׃
Onlar, “Biz kulların on iki kardeşiz” dediler. “Kenaan ülkesinde yaşayan bir adamın oğullarıyız. En küçüğümüz şimdi babamızın yanında; birimizse artık yok.”
Temel kelimeler (lemmalar)
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
849 kullanım · 705 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.