Temel kelime (lemma) יהוה
Türkçe anlam: YHWH; Tanrı’nın özel adı; Yahudi okuma geleneğinde Adonay diye okunur
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
YHWH
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1521 kez
Teknik kod
HNpTORA’DA KELİME
YHWH; Tanrı’nın özel adı; Yahudi okuma geleneğinde Adonay diye okunur · Tanrı; Adonay/YHWH adıyla bağlantılı Tanrısal ad biçimi
Bu İbranice biçim Tora’da 1526 kez, 1326 farklı ayette görülür.
Vehaya ki yişaleha vinha mahar lemor ma zot veamarta elav behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim mibet avadim.
וְהָיָ֞ה כִּֽי־יִשְׁאָלְךָ֥ בִנְךָ֛ מָחָ֖ר לֵאמֹ֣ר מַה־זֹּ֑את וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֔יו בְּחֹ֣זֶק יָ֗ד הוֹצִיאָ֧נוּ יְהוָ֛ה מִמִּצְרַ֖יִם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים׃
İleride oğlun sana, ‘Bu nedir?’ diye sorduğunda ona şöyle söyleyeceksin: ‘Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan, kölelik evinden çıkardı.
Vayehi ki hikşa faro leşalehenu vayaharog Adonay kol behor beerets mitsrayim mibehor adam vead behor behema al ken ani zoveah ladonay kol peter rehem hazeharim vehol behor banay efde.
וַיְהִ֗י כִּֽי־הִקְשָׁ֣ה פַרְעֹה֮ לְשַׁלְּחֵנוּ֒ וַיַּהֲרֹ֨ג יְהֹוָ֤ה כָּל־בְּכוֹר֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִבְּכֹ֥ר אָדָ֖ם וְעַד־בְּכ֣וֹר בְּהֵמָ֑ה עַל־כֵּן֩ אֲנִ֨י זֹבֵ֜חַ לַֽיהוָ֗ה כָּל־פֶּ֤טֶר רֶ֙חֶם֙ הַזְּכָרִ֔ים וְכָל־בְּכ֥וֹר בָּנַ֖י אֶפְדֶּֽה׃
Firavun bizi salıvermemekte direnince Adonay, insandan hayvana kadar Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları öldürdü. Bu yüzden rahmi ilk açan bütün erkek hayvanları Adonay’a kurban sunuyorum; oğullarımın her ilk doğanının ise karşılığını verip onu kurtarıyorum.’
Vehaya leot al yadeha uletotafot ben eneha ki behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim.
וְהָיָ֤ה לְאוֹת֙ עַל־יָ֣דְכָ֔ה וּלְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֣ין עֵינֶ֑יךָ כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִיאָ֥נוּ יְהוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃ (ס)
Bu, elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir alın bağı olacak. Çünkü Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.”
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהֹוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay, Moşe’ye şöyle seslendi:
Vehizakti et lev paro veradaf aharehem veikaveda befaro uvehol helo veyadeu mitsrayim ki ani Adonay vayaasu hen.
וְחִזַּקְתִּ֣י אֶת־לֵב־פַּרְעֹה֮ וְרָדַ֣ף אַחֲרֵיהֶם֒ וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵֽן׃
Firavun’un yüreğini sertleştireceğim; peşlerine düşecek. Firavun ve bütün ordusu üzerinden yüceliğimi göstereceğim. Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.” İsrael oğulları öyle yaptılar.
Vayehazek Adonay et lev paro meleh mitsrayim vayirdof ahare bene yisrael uvene yisrael yotseim beyad rama.
וַיְחַזֵּ֣ק יְהֹוָ֗ה אֶת־לֵ֤ב פַּרְעֹה֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיִּרְדֹּ֕ף אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל יֹצְאִ֖ים בְּיָ֥ד רָמָֽה׃
Adonay, Mısır kralı Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun, İsrael oğullarının peşine düştü. İsrael oğulları ise korkusuzca çıkıyorlardı.
Ufaro hikriv vayisu vene yisrael et enehem vehine mitsrayim nosea aharehem vayireu meod vayitsaku vene yisrael el Adonay.
וּפַרְעֹ֖ה הִקְרִ֑יב וַיִּשְׂאוּ֩ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־עֵינֵיהֶ֜ם וְהִנֵּ֥ה מִצְרַ֣יִם ׀ נֹסֵ֣עַ אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיִּֽירְאוּ֙ מְאֹ֔ד וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה׃
Firavun yaklaştığında İsrael oğulları başlarını kaldırıp baktılar: Mısırlılar arkalarından geliyordu. Çok korktular ve Adonay’a haykırdılar.
Vayomer moşe el haam al tirau hiteyatsvu ureu et yeşuat Adonay aşer yaase lahem hayom ki aşer reitem et mitsrayim hayom lo tosifu lirotam od ad olam.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶל־הָעָם֮ אַל־תִּירָאוּ֒ הִֽתְיַצְב֗וּ וּרְאוּ֙ אֶת־יְשׁוּעַ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה לָכֶ֖ם הַיּ֑וֹם כִּ֗י אֲשֶׁ֨ר רְאִיתֶ֤ם אֶת־מִצְרַ֙יִם֙ הַיּ֔וֹם לֹ֥א תֹסִ֛יפוּ לִרְאֹתָ֥ם ע֖וֹד עַד־עוֹלָֽם׃
Moşe halka şöyle dedi: “Korkmayın! Sağlam durun ve Adonay’ın bugün sizi nasıl kurtaracağını görün. Bugün gördüğünüz Mısırlıları bir daha asla görmeyeceksiniz.
Adonay yilahem lahem veatem taharişun.
יְהוָ֖ה יִלָּחֵ֣ם לָכֶ֑ם וְאַתֶּ֖ם תַּחֲרִישֽׁוּן׃ (פ)
Adonay sizin için savaşacak; siz sessiz kalacaksınız.”
Vayomer Adonay el moşe ma titsak elay daber el bene yisrael veyisau.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה מַה־תִּצְעַ֖ק אֵלָ֑י דַּבֵּ֥ר אֶל־בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל וְיִסָּֽעוּ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Neden bana haykırıyorsun? İsrael oğullarına söyle, ilerlesinler.
Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay behikavedi befaro berihbo uvefaraşav.
וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּהִכָּבְדִ֣י בְּפַרְעֹ֔ה בְּרִכְבּ֖וֹ וּבְפָרָשָֽׁיו׃
Firavun, savaş arabaları ve atlıları üzerinden yüceliğimi gösterdiğimde Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”
Vayet moşe et yado al hayam vayoleh Adonay et hayam beruah kadim aza kol halayla vayasem et hayam leharava vayibakeu hamayim.
וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־יָדוֹ֮ עַל־הַיָּם֒ וַיּ֣וֹלֶךְ יְהוָ֣ה ׀ אֶת־הַ֠יָּם בְּר֨וּחַ קָדִ֤ים עַזָּה֙ כָּל־הַלַּ֔יְלָה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַיָּ֖ם לֶחָרָבָ֑ה וַיִּבָּקְע֖וּ הַמָּֽיִם׃
Moşe elini denizin üzerine uzattı. Adonay bütün gece güçlü bir doğu rüzgârıyla denizi geriye sürdü ve denizin yerini kuru toprağa çevirdi. Sular yarıldı.
Vayehi beaşmoret haboker vayaşkef Adonay el mahane mitsrayim beamud eş veanan vayaham et mahane mitsrayim.
וַֽיְהִי֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּשְׁקֵ֤ף יְהוָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֔יִם בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ וְעָנָ֑ן וַיָּ֕הָם אֵ֖ת מַחֲנֵ֥ה מִצְרָֽיִם׃
Sabaha karşı nöbet vaktinde Adonay, ateş ve bulut sütunundan Mısır ordugâhına baktı ve ordugâhı kargaşaya düşürdü.
Vayasar et ofan markevotav vayenahageu bihvedut vayomer mitsrayim anusa mipene yisrael ki Adonay nilham lahem bemitsrayim.
וַיָּ֗סַר אֵ֚ת אֹפַ֣ן מַרְכְּבֹתָ֔יו וַֽיְנַהֲגֵ֖הוּ בִּכְבֵדֻ֑ת וַיֹּ֣אמֶר מִצְרַ֗יִם אָנ֙וּסָה֙ מִפְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֣י יְהוָ֔ה נִלְחָ֥ם לָהֶ֖ם בְּמִצְרָֽיִם׃ (פ)
Savaş arabalarının tekerleklerini çıkardı; arabalar güçlükle ilerliyordu. Mısırlılar, “İsrael’den kaçalım!” dediler. “Çünkü Adonay onlar için Mısır’a karşı savaşıyor.”
Vayomer Adonay el moşe nete et yadeha al hayam veyaşuvu hamayim al mitsrayim al rihbo veal paraşav.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה נְטֵ֥ה אֶת־יָדְךָ֖ עַל־הַיָּ֑ם וְיָשֻׁ֤בוּ הַמַּ֙יִם֙ עַל־מִצְרַ֔יִם עַל־רִכְבּ֖וֹ וְעַל־פָּרָשָֽׁיו׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini denizin üzerine uzat; sular Mısırlıların, savaş arabalarının ve atlılarının üzerine geri dönsün.”
Vayet moşe et yado al hayam vayaşov hayam lifnot boker leetano umitsrayim nasim likrato vayenaer Adonay et mitsrayim betoh hayam.
וַיֵּט֩ מֹשֶׁ֨ה אֶת־יָד֜וֹ עַל־הַיָּ֗ם וַיָּ֨שָׁב הַיָּ֜ם לִפְנ֥וֹת בֹּ֙קֶר֙ לְאֵ֣יתָנ֔וֹ וּמִצְרַ֖יִם נָסִ֣ים לִקְרָאת֑וֹ וַיְנַעֵ֧ר יְהוָ֛ה אֶת־מִצְרַ֖יִם בְּת֥וֹךְ הַיָּֽם׃
Moşe elini denizin üzerine uzattı. Sabah yaklaşırken deniz eski gücüne döndü. Mısırlılar ona doğru kaçıyorlardı; Adonay onları denizin ortasına savurdu.
Vayoşa Adonay bayom hau et yisrael miyad mitsrayim vayar yisrael et mitsrayim met al sefat hayam.
וַיּ֨וֹשַׁע יְהוָ֜ה בַּיּ֥וֹם הַה֛וּא אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֣ד מִצְרָ֑יִם וַיַּ֤רְא יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מִצְרַ֔יִם מֵ֖ת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּֽם׃
Adonay o gün İsrael’i Mısırlıların elinden kurtardı. İsrael, deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördü.
Bu ayette 2 kez
Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.
וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)
İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.
Bu ayette 2 kez
Adonay iş milhama Adonay şemo.
יְהוָ֖ה אִ֣ישׁ מִלְחָמָ֑ה יְהוָ֖ה שְׁמֽוֹ׃
Adonay bir savaşçıdır; adı Adonay’dır.
Bu ayette 2 kez
Yemineha Adonay nedari bakoah yemineha Adonay tirats oyev.
יְמִֽינְךָ֣ יְהוָ֔ה נֶאְדָּרִ֖י בַּכֹּ֑חַ יְמִֽינְךָ֥ יְהוָ֖ה תִּרְעַ֥ץ אוֹיֵֽב׃
Sağ elin, Adonay, gücüyle görkemlidir. Sağ elin, Adonay, düşmanı parçalar.
Mi hamoha baelim Adonay mi kamoha nedar bakodeş nora tehilot ose fele.
מִֽי־כָמֹ֤כָה בָּֽאֵלִם֙ יְהוָ֔ה מִ֥י כָּמֹ֖כָה נֶאְדָּ֣ר בַּקֹּ֑דֶשׁ נוֹרָ֥א תְהִלֹּ֖ת עֹ֥שֵׂה פֶֽלֶא׃
İlahlar arasında senin gibisi kimdir, Adonay? Kutsallıkta görkemli, övgüleriyle heybet uyandıran, harikalar yaratan senin gibisi kimdir?
Tipol alehem emata vafahad bigdol zeroaha yidemu kaaven ad yaavor ameha Adonay ad yaavor am zu kanita.
תִּפֹּ֨ל עֲלֵיהֶ֤ם אֵימָ֙תָה֙ וָפַ֔חַד בִּגְדֹ֥ל זְרוֹעֲךָ֖ יִדְּמ֣וּ כָּאָ֑בֶן עַד־יַעֲבֹ֤ר עַמְּךָ֙ יְהוָ֔ה עַֽד־יַעֲבֹ֖ר עַם־ז֥וּ קָנִֽיתָ׃
Üzerlerine korku ve dehşet çöksün. Kolunun büyüklüğü karşısında taş gibi sessiz kalsınlar; halkın geçinceye kadar, Adonay, edindiğin bu halk geçinceye kadar.
Teviemo vetitaemo behar nahalateha mahon leşivteha paalta Adonay mikedaş Adonay konenu yadeha.
תְּבִאֵ֗מוֹ וְתִטָּעֵ֙מוֹ֙ בְּהַ֣ר נַחֲלָֽתְךָ֔ מָכ֧וֹן לְשִׁבְתְּךָ֛ פָּעַ֖לְתָּ יְהוָ֑ה מִקְּדָ֕שׁ אֲדֹנָ֖י כּוֹנְנ֥וּ יָדֶֽיךָ׃
Onları getirip kendi mirasının dağına dikeceksin; oturmak için hazırladığın yere, Adonay, ellerinin kurduğu kutsal mekâna, Efendim.
יְהוָ֥ה ׀ יִמְלֹ֖ךְ לְעֹלָ֥ם וָעֶֽד׃
Adonay sonsuza dek hüküm sürecek.”
Ki va sus paro berihbo uvefaraşav bayam vayaşev Adonay alehem et me hayam uvene yisrael halehu vayabaşa betoh hayam.
כִּ֣י בָא֩ ס֨וּס פַּרְעֹ֜ה בְּרִכְבּ֤וֹ וּבְפָרָשָׁיו֙ בַּיָּ֔ם וַיָּ֧שֶׁב יְהוָ֛ה עֲלֵהֶ֖ם אֶת־מֵ֣י הַיָּ֑ם וּבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל הָלְכ֥וּ בַיַּבָּשָׁ֖ה בְּת֥וֹךְ הַיָּֽם׃ (פ)
Çünkü Firavun’un atları, savaş arabaları ve atlıları denize girmişti; Adonay denizin sularını üzerlerine geri döndürmüştü. İsrael oğulları ise denizin ortasında kuru topraktan yürümüştü.
Bu ayette 2 kez
Vayitsak el Adonay vayoreu Adonay ets vayaşleh el hamayim vayimteku hamayim şam sam lo hok umişpat veşam nisau.
וַיִּצְעַ֣ק אֶל־יְהוָ֗ה וַיּוֹרֵ֤הוּ יְהוָה֙ עֵ֔ץ וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וַֽיִּמְתְּק֖וּ הַמָּ֑יִם שָׁ֣ם שָׂ֥ם ל֛וֹ חֹ֥ק וּמִשְׁפָּ֖ט וְשָׁ֥ם נִסָּֽהוּ׃
Moşe, Adonay’a haykırdı. Adonay ona bir ağaç gösterdi. Moşe onu suya attı; sular tatlılaştı. Adonay orada halk için yasa ve hüküm koydu; orada onları sınadı.
Bu ayette 2 kez
Vayomer im şamoa tişma lekol Adonay eloheha vehayaşar beenav taase vehaazanta lemitsvotav veşamarta kol hukav kal hamahala aşer samti vemitsrayim lo asim aleha ki ani Adonay rofeeha.
וַיֹּאמֶר֩ אִם־שָׁמ֨וֹעַ תִּשְׁמַ֜ע לְק֣וֹל ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ וְהַיָּשָׁ֤ר בְּעֵינָיו֙ תַּעֲשֶׂ֔ה וְהַֽאֲזַנְתָּ֙ לְמִצְוֺתָ֔יו וְשָׁמַרְתָּ֖ כָּל־חֻקָּ֑יו כָּֽל־הַמַּֽחֲלָ֞ה אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי בְמִצְרַ֙יִם֙ לֹא־אָשִׂ֣ים עָלֶ֔יךָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה רֹפְאֶֽךָ׃ (ס)
Şöyle dedi: “Tanrın Adonay’ın sözünü dikkatle dinler, O’nun gözünde doğru olanı yapar, buyruklarına kulak verir ve bütün yasalarını gözetirsen, Mısır’a getirdiğim hastalıkların hiçbirini sana getirmeyeceğim. Çünkü ben, sana şifa veren Adonay’ım.”
Vayomeru alehem bene yisrael mi yiten mutenu veyad Adonay beerets mitsrayim beşivtenu al sir habasar beohlenu lehem lasova ki hotsetem otanu el hamidbar haze lehamit et kol hakahal haze baraav.
וַיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל מִֽי־יִתֵּ֨ן מוּתֵ֤נוּ בְיַד־יְהוָה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשִׁבְתֵּ֙נוּ֙ עַל־סִ֣יר הַבָּשָׂ֔ר בְּאָכְלֵ֥נוּ לֶ֖חֶם לָשֹׂ֑בַע כִּֽי־הוֹצֵאתֶ֤ם אֹתָ֙נוּ֙ אֶל־הַמִּדְבָּ֣ר הַזֶּ֔ה לְהָמִ֛ית אֶת־כָּל־הַקָּהָ֥ל הַזֶּ֖ה בָּרָעָֽב׃ (ס)
Onlara şöyle dediler: “Keşke Mısır ülkesinde et kazanlarının başında oturup doyasıya ekmek yerken Adonay’ın eliyle ölseydik! Bütün bu topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız.”
Vayomer Adonay el moşe hinni mamtir lahem lehem min haşamayim veyatsa haam velaketu devar yom beyomo lemaan anasenu hayeleh betorati im lo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְנִ֨י מַמְטִ֥יר לָכֶ֛ם לֶ֖חֶם מִן־הַשָּׁמָ֑יִם וְיָצָ֨א הָעָ֤ם וְלָֽקְטוּ֙ דְּבַר־י֣וֹם בְּיוֹמ֔וֹ לְמַ֧עַן אֲנַסֶּ֛נּוּ הֲיֵלֵ֥ךְ בְּתוֹרָתִ֖י אִם־לֹֽא׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Size gökten ekmek yağdıracağım. Halk her gün çıkıp o güne yetecek kadar toplasın. Böylece yasama uyup uymayacaklarını sınayacağım.
Vayomer moşe veaharon el kol bene yisrael erev vidatem ki Adonay hotsi ethem meerets mitsrayim.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ וְאַהֲרֹ֔ן אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל עֶ֕רֶב וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֧י יְהוָ֛ה הוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe ile Aaron, bütün İsrael oğullarına şöyle dediler: “Akşam, sizi Mısır ülkesinden Adonay’ın çıkardığını bileceksiniz.
Bu ayette 2 kez
Uvoker ureitem et kevod Adonay beşameo et telunotehem al Adonay venahnu ma ki talinu alenu.
וּבֹ֗קֶר וּרְאִיתֶם֙ אֶת־כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה בְּשָׁמְע֥וֹ אֶת־תְּלֻנֹּתֵיכֶ֖ם עַל־יְהוָ֑ה וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה כִּ֥י תלונו [תַלִּ֖ינוּ] עָלֵֽינוּ׃
Sabah da Adonay’ın görkemini göreceksiniz; çünkü Adonay’a karşı söylenmelerinizi duydu. Biz kimiz ki bize karşı söyleniyorsunuz?”
Bu ayette 3 kez
Vayomer moşe betet Adonay lahem baerev basar leehol velehem baboker lisboa bişmoa Adonay et telunotehem aşer atem malinim alav venahnu ma lo alenu telunotehem ki al Adonay.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה בְּתֵ֣ת יְהוָה֩ לָכֶ֨ם בָּעֶ֜רֶב בָּשָׂ֣ר לֶאֱכֹ֗ל וְלֶ֤חֶם בַּבֹּ֙קֶר֙ לִשְׂבֹּ֔עַ בִּשְׁמֹ֤עַ יְהוָה֙ אֶת־תְּלֻנֹּ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם מַלִּינִ֖ם עָלָ֑יו וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה לֹא־עָלֵ֥ינוּ תְלֻנֹּתֵיכֶ֖ם כִּ֥י עַל־יְהוָֽה׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay size akşam yiyecek et, sabah doyacağınız kadar ekmek verecek; çünkü kendisine karşı söylenmelerinizi duydu. Biz kimiz? Söylenmeleriniz bize karşı değil, Adonay’a karşıdır.”
Vayomer moşe el aharon emor el kol adat bene yisrael kirvu lifne Adonay ki şama et telunotehem.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן אֱמֹ֗ר אֶֽל־כָּל־עֲדַת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל קִרְב֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כִּ֣י שָׁמַ֔ע אֵ֖ת תְּלֻנֹּתֵיכֶֽם׃
Moşe, Aaron’a, “İsrael oğullarının bütün topluluğuna söyle: ‘Adonay’ın huzuruna yaklaşın; çünkü söylenmelerinizi duydu’” dedi.
Vayehi kedaber aharon el kol adat bene yisrael vayifnu el hamidbar vehine kevod Adonay nira beanan.
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֤ר אַהֲרֹן֙ אֶל־כָּל־עֲדַ֣ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּפְנ֖וּ אֶל־הַמִּדְבָּ֑ר וְהִנֵּה֙ כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה נִרְאָ֖ה בֶּעָנָֽן׃ (פ)
Aaron, İsrael oğullarının bütün topluluğuna seslenirken çöle doğru döndüler. İşte, Adonay’ın görkemi bulutta göründü.
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay, Moşe’ye şöyle seslendi:
Şamati et telunot bene yisrael daber alehem lemor ben haarbayim tohelu vasar uvaboker tisbeu lahem vidatem ki ani Adonay elohehem.
שָׁמַ֗עְתִּי אֶת־תְּלוּנֹּת֮ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ דַּבֵּ֨ר אֲלֵהֶ֜ם לֵאמֹ֗ר בֵּ֤ין הָֽעַרְבַּ֙יִם֙ תֹּאכְל֣וּ בָשָׂ֔ר וּבַבֹּ֖קֶר תִּשְׂבְּעוּ־לָ֑חֶם וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
“İsrael oğullarının söylenmelerini duydum. Onlara söyle: ‘Akşama doğru et yiyeceksiniz, sabah da ekmekle doyacaksınız. Böylece benim, Tanrınız Adonay olduğumu bileceksiniz.’”
Vayiru vene yisrael vayomeru iş el ahiv man u ki lo yadeu ma u vayomer moşe alehem u halehem aşer natan Adonay lahem leohla.
וַיִּרְא֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיֹּ֨אמְר֜וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ מָ֣ן ה֔וּא כִּ֛י לֹ֥א יָדְע֖וּ מַה־ה֑וּא וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֲלֵהֶ֔ם ה֣וּא הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם לְאָכְלָֽה׃
İsrael oğulları bunu görünce birbirlerine, “Bu nedir?” dediler; çünkü ne olduğunu bilmiyorlardı. Moşe onlara, “Bu, Adonay’ın yemeniz için size verdiği ekmektir” dedi.
Ze hadavar aşer tsiva Adonay liktu mimenu iş lefi ohlo omer lagulgolet mispar nafşotehem iş laaşer beoholo tikahu.
זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לִקְט֣וּ מִמֶּ֔נּוּ אִ֖ישׁ לְפִ֣י אָכְל֑וֹ עֹ֣מֶר לַגֻּלְגֹּ֗לֶת מִסְפַּר֙ נַפְשֹׁ֣תֵיכֶ֔ם אִ֛ישׁ לַאֲשֶׁ֥ר בְּאָהֳל֖וֹ תִּקָּֽחוּ׃
“Adonay’ın buyruğu şudur: Herkes yiyeceği kadar toplasın. Kişi sayınıza göre, başına bir omer olmak üzere, herkes çadırındakiler için alsın.”
Vayomer alehem u aşer diber Adonay şabaton şabat kodeş ladonay mahar et aşer tofu efu veet aşer tevaşelu başelu veet kol haodef hanihu lahem lemişmeret ad haboker.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם ה֚וּא אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה שַׁבָּת֧וֹן שַׁבַּת־קֹ֛דֶשׁ לַֽיהוָ֖ה מָחָ֑ר אֵ֣ת אֲשֶׁר־תֹּאפ֞וּ אֵפ֗וּ וְאֵ֤ת אֲשֶֽׁר־תְּבַשְּׁלוּ֙ בַּשֵּׁ֔לוּ וְאֵת֙ כָּל־הָ֣עֹדֵ֔ף הַנִּ֧יחוּ לָכֶ֛ם לְמִשְׁמֶ֖רֶת עַד־הַבֹּֽקֶר׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Adonay’ın söylediği budur: Yarın tam dinlenme günü, Adonay için kutsal Şabat’tır. Fırında pişireceğinizi pişirin, haşlayacağınızı haşlayın. Artanların hepsini sabaha kadar saklayın.”
Vayomer Adonay el moşe ad ana meantem lişmor mitsvotay vetorotay.
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה עַד־אָ֙נָה֙ מֵֽאַנְתֶּ֔ם לִשְׁמֹ֥ר מִצְוֺתַ֖י וְתוֹרֹתָֽי׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Buyruklarımı ve yasalarımı gözetmeyi daha ne kadar reddedeceksiniz?
Reu ki Adonay natan lahem haşabat al ken u noten lahem bayom haşişi lehem yomayim şevu iş tahtav al yetse iş mimekomo bayom haşevii.
רְא֗וּ כִּֽי־יְהוָה֮ נָתַ֣ן לָכֶ֣ם הַשַּׁבָּת֒ עַל־כֵּ֠ן ה֣וּא נֹתֵ֥ן לָכֶ֛ם בַּיּ֥וֹם הַשִּׁשִּׁ֖י לֶ֣חֶם יוֹמָ֑יִם שְׁב֣וּ ׀ אִ֣ישׁ תַּחְתָּ֗יו אַל־יֵ֥צֵא אִ֛ישׁ מִמְּקֹמ֖וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִֽי׃
Bakın, Adonay size Şabat’ı verdi. Bu yüzden altıncı gün size iki günlük ekmek veriyor. Herkes yerinde kalsın; yedinci gün kimse bulunduğu yerden çıkmasın.”
Vayomer moşe ze hadavar aşer tsiva Adonay melo haomer mimenu lemişmeret ledorotehem lemaan yiru et halehem aşer heehalti ethem bamidbar behotsii ethem meerets mitsrayim.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה מְלֹ֤א הָעֹ֙מֶר֙ מִמֶּ֔נּוּ לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם לְמַ֣עַן ׀ יִרְא֣וּ אֶת־הַלֶּ֗חֶם אֲשֶׁ֨ר הֶאֱכַ֤לְתִּי אֶתְכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בְּהוֹצִיאִ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay’ın buyruğu şudur: ‘Kuşaklarınız için ondan bir omer dolusu saklayın. Böylece sizi Mısır ülkesinden çıkardığımda çölde size yedirdiğim ekmeği görsünler.’”
Vayomer moşe el aharon kah tsintsenet ahat veten şama melo haomer man vehanah oto lifne Adonay lemişmeret ledorotehem.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֚ח צִנְצֶ֣נֶת אַחַ֔ת וְתֶן־שָׁ֥מָּה מְלֹֽא־הָעֹ֖מֶר מָ֑ן וְהַנַּ֤ח אֹתוֹ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶֽם׃
Moşe, Aaron’a, “Bir kap al, içine bir omer dolusu man koy” dedi. “Kuşaklarınız için saklanmak üzere onu Adonay’ın huzuruna bırak.”
Kaaşer tsiva Adonay el moşe vayaniheu aharon lifne haedut lemişmaret.
כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה וַיַּנִּיחֵ֧הוּ אַהֲרֹ֛ן לִפְנֵ֥י הָעֵדֻ֖ת לְמִשְׁמָֽרֶת׃
Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi Aaron onu saklanmak üzere Tanıklık’ın önüne koydu.
Vayisu kol adat bene yisrael mimidbar sin lemasehem al pi Adonay vayahanu birfidim veen mayim liştot haam.
וַ֠יִּסְעוּ כָּל־עֲדַ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֧ל מִמִּדְבַּר־סִ֛ין לְמַסְעֵיהֶ֖ם עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה וַֽיַּחֲנוּ֙ בִּרְפִידִ֔ים וְאֵ֥ין מַ֖יִם לִשְׁתֹּ֥ת הָעָֽם׃
İsrael oğullarının bütün topluluğu, Adonay’ın buyruğuyla Sin Çölü’nden konak konak ilerledi. Refidim’de konakladılar; ama halkın içeceği su yoktu.
Vayarev haam im moşe vayomeru tenu lanu mayim venişte vayomer lahem moşe ma terivun imadi ma tenasun et Adonay.
וַיָּ֤רֶב הָעָם֙ עִם־מֹשֶׁ֔ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ תְּנוּ־לָ֥נוּ מַ֖יִם וְנִשְׁתֶּ֑ה וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ מֹשֶׁ֔ה מַה־תְּרִיבוּן֙ עִמָּדִ֔י מַה־תְּנַסּ֖וּן אֶת־יְהוָֽה׃
Halk, Moşe’yle tartışıp, “Bize su verin de içelim” dedi. Moşe onlara, “Neden benimle tartışıyorsunuz?” dedi. “Neden Adonay’ı sınıyorsunuz?”
Vayitsak moşe el Adonay lemor ma eese laam haze od meat usekaluni.
וַיִּצְעַ֤ק מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֣ה לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה ע֥וֹד מְעַ֖ט וּסְקָלֻֽנִי׃
Moşe, Adonay’a, “Bu halka ne yapayım?” diye haykırdı. “Az kaldı beni taşlayacaklar!”
Vayomer Adonay el moşe avor lifne haam vekah iteha mizikne yisrael umateha aşer hikita bo et hayeor kah beyadeha vehalaheta.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲבֹר֙ לִפְנֵ֣י הָעָ֔ם וְקַ֥ח אִתְּךָ֖ מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּמַטְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר הִכִּ֤יתָ בּוֹ֙ אֶת־הַיְאֹ֔ר קַ֥ח בְּיָדְךָ֖ וְהָלָֽכְתָּ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Halkın önünden geç. İsrael’in ileri gelenlerinden birkaçını yanına al. Nil’e vurduğun değneğini de eline alıp git.
Bu ayette 2 kez
Vayikra şem hamakom masa umeriva al riv bene yisrael veal nasotam et Adonay lemor hayeş Adonay bekirbenu im ayin.
וַיִּקְרָא֙ שֵׁ֣ם הַמָּק֔וֹם מַסָּ֖ה וּמְרִיבָ֑ה עַל־רִ֣יב ׀ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְעַ֨ל נַסֹּתָ֤ם אֶת־יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הֲיֵ֧שׁ יְהוָ֛ה בְּקִרְבֵּ֖נוּ אִם־אָֽיִן׃ (פ)
İsrael oğullarının tartışmaları ve “Adonay aramızda mı, değil mi?” diyerek Adonay’ı sınamaları yüzünden oraya Masa ve Meriva adını verdi.
Vayomer Adonay el moşe ketov zot zikaron basefer vesim beozne yehoşua ki maho emhe et zeher amalek mitahat haşamayim.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה כְּתֹ֨ב זֹ֤את זִכָּרוֹן֙ בַּסֵּ֔פֶר וְשִׂ֖ים בְּאָזְנֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ כִּֽי־מָחֹ֤ה אֶמְחֶה֙ אֶת־זֵ֣כֶר עֲמָלֵ֔ק מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Bunu anı olarak kitaba yaz ve Yeoşua’nın kulağına söyle: Amalek’in anısını göklerin altından bütünüyle sileceğim.”
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) יהוה
Türkçe anlam: YHWH; Tanrı’nın özel adı; Yahudi okuma geleneğinde Adonay diye okunur
YHWH
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1521 kez
HNpTemel kelime (lemma) יְהֹוִה
Türkçe anlam: Tanrı; Adonay/YHWH adıyla bağlantılı Tanrısal ad biçimi
YHWH
Dilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 4 kez
HNpDilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HNpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.