TORA’DA TEMEL KELİME
אֶ֫רֶץ
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 849 kez, 705 farklı ayette görülür.
- Kök
- ארץ
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit311 kullanım252 ayet
- Şemot136 kullanım111 ayet
- Vayikra82 kullanım67 ayet
- Bamidbar123 kullanım104 ayet
- Devarim197 kullanım171 ayet
Geçtiği ayetler
Şemot 10:21
Vayomer Adonay el moşe nete yadeha al haşamayim vihi hoşeh al erets mitsrayim veyameş hoşeh.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֤ה יָֽדְךָ֙ עַל־הַשָּׁמַ֔יִם וִ֥יהִי חֹ֖שֶׁךְ עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיָמֵ֖שׁ חֹֽשֶׁךְ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Elini göğe doğru uzat. Mısır ülkesinin üzerine karanlık çöksün; elle hissedilecek bir karanlık olsun.”
Şemot 10:22
Vayet moşe et yado al haşamayim vayehi hoşeh afela behol erets mitsrayim şeloşet yamim.
וַיֵּ֥ט מֹשֶׁ֛ה אֶת־יָד֖וֹ עַל־הַשָּׁמָ֑יִם וַיְהִ֧י חֹֽשֶׁךְ־אֲפֵלָ֛ה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִֽים׃
Moşe elini göğe doğru uzattı. Bütün Mısır ülkesini üç gün boyunca koyu bir karanlık kapladı.
Şemot 11:3
Vayiten Adonay et hen haam beene mitsrayim gam haiş moşe gadol meod beerets mitsrayim beene avde faro uveene haam.
וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־חֵ֥ן הָעָ֖ם בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם גַּ֣ם ׀ הָאִ֣ישׁ מֹשֶׁ֗ה גָּד֤וֹל מְאֹד֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּעֵינֵ֥י עַבְדֵֽי־פַרְעֹ֖ה וּבְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃ (ס)
Adonay, Mısırlıların halka iyi gözle bakmasını sağladı. Moşe de Mısır ülkesinde, Firavun’un görevlilerinin ve halkın gözünde çok saygın bir kişiydi.
Şemot 11:5
Umet kol behor beerets mitsrayim mibehor paro hayoşev al kiso ad behor haşifha aşer ahar harehayim vehol behor behema.
וּמֵ֣ת כָּל־בְּכוֹר֮ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ מִבְּכ֤וֹר פַּרְעֹה֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עַל־כִּסְא֔וֹ עַ֚ד בְּכ֣וֹר הַשִּׁפְחָ֔ה אֲשֶׁ֖ר אַחַ֣ר הָרֵחָ֑יִם וְכֹ֖ל בְּכ֥וֹר בְּהֵמָֽה׃
Tahtında oturan Firavun’un ilk oğlundan değirmen başındaki cariyenin ilk oğluna kadar, Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanlar ve hayvanların bütün ilk yavruları ölecek.
Şemot 11:6
Vehayeta tseaka gedola behol erets mitsrayim aşer kamou lo nihyata vehamou lo tosif.
וְהָֽיְתָ֛ה צְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲשֶׁ֤ר כָּמֹ֙הוּ֙ לֹ֣א נִהְיָ֔תָה וְכָמֹ֖הוּ לֹ֥א תֹסִֽף׃
Bütün Mısır ülkesinde büyük bir feryat kopacak. Böylesi daha önce olmadı; bir daha da olmayacak.
Şemot 11:9
Vayomer Adonay el moşe lo yişma alehem paro lemaan revot mofetay beerets mitsrayim.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה לֹא־יִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם פַּרְעֹ֑ה לְמַ֛עַן רְב֥וֹת מוֹפְתַ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye, “Firavun sizi dinlemeyecek; böylece Mısır ülkesinde olağanüstü işlerim çoğalacak” dedi.
Şemot 11:10
Umoşe veaharon asu et kol hamofetim haele lifne faro vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael meartso.
וּמֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֗ן עָשׂ֛וּ אֶת־כָּל־הַמֹּפְתִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַיְחַזֵּ֤ק יְהוָה֙ אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹֽא־שִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃ (פ)
Moşe ile Aaron bütün bu olağanüstü işleri Firavun’un önünde yaptılar. Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını ülkesinden salıvermedi.
Şemot 12:1
Vayomer Adonay el moşe veel aharon beerets mitsrayim lemor.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֔ן בְּאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר׃
Adonay, Mısır ülkesinde Moşe ile Aaron’a şöyle seslendi:
Şemot 12:12
Bu ayette 2 eşleşme
Veavarti veerets mitsrayim balayla haze vehiketi hol behor beerets mitsrayim meadam vead behema uvehol elohe mitsrayim eese şefatim ani Adonay.
וְעָבַרְתִּ֣י בְאֶֽרֶץ־מִצְרַיִם֮ בַּלַּ֣יְלָה הַזֶּה֒ וְהִכֵּיתִ֤י כָל־בְּכוֹר֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מֵאָדָ֖ם וְעַד־בְּהֵמָ֑ה וּבְכָל־אֱלֹהֵ֥י מִצְרַ֛יִם אֶֽעֱשֶׂ֥ה שְׁפָטִ֖ים אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
O gece Mısır ülkesinden geçeceğim. İnsandan hayvana kadar Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları vuracağım. Mısır’ın bütün ilahları üzerinde yargılarımı yerine getireceğim. Ben Adonay’ım.
Şemot 12:13
Vehaya hadam lahem leot al habatim aşer atem şam veraiti et hadam ufasahti alehem velo yiheye vahem negef lemaşhit behakoti beerets mitsrayim.
וְהָיָה֩ הַדָּ֨ם לָכֶ֜ם לְאֹ֗ת עַ֤ל הַבָּתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם שָׁ֔ם וְרָאִ֙יתִי֙ אֶת־הַדָּ֔ם וּפָסַחְתִּ֖י עֲלֵכֶ֑ם וְלֹֽא־יִֽהְיֶ֨ה בָכֶ֥ם נֶ֙גֶף֙ לְמַשְׁחִ֔ית בְּהַכֹּתִ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan sizin için bir işaret olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğim. Mısır ülkesini vurduğumda size yıkım getiren bir bela dokunmayacak.
Şemot 12:17
Uşemartem et hamatsot ki beetsem hayom haze hotseti et tsivotehem meerets mitsrayim uşemartem et hayom haze ledorotehem hukat olam.
וּשְׁמַרְתֶּם֮ אֶת־הַמַּצּוֹת֒ כִּ֗י בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הוֹצֵ֥אתִי אֶת־צִבְאוֹתֵיכֶ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וּשְׁמַרְתֶּ֞ם אֶת־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֛ה לְדֹרֹתֵיכֶ֖ם חֻקַּ֥ת עוֹלָֽם׃
Mayasız ekmekleri özenle koruyun. Çünkü tam bu gün birliklerinizi Mısır ülkesinden çıkardım. Kuşaklarınız boyunca, kalıcı bir yasa olarak bu günü gözetin.
Şemot 12:19
Şivat yamim seor lo yimatse bevatehem ki kol ohel mahmetset venihreta hanefeş hahi meadat yisrael bager uveezrah haarets.
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים שְׂאֹ֕ר לֹ֥א יִמָּצֵ֖א בְּבָתֵּיכֶ֑ם כִּ֣י ׀ כָּל־אֹכֵ֣ל מַחְמֶ֗צֶת וְנִכְרְתָ֞ה הַנֶּ֤פֶשׁ הַהִוא֙ מֵעֲדַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל בַּגֵּ֖ר וּבְאֶזְרַ֥ח הָאָֽרֶץ׃
Yedi gün evlerinizde ekşi hamur bulunmayacak. Mayalanmış bir şey yiyen kişi, ister aranızda yaşayan yabancı ister ülkenin yerlisi olsun, İsrael topluluğundan kesilip atılacaktır.
Şemot 12:25
Vehaya ki tavou el haarets aşer yiten Adonay lahem kaaşer diber uşemartem et haavoda hazot.
וְהָיָ֞ה כִּֽי־תָבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר וּשְׁמַרְתֶּ֖ם אֶת־הָעֲבֹדָ֥ה הַזֹּֽאת׃
Adonay’ın söz verdiği gibi size vereceği ülkeye girdiğinizde bu ibadeti yerine getirin.
Şemot 12:29
Vayehi bahatsi halayla vadonay hika hol behor beerets mitsrayim mibehor paro hayoşev al kiso ad behor haşevi aşer bevet habor vehol behor behema.
וַיְהִ֣י ׀ בַּחֲצִ֣י הַלַּ֗יְלָה וַֽיהוָה֮ הִכָּ֣ה כָל־בְּכוֹר֮ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ מִבְּכֹ֤ר פַּרְעֹה֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עַל־כִּסְא֔וֹ עַ֚ד בְּכ֣וֹר הַשְּׁבִ֔י אֲשֶׁ֖ר בְּבֵ֣ית הַבּ֑וֹר וְכֹ֖ל בְּכ֥וֹר בְּהֵמָֽה׃
Gece yarısı Adonay, tahtında oturan Firavun’un ilk oğlundan zindandaki tutsağın ilk oğluna kadar, Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları ve hayvanların bütün ilk yavrularını vurdu.
Şemot 12:33
Vatehezak mitsrayim al haam lemaher leşaleham min haarets ki ameru kulanu metim.
וַתֶּחֱזַ֤ק מִצְרַ֙יִם֙ עַל־הָעָ֔ם לְמַהֵ֖ר לְשַׁלְּחָ֣ם מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֥י אָמְר֖וּ כֻּלָּ֥נוּ מֵתִֽים׃
Mısırlılar, “Hepimiz ölüyoruz!” diyerek halkı ülkeden bir an önce göndermek için sıkıştırdılar.
Şemot 12:41
Vayehi mikets şeloşim şana vearba meot şana vayehi beetsem hayom haze yatseu kol tsivot Adonay meerets mitsrayim.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיְהִ֗י בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה יָֽצְא֛וּ כָּל־צִבְא֥וֹת יְהוָ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Dört yüz otuz yılın sonunda, tam o gün, Adonay’ın bütün birlikleri Mısır ülkesinden çıktı.
Şemot 12:42
Lel şimurim u ladonay lehotsiam meerets mitsrayim u halayla haze ladonay şimurim lehol bene yisrael ledorotam.
לֵ֣יל שִׁמֻּרִ֥ים הוּא֙ לַֽיהוָ֔ה לְהוֹצִיאָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הֽוּא־הַלַּ֤יְלָה הַזֶּה֙ לַֽיהוָ֔ה שִׁמֻּרִ֛ים לְכָל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לְדֹרֹתָֽם׃ (פ)
Bu, onları Mısır ülkesinden çıkarmak için Adonay’ın gözettiği geceydi. Bu gece, kuşakları boyunca bütün İsrael oğullarının Adonay için gözetecekleri gecedir.
Şemot 12:48
Vehi yagur iteha ger veasa fesah ladonay himol lo hol zahar veaz yikrav laasoto vehaya keezrah haarets vehol arel lo yohal bo.
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Yanında yaşayan bir yabancı Adonay için Pesah kurbanı sunmak isterse, ona ait bütün erkekler sünnet edilmelidir. O zaman onu sunmak için yaklaşabilir ve ülkenin yerlisi gibi olur. Sünnetsiz hiç kimse ondan yemeyecek.
Şemot 12:51
Vayehi beetsem hayom haze hotsi Adonay et bene yisrael meerets mitsrayim al tsivotam.
וַיְהִ֕י בְּעֶ֖צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה הוֹצִ֨יא יְהוָ֜ה אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם עַל־צִבְאֹתָֽם׃ (פ)
Tam o gün Adonay, İsrael oğullarını birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkardı.
Şemot 13:5
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaya hi yeviaha Adonay el erets hakenaani vehahiti vehaemori vehahivi vehayevusi aşer nişba laavoteha latet lah erets zavat halav udevaş veavadta et haavoda hazot bahodeş haze.
וְהָיָ֣ה כִֽי־יְבִֽיאֲךָ֣ יְהוָ֡ה אֶל־אֶ֣רֶץ הַֽ֠כְּנַעֲנִי וְהַחִתִּ֨י וְהָאֱמֹרִ֜י וְהַחִוִּ֣י וְהַיְבוּסִ֗י אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֤ע לַאֲבֹתֶ֙יךָ֙ לָ֣תֶת לָ֔ךְ אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָ֑שׁ וְעָבַדְתָּ֛ אֶת־הָעֲבֹדָ֥ה הַזֹּ֖את בַּחֹ֥דֶשׁ הַזֶּֽה׃
Adonay seni atalarına ant içerek sana vereceğini söylediği Kenaanlıların, Hitilerin, Emorilerin, Hivilerin ve Yevusilerin ülkesine, süt ve bal akan ülkeye götürdüğünde, bu ayda bu ibadeti yerine getireceksin.
Şemot 13:11
Vehaya ki yeviaha Adonay el erets hakenaani kaaşer nişba leha velaavoteha unetanah lah.
וְהָיָ֞ה כִּֽי־יְבִֽאֲךָ֤ יְהוָה֙ אֶל־אֶ֣רֶץ הַֽכְּנַעֲנִ֔י כַּאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע לְךָ֖ וְלַֽאֲבֹתֶ֑יךָ וּנְתָנָ֖הּ לָֽךְ׃
Adonay sana ve atalarına ant içtiği gibi seni Kenaanlıların ülkesine getirip orayı sana verdiğinde,
Şemot 13:15
Vayehi ki hikşa faro leşalehenu vayaharog Adonay kol behor beerets mitsrayim mibehor adam vead behor behema al ken ani zoveah ladonay kol peter rehem hazeharim vehol behor banay efde.
וַיְהִ֗י כִּֽי־הִקְשָׁ֣ה פַרְעֹה֮ לְשַׁלְּחֵנוּ֒ וַיַּהֲרֹ֨ג יְהֹוָ֤ה כָּל־בְּכוֹר֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִבְּכֹ֥ר אָדָ֖ם וְעַד־בְּכ֣וֹר בְּהֵמָ֑ה עַל־כֵּן֩ אֲנִ֨י זֹבֵ֜חַ לַֽיהוָ֗ה כָּל־פֶּ֤טֶר רֶ֙חֶם֙ הַזְּכָרִ֔ים וְכָל־בְּכ֥וֹר בָּנַ֖י אֶפְדֶּֽה׃
Firavun bizi salıvermemekte direnince Adonay, insandan hayvana kadar Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları öldürdü. Bu yüzden rahmi ilk açan bütün erkek hayvanları Adonay’a kurban sunuyorum; oğullarımın her ilk doğanının ise karşılığını verip onu kurtarıyorum.’
Şemot 13:17
Vayehi beşalah paro et haam velo naham Elohim dereh erets peliştim ki karov u ki amar Elohim pen yinahem haam birotam milhama veşavu mitsrayema.
וַיְהִ֗י בְּשַׁלַּ֣ח פַּרְעֹה֮ אֶת־הָעָם֒ וְלֹא־נָחָ֣ם אֱלֹהִ֗ים דֶּ֚רֶךְ אֶ֣רֶץ פְּלִשְׁתִּ֔ים כִּ֥י קָר֖וֹב ה֑וּא כִּ֣י ׀ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים פֶּֽן־יִנָּחֵ֥ם הָעָ֛ם בִּרְאֹתָ֥ם מִלְחָמָ֖ה וְשָׁ֥בוּ מִצְרָֽיְמָה׃
Firavun halkı salıverdiğinde Tanrı onları, yakın olmasına rağmen, Peliştilerin ülkesinden geçen yoldan götürmedi. Çünkü Tanrı, “Halk savaş görünce kararından dönüp Mısır’a geri gidebilir” dedi.
Şemot 13:18
Vayasev Elohim et haam dereh hamidbar yam suf vahamuşim alu vene yisrael meerets mitsrayim.
וַיַּסֵּ֨ב אֱלֹהִ֧ים ׀ אֶת־הָעָ֛ם דֶּ֥רֶךְ הַמִּדְבָּ֖ר יַם־ס֑וּף וַחֲמֻשִׁ֛ים עָל֥וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Tanrı halkı Sazlık Denizi yönündeki çöl yolundan dolaştırdı. İsrael oğulları Mısır ülkesinden silahlı olarak çıktılar.
Şemot 14:3
Veamar paro livne yisrael nevuhim hem baarets sagar alehem hamidbar.
וְאָמַ֤ר פַּרְעֹה֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל נְבֻכִ֥ים הֵ֖ם בָּאָ֑רֶץ סָגַ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם הַמִּדְבָּֽר׃
Firavun, İsrael oğulları için, ‘Ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlar; çöl onları kuşattı’ diyecek.
Şemot 15:12
Natita yemineha tivlaemo arets.
נָטִ֙יתָ֙ יְמִ֣ינְךָ֔ תִּבְלָעֵ֖מוֹ אָֽרֶץ׃
Sağ elini uzattın, yer onları yuttu.
Şemot 16:1
Vayisu meelim vayavou kol adat bene yisrael el midbar sin aşer ben elim uven sinay bahamişa asar yom lahodeş haşeni letsetam meerets mitsrayim.
וַיִּסְעוּ֙ מֵֽאֵילִ֔ם וַיָּבֹ֜אוּ כָּל־עֲדַ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־מִדְבַּר־סִ֔ין אֲשֶׁ֥ר בֵּין־אֵילִ֖ם וּבֵ֣ין סִינָ֑י בַּחֲמִשָּׁ֨ה עָשָׂ֥ר יוֹם֙ לַחֹ֣דֶשׁ הַשֵּׁנִ֔י לְצֵאתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Elim’den yola çıktılar. İsrael oğullarının bütün topluluğu, Mısır ülkesinden çıkışlarının ikinci ayının on beşinci gününde, Elim ile Sinay arasındaki Sin Çölü’ne geldi.
Şemot 16:3
Vayomeru alehem bene yisrael mi yiten mutenu veyad Adonay beerets mitsrayim beşivtenu al sir habasar beohlenu lehem lasova ki hotsetem otanu el hamidbar haze lehamit et kol hakahal haze baraav.
וַיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל מִֽי־יִתֵּ֨ן מוּתֵ֤נוּ בְיַד־יְהוָה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשִׁבְתֵּ֙נוּ֙ עַל־סִ֣יר הַבָּשָׂ֔ר בְּאָכְלֵ֥נוּ לֶ֖חֶם לָשֹׂ֑בַע כִּֽי־הוֹצֵאתֶ֤ם אֹתָ֙נוּ֙ אֶל־הַמִּדְבָּ֣ר הַזֶּ֔ה לְהָמִ֛ית אֶת־כָּל־הַקָּהָ֥ל הַזֶּ֖ה בָּרָעָֽב׃ (ס)
Onlara şöyle dediler: “Keşke Mısır ülkesinde et kazanlarının başında oturup doyasıya ekmek yerken Adonay’ın eliyle ölseydik! Bütün bu topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız.”
Şemot 16:6
Vayomer moşe veaharon el kol bene yisrael erev vidatem ki Adonay hotsi ethem meerets mitsrayim.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ וְאַהֲרֹ֔ן אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל עֶ֕רֶב וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּ֧י יְהוָ֛ה הוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe ile Aaron, bütün İsrael oğullarına şöyle dediler: “Akşam, sizi Mısır ülkesinden Adonay’ın çıkardığını bileceksiniz.
Şemot 16:14
Vataal şihvat hatal vehine al pene hamidbar dak mehuspas dak kakefor al haarets.
וַתַּ֖עַל שִׁכְבַ֣ת הַטָּ֑ל וְהִנֵּ֞ה עַל־פְּנֵ֤י הַמִּדְבָּר֙ דַּ֣ק מְחֻסְפָּ֔ס דַּ֥ק כַּכְּפֹ֖ר עַל־הָאָֽרֶץ׃
Çiy tabakası kalkınca çölün yüzeyinde, yerdeki kırağı gibi ince, tanecikli bir şey belirdi.
Şemot 16:32
Vayomer moşe ze hadavar aşer tsiva Adonay melo haomer mimenu lemişmeret ledorotehem lemaan yiru et halehem aşer heehalti ethem bamidbar behotsii ethem meerets mitsrayim.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה זֶ֤ה הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה מְלֹ֤א הָעֹ֙מֶר֙ מִמֶּ֔נּוּ לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם לְמַ֣עַן ׀ יִרְא֣וּ אֶת־הַלֶּ֗חֶם אֲשֶׁ֨ר הֶאֱכַ֤לְתִּי אֶתְכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר בְּהוֹצִיאִ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay’ın buyruğu şudur: ‘Kuşaklarınız için ondan bir omer dolusu saklayın. Böylece sizi Mısır ülkesinden çıkardığımda çölde size yedirdiğim ekmeği görsünler.’”
Şemot 16:35
Bu ayette 2 eşleşme
Uvene yisrael ahelu et haman arbaim şana ad boam el erets noşavet et haman ahelu ad boam el ketse erets kenaan.
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אָֽכְל֤וּ אֶת־הַמָּן֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה עַד־בֹּאָ֖ם אֶל־אֶ֣רֶץ נוֹשָׁ֑בֶת אֶת־הַמָּן֙ אָֽכְל֔וּ עַד־בֹּאָ֕ם אֶל־קְצֵ֖ה אֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
İsrael oğulları, yerleşik insanların yaşadığı bir ülkeye varıncaya kadar kırk yıl man yediler. Kenaan ülkesinin sınırına varıncaya kadar man yediler.
Şemot 18:3
Veet şene vaneha aşer şem haehad gereşom ki amar ger hayiti beerets naheriya.
וְאֵ֖ת שְׁנֵ֣י בָנֶ֑יהָ אֲשֶׁ֨ר שֵׁ֤ם הָֽאֶחָד֙ גֵּֽרְשֹׁ֔ם כִּ֣י אָמַ֔ר גֵּ֣ר הָיִ֔יתִי בְּאֶ֖רֶץ נָכְרִיָּֽה׃
Onun iki oğlunu da aldı. Birinin adı Gerşom’du; çünkü Moşe, “Yabancı bir ülkede gurbetçi oldum” demişti.
Şemot 18:27
Vayeşalah moşe et hoteno vayeleh lo el artso.
וַיְשַׁלַּ֥ח מֹשֶׁ֖ה אֶת־חֹתְנ֑וֹ וַיֵּ֥לֶךְ ל֖וֹ אֶל־אַרְצֽוֹ׃ (פ)
Moşe kayınpederini uğurladı; Yitro kendi ülkesine gitti.
Şemot 19:1
Bahodeş haşelişi letset bene yisrael meerets mitsrayim bayom haze bau midbar sinay.
בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י לְצֵ֥את בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה בָּ֖אוּ מִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
İsrael oğulları, Mısır ülkesinden çıkışlarının üçüncü ayında, o gün Sinay Çölü’ne geldiler.
Şemot 19:5
Veata im şamoa tişmeu bekoli uşemartem et beriti vihyitem li segula mikol haamim ki li kol haarets.
וְעַתָּ֗ה אִם־שָׁמ֤וֹעַ תִּשְׁמְעוּ֙ בְּקֹלִ֔י וּשְׁמַרְתֶּ֖ם אֶת־בְּרִיתִ֑י וִהְיִ֨יתֶם לִ֤י סְגֻלָּה֙ מִכָּל־הָ֣עַמִּ֔ים כִּי־לִ֖י כָּל־הָאָֽרֶץ׃
Şimdi sözümü dikkatle dinler ve antlaşmamı gözetirseniz, bütün halklar arasında benim özel hazinem olacaksınız. Çünkü bütün yeryüzü benimdir.
Şemot 20:2
Anohi Adonay eloheha aşer hotsetiha meerets mitsrayim mibet avadim.
אָֽנֹכִ֖י֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑֔יךָ אֲשֶׁ֧ר הוֹצֵאתִ֛יךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם מִבֵּ֣֥ית עֲבָדִֽ֑ים׃
“Ben seni Mısır ülkesinden, kölelik evinden çıkaran Tanrın Adonay’ım.
Şemot 20:4
Bu ayette 2 eşleşme
Lo taase leha fesel vehol temuna aşer başamayim mimaal vaaşer baarets mitaahat vaaşer bamayim mitahat laarets.
לֹֽ֣א תַֽעֲשֶׂ֨ה־לְךָ֥֣ פֶ֣֙סֶל֙ ׀ וְכָל־תְּמוּנָ֡֔ה אֲשֶׁ֤֣ר בַּשָּׁמַ֣֙יִם֙ ׀ מִמַּ֡֔עַל וַֽאֲשֶׁ֥ר֩ בָּאָ֖֨רֶץ מִתַָּ֑֜חַת וַאֲשֶׁ֥֣ר בַּמַּ֖֣יִם ׀ מִתַּ֥֣חַת לָאָֽ֗רֶץ
Kendine oyma bir put ya da yukarıda göklerde, aşağıda yerde veya yerin altındaki sularda bulunan herhangi bir şeyin tasvirini yapmayacaksın.
Şemot 20:11
Ki şeşet yamim asa Adonay et haşamayim veet haarets et hayam veet kol aşer bam vayanah bayom haşevii al ken berah Adonay et yom haşabat vayekadeşeu.
כִּ֣י שֵֽׁשֶׁת־יָמִים֩ עָשָׂ֨ה יְהוָ֜ה אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֗רֶץ אֶת־הַיָּם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֔ם וַיָּ֖נַח בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י עַל־כֵּ֗ן בֵּרַ֧ךְ יְהוָ֛ה אֶת־י֥וֹם הַשַּׁבָּ֖ת וַֽיְקַדְּשֵֽׁהוּ׃ (ס)
Çünkü Adonay altı günde gökleri, yeri, denizi ve onlarda bulunan her şeyi yaptı; yedinci gün dinlendi. Bu yüzden Adonay Şabat gününü kutsadı ve onu kutsal kıldı.
Şemot 22:20
Veger lo tone velo tilhatsenu ki gerim heyitem beerets mitsrayim.
וְגֵ֥ר לֹא־תוֹנֶ֖ה וְלֹ֣א תִלְחָצֶ֑נּוּ כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yabancıya kötü davranmayacak, ona baskı yapmayacaksın. Çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.
Şemot 23:9
Veger lo tilhats veatem yedatem et nefeş hager ki gerim heyitem beerets mitsrayim.
וְגֵ֖ר לֹ֣א תִלְחָ֑ץ וְאַתֶּ֗ם יְדַעְתֶּם֙ אֶת־נֶ֣פֶשׁ הַגֵּ֔ר כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancının iç dünyasını bilirsiniz; çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.
Şemot 23:10
Veşeş şanim tizra et artseha veasafta et tevuatah.
וְשֵׁ֥שׁ שָׁנִ֖ים תִּזְרַ֣ע אֶת־אַרְצֶ֑ךָ וְאָסַפְתָּ֖ אֶת־תְּבוּאָתָֽהּ׃
Altı yıl toprağını ekecek ve ürününü toplayacaksın.
Şemot 23:26
Lo tihye meşakela vaakara beartseha et mispar yameha amale.
לֹ֥א תִהְיֶ֛ה מְשַׁכֵּלָ֥ה וַעֲקָרָ֖ה בְּאַרְצֶ֑ךָ אֶת־מִסְפַּ֥ר יָמֶ֖יךָ אֲמַלֵּֽא׃
Ülkende düşük yapan ya da kısır kalan olmayacak. Günlerinin sayısını tamamlayacağım.
Şemot 23:29
Lo agareşenu mipaneha beşana ehat pen tihye haarets şemama veraba aleha hayat hasade.
לֹ֧א אֲגָרְשֶׁ֛נּוּ מִפָּנֶ֖יךָ בְּשָׁנָ֣ה אֶחָ֑ת פֶּן־תִּהְיֶ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ שְׁמָמָ֔ה וְרַבָּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
Onları önünden bir yılda kovmayacağım. Yoksa ülke ıssız kalır ve kırdaki hayvanlar sana karşı çoğalır.
Şemot 23:30
Meat meat agareşenu mipaneha ad aşer tifre venahalta et haarets.
מְעַ֥ט מְעַ֛ט אֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִפָּנֶ֑יךָ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר תִּפְרֶ֔ה וְנָחַלְתָּ֖ אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Sen çoğalıp ülkeyi mülk edininceye kadar onları önünden yavaş yavaş kovacağım.
Şemot 23:31
Veşati et gevulha miyam suf vead yam peliştim umimidbar ad hanahar ki eten beyedhem et yoşeve haarets vegeraştamo mipaneha.
וְשַׁתִּ֣י אֶת־גְּבֻלְךָ֗ מִיַּם־סוּף֙ וְעַד־יָ֣ם פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמִמִּדְבָּ֖ר עַד־הַנָּהָ֑ר כִּ֣י ׀ אֶתֵּ֣ן בְּיֶדְכֶ֗ם אֵ֚ת יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֔רֶץ וְגֵרַשְׁתָּ֖מוֹ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sınırını Sazlık Denizi’nden Peliştilerin Denizi’ne, çölden Irmak’a kadar belirleyeceğim. Çünkü ülkede yaşayanları elinize vereceğim; onları önünden kovacaksın.
Şemot 23:33
Lo yeşevu beartseha pen yahatiu oteha li ki taavod et elohehem ki yihye leha lemokeş.
לֹ֤א יֵשְׁבוּ֙ בְּאַרְצְךָ֔ פֶּן־יַחֲטִ֥יאוּ אֹתְךָ֖ לִ֑י כִּ֤י תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־יִהְיֶ֥ה לְךָ֖ לְמוֹקֵֽשׁ׃ (פ)
Ülkende yaşamayacaklar; yoksa seni bana karşı günaha sürüklerler. Onların ilahlarına kulluk edersen bu sana tuzak olur.”
Şemot 29:46
Veyadeu ki ani Adonay elohehem aşer hotseti otam meerets mitsrayim leşaheni vetoham ani Adonay elohehem.
וְיָדְע֗וּ כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם אֲשֶׁ֨ר הוֹצֵ֧אתִי אֹתָ֛ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לְשָׁכְנִ֣י בְתוֹכָ֑ם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיהֶֽם׃ (פ)
Aralarında barınmak için onları Mısır ülkesinden çıkaran Tanrıları Adonay’ın Ben olduğumu bilecekler. Ben onların Tanrısı Adonay’ım.
Şemot 31:17
Beni uven bene yisrael ot hi leolam ki şeşet yamim asa Adonay et haşamayim veet haarets uvayom haşevii şavat vayinafaş.
בֵּינִ֗י וּבֵין֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל א֥וֹת הִ֖וא לְעֹלָ֑ם כִּי־שֵׁ֣שֶׁת יָמִ֗ים עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֔רֶץ וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י שָׁבַ֖ת וַיִּנָּפַֽשׁ׃ (ס)
O, Benimle İsrael oğulları arasında sonsuza dek bir işarettir. Çünkü Adonay gökleri ve yeri altı günde yaptı; yedinci gün işi bırakıp dinlendi.’”
Şemot 32:1
Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.
וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃
Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- הָאָ֖רֶץ 364 kullanım
- בְּאֶֽרֶץ 158 kullanım
- אֶ֤רֶץ 131 kullanım
- מֵאֶ֥רֶץ 58 kullanım
- אַ֔רְצָה 31 kullanım
- אַרְצֽוֹ 14 kullanım
- וְהָאָ֗רֶץ 10 kullanım
- אַרְצֶ֑ךָ 9 kullanım
- בְּאַרְצֶ֑ךָ 9 kullanım
- לָאָֽרֶץ 9 kullanım
- אַרְצְכֶ֔ם 8 kullanım
- בְּאַרְצְכֶ֑ם 6 kullanım
- מֵאַרְצֽוֹ 5 kullanım
- אַרְצָ֛ם 4 kullanım
- אַרְצִ֛י 3 kullanım
- בְּאַרְצָ֛ם 3 kullanım
- בְּאַרְצֹתָ֔ם 3 kullanım
- וָאָֽרֶץ 3 kullanım
- בְאַרְצֽוֹ 2 kullanım
- בְּאַרְצֹ֖ת 2 kullanım
- הָֽאֲרָצֹ֣ת 2 kullanım
- וּבָאָ֔רֶץ 2 kullanım
- וּמֵאֶ֣רֶץ 2 kullanım
- כְאֶ֤רֶץ 2 kullanım
- מֵֽאַרְצְךָ֛ 2 kullanım
- הָ֣אֲרָצ֔וֹת 1 kullanım
- וּֽבְאַרְצְכֶ֖ם 1 kullanım
- וְלָאָ֣רֶץ 1 kullanım
- וּלְאַרְצִֽי 1 kullanım
- וּלְאַרְצָ֑ם 1 kullanım
- לְאַרְצְךָ֛ 1 kullanım
- מֵֽאַרְצָ֔ם 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- haarets 364 kullanım
- erets 128 kullanım
- beerets 100 kullanım
- meerets 58 kullanım
- baarets 47 kullanım
- artsa 20 kullanım
- artso 14 kullanım
- aretsa 10 kullanım
- vaarets 10 kullanım
- Vehaarets 10 kullanım
- artseha 9 kullanım
- artsehem 8 kullanım
- laarets 8 kullanım
- beartseha 6 kullanım
- beartsehem 6 kullanım
- meartso 5 kullanım
- artsam 4 kullanım
- veerets 4 kullanım
- arets 3 kullanım
- artsi 3 kullanım
- beartsam 3 kullanım
- beartsotam 3 kullanım
- haaratsot 3 kullanım
- veartseha 3 kullanım
- beartsot 2 kullanım
- meartseha 2 kullanım
- umeerets 2 kullanım
- artsah 1 kullanım
- beartso 1 kullanım
- heerets 1 kullanım
- keerets 1 kullanım
- leartseha 1 kullanım
- leerets 1 kullanım
- meartsam 1 kullanım
- uleartsam 1 kullanım
- uleartsi 1 kullanım
- uvaarets 1 kullanım
- uveartsehem 1 kullanım
- uveerets 1 kullanım
- veartso 1 kullanım
- velaarets 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (364 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbsa - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (159 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc - isim, iki cins, tekil, tamlayan (100 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc - edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak (63 kullanım)
Teknik kod
HRd/Ncbsa - isim, iki cins, tekil, mutlak (31 kullanım)
Teknik kod
HNcbsa - isim, iki cins, tekil, mutlak + yönelme he’si (17 kullanım)
Teknik kod
HNcbsa/Sd - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (14 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3ms - isim, iki cins, tekil, tamlayan + yönelme he’si (13 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sd - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (12 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2ms - bağlaç + belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (10 kullanım)
Teknik kod
HC/Td/Ncbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (9 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2ms - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (8 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2mp - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (7 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3ms - edat + isim, iki cins, tekil, mutlak (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsa - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (5 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2mp - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3mp - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp3mp - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (3 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsc - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp1cs - edat + isim, iki cins, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbpc/Sp3mp - belirli artikel + isim, iki cins, çoğul, mutlak (3 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbpa - bağlaç + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsa - bağlaç + edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Rd/Ncbsa - edat + isim, iki cins, çoğul, tamlayan (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbpc - bağlaç + isim, iki cins, tekil, tamlayan (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Ncbsc - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsc/Sp1cs - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsc/Sp2mp - bağlaç + edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Ncbsc/Sp3mp - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3fs - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc/Sp2cp
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: earth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth; universe
Kelime türü teknik kodu: N
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.