שׁוֹר
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
a head of cattle
52 kullanım · 43 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 55 kez, 46 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayehi li şor vahamor tson veeved veşifha vaeşleha lehagid ladoni limtso hen beeneha.
וַֽיְהִי־לִי֙ שׁ֣וֹר וַחֲמ֔וֹר צֹ֖אן וְעֶ֣בֶד וְשִׁפְחָ֑ה וָֽאֶשְׁלְחָה֙ לְהַגִּ֣יד לַֽאדֹנִ֔י לִמְצֹא־חֵ֖ן בְּעֵינֶֽיךָ׃
Sığırlarım, eşeklerim, küçükbaş hayvanlarım, erkek ve kadın hizmetkârlarım oldu. Gözünde beğeni bulmak için efendime haber gönderiyorum.’”
Besodam al tavo nafşi bikhalam al tehad kevodi ki veapam haregu iş uvirtsonam ikeru şor.
בְּסֹדָם֙ אַל־תָּבֹ֣א נַפְשִׁ֔י בִּקְהָלָ֖ם אַל־תֵּחַ֣ד כְּבֹדִ֑י כִּ֤י בְאַפָּם֙ הָ֣רְגוּ אִ֔ישׁ וּבִרְצֹנָ֖ם עִקְּרוּ־שֽׁוֹר׃
Onların gizli danışmalarına canım katılmasın, topluluklarına onurum ortak olmasın! Çünkü öfkeleriyle insan öldürdüler, keyiflerince öküzün bacak sinirlerini kestiler.
Ben porat yosef ben porat ale ayin banot tsaada ale şur.
בֵּ֤ן פֹּרָת֙ יוֹסֵ֔ף בֵּ֥ן פֹּרָ֖ת עֲלֵי־עָ֑יִן בָּנ֕וֹת צָעֲדָ֖ה עֲלֵי־שֽׁוּר׃
Yosef meyve veren bir daldır, pınar başında meyve veren bir dal. Filizleri duvarın üzerinden aşar.
Lo tahmod bet reeha lo tahmod eşet reeha veavdo vaamato veşoro vahamoro vehol aşer lereeha.
לֹ֥א תַחְמֹ֖ד בֵּ֣ית רֵעֶ֑ךָ לֹֽא־תַחְמֹ֞ד אֵ֣שֶׁת רֵעֶ֗ךָ וְעַבְדּ֤וֹ וַאֲמָתוֹ֙ וְשׁוֹר֣וֹ וַחֲמֹר֔וֹ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר לְרֵעֶֽךָ׃ (פ)
Komşunun evine göz dikmeyeceksin. Komşunun eşine, kölesine, cariyesine, öküzüne, eşeğine, komşuna ait hiçbir şeye göz dikmeyeceksin.”
Bu ayette 3 eşleşme
Vehi yigah şor et iş o et işa vamet sakol yisakel haşor velo yeahel et besaro uvaal haşor naki.
וְכִֽי־יִגַּ֨ח שׁ֥וֹר אֶת־אִ֛ישׁ א֥וֹ אֶת־אִשָּׁ֖ה וָמֵ֑ת סָק֨וֹל יִסָּקֵ֜ל הַשּׁ֗וֹר וְלֹ֤א יֵאָכֵל֙ אֶת־בְּשָׂר֔וֹ וּבַ֥עַל הַשּׁ֖וֹר נָקִֽי׃
Bir öküz bir erkeği ya da kadını boynuzlayıp öldürürse öküz kesinlikle taşlanacak; eti yenmeyecek. Öküzün sahibi ise suçsuz sayılacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Veim şor nagah u mitemol şilşom vehuad bivalav velo yişmerenu vehemit iş o işa haşor yisakel vegam bealav yumat.
וְאִ֡ם שׁוֹר֩ נַגָּ֨ח ה֜וּא מִתְּמֹ֣ל שִׁלְשֹׁ֗ם וְהוּעַ֤ד בִּבְעָלָיו֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְרֶ֔נּוּ וְהֵמִ֥ית אִ֖ישׁ א֣וֹ אִשָּׁ֑ה הַשּׁוֹר֙ יִסָּקֵ֔ל וְגַם־בְּעָלָ֖יו יוּמָֽת׃
Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı varsa ve sahibi uyarıldığı hâlde onu denetim altında tutmamışsa, öküz bir erkeği ya da kadını öldürdüğünde taşlanacak; sahibi de ölüme mahkûm olacaktır.
Bu ayette 2 eşleşme
İm eved yigah haşor o ama kesef şeloşim şekalim yiten ladonav vehaşor yisakel.
אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף ׀ שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל׃ (ס)
Öküz bir köleyi ya da cariyeyi boynuzlarsa sahibi, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verecek; öküz taşlanacak.
Vehi yiftah iş bor o ki yihre iş bor velo yehasenu venafal şama şor o hamor.
וְכִֽי־יִפְתַּ֨ח אִ֜ישׁ בּ֗וֹר א֠וֹ כִּֽי־יִכְרֶ֥ה אִ֛ישׁ בֹּ֖ר וְלֹ֣א יְכַסֶּ֑נּוּ וְנָֽפַל־שָׁ֥מָּה שּׁ֖וֹר א֥וֹ חֲמֽוֹר׃
Bir adam bir çukuru açar ya da çukur kazıp üzerini kapatmaz ve oraya bir öküz ya da eşek düşerse,
Bu ayette 3 eşleşme
Vehi yigof şor iş et şor reeu vamet umaheru et haşor hahay vehatsu et kaspo vegam et hamet yehetsun.
וְכִֽי־יִגֹּ֧ף שֽׁוֹר־אִ֛ישׁ אֶת־שׁ֥וֹר רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת וּמָ֨כְר֜וּ אֶת־הַשּׁ֤וֹר הַחַי֙ וְחָצ֣וּ אֶת־כַּסְפּ֔וֹ וְגַ֥ם אֶת־הַמֵּ֖ת יֶֽחֱצֽוּן׃
Bir adamın öküzü, komşusunun öküzüne vurup onu öldürürse yaşayan öküzü satıp parasını paylaşacaklar. Ölü hayvanı da paylaşacaklar.
Bu ayette 3 eşleşme
O noda ki şor nagah u mitemol şilşom velo yişmerenu bealav şalem yeşalem şor tahat haşor vehamet yiheye lo.
א֣וֹ נוֹדַ֗ע כִּ֠י שׁ֣וֹר נַגָּ֥ח הוּא֙ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם וְלֹ֥א יִשְׁמְרֶ֖נּוּ בְּעָלָ֑יו שַׁלֵּ֨ם יְשַׁלֵּ֥ם שׁוֹר֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)
Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı olduğu biliniyorsa ve sahibi onu denetim altında tutmamışsa öküz karşılığında öküz ödeyecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.
Bu ayette 2 eşleşme
Ki yignov iş şor o se utevaho o meharo hamişa vakar yeşalem tahat haşor vearba tson tahat hase.
כִּ֤י יִגְנֹֽב־אִישׁ֙ שׁ֣וֹר אוֹ־שֶׂ֔ה וּטְבָח֖וֹ א֣וֹ מְכָר֑וֹ חֲמִשָּׁ֣ה בָקָ֗ר יְשַׁלֵּם֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְאַרְבַּע־צֹ֖אן תַּ֥חַת הַשֶּֽׂה׃
Bir adam öküz ya da davar çalıp onu keser veya satarsa, öküz karşılığında beş sığır, davar karşılığında dört davar ödeyecek.
İm himatse timatse veyado hageneva mişor ad hamor ad se hayim şenayim yeşalem.
אִֽם־הִמָּצֵא֩ תִמָּצֵ֨א בְיָד֜וֹ הַגְּנֵבָ֗ה מִשּׁ֧וֹר עַד־חֲמ֛וֹר עַד־שֶׂ֖ה חַיִּ֑ים שְׁנַ֖יִם יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Çaldığı hayvan, ister öküz, ister eşek, ister davar olsun, elinde canlı bulunursa iki katını ödeyecektir.
Al kol devar peşa al şor al hamor al se al salma al kol aveda aşer yomar ki u ze ad haelohim yavo devar şenehem aşer yarşiun Elohim yeşalem şenayim lereeu.
עַֽל־כָּל־דְּבַר־פֶּ֡שַׁע עַל־שׁ֡וֹר עַל־חֲ֠מוֹר עַל־שֶׂ֨ה עַל־שַׂלְמָ֜ה עַל־כָּל־אֲבֵדָ֗ה אֲשֶׁ֤ר יֹאמַר֙ כִּי־ה֣וּא זֶ֔ה עַ֚ד הָֽאֱלֹהִ֔ים יָבֹ֖א דְּבַר־שְׁנֵיהֶ֑ם אֲשֶׁ֤ר יַרְשִׁיעֻן֙ אֱלֹהִ֔ים יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנַ֖יִם לְרֵעֵֽהוּ׃ (ס)
Öküz, eşek, davar, giysi ya da hakkında ‘İşte bu’ denilen herhangi bir kayıp eşya konusunda, her türlü hak ihlalinde, iki tarafın meselesi yargıçlara gelecek. Yargıçların suçlu bulduğu kişi komşusuna iki katını ödeyecek.
Ki yiten iş el reeu hamor o şor o se vehol behema lişmor umet o nişbar o nişba en roe.
כִּֽי־יִתֵּן֩ אִ֨ישׁ אֶל־רֵעֵ֜הוּ חֲמ֨וֹר אוֹ־שׁ֥וֹר אוֹ־שֶׂ֛ה וְכָל־בְּהֵמָ֖ה לִשְׁמֹ֑ר וּמֵ֛ת אוֹ־נִשְׁבַּ֥ר אוֹ־נִשְׁבָּ֖ה אֵ֥ין רֹאֶֽה׃
Bir adam komşusuna saklaması için eşek, öküz, davar ya da başka bir hayvan verir de hayvan kimse görmeden ölür, sakatlanır ya da zorla alınırsa,
Ken taase leşoreha letsoneha şivat yamim yihye im imo bayom haşemini titeno li.
כֵּֽן־תַּעֲשֶׂ֥ה לְשֹׁרְךָ֖ לְצֹאנֶ֑ךָ שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ יִהְיֶ֣ה עִם־אִמּ֔וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁמִינִ֖י תִּתְּנוֹ־לִֽי׃
Sığırın ve davarın için de böyle yapacaksın. İlk yavru yedi gün annesiyle kalacak; sekizinci gün onu bana vereceksin.
Ki tifga şor oyivha o hamoro toe haşev teşivenu lo.
כִּ֣י תִפְגַּ֞ע שׁ֧וֹר אֹֽיִבְךָ֛ א֥וֹ חֲמֹר֖וֹ תֹּעֶ֑ה הָשֵׁ֥ב תְּשִׁיבֶ֖נּוּ לֽוֹ׃ (ס)
Düşmanının yolunu şaşırmış öküzüne ya da eşeğine rastlarsan onu mutlaka kendisine geri götüreceksin.
Şeşet yamim taase maaseha uvayom haşevii tişbot lemaan yanuah şoreha vahamoreha veyinafeş ben amateha vehager.
שֵׁ֤שֶׁת יָמִים֙ תַּעֲשֶׂ֣ה מַעֲשֶׂ֔יךָ וּבַיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִ֖י תִּשְׁבֹּ֑ת לְמַ֣עַן יָנ֗וּחַ שֽׁוֹרְךָ֙ וַחֲמֹרֶ֔ךָ וְיִנָּפֵ֥שׁ בֶּן־אֲמָתְךָ֖ וְהַגֵּֽר׃
Altı gün işlerini yapacak, yedinci gün dinleneceksin. Böylece öküzün ve eşeğin dinlensin, cariyenin oğlu ve yabancı soluk alsın.
Kol peter rehem li vehal mikneha tizahar peter şor vase.
כָּל־פֶּ֥טֶר רֶ֖חֶם לִ֑י וְכָֽל־מִקְנְךָ֙ תִּזָּכָ֔ר פֶּ֖טֶר שׁ֥וֹר וָשֶֽׂה׃
Rahmi ilk açan her yavru Bana aittir. Sığırlarının ve küçükbaş hayvanlarının ilk doğan bütün erkek yavruları da Bana aittir.
Kaaşer yuram mişor zevah haşelamim vehiktiram hakohen al mizbah haola.
כַּאֲשֶׁ֣ר יוּרַ֔ם מִשּׁ֖וֹר זֶ֣בַח הַשְּׁלָמִ֑ים וְהִקְטִירָם֙ הַכֹּהֵ֔ן עַ֖ל מִזְבַּ֥ח הָעֹלָֽה׃
Bunları esenlik kurbanı olan sığırdan çıkarıldığı gibi çıkaracak; kâhin bunları bütünüyle yakılan sunuların sunağında yakacak.
Daber el bene yisrael lemor kol helev şor vehesev vaez lo tohelu.
דַּבֵּ֛ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר כָּל־חֵ֜לֶב שׁ֥וֹר וְכֶ֛שֶׂב וָעֵ֖ז לֹ֥א תֹאכֵֽלוּ׃
“İsraeloğullarına şöyle söyle: Sığırın, koyunun ya da keçinin hiçbir içyağını yemeyeceksiniz.
Veşor vaayil lişlamim lizboah lifne Adonay uminha belula vaşamen ki hayom Adonay nira alehem.
וְשׁ֨וֹר וָאַ֜יִל לִשְׁלָמִ֗ים לִזְבֹּ֙חַ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וּמִנְחָ֖ה בְּלוּלָ֣ה בַשָּׁ֑מֶן כִּ֣י הַיּ֔וֹם יְהוָ֖ה נִרְאָ֥ה אֲלֵיכֶֽם׃
Adonay’ın önünde kesilecek esenlik kurbanı olarak bir sığır ve bir koç, ayrıca yağla karıştırılmış bir tahıl sunusu getirin; çünkü bugün Adonay size görünecek.”
Vayişhat et haşor veet haayil zevah haşelamim aşer laam vayamtsiu bene aharon et hadam elav vayizrekeu al hamizbeah saviv.
וַיִּשְׁחַ֤ט אֶת־הַשּׁוֹר֙ וְאֶת־הָאַ֔יִל זֶ֥בַח הַשְּׁלָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לָעָ֑ם וַ֠יַּמְצִאוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֤ן אֶת־הַדָּם֙ אֵלָ֔יו וַיִּזְרְקֵ֥הוּ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃
Halkın esenlik kurbanı olan sığırı ve koçu kesti. Aaron’un oğulları kanı ona uzattılar; o da kanı sunağın çevresine serpti.
Veet hahalavim min haşor umin haayil haalya vehamehase vehakelayot veyoteret hakaved.
וְאֶת־הַחֲלָבִ֖ים מִן־הַשּׁ֑וֹר וּמִן־הָאַ֔יִל הָֽאַלְיָ֤ה וְהַֽמְכַסֶּה֙ וְהַכְּלָיֹ֔ת וְיֹתֶ֖רֶת הַכָּבֵֽד׃
Sığırın ve koçun içyağlarını, yağlı kuyruğu, iç organları örten yağı, böbrekleri ve karaciğerin üzerindeki diyaframı getirdiler.
İş iş mibet yisrael aşer yişhat şor o hesev o ez bamahane o aşer yişhat mihuts lamahane.
אִ֥ישׁ אִישׁ֙ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֨ר יִשְׁחַ֜ט שׁ֥וֹר אוֹ־כֶ֛שֶׂב אוֹ־עֵ֖ז בַּֽמַּחֲנֶ֑ה א֚וֹ אֲשֶׁ֣ר יִשְׁחַ֔ט מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
İsrael halkından biri ordugâhın içinde ya da dışında bir sığır, koyun veya keçi keser,
Veşor vase sarua vekalut nedava taase oto uleneder lo yeratse.
וְשׁ֥וֹר וָשֶׂ֖ה שָׂר֣וּעַ וְקָל֑וּט נְדָבָה֙ תַּעֲשֶׂ֣ה אֹת֔וֹ וּלְנֵ֖דֶר לֹ֥א יֵרָצֶֽה׃
Uzuvları orantısız ya da tırnakları birleşik bir sığırı, koyunu veya keçiyi gönüllü bağış olarak verebilirsin; fakat adak için kabul görmeyecek.
Şor o hesev o ez ki yivaled vehaya şivat yamim tahat imo umiyom haşemini vahalea yeratse lekorban işe ladonay.
שׁ֣וֹר אוֹ־כֶ֤שֶׂב אוֹ־עֵז֙ כִּ֣י יִוָּלֵ֔ד וְהָיָ֛ה שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים תַּ֣חַת אִמּ֑וֹ וּמִיּ֤וֹם הַשְּׁמִינִי֙ וָהָ֔לְאָה יֵרָצֶ֕ה לְקָרְבַּ֥ן אִשֶּׁ֖ה לַיהוָֽה׃
“Bir sığır, koyun ya da keçi doğduğunda yedi gün annesinin yanında kalacak. Sekizinci günden itibaren Adonay’a ateşle sunulan sunu olarak kabul edilebilir.
Veşor o se oto veet beno lo tişhatu beyom ehad.
וְשׁ֖וֹר אוֹ־שֶׂ֑ה אֹת֣וֹ וְאֶת־בְּנ֔וֹ לֹ֥א תִשְׁחֲט֖וּ בְּי֥וֹם אֶחָֽד׃
Sığır olsun, koyun ya da keçi olsun, hayvanı ve yavrusunu aynı gün kesmeyeceksiniz.
Ah behor aşer yevukar ladonay bivhema lo yakdiş iş oto im şor im se ladonay u.
אַךְ־בְּכ֞וֹר אֲשֶׁר־יְבֻכַּ֤ר לַֽיהוָה֙ בִּבְהֵמָ֔ה לֹֽא־יַקְדִּ֥ישׁ אִ֖ישׁ אֹת֑וֹ אִם־שׁ֣וֹר אִם־שֶׂ֔ה לַֽיהוָ֖ה הֽוּא׃
Ancak hayvanların ilk doğanı, ilk doğan olarak zaten Adonay’a ait olduğu için kimse onu ayrıca kutsal olarak ayıramaz. İster sığır ister davar olsun, o Adonay’ındır.
Vayaviu et korbanam lifne Adonay şeş eglot tsav uşene asar bakar agala al şene hanesiim veşor leehad vayakrivu otam lifne hamişkan.
וַיָּבִ֨יאוּ אֶת־קָרְבָּנָ֜ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה שֵׁשׁ־עֶגְלֹ֥ת צָב֙ וּשְׁנֵ֣י עָשָׂ֣ר בָּקָ֔ר עֲגָלָ֛ה עַל־שְׁנֵ֥י הַנְּשִׂאִ֖ים וְשׁ֣וֹר לְאֶחָ֑ד וַיַּקְרִ֥יבוּ אוֹתָ֖ם לִפְנֵ֥י הַמִּשְׁכָּֽן׃
Adonay’ın huzuruna armağanlarını getirdiler: Altı kapalı araba ve on iki sığır; iki öndere bir araba ve her öndere bir sığır. Bunları Mişkan’ın önüne getirdiler.
Kaha yease laşor haehad o laayil haehad o lase vakevasim o vaizim.
כָּ֣כָה יֵעָשֶׂ֗ה לַשּׁוֹר֙ הָֽאֶחָ֔ד א֖וֹ לָאַ֣יִל הָאֶחָ֑ד אֽוֹ־לַשֶּׂ֥ה בַכְּבָשִׂ֖ים א֥וֹ בָעִזִּֽים׃
Her sığır, her koç, koyunlardan ya da keçilerden her hayvan için böyle yapılacak.
Ah behor şor o vehor kesev o vehor ez lo tifde kodeş hem et damam tizrok al hamizbeah veet helbam taktir işe lereah nihoah ladonay.
אַ֣ךְ בְּֽכוֹר־שׁ֡וֹר אֽוֹ־בְכ֨וֹר כֶּ֜שֶׂב אֽוֹ־בְכ֥וֹר עֵ֛ז לֹ֥א תִפְדֶּ֖ה קֹ֣דֶשׁ הֵ֑ם אֶת־דָּמָ֞ם תִּזְרֹ֤ק עַל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ וְאֶת־חֶלְבָּ֣ם תַּקְטִ֔יר אִשֶּׁ֛ה לְרֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַֽיהוָֽה׃
Ama sığırın, koyunun ya da keçinin ilk doğanını bedelle kurtarmayacaksın; onlar kutsaldır. Kanlarını sunağa serpecek, iç yağlarını Adonay’a hoş koku olan, ateşte sunulan bir sunu olarak tüttüreceksin.
Vayomer moav el zikne midyan ata yelahahu hakahal et kol sevivotenu kilhoh haşor et yerek hasade uvalak ben tsipor meleh lemoav baet hahi.
וַיֹּ֨אמֶר מוֹאָ֜ב אֶל־זִקְנֵ֣י מִדְיָ֗ן עַתָּ֞ה יְלַחֲכ֤וּ הַקָּהָל֙ אֶת־כָּל־סְבִ֣יבֹתֵ֔ינוּ כִּלְחֹ֣ךְ הַשּׁ֔וֹר אֵ֖ת יֶ֣רֶק הַשָּׂדֶ֑ה וּבָלָ֧ק בֶּן־צִפּ֛וֹר מֶ֥לֶךְ לְמוֹאָ֖ב בָּעֵ֥ת הַהִֽוא׃
Moav, Midyan’ın ileri gelenlerine şöyle dedi: “Şimdi bu topluluk, öküzün tarlanın yeşilliğini yalayıp bitirdiği gibi çevremizdeki her şeyi silip süpürecek.” O sırada Tsippor oğlu Balak, Moav kralıydı.
Ki meroş tsurim erenu umigevaot aşurenu hen am levadad yişkon uvagoyim lo yithaşav.
כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב׃
Kayaların doruğundan onu görüyorum; tepelerden ona bakıyorum. İşte tek başına yaşayan, uluslar arasında kendini saymayan bir halk!
Erenu velo ata aşurenu velo karov darah kohav miyaakov vekam şevet miyisrael umahats paate moav vekarkar kol bene şet.
אֶרְאֶ֙נּוּ֙ וְלֹ֣א עַתָּ֔ה אֲשׁוּרֶ֖נּוּ וְלֹ֣א קָר֑וֹב דָּרַ֨ךְ כּוֹכָ֜ב מִֽיַּעֲקֹ֗ב וְקָ֥ם שֵׁ֙בֶט֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל וּמָחַץ֙ פַּאֲתֵ֣י מוֹאָ֔ב וְקַרְקַ֖ר כָּל־בְּנֵי־שֵֽׁת׃
Onu görüyorum, ama şimdi değil; ona bakıyorum, ama yakında değil. Yaakov’dan bir yıldız çıkacak, İsrael’den bir asa yükselecek. Moav’ın şakaklarını ezecek, Şet’in bütün oğullarını yıkacak.
Veyom haşevii şabat ladonay eloheha lo taase hol melaha ata uvinha uviteha veavdeha vaamateha veşoreha vahamoreha vehol behemteha vegereha aşer bişareha lemaan yanuah avdeha vaamateha kamoha.
וְי֙וֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֜֔י שַׁבָּ֖֣ת ׀ לַיהוָ֖֣ה אֱלֹהֶ֑֗יךָ לֹ֣א תַעֲשֶׂ֣ה כָל־מְלָאכָ֡ה אַתָּ֣ה וּבִנְךָֽ־וּבִתֶּ֣ךָ וְעַבְדְּךָֽ־וַ֠אֲמָתֶךָ וְשׁוֹרְךָ֨ וַחֲמֹֽרְךָ֜ וְכָל־בְּהֶמְתֶּ֗ךָ וְגֵֽרְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁעָרֶ֔יךָ לְמַ֗עַן יָנ֛וּחַ עַבְדְּךָ֥ וַאֲמָתְךָ֖ כָּמֽ֑וֹךָ׃
Ama yedinci gün Tanrın Adonay için Şabat’tır. Sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen, öküzün, eşeğin, bütün hayvanların ve kapılarının içinde yaşayan yabancın hiçbir iş yapmayacaksınız. Böylece kölen ve cariyen de senin gibi dinlensin.
Velo tahmod eşet reeha velo titave bet reeha sadeu veavdo vaamato şoro vahamoro vehol aşer lereeha.
וְלֹ֥א תַחְמֹ֖ד אֵ֣שֶׁת רֵעֶ֑ךָ (ס) וְלֹ֨א תִתְאַוֶּ֜ה בֵּ֣ית רֵעֶ֗ךָ שָׂדֵ֜הוּ וְעַבְדּ֤וֹ וַאֲמָתוֹ֙ שׁוֹר֣וֹ וַחֲמֹר֔וֹ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר לְרֵעֶֽךָ׃ (ס)
Komşunun eşine göz dikmeyeceksin. Komşunun evini, tarlasını, kölesini, cariyesini, öküzünü, eşeğini ve komşuna ait hiçbir şeyi arzulamayacaksın.’
Zot habehema aşer tohelu şor se hesavim vese izim.
זֹ֥את הַבְּהֵמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר תֹּאכֵ֑לוּ שׁ֕וֹר שֵׂ֥ה כְשָׂבִ֖ים וְשֵׂ֥ה עִזִּֽים׃
Yiyebileceğiniz hayvanlar şunlardır: Sığır, koyun ve keçi;
Kal habehor aşer yivaled bivkareha uvetsoneha hazahar takdiş ladonay eloheha lo taavod bivhor şoreha velo tagoz behor tsoneha.
כָּֽל־הַבְּכ֡וֹר אֲשֶׁר֩ יִוָּלֵ֨ד בִּבְקָרְךָ֤ וּבְצֹֽאנְךָ֙ הַזָּכָ֔ר תַּקְדִּ֖ישׁ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹ֤א תַעֲבֹד֙ בִּבְכֹ֣ר שׁוֹרֶ֔ךָ וְלֹ֥א תָגֹ֖ז בְּכ֥וֹר צֹאנֶֽךָ׃
Sığır ve davar sürülerinde doğan her ilk erkek yavruyu Tanrın Adonay'a ayıracaksın. Sığırının ilk yavrusunu çalıştırmayacak, davarının ilk yavrusunu kırkmayacaksın.
Lo tizbah ladonay eloheha şor vase aşer yihye vo mum kol davar ra ki toavat Adonay eloheha u.
לֹא־תִזְבַּח֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ שׁ֣וֹר וָשֶׂ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה בוֹ֙ מ֔וּם כֹּ֖ל דָּבָ֣ר רָ֑ע כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ הֽוּא׃ (ס)
Tanrın Adonay'a, üzerinde bir kusur, herhangi bir bozukluk bulunan sığır ya da davar kurban etmeyeceksin. Çünkü bu, Tanrın Adonay için iğrençtir.
Veze yihye mişpat hakohanim meet haam meet zovehe hazevah im şor im se venatan lakohen hazeroa vehalehayayim vehakeva.
וְזֶ֡ה יִהְיֶה֩ מִשְׁפַּ֨ט הַכֹּהֲנִ֜ים מֵאֵ֣ת הָעָ֗ם מֵאֵ֛ת זֹבְחֵ֥י הַזֶּ֖בַח אִם־שׁ֣וֹר אִם־שֶׂ֑ה וְנָתַן֙ לַכֹּהֵ֔ן הַזְּרֹ֥עַ וְהַלְּחָיַ֖יִם וְהַקֵּבָֽה׃
Halktan, sığır ya da davar kesenlerden kohenlerin alacağı hak şudur: Omuz, iki yanak ve mide kohene verilecek.
Lo tire et şor ahiha o et seyo nidahim vehitalamta mehem haşev teşivem leahiha.
לֹֽא־תִרְאֶה֩ אֶת־שׁ֨וֹר אָחִ֜יךָ א֤וֹ אֶת־שֵׂיוֹ֙ נִדָּחִ֔ים וְהִתְעַלַּמְתָּ֖ מֵהֶ֑ם הָשֵׁ֥ב תְּשִׁיבֵ֖ם לְאָחִֽיךָ׃
Kardeşinin sığırının ya da davarının başıboş dolaştığını görüp görmezden gelmeyeceksin. Onları mutlaka kardeşine geri götüreceksin.
Lo tire et hamor ahiha o şoro nofelim badereh vehitalamta mehem hakem takim imo.
לֹא־תִרְאֶה֩ אֶת־חֲמ֨וֹר אָחִ֜יךָ א֤וֹ שׁוֹרוֹ֙ נֹפְלִ֣ים בַּדֶּ֔רֶךְ וְהִתְעַלַּמְתָּ֖ מֵהֶ֑ם הָקֵ֥ם תָּקִ֖ים עִמּֽוֹ׃ (ס)
Kardeşinin eşeğinin ya da sığırının yolda yere yığıldığını görüp görmezden gelmeyeceksin. Onunla birlikte hayvanı mutlaka kaldıracaksın.
Lo taharoş beşor uvahamor yahdav.
לֹֽא־תַחֲרֹ֥שׁ בְּשׁוֹר־וּבַחֲמֹ֖ר יַחְדָּֽו׃ (ס)
Sığırla eşeği birlikte koşarak çift sürmeyeceksin.
לֹא־תַחְסֹ֥ם שׁ֖וֹר בְּדִישֽׁוֹ׃ (ס)
Harman döven sığırın ağzını bağlamayacaksın.
Şoreha tavuah leeneha velo tohal mimenu hamoreha gazul milefaneha velo yaşuv lah tsoneha netunot leoyeveha veen leha moşia.
שׁוֹרְךָ֞ טָב֣וּחַ לְעֵינֶ֗יךָ וְלֹ֣א תֹאכַל֮ מִמֶּנּוּ֒ חֲמֹֽרְךָ֙ גָּז֣וּל מִלְּפָנֶ֔יךָ וְלֹ֥א יָשׁ֖וּב לָ֑ךְ צֹֽאנְךָ֙ נְתֻנ֣וֹת לְאֹיְבֶ֔יךָ וְאֵ֥ין לְךָ֖ מוֹשִֽׁיעַ׃
Sığırın gözlerinin önünde kesilecek, ama ondan yiyemeyeceksin. Eşeğin gözünün önünden alınıp götürülecek ve sana dönmeyecek. Davarın düşmanlarına verilecek; seni kurtaracak kimse olmayacak.
Behor şoro hadar lo vekarne reem karnav bahem amim yenagah yahdav afse arets vehem rivvot efrayim vehem alfe menaşe.
בְּכ֨וֹר שׁוֹר֜וֹ הָדָ֣ר ל֗וֹ וְקַרְנֵ֤י רְאֵם֙ קַרְנָ֔יו בָּהֶ֗ם עַמִּ֛ים יְנַגַּ֥ח יַחְדָּ֖ו אַפְסֵי־אָ֑רֶץ וְהֵם֙ רִבְב֣וֹת אֶפְרַ֔יִם וְהֵ֖ם אַלְפֵ֥י מְנַשֶּֽׁה׃ (ס)
İlk doğan boğanın görkemi onundur; boynuzları yaban öküzünün boynuzlarıdır. Onlarla halkları birlikte yeryüzünün uçlarına kadar süsecek. Bunlar Efrayim'in on binleri, Menaşe'nin binleridir.'
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.