שׁוּב
geri dönmek, dönmek; geri getirmek, eski hâline getirmek; vazgeçmek; yeniden yapmak; geri vermek/ödemek; karşılık vermek; tövbe etmek, yönünü değiştirmek
180 kullanım · 159 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 180 kez, 159 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Umiben hamişim şana yaşuv mitseva haavoda velo yaavod od.
וּמִבֶּן֙ חֲמִשִּׁ֣ים שָׁנָ֔ה יָשׁ֖וּב מִצְּבָ֣א הָעֲבֹדָ֑ה וְלֹ֥א יַעֲבֹ֖ד עֽוֹד׃
Elli yaşından itibaren hizmet birliğinden ayrılacak ve artık bu işi yapmayacak.
Uvenuho yomar şuva Adonay rivevot alfe yisrael.
וּבְנֻחֹ֖ה יֹאמַ֑ר שׁוּבָ֣ה יְהוָ֔ה רִֽבְב֖וֹת אַלְפֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (׆) (ס)
Sandık dinlendiğinde ise şöyle derdi: “Dön, Adonay, İsrael’in on binlerine, binlerine!”
Vehasafsuf aşer bekirbo hitavu taava vayaşuvu vayivku gam bene yisrael vayomeru mi yaahilenu basar.
וְהָֽאסַפְסֻף֙ אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבּ֔וֹ הִתְאַוּ֖וּ תַּאֲוָ֑ה וַיָּשֻׁ֣בוּ וַיִּבְכּ֗וּ גַּ֚ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ מִ֥י יַאֲכִלֵ֖נוּ בָּשָֽׂר׃
Aralarındaki karışık kalabalık büyük bir arzuya kapıldı. İsraeloğulları da yeniden ağlayıp, “Bize kim et yedirecek?” dediler.
Vayaşuvu mitur haarets mikets arbaim yom.
וַיָּשֻׁ֖בוּ מִתּ֣וּר הָאָ֑רֶץ מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֥ים יֽוֹם׃
Kırk günün sonunda ülkeyi araştırmaktan döndüler.
Vayelehu vayavou el moşe veel aharon veel kol adat bene yisrael el midbar paran kadeşa vayaşivu otam davar veet kol haeda vayarum et peri haarets.
וַיֵּלְכ֡וּ וַיָּבֹאוּ֩ אֶל־מֹשֶׁ֨ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֜ן וְאֶל־כָּל־עֲדַ֧ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־מִדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן קָדֵ֑שָׁה וַיָּשִׁ֨יבוּ אוֹתָ֤ם דָּבָר֙ וְאֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַיַּרְא֖וּם אֶת־פְּרִ֥י הָאָֽרֶץ׃
Paran Çölü’ndeki Kadeş’e, Moşe’ye, Aaron’a ve İsraeloğullarının bütün topluluğuna geldiler. Onlara ve bütün topluluğa haber verdiler, ülkenin meyvelerini gösterdiler.
Velama Adonay mevi otanu el haarets hazot linpol baherev naşenu vetapenu yihyu lavaz halo tov lanu şuv mitsrayema.
וְלָמָ֣ה יְ֠הוָה מֵבִ֨יא אֹתָ֜נוּ אֶל־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ לִנְפֹּ֣ל בַּחֶ֔רֶב נָשֵׁ֥ינוּ וְטַפֵּ֖נוּ יִהְי֣וּ לָבַ֑ז הֲל֧וֹא ט֦וֹב לָ֖נוּ שׁ֥וּב מִצְרָֽיְמָה׃
“Adonay bizi kılıçla düşelim diye neden bu ülkeye getiriyor? Karılarımız ve çocuklarımız yağma edilecek. Mısır’a dönmemiz daha iyi değil mi?”
Vayomeru iş el ahiv nitena roş venaşuva mitsrayema.
וַיֹּאמְר֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו נִתְּנָ֥ה רֹ֖אשׁ וְנָשׁ֥וּבָה מִצְרָֽיְמָה׃
Birbirlerine, “Bir baş seçelim ve Mısır’a dönelim” dediler.
Vehaanaşim aşer şalah moşe latur et haarets vayaşuvu vayalinu alav et kol haeda lehotsi diba al haarets.
וְהָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח מֹשֶׁ֖ה לָת֣וּר אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּשֻׁ֗בוּ וילונו [וַיַּלִּ֤ינוּ] עָלָיו֙ אֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה לְהוֹצִ֥יא דִבָּ֖ה עַל־הָאָֽרֶץ׃
Moşe’nin ülkeyi araştırmaya gönderdiği adamlar dönüp ülke hakkında kötü haber yayarak bütün topluluğun ona karşı söylenmesine yol açmışlardı.
Ki haamaleki vehakenaani şam lifnehem unefaltem beharev ki al ken şavtem meahare Adonay velo yihye Adonay imahem.
כִּי֩ הָעֲמָלֵקִ֨י וְהַכְּנַעֲנִ֥י שָׁם֙ לִפְנֵיכֶ֔ם וּנְפַלְתֶּ֖ם בֶּחָ֑רֶב כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן שַׁבְתֶּם֙ מֵאַחֲרֵ֣י יְהוָ֔ה וְלֹא־יִהְיֶ֥ה יְהוָ֖ה עִמָּכֶֽם׃
Çünkü Amalekli ve Kenaanlı orada, karşınızda; kılıçla düşeceksiniz. Adonay’ı izlemekten döndüğünüz için Adonay sizinle olmayacak.”
Vayaşov aharon el moşe el petah ohel moed vehamagefa neetsara.
וַיָּ֤שָׁב אַהֲרֹן֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהַמַּגֵּפָ֖ה נֶעֱצָֽרָה׃ (פ)
Aaron, Buluşma Çadırı’nın girişine, Moşe’nin yanına döndü. Salgın durmuştu.
Vayomer Adonay el moşe haşev et mate aharon lifne haedut lemişmeret leot livne meri utehal telunotam mealay velo yamutu.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הָשֵׁ֞ב אֶת־מַטֵּ֤ה אַהֲרֹן֙ לִפְנֵ֣י הָעֵד֔וּת לְמִשְׁמֶ֥רֶת לְא֖וֹת לִבְנֵי־מֶ֑רִי וּתְכַ֧ל תְּלוּנֹּתָ֛ם מֵעָלַ֖י וְלֹ֥א יָמֻֽתוּ׃
Adonay Moşe’ye, “Aaron’un değneğini, başkaldıranlara işaret olarak saklanmak üzere Tanıklık’ın önüne geri koy” dedi. “Bana karşı yakınmalarını sona erdir ki ölmesinler.”
Ze yihye leha mikodeş hakodaşim min haeş kol korbanam lehol minhatam ulehol hatatam ulehol aşamam aşer yaşivu li kodeş kadaşim leha u ulevaneha.
זֶֽה־יִהְיֶ֥ה לְךָ֛ מִקֹּ֥דֶשׁ הַקֳּדָשִׁ֖ים מִן־הָאֵ֑שׁ כָּל־קָ֠רְבָּנָם לְֽכָל־מִנְחָתָ֞ם וּלְכָל־חַטָּאתָ֗ם וּלְכָל־אֲשָׁמָם֙ אֲשֶׁ֣ר יָשִׁ֣יבוּ לִ֔י קֹ֣דֶשׁ קָֽדָשִׁ֥ים לְךָ֛ ה֖וּא וּלְבָנֶֽיךָ׃
En kutsal sunulardan, ateşe ayrılanların dışında sana kalacak olanlar şunlardır: Bana getirdikleri bütün sunuları, bütün tahıl sunuları, bütün günah sunuları ve bütün suç sunuları. Bunlar senin ve oğulların için en kutsal olanlardır.
Vayomer alehem linu fo halayla vahaşivoti ethem davar kaaşer yedaber Adonay elay vayeşevu sare moav im bilam.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם לִ֤ינוּ פֹה֙ הַלַּ֔יְלָה וַהֲשִׁבֹתִ֤י אֶתְכֶם֙ דָּבָ֔ר כַּאֲשֶׁ֛ר יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וַיֵּשְׁב֥וּ שָׂרֵֽי־מוֹאָ֖ב עִם־בִּלְעָֽם׃
Bilam onlara, “Bu gece burada kalın. Adonay’ın bana söyleyeceği söze göre size cevap vereceğim” dedi. Moav’ın önderleri Bilam’ın yanında kaldılar.
Vayomer bilam el malah Adonay hatati ki lo yadati ki ata nitsav likrati badareh veata im ra beeneha aşuva li.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי׃
Bilam, Adonay’ın meleğine şöyle dedi: “Günah işledim. Çünkü yolda karşıma dikildiğini bilmiyordum. Şimdi bu senin gözünde kötüyse geri döneyim.”
Vayasem Adonay davar befi vilam vayomer şuv el balak veho tedaber.
וַיָּ֧שֶׂם יְהוָ֛ה דָּבָ֖ר בְּפִ֣י בִלְעָ֑ם וַיֹּ֛אמֶר שׁ֥וּב אֶל־בָּלָ֖ק וְכֹ֥ה תְדַבֵּֽר׃
Adonay Bilam’ın ağzına bir söz koydu ve “Balak’a dön ve şöyle konuş” dedi.
Vayaşov elav vehine nitsav al olato u vehol sare moav.
וַיָּ֣שָׁב אֵלָ֔יו וְהִנֵּ֥ה נִצָּ֖ב עַל־עֹלָת֑וֹ ה֖וּא וְכָל־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃
Bilam ona döndü. Balak, Moav’ın bütün önderleriyle birlikte olah sunusunun yanında duruyordu.
Vayikar Adonay el bilam vayasem davar befiv vayomer şuv el balak veho tedaber.
וַיִּקָּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיָּ֥שֶׂם דָּבָ֖ר בְּפִ֑יו וַיֹּ֛אמֶר שׁ֥וּב אֶל־בָּלָ֖ק וְכֹ֥ה תְדַבֵּֽר׃
Adonay Bilam’la karşılaştı, ağzına bir söz koydu ve “Balak’a dön ve şöyle konuş” dedi.
Hine vareh lakaheti uvereh velo aşivena.
הִנֵּ֥ה בָרֵ֖ךְ לָקָ֑חְתִּי וּבֵרֵ֖ךְ וְלֹ֥א אֲשִׁיבֶֽנָּה׃
İşte kutsama buyruğu aldım. O kutsadı; ben bunu geri çeviremem.
Vayakom bilam vayeleh vayaşov limkomo vegam balak halah ledarko.
וַיָּ֣קָם בִּלְעָ֔ם וַיֵּ֖לֶךְ וַיָּ֣שָׁב לִמְקֹמ֑וֹ וְגַם־בָּלָ֖ק הָלַ֥ךְ לְדַרְכּֽוֹ׃ (פ)
Bilam kalktı, yola çıkıp kendi yerine döndü. Balak da kendi yoluna gitti.
Vayomer Adonay el moşe kah et kol raşe haam vehoka otam ladonay neged haşameş veyaşov haron af Adonay miyisrael.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה קַ֚ח אֶת־כָּל־רָאשֵׁ֣י הָעָ֔ם וְהוֹקַ֥ע אוֹתָ֛ם לַיהוָ֖ה נֶ֣גֶד הַשָּׁ֑מֶשׁ וְיָשֹׁ֛ב חֲר֥וֹן אַף־יְהוָ֖ה מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Halkın bütün önderlerini topla; suçluları Adonay’ın önünde, gün ışığında astır. Böylece Adonay’ın alevlenen öfkesi İsrael’den uzaklaşsın.”
Pinehas ben elazar ben aharon hakohen heşiv et hamati meal bene yisrael bekano et kinati betoham velo hiliti et bene yisrael bekinati.
פִּֽינְחָ֨ס בֶּן־אֶלְעָזָ֜ר בֶּן־אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֗ן הֵשִׁ֤יב אֶת־חֲמָתִי֙ מֵעַ֣ל בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל בְּקַנְא֥וֹ אֶת־קִנְאָתִ֖י בְּתוֹכָ֑ם וְלֹא־כִלִּ֥יתִי אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּקִנְאָתִֽי׃
“Kohen Aaron’un oğlu Elazar’ın oğlu Pinhas, aralarında Benim bağlılık gayretimi göstererek öfkemi İsraeloğullarından uzaklaştırdı. Böylece bağlılık gayretimle İsraeloğullarını yok etmedim.
Ki teşuvun meaharav veyasaf od lehaniho bamidbar veşihatem lehol haam haze.
כִּ֤י תְשׁוּבֻן֙ מֵֽאַחֲרָ֔יו וְיָסַ֣ף ע֔וֹד לְהַנִּיח֖וֹ בַּמִּדְבָּ֑ר וְשִֽׁחַתֶּ֖ם לְכָל־הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃ (ס)
O’nu izlemekten dönerseniz halkı yine çölde bırakacak; böylece bütün bu halkın yıkımına neden olacaksınız.”
Lo naşuv el batenu ad hitnahel bene yisrael iş nahalato.
לֹ֥א נָשׁ֖וּב אֶל־בָּתֵּ֑ינוּ עַ֗ד הִתְנַחֵל֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אִ֖ישׁ נַחֲלָתֽוֹ׃
İsraeloğullarının her biri kendi miras payını alıncaya kadar evlerimize dönmeyeceğiz.
Venihbeşa haarets lifne Adonay veahar taşuvu vihyitem nekiyim meAdonay umiyisrael vehayeta haarets hazot lahem laahuza lifne Adonay.
וְנִכְבְּשָׁ֨ה הָאָ֜רֶץ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ וְאַחַ֣ר תָּשֻׁ֔בוּ וִהְיִיתֶ֧ם נְקִיִּ֛ים מֵיְהוָ֖ה וּמִיִּשְׂרָאֵ֑ל וְ֠הָיְתָה הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֥את לָכֶ֛ם לַאֲחֻזָּ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Ve ülke Adonay’ın önünde ele geçirilirse, bundan sonra dönebilirsiniz. Adonay’a ve İsrael’e karşı yükümlülüğünüzden kurtulmuş olursunuz. Bu ülke Adonay’ın önünde sizin mülkünüz olur.
Vayisu meetam vayaşov al pi hahirot aşer al pene baal tsefon vayahanu lifne migdol.
וַיִּסְעוּ֙ מֵֽאֵתָ֔ם וַיָּ֙שָׁב֙ עַל־פִּ֣י הַחִירֹ֔ת אֲשֶׁ֥ר עַל־פְּנֵ֖י בַּ֣עַל צְפ֑וֹן וַֽיַּחֲנ֖וּ לִפְנֵ֥י מִגְדֹּֽל׃
Etam’dan yola çıkıp Baal-Tsefon’un karşısındaki Pi-Hahirot’a döndüler ve Migdol’un önünde konakladılar.
Vehitsilu haeda et harotseah miyad goel hadam veheşivu oto haeda el ir miklato aşer nas şama veyaşav bah ad mot hakohen hagadol aşer maşah oto beşemen hakodeş.
וְהִצִּ֨ילוּ הָעֵדָ֜ה אֶת־הָרֹצֵ֗חַ מִיַּד֮ גֹּאֵ֣ל הַדָּם֒ וְהֵשִׁ֤יבוּ אֹתוֹ֙ הָֽעֵדָ֔ה אֶל־עִ֥יר מִקְלָט֖וֹ אֲשֶׁר־נָ֣ס שָׁ֑מָּה וְיָ֣שַׁב בָּ֗הּ עַד־מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֔ל אֲשֶׁר־מָשַׁ֥ח אֹת֖וֹ בְּשֶׁ֥מֶן הַקֹּֽדֶשׁ׃
Topluluk, adam öldüreni kan öcünü alan akrabanın elinden kurtaracak ve kaçtığı sığınma şehrine geri gönderecek. Kutsal yağla meshedilmiş büyük kohenin ölümüne kadar orada kalacak.
Ki veir miklato yeşev ad mot hakohen hagadol veahare mot hakohen hagadol yaşuv harotseah el erets ahuzato.
כִּ֣י בְעִ֤יר מִקְלָטוֹ֙ יֵשֵׁ֔ב עַד־מ֖וֹת הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֑ל וְאַחֲרֵ֥י מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֔ל יָשׁוּב֙ הָרֹצֵ֔חַ אֶל־אֶ֖רֶץ אֲחֻזָּתֽוֹ׃
Çünkü büyük kohenin ölümüne kadar sığınma şehrinde kalmalıdır. Büyük kohenin ölümünden sonra adam öldüren kişi kendi mülkünün toprağına dönebilir.
Velo tikhu hofer lanus el ir miklato laşuv laşevet baarets ad mot hakohen.
וְלֹא־תִקְח֣וּ כֹ֔פֶר לָנ֖וּס אֶל־עִ֣יר מִקְלָט֑וֹ לָשׁוּב֙ לָשֶׁ֣בֶת בָּאָ֔רֶץ עַד־מ֖וֹת הַכֹּהֵֽן׃
Sığınma şehrine kaçmış birinin, kohenin ölümünden önce kendi toprağına dönüp yerleşmesi için de fidye almayacaksınız.
Vatikrevun elay kulehem vatomeru nişleha anaşim lefanenu veyahperu lanu et haarets veyaşivu otanu davar et hadereh aşer naale bah veet hearim aşer navo alehen.
וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַי֮ כֻּלְּכֶם֒ וַתֹּאמְר֗וּ נִשְׁלְחָ֤ה אֲנָשִׁים֙ לְפָנֵ֔ינוּ וְיַחְפְּרוּ־לָ֖נוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וְיָשִׁ֤בוּ אֹתָ֙נוּ֙ דָּבָ֔ר אֶת־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר נַעֲלֶה־בָּ֔הּ וְאֵת֙ הֶֽעָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָבֹ֖א אֲלֵיהֶֽן׃
Hepiniz bana yaklaşıp, ‘Önümüzden adamlar gönderelim. Bizim için ülkeyi araştırsınlar; çıkacağımız yol ve gireceğimiz şehirler hakkında bize haber getirsinler’ dediniz.
Vayikhu veyadam miperi haarets vayoridu elenu vayaşivu otanu davar vayomeru tova haarets aşer Adonay elohenu noten lanu.
וַיִּקְח֤וּ בְיָדָם֙ מִפְּרִ֣י הָאָ֔רֶץ וַיּוֹרִ֖דוּ אֵלֵ֑ינוּ וַיָּשִׁ֨בוּ אֹתָ֤נוּ דָבָר֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ טוֹבָ֣ה הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ נֹתֵ֥ן לָֽנוּ׃
Ülkenin meyvelerinden ellerine alıp bize getirdiler. Bize haber verip, ‘Tanrımız Adonay’ın bize verdiği ülke iyidir’ dediler.
Vataşuvu vativku lifne Adonay velo şama Adonay bekolehem velo heezin alehem.
וַתָּשֻׁ֥בוּ וַתִּבְכּ֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־שָׁמַ֤ע יְהוָה֙ בְּקֹ֣לְכֶ֔ם וְלֹ֥א הֶאֱזִ֖ין אֲלֵיכֶֽם׃
Dönüp Adonay’ın önünde ağladınız; ama Adonay sesinizi dinlemedi, size kulak vermedi.
Ad aşer yaniah Adonay laahehem kahem veyareşu gam hem et haarets aşer Adonay elohehem noten lahem beever hayarden veşavtem iş liruşato aşer natati lahem.
עַ֠ד אֲשֶׁר־יָנִ֨יחַ יְהוָ֥ה ׀ לַֽאֲחֵיכֶם֮ כָּכֶם֒ וְיָרְשׁ֣וּ גַם־הֵ֔ם אֶת־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם נֹתֵ֥ן לָהֶ֖ם בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן וְשַׁבְתֶּ֗ם אִ֚ישׁ לִֽירֻשָּׁת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָכֶֽם׃
Adonay size olduğu gibi kardeşlerinize de huzur verinceye ve onlar da Tanrınız Adonay’ın Yarden’in ötesinde kendilerine verdiği ülkeyi ele geçirinceye kadar. Sonra her biriniz size verdiğim kendi mülküne dönebilir.’
Batsar leha umetsauha kol hadevarim haele beaharit hayamim veşavta ad Adonay eloheha veşamata bekolo.
בַּצַּ֣ר לְךָ֔ וּמְצָא֕וּךָ כֹּ֖ל הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה בְּאַחֲרִית֙ הַיָּמִ֔ים וְשַׁבְתָּ֙ עַד־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְשָׁמַעְתָּ֖ בְּקֹלֽוֹ׃
Sıkıntıya düştüğünde ve bütün bunlar başına geldiğinde, ileriki günlerde Tanrın Adonay’a dönecek ve O’nun sesini dinleyeceksin.
Veyadata hayom vahaşevota el levaveha ki Adonay u haelohim başamayim mimaal veal haarets mitahat en od.
וְיָדַעְתָּ֣ הַיּ֗וֹם וַהֲשֵׁבֹתָ֮ אֶל־לְבָבֶךָ֒ כִּ֤י יְהוָה֙ ה֣וּא הָֽאֱלֹהִ֔ים בַּשָּׁמַ֣יִם מִמַּ֔עַל וְעַל־הָאָ֖רֶץ מִתָּ֑חַת אֵ֖ין עֽוֹד׃
Bugün bil ve yüreğine yerleştir: Yukarıda gökte ve aşağıda yerde Tanrı olan Adonay’dır. Başkası yoktur.
Leh emor lahem şuvu lahem leoholehem.
לֵ֖ךְ אֱמֹ֣ר לָהֶ֑ם שׁ֥וּבוּ לָכֶ֖ם לְאָהֳלֵיכֶֽם׃
Git, onlara “Çadırlarınıza dönün” de.
Velo yidbak beyadeha meuma min haherem lemaan yaşuv Adonay meharon apo venatan leha rahamim verihamha vehirbeha kaaşer nişba laavoteha.
וְלֹֽא־יִדְבַּ֧ק בְּיָדְךָ֛ מְא֖וּמָה מִן־הַחֵ֑רֶם לְמַעַן֩ יָשׁ֨וּב יְהוָ֜ה מֵחֲר֣וֹן אַפּ֗וֹ וְנָֽתַן־לְךָ֤ רַחֲמִים֙ וְרִֽחַמְךָ֣ וְהִרְבֶּ֔ךָ כַּאֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶֽיךָ׃
Yok edilmeye ayrılanlardan hiçbir şey eline yapışmayacak. Böylece Adonay alevlenen öfkesinden dönsün, sana merhamet versin, sana acısın ve atalarına yemin ettiği gibi seni çoğaltsın.
Bu ayette 2 eşleşme
Rak lo yarbe lo susim velo yaşiv et haam mitsrayma lemaan harbot sus vadonay amar lahem lo tosifun laşuv badereh haze od.
רַק֮ לֹא־יַרְבֶּה־לּ֣וֹ סוּסִים֒ וְלֹֽא־יָשִׁ֤יב אֶת־הָעָם֙ מִצְרַ֔יְמָה לְמַ֖עַן הַרְבּ֣וֹת ס֑וּס וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר לָכֶ֔ם לֹ֣א תֹסִפ֗וּן לָשׁ֛וּב בַּדֶּ֥רֶךְ הַזֶּ֖ה עֽוֹד׃
Ancak kendisi için çok sayıda at edinmeyecek; atlarını çoğaltmak amacıyla halkı Mısır'a geri götürmeyecek. Adonay size, 'Bir daha bu yoldan geri dönmeyeceksiniz' demiştir.
Vediberu haşoterim el haam lemor mi haiş aşer bana vayit hadaş velo hanaho yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yahnehenu.
וְדִבְּר֣וּ הַשֹּֽׁטְרִים֮ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ מִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁ֨ר בָּנָ֤ה בַֽיִת־חָדָשׁ֙ וְלֹ֣א חֲנָכ֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יַחְנְכֶֽנּוּ׃
Görevliler halka şöyle diyecek: 'Yeni bir ev yapıp henüz kullanmaya başlamamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve evi başka biri kullanmaya başlar.
Umi haiş aşer nata kerem velo hilelo yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yehalelenu.
וּמִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־נָטַ֥ע כֶּ֙רֶם֙ וְלֹ֣א חִלְּל֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יְחַלְּלֶֽנּוּ׃
Bir bağ dikip henüz ürününü kullanmamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve ürününü başka biri kullanır.
Umi haiş aşer eras işa velo lekahah yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yikahena.
וּמִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־אֵרַ֤שׂ אִשָּׁה֙ וְלֹ֣א לְקָחָ֔הּ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יִקָּחֶֽנָּה׃
Bir kadınla nişanlanıp henüz evlenmemiş olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve kadınla başka biri evlenir.'
Veyasefu haşoterim ledaber el haam veameru mi haiş hayare verah halevav yeleh veyaşov leveto velo yimas et levav ehav kilvavo.
וְיָסְפ֣וּ הַשֹּׁטְרִים֮ לְדַבֵּ֣ר אֶל־הָעָם֒ וְאָמְר֗וּ מִי־הָאִ֤ישׁ הַיָּרֵא֙ וְרַ֣ךְ הַלֵּבָ֔ב יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ וְלֹ֥א יִמַּ֛ס אֶת־לְבַ֥ב אֶחָ֖יו כִּלְבָבֽוֹ׃
Görevliler halka konuşmayı sürdürüp şöyle diyecek: 'Korkan, yüreği ürken kim var? Gidip evine dönsün ki kardeşlerinin yüreğini de kendi yüreği gibi eritmesin.'
Bu ayette 2 eşleşme
Lo tire et şor ahiha o et seyo nidahim vehitalamta mehem haşev teşivem leahiha.
לֹֽא־תִרְאֶה֩ אֶת־שׁ֨וֹר אָחִ֜יךָ א֤וֹ אֶת־שֵׂיוֹ֙ נִדָּחִ֔ים וְהִתְעַלַּמְתָּ֖ מֵהֶ֑ם הָשֵׁ֥ב תְּשִׁיבֵ֖ם לְאָחִֽיךָ׃
Kardeşinin sığırının ya da davarının başıboş dolaştığını görüp görmezden gelmeyeceksin. Onları mutlaka kardeşine geri götüreceksin.
Veim lo karov ahiha eleha velo yedato vaasafto el toh beteha vehaya imeha ad deroş ahiha oto vahaşevoto lo.
וְאִם־לֹ֨א קָר֥וֹב אָחִ֛יךָ אֵלֶ֖יךָ וְלֹ֣א יְדַעְתּ֑וֹ וַאֲסַפְתּוֹ֙ אֶל־תּ֣וֹךְ בֵּיתֶ֔ךָ וְהָיָ֣ה עִמְּךָ֗ עַ֣ד דְּרֹ֤שׁ אָחִ֙יךָ֙ אֹת֔וֹ וַהֲשֵׁבֹת֖וֹ לֽוֹ׃
Kardeşin yakınında değilse ya da onu tanımıyorsan hayvanı evine alacaksın. Kardeşin onu arayıncaya kadar yanında kalacak; sonra ona geri vereceksin.
Veyated tihye leha al azeneha vehaya beşivteha huts vehafarta vah veşavta vehisita et tseateha.
וְיָתֵ֛ד תִּהְיֶ֥ה לְךָ֖ עַל־אֲזֵנֶ֑ךָ וְהָיָה֙ בְּשִׁבְתְּךָ֣ ח֔וּץ וְחָפַרְתָּ֣ה בָ֔הּ וְשַׁבְתָּ֖ וְכִסִּ֥יתָ אֶת־צֵאָתֶֽךָ׃
Donanımının arasında bir kazık bulunacak. Dışarıda çömeldiğinde onunla toprağı kazacak, sonra dönüp dışkını örteceksin.
Ki Adonay eloheha mithaleh bekerev mahaneha lehatsileha velatet oyeveha lefaneha vehaya mahaneha kadoş velo yire veha ervat davar veşav meahareha.
כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ מִתְהַלֵּ֣ךְ ׀ בְּקֶ֣רֶב מַחֲנֶ֗ךָ לְהַצִּֽילְךָ֙ וְלָתֵ֤ת אֹיְבֶ֙יךָ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְהָיָ֥ה מַחֲנֶ֖יךָ קָד֑וֹשׁ וְלֹֽא־יִרְאֶ֤ה בְךָ֙ עֶרְוַ֣ת דָּבָ֔ר וְשָׁ֖ב מֵאַחֲרֶֽיךָ׃ (ס)
Çünkü Tanrın Adonay seni kurtarmak ve düşmanlarını önüne teslim etmek için ordugâhının içinde dolaşır. Ordugâhın kutsal olacak ki aranızda uygunsuz bir şey görüp senden yüz çevirmesin.
Lo yuhal balah harişon aşer şilehah laşuv lekahtah lihyot lo leişa ahare aşer hutamaa ki toeva hi lifne Adonay velo tahati et haarets aşer Adonay eloheha noten leha nahala.
לֹא־יוּכַ֣ל בַּעְלָ֣הּ הָרִאשׁ֣וֹן אֲשֶֽׁר־שִׁ֠לְּחָהּ לָשׁ֨וּב לְקַחְתָּ֜הּ לִהְי֧וֹת ל֣וֹ לְאִשָּׁ֗ה אַחֲרֵי֙ אֲשֶׁ֣ר הֻטַּמָּ֔אָה כִּֽי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹ֤א תַחֲטִיא֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה׃ (ס)
onu gönderen ilk kocası, kadın kendisi için kirlenmiş olduktan sonra onu yeniden eş olarak alamaz. Çünkü bu, Adonay'ın önünde iğrençtir. Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği ülkeye günah getirmeyeceksin.
Bu ayette 2 eşleşme
Haşev taşiv lo et haavot kevo haşemeş veşahav besalmato uveraheka uleha tihye tsedaka lifne Adonay eloheha.
הָשֵׁב֩ תָּשִׁ֨יב ל֤וֹ אֶֽת־הַעֲבוֹט֙ כְּבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וְשָׁכַ֥ב בְּשַׂלְמָת֖וֹ וּבֵֽרֲכֶ֑ךָּ וּלְךָ֙ תִּהְיֶ֣ה צְדָקָ֔ה לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃ (ס)
Güneş batarken rehni ona mutlaka geri vereceksin ki kendi giysisine sarınıp uyusun ve sana bereket duası etsin. Bu, Tanrın Adonay'ın önünde senin için doğru bir davranış sayılacak.
Ki tiktsor ketsireha vesadeha veşahahta omer basade lo taşuv lekahto lager layatom velaalmana yihye lemaan yevarehha Adonay eloheha behol maase yadeha.
כִּ֣י תִקְצֹר֩ קְצִֽירְךָ֨ בְשָׂדֶ֜ךָ וְשָֽׁכַחְתָּ֧ עֹ֣מֶר בַּשָּׂדֶ֗ה לֹ֤א תָשׁוּב֙ לְקַחְתּ֔וֹ לַגֵּ֛ר לַיָּת֥וֹם וְלָאַלְמָנָ֖ה יִהְיֶ֑ה לְמַ֤עַן יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל מַעֲשֵׂ֥ה יָדֶֽיךָ׃
Tarlanın ekinini biçerken tarlada bir demet unutursan onu almak için geri dönmeyeceksin. Yabancıya, yetime ve dula kalacak. Böylece Tanrın Adonay elinin bütün işlerinde seni bereketlendirecek.
Şoreha tavuah leeneha velo tohal mimenu hamoreha gazul milefaneha velo yaşuv lah tsoneha netunot leoyeveha veen leha moşia.
שׁוֹרְךָ֞ טָב֣וּחַ לְעֵינֶ֗יךָ וְלֹ֣א תֹאכַל֮ מִמֶּנּוּ֒ חֲמֹֽרְךָ֙ גָּז֣וּל מִלְּפָנֶ֔יךָ וְלֹ֥א יָשׁ֖וּב לָ֑ךְ צֹֽאנְךָ֙ נְתֻנ֣וֹת לְאֹיְבֶ֔יךָ וְאֵ֥ין לְךָ֖ מוֹשִֽׁיעַ׃
Sığırın gözlerinin önünde kesilecek, ama ondan yiyemeyeceksin. Eşeğin gözünün önünden alınıp götürülecek ve sana dönmeyecek. Davarın düşmanlarına verilecek; seni kurtaracak kimse olmayacak.
Veheşiv beha et kol madve mitsrayim aşer yagoreta mipenehem vedaveku bah.
וְהֵשִׁ֣יב בְּךָ֗ אֵ֚ת כָּל־מַדְוֵ֣ה מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר יָגֹ֖רְתָּ מִפְּנֵיהֶ֑ם וְדָבְק֖וּ בָּֽךְ׃
Korktuğun bütün Mısır hastalıklarını yeniden üzerine getirecek; sana yapışıp kalacaklar.
Temel kelimeler (lemmalar)
geri dönmek, dönmek; geri getirmek, eski hâline getirmek; vazgeçmek; yeniden yapmak; geri vermek/ödemek; karşılık vermek; tövbe etmek, yönünü değiştirmek
180 kullanım · 159 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.