לֶ֫חֶם
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
bread
84 kullanım · 78 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 139 kez, 131 farklı ayette görülür. Kök altında 4 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayehi şam im Adonay arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahal umayim lo şata vayihtov al haluhot et divre haberit aseret hadevarim.
וַֽיְהִי־שָׁ֣ם עִם־יְהוָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔ל וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתָ֑ה וַיִּכְתֹּ֣ב עַל־הַלֻּחֹ֗ת אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י הַבְּרִ֔ית עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִֽים׃
Moşe orada Adonay’la kırk gün kırk gece kaldı. Ekmek yemedi, su içmedi. Levhalara antlaşmanın sözleri, On Söz yazıldı.
Et haşulhan veet badav veet kol kelav veet lehem hapanim.
אֶת־הַשֻּׁלְחָ֥ן וְאֶת־בַּדָּ֖יו וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו וְאֵ֖ת לֶ֥חֶם הַפָּנִֽים׃
masayı, taşıma sırıklarını, bütün gereçlerini ve huzur ekmeğini;
Et haşulhan et kol kelav veet lehem hapanim.
אֶת־הַשֻּׁלְחָן֙ אֶת־כָּל־כֵּלָ֔יו וְאֵ֖ת לֶ֥חֶם הַפָּנִֽים׃
masayı, bütün gereçlerini ve huzur ekmeğini;
Vayaaroh alav ereh lehem lifne Adonay kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיַּעֲרֹ֥ךְ עָלָ֛יו עֵ֥רֶךְ לֶ֖חֶם לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Üzerine Adonay’ın önünde ekmekleri sıraladı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vehiktiro hakohen hamizbeha lehem işe ladonay.
וְהִקְטִיר֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן הַמִּזְבֵּ֑חָה לֶ֥חֶם אִשֶּׁ֖ה לַיהוָֽה׃ (פ)
Kâhin bunları sunakta yakacak. Bu, Adonay’a ateşle sunulan yiyecektir.
Vehiktiram hakohen hamizbeha lehem işe lereah nihoah kol helev ladonay.
וְהִקְטִירָ֥ם הַכֹּהֵ֖ן הַמִּזְבֵּ֑חָה לֶ֤חֶם אִשֶּׁה֙ לְרֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ כָּל־חֵ֖לֶב לַיהוָֽה׃
Kâhin bunları sunakta yakacak; bu, hoş koku olarak ateşle sunulan yiyecektir. Bütün içyağı Adonay’a aittir.
Al halot lehem hamets yakriv korbano al zevah todat şelamav.
עַל־חַלֹּת֙ לֶ֣חֶם חָמֵ֔ץ יַקְרִ֖יב קָרְבָּנ֑וֹ עַל־זֶ֖בַח תּוֹדַ֥ת שְׁלָמָֽיו׃
Şükran için sunduğu esenlik kurbanının yanında, mayalı ekmeklerle birlikte sunusunu getirecek.
Umisal hamatsot aşer lifne Adonay lakah halat matsa ahat vehalat lehem şemen ahat verakik ehad vayasem al hahalavim veal şok hayamin.
וּמִסַּ֨ל הַמַּצּ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר ׀ לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָ֠קַח חַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ וְֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־הַ֣חֲלָבִ֔ים וְעַ֖ל שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין׃
Adonay’ın önündeki mayasız ekmek sepetinden bir mayasız ekmek, bir yağlı ekmek ve bir ince ekmek aldı; bunları içyağlarının ve sağ budun üzerine koydu.
Vayomer moşe el aharon veel banav başelu et habasar petah ohel moed veşam tohelu oto veet halehem aşer besal hamiluim kaaşer tsiveti lemor aharon uvanav yoheluu.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־אַהֲרֹ֣ן וְאֶל־בָּנָ֗יו בַּשְּׁל֣וּ אֶת־הַבָּשָׂר֮ פֶּ֣תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֒ וְשָׁם֙ תֹּאכְל֣וּ אֹת֔וֹ וְאֶ֨ת־הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֖ר בְּסַ֣ל הַמִּלֻּאִ֑ים כַּאֲשֶׁ֤ר צִוֵּ֙יתִי֙ לֵאמֹ֔ר אַהֲרֹ֥ן וּבָנָ֖יו יֹאכְלֻֽהוּ׃
Moşe, Aaron’a ve oğullarına şöyle dedi: “Eti Buluşma Çadırı’nın girişinde pişirin. ‘Aaron ve oğulları yiyecek’ diye buyurduğum gibi, eti ve göreve başlatma sepetindeki ekmeği orada yiyin.
Vehanotar babasar uvalahem baeş tisrofu.
וְהַנּוֹתָ֥ר בַּבָּשָׂ֖ר וּבַלָּ֑חֶם בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרֹֽפוּ׃
Etten ve ekmekten kalanı ateşte yakın.
Kedoşim yihyu lelohehem velo yehalelu şem elohehem ki et işe Adonay lehem elohehem hem makrivim vehayu kodeş.
קְדֹשִׁ֤ים יִהְיוּ֙ לֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם וְלֹ֣א יְחַלְּל֔וּ שֵׁ֖ם אֱלֹהֵיהֶ֑ם כִּי֩ אֶת־אִשֵּׁ֨י יְהוָ֜ה לֶ֧חֶם אֱלֹהֵיהֶ֛ם הֵ֥ם מַקְרִיבִ֖ם וְהָ֥יוּ קֹֽדֶשׁ׃
Tanrılarına kutsal olacak ve Tanrılarının adını kutsallıktan düşürmeyecekler. Çünkü Adonay’a ateşle sunulan sunuları, Tanrılarının yiyeceğini onlar sunarlar; kutsal olacaklar.
Vekidaşto ki et lehem eloheha u makriv kadoş yiheye lah ki kadoş ani Adonay mekadişhem.
וְקִדַּשְׁתּ֔וֹ כִּֽי־אֶת־לֶ֥חֶם אֱלֹהֶ֖יךָ ה֣וּא מַקְרִ֑יב קָדֹשׁ֙ יִֽהְיֶה־לָּ֔ךְ כִּ֣י קָד֔וֹשׁ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה מְקַדִּשְׁכֶֽם׃
Onu kutsal sayacaksın; çünkü Tanrının yiyeceğini o sunar. Senin için kutsal olacak; çünkü sizi kutsayan Ben Adonay kutsalım.
Daber el aharon lemor iş mizaraha ledorotam aşer yihye vo mum lo yikrav lehakriv lehem elohav.
דַּבֵּ֥ר אֶֽל־אַהֲרֹ֖ן לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ מִֽזַּרְעֲךָ֞ לְדֹרֹתָ֗ם אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה בוֹ֙ מ֔וּם לֹ֣א יִקְרַ֔ב לְהַקְרִ֖יב לֶ֥חֶם אֱלֹהָֽיו׃
“Aaron’a şöyle söyle: Kuşakları boyunca soyundan bedensel kusuru bulunan hiç kimse, Tanrısının yiyeceğini sunmak üzere yaklaşmayacak.
Kol iş aşer bo mum mizera aharon hakohen lo yigaş lehakriv et işe Adonay mum bo et lehem elohav lo yigaş lehakriv.
כָּל־אִ֞ישׁ אֲשֶׁר־בּ֣וֹ מ֗וּם מִזֶּ֙רַע֙ אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֔ן לֹ֣א יִגַּ֔שׁ לְהַקְרִ֖יב אֶת־אִשֵּׁ֣י יְהוָ֑ה מ֣וּם בּ֔וֹ אֵ֚ת לֶ֣חֶם אֱלֹהָ֔יו לֹ֥א יִגַּ֖שׁ לְהַקְרִֽיב׃
Kâhin Aaron’un soyundan bedensel kusuru bulunan hiç kimse Adonay’a ateşle sunulan sunuları getirmek için yaklaşmayacak. Kusuru vardır; Tanrısının yiyeceğini sunmak için yaklaşmayacak.
Lehem elohav mikadeşe hakodaşim umin hakodaşim yohel.
לֶ֣חֶם אֱלֹהָ֔יו מִקָּדְשֵׁ֖י הַקֳּדָשִׁ֑ים וּמִן־הַקֳּדָשִׁ֖ים יֹאכֵֽל׃
Tanrısının yiyeceğinden, hem en kutsal sunulardan hem de diğer kutsal sunulardan yiyebilir.
Uva haşemeş vetaher veahar yohal min hakodaşim ki lahmo u.
וּבָ֥א הַשֶּׁ֖מֶשׁ וְטָהֵ֑ר וְאַחַר֙ יֹאכַ֣ל מִן־הַקֳּדָשִׁ֔ים כִּ֥י לַחְמ֖וֹ הֽוּא׃
Güneş batınca arınmış olacak; bundan sonra kutsal sunulardan yiyebilir, çünkü onun yiyeceği budur.
Vehohen ki yikne nefeş kinyan kaspo u yohal bo vilid beto hem yohelu velahmo.
וְכֹהֵ֗ן כִּֽי־יִקְנֶ֥ה נֶ֙פֶשׁ֙ קִנְיַ֣ן כַּסְפּ֔וֹ ה֖וּא יֹ֣אכַל בּ֑וֹ וִילִ֣יד בֵּית֔וֹ הֵ֖ם יֹאכְל֥וּ בְלַחְמֽוֹ׃
Ama kâhinin kendi parasıyla satın aldığı köle bundan yiyebilir. Evinde doğanlar da onun yiyeceğinden yiyebilirler.
Uvat kohen ki tihye almana ugeruşa vezera en lah veşava el bet aviha kinureha milehem aviha tohel vehol zar lo yohal bo.
וּבַת־כֹּהֵן֩ כִּ֨י תִהְיֶ֜ה אַלְמָנָ֣ה וּגְרוּשָׁ֗ה וְזֶרַע֮ אֵ֣ין לָהּ֒ וְשָׁבָ֞ה אֶל־בֵּ֤ית אָבִ֙יהָ֙ כִּנְעוּרֶ֔יהָ מִלֶּ֥חֶם אָבִ֖יהָ תֹּאכֵ֑ל וְכָל־זָ֖ר לֹא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃ (ס)
Kâhinin kızı dul kalır ya da boşanırsa, çocuğu da yoksa ve gençliğindeki gibi babasının evine dönerse babasının yiyeceğinden yiyebilir. Kâhin ailesinden olmayan hiç kimse bundan yemeyecek.
Umiyad ben nehar lo takrivu et lehem elohehem mikol ele ki maşehatam bahem mum bam lo yeratsu lahem.
וּמִיַּ֣ד בֶּן־נֵכָ֗ר לֹ֥א תַקְרִ֛יבוּ אֶת־לֶ֥חֶם אֱלֹהֵיכֶ֖ם מִכָּל־אֵ֑לֶּה כִּ֣י מָשְׁחָתָ֤ם בָּהֶם֙ מ֣וּם בָּ֔ם לֹ֥א יֵרָצ֖וּ לָכֶֽם׃ (פ)
Yabancı birinin elinden de bu hayvanlardan herhangi birini Tanrınızın yiyeceği olarak sunmayacaksınız. Çünkü sakatlıkları ve kusurları vardır; sizin adınıza kabul görmeyecekler.”
Velehem vekali veharmel lo tohelu ad etsem hayom haze ad haviahem et korban elohehem hukat olam ledorotehem behol moşevotehem.
וְלֶחֶם֩ וְקָלִ֨י וְכַרְמֶ֜ל לֹ֣א תֹֽאכְל֗וּ עַד־עֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה עַ֚ד הֲבִ֣יאֲכֶ֔ם אֶת־קָרְבַּ֖ן אֱלֹהֵיכֶ֑ם חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם בְּכֹ֖ל מֹשְׁבֹֽתֵיכֶֽם׃ (ס)
Tanrınızın sunusunu getirdiğiniz o güne kadar yeni üründen ekmek, kavrulmuş tahıl ya da taze başak yemeyeceksiniz. Bu, yaşadığınız her yerde kuşaklarınız boyunca kalıcı bir kuraldır.
Mimoşevotehem taviu lehem tenufa şetayim şene esronim solet tihyena hamets teafena bikurim ladonay.
מִמּוֹשְׁבֹ֨תֵיכֶ֜ם תָּבִ֣יאּוּ ׀ לֶ֣חֶם תְּנוּפָ֗ה שְׁ֚תַּיִם שְׁנֵ֣י עֶשְׂרֹנִ֔ים סֹ֣לֶת תִּהְיֶ֔ינָה חָמֵ֖ץ תֵּאָפֶ֑ינָה בִּכּוּרִ֖ים לַֽיהוָֽה׃
Yaşadığınız yerlerden sallama sunusu olarak iki ekmek getireceksiniz. Efanın onda ikisi kadar ince undan olacak ve mayalı pişirilecekler; Adonay’a ilk ürün sunusudur.
Vehikravtem al halehem şivat kevasim temimim bene şana ufar ben bakar ehad veelim şenayim yihyu ola ladonay uminhatam veniskehem işe reah nihoah ladonay.
וְהִקְרַבְתֶּ֣ם עַל־הַלֶּ֗חֶם שִׁבְעַ֨ת כְּבָשִׂ֤ים תְּמִימִם֙ בְּנֵ֣י שָׁנָ֔ה וּפַ֧ר בֶּן־בָּקָ֛ר אֶחָ֖ד וְאֵילִ֣ם שְׁנָ֑יִם יִהְי֤וּ עֹלָה֙ לַֽיהוָ֔ה וּמִנְחָתָם֙ וְנִסְכֵּיהֶ֔ם אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָֽה׃
Ekmekle birlikte bir yaşında kusursuz yedi kuzu, genç bir boğa ve iki koç sunacaksınız. Bunlar tahıl ve dökme sunularıyla birlikte Adonay’a bütünüyle yakılan sunu olacak; Adonay’a hoş koku olarak ateşle sunulacaklar.
Vehenif hakohen otam al lehem habikurim tenufa lifne Adonay al şene kevasim kodeş yihyu ladonay lakohen.
וְהֵנִ֣יף הַכֹּהֵ֣ן ׀ אֹתָ֡ם עַל֩ לֶ֨חֶם הַבִּכּוּרִ֤ים תְּנוּפָה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה עַל־שְׁנֵ֖י כְּבָשִׂ֑ים קֹ֛דֶשׁ יִהְי֥וּ לַיהוָ֖ה לַכֹּהֵֽן׃
Kâhin iki kuzuyu ilk ürün ekmekleriyle birlikte Adonay’ın önünde sallama sunusu olarak sallayacak. Adonay’a kutsal olacaklar; kâhine ait olacaklar.
Venatata al hamaarehet levona zaka vehayeta lalehem leazkara işe ladonay.
וְנָתַתָּ֥ עַל־הַֽמַּעֲרֶ֖כֶת לְבֹנָ֣ה זַכָּ֑ה וְהָיְתָ֤ה לַלֶּ֙חֶם֙ לְאַזְכָּרָ֔ה אִשֶּׁ֖ה לַֽיהוָֽה׃
Her sıranın yanına saf günlük koyacaksın. Bu, ekmek için anımsatma payı, Adonay’a ateşle sunulan sunu olacak.
Vehisig lahem dayiş et batsir uvatsir yasig et zara vaahaltem lahmehem lasova vişavtem lavetah beartsehem.
וְהִשִּׂ֨יג לָכֶ֥ם דַּ֙יִשׁ֙ אֶת־בָּצִ֔יר וּבָצִ֖יר יַשִּׂ֣יג אֶת־זָ֑רַע וַאֲכַלְתֶּ֤ם לַחְמְכֶם֙ לָשֹׂ֔בַע וִֽישַׁבְתֶּ֥ם לָבֶ֖טַח בְּאַרְצְכֶֽם׃
Harmanınız bağbozumuna, bağbozumunuz ekim zamanına kadar sürecek. Ekmeğinizi doyasıya yiyecek ve ülkenizde güven içinde yaşayacaksınız.
Bu ayette 3 eşleşme
Beşivri lahem mate lehem veafu eser naşim lahmehem betanur ehad veheşivu lahmehem bamişkal vaahaltem velo tisbau.
בְּשִׁבְרִ֣י לָכֶם֮ מַטֵּה־לֶחֶם֒ וְ֠אָפוּ עֶ֣שֶׂר נָשִׁ֤ים לַחְמְכֶם֙ בְּתַנּ֣וּר אֶחָ֔ד וְהֵשִׁ֥יבוּ לַחְמְכֶ֖ם בַּמִּשְׁקָ֑ל וַאֲכַלְתֶּ֖ם וְלֹ֥א תִשְׂבָּֽעוּ׃ (ס)
Ekmeğinizi dayanak olmaktan çıkardığımda on kadın ekmeğinizi tek fırında pişirecek ve ekmeğinizi tartıyla geri verecek. Yiyecek ama doymayacaksınız.
Veal şulhan hapanim yifresu beged tehelet venatenu alav et hakearot veet hakapot veet hamenakiyot veet kesot hanaseh velehem hatamid alav yihye.
וְעַ֣ל ׀ שֻׁלְחַ֣ן הַפָּנִ֗ים יִפְרְשׂוּ֮ בֶּ֣גֶד תְּכֵלֶת֒ וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶת־הַקְּעָרֹ֤ת וְאֶת־הַכַּפֹּת֙ וְאֶת־הַמְּנַקִּיֹּ֔ת וְאֵ֖ת קְשׂ֣וֹת הַנָּ֑סֶךְ וְלֶ֥חֶם הַתָּמִ֖יד עָלָ֥יו יִהְיֶֽה׃
Huzur ekmekleri masasının üzerine mavi bir kumaş serecekler. Üzerine ekmek kalıplarını, kaşıkları, destekleri ve ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları koyacaklar. Sürekli duran ekmek masanın üzerinde kalacak.
Vehi tavou milhama beartsehem al hatsar hatsorer ethem vahareotem bahatsotserot vanizkartem lifne Adonay elohehem venoşatem meoyevehem.
וְכִֽי־תָבֹ֨אוּ מִלְחָמָ֜ה בְּאַרְצְכֶ֗ם עַל־הַצַּר֙ הַצֹּרֵ֣ר אֶתְכֶ֔ם וַהֲרֵעֹתֶ֖ם בַּחֲצֹצְר֑וֹת וֲנִזְכַּרְתֶּ֗ם לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וְנוֹשַׁעְתֶּ֖ם מֵאֹיְבֵיכֶֽם׃
Ülkenizde size baskı yapan düşmana karşı savaşa çıktığınızda borazanlarla terua çalacaksınız. Tanrınız Adonay’ın huzurunda hatırlanacak ve düşmanlarınızdan kurtarılacaksınız.
Ah badonay al timrodu veatem al tireu et am haarets ki lahmenu hem sar tsilam mealehem vadonay itanu al tiraum.
אַ֣ךְ בַּֽיהוָה֮ אַל־תִּמְרֹדוּ֒ וְאַתֶּ֗ם אַל־תִּֽירְאוּ֙ אֶת־עַ֣ם הָאָ֔רֶץ כִּ֥י לַחְמֵ֖נוּ הֵ֑ם סָ֣ר צִלָּ֧ם מֵעֲלֵיהֶ֛ם וַֽיהוָ֥ה אִתָּ֖נוּ אַל־תִּירָאֻֽם׃
Yalnız Adonay’a başkaldırmayın. Ülkenin halkından korkmayın; onlar bizim için ekmek gibidir. Koruyucu gölgeleri üzerlerinden çekildi; Adonay ise bizimle. Onlardan korkmayın!”
Vehaya baahalehem milehem haarets tarimu teruma ladonay.
וְהָיָ֕ה בַּאֲכָלְכֶ֖ם מִלֶּ֣חֶם הָאָ֑רֶץ תָּרִ֥ימוּ תְרוּמָ֖ה לַיהוָֽה׃
ülkenin ekmeğinden yerken Adonay’a bir pay ayıracaksınız.
Vayişma hakenaani meleh arad yoşev hanegev ki ba yisrael dereh haatarim vayilahem beyisrael vayişb mimenu şevi.
וַיִּשְׁמַ֞ע הַכְּנַעֲנִ֤י מֶֽלֶךְ־עֲרָד֙ יֹשֵׁ֣ב הַנֶּ֔גֶב כִּ֚י בָּ֣א יִשְׂרָאֵ֔ל דֶּ֖רֶךְ הָאֲתָרִ֑ים וַיִּלָּ֙חֶם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּ֥שְׁבְּ ׀ מִמֶּ֖נּוּ שֶֽׁבִי׃
Negev’de yaşayan Kenaanlı Arad kralı, İsrael’in Atarim yolundan geldiğini duyunca İsrael’le savaştı ve aralarından esir aldı.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayedaber haam belohim uvemoşe lama heelitunu mimitsrayim lamut bamidbar ki en lehem veen mayim venafşenu katsa balehem hakelokel.
וַיְדַבֵּ֣ר הָעָ֗ם בֵּֽאלֹהִים֮ וּבְמֹשֶׁה֒ לָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לָמ֖וּת בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֣י אֵ֥ין לֶ֙חֶם֙ וְאֵ֣ין מַ֔יִם וְנַפְשֵׁ֣נוּ קָ֔צָה בַּלֶּ֖חֶם הַקְּלֹקֵֽל׃
Halk Tanrı’ya ve Moşe’ye karşı konuştu: “Bizi neden Mısır’dan çıkardınız? Çölde ölelim diye mi? Burada ne ekmek ne su var; bu değersiz ekmekten de bıktık!”
Al ken yeamar besefer milhamot Adonay et vahev besufa veet hanehalim arnon.
עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר בְּסֵ֖פֶר מִלְחֲמֹ֣ת יְהוָ֑ה אֶת־וָהֵ֣ב בְּסוּפָ֔ה וְאֶת־הַנְּחָלִ֖ים אַרְנֽוֹן׃
Bu yüzden Adonay’ın Savaşları Kitabı’nda şöyle denir: “Sufa’daki Vahev ve vadiler, Arnon,
Velo natan sihon et yisrael avor bigvulo vayeesof sihon et kol amo vayetse likrat yisrael hamidbara vayavo yahetsa vayilahem beyisrael.
וְלֹא־נָתַ֨ן סִיחֹ֣ן אֶת־יִשְׂרָאֵל֮ עֲבֹ֣ר בִּגְבֻלוֹ֒ וַיֶּאֱסֹ֨ף סִיחֹ֜ן אֶת־כָּל־עַמּ֗וֹ וַיֵּצֵ֞א לִקְרַ֤את יִשְׂרָאֵל֙ הַמִּדְבָּ֔רָה וַיָּבֹ֖א יָ֑הְצָה וַיִּלָּ֖חֶם בְּיִשְׂרָאֵֽל׃
Ama Sihon, İsrael’in sınırından geçmesine izin vermedi. Sihon bütün halkını topladı, İsrael’in karşısına çıkmak için çöle gitti. Yahats’a gelip İsrael’le savaştı.
Ki heşbon ir sihon meleh haemori hi veu nilham bemeleh moav harişon vayikah et kol artso miyado ad arnon.
כִּ֣י חֶשְׁבּ֔וֹן עִ֗יר סִיחֹ֛ן מֶ֥לֶךְ הָאֱמֹרִ֖י הִ֑וא וְה֣וּא נִלְחַ֗ם בְּמֶ֤לֶךְ מוֹאָב֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן וַיִּקַּ֧ח אֶת־כָּל־אַרְצ֛וֹ מִיָּד֖וֹ עַד־אַרְנֹֽן׃
Çünkü Heşbon, Amorilerin kralı Sihon’un şehriydi. Sihon, önceki Moav kralıyla savaşmış ve Arnon’a kadar bütün ülkesini onun elinden almıştı.
Vayifnu vayaalu dereh habaşan vayetse og meleh habaşan likratam u vehol amo lamilhama edrei.
וַיִּפְנוּ֙ וַֽיַּעֲל֔וּ דֶּ֖רֶךְ הַבָּשָׁ֑ן וַיֵּצֵ֣א עוֹג֩ מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֨ן לִקְרָאתָ֜ם ה֧וּא וְכָל־עַמּ֛וֹ לַמִּלְחָמָ֖ה אֶדְרֶֽעִי׃
Dönüp Başan yolundan yukarı çıktılar. Başan kralı Og, kendisi ve bütün halkı, Edrei’de savaşmak üzere karşılarına çıktı.
Hine haam hayotse mimitsrayim vayehas et en haarets ata leha kava li oto ulay uhal lehilahem bo vegeraştiv.
הִנֵּ֤ה הָעָם֙ הַיֹּצֵ֣א מִמִּצְרַ֔יִם וַיְכַ֖ס אֶת־עֵ֣ין הָאָ֑רֶץ עַתָּ֗ה לְכָ֤ה קָֽבָה־לִּי֙ אֹת֔וֹ אוּלַ֥י אוּכַ֛ל לְהִלָּ֥חֶם בּ֖וֹ וְגֵרַשְׁתִּֽיו׃
‘Bak, Mısır’dan çıkan halk yeryüzünü kapladı. Şimdi gel, benim için onlara lanet et. Belki onlarla savaşıp onları kovabilirim.’”
Tsav et bene yisrael veamarta alehem et korbani lahmi leişay reah nihohi tişmeru lehakriv li bemoado.
צַ֚ו אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם אֶת־קָרְבָּנִ֨י לַחְמִ֜י לְאִשַּׁ֗י רֵ֚יחַ נִֽיחֹחִ֔י תִּשְׁמְר֕וּ לְהַקְרִ֥יב לִ֖י בְּמוֹעֲדֽוֹ׃
“İsraeloğullarına buyur ve onlara şöyle söyle: Sunumu, ateş sunularım için yiyeceğimi, Bana hoş koku olanı belirlenmiş vaktinde sunmaya dikkat edeceksiniz.
Kaele taasu layom şivat yamim lehem işe reah nihoah ladonay al olat hatamid yease venisko.
כָּאֵ֜לֶּה תַּעֲשׂ֤וּ לַיּוֹם֙ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים לֶ֛חֶם אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה עַל־עוֹלַ֧ת הַתָּמִ֛יד יֵעָשֶׂ֖ה וְנִסְכּֽוֹ׃
Yedi gün boyunca her gün bunları Adonay’a hoş koku olan bir ateş sunusu, yiyecek olarak sunacaksınız. Sürekli olah sunusu ve dökmelik sunusuna ek olarak sunulacak.
Vayiktsof moşe al pekude hehayil sare haalafim vesare hameot habaim mitseva hamilhama.
וַיִּקְצֹ֣ף מֹשֶׁ֔ה עַ֖ל פְּקוּדֵ֣י הֶחָ֑יִל שָׂרֵ֤י הָאֲלָפִים֙ וְשָׂרֵ֣י הַמֵּא֔וֹת הַבָּאִ֖ים מִצְּבָ֥א הַמִּלְחָמָֽה׃
Moşe, savaştan dönen ordu komutanlarına, binliklerin ve yüzlüklerin başlarına öfkelendi.
Vayomer elazar hakohen el anşe hatsava habaim lamilhama zot hukat hatora aşer tsiva Adonay et moşe.
וַיֹּ֨אמֶר אֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶל־אַנְשֵׁ֣י הַצָּבָ֔א הַבָּאִ֖ים לַמִּלְחָמָ֑ה זֹ֚את חֻקַּ֣ת הַתּוֹרָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Kohen Elazar, savaşa gitmiş askerlere şöyle dedi: “Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu Tora kuralı budur:
Vehatsita et hamalkoah ben tofese hamilhama hayotseim latsava uven kol haeda.
וְחָצִ֙יתָ֙ אֶת־הַמַּלְק֔וֹחַ בֵּ֚ין תֹּפְשֵׂ֣י הַמִּלְחָמָ֔ה הַיֹּצְאִ֖ים לַצָּבָ֑א וּבֵ֖ין כָּל־הָעֵדָֽה׃
Ele geçirilenleri, savaşa çıkan savaşçılarla bütün topluluk arasında yarı yarıya bölüştür.
Vaharemota mehes ladonay meet anşe hamilhama hayotseim latsava ehad nefeş mehameş hameot min haadam umin habakar umin hahamorim umin hatson.
וַהֲרֵמֹתָ֨ מֶ֜כֶס לַֽיהוָ֗ה מֵאֵ֞ת אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הַיֹּצְאִ֣ים לַצָּבָ֔א אֶחָ֣ד נֶ֔פֶשׁ מֵחֲמֵ֖שׁ הַמֵּא֑וֹת מִן־הָאָדָם֙ וּמִן־הַבָּקָ֔ר וּמִן־הַחֲמֹרִ֖ים וּמִן־הַצֹּֽאן׃
Savaşa çıkan savaşçılardan Adonay için bir pay ayır: İnsanlardan, sığırlardan, eşeklerden ve davardan her beş yüzde bir can.
Vayomeru el moşe avadeha naseu et roş anşe hamilhama aşer beyadenu velo nifkad mimenu iş.
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲבָדֶ֣יךָ נָֽשְׂא֗וּ אֶת־רֹ֛אשׁ אַנְשֵׁ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֵ֑נוּ וְלֹא־נִפְקַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ אִֽישׁ׃
Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların, elimizin altındaki savaşçıları saydı; aramızdan tek bir kişi bile eksik değil.
Vayomer moşe livne gad velivne reuven haahehem yavou lamilhama veatem teşevu fo.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה לִבְנֵי־גָ֖ד וְלִבְנֵ֣י רְאוּבֵ֑ן הַאַֽחֵיכֶ֗ם יָבֹ֙אוּ֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וְאַתֶּ֖ם תֵּ֥שְׁבוּ פֹֽה׃
Moşe, Gad ve Reuven oğullarına şöyle dedi: “Kardeşleriniz savaşa giderken siz burada mı oturacaksınız?
Vayomer alehem moşe im taasun et hadavar haze im tehaletsu lifne Adonay lamilhama.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ מֹשֶׁ֔ה אִֽם־תַּעֲשׂ֖וּן אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה אִם־תֵּחָֽלְצ֛וּ לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לַמִּלְחָמָֽה׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Bunu yaparsanız, Adonay’ın önünde savaş için silahlanırsanız,
Vaavadeha yaavru kol haluts tsava lifne Adonay lamilhama kaaşer adoni dover.
וַעֲבָדֶ֨יךָ יַֽעַבְר֜וּ כָּל־חֲל֥וּץ צָבָ֛א לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לַמִּלְחָמָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר אֲדֹנִ֖י דֹּבֵֽר׃
Kulların ise, savaş için silahlanmış her adam, efendimizin söylediği gibi Adonay’ın önünde savaşa geçecek.”
Vayomer moşe alehem im yaavru vene gad uvene reuven itehem et hayarden kol haluts lamilhama lifne Adonay venihbeşa haarets lifnehem unetatem lahem et erets hagilad laahuza.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֲלֵהֶ֗ם אִם־יַעַבְר֣וּ בְנֵי־גָ֣ד וּבְנֵי־רְאוּבֵ֣ן ׀ אִ֠תְּכֶם אֶֽת־הַיַּרְדֵּ֞ן כָּל־חָל֤וּץ לַמִּלְחָמָה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְנִכְבְּשָׁ֥ה הָאָ֖רֶץ לִפְנֵיכֶ֑ם וּנְתַתֶּ֥ם לָהֶ֛ם אֶת־אֶ֥רֶץ הַגִּלְעָ֖ד לַאֲחֻזָּֽה׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Gad ve Reuven oğulları, savaş için silahlanmış bütün adamlarıyla Adonay’ın önünde sizinle birlikte Yarden’i geçer ve ülke önünüzde ele geçirilirse Gilad ülkesini onlara mülk olarak vereceksiniz.
Adonay elohehem haholeh lifnehem u yilahem lahem kehol aşer asa itehem bemitsrayim leenehem.
יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ הַהֹלֵ֣ךְ לִפְנֵיכֶ֔ם ה֖וּא יִלָּחֵ֣ם לָכֶ֑ם כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֧ה אִתְּכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֵיכֶֽם׃
Önünüzden giden Tanrınız Adonay sizin için savaşacak; Mısır’da gözlerinizin önünde sizin için yaptığı her şey gibi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vataanu vatomeru elay hatanu ladonay anahnu naale venilhamnu kehol aşer tsivanu Adonay elohenu vatahgeru iş et kele milhamto vatahinu laalot hahara.
וַֽתַּעֲנ֣וּ ׀ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה׃
Bana şöyle cevap verdiniz: ‘Adonay’a karşı günah işledik. Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu her şeye uygun olarak çıkıp savaşacağız.’ Her biriniz savaş silahlarını kuşandı ve dağa çıkmayı kolay sandınız.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.