İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

לָחַם

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 17 kez, 17 farklı ayette görülür.

Kök
לחם

Kitaplara göre dağılım

  • Şemot6 kullanım6 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet
  • Devarim7 kullanım7 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 1:10

    Hava nitehakema lo pen yirbe vehaya ki tikrena milhama venosaf gam u al soneenu venilham banu veala min haarets.

    הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ׃

    “Gelin, onlara karşı akıllıca önlem alalım. Yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa düşmanlarımıza katılıp bizimle savaşır, ülkeden çıkar giderler.”

  2. Şemot 14:14

    Adonay yilahem lahem veatem taharişun.

    יְהוָ֖ה יִלָּחֵ֣ם לָכֶ֑ם וְאַתֶּ֖ם תַּחֲרִישֽׁוּן׃ (פ)

    Adonay sizin için savaşacak; siz sessiz kalacaksınız.”

  3. Şemot 14:25

    Vayasar et ofan markevotav vayenahageu bihvedut vayomer mitsrayim anusa mipene yisrael ki Adonay nilham lahem bemitsrayim.

    וַיָּ֗סַר אֵ֚ת אֹפַ֣ן מַרְכְּבֹתָ֔יו וַֽיְנַהֲגֵ֖הוּ בִּכְבֵדֻ֑ת וַיֹּ֣אמֶר מִצְרַ֗יִם אָנ֙וּסָה֙ מִפְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֣י יְהוָ֔ה נִלְחָ֥ם לָהֶ֖ם בְּמִצְרָֽיִם׃ (פ)

    Savaş arabalarının tekerleklerini çıkardı; arabalar güçlükle ilerliyordu. Mısırlılar, “İsrael’den kaçalım!” dediler. “Çünkü Adonay onlar için Mısır’a karşı savaşıyor.”

  4. Şemot 17:8

    Vayavo amalek vayilahem im yisrael birfidim.

    וַיָּבֹ֖א עֲמָלֵ֑ק וַיִּלָּ֥חֶם עִם־יִשְׂרָאֵ֖ל בִּרְפִידִֽם׃

    Amalek gelip Refidim’de İsrael’le savaştı.

  5. Şemot 17:9

    Vayomer moşe el yehoşua behar lanu anaşim vetse hilahem baamalek mahar anohi nitsav al roş hagiva umate haelohim beyadi.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֤ה אֶל־יְהוֹשֻׁ֙עַ֙ בְּחַר־לָ֣נוּ אֲנָשִׁ֔ים וְצֵ֖א הִלָּחֵ֣ם בַּעֲמָלֵ֑ק מָחָ֗ר אָנֹכִ֤י נִצָּב֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַגִּבְעָ֔ה וּמַטֵּ֥ה הָאֱלֹהִ֖ים בְּיָדִֽי׃

    Moşe, Yeoşua’ya şöyle dedi: “Bizim için adamlar seç; çık, Amalek’le savaş. Yarın ben Tanrı’nın değneği elimde, tepenin başında duracağım.”

  6. Şemot 17:10

    Vayaas yehoşua kaaşer amar lo moşe lehilahem baamalek umoşe aharon vehur alu roş hagiva.

    וַיַּ֣עַשׂ יְהוֹשֻׁ֗עַ כַּאֲשֶׁ֤ר אָֽמַר־לוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּעֲמָלֵ֑ק וּמֹשֶׁה֙ אַהֲרֹ֣ן וְח֔וּר עָל֖וּ רֹ֥אשׁ הַגִּבְעָֽה׃

    Yeoşua, Moşe’nin kendisine söylediği gibi Amalek’le savaştı. Moşe, Aaron ve Hur tepenin başına çıktılar.

  7. Bamidbar 21:1

    Vayişma hakenaani meleh arad yoşev hanegev ki ba yisrael dereh haatarim vayilahem beyisrael vayişb mimenu şevi.

    וַיִּשְׁמַ֞ע הַכְּנַעֲנִ֤י מֶֽלֶךְ־עֲרָד֙ יֹשֵׁ֣ב הַנֶּ֔גֶב כִּ֚י בָּ֣א יִשְׂרָאֵ֔ל דֶּ֖רֶךְ הָאֲתָרִ֑ים וַיִּלָּ֙חֶם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּ֥שְׁבְּ ׀ מִמֶּ֖נּוּ שֶֽׁבִי׃

    Negev’de yaşayan Kenaanlı Arad kralı, İsrael’in Atarim yolundan geldiğini duyunca İsrael’le savaştı ve aralarından esir aldı.

  8. Bamidbar 21:23

    Velo natan sihon et yisrael avor bigvulo vayeesof sihon et kol amo vayetse likrat yisrael hamidbara vayavo yahetsa vayilahem beyisrael.

    וְלֹא־נָתַ֨ן סִיחֹ֣ן אֶת־יִשְׂרָאֵל֮ עֲבֹ֣ר בִּגְבֻלוֹ֒ וַיֶּאֱסֹ֨ף סִיחֹ֜ן אֶת־כָּל־עַמּ֗וֹ וַיֵּצֵ֞א לִקְרַ֤את יִשְׂרָאֵל֙ הַמִּדְבָּ֔רָה וַיָּבֹ֖א יָ֑הְצָה וַיִּלָּ֖חֶם בְּיִשְׂרָאֵֽל׃

    Ama Sihon, İsrael’in sınırından geçmesine izin vermedi. Sihon bütün halkını topladı, İsrael’in karşısına çıkmak için çöle gitti. Yahats’a gelip İsrael’le savaştı.

  9. Bamidbar 21:26

    Ki heşbon ir sihon meleh haemori hi veu nilham bemeleh moav harişon vayikah et kol artso miyado ad arnon.

    כִּ֣י חֶשְׁבּ֔וֹן עִ֗יר סִיחֹ֛ן מֶ֥לֶךְ הָאֱמֹרִ֖י הִ֑וא וְה֣וּא נִלְחַ֗ם בְּמֶ֤לֶךְ מוֹאָב֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן וַיִּקַּ֧ח אֶת־כָּל־אַרְצ֛וֹ מִיָּד֖וֹ עַד־אַרְנֹֽן׃

    Çünkü Heşbon, Amorilerin kralı Sihon’un şehriydi. Sihon, önceki Moav kralıyla savaşmış ve Arnon’a kadar bütün ülkesini onun elinden almıştı.

  10. Bamidbar 22:11

    Hine haam hayotse mimitsrayim vayehas et en haarets ata leha kava li oto ulay uhal lehilahem bo vegeraştiv.

    הִנֵּ֤ה הָעָם֙ הַיֹּצֵ֣א מִמִּצְרַ֔יִם וַיְכַ֖ס אֶת־עֵ֣ין הָאָ֑רֶץ עַתָּ֗ה לְכָ֤ה קָֽבָה־לִּי֙ אֹת֔וֹ אוּלַ֥י אוּכַ֛ל לְהִלָּ֥חֶם בּ֖וֹ וְגֵרַשְׁתִּֽיו׃

    ‘Bak, Mısır’dan çıkan halk yeryüzünü kapladı. Şimdi gel, benim için onlara lanet et. Belki onlarla savaşıp onları kovabilirim.’”

  11. Devarim 1:30

    Adonay elohehem haholeh lifnehem u yilahem lahem kehol aşer asa itehem bemitsrayim leenehem.

    יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ הַהֹלֵ֣ךְ לִפְנֵיכֶ֔ם ה֖וּא יִלָּחֵ֣ם לָכֶ֑ם כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֧ה אִתְּכֶ֛ם בְּמִצְרַ֖יִם לְעֵינֵיכֶֽם׃

    Önünüzden giden Tanrınız Adonay sizin için savaşacak; Mısır’da gözlerinizin önünde sizin için yaptığı her şey gibi.

  12. Devarim 1:41

    Vataanu vatomeru elay hatanu ladonay anahnu naale venilhamnu kehol aşer tsivanu Adonay elohenu vatahgeru et kele milhamto vatahinu laalot hahara.

    וַֽתַּעֲנ֣וּ ׀ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה׃

    Bana şöyle cevap verdiniz: ‘Adonay’a karşı günah işledik. Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu her şeye uygun olarak çıkıp savaşacağız.’ Her biriniz savaş silahlarını kuşandı ve dağa çıkmayı kolay sandınız.

  13. Devarim 1:42

    Vayomer Adonay elay emor lahem lo taalu velo tilahamu ki eneni bekirbehem velo tinagefu lifne oyevehem.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֱמֹ֤ר לָהֶם֙ לֹ֤א תַֽעֲלוּ֙ וְלֹא־תִלָּ֣חֲמ֔וּ כִּ֥י אֵינֶ֖נִּי בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְלֹא֙ תִּנָּֽגְפ֔וּ לִפְנֵ֖י אֹיְבֵיכֶֽם׃

    Adonay bana, ‘Onlara söyle: Çıkmayın, savaşmayın; çünkü aranızda değilim. Düşmanlarınızın önünde yenilmeyin’ dedi.

  14. Devarim 3:22

    Lo tiraum ki Adonay elohehem u hanilham lahem.

    לֹ֖א תְִּירָא֑וּם כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם ה֖וּא הַנִּלְחָ֥ם לָכֶֽם׃ (ס)

    Onlardan korkmayın; çünkü sizin için savaşan Tanrınız Adonay’dır.’

  15. Devarim 20:4

    Ki Adonay elohehem haholeh imahem lehilahem lahem im oyevehem lehoşia ethem.

    כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם הַהֹלֵ֖ךְ עִמָּכֶ֑ם לְהִלָּחֵ֥ם לָכֶ֛ם עִם־אֹיְבֵיכֶ֖ם לְהוֹשִׁ֥יעַ אֶתְכֶֽם׃

    Çünkü sizin için düşmanlarınızla savaşmak ve sizi kurtarmak üzere sizinle giden, Tanrınız Adonay'dır.'

  16. Devarim 20:10

    Ki tikrav el ir lehilahem aleha vekarata eleha leşalom.

    כִּֽי־תִקְרַ֣ב אֶל־עִ֔יר לְהִלָּחֵ֖ם עָלֶ֑יהָ וְקָרָ֥אתָ אֵלֶ֖יהָ לְשָׁלֽוֹם׃

    Bir kentle savaşmak üzere yaklaştığında ona barış çağrısında bulunacaksın.

  17. Devarim 20:19

    Ki tatsur el ir yamim rabim lehilahem aleha letafesah lo taşhit et etsah lindoah alav garzen ki mimenu tohel veoto lo tihrot ki haadam ets hasade lavo mipaneha bamatsor.

    כִּֽי־תָצ֣וּר אֶל־עִיר֩ יָמִ֨ים רַבִּ֜ים לְֽהִלָּחֵ֧ם עָלֶ֣יהָ לְתָפְשָׂ֗הּ לֹֽא־תַשְׁחִ֤ית אֶת־עֵצָהּ֙ לִנְדֹּ֤חַ עָלָיו֙ גַּרְזֶ֔ן כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ תֹאכֵ֔ל וְאֹת֖וֹ לֹ֣א תִכְרֹ֑ת כִּ֤י הָֽאָדָם֙ עֵ֣ץ הַשָּׂדֶ֔ה לָבֹ֥א מִפָּנֶ֖יךָ בַּמָּצֽוֹר׃

    Bir kenti ele geçirmek için onunla savaşırken uzun süre kuşatırsan, ağaçlarına balta vurarak onları yok etmeyeceksin. Onlardan yiyeceksin; onları kesmeyeceksin. Kırdaki ağaç insan mı ki senin önünden kuşatmaya çekilsin?

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • edat + fiil, Nifal, mastar yapılı (5 kullanım)
    Teknik kodHR/VNc
  • bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/VNw3ms
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVNi3ms
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq1cp
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq3ms
  • belirli artikel + fiil, Nifal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/VNrmsa
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVNi2mp
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp3ms
  • fiil, Nifal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVNrmsa
  • fiil, Nifal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNv2ms
Veri ve yöntem

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): fight

UBS kaynak sözlük anlamları: to eat; to have a meal; to be devoured; to attack; to fight

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.