אָמַר
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
1373 kullanım · 1176 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1380 kez, 1181 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.
וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃
Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.
Vayomer alehem linu fo halayla vahaşivoti ethem davar kaaşer yedaber Adonay elay vayeşevu sare moav im bilam.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם לִ֤ינוּ פֹה֙ הַלַּ֔יְלָה וַהֲשִׁבֹתִ֤י אֶתְכֶם֙ דָּבָ֔ר כַּאֲשֶׁ֛ר יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וַיֵּשְׁב֥וּ שָׂרֵֽי־מוֹאָ֖ב עִם־בִּלְעָֽם׃
Bilam onlara, “Bu gece burada kalın. Adonay’ın bana söyleyeceği söze göre size cevap vereceğim” dedi. Moav’ın önderleri Bilam’ın yanında kaldılar.
Vayavo Elohim el bilam vayomer mi haanaşim haele imah.
וַיָּבֹ֥א אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֕אמֶר מִ֛י הָאֲנָשִׁ֥ים הָאֵ֖לֶּה עִמָּֽךְ׃
Tanrı Bilam’a gelip, “Yanındaki bu adamlar kim?” diye sordu.
Vayomer bilam el haelohim balak ben tsipor meleh moav şalah elay.
וַיֹּ֥אמֶר בִּלְעָ֖ם אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים בָּלָ֧ק בֶּן־צִפֹּ֛ר מֶ֥לֶךְ מוֹאָ֖ב שָׁלַ֥ח אֵלָֽי׃
Bilam Tanrı’ya şöyle dedi: “Moav kralı Tsippor oğlu Balak bana şu haberi gönderdi:
Vayomer Elohim el bilam lo teleh imahem lo taor et haam ki varuh u.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לֹ֥א תֵלֵ֖ךְ עִמָּהֶ֑ם לֹ֤א תָאֹר֙ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י בָר֖וּךְ הֽוּא׃
Tanrı Bilam’a şöyle dedi: “Onlarla gitmeyeceksin. O halka lanet etmeyeceksin, çünkü onlar kutsanmıştır.”
Vayakom bilam baboker vayomer el sare valak lehu el artsehem ki meen Adonay letiti lahaloh imahem.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־שָׂרֵ֣י בָלָ֔ק לְכ֖וּ אֶֽל־אַרְצְכֶ֑ם כִּ֚י מֵאֵ֣ן יְהוָ֔ה לְתִתִּ֖י לַהֲלֹ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃
Bilam sabah kalkıp Balak’ın önderlerine, “Ülkenize dönün. Adonay sizinle gitmeme izin vermedi” dedi.
Vayakumu sare moav vayavou el balak vayomeru meen bilam haloh imanu.
וַיָּק֙וּמוּ֙ שָׂרֵ֣י מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בָּלָ֑ק וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֵ֥ן בִּלְעָ֖ם הֲלֹ֥ךְ עִמָּֽנוּ׃
Moav’ın önderleri kalkıp Balak’a geldiler ve “Bilam bizimle gelmeyi reddetti” dediler.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayavou el bilam vayomeru lo ko amar balak ben tsipor al na timana mehaloh elay.
וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ כֹּ֤ה אָמַר֙ בָּלָ֣ק בֶּן־צִפּ֔וֹר אַל־נָ֥א תִמָּנַ֖ע מֵהֲלֹ֥ךְ אֵלָֽי׃
Bilam’a gelip şöyle dediler: “Tsippor oğlu Balak diyor ki: ‘Lütfen bana gelmekten kaçınma.
Ki habed ahabedha meod vehol aşer tomar elay eese uleha na kava li et haam haze.
כִּֽי־כַבֵּ֤ד אֲכַבֶּדְךָ֙ מְאֹ֔ד וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־תֹּאמַ֥ר אֵלַ֖י אֶֽעֱשֶׂ֑ה וּלְכָה־נָּא֙ קָֽבָה־לִּ֔י אֵ֖ת הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃
Seni çok onurlandıracağım; bana ne söylersen yapacağım. Lütfen gel, benim için bu halka lanet et.’”
Vayaan bilam vayomer el avde valak im yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay elohay laasot ketana o gedola.
וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃
Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.
Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.
וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃
Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”
Vayiftah Adonay et pi haaton vatomer levilam me asiti leha ki hikitani ze şaloş regalim.
וַיִּפְתַּ֥ח יְהוָ֖ה אֶת־פִּ֣י הָאָת֑וֹן וַתֹּ֤אמֶר לְבִלְעָם֙ מֶה־עָשִׂ֣יתִֽי לְךָ֔ כִּ֣י הִכִּיתַ֔נִי זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ רְגָלִֽים׃
Adonay dişi eşeğin ağzını açtı. Eşek Bilam’a, “Sana ne yaptım da beni üç kez dövdün?” dedi.
Vayomer bilam laaton ki hitalalt bi lu yeş herev beyadi ki ata haragtih.
וַיֹּ֤אמֶר בִּלְעָם֙ לָֽאָת֔וֹן כִּ֥י הִתְעַלַּ֖לְתְּ בִּ֑י ל֤וּ יֶשׁ־חֶ֙רֶב֙ בְּיָדִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה הֲרַגְתִּֽיךְ׃
Bilam dişi eşeğe, “Çünkü benimle alay ettin! Elimde bir kılıç olsaydı şimdi seni öldürürdüm!” dedi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vatomer haaton el bilam halo anohi atoneha aşer rahavta alay meodeha ad hayom haze hahasken hiskanti laasot leha ko vayomer lo.
וַתֹּ֨אמֶר הָאָת֜וֹן אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלוֹא֩ אָנֹכִ֨י אֲתֹֽנְךָ֜ אֲשֶׁר־רָכַ֣בְתָּ עָלַ֗י מֵעֽוֹדְךָ֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הַֽהַסְכֵּ֣ן הִסְכַּ֔נְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לְךָ֖ כֹּ֑ה וַיֹּ֖אמֶר לֹֽא׃
Dişi eşek Bilam’a, “Ben, eskiden beri bugüne kadar bindiğin eşeğin değil miyim? Sana böyle davranmayı alışkanlık edindim mi?” diye sordu. Bilam “Hayır” dedi.
Vayomer elav malah Adonay al ma hikita et atoneha ze şaloş regalim hine anohi yatsati lesatan ki yarat hadereh lenegdi.
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה עַל־מָ֗ה הִכִּ֙יתָ֙ אֶת־אֲתֹ֣נְךָ֔ זֶ֖ה שָׁל֣וֹשׁ רְגָלִ֑ים הִנֵּ֤ה אָנֹכִי֙ יָצָ֣אתִי לְשָׂטָ֔ן כִּֽי־יָרַ֥ט הַדֶּ֖רֶךְ לְנֶגְדִּֽי׃
Adonay’ın meleği ona şöyle dedi: “Dişi eşeğini neden üç kez dövdün? Ben sana engel olmaya çıktım, çünkü gittiğin yol gözümde yanlıştır.
Vayomer bilam el malah Adonay hatati ki lo yadati ki ata nitsav likrati badareh veata im ra beeneha aşuva li.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי׃
Bilam, Adonay’ın meleğine şöyle dedi: “Günah işledim. Çünkü yolda karşıma dikildiğini bilmiyordum. Şimdi bu senin gözünde kötüyse geri döneyim.”
Vayomer malah Adonay el bilam leh im haanaşim veefes et hadavar aşer adaber eleha oto tedaber vayeleh bilam im sare valak.
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־בִּלְעָ֗ם לֵ֚ךְ עִם־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְאֶ֗פֶס אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֣וֹ תְדַבֵּ֑ר וַיֵּ֥לֶךְ בִּלְעָ֖ם עִם־שָׂרֵ֥י בָלָֽק׃
Adonay’ın meleği Bilam’a, “Adamlarla git; ama yalnızca sana söyleyeceğim sözü söyleyeceksin” dedi. Bilam, Balak’ın önderleriyle gitti.
Vayomer balak el bilam halo şaloah şalahti eleha likro lah lama lo halahta elay haumnam lo uhal kabedeha.
וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלֹא֩ שָׁלֹ֨חַ שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לִקְרֹא־לָ֔ךְ לָ֥מָּה לֹא־הָלַ֖כְתָּ אֵלָ֑י הַֽאֻמְנָ֔ם לֹ֥א אוּכַ֖ל כַּבְּדֶֽךָ׃
Balak Bilam’a şöyle dedi: “Seni çağırmak için tekrar tekrar haber göndermedim mi? Neden bana gelmedin? Gerçekten seni onurlandıramayacağımı mı düşündün?”
Vayomer bilam el balak hine vati eleha ata hayahol uhal daber meuma hadavar aşer yasim Elohim befi oto adaber.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־בָּלָ֗ק הִֽנֵּה־בָ֙אתִי֙ אֵלֶ֔יךָ עַתָּ֕ה הֲיָכ֥וֹל אוּכַ֖ל דַּבֵּ֣ר מְא֑וּמָה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֧ים אֱלֹהִ֛ים בְּפִ֖י אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “İşte sana geldim. Ama şimdi kendi başıma bir şey söyleyebilir miyim? Yalnızca Tanrı’nın ağzıma koyacağı sözü söyleyeceğim.”
Vayomer bilam el balak bene li vaze şiva mizbehot vehahen li baze şiva farim veşiva elim.
וַיֹּ֤אמֶר בִּלְעָם֙ אֶל־בָּלָ֔ק בְּנֵה־לִ֥י בָזֶ֖ה שִׁבְעָ֣ה מִזְבְּחֹ֑ת וְהָכֵ֥ן לִי֙ בָּזֶ֔ה שִׁבְעָ֥ה פָרִ֖ים וְשִׁבְעָ֥ה אֵילִֽים׃
Bilam Balak’a, “Bana burada yedi sunak yap ve burada benim için yedi boğa, yedi koç hazırla” dedi.
Vayomer bilam levalak hityatsev al olateha veeleha ulay yikare Adonay likrati udevar ma yareni vehigadti lah vayeleh şefi.
וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם לְבָלָ֗ק הִתְיַצֵּב֮ עַל־עֹלָתֶךָ֒ וְאֵֽלְכָ֗ה אוּלַ֞י יִקָּרֵ֤ה יְהוָה֙ לִקְרָאתִ֔י וּדְבַ֥ר מַה־יַּרְאֵ֖נִי וְהִגַּ֣דְתִּי לָ֑ךְ וַיֵּ֖לֶךְ שֶֽׁפִי׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “Olah sununun yanında dur; ben gideyim. Belki Adonay benimle karşılaşır. Bana ne gösterirse sana bildireceğim.” Sonra çıplak bir tepeye gitti.
Vayikar Elohim el bilam vayomer elav et şivat hamizbehot arahti vaaal par vaayil bamizbeah.
וַיִּקָּ֥ר אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֶת־שִׁבְעַ֤ת הַֽמִּזְבְּחֹת֙ עָרַ֔כְתִּי וָאַ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Tanrı Bilam’la karşılaştı. Bilam O’na, “Yedi sunağı hazırladım ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundum” dedi.
Vayasem Adonay davar befi vilam vayomer şuv el balak veho tedaber.
וַיָּ֧שֶׂם יְהוָ֛ה דָּבָ֖ר בְּפִ֣י בִלְעָ֑ם וַיֹּ֛אמֶר שׁ֥וּב אֶל־בָּלָ֖ק וְכֹ֥ה תְדַבֵּֽר׃
Adonay Bilam’ın ağzına bir söz koydu ve “Balak’a dön ve şöyle konuş” dedi.
Vayisa meşalo vayomar min aram yanheni valak meleh moav meharre kedem leha ara li yaakov uleha zoama yisrael.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר מִן־אֲ֠רָם יַנְחֵ֨נִי בָלָ֤ק מֶֽלֶךְ־מוֹאָב֙ מֵֽהַרְרֵי־קֶ֔דֶם לְכָה֙ אָֽרָה־לִּ֣י יַעֲקֹ֔ב וּלְכָ֖ה זֹעֲמָ֥ה יִשְׂרָאֵֽל׃
Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Moav kralı Balak beni Aram’dan, doğunun dağlarından getirdi: ‘Gel, benim için Yaakov’a lanet et! Gel, İsrael’e öfke yağdır!’ dedi.
Vayomer balak el bilam me asita li lakov oyevay lekahtiha vehine berahta vareh.
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם מֶ֥ה עָשִׂ֖יתָ לִ֑י לָקֹ֤ב אֹיְבַי֙ לְקַחְתִּ֔יךָ וְהִנֵּ֖ה בֵּרַ֥כְתָּ בָרֵֽךְ׃
Balak Bilam’a, “Bana ne yaptın? Düşmanlarıma lanet etmen için seni getirdim, sen ise onları bol bol kutsadın!” dedi.
Vayaan vayomar halo et aşer yasim Adonay befi oto eşmor ledaber.
וַיַּ֖עַן וַיֹּאמַ֑ר הֲלֹ֗א אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֤ים יְהוָה֙ בְּפִ֔י אֹת֥וֹ אֶשְׁמֹ֖ר לְדַבֵּֽר׃
Bilam, “Adonay’ın ağzıma koyduğu sözü söylemeye dikkat etmek zorunda değil miyim?” diye cevap verdi.
Vayomer elav balak leha na iti el makom aher aşer tirenu mişam efes katseu tire vehulo lo tire vekaveno li mişam.
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לך־[לְכָה־] נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak ona şöyle dedi: “Lütfen benimle başka bir yere gel. Onları oradan görebilirsin; ancak yalnız bir uçlarını göreceksin, hepsini görmeyeceksin. Benim için onlara oradan lanet et.”
Vayomer el balak hityatsev ko al olateha veanohi ikare ko.
וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־בָּלָ֔ק הִתְיַצֵּ֥ב כֹּ֖ה עַל־עֹלָתֶ֑ךָ וְאָנֹכִ֖י אִקָּ֥רֶה כֹּֽה׃
Bilam Balak’a, “Burada olah sununun yanında dur. Ben de şurada buluşmayı bekleyeceğim” dedi.
Vayikar Adonay el bilam vayasem davar befiv vayomer şuv el balak veho tedaber.
וַיִּקָּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיָּ֥שֶׂם דָּבָ֖ר בְּפִ֑יו וַיֹּ֛אמֶר שׁ֥וּב אֶל־בָּלָ֖ק וְכֹ֥ה תְדַבֵּֽר׃
Adonay Bilam’la karşılaştı, ağzına bir söz koydu ve “Balak’a dön ve şöyle konuş” dedi.
Vayavo elav vehino nitsav al olato vesare moav ito vayomer lo balak ma diber Adonay.
וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וְהִנּ֤וֹ נִצָּב֙ עַל־עֹ֣לָת֔וֹ וְשָׂרֵ֥י מוֹאָ֖ב אִתּ֑וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ בָּלָ֔ק מַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה׃
Bilam ona geldi. Balak olah sunusunun yanında duruyordu; Moav’ın önderleri de yanındaydı. Balak ona, “Adonay ne söyledi?” diye sordu.
Vayisa meşalo vayomar kum balak uşama haazina aday beno tsipor.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר ק֤וּם בָּלָק֙ וּֽשֲׁמָ֔ע הַאֲזִ֥ינָה עָדַ֖י בְּנ֥וֹ צִפֹּֽר׃
Bilam şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Kalk, Balak, dinle! Bana kulak ver, Tsippor oğlu!
Lo iş el vihazev uven adam veyitneham hau amar velo yaase vediber velo yekimena.
לֹ֣א אִ֥ישׁ אֵל֙ וִֽיכַזֵּ֔ב וּבֶן־אָדָ֖ם וְיִתְנֶחָ֑ם הַה֤וּא אָמַר֙ וְלֹ֣א יַעֲשֶׂ֔ה וְדִבֶּ֖ר וְלֹ֥א יְקִימֶֽנָּה׃
Tanrı yalan söyleyecek bir insan, fikrinden dönecek bir insanoğlu değildir. Söyler de yapmaz mı? Konuşur da yerine getirmez mi?
Ki lo nahaş beyaakov velo kesem beyisrael kaet yeamer leyaakov uleyisrael ma paal el.
כִּ֤י לֹא־נַ֙חַשׁ֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־קֶ֖סֶם בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כָּעֵ֗ת יֵאָמֵ֤ר לְיַעֲקֹב֙ וּלְיִשְׂרָאֵ֔ל מַה־פָּ֖עַל אֵֽל׃
Çünkü Yaakov’da falcılık, İsrael’de kehanet yoktur. Vakti geldiğinde Yaakov’a ve İsrael’e ‘Tanrı neler yaptı!’ denecektir.
Vayomer balak el bilam gam kov lo tikovenu gam bareh lo tevarahenu.
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם גַּם־קֹ֖ב לֹ֣א תִקֳּבֶ֑נּוּ גַּם־בָּרֵ֖ךְ לֹ֥א תְבָרֲכֶֽנּוּ׃
Balak Bilam’a, “Onlara ne lanet et ne de onları kutsa!” dedi.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaan bilam vayomer el balak halo dibarti eleha lemor kol aşer yedaber Adonay oto eese.
וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֔ם וַיֹּ֖אמֶר אֶל־בָּלָ֑ק הֲלֹ֗א דִּבַּ֤רְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֛ל אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֶֽעֱשֶֽׂה׃
Bilam Balak’a şöyle cevap verdi: “Adonay ne söylerse onu yapacağımı sana söylemedim mi?”
Vayomer balak el bilam leha na ekahaha el makom aher ulay yişar beene haelohim vekaboto li mişam.
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לְכָה־נָּא֙ אֶקָּ֣חֲךָ֔ אֶל־מָק֖וֹם אַחֵ֑ר אוּלַ֤י יִישַׁר֙ בְּעֵינֵ֣י הָאֱלֹהִ֔ים וְקַבֹּ֥תוֹ לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak Bilam’a, “Lütfen gel, seni başka bir yere götüreyim. Belki Tanrı’nın gözünde uygun olur da benim için onlara oradan lanet edersin” dedi.
Vayomer bilam el balak bene li vaze şiva mizbehot vehahen li baze şiva farim veşiva elim.
וַיֹּ֤אמֶר בִּלְעָם֙ אֶל־בָּלָ֔ק בְּנֵה־לִ֥י בָזֶ֖ה שִׁבְעָ֣ה מִזְבְּחֹ֑ת וְהָכֵ֥ן לִי֙ בָּזֶ֔ה שִׁבְעָ֥ה פָרִ֖ים וְשִׁבְעָ֥ה אֵילִֽים׃
Bilam Balak’a, “Bana burada yedi sunak yap ve burada benim için yedi boğa, yedi koç hazırla” dedi.
Vayaas balak kaaşer amar bilam vayaal par vaayil bamizbeah.
וַיַּ֣עַשׂ בָּלָ֔ק כַּאֲשֶׁ֖ר אָמַ֣ר בִּלְעָ֑ם וַיַּ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Balak, Bilam’ın söylediği gibi yaptı ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundu.
Vayisa meşalo vayomar neum bilam beno veor uneum hagever şetum haayin.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר נְאֻ֤ם בִּלְעָם֙ בְּנ֣וֹ בְעֹ֔ר וּנְאֻ֥ם הַגֶּ֖בֶר שְׁתֻ֥ם הָעָֽיִן׃
Şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Beor oğlu Bilam’ın sözü, gözü açık adamın sözü;
Neum şomea imre el aşer mahaze şaday yeheze nofel ugeluy enayim.
נְאֻ֕ם שֹׁמֵ֖עַ אִמְרֵי־אֵ֑ל אֲשֶׁ֨ר מַחֲזֵ֤ה שַׁדַּי֙ יֶֽחֱזֶ֔ה נֹפֵ֖ל וּגְל֥וּי עֵינָֽיִם׃
Tanrı’nın sözlerini işitenin, Şaday’ın görünümünü görenin, yere kapanmış ama gözleri açılmış olanın sözü:
Vayihar af balak el bilam vayispok et kapav vayomer balak el bilam lakov oyevay keratiha vehine berahta vareh ze şaloş peamim.
וַיִּֽחַר־אַ֤ף בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיִּסְפֹּ֖ק אֶת־כַּפָּ֑יו וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם לָקֹ֤ב אֹֽיְבַי֙ קְרָאתִ֔יךָ וְהִנֵּה֙ בֵּרַ֣כְתָּ בָרֵ֔ךְ זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִֽים׃
Balak, Bilam’a öfkelendi ve ellerini birbirine vurdu. Bilam’a şöyle dedi: “Düşmanlarıma lanet etmen için seni çağırdım, sen ise üç kez onları bol bol kutsadın!
Veata berah leha el mekomeha amarti kabed ahabedha vehine menaaha Adonay mikavod.
וְעַתָּ֖ה בְּרַח־לְךָ֣ אֶל־מְקוֹמֶ֑ךָ אָמַ֙רְתִּי֙ כַּבֵּ֣ד אֲכַבֶּדְךָ֔ וְהִנֵּ֛ה מְנָעֲךָ֥ יְהוָ֖ה מִכָּבֽוֹד׃
Şimdi hemen kendi yerine kaç! Seni çok onurlandıracağımı söylemiştim; ama işte Adonay seni onurdan yoksun bıraktı.”
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer bilam el balak halo gam el malaheha aşer şalahta elay dibarti lemor.
וַיֹּ֥אמֶר בִּלְעָ֖ם אֶל־בָּלָ֑ק הֲלֹ֗א גַּ֧ם אֶל־מַלְאָכֶ֛יךָ אֲשֶׁר־שָׁלַ֥חְתָּ אֵלַ֖י דִּבַּ֥רְתִּי לֵאמֹֽר׃
Bilam Balak’a şöyle dedi: “Bana gönderdiğin elçilere de söylememiş miydim:
Vayisa meşalo vayomar neum bilam beno veor uneum hagever şetum haayin.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר נְאֻ֤ם בִּלְעָם֙ בְּנ֣וֹ בְעֹ֔ר וּנְאֻ֥ם הַגֶּ֖בֶר שְׁתֻ֥ם הָעָֽיִן׃
Şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Beor oğlu Bilam’ın sözü, gözü açık adamın sözü;
Neum şomea imre el veyodea daat elyon mahaze şaday yeheze nofel ugeluy enayim.
נְאֻ֗ם שֹׁמֵ֙עַ֙ אִמְרֵי־אֵ֔ל וְיֹדֵ֖עַ דַּ֣עַת עֶלְי֑וֹן מַחֲזֵ֤ה שַׁדַּי֙ יֶֽחֱזֶ֔ה נֹפֵ֖ל וּגְל֥וּי עֵינָֽיִם׃
Tanrı’nın sözlerini işitenin, Yüce Olan’ın bilgisini bilenin, Şaday’ın görünümünü görenin, yere kapanmış ama gözleri açılmış olanın sözü:
Vayar et amalek vayisa meşalo vayomar reşit goyim amalek veaharito ade oved.
וַיַּרְא֙ אֶת־עֲמָלֵ֔ק וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר רֵאשִׁ֤ית גּוֹיִם֙ עֲמָלֵ֔ק וְאַחֲרִית֖וֹ עֲדֵ֥י אֹבֵֽד׃
Amalek’i gördü ve şiirli sözlerini söyledi: “Amalek ulusların ilkiydi, ama sonu tümüyle yok olmaktır.”
Vayar et hakeni vayisa meşalo vayomar etan moşaveha vesim basela kineha.
וַיַּרְא֙ אֶת־הַקֵּינִ֔י וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר אֵיתָן֙ מֽוֹשָׁבֶ֔ךָ וְשִׂ֥ים בַּסֶּ֖לַע קִנֶּֽךָ׃
Kenileri gördü ve şiirli sözlerini söyledi: “Yaşadığın yer sağlam; yuvan kayaya kurulmuş.
Vayisa meşalo vayomar oy mi yihye misumo el.
וַיִּשָּׂ֥א מְשָׁל֖וֹ וַיֹּאמַ֑ר א֕וֹי מִ֥י יִחְיֶ֖ה מִשֻּׂמ֥וֹ אֵֽל׃
Şiirli sözlerini söylemeye başladı: “Ah, Tanrı bunu yaptığında kim sağ kalabilir?
Vayomer Adonay el moşe kah et kol raşe haam vehoka otam ladonay neged haşameş veyaşov haron af Adonay miyisrael.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה קַ֚ח אֶת־כָּל־רָאשֵׁ֣י הָעָ֔ם וְהוֹקַ֥ע אוֹתָ֛ם לַיהוָ֖ה נֶ֣גֶד הַשָּׁ֑מֶשׁ וְיָשֹׁ֛ב חֲר֥וֹן אַף־יְהוָ֖ה מִיִּשְׂרָאֵֽל׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Halkın bütün önderlerini topla; suçluları Adonay’ın önünde, gün ışığında astır. Böylece Adonay’ın alevlenen öfkesi İsrael’den uzaklaşsın.”
Vayomer moşe el şofete yisrael hirgu iş anaşav hanitsmadim levaal peor.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה אֶל־שֹׁפְטֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל הִרְגוּ֙ אִ֣ישׁ אֲנָשָׁ֔יו הַנִּצְמָדִ֖ים לְבַ֥עַל פְּעֽוֹר׃
Moşe, İsrael’in yargıçlarına, “Her biriniz, kendi adamlarından Baal-Peor’a bağlananları öldürsün” dedi.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.