אָמַר
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
1373 kullanım · 1176 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 1380 kez, 1181 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Lahen emor hinni noten lo et beriti şalom.
לָכֵ֖ן אֱמֹ֑ר הִנְנִ֨י נֹתֵ֥ן ל֛וֹ אֶת־בְּרִיתִ֖י שָׁלֽוֹם׃
Bu nedenle söyle: İşte ona barış antlaşmamı veriyorum.
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi ahare hamagefa vayomer Adonay el moşe veel elazar ben aharon hakohen lemor.
וַיְהִ֖י אַחֲרֵ֣י הַמַּגֵּפָ֑ה (פ) וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה וְאֶ֧ל אֶלְעָזָ֛ר בֶּן־אַהֲרֹ֥ן הַכֹּהֵ֖ן לֵאמֹֽר׃
Salgından sonra Adonay, Moşe’ye ve kohen Aaron’un oğlu Elazar’a şöyle dedi:
Vayedaber moşe veelazar hakohen otam bearevot moav al yarden yereho lemor.
וַיְדַבֵּ֨ר מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֧ר הַכֹּהֵ֛ן אֹתָ֖ם בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֑ב עַל־יַרְדֵּ֥ן יְרֵח֖וֹ לֵאמֹֽר׃
Moşe ve kohen Elazar, Yeriho’nun karşısında Yarden kıyısındaki Moav ovalarında onlarla konuşup şöyle dediler:
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Ki amar Adonay lahem mot yamutu bamidbar velo notar mehem iş ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
כִּֽי־אָמַ֤ר יְהוָה֙ לָהֶ֔ם מ֥וֹת יָמֻ֖תוּ בַּמִּדְבָּ֑ר וְלֹא־נוֹתַ֤ר מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃ (ס)
Çünkü Adonay onlar için, “Kesinlikle çölde ölecekler” demişti. Yefune oğlu Kalev ile Nun oğlu Yeoşua dışında onlardan kimse kalmamıştı.
Vataamodena lifne moşe velifne elazar hakohen velifne hanesiim vehol haeda petah ohel moed lemor.
וַֽתַּעֲמֹ֜דְנָה לִפְנֵ֣י מֹשֶׁ֗ה וְלִפְנֵי֙ אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וְלִפְנֵ֥י הַנְּשִׂיאִ֖ם וְכָל־הָעֵדָ֑ה פֶּ֥תַח אֹֽהֶל־מוֹעֵ֖ד לֵאמֹֽר׃
Buluşma Çadırı’nın girişinde Moşe’nin, kohen Elazar’ın, önderlerin ve bütün topluluğun önünde durup şöyle dediler:
Bu ayette 2 eşleşme
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Veel bene yisrael tedaber lemor iş ki yamut uven en lo vehaavartem et nahalato levito.
וְאֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל תְּדַבֵּ֣ר לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ כִּֽי־יָמ֗וּת וּבֵן֙ אֵ֣ין ל֔וֹ וְהַֽעֲבַרְתֶּ֥ם אֶת־נַחֲלָת֖וֹ לְבִתּֽוֹ׃
İsraeloğullarına şöyle söyle: Bir adam ölür ve oğlu olmazsa mirasını kızına geçireceksiniz.
Vayomer Adonay el moşe ale el har haavarim haze uree et haarets aşer natati livne yisrael.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲלֵ֛ה אֶל־הַ֥ר הָעֲבָרִ֖ים הַזֶּ֑ה וּרְאֵה֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Şu Avarim Dağı’na çık ve İsraeloğullarına verdiğim ülkeyi gör.
Vayedaber moşe el Adonay lemor.
וַיְדַבֵּ֣ר מֹשֶׁ֔ה אֶל־יְהוָ֖ה לֵאמֹֽר׃
Moşe Adonay’a şöyle dedi:
Vayomer Adonay el moşe kah leha et yehoşua bin nun iş aşer ruah bo vesamahta et yadeha alav.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה קַח־לְךָ֙ אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֔וּן אִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ר֣וּחַ בּ֑וֹ וְסָמַכְתָּ֥ אֶת־יָדְךָ֖ עָלָֽיו׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “İçinde ruh bulunan bir adamı, Nun oğlu Yeoşua’yı yanına al ve elini onun üzerine koy.
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Tsav et bene yisrael veamarta alehem et korbani lahmi leişay reah nihohi tişmeru lehakriv li bemoado.
צַ֚ו אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם אֶת־קָרְבָּנִ֨י לַחְמִ֜י לְאִשַּׁ֗י רֵ֚יחַ נִֽיחֹחִ֔י תִּשְׁמְר֕וּ לְהַקְרִ֥יב לִ֖י בְּמוֹעֲדֽוֹ׃
“İsraeloğullarına buyur ve onlara şöyle söyle: Sunumu, ateş sunularım için yiyeceğimi, Bana hoş koku olanı belirlenmiş vaktinde sunmaya dikkat edeceksiniz.
Veamarta lahem ze haişe aşer takrivu ladonay kevasim bene şana temimim şenayim layom ola tamid.
וְאָמַרְתָּ֣ לָהֶ֔ם זֶ֚ה הָֽאִשֶּׁ֔ה אֲשֶׁ֥ר תַּקְרִ֖יבוּ לַיהוָ֑ה כְּבָשִׂ֨ים בְּנֵֽי־שָׁנָ֧ה תְמִימִ֛ם שְׁנַ֥יִם לַיּ֖וֹם עֹלָ֥ה תָמִֽיד׃
Onlara şöyle söyle: Adonay’a sunacağınız ateş sunusu budur: Sürekli olah sunusu olarak her gün bir yaşında, kusursuz iki erkek kuzu.
Vayomer moşe el bene yisrael kehol aşer tsiva Adonay et moşe.
וַיֹּ֥אמֶר מֹשֶׁ֖ה אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Moşe, Adonay’ın kendisine buyurduğu her şeyi İsraeloğullarına anlattı.
Vayedaber moşe el raşe hamatot livne yisrael lemor ze hadavar aşer tsiva Adonay.
וַיְדַבֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶל־רָאשֵׁ֣י הַמַּטּ֔וֹת לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה יְהוָֽה׃
Moşe, İsraeloğullarının kabile başlarına şöyle dedi: “Adonay’ın buyurduğu söz budur:
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Vayedaber moşe el haam lemor hehaletsu meitehem anaşim latsava veyihyu al midyan latet nikmat Adonay bemidyan.
וַיְדַבֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹ֔ר הֵחָלְצ֧וּ מֵאִתְּכֶ֛ם אֲנָשִׁ֖ים לַצָּבָ֑א וְיִהְיוּ֙ עַל־מִדְיָ֔ן לָתֵ֥ת נִקְמַת־יְהוָ֖ה בְּמִדְיָֽן׃
Moşe halka şöyle dedi: “Aranızdan adamlar savaş için silahlansın. Midyan’a karşı gidip Adonay’ın öcünü Midyan’dan alsınlar.
Vayomer alehem moşe hahiyitem kol nekeva.
וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵיהֶ֖ם מֹשֶׁ֑ה הַֽחִיִּיתֶ֖ם כָּל־נְקֵבָֽה׃
Onlara şöyle dedi: “Bütün kadınları sağ mı bıraktınız?
Vayomer elazar hakohen el anşe hatsava habaim lamilhama zot hukat hatora aşer tsiva Adonay et moşe.
וַיֹּ֨אמֶר אֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶל־אַנְשֵׁ֣י הַצָּבָ֔א הַבָּאִ֖ים לַמִּלְחָמָ֑ה זֹ֚את חֻקַּ֣ת הַתּוֹרָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Kohen Elazar, savaşa gitmiş askerlere şöyle dedi: “Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu Tora kuralı budur:
Bu ayette 2 eşleşme
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Vayomeru el moşe avadeha naseu et roş anşe hamilhama aşer beyadenu velo nifkad mimenu iş.
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲבָדֶ֣יךָ נָֽשְׂא֗וּ אֶת־רֹ֛אשׁ אַנְשֵׁ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֵ֑נוּ וְלֹא־נִפְקַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ אִֽישׁ׃
Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların, elimizin altındaki savaşçıları saydı; aramızdan tek bir kişi bile eksik değil.
Bu ayette 2 eşleşme
Vayavou vene gad uvene reuven vayomeru el moşe veel elazar hakohen veel nesie haeda lemor.
וַיָּבֹ֥אוּ בְנֵֽי־גָ֖ד וּבְנֵ֣י רְאוּבֵ֑ן וַיֹּאמְר֤וּ אֶל־מֹשֶׁה֙ וְאֶל־אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וְאֶל־נְשִׂיאֵ֥י הָעֵדָ֖ה לֵאמֹֽר׃
Gad ve Reuven oğulları gelip Moşe’ye, kohen Elazar’a ve topluluğun önderlerine şöyle dediler:
Vayomeru im matsanu hen beeneha yutan et haarets hazot laavadeha laahuza al taavirenu et hayarden.
וַיֹּאמְר֗וּ אִם־מָצָ֤אנוּ חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ יֻתַּ֞ן אֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לַעֲבָדֶ֖יךָ לַאֲחֻזָּ֑ה אַל־תַּעֲבִרֵ֖נוּ אֶת־הַיַּרְדֵּֽן׃
Şöyle dediler: “Gözünde lütuf bulduysak bu ülke kullarına mülk olarak verilsin. Bizi Yarden’den geçirme.”
Vayomer moşe livne gad velivne reuven haahehem yavou lamilhama veatem teşevu fo.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה לִבְנֵי־גָ֖ד וְלִבְנֵ֣י רְאוּבֵ֑ן הַאַֽחֵיכֶ֗ם יָבֹ֙אוּ֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וְאַתֶּ֖ם תֵּ֥שְׁבוּ פֹֽה׃
Moşe, Gad ve Reuven oğullarına şöyle dedi: “Kardeşleriniz savaşa giderken siz burada mı oturacaksınız?
Vayihar af Adonay bayom hau vayişava lemor.
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַיִּשָּׁבַ֖ע לֵאמֹֽר׃
O gün Adonay’ın öfkesi alevlendi ve şöyle yemin etti:
Vayigeşu elav vayomeru gidrot tson nivne lemiknenu po vearim letapenu.
וַיִּגְּשׁ֤וּ אֵלָיו֙ וַ֣יֹּאמְר֔וּ גִּדְרֹ֥ת צֹ֛אן נִבְנֶ֥ה לְמִקְנֵ֖נוּ פֹּ֑ה וְעָרִ֖ים לְטַפֵּֽנוּ׃
Ona yaklaşıp şöyle dediler: “Burada sürülerimiz için ağıllar, çocuklarımız için şehirler yapalım.
Vayomer alehem moşe im taasun et hadavar haze im tehaletsu lifne Adonay lamilhama.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ מֹשֶׁ֔ה אִֽם־תַּעֲשׂ֖וּן אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה אִם־תֵּחָֽלְצ֛וּ לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לַמִּלְחָמָֽה׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Bunu yaparsanız, Adonay’ın önünde savaş için silahlanırsanız,
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer bene gad uvene reuven el moşe lemor avadeha yaasu kaaşer adoni metsave.
וַיֹּ֤אמֶר בְּנֵי־גָד֙ וּבְנֵ֣י רְאוּבֵ֔ן אֶל־מֹשֶׁ֖ה לֵאמֹ֑ר עֲבָדֶ֣יךָ יַעֲשׂ֔וּ כַּאֲשֶׁ֥ר אֲדֹנִ֖י מְצַוֶּֽה׃
Gad ve Reuven oğulları Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların efendimizin buyurduğu gibi yapacak.
Vayomer moşe alehem im yaavru vene gad uvene reuven itehem et hayarden kol haluts lamilhama lifne Adonay venihbeşa haarets lifnehem unetatem lahem et erets hagilad laahuza.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֲלֵהֶ֗ם אִם־יַעַבְר֣וּ בְנֵי־גָ֣ד וּבְנֵי־רְאוּבֵ֣ן ׀ אִ֠תְּכֶם אֶֽת־הַיַּרְדֵּ֞ן כָּל־חָל֤וּץ לַמִּלְחָמָה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְנִכְבְּשָׁ֥ה הָאָ֖רֶץ לִפְנֵיכֶ֑ם וּנְתַתֶּ֥ם לָהֶ֛ם אֶת־אֶ֥רֶץ הַגִּלְעָ֖ד לַאֲחֻזָּֽה׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Gad ve Reuven oğulları, savaş için silahlanmış bütün adamlarıyla Adonay’ın önünde sizinle birlikte Yarden’i geçer ve ülke önünüzde ele geçirilirse Gilad ülkesini onlara mülk olarak vereceksiniz.
Vayaanu vene gad uvene reuven lemor et aşer diber Adonay el avadeha ken naase.
וַיַּֽעֲנ֧וּ בְנֵי־גָ֛ד וּבְנֵ֥י רְאוּבֵ֖ן לֵאמֹ֑ר אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־עֲבָדֶ֖יךָ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה׃
Gad ve Reuven oğulları şöyle cevap verdiler: “Adonay kullarına ne söylediyse öyle yapacağız.
Vayedaber Adonay el moşe bearevot moav al yarden yereho lemor.
וַיְדַבֵּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־מֹשֶׁ֖ה בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֑ב עַל־יַרְדֵּ֥ן יְרֵח֖וֹ לֵאמֹֽר׃
Adonay, Yeriho’nun karşısında Yarden kıyısındaki Moav ovalarında Moşe’ye şöyle dedi:
Daber el bene yisrael veamarta alehem ki atem overim et hayarden el erets kenaan.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם כִּ֥י אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֖ן אֶל־אֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
“İsraeloğullarına konuş ve onlara şöyle söyle: Yarden’i geçip Kenaan ülkesine girdiğinizde,
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Tsav et bene yisrael veamarta alehem ki atem baim el haarets kenaan zot haarets aşer tipol lahem benahala erets kenaan ligvuloteha.
צַ֞ו אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם כִּֽי־אַתֶּ֥ם בָּאִ֖ים אֶל־הָאָ֣רֶץ כְּנָ֑עַן זֹ֣את הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר תִּפֹּ֤ל לָכֶם֙ בְּֽנַחֲלָ֔ה אֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִגְבֻלֹתֶֽיהָ׃
“İsraeloğullarına buyur ve onlara şöyle söyle: Kenaan ülkesine girdiğinizde miras olarak payınıza düşecek ülke, sınırlarıyla Kenaan ülkesi şudur:
Vayetsav moşe et bene yisrael lemor zot haarets aşer titnahalu otah begoral aşer tsiva Adonay latet letişat hamatot vahatsi hamate.
וַיְצַ֣ו מֹשֶׁ֔ה אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר זֹ֣את הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר תִּתְנַחֲל֤וּ אֹתָהּ֙ בְּגוֹרָ֔ל אֲשֶׁר֙ צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לָתֵ֛ת לְתִשְׁעַ֥ת הַמַּטּ֖וֹת וַחֲצִ֥י הַמַּטֶּֽה׃
Moşe İsraeloğullarına şöyle buyurdu: “Adonay’ın dokuz kabileye ve yarım kabileye verilmesini buyurduğu, kurayla miras alacağınız ülke budur.
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Vayedaber Adonay el moşe bearevot moav al yarden yereho lemor.
וַיְדַבֵּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־מֹשֶׁ֖ה בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֑ב עַל־יַרְדֵּ֥ן יְרֵח֖וֹ לֵאמֹֽר׃
Adonay, Yeriho’nun karşısında Yarden kıyısındaki Moav ovalarında Moşe’ye şöyle dedi:
Vayedaber Adonay el moşe lemor.
וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi:
Daber el bene yisrael veamarta alehem ki atem overim et hayarden artsa kenaan.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם כִּ֥י אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֖ן אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃
“İsraeloğullarına konuş ve onlara şöyle söyle: Yarden’i geçip Kenaan ülkesine girdiğinizde,
Vayomeru et adoni tsiva Adonay latet et haarets benahala begoral livne yisrael vadoni tsuva vadonay latet et nahalat tselafehad ahinu livnotav.
וַיֹּאמְר֗וּ אֶת־אֲדֹנִי֙ צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לָתֵ֨ת אֶת־הָאָ֧רֶץ בְּנַחֲלָ֛ה בְּגוֹרָ֖ל לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽאדֹנִי֙ צֻוָּ֣ה בַֽיהוָ֔ה לָתֵ֗ת אֶֽת־נַחֲלַ֛ת צְלָפְחָ֥ד אָחִ֖ינוּ לִבְנֹתָֽיו׃
Şöyle dediler: “Adonay efendimize, ülkeyi kurayla İsraeloğullarına miras olarak vermesini buyurdu. Efendimize, kardeşimiz Tselofhad’ın mirasını kızlarına vermesi de Adonay tarafından buyuruldu.
Vayetsav moşe et bene yisrael al pi Adonay lemor ken mate vene yosef doverim.
וַיְצַ֤ו מֹשֶׁה֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר כֵּ֛ן מַטֵּ֥ה בְנֵֽי־יוֹסֵ֖ף דֹּבְרִֽים׃
Moşe, Adonay’ın buyruğuyla İsraeloğullarına şöyle buyurdu: “Yosef oğullarının kabilesi doğru söylüyor.
Ze hadavar aşer tsiva Adonay livnot tselafehad lemor latov beenehem tihyena lenaşim ah lemişpahat mate avihem tihyena lenaşim.
זֶ֣ה הַדָּבָ֞ר אֲשֶׁר־צִוָּ֣ה יְהוָ֗ה לִבְנ֤וֹת צְלָפְחָד֙ לֵאמֹ֔ר לַטּ֥וֹב בְּעֵינֵיהֶ֖ם תִּהְיֶ֣ינָה לְנָשִׁ֑ים אַ֗ךְ לְמִשְׁפַּ֛חַת מַטֵּ֥ה אֲבִיהֶ֖ם תִּהְיֶ֥ינָה לְנָשִֽׁים׃
Adonay’ın Tselofhad’ın kızları hakkında buyurduğu söz budur: Gözlerinde uygun olan kişilerle evlensinler; ancak babalarının kabilesinin boyundan kişilerle evlenecekler.
Beever hayarden beerets moav hoil moşe beer et hatora hazot lemor.
בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּ֖ן בְּאֶ֣רֶץ מוֹאָ֑ב הוֹאִ֣יל מֹשֶׁ֔ה בֵּאֵ֛ר אֶת־הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את לֵאמֹֽר׃
Yarden’in ötesinde, Moav ülkesinde Moşe bu Tora’yı açıklamaya başladı. Şöyle dedi:
Adonay elohenu diber elenu behorev lemor rav lahem şevet bahar haze.
יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ דִּבֶּ֥ר אֵלֵ֖ינוּ בְּחֹרֵ֣ב לֵאמֹ֑ר רַב־לָכֶ֥ם שֶׁ֖בֶת בָּהָ֥ר הַזֶּֽה׃
“Tanrımız Adonay, Horev’de bize şöyle dedi: ‘Bu dağda yeterince kaldınız.
Bu ayette 2 eşleşme
Vaomar alehem baet hahi lemor lo uhal levadi seet ethem.
וָאֹמַ֣ר אֲלֵכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר לֹא־אוּכַ֥ל לְבַדִּ֖י שְׂאֵ֥ת אֶתְכֶֽם׃
O sırada size şöyle dedim: ‘Sizi tek başıma taşıyamam.
Vataanu oti vatomeru tov hadavar aşer dibarta laasot.
וַֽתַּעֲנ֖וּ אֹתִ֑י וַתֹּ֣אמְר֔וּ טֽוֹב־הַדָּבָ֥ר אֲשֶׁר־דִּבַּ֖רְתָּ לַעֲשֽׂוֹת׃
Bana, ‘Yapılmasını söylediğin şey iyidir’ diye cevap verdiniz.
Vaatsave et şofetehem baet hahi lemor şamoa ben ahehem uşefattem tsedek ben iş uven ahiv uven gero.
וָאֲצַוֶּה֙ אֶת־שֹׁ֣פְטֵיכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר שָׁמֹ֤עַ בֵּין־אֲחֵיכֶם֙ וּשְׁפַטְתֶּ֣ם צֶ֔דֶק בֵּֽין־אִ֥ישׁ וּבֵין־אָחִ֖יו וּבֵ֥ין גֵּרֽוֹ׃
O sırada yargıçlarınıza şöyle buyurdum: ‘Kardeşlerinizin arasındaki davaları dinleyin. Bir adamla kardeşi ya da aranızdaki yabancı arasında adaletle hükmedin.
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.