Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
fall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 187 kez
Teknik kod
HC/Vqw3msTORA’DA KELİME
olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
Bu İbranice biçim Tora’da 194 kez, 181 farklı ayette görülür.
Vayehi ahar hadevarim haele vehaelohim nisa et avraham vayomer elav avraham vayomer hineni.
וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְהָ֣אֱלֹהִ֔ים נִסָּ֖ה אֶת־אַבְרָהָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אַבְרָהָ֖ם וַיֹּ֥אמֶר הִנֵּֽנִי׃
Bu olaylardan sonra Tanrı Avraam’ı sınadı. Ona, “Avraam!” diye seslendi. Avraam, “Buradayım” dedi.
Vayehi ahare hadevarim haele vayugad leavraham lemor hine yaleda milka gam hi banim lenahor ahiha.
וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַיֻּגַּ֥ד לְאַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר הִ֠נֵּה יָלְדָ֨ה מִלְכָּ֥ה גַם־הִ֛וא בָּנִ֖ים לְנָח֥וֹר אָחִֽיךָ׃
Bu olaylardan sonra Avraam’a şöyle haber verildi: “İşte, Milka da kardeşin Nahor’a oğullar doğurdu:
Vayehi u terem kila ledaber vehine rivka yotset aşer yuleda livtuel ben milka eşet nahor ahi avraham vehadah al şihmah.
וַֽיְהִי־ה֗וּא טֶרֶם֮ כִּלָּ֣ה לְדַבֵּר֒ וְהִנֵּ֧ה רִבְקָ֣ה יֹצֵ֗את אֲשֶׁ֤ר יֻלְּדָה֙ לִבְתוּאֵ֣ל בֶּן־מִלְכָּ֔ה אֵ֥שֶׁת נָח֖וֹר אֲחִ֣י אַבְרָהָ֑ם וְכַדָּ֖הּ עַל־שִׁכְמָֽהּ׃
O daha sözünü bitirmeden Rivka, testisi omzunda çıkageldi. Rivka, Avraam’ın kardeşi Nahor’un karısı Milka’nın oğlu Betuel’in kızıydı.
Vayehi kaaşer kilu hagemalim liştot vayikah haiş nezem zahav beka mişkalo uşene tsemidim al yadeha asara zahav mişkalam.
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלּ֤וּ הַגְּמַלִּים֙ לִשְׁתּ֔וֹת וַיִּקַּ֤ח הָאִישׁ֙ נֶ֣זֶם זָהָ֔ב בֶּ֖קַע מִשְׁקָל֑וֹ וּשְׁנֵ֤י צְמִידִים֙ עַל־יָדֶ֔יהָ עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מִשְׁקָלָֽם׃
Develer içmeyi bitirince adam yarım şekel ağırlığında bir altın halka ve kızın kolları için toplam on şekel ağırlığında iki altın bilezik çıkardı.
Vayehi kirot et hanezem veet hatsemidim al yede ahoto uheşameo et divre rivka ahoto lemor ko diber elay haiş vayavo el haiş vehine omed al hagemalim al haayin.
וַיְהִ֣י ׀ כִּרְאֹ֣ת אֶת־הַנֶּ֗זֶם וְֽאֶת־הַצְּמִדִים֮ עַל־יְדֵ֣י אֲחֹתוֹ֒ וּכְשָׁמְע֗וֹ אֶת־דִּבְרֵ֞י רִבְקָ֤ה אֲחֹתוֹ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּֽה־דִבֶּ֥ר אֵלַ֖י הָאִ֑ישׁ וַיָּבֹא֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ וְהִנֵּ֛ה עֹמֵ֥ד עַל־הַגְּמַלִּ֖ים עַל־הָעָֽיִן׃
Kız kardeşinin burnundaki halkayı ve kollarındaki bilezikleri görünce, kız kardeşi Rivka’nın “Adam bana böyle söyledi” sözlerini duyunca adamın yanına gitti. Adam pınarın başında develerin yanında duruyordu.
Vayehi kaaşer şama eved avraham et divrehem vayiştahu artsa ladonay.
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֛ע עֶ֥בֶד אַבְרָהָ֖ם אֶת־דִּבְרֵיהֶ֑ם וַיִּשְׁתַּ֥חוּ אַ֖רְצָה לַֽיהוָֽה׃
Avraam’ın hizmetkârı onların sözlerini duyunca Adonay’ın önünde yere kapandı.
Vayehi ahare mot avraham vayevareh Elohim et yitshak beno vayeşev yitshak im beer lahay roi.
וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ מ֣וֹת אַבְרָהָ֔ם וַיְבָ֥רֶךְ אֱלֹהִ֖ים אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיֵּ֣שֶׁב יִצְחָ֔ק עִם־בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִֽי׃ (ס)
Avraam’ın ölümünden sonra Tanrı oğlu Yitshak’ı kutsadı. Yitshak Beer-Lahay-Roi yakınında yaşadı.
Vayehi yitshak ben arbaim şana bekahto et rivka bat betuel haarami mipadan aram ahot lavan haarami lo leişa.
וַיְהִ֤י יִצְחָק֙ בֶּן־אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה בְּקַחְתּ֣וֹ אֶת־רִבְקָ֗ה בַּת־בְּתוּאֵל֙ הָֽאֲרַמִּ֔י מִפַּדַּ֖ן אֲרָ֑ם אֲח֛וֹת לָבָ֥ן הָאֲרַמִּ֖י ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Yitshak, Padan-Aramlı Arami Betuel’in kızı, Arami Lavan’ın kız kardeşi Rivka’yı eş olarak aldığında kırk yaşındaydı.
Vayigdelu hanearim vayehi esav iş yodea tsayid iş sade veyaakov iş tam yoşev ohalim.
וַֽיִּגְדְּלוּ֙ הַנְּעָרִ֔ים וַיְהִ֣י עֵשָׂ֗ו אִ֛ישׁ יֹדֵ֥עַ צַ֖יִד אִ֣ישׁ שָׂדֶ֑ה וְיַעֲקֹב֙ אִ֣ישׁ תָּ֔ם יֹשֵׁ֖ב אֹהָלִֽים׃
Çocuklar büyüdü. Esav usta bir avcı, kırların adamı oldu. Yaakov ise çadırlarda yaşayan, içi dışı bir adamdı.
Vayehi raav baarets milevad haraav harişon aşer haya bime avraham vayeleh yitshak el avimeleh meleh peliştim gerara.
וַיְהִ֤י רָעָב֙ בָּאָ֔רֶץ מִלְּבַד֙ הָרָעָ֣ב הָרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה בִּימֵ֣י אַבְרָהָ֑ם וַיֵּ֧לֶךְ יִצְחָ֛ק אֶל־אֲבִימֶּ֥לֶךְ מֶֽלֶךְ־פְּלִשְׁתִּ֖ים גְּרָֽרָה׃
Ülkede, Avraam’ın zamanındaki ilk kıtlıktan başka bir kıtlık daha oldu. Yitshak, Gerar’a, Peliştilerin kralı Avimeleh’in yanına gitti.
Vayehi ki arehu lo şam hayamim vayaşkef avimeleh meleh peliştim bead hahalon vayar vehine yitshak metsahek et rivka işto.
וַיְהִ֗י כִּ֣י אָֽרְכוּ־ל֥וֹ שָׁם֙ הַיָּמִ֔ים וַיַּשְׁקֵ֗ף אֲבִימֶ֙לֶךְ֙ מֶ֣לֶךְ פְּלִשְׁתִּ֔ים בְּעַ֖ד הַֽחַלּ֑וֹן וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה יִצְחָק֙ מְצַחֵ֔ק אֵ֖ת רִבְקָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃
Orada uzun zaman geçirdikten sonra Peliştilerin kralı Avimeleh pencereden baktı. Yitshak’ın karısı Rivka’yı okşadığını gördü.
Vayehi lo mikne tson umikne vakar vaavuda raba vayekanu oto peliştim.
וַֽיְהִי־ל֤וֹ מִקְנֵה־צֹאן֙ וּמִקְנֵ֣ה בָקָ֔ר וַעֲבֻדָּ֖ה רַבָּ֑ה וַיְקַנְא֥וּ אֹת֖וֹ פְּלִשְׁתִּֽים׃
Koyun ve keçi sürüleri, sığır sürüleri ve çok sayıda hizmetkârı vardı. Peliştiler onu kıskandı.
Vayehi bayom hau vayavou avde yitshak vayagidu lo al odot habeer aşer hafaru vayomeru lo matsanu mayim.
וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא וַיָּבֹ֙אוּ֙ עַבְדֵ֣י יִצְחָ֔ק וַיַּגִּ֣דוּ ל֔וֹ עַל־אֹד֥וֹת הַבְּאֵ֖ר אֲשֶׁ֣ר חָפָ֑רוּ וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ מָצָ֥אנוּ מָֽיִם׃
O gün Yitshak’ın hizmetkârları gelip kazdıkları kuyu hakkında ona bilgi verdiler. “Su bulduk!” dediler.
Vayehi esav ben arbaim şana vayikah işa et yehudit bat beeri hahiti veet basemat bat elon hahiti.
וַיְהִ֤י עֵשָׂו֙ בֶּן־אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה וַיִּקַּ֤ח אִשָּׁה֙ אֶת־יְהוּדִ֔ית בַּת־בְּאֵרִ֖י הַֽחִתִּ֑י וְאֶת־בָּ֣שְׂמַ֔ת בַּת־אֵילֹ֖ן הַֽחִתִּֽי׃
Esav kırk yaşındayken Hiti Beeri’nin kızı Yehudit’i ve Hiti Elon’un kızı Basmat’ı eş olarak aldı.
Vayehi ki zaken yitshak vatihhena enav mereot vayikra et esav beno hagadol vayomer elav beni vayomer elav hineni.
וַיְהִי֙ כִּֽי־זָקֵ֣ן יִצְחָ֔ק וַתִּכְהֶ֥יןָ עֵינָ֖יו מֵרְאֹ֑ת וַיִּקְרָ֞א אֶת־עֵשָׂ֣ו ׀ בְּנ֣וֹ הַגָּדֹ֗ל וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ בְּנִ֔י וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו הִנֵּֽנִי׃
Yitshak yaşlanmış, gözleri artık göremez olmuştu. Büyük oğlu Esav’ı çağırıp, “Oğlum!” dedi. Esav, “Buradayım” diye cevap verdi.
Bu ayette 2 kez
Vayehi kaaşer kila yitshak levareh et yaakov vayehi ah yatso yatsa yaakov meet pene yitshak aviv veesav ahiv ba mitsedo.
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלָּ֣ה יִצְחָק֮ לְבָרֵ֣ךְ אֶֽת־יַעֲקֹב֒ וַיְהִ֗י אַ֣ךְ יָצֹ֤א יָצָא֙ יַעֲקֹ֔ב מֵאֵ֥ת פְּנֵ֖י יִצְחָ֣ק אָבִ֑יו וְעֵשָׂ֣ו אָחִ֔יו בָּ֖א מִצֵּידֽוֹ׃
Yitshak, Yaakov’u kutsamayı bitirmiş, Yaakov babası Yitshak’ın yanından daha yeni ayrılmıştı ki kardeşi Esav avdan döndü.
Vayehi kaaşer raa yaakov et rahel bat lavan ahi imo veet tson lavan ahi imo vayigaş yaakov vayagel et haeven meal pi habeer vayaşk et tson lavan ahi imo.
וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁר֩ רָאָ֨ה יַעֲקֹ֜ב אֶת־רָחֵ֗ל בַּת־לָבָן֙ אֲחִ֣י אִמּ֔וֹ וְאֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֣י אִמּ֑וֹ וַיִּגַּ֣שׁ יַעֲקֹ֗ב וַיָּ֤גֶל אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וַיַּ֕שְׁקְ אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמּֽוֹ׃
Yaakov, dayısı Lavan’ın kızı Rahel’i ve dayısı Lavan’ın sürüsünü görünce yaklaşıp kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı ve dayısı Lavan’ın sürüsünü suladı.
Vayehi hişmoa lavan et şema yaakov ben ahoto vayarats likrato vayehabek lo vayenaşek lo vayevieu el beto vayesaper lelavan et kol hadevarim haele.
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ לָבָ֜ן אֶת־שֵׁ֣מַע ׀ יַעֲקֹ֣ב בֶּן־אֲחֹת֗וֹ וַיָּ֤רָץ לִקְרָאתוֹ֙ וַיְחַבֶּק־לוֹ֙ וַיְנַשֶּׁק־ל֔וֹ וַיְבִיאֵ֖הוּ אֶל־בֵּית֑וֹ וַיְסַפֵּ֣ר לְלָבָ֔ן אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Lavan, kız kardeşinin oğlu Yaakov’un geldiğini duyunca onu karşılamaya koştu. Onu kucaklayıp öptü ve evine getirdi. Yaakov bütün olanları Lavan’a anlattı.
Vayehi vaerev vayikah et lea vito vayave otah elav vayavo eleha.
וַיְהִ֣י בָעֶ֔רֶב וַיִּקַּח֙ אֶת־לֵאָ֣ה בִתּ֔וֹ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֖הּ אֵלָ֑יו וַיָּבֹ֖א אֵלֶֽיהָ׃
Akşam olunca kızı Lea’yı alıp Yaakov’a getirdi. Yaakov onunla birlikte oldu.
Vayehi vaboker vehine hi lea vayomer el lavan ma zot asita li halo verahel avadti imah velama rimitani.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּה־הִ֖וא לֵאָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־לָבָ֗ן מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לִּ֔י הֲלֹ֤א בְרָחֵל֙ עָבַ֣דְתִּי עִמָּ֔ךְ וְלָ֖מָּה רִמִּיתָֽנִי׃
Sabah olunca bir de baktı ki yanındaki Lea! Yaakov, Lavan’a, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Sana Rahel için hizmet etmedim mi? Neden beni aldattın?”
Vayehi kaaşer yaleda rahel et yosef vayomer yaakov el lavan şaleheni veeleha el mekomi uleartsi.
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר יָלְדָ֥ה רָחֵ֖ל אֶת־יוֹסֵ֑ף וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־לָבָ֔ן שַׁלְּחֵ֙נִי֙ וְאֵ֣לְכָ֔ה אֶל־מְקוֹמִ֖י וּלְאַרְצִֽי׃
Rahel, Yosef’i doğurduktan sonra Yaakov, Lavan’a, “Beni gönder de kendi yerime, ülkeme gideyim” dedi.
Vayifrots haiş meod meod vayehi lo tson rabot uşefahot vaavadim ugemalim vahamorim.
וַיִּפְרֹ֥ץ הָאִ֖ישׁ מְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־לוֹ֙ צֹ֣אן רַבּ֔וֹת וּשְׁפָחוֹת֙ וַעֲבָדִ֔ים וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃
Yaakov çok büyük bir servete kavuştu. Çok sayıda küçükbaş hayvanı, kadın ve erkek hizmetkârı, devesi ve eşeği oldu.
Vayehi beet yahem hatson vaesa enay vaere bahalom vehine haatudim haolim al hatson akudim nekudim uverudim.
וַיְהִ֗י בְּעֵת֙ יַחֵ֣ם הַצֹּ֔אן וָאֶשָּׂ֥א עֵינַ֛י וָאֵ֖רֶא בַּחֲל֑וֹם וְהִנֵּ֤ה הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּֽים׃
Sürünün çiftleşme zamanında bir rüyada gözlerimi kaldırıp baktım. Dişilerin üzerine çıkan tekeler çizgili, benekli ve kırçıllıydı.
Vayehi li şor vahamor tson veeved veşifha vaeşleha lehagid ladoni limtso hen beeneha.
וַֽיְהִי־לִי֙ שׁ֣וֹר וַחֲמ֔וֹר צֹ֖אן וְעֶ֣בֶד וְשִׁפְחָ֑ה וָֽאֶשְׁלְחָה֙ לְהַגִּ֣יד לַֽאדֹנִ֔י לִמְצֹא־חֵ֖ן בְּעֵינֶֽיךָ׃
Sığırlarım, eşeklerim, küçükbaş hayvanlarım, erkek ve kadın hizmetkârlarım oldu. Gözünde beğeni bulmak için efendime haber gönderiyorum.’”
Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina iş harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃
Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.
Venakuma venaale bet el veeese şam mizbeah lael haone oti beyom tsarati vayehi imadi badereh aşer halaheti.
וְנָק֥וּמָה וְנַעֲלֶ֖ה בֵּֽית־אֵ֑ל וְאֶֽעֱשֶׂה־שָּׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ לָאֵ֞ל הָעֹנֶ֤ה אֹתִי֙ בְּי֣וֹם צָֽרָתִ֔י וַיְהִי֙ עִמָּדִ֔י בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר הָלָֽכְתִּי׃
Kalkıp Bet-El’e çıkalım. Sıkıntılı günümde bana cevap veren, yürüdüğüm yolda benimle olan Tanrı’ya orada bir sunak yapacağım.”
Vayisau vayehi hitat Elohim al hearim aşer sevivotehem velo radefu ahare bene yaakov.
וַיִּסָּ֑עוּ וַיְהִ֣י ׀ חִתַּ֣ת אֱלֹהִ֗ים עַל־הֶֽעָרִים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיהֶ֔ם וְלֹ֣א רָֽדְפ֔וּ אַחֲרֵ֖י בְּנֵ֥י יַעֲקֹֽב׃
Yola çıktılar. Çevrelerindeki kentleri Tanrı’dan gelen bir dehşet kapladı; Yaakov’un oğullarının peşine düşmediler.
Vayisu mibet el vayehi od kivrat haarets lavo efrata vateled rahel vatekaş belidtah.
וַיִּסְעוּ֙ מִבֵּ֣ית אֵ֔ל וַֽיְהִי־ע֥וֹד כִּבְרַת־הָאָ֖רֶץ לָב֣וֹא אֶפְרָ֑תָה וַתֵּ֥לֶד רָחֵ֖ל וַתְּקַ֥שׁ בְּלִדְתָּֽהּ׃
Bet-El’den yola çıktılar. Efrat’a daha bir miktar yol varken Rahel doğum yaptı; doğumu çok güç oldu.
Vayehi vehakşotah belidtah vatomer lah hameyaledet al tirei ki gam ze lah ben.
וַיְהִ֥י בְהַקְשֹׁתָ֖הּ בְּלִדְתָּ֑הּ וַתֹּ֨אמֶר לָ֤הּ הַמְיַלֶּ֙דֶת֙ אַל־תִּ֣ירְאִ֔י כִּֽי־גַם־זֶ֥ה לָ֖ךְ בֵּֽן׃
Doğumu güçleşince ebe ona, “Korkma, bu da bir oğlun olacak” dedi.
Vayehi betset nafşah ki meta vatikra şemo ben oni veaviv kara lo vinyamin.
וַיְהִ֞י בְּצֵ֤את נַפְשָׁהּ֙ כִּ֣י מֵ֔תָה וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֶּן־אוֹנִ֑י וְאָבִ֖יו קָֽרָא־ל֥וֹ בִנְיָמִֽין׃
Canı çıkarken, ölmek üzereyken, çocuğa Ben-Oni adını verdi. Babası ise ona Binyamin dedi.
Vayehi bişkon yisrael baarets hahi vayeleh reuven vayişkav et bilha pilegeş aviv vayişma yisrael vayiheyu vene yaakov şenem asar.
וַיְהִ֗י בִּשְׁכֹּ֤ן יִשְׂרָאֵל֙ בָּאָ֣רֶץ הַהִ֔וא וַיֵּ֣לֶךְ רְאוּבֵ֔ן וַיִּשְׁכַּ֕ב֙ אֶת־בִּלְהָ֖ה֙ פִּילֶ֣גֶשׁ אָבִ֑֔יו וַיִּשְׁמַ֖ע יִשְׂרָאֵֽ֑ל (פ) וַיִּֽהְי֥וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֖ב שְׁנֵ֥ים עָשָֽׂר׃
İsrael o ülkede yaşarken Reuven gidip babasının cariyesi Bilha ile yattı. İsrael bunu duydu. Yaakov’un on iki oğlu vardı.
Vayehi kaaşer ba yosef el ehav vayafşitu et yosef et kutaneto et ketonet hapasim aşer alav.
וַֽיְהִ֕י כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֥א יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָ֑יו וַיַּפְשִׁ֤יטוּ אֶת־יוֹסֵף֙ אֶת־כֻּתָּנְתּ֔וֹ אֶת־כְּתֹ֥נֶת הַפַּסִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר עָלָֽיו׃
Yosef kardeşlerinin yanına gelince üzerindeki entariyi, süslü entarisini çıkardılar.
Vayehi baet hahi vayered yehuda meet ehav vayet ad iş adulami uşemo hira.
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֵּ֥רֶד יְהוּדָ֖ה מֵאֵ֣ת אֶחָ֑יו וַיֵּ֛ט עַד־אִ֥ישׁ עֲדֻלָּמִ֖י וּשְׁמ֥וֹ חִירָֽה׃
O sıralarda Yehuda kardeşlerinden ayrılıp aşağıya indi. Adullamlı, Hira adında bir adamın yanına yerleşti.
Vayehi er behor yehuda ra beene Adonay vayemiteu Adonay.
וַיְהִ֗י עֵ֚ר בְּכ֣וֹר יְהוּדָ֔ה רַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיְמִתֵ֖הוּ יְהוָֽה׃
Yehuda’nın ilk oğlu Er, Adonay’ın gözünde kötüydü. Adonay onu öldürdü.
Vayehi kemişloş hodaşim vayugad lihuda lemor zaneta tamar kalateha vegam hine hara liznunim vayomer yehuda hotsiuha vetisaref.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמִשְׁלֹ֣שׁ חֳדָשִׁ֗ים וַיֻּגַּ֨ד לִֽיהוּדָ֤ה לֵֽאמֹר֙ זָֽנְתָה֙ תָּמָ֣ר כַּלָּתֶ֔ךָ וְגַ֛ם הִנֵּ֥ה הָרָ֖ה לִזְנוּנִ֑ים וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֔ה הוֹצִיא֖וּהָ וְתִשָּׂרֵֽף׃
Yaklaşık üç ay sonra Yehuda’ya, “Gelinin Tamar zina etti; üstelik bu ilişkiden hamile” diye haber verildi. Yehuda, “Onu dışarı çıkarın, yakılsın!” dedi.
Vayehi beet lidtah vehine teomim bevitnah.
וַיְהִ֖י בְּעֵ֣ת לִדְתָּ֑הּ וְהִנֵּ֥ה תְאוֹמִ֖ים בְּבִטְנָֽהּ׃
Doğum zamanı geldiğinde rahminde ikizler olduğu görüldü.
Vayehi velidtah vayiten yad vatikah hameyaledet vatikşor al yado şani lemor ze yatsa rişona.
וַיְהִ֥י בְלִדְתָּ֖הּ וַיִּתֶּן־יָ֑ד וַתִּקַּ֣ח הַמְיַלֶּ֗דֶת וַתִּקְשֹׁ֨ר עַל־יָד֤וֹ שָׁנִי֙ לֵאמֹ֔ר זֶ֖ה יָצָ֥א רִאשֹׁנָֽה׃
Doğum sırasında biri elini uzattı. Ebe elini tutup üzerine kırmızı bir ip bağladı. “Önce bu çıktı” dedi.
Vayehi kemeşiv yado vehine yatsa ahiv vatomer ma paratsta aleha parets vayikra şemo parets.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ וְהִנֵּה֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מַה־פָּרַ֖צְתָּ עָלֶ֣יךָ פָּ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ פָּֽרֶץ׃
Ama çocuk elini geri çekince kardeşi çıktı. Ebe, “Kendine nasıl da bir gedik açtın!” dedi. Bu yüzden ona Perets adı verildi.
Bu ayette 3 kez
Vayehi Adonay et yosef vayehi iş matsliah vayehi bevet adonav hamitsri.
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיְהִ֖י אִ֣ישׁ מַצְלִ֑יחַ וַיְהִ֕י בְּבֵ֖ית אֲדֹנָ֥יו הַמִּצְרִֽי׃
Adonay, Yosef’leydi; Yosef yaptığı işlerde başarılı oldu. Mısırlı efendisinin evinde yaşıyordu.
Bu ayette 2 kez
Vayehi meaz hifkid oto beveto veal kol aşer yeş lo vayevareh Adonay et bet hamitsri biglal yosef vayehi birkat Adonay behol aşer yeş lo babayit uvasade.
וַיְהִ֡י מֵאָז֩ הִפְקִ֨יד אֹת֜וֹ בְּבֵית֗וֹ וְעַל֙ כָּל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֶת־בֵּ֥ית הַמִּצְרִ֖י בִּגְלַ֣ל יוֹסֵ֑ף וַיְהִ֞י בִּרְכַּ֤ת יְהוָה֙ בְּכָל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ בַּבַּ֖יִת וּבַשָּׂדֶֽה׃
Onu evinin ve sahip olduğu her şeyin başına koyduğu andan itibaren Adonay, Yosef yüzünden Mısırlının evini kutsadı. Adonay’ın bereketi, evde ve kırda sahip olduğu her şeyin üzerindeydi.
Vayaazov kol aşer lo beyad yosef velo yada ito meuma ki im halehem aşer u ohel vayehi yosef yefe toar vife mare.
וַיַּעֲזֹ֣ב כָּל־אֲשֶׁר־לוֹ֮ בְּיַד־יוֹסֵף֒ וְלֹא־יָדַ֤ע אִתּוֹ֙ מְא֔וּמָה כִּ֥י אִם־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁר־ה֣וּא אוֹכֵ֑ל וַיְהִ֣י יוֹסֵ֔ף יְפֵה־תֹ֖אַר וִיפֵ֥ה מַרְאֶֽה׃
Sahip olduğu her şeyi Yosef’in eline bıraktı. Yosef varken yediği yemek dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Yosef güzel hatlı, güzel görünüşlüydü.
Vayehi ahar hadevarim haele vatisa eşet adonav et eneha el yosef vatomer şihva imi.
וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַתִּשָּׂ֧א אֵֽשֶׁת־אֲדֹנָ֛יו אֶת־עֵינֶ֖יהָ אֶל־יוֹסֵ֑ף וַתֹּ֖אמֶר שִׁכְבָ֥ה עִמִּֽי׃
Bu olaylardan sonra efendisinin karısı Yosef’e göz koydu. “Benimle yat” dedi.
Vayehi kedaberah el yosef yom yom velo şama eleha lişkav etslah lihyot imah.
וַיְהִ֕י כְּדַבְּרָ֥הּ אֶל־יוֹסֵ֖ף י֣וֹם ׀ י֑וֹם וְלֹא־שָׁמַ֥ע אֵלֶ֛יהָ לִשְׁכַּ֥ב אֶצְלָ֖הּ לִהְי֥וֹת עִמָּֽהּ׃
Kadın her gün Yosef’le konuşuyordu. Ama Yosef onun yanında yatmayı, onunla birlikte olmayı kabul etmiyordu.
Vayehi kehayom haze vayavo habayta laasot melahto veen iş meanşe habayit şam babayit.
וַיְהִי֙ כְּהַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וַיָּבֹ֥א הַבַּ֖יְתָה לַעֲשׂ֣וֹת מְלַאכְתּ֑וֹ וְאֵ֨ין אִ֜ישׁ מֵאַנְשֵׁ֥י הַבַּ֛יִת שָׁ֖ם בַּבָּֽיִת׃
Bir gün Yosef işini yapmak için eve girdi. Ev halkından kimse içeride değildi.
Vayehi kirotah ki azav bigdo beyadah vayanos hahutsa.
וַיְהִי֙ כִּרְאוֹתָ֔הּ כִּֽי־עָזַ֥ב בִּגְד֖וֹ בְּיָדָ֑הּ וַיָּ֖נָס הַחֽוּצָה׃
Kadın, Yosef’in giysisini elinde bırakıp dışarı kaçtığını görünce,
Vayehi heşameo ki harimoti koli vaekra vayaazov bigdo etsli vayanos vayetse hahutsa.
וַיְהִ֣י כְשָׁמְע֔וֹ כִּֽי־הֲרִימֹ֥תִי קוֹלִ֖י וָאֶקְרָ֑א וַיַּעֲזֹ֤ב בִּגְדוֹ֙ אֶצְלִ֔י וַיָּ֖נָס וַיֵּצֵ֥א הַחֽוּצָה׃
Sesimi yükseltip bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.”
Vayehi kaharimi koli vaekra vayaazov bigdo etsli vayanos hahutsa.
וַיְהִ֕י כַּהֲרִימִ֥י קוֹלִ֖י וָאֶקְרָ֑א וַיַּעֲזֹ֥ב בִּגְד֛וֹ אֶצְלִ֖י וַיָּ֥נָס הַחֽוּצָה׃
“Sesimi yükseltip bağırınca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı.”
Vayehi hişmoa adonav et divre işto aşer dibera elav lemor kadevarim haele asah li avdeha vayihar apo.
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ אֲדֹנָ֜יו אֶת־דִּבְרֵ֣י אִשְׁתּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר דִּבְּרָ֤ה אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר כַּדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה עָ֥שָׂהּ לִ֖י עַבְדֶּ֑ךָ וַיִּ֖חַר אַפּֽוֹ׃
Efendisi karısının, “Kölen bana böyle yaptı” sözlerini duyunca öfkelendi.
Vayikah adone yosef oto vayiteneu el bet hasohar mekom aşer asire hameleh asurim vayehi şam bevet hasohar.
וַיִּקַּח֩ אֲדֹנֵ֨י יוֹסֵ֜ף אֹת֗וֹ וַֽיִּתְּנֵ֙הוּ֙ אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֔הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁר־אסורי [אֲסִירֵ֥י] הַמֶּ֖לֶךְ אֲסוּרִ֑ים וַֽיְהִי־שָׁ֖ם בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר׃
Yosef’in efendisi onu alıp kralın tutsaklarının tutulduğu zindana koydu. Yosef orada, zindanda kaldı.
Vayehi Adonay et yosef vayet elav hased vayiten hino beene sar bet hasohar.
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיֵּ֥ט אֵלָ֖יו חָ֑סֶד וַיִּתֵּ֣ן חִנּ֔וֹ בְּעֵינֵ֖י שַׂ֥ר בֵּית־הַסֹּֽהַר׃
Ama Adonay, Yosef’leydi. Ona iyilik gösterdi ve zindan yöneticisinin gözünde beğeni bulmasını sağladı.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
fall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 187 kez
HC/Vqw3msfall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HC/Vqj3msfall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HC/Vqi3msKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.