İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

אל

-e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek · değil; yapma; olmasın · tanrı; güçlü olan · Bet-El (yer adı)

Bu İbranice biçim Tora’da 1282 kez, 1096 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
elal
Temel kelimeler (lemmalar)
אֶלאַלאֵלבֵּֽיתְ־אֵללֹא
Kök
אלה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit346 kullanım296 ayet
  • Şemot312 kullanım256 ayet
  • Vayikra195 kullanım162 ayet
  • Bamidbar290 kullanım254 ayet
  • Devarim139 kullanım128 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 29:30

    Vayavo gam el rahel vayeehav gam et rahel milea vayaavod imo od şeva şanim aherot.

    וַיָּבֹא֙ גַּ֣ם אֶל־רָחֵ֔ל וַיֶּאֱהַ֥ב גַּֽם־אֶת־רָחֵ֖ל מִלֵּאָ֑ה וַיַּעֲבֹ֣ד עִמּ֔וֹ ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת׃

    Yaakov, Rahel’le de birlikte oldu. Rahel’i Lea’dan daha çok sevdi ve Lavan’a bir yedi yıl daha hizmet etti.

  2. Bereşit 30:1

    Vatere rahel ki lo yaleda leyaakov vatekane rahel baahotah vatomer el yaakov hava li vanim veim ayin meta anohi.

    וַתֵּ֣רֶא רָחֵ֗ל כִּ֣י לֹ֤א יָֽלְדָה֙ לְיַעֲקֹ֔ב וַתְּקַנֵּ֥א רָחֵ֖ל בַּאֲחֹתָ֑הּ וַתֹּ֤אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹב֙ הָֽבָה־לִּ֣י בָנִ֔ים וְאִם־אַ֖יִן מֵתָ֥ה אָנֹֽכִי׃

    Rahel, Yaakov’a çocuk doğuramadığını görünce ablasını kıskandı. Yaakov’a, “Bana çocuk ver; yoksa öleceğim!” dedi.

  3. Bereşit 30:14

    Bu ayette 2 kez

    Vayeleh reuven bime ketsir hitim vayimtsa dudaim basade vayave otam el lea imo vatomer rahel el lea teni na li midudae beneh.

    וַיֵּ֨לֶךְ רְאוּבֵ֜ן בִּימֵ֣י קְצִיר־חִטִּ֗ים וַיִּמְצָ֤א דֽוּדָאִים֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וַיָּבֵ֣א אֹתָ֔ם אֶל־לֵאָ֖ה אִמּ֑וֹ וַתֹּ֤אמֶר רָחֵל֙ אֶל־לֵאָ֔ה תְּנִי־נָ֣א לִ֔י מִדּוּדָאֵ֖י בְּנֵֽךְ׃

    Buğday hasadı günlerinde Reuven kıra çıktı, adamotları bulup annesi Lea’ya getirdi. Rahel, Lea’ya, “Oğlunun adamotlarından bana da verir misin?” dedi.

  4. Bereşit 30:17

    Vayişma Elohim el lea vatahar vateled leyaakov ben hamişi.

    וַיִּשְׁמַ֥ע אֱלֹהִ֖ים אֶל־לֵאָ֑ה וַתַּ֛הַר וַתֵּ֥לֶד לְיַעֲקֹ֖ב בֵּ֥ן חֲמִישִֽׁי׃

    Tanrı, Lea’yı dinledi. Lea hamile kalıp Yaakov’a beşinci bir oğul doğurdu.

  5. Bereşit 30:25

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi kaaşer yaleda rahel et yosef vayomer yaakov el lavan şaleheni veeleha el mekomi uleartsi.

    וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר יָלְדָ֥ה רָחֵ֖ל אֶת־יוֹסֵ֑ף וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־לָבָ֔ן שַׁלְּחֵ֙נִי֙ וְאֵ֣לְכָ֔ה אֶל־מְקוֹמִ֖י וּלְאַרְצִֽי׃

    Rahel, Yosef’i doğurduktan sonra Yaakov, Lavan’a, “Beni gönder de kendi yerime, ülkeme gideyim” dedi.

  6. Bereşit 30:39

    Vayehemu hatson el hamaklot vateladna hatson akudim nekudim uteluim.

    וַיֶּחֱמ֥וּ הַצֹּ֖אן אֶל־הַמַּקְל֑וֹת וַתֵּלַ֣דְןָ הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּטְלֻאִֽים׃

    Dalların karşısında çiftleşiyor; çizgili, benekli ve alacalı yavrular doğuruyorlardı.

  7. Bereşit 30:40

    Vehakesavim hifrid yaakov vayiten pene hatson el akod vehol hum betson lavan vayaşet lo adarim levado velo şatam al tson lavan.

    וְהַכְּשָׂבִים֮ הִפְרִ֣יד יַעֲקֹב֒ וַ֠יִּתֵּן פְּנֵ֨י הַצֹּ֧אן אֶל־עָקֹ֛ד וְכָל־ח֖וּם בְּצֹ֣אן לָבָ֑ן וַיָּֽשֶׁת־ל֤וֹ עֲדָרִים֙ לְבַדּ֔וֹ וְלֹ֥א שָׁתָ֖ם עַל־צֹ֥אן לָבָֽן׃

    Yaakov kuzuları ayırdı; sürünün yüzünü Lavan’ın sürüsündeki çizgili ve bütün koyu renkli hayvanlara çevirdi. Kendisi için ayrı sürüler oluşturdu, onları Lavan’ın sürüsüne katmadı.

  8. Bereşit 31:3

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer Adonay el yaakov şuv el erets avoteha ulemoladteha veeheye imah.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב שׁ֛וּב אֶל־אֶ֥רֶץ אֲבוֹתֶ֖יךָ וּלְמוֹלַדְתֶּ֑ךָ וְאֶֽהְיֶ֖ה עִמָּֽךְ׃

    Adonay, Yaakov’a, “Atalarının ülkesine, akrabalarının yanına dön” dedi. “Ben seninle olacağım.”

  9. Bereşit 31:4

    Vayişlah yaakov vayikra lerahel ulelea hasade el tsono.

    וַיִּשְׁלַ֣ח יַעֲקֹ֔ב וַיִּקְרָ֖א לְרָחֵ֣ל וּלְלֵאָ֑ה הַשָּׂדֶ֖ה אֶל־צֹאנֽוֹ׃

    Yaakov haber gönderip Rahel ile Lea’yı kıra, sürüsünün yanına çağırdı.

  10. Bereşit 31:13

    Bu ayette 2 kez

    Anohi hael bet el aşer maşahta şam matseva aşer nadarta li şam neder ata kum tse min haarets hazot veşuv el erets moladteha.

    אָנֹכִ֤י הָאֵל֙ בֵּֽית־אֵ֔ל אֲשֶׁ֨ר מָשַׁ֤חְתָּ שָּׁם֙ מַצֵּבָ֔ה אֲשֶׁ֨ר נָדַ֥רְתָּ לִּ֛י שָׁ֖ם נֶ֑דֶר עַתָּ֗ה ק֥וּם צֵא֙ מִן־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְשׁ֖וּב אֶל־אֶ֥רֶץ מוֹלַדְתֶּֽךָ׃

    Ben, Bet-El’de sana görünen Tanrı’yım. Orada bir anıtı yağla meshettin, bana adakta bulundun. Şimdi kalk, bu ülkeden çıkıp doğduğun ülkeye dön.’”

  11. Bereşit 31:18

    Vayinhag et kol mikneu veet kol rehuşo aşer rahaş mikne kinyano aşer rahaş befadan aram lavo el yitshak aviv artsa kenaan.

    וַיִּנְהַ֣ג אֶת־כָּל־מִקְנֵ֗הוּ וְאֶת־כָּל־רְכֻשׁוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר רָכָ֔שׁ מִקְנֵה֙ קִנְיָנ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר רָכַ֖שׁ בְּפַדַּ֣ן אֲרָ֑ם לָב֛וֹא אֶל־יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃

    Bütün hayvanlarını, edindiği bütün malları, Padan-Aram’da kazandığı sürüleri önüne katıp Kenaan ülkesine, babası Yitshak’ın yanına gitmek üzere yola çıktı.

  12. Bereşit 31:24

    Vayavo Elohim el lavan haarami bahalom halayla vayomer lo hişamer leha pen tedaber im yaakov mitov ad ra.

    וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־לָבָ֥ן הָאֲרַמִּ֖י בַּחֲלֹ֣ם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ פֶּן־תְּדַבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃

    O gece Tanrı, Arami Lavan’a rüyada gelip, “Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme” dedi.

  13. Bereşit 31:35

    Bu ayette 2 kez

    Vatomer el aviha al yihar beene adoni ki lo uhal lakum mipaneha ki dereh naşim li vayehapes velo matsa et haterafim.

    וַתֹּ֣אמֶר אֶל־אָבִ֗יהָ אַל־יִ֙חַר֙ בְּעֵינֵ֣י אֲדֹנִ֔י כִּ֣י ל֤וֹא אוּכַל֙ לָק֣וּם מִפָּנֶ֔יךָ כִּי־דֶ֥רֶךְ נָשִׁ֖ים לִ֑י וַיְחַפֵּ֕שׂ וְלֹ֥א מָצָ֖א אֶת־הַתְּרָפִֽים׃

    Rahel babasına, “Efendim, önünde ayağa kalkamadığım için kızma” dedi. “Kadınların âdet dönemindeyim.” Lavan aradı, ama terafim putlarını bulamadı.

  14. Bereşit 31:43

    Vayaan lavan vayomer el yaakov habanot benotay vehabanim banay vehatson tsoni vehol aşer ata roe li u velivnotay ma eese laele hayom o livnehen aşer yaladu.

    וַיַּ֨עַן לָבָ֜ן וַיֹּ֣אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב הַבָּנ֨וֹת בְּנֹתַ֜י וְהַבָּנִ֤ים בָּנַי֙ וְהַצֹּ֣אן צֹאנִ֔י וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לִי־ה֑וּא וְלִבְנֹתַ֞י מָֽה־אֶֽעֱשֶׂ֤ה לָאֵ֙לֶּה֙ הַיּ֔וֹם א֥וֹ לִבְנֵיהֶ֖ן אֲשֶׁ֥ר יָלָֽדוּ׃

    Lavan, Yaakov’a şöyle cevap verdi: “Bu kızlar benim kızlarım, bu çocuklar benim çocuklarım, bu sürü benim sürüm. Gördüğün her şey benim! Ama bugün kendi kızlarıma ya da doğurdukları çocuklarına ne yapabilirim?

  15. Bereşit 32:4

    Vayişlah yaakov malahim lefanav el esav ahiv artsa seir sede edom.

    וַיִּשְׁלַ֨ח יַעֲקֹ֤ב מַלְאָכִים֙ לְפָנָ֔יו אֶל־עֵשָׂ֖ו אָחִ֑יו אַ֥רְצָה שֵׂעִ֖יר שְׂדֵ֥ה אֱדֽוֹם׃

    Yaakov önünden, kardeşi Esav’a, Seir ülkesine, Edom kırlarına haberciler gönderdi.

  16. Bereşit 32:7

    Bu ayette 3 kez

    Vayaşuvu hamalahim el yaakov lemor banu el ahiha el esav vegam holeh likrateha vearba meot imo.

    וַיָּשֻׁ֙בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר בָּ֤אנוּ אֶל־אָחִ֙יךָ֙ אֶל־עֵשָׂ֔ו וְגַם֙ הֹלֵ֣ךְ לִקְרָֽאתְךָ֔ וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת אִ֖ישׁ עִמּֽוֹ׃

    Haberciler Yaakov’a dönüp, “Kardeşin Esav’ın yanına gittik” dediler. “O da seni karşılamaya geliyor; yanında dört yüz adam var.”

  17. Bereşit 32:9

    Vayomer im yavo esav el hamahane haahat vehikau vehaya hamahane hanişar lifleta.

    וַיֹּ֕אמֶר אִם־יָב֥וֹא עֵשָׂ֛ו אֶל־הַמַּחֲנֶ֥ה הָאַחַ֖ת וְהִכָּ֑הוּ וְהָיָ֛ה הַמַּחֲנֶ֥ה הַנִּשְׁאָ֖ר לִפְלֵיטָֽה׃

    “Esav bir kampa gelip saldırırsa öteki kamp kurtulabilir” dedi.

  18. Bereşit 32:17

    Vayiten beyad avadav eder eder levado vayomer el avadav ivru lefanay verevah tasimu ben eder uven eder.

    וַיִּתֵּן֙ בְּיַד־עֲבָדָ֔יו עֵ֥דֶר עֵ֖דֶר לְבַדּ֑וֹ וַ֤יֹּאמֶר אֶל־עֲבָדָיו֙ עִבְר֣וּ לְפָנַ֔י וְרֶ֣וַח תָּשִׂ֔ימוּ בֵּ֥ין עֵ֖דֶר וּבֵ֥ין עֵֽדֶר׃

    Her sürüyü ayrı ayrı hizmetkârlarına teslim etti. Onlara, “Önümden gidin; sürüler arasında boşluk bırakın” dedi.

  19. Bereşit 32:20

    Vayetsav gam et haşeni gam et haşelişi gam et kol haholehim ahare haadarim lemor kadavar haze tedaberun el esav bemotsaahem oto.

    וַיְצַ֞ו גַּ֣ם אֶת־הַשֵּׁנִ֗י גַּ֚ם אֶת־הַשְּׁלִישִׁ֔י גַּ֚ם אֶת־כָּל־הַהֹ֣לְכִ֔ים אַחֲרֵ֥י הָעֲדָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תְּדַבְּר֣וּן אֶל־עֵשָׂ֔ו בְּמֹצַאֲכֶ֖ם אֹתֽוֹ׃

    İkinciye, üçüncüye ve sürülerin ardından giden herkese de, “Esav’la karşılaşınca ona aynı şeyi söyleyin” diye buyurdu.

  20. Bereşit 32:31

    Vayikra yaakov şem hamakom peniel ki raiti Elohim panim el panim vatinatsel nafşi.

    וַיִּקְרָ֧א יַעֲקֹ֛ב שֵׁ֥ם הַמָּק֖וֹם פְּנִיאֵ֑ל כִּֽי־רָאִ֤יתִי אֱלֹהִים֙ פָּנִ֣ים אֶל־פָּנִ֔ים וַתִּנָּצֵ֖ל נַפְשִֽׁי׃

    Yaakov, “Tanrı’nın meleğini yüz yüze gördüm, yine de canım kurtuldu” diyerek o yere Peniel adını verdi.

  21. Bereşit 33:10

    Vayomer yaakov al na im na matsati hen beeneha velakahta minhati miyadi ki al ken raiti faneha kirot pene Elohim vatirtseni.

    וַיֹּ֣אמֶר יַעֲקֹ֗ב אַל־נָא֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ וְלָקַחְתָּ֥ מִנְחָתִ֖י מִיָּדִ֑י כִּ֣י עַל־כֵּ֞ן רָאִ֣יתִי פָנֶ֗יךָ כִּרְאֹ֛ת פְּנֵ֥י אֱלֹהִ֖ים וַתִּרְצֵֽנִי׃

    Yaakov, “Lütfen, hayır!” dedi. “Gözünde beğeni bulduysam armağanımı elimden kabul et. Çünkü senin yüzünü görmek, Tanrı’nın meleğinin yüzünü görmek gibi oldu; beni hoş karşıladın.

  22. Bereşit 33:14

    Yaavar na adoni lifne avdo vaani etenahala leiti leregel hamelaha aşer lefanay uleregel hayeladim ad aşer avo el adoni seira.

    יַעֲבָר־נָ֥א אֲדֹנִ֖י לִפְנֵ֣י עַבְדּ֑וֹ וַאֲנִ֞י אֶֽתְנָהֲלָ֣ה לְאִטִּ֗י לְרֶ֨גֶל הַמְּלָאכָ֤ה אֲשֶׁר־לְפָנַי֙ וּלְרֶ֣גֶל הַיְלָדִ֔ים עַ֛ד אֲשֶׁר־אָבֹ֥א אֶל־אֲדֹנִ֖י שֵׂעִֽירָה׃

    Efendim, lütfen kulunun önünden gitsin. Ben önümdeki hayvanların ve çocukların hızına göre yavaş yavaş ilerler, Seir’de efendime ulaşırım.”

  23. Bereşit 33:20

    Vayatsev şam mizbeah vayikra lo el elohe yisrael.

    וַיַּצֶּב־שָׁ֖ם מִזְבֵּ֑חַ וַיִּ֨קְרָא־ל֔וֹ אֵ֖ל אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)

    Orada bir sunak kurdu ve ona “El, İsrael’in Tanrısı” adını verdi.

  24. Bereşit 34:4

    Vayomer şehem el hamor aviv lemor kah li et hayalda hazot leişa.

    וַיֹּ֣אמֶר שְׁכֶ֔ם אֶל־חֲמ֥וֹר אָבִ֖יו לֵאמֹ֑ר קַֽח־לִ֛י אֶת־הַיַּלְדָּ֥ה הַזֹּ֖את לְאִשָּֽׁה׃

    Babası Hamor’a, “Bu kızı bana eş olarak al” dedi.

  25. Bereşit 34:6

    Vayetse hamor avi şehem el yaakov ledaber ito.

    וַיֵּצֵ֛א חֲמ֥וֹר אֲבִֽי־שְׁכֶ֖ם אֶֽל־יַעֲקֹ֑ב לְדַבֵּ֖ר אִתּֽוֹ׃

    Şehem’in babası Hamor, Yaakov’la konuşmak için yanına çıktı.

  26. Bereşit 34:11

    Vayomer şehem el avi veel aheha emtsa hen beenehem vaaşer tomeru elay eten.

    וַיֹּ֤אמֶר שְׁכֶם֙ אֶל־אָבִ֣יה וְאֶל־אַחֶ֔יהָ אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֵיכֶ֑ם וַאֲשֶׁ֥ר תֹּאמְר֛וּ אֵלַ֖י אֶתֵּֽן׃

    Şehem de Dina’nın babasına ve kardeşlerine, “Gözünüzde beğeni bulayım” dedi. “Benden ne isterseniz vereceğim.

  27. Bereşit 34:20

    Bu ayette 2 kez

    Vayavo hamor uşehem beno el şaar iram vayedaberu el anşe iram lemor.

    וַיָּבֹ֥א חֲמ֛וֹר וּשְׁכֶ֥ם בְּנ֖וֹ אֶל־שַׁ֣עַר עִירָ֑ם וַֽיְדַבְּר֛וּ אֶל־אַנְשֵׁ֥י עִירָ֖ם לֵאמֹֽר׃

    Hamor ile oğlu Şehem kentlerinin kapısına gelip kentin adamlarına şöyle dediler:

  28. Bereşit 34:24

    Vayişmeu el hamor veel şehem beno kol yotsee şaar iro vayimolu kol zahar kol yotsee şaar iro.

    וַיִּשְׁמְע֤וּ אֶל־חֲמוֹר֙ וְאֶל־שְׁכֶ֣ם בְּנ֔וֹ כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֣עַר עִיר֑וֹ וַיִּמֹּ֙לוּ֙ כָּל־זָכָ֔ר כָּל־יֹצְאֵ֖י שַׁ֥עַר עִירֽוֹ׃

    Kentin kapısından girip çıkan herkes Hamor ile oğlu Şehem’i dinledi. Kent kapısından girip çıkan bütün erkekler sünnet oldu.

  29. Bereşit 34:30

    Vayomer yaakov el şimon veel levi ahartem oti lehavişeni beyoşev haarets bakenaani uvaperizi vaani mete mispar veneesfu alay vehikuni venişmadti ani uveti.

    וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־שִׁמְע֣וֹן וְאֶל־לֵוִי֮ עֲכַרְתֶּ֣ם אֹתִי֒ לְהַבְאִישֵׁ֙נִי֙ בְּיֹשֵׁ֣ב הָאָ֔רֶץ בַּֽכְּנַעֲנִ֖י וּבַפְּרִזִּ֑י וַאֲנִי֙ מְתֵ֣י מִסְפָּ֔ר וְנֶאֶסְפ֤וּ עָלַי֙ וְהִכּ֔וּנִי וְנִשְׁמַדְתִּ֖י אֲנִ֥י וּבֵיתִֽי׃

    Yaakov, Şimon ile Levi’ye, “Beni felakete sürüklediniz!” dedi. “Beni bu ülkenin halkına, Kenaanlılara ve Perizilere karşı nefret edilir duruma düşürdünüz. Sayımız az. Bana karşı birleşip saldırırlarsa ben de ev halkım da yok oluruz.”

  30. Bereşit 35:1

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer Elohim el yaakov kum ale vet el veşev şam vaase şam mizbeah lael hanire eleha bevarehaha mipene esav ahiha.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב ק֛וּם עֲלֵ֥ה בֵֽית־אֵ֖ל וְשֶׁב־שָׁ֑ם וַעֲשֵׂה־שָׁ֣ם מִזְבֵּ֔חַ לָאֵל֙ הַנִּרְאֶ֣ה אֵלֶ֔יךָ בְּבָרְחֲךָ֔ מִפְּנֵ֖י עֵשָׂ֥ו אָחִֽיךָ׃

    Tanrı, Yaakov’a, “Kalk, Bet-El’e çık ve orada yaşa” dedi. “Kardeşin Esav’dan kaçarken sana görünen Tanrı’ya orada bir sunak yap.”

  31. Bereşit 35:2

    Vayomer yaakov el beto veel kol aşer imo hasiru et elohe hanehar aşer betohehem vehitaharu vehahalifu simlotehem.

    וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וְאֶ֖ל כָּל־אֲשֶׁ֣ר עִמּ֑וֹ הָסִ֜רוּ אֶת־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּתֹכְכֶ֔ם וְהִֽטַּהֲר֔וּ וְהַחֲלִ֖יפוּ שִׂמְלֹתֵיכֶֽם׃

    Yaakov ev halkına ve yanındaki herkese şöyle dedi: “Aranızdaki yabancı tanrıları kaldırın. Arının ve giysilerinizi değiştirin.

  32. Bereşit 35:3

    Venakuma venaale bet el veeese şam mizbeah lael haone oti beyom tsarati vayehi imadi badereh aşer halaheti.

    וְנָק֥וּמָה וְנַעֲלֶ֖ה בֵּֽית־אֵ֑ל וְאֶֽעֱשֶׂה־שָּׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ לָאֵ֞ל הָעֹנֶ֤ה אֹתִי֙ בְּי֣וֹם צָֽרָתִ֔י וַיְהִי֙ עִמָּדִ֔י בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר הָלָֽכְתִּי׃

    Kalkıp Bet-El’e çıkalım. Sıkıntılı günümde bana cevap veren, yürüdüğüm yolda benimle olan Tanrı’ya orada bir sunak yapacağım.”

  33. Bereşit 35:4

    Vayitenu el yaakov et kol elohe hanehar aşer beyadam veet hanezamim aşer beoznehem vayitmon otam yaakov tahat haela aşer im şehem.

    וַיִּתְּנ֣וּ אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב אֵ֣ת כָּל־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָדָ֔ם וְאֶת־הַנְּזָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּטְמֹ֤ן אֹתָם֙ יַעֲקֹ֔ב תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עִם־שְׁכֶֽם׃

    Ellerindeki bütün yabancı tanrıları ve kulaklarındaki küpeleri Yaakov’a verdiler. Yaakov onları Şehem yakınındaki menengiç ağacının altına gömdü.

  34. Bereşit 35:6

    Vayavo yaakov luza aşer beerets kenaan hi bet el u vehol haam aşer imo.

    וַיָּבֹ֨א יַעֲקֹ֜ב ל֗וּזָה אֲשֶׁר֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן הִ֖וא בֵּֽית־אֵ֑ל ה֖וּא וְכָל־הָעָ֥ם אֲשֶׁר־עִמּֽוֹ׃

    Yaakov, yanındaki bütün halkla birlikte Kenaan ülkesindeki Luz’a, yani Bet-El’e geldi.

  35. Bereşit 35:7

    Bu ayette 2 kez

    Vayiven şam mizbeah vayikra lamakom el bet el ki şam niglu elav haelohim bevareho mipene ahiv.

    וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֔וֹם אֵ֖ל בֵּֽית־אֵ֑ל כִּ֣י שָׁ֗ם נִגְל֤וּ אֵלָיו֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים בְּבָרְח֖וֹ מִפְּנֵ֥י אָחִֽיו׃

    Orada bir sunak yaptı ve o yere El Bet-El adını verdi. Çünkü kardeşinden kaçarken Tanrı kendisine orada görünmüştü.

  36. Bereşit 35:8

    Vatamot devora meneket rivka vatikaver mitahat levet el tahat haalon vayikra şemo alon bahut.

    וַתָּ֤מָת דְּבֹרָה֙ מֵינֶ֣קֶת רִבְקָ֔ה וַתִּקָּבֵ֛ר מִתַּ֥חַת לְבֵֽית־אֵ֖ל תַּ֣חַת הָֽאַלּ֑וֹן וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ אַלּ֥וֹן בָּכֽוּת׃ (פ)

    Rivka’nın sütannesi Devora öldü. Bet-El’in aşağısında, meşe ağacının altına gömüldü. Ağaca Allon-Bahut adı verildi.

  37. Bereşit 35:9

    Vayera Elohim el yaakov od bevoo mipadan aram vayevareh oto.

    וַיֵּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים אֶֽל־יַעֲקֹב֙ ע֔וֹד בְּבֹא֖וֹ מִפַּדַּ֣ן אֲרָ֑ם וַיְבָ֖רֶךְ אֹתֽוֹ׃

    Tanrı, Padan-Aram’dan dönüşünde Yaakov’a bir kez daha görünüp onu kutsadı.

  38. Bereşit 35:11

    Vayomer lo Elohim ani el şaday pere ureve goy ukehal goyim yihye mimeka umelahim mehalatseha yetseu.

    וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ׃

    Tanrı ona şöyle dedi: “Ben El Şaday’ım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve bir uluslar topluluğu doğacak; krallar senin soyundan çıkacak.

  39. Bereşit 35:15

    Vayikra yaakov et şem hamakom aşer diber ito şam Elohim bet el.

    וַיִּקְרָ֨א יַעֲקֹ֜ב אֶת־שֵׁ֣ם הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁר֩ דִּבֶּ֨ר אִתּ֥וֹ שָׁ֛ם אֱלֹהִ֖ים בֵּֽית־אֵֽל׃

    Tanrı’nın kendisiyle konuştuğu yere Bet-El adını verdi.

  40. Bereşit 35:16

    Vayisu mibet el vayehi od kivrat haarets lavo efrata vateled rahel vatekaş belidtah.

    וַיִּסְעוּ֙ מִבֵּ֣ית אֵ֔ל וַֽיְהִי־ע֥וֹד כִּבְרַת־הָאָ֖רֶץ לָב֣וֹא אֶפְרָ֑תָה וַתֵּ֥לֶד רָחֵ֖ל וַתְּקַ֥שׁ בְּלִדְתָּֽהּ׃

    Bet-El’den yola çıktılar. Efrat’a daha bir miktar yol varken Rahel doğum yaptı; doğumu çok güç oldu.

  41. Bereşit 35:17

    Vayehi vehakşotah belidtah vatomer lah hameyaledet al tirei ki gam ze lah ben.

    וַיְהִ֥י בְהַקְשֹׁתָ֖הּ בְּלִדְתָּ֑הּ וַתֹּ֨אמֶר לָ֤הּ הַמְיַלֶּ֙דֶת֙ אַל־תִּ֣ירְאִ֔י כִּֽי־גַם־זֶ֥ה לָ֖ךְ בֵּֽן׃

    Doğumu güçleşince ebe ona, “Korkma, bu da bir oğlun olacak” dedi.

  42. Bereşit 35:27

    Vayavo yaakov el yitshak aviv mamre kiryat haarba hi hevron aşer gar şam avraham veyitshak.

    וַיָּבֹ֤א יַעֲקֹב֙ אֶל־יִצְחָ֣ק אָבִ֔יו מַמְרֵ֖א קִרְיַ֣ת הָֽאַרְבַּ֑ע הִ֣וא חֶבְר֔וֹן אֲשֶׁר־גָּֽר־שָׁ֥ם אַבְרָהָ֖ם וְיִצְחָֽק׃

    Yaakov, babası Yitshak’ın yanına, Avraam ile Yitshak’ın yabancı olarak yaşadığı Mamre’ye, Kiryat-Arba’ya, yani Hevron’a geldi.

  43. Bereşit 35:29

    Vayigva yitshak vayamot vayeasef el amav zaken useva yamim vayikberu oto esav veyaakov banav.

    וַיִּגְוַ֨ע יִצְחָ֤ק וַיָּ֙מָת֙ וַיֵּאָ֣סֶף אֶל־עַמָּ֔יו זָקֵ֖ן וּשְׂבַ֣ע יָמִ֑ים וַיִּקְבְּר֣וּ אֹת֔וֹ עֵשָׂ֥ו וְיַעֲקֹ֖ב בָּנָֽיו׃ (פ)

    Yitshak yaşlı ve günlere doymuş olarak son nefesini verip öldü, halkına katıldı. Oğulları Esav ile Yaakov onu gömdüler.

  44. Bereşit 36:6

    Vayikah esav et naşav veet banav veet benotav veet kol nafşot beto veet mikneu veet kol behemto veet kol kinyano aşer rahaş beerets kenaan vayeleh el erets mipene yaakov ahiv.

    וַיִּקַּ֣ח עֵשָׂ֡ו אֶת־נָ֠שָׁיו וְאֶת־בָּנָ֣יו וְאֶת־בְּנֹתָיו֮ וְאֶת־כָּל־נַפְשׁ֣וֹת בֵּיתוֹ֒ וְאֶת־מִקְנֵ֣הוּ וְאֶת־כָּל־בְּהֶמְתּ֗וֹ וְאֵת֙ כָּל־קִנְיָנ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר רָכַ֖שׁ בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־אֶ֔רֶץ מִפְּנֵ֖י יַעֲקֹ֥ב אָחִֽיו׃

    Esav eşlerini, oğullarını, kızlarını, evindeki bütün insanları, sürülerini, bütün hayvanlarını ve Kenaan ülkesinde edindiği bütün malları aldı. Kardeşi Yaakov’dan ayrılıp başka bir ülkeye gitti.

  45. Bereşit 37:2

    Ele toledot yaakov yosef ben şeva esre şana haya roe et ehav batson veu naar et bene vilha veet bene zilpa neşe aviv vayave yosef et dibatam raa el avihem.

    אֵ֣לֶּה ׀ תֹּלְד֣וֹת יַעֲקֹ֗ב יוֹסֵ֞ף בֶּן־שְׁבַֽע־עֶשְׂרֵ֤ה שָׁנָה֙ הָיָ֨ה רֹעֶ֤ה אֶת־אֶחָיו֙ בַּצֹּ֔אן וְה֣וּא נַ֗עַר אֶת־בְּנֵ֥י בִלְהָ֛ה וְאֶת־בְּנֵ֥י זִלְפָּ֖ה נְשֵׁ֣י אָבִ֑יו וַיָּבֵ֥א יוֹסֵ֛ף אֶת־דִּבָּתָ֥ם רָעָ֖ה אֶל־אֲבִיהֶֽם׃

    Yaakov’un soyunun öyküsü şöyledir. Yosef on yedi yaşındaydı; kardeşleriyle sürüyü güdüyordu. Gençti; babasının eşleri Bilha ile Zilpa’nın oğullarıyla birlikteydi. Yosef, kardeşleri hakkında kötü haberleri babalarına getiriyordu.

  46. Bereşit 37:10

    Vayesaper el aviv veel ehav vayigar bo aviv vayomer lo ma hahalom haze aşer halameta havo navo ani veimeha veaheha lehiştahavot leha aretsa.

    וַיְסַפֵּ֣ר אֶל־אָבִיו֮ וְאֶל־אֶחָיו֒ וַיִּגְעַר־בּ֣וֹ אָבִ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מָ֛ה הַחֲל֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר חָלָ֑מְתָּ הֲב֣וֹא נָב֗וֹא אֲנִי֙ וְאִמְּךָ֣ וְאַחֶ֔יךָ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֥ת לְךָ֖ אָֽרְצָה׃

    Rüyayı babasına ve kardeşlerine anlattı. Babası onu azarlayıp, “Bu gördüğün nasıl bir rüya?” dedi. “Ben, annen ve kardeşlerin gerçekten gelip önünde yere mi kapanacağız?”

  47. Bereşit 37:13

    Vayomer yisrael el yosef halo aheha roim bişhem leha veeşlahaha alehem vayomer lo hineni.

    וַיֹּ֨אמֶר יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־יוֹסֵ֗ף הֲל֤וֹא אַחֶ֙יךָ֙ רֹעִ֣ים בִּשְׁכֶ֔ם לְכָ֖ה וְאֶשְׁלָחֲךָ֣ אֲלֵיהֶ֑ם וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ הִנֵּֽנִי׃

    İsrael, Yosef’e, “Kardeşlerin Şehem’de sürüyü otlatıyorlar, değil mi?” dedi. “Gel, seni onların yanına göndereyim.” Yosef, “Hazırım” diye cevap verdi.

  48. Bereşit 37:19

    Vayomeru el ahiv hine baal hahalomot halaze ba.

    וַיֹּאמְר֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו הִנֵּ֗ה בַּ֛עַל הַחֲלֹמ֥וֹת הַלָּזֶ֖ה בָּֽא׃

    Birbirlerine, “İşte şu rüyacı geliyor!” dediler.

  49. Bereşit 37:22

    Bu ayette 4 kez

    Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃

    “Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.

  50. Bereşit 37:23

    Vayehi kaaşer ba yosef el ehav vayafşitu et yosef et kutaneto et ketonet hapasim aşer alav.

    וַֽיְהִ֕י כַּֽאֲשֶׁר־בָּ֥א יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָ֑יו וַיַּפְשִׁ֤יטוּ אֶת־יוֹסֵף֙ אֶת־כֻּתָּנְתּ֔וֹ אֶת־כְּתֹ֥נֶת הַפַּסִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר עָלָֽיו׃

    Yosef kardeşlerinin yanına gelince üzerindeki entariyi, süslü entarisini çıkardılar.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Temel kelime (lemma) אֶל

Türkçe anlam: -e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

motion to

Dilbilgisel yapı: edat

Bu yapının kullanımı: 1149 kez

Teknik kodHR

Temel kelime (lemma) אַל

Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

not

Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı

Bu yapının kullanımı: 86 kez

Teknik kodHTn

Temel kelime (lemma) אֵל

Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 24 kez

Teknik kodHNcmsa

Temel kelime (lemma) בֵּֽיתְ־אֵל

Türkçe anlam: Bet-El (yer adı)

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

Bethel

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 13 kez

Teknik kodHNp

Temel kelime (lemma) אֵל

Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 7 kez

Teknik kodHNcmsc

Temel kelime (lemma) לֹא

Türkçe anlam: değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

not; no

Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHTn

Temel kelime (lemma) אַל

Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

not

Dilbilgisel yapı: edat

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHR

Temel kelime (lemma) אֵל

Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHNp
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.