İbranice biçim אִם
Temel kelime (lemma) אִם
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Türkçe anlam: eğer, şayet
Dilbilgisel yapı: bağlaç
Bu yapının kullanımı: 154 kez
Teknik kod
HCTORA’DA KELİME
eğer, şayet · ile, beraber, birlikte
im okunuşu Tora’da 245 kez, 224 farklı ayette görülür.
İm kofer yuşat alav venatan pidyon nafşo kehol aşer yuşat alav.
אִם־כֹּ֖פֶר יוּשַׁ֣ת עָלָ֑יו וְנָתַן֙ פִּדְיֹ֣ן נַפְשׁ֔וֹ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־יוּשַׁ֖ת עָלָֽיו׃
Kendisine bir kurtulma bedeli konursa canının karşılığı olarak belirlenen bedelin tamamını ödeyecek.
İm eved yigah haşor o ama kesef şeloşim şekalim yiten ladonav vehaşor yisakel.
אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף ׀ שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל׃ (ס)
Öküz bir köleyi ya da cariyeyi boynuzlarsa sahibi, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verecek; öküz taşlanacak.
İm bamahteret yimatse haganav vehuka vamet en lo damim.
אִם־בַּמַּחְתֶּ֛רֶת יִמָּצֵ֥א הַגַּנָּ֖ב וְהֻכָּ֣ה וָמֵ֑ת אֵ֥ין ל֖וֹ דָּמִֽים׃
Bir hırsız içeri girmek için delik açarken yakalanır, vurulup öldürülürse onu öldüren kan dökmekten sorumlu tutulmaz.
Bu ayette 2 kez
İm zareha haşemeş alav damim lo şalem yeşalem im en lo venimkar bignevato.
אִם־זָרְחָ֥ה הַשֶּׁ֛מֶשׁ עָלָ֖יו דָּמִ֣ים ל֑וֹ שַׁלֵּ֣ם יְשַׁלֵּ֔ם אִם־אֵ֣ין ל֔וֹ וְנִמְכַּ֖ר בִּגְנֵבָתֽוֹ׃
Ama güneş onun üzerine doğmuşsa kan dökmekten sorumlu tutulur. Hırsız mutlaka karşılığını ödemelidir; ödeyecek bir şeyi yoksa çaldığının karşılığı olarak satılacaktır.
İm himatse timatse veyado hageneva mişor ad hamor ad se hayim şenayim yeşalem.
אִֽם־הִמָּצֵא֩ תִמָּצֵ֨א בְיָד֜וֹ הַגְּנֵבָ֗ה מִשּׁ֧וֹר עַד־חֲמ֛וֹר עַד־שֶׂ֖ה חַיִּ֑ים שְׁנַ֖יִם יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Çaldığı hayvan, ister öküz, ister eşek, ister davar olsun, elinde canlı bulunursa iki katını ödeyecektir.
Ki yiten iş el reeu kesef o helim lişmor vegunav mibet haiş im yimatse haganav yeşalem şenayim.
כִּֽי־יִתֵּן֩ אִ֨ישׁ אֶל־רֵעֵ֜הוּ כֶּ֤סֶף אֽוֹ־כֵלִים֙ לִשְׁמֹ֔ר וְגֻנַּ֖ב מִבֵּ֣ית הָאִ֑ישׁ אִם־יִמָּצֵ֥א הַגַּנָּ֖ב יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנָֽיִם׃
Bir adam komşusuna saklaması için para ya da eşya verir ve bunlar o adamın evinden çalınırsa, hırsız bulunduğunda iki katını ödeyecek.
Bu ayette 2 kez
İm lo yimatse haganav venikrav baal habayit el haelohim im lo şalah yado bimlehet reeu.
אִם־לֹ֤א יִמָּצֵא֙ הַגַּנָּ֔ב וְנִקְרַ֥ב בַּֽעַל־הַבַּ֖יִת אֶל־הָֽאֱלֹהִ֑ים אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֥אכֶת רֵעֵֽהוּ׃
Hırsız bulunmazsa evin sahibi, komşusunun malına el uzatıp uzatmadığının belirlenmesi için yargıçların önüne gelecek.
Şevuat Adonay tihye ben şenehem im lo şalah yado bimlehet reeu velakah bealav velo yeşalem.
שְׁבֻעַ֣ת יְהוָ֗ה תִּהְיֶה֙ בֵּ֣ין שְׁנֵיהֶ֔ם אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֣אכֶת רֵעֵ֑הוּ וְלָקַ֥ח בְּעָלָ֖יו וְלֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃
komşusunun malına el uzatmadığına dair Adonay adına edeceği yemin, ikisi arasındaki meseleyi çözecek. Mal sahibi bunu kabul edecek; emaneti alan ödeme yapmayacak.
İm tarof yitaref yevieu ed haterefa lo yeşalem.
אִם־טָרֹ֥ף יִטָּרֵ֖ף יְבִאֵ֣הוּ עֵ֑ד הַטְּרֵפָ֖ה לֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃ (פ)
Yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanırsa kalıntısını kanıt olarak getirecek. Parçalanan hayvanın karşılığını ödemeyecek.
Bu ayette 2 kez
İm bealav imo lo yeşalem im sahir u ba bisharo.
אִם־בְּעָלָ֥יו עִמּ֖וֹ לֹ֣א יְשַׁלֵּ֑ם אִם־שָׂכִ֣יר ה֔וּא בָּ֖א בִּשְׂכָרֽוֹ׃ (ס)
Sahibi yanındaysa karşılığını ödemeyecek. Hayvan kiralanmışsa bu, kira bedeline dahildir.
İm maen yemaen aviha letitah lo kesef yişkol kemohar habetulot.
אִם־מָאֵ֧ן יְמָאֵ֛ן אָבִ֖יהָ לְתִתָּ֣הּ ל֑וֹ כֶּ֣סֶף יִשְׁקֹ֔ל כְּמֹ֖הַר הַבְּתוּלֹֽת׃ (ס)
Babası kızını ona vermeyi kesinlikle reddederse, adam bakireler için ödenen evlilik bedeli kadar gümüş ödeyecek.
Kol şohev im behema mot yumat.
כָּל־שֹׁכֵ֥ב עִם־בְּהֵמָ֖ה מ֥וֹת יוּמָֽת׃ (ס)
Hayvanla cinsel ilişkiye giren herkes kesinlikle öldürülecektir.
Bu ayette 2 kez
İm ane teane oto ki im tsaok yitsak elay şamoa eşma tsaakato.
אִם־עַנֵּ֥ה תְעַנֶּ֖ה אֹת֑וֹ כִּ֣י אִם־צָעֹ֤ק יִצְעַק֙ אֵלַ֔י שָׁמֹ֥עַ אֶשְׁמַ֖ע צַעֲקָתֽוֹ׃
Ona eziyet eder de bana haykırırsa feryadını mutlaka duyacağım.
İm kesef talve et ami et heani imah lo tihye lo kenoşe lo tesimun alav neşeh.
אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃
Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.
İm havol tahbol salmat reeha ad bo haşemeş teşivenu lo.
אִם־חָבֹ֥ל תַּחְבֹּ֖ל שַׂלְמַ֣ת רֵעֶ֑ךָ עַד־בֹּ֥א הַשֶּׁ֖מֶשׁ תְּשִׁיבֶ֥נּוּ לֽוֹ׃
Komşunun giysisini rehin alırsan güneş batmadan ona geri vereceksin.
Ken taase leşoreha letsoneha şivat yamim yihye im imo bayom haşemini titeno li.
כֵּֽן־תַּעֲשֶׂ֥ה לְשֹׁרְךָ֖ לְצֹאנֶ֑ךָ שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ יִהְיֶ֣ה עִם־אִמּ֔וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁמִינִ֖י תִּתְּנוֹ־לִֽי׃
Sığırın ve davarın için de böyle yapacaksın. İlk yavru yedi gün annesiyle kalacak; sekizinci gün onu bana vereceksin.
Lo tisa şema şav al taşet yadeha im raşa lihyot ed hamas.
לֹ֥א תִשָּׂ֖א שֵׁ֣מַע שָׁ֑וְא אַל־תָּ֤שֶׁת יָֽדְךָ֙ עִם־רָשָׁ֔ע לִהְיֹ֖ת עֵ֥ד חָמָֽס׃ (ס)
Asılsız haber yaymayacaksın. Haksız tanıklık etmek için kötü kişiyle el birliği yapmayacaksın.
Ki im şamoa tişma bekolo veasita kol aşer adaber veayavti et oyeveha vetsarti et tsorereha.
כִּ֣י אִם־שָׁמֹ֤עַ תִּשְׁמַע֙ בְּקֹל֔וֹ וְעָשִׂ֕יתָ כֹּ֖ל אֲשֶׁ֣ר אֲדַבֵּ֑ר וְאָֽיַבְתִּי֙ אֶת־אֹ֣יְבֶ֔יךָ וְצַרְתִּ֖י אֶת־צֹרְרֶֽיךָ׃
Ama onun sözünü dikkatle dinler ve söylediğim her şeyi yaparsan, düşmanlarına düşman olacak, sana karşı çıkanlara karşı çıkacağım.
Veata im tisa hatatam veim ayin meheni na misifreha aşer kataveta.
וְעַתָּ֖ה אִם־תִּשָּׂ֣א חַטָּאתָ֑ם וְאִם־אַ֕יִן מְחֵ֣נִי נָ֔א מִֽסִּפְרְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר כָּתָֽבְתָּ׃
Şimdi, günahlarını bağışlarsan… Ama bağışlamayacaksan, lütfen beni yazdığın kitabından sil.”
Vehaya kevo moşe haohela yered amud heanan veamad petah haohel vediber im moşe.
וְהָיָ֗ה כְּבֹ֤א מֹשֶׁה֙ הָאֹ֔הֱלָה יֵרֵד֙ עַמּ֣וּד הֶֽעָנָ֔ן וְעָמַ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְדִבֶּ֖ר עִם־מֹשֶֽׁה׃
Moşe çadıra girdiğinde bulut sütunu iner, çadırın girişinde durur ve Adonay Moşe’yle konuşurdu.
Veata im na matsati hen beeneha hodieni na et deraheha veedaaha lemaan emtsa hen beeneha uree ki ameha hagoy haze.
וְעַתָּ֡ה אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֜ן בְּעֵינֶ֗יךָ הוֹדִעֵ֤נִי נָא֙ אֶת־דְּרָכֶ֔ךָ וְאֵדָ֣עֲךָ֔ לְמַ֥עַן אֶמְצָא־חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וּרְאֵ֕ה כִּ֥י עַמְּךָ֖ הַגּ֥וֹי הַזֶּֽה׃
Şimdi, gözünde lütuf bulduysam, lütfen yollarını bana bildir ki Seni tanıyayım ve gözünde lütuf bulayım. Bu ulusun Senin halkın olduğunu göz önünde tut.”
Vayomer elav im en paneha holehim al taalenu mize.
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑יו אִם־אֵ֤ין פָּנֶ֙יךָ֙ הֹלְכִ֔ים אַֽל־תַּעֲלֵ֖נוּ מִזֶּֽה׃
Moşe O’na, “Bizzat Sen gitmeyeceksen bizi buradan çıkarma” dedi.
Vayomer im na matsati hen beeneha Adonay yeleh na Adonay bekirbenu ki am keşe oref u vesalahta laavonenu ulehatatenu unehaltanu.
וַיֹּ֡אמֶר אִם־נָא֩ מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֙יךָ֙ אֲדֹנָ֔י יֵֽלֶךְ־נָ֥א אֲדֹנָ֖י בְּקִרְבֵּ֑נוּ כִּ֤י עַם־קְשֵׁה־עֹ֙רֶף֙ ה֔וּא וְסָלַחְתָּ֛ לַעֲוֺנֵ֥נוּ וּלְחַטָּאתֵ֖נוּ וּנְחַלְתָּֽנוּ׃
“Efendim, gözünde lütuf bulduysam, lütfen Efendim aramızda gitsin” dedi. “Dik başlı bir halk olsak da suçumuzu ve günahımızı bağışla; bizi kendine ait bir halk olarak al.”
Vayehi şam im Adonay arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahal umayim lo şata vayihtov al haluhot et divre haberit aseret hadevarim.
וַֽיְהִי־שָׁ֣ם עִם־יְהוָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔ל וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתָ֑ה וַיִּכְתֹּ֣ב עַל־הַלֻּחֹ֗ת אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י הַבְּרִ֔ית עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִֽים׃
Moşe orada Adonay’la kırk gün kırk gece kaldı. Ekmek yemedi, su içmedi. Levhalara antlaşmanın sözleri, On Söz yazıldı.
İm ola korbano min habakar zahar tamim yakrivenu el petah ohel moed yakriv oto lirtsono lifne Adonay.
אִם־עֹלָ֤ה קָרְבָּנוֹ֙ מִן־הַבָּקָ֔ר זָכָ֥ר תָּמִ֖ים יַקְרִיבֶ֑נּוּ אֶל־פֶּ֝תַח אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ יַקְרִ֣יב אֹת֔וֹ לִרְצֹנ֖וֹ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Sunusu sığırlardan, bütünüyle yakılan bir sunuysa kusursuz bir erkek getirecek. Adonay’ın önünde kabul görmesi için onu Buluşma Çadırı’nın girişine getirecek.
Bu ayette 3 kez
Veim zevah şelamim korbano im min habakar u makriv im zahar im nekeva tamim yakrivenu lifne Adonay.
וְאִם־זֶ֥בַח שְׁלָמִ֖ים קָרְבָּנ֑וֹ אִ֤ם מִן־הַבָּקָר֙ ה֣וּא מַקְרִ֔יב אִם־זָכָר֙ אִם־נְקֵבָ֔ה תָּמִ֥ים יַקְרִיבֶ֖נּוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Sunusu bir esenlik kurbanıysa ve sığırlardan sunuyorsa, ister erkek ister dişi olsun, Adonay’ın önüne kusursuz bir hayvan getirecek.
İm kesev u makriv et korbano vehikriv oto lifne Adonay.
אִם־כֶּ֥שֶׂב הֽוּא־מַקְרִ֖יב אֶת־קָרְבָּנ֑וֹ וְהִקְרִ֥יב אֹת֖וֹ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Sunu olarak bir koyun getiriyorsa onu Adonay’ın önüne getirecek.
İm hakohen hamaşiah yeheta leaşmat haam vehikriv al hatato aşer hata par ben bakar tamim ladonay lehatat.
אִ֣ם הַכֹּהֵ֧ן הַמָּשִׁ֛יחַ יֶחֱטָ֖א לְאַשְׁמַ֣ת הָעָ֑ם וְהִקְרִ֡יב עַ֣ל חַטָּאתוֹ֩ אֲשֶׁ֨ר חָטָ֜א פַּ֣ר בֶּן־בָּקָ֥ר תָּמִ֛ים לַיהוָ֖ה לְחַטָּֽאת׃
meshedilmiş kâhin günah işleyip halkı suçlu duruma düşürürse, işlediği günah için Adonay’a günah sunusu olarak kusursuz, genç bir boğa sunacak.
Venefeş ki teheta veşamea kol ala veu ed o raa o yada im lo yagid venasa avono.
וְנֶ֣פֶשׁ כִּֽי־תֶחֱטָ֗א וְשָֽׁמְעָה֙ ק֣וֹל אָלָ֔ה וְה֣וּא עֵ֔ד א֥וֹ רָאָ֖ה א֣וֹ יָדָ֑ע אִם־ל֥וֹא יַגִּ֖יד וְנָשָׂ֥א עֲוֺנֽוֹ׃
Biri, tanıklık etmek üzere yeminle çağrıldığını duyarsa ve olayı görmüş ya da öğrenmiş bir tanık olduğu hâlde bildirmezse günah işlemiş olur ve suçunun sorumluluğunu taşır.
İm al toda yakrivenu vehikriv al zevah hatoda halot matsot belulot başemen urekike matsot meşuhim başamen vesolet murbehet halot belulot başamen.
אִ֣ם עַל־תּוֹדָה֮ יַקְרִיבֶנּוּ֒ וְהִקְרִ֣יב ׀ עַל־זֶ֣בַח הַתּוֹדָ֗ה חַלּ֤וֹת מַצּוֹת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֣ים בַּשָּׁ֑מֶן וְסֹ֣לֶת מֻרְבֶּ֔כֶת חַלֹּ֖ת בְּלוּלֹ֥ת בַּשָּֽׁמֶן׃
Şükran için sunuluyorsa şükran kurbanıyla birlikte yağla karıştırılmış mayasız ekmekler, üzerine yağ sürülmüş ince mayasız ekmekler ve kaynar suyla haşlanmış ince undan, yağla karıştırılmış ekmekler sunacak.
Veraau hakohen bayom haşevii im paso tifse baor vetime hakohen oto nega tsaraat hi.
וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י אִם־פָּשֹׂ֤ה תִפְשֶׂה֙ בָּע֔וֹר וְטִמֵּ֤א הַכֹּהֵן֙ אֹת֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא׃
Kâhin yedinci gün onu inceleyecek. Belirti deriye yayılmışsa arınmamış olduğuna hükmedecek; bu bir tsaraat belirtisidir.
Vehadava benidatah vehazav et zovo lazahar velanekeva uleiş aşer yişkav im temea.
וְהַדָּוָה֙ בְּנִדָּתָ֔הּ וְהַזָּב֙ אֶת־זוֹב֔וֹ לַזָּכָ֖ר וְלַנְּקֵבָ֑ה וּלְאִ֕ישׁ אֲשֶׁ֥ר יִשְׁכַּ֖ב עִם־טְמֵאָֽה׃ (פ)
âdet dönemindeki kadının, akıntısı olan erkeğin veya kadının ve arınmamış bir kadınla cinsel ilişkide bulunan erkeğin kuralı budur.”
Ki im lişero hakarov elav leimo uleaviv velivno ulevito uleahiv.
כִּ֚י אִם־לִשְׁאֵר֔וֹ הַקָּרֹ֖ב אֵלָ֑יו לְאִמּ֣וֹ וּלְאָבִ֔יו וְלִבְנ֥וֹ וּלְבִתּ֖וֹ וּלְאָחִֽיו׃
Ancak kendisine en yakın olan eşi, annesi, babası, oğlu, kızı ve erkek kardeşi için,
Almana ugeruşa vahalala zona et ele lo yikah ki im betula meamav yikah işa.
אַלְמָנָ֤ה וּגְרוּשָׁה֙ וַחֲלָלָ֣ה זֹנָ֔ה אֶת־אֵ֖לֶּה לֹ֣א יִקָּ֑ח כִּ֛י אִם־בְּתוּלָ֥ה מֵעַמָּ֖יו יִקַּ֥ח אִשָּֽׁה׃
Dul, boşanmış, kâhinlik soyunun kutsallığını yitirmiş ya da yasak bir ilişki nedeniyle kâhinle evlenmesi yasaklanmış bir kadınla evlenmeyecek. Yalnız kendi halkından bakire bir kadınla evlenecek.
Nefeş aşer tiga bo vetamea ad haarev velo yohal min hakodaşim ki im rahats besaro bamayim.
נֶ֚פֶשׁ אֲשֶׁ֣ר תִּגַּע־בּ֔וֹ וְטָמְאָ֖ה עַד־הָעָ֑רֶב וְלֹ֤א יֹאכַל֙ מִן־הַקֳּדָשִׁ֔ים כִּ֛י אִם־רָחַ֥ץ בְּשָׂר֖וֹ בַּמָּֽיִם׃
Bunlara dokunan kişi akşama kadar arınmamış olacak. Bedenini suyla yıkamadan kutsal sunulardan yemeyecek.
Vehişav im koneu mişenat himahero lo ad şenat hayovel vehaya kesef mimkaro bemispar şanim kime sahir yihye imo.
וְחִשַּׁב֙ עִם־קֹנֵ֔הוּ מִשְּׁנַת֙ הִמָּ֣כְרוֹ ל֔וֹ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְהָיָ֞ה כֶּ֤סֶף מִמְכָּרוֹ֙ בְּמִסְפַּ֣ר שָׁנִ֔ים כִּימֵ֥י שָׂכִ֖יר יִהְיֶ֥ה עִמּֽוֹ׃
Alıcısıyla birlikte satıldığı yıldan Yovel yılına kadar hesap yapacak. Satış bedeli yılların sayısına göre değerlendirilecek; onun yanında geçirdiği süre ücretli işçinin süresi gibi sayılacak.
İm od rabot başanim lefihen yaşiv geulato mikesef miknato.
אִם־ע֥וֹד רַבּ֖וֹת בַּשָּׁנִ֑ים לְפִיהֶן֙ יָשִׁ֣יב גְּאֻלָּת֔וֹ מִכֶּ֖סֶף מִקְנָתֽוֹ׃
Daha çok yıl varsa satın alma bedelinden o yıllara karşılık gelen kurtarma bedelini geri ödeyecek.
İm behukotay telehu veet mitsvotay tişmeru vaasitem otam.
אִם־בְּחֻקֹּתַ֖י תֵּלֵ֑כוּ וְאֶת־מִצְוֺתַ֣י תִּשְׁמְר֔וּ וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָֽם׃
Kurallarıma göre yaşar, emirlerimi korur ve yerine getirirseniz,
Veim miben şişim şana vamala im zahar vehaya erkeha hamişa asar şakel velanekeva asara şekalim.
וְ֠אִם מִבֶּן־שִׁשִּׁ֨ים שָׁנָ֤ה וָמַ֙עְלָה֙ אִם־זָכָ֔ר וְהָיָ֣ה עֶרְכְּךָ֔ חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר שָׁ֑קֶל וְלַנְּקֵבָ֖ה עֲשָׂרָ֥ה שְׁקָלִֽים׃
Altmış yaş ve üzerindeyse erkek için belirlenmiş bedel on beş şekel, kadın için on şekel olacak.
İm mişenat hayovel yakdiş sadeu keerkeha yakum.
אִם־מִשְּׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל יַקְדִּ֣ישׁ שָׂדֵ֑הוּ כְּעֶרְכְּךָ֖ יָקֽוּם׃
Tarlasını Yovel yılından başlayarak kutsal olarak ayırırsa belirlenmiş bedel tam olarak geçerli olacak.
Bu ayette 2 kez
Ah behor aşer yevukar ladonay bivhema lo yakdiş iş oto im şor im se ladonay u.
אַךְ־בְּכ֞וֹר אֲשֶׁר־יְבֻכַּ֤ר לַֽיהוָה֙ בִּבְהֵמָ֔ה לֹֽא־יַקְדִּ֥ישׁ אִ֖ישׁ אֹת֑וֹ אִם־שׁ֣וֹר אִם־שֶׂ֔ה לַֽיהוָ֖ה הֽוּא׃
Ancak hayvanların ilk doğanı, ilk doğan olarak zaten Adonay’a ait olduğu için kimse onu ayrıca kutsal olarak ayıramaz. İster sığır ister davar olsun, o Adonay’ındır.
Vehişbia otah hakohen veamar el haişa im lo şahav iş otah veim lo satit tuma tahat işeh hinaki mime hamarim hameararim haele.
וְהִשְׁבִּ֨יעַ אֹתָ֜הּ הַכֹּהֵ֗ן וְאָמַ֤ר אֶל־הָֽאִשָּׁה֙ אִם־לֹ֨א שָׁכַ֥ב אִישׁ֙ אֹתָ֔ךְ וְאִם־לֹ֥א שָׂטִ֛ית טֻמְאָ֖ה תַּ֣חַת אִישֵׁ֑ךְ הִנָּקִ֕י מִמֵּ֛י הַמָּרִ֥ים הַֽמְאָרֲרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Kâhin kadına ant içirecek ve şöyle diyecek: “Kocandan başka bir adam seninle yatmadıysa, kocanla evliyken sapıp arınmamış duruma gelmediysen bu lanet getiren acı sudan zarar görme.
Vehişkah et hamayim vehayeta im nitmea vatimol maal beişah uvau vah hamayim hameararim lemarim vetsaveta vitnah venafela yerehah vehayeta haişa leala bekerev amah.
וְהִשְׁקָ֣הּ אֶת־הַמַּ֗יִם וְהָיְתָ֣ה אִֽם־נִטְמְאָה֮ וַתִּמְעֹ֣ל מַ֣עַל בְּאִישָׁהּ֒ וּבָ֨אוּ בָ֜הּ הַמַּ֤יִם הַמְאָֽרֲרִים֙ לְמָרִ֔ים וְצָבְתָ֣ה בִטְנָ֔הּ וְנָפְלָ֖ה יְרֵכָ֑הּ וְהָיְתָ֧ה הָאִשָּׁ֛ה לְאָלָ֖ה בְּקֶ֥רֶב עַמָּֽהּ׃
Suyu içirdiğinde, kadın arınmamış duruma gelmiş ve kocasına sadakatsizlik etmişse lanet getiren su içine girip acılık verecek; karnı şişecek ve uyluğu çökecek. Kadın halkının arasında lanetlerde anılan bir örnek olacak.
Vayomer elav lo eleh ki im el artsi veel moladti eleh.
וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו לֹ֣א אֵלֵ֑ךְ כִּ֧י אִם־אֶל־אַרְצִ֛י וְאֶל־מוֹלַדְתִּ֖י אֵלֵֽךְ׃
Hovav ona, “Gitmeyeceğim; kendi ülkeme ve akrabalarımın yanına gideceğim” dedi.
Heanohi hariti et kol haam haze im anohi yelidtiu ki tomar elay saeu vehekeha kaaşer yisa haomen et hayonek al haadama aşer nişbata laavotav.
הֶאָנֹכִ֣י הָרִ֗יתִי אֵ֚ת כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אִם־אָנֹכִ֖י יְלִדְתִּ֑יהוּ כִּֽי־תֹאמַ֨ר אֵלַ֜י שָׂאֵ֣הוּ בְחֵיקֶ֗ךָ כַּאֲשֶׁ֨ר יִשָּׂ֤א הָאֹמֵן֙ אֶת־הַיֹּנֵ֔ק עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתָּ לַאֲבֹתָֽיו׃
Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onu ben mi doğurdum ki bana, ‘Bir bakıcının emzikteki çocuğu taşıdığı gibi onları kucağında, atalarına ant içtiğim toprağa taşı’ diyorsun?
Veim kaha at ose li haregeni na harog im matsati hen beeneha veal ere beraati.
וְאִם־כָּ֣כָה ׀ אַתְּ־עֹ֣שֶׂה לִּ֗י הָרְגֵ֤נִי נָא֙ הָרֹ֔ג אִם־מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְאַל־אֶרְאֶ֖ה בְּרָעָתִֽי׃ (פ)
Bana böyle davranacaksan, gözünde lütuf bulduysam lütfen beni hemen öldür de felaketimi görmeyeyim.”
Hatson uvakar yişahet lahem umatsa lahem im et kol dege hayam yeasef lahem umatsa lahem.
הֲצֹ֧אן וּבָקָ֛ר יִשָּׁחֵ֥ט לָהֶ֖ם וּמָצָ֣א לָהֶ֑ם אִ֣ם אֶֽת־כָּל־דְּגֵ֥י הַיָּ֛ם יֵאָסֵ֥ף לָהֶ֖ם וּמָצָ֥א לָהֶֽם׃ (פ)
Onlar için davar ve sığır kesilse yeter mi? Denizin bütün balıkları onlar için toplansa yeter mi?”
Vayomer Adonay el moşe hayad Adonay tiktsar ata tire hayikreha devari im lo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הֲיַ֥ד יְהוָ֖ה תִּקְצָ֑ר עַתָּ֥ה תִרְאֶ֛ה הֲיִקְרְךָ֥ דְבָרִ֖י אִם־לֹֽא׃
Adonay Moşe’ye, “Adonay’ın eli mi kısaldı?” dedi. “Sözümün senin için gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini şimdi göreceksin.”
Vayomer şimu na devaray im yiheye neviahem Adonay bamara elav etvada bahalom adaber bo.
וַיֹּ֖אמֶר שִׁמְעוּ־נָ֣א דְבָרָ֑י אִם־יִֽהְיֶה֙ נְבִ֣יאֲכֶ֔ם יְהוָ֗ה בַּמַּרְאָה֙ אֵלָ֣יו אֶתְוַדָּ֔ע בַּחֲל֖וֹם אֲדַבֶּר־בּֽוֹ׃
Şöyle dedi: “Sözlerimi dinleyin. Aranızda bir peygamber varsa Ben Adonay, ona Kendimi bir görümde bildirir, onunla rüyada konuşurum.
Ureitem et haarets ma hi veet haam hayoşev aleha hehazak u harafe hameat u im rav.
וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־הָאָ֖רֶץ מַה־הִ֑וא וְאֶת־הָעָם֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עָלֶ֔יהָ הֶחָזָ֥ק הוּא֙ הֲרָפֶ֔ה הַמְעַ֥ט ה֖וּא אִם־רָֽב׃
Ülkenin nasıl olduğunu, orada yaşayan halkın güçlü mü zayıf mı, az mı çok mu olduğunu görün.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim אִם
Temel kelime (lemma) אִם
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Türkçe anlam: eğer, şayet
Dilbilgisel yapı: bağlaç
Bu yapının kullanımı: 154 kez
HCİbranice biçim עִם
Temel kelime (lemma) עִם
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Türkçe anlam: ile, beraber, birlikte
Dilbilgisel yapı: edat
Bu yapının kullanımı: 61 kez
HRİbranice biçim אִם
Temel kelime (lemma) כִּי אם־
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
that if
Dilbilgisel yapı: bağlaç
Bu yapının kullanımı: 30 kez
HCOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.