Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
earth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 364 kez
Teknik kod
HTd/NcbsaTORA’DA KELİME
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
haarets okunuşu Tora’da 364 kez, 317 farklı ayette görülür.
Vetapehem aşer amartem lavaz yihye veheveti otam veyadeu et haarets aşer meastem bah.
וְטַ֨פְּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם לָבַ֣ז יִהְיֶ֑ה וְהֵבֵיאתִ֣י אֹתָ֔ם וְיָֽדְעוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר מְאַסְתֶּ֖ם בָּֽהּ׃
Yağma edileceklerini söylediğiniz çocuklarınızı ise oraya getireceğim. Sizin reddettiğiniz ülkeyi onlar tanıyacak.
Bemispar hayamim aşer tartem et haarets arbaim yom yom laşana yom laşana tisu et avonotehem arbaim şana vidatem et tenuati.
בְּמִסְפַּ֨ר הַיָּמִ֜ים אֲשֶׁר־תַּרְתֶּ֣ם אֶת־הָאָרֶץ֮ אַרְבָּעִ֣ים יוֹם֒ י֣וֹם לַשָּׁנָ֞ה י֣וֹם לַשָּׁנָ֗ה תִּשְׂאוּ֙ אֶת־עֲוֺנֹ֣תֵיכֶ֔ם אַרְבָּעִ֖ים שָׁנָ֑ה וִֽידַעְתֶּ֖ם אֶת־תְּנוּאָתִֽי׃
Ülkeyi araştırdığınız günlerin sayısına göre, kırk güne karşılık her gün için bir yıl, her gün için bir yıl olmak üzere kırk yıl suçlarınızın yükünü taşıyacaksınız. Bana karşı gelmenin ne demek olduğunu bileceksiniz.
Bu ayette 2 kez
Vehaanaşim aşer şalah moşe latur et haarets vayaşuvu vayalinu alav et kol haeda lehotsi diba al haarets.
וְהָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח מֹשֶׁ֖ה לָת֣וּר אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּשֻׁ֗בוּ וילונו [וַיַּלִּ֤ינוּ] עָלָיו֙ אֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה לְהוֹצִ֥יא דִבָּ֖ה עַל־הָאָֽרֶץ׃
Moşe’nin ülkeyi araştırmaya gönderdiği adamlar dönüp ülke hakkında kötü haber yayarak bütün topluluğun ona karşı söylenmesine yol açmışlardı.
Vayamutu haanaşim motsie dibat haarets raa bamagefa lifne Adonay.
וַיָּמֻ֙תוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים מוֹצִאֵ֥י דִבַּת־הָאָ֖רֶץ רָעָ֑ה בַּמַּגֵּפָ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Ülke hakkında kötü haber yayan o adamlar, Adonay’ın huzurunda salgınla öldüler.
Vihoşua bin nun vehalev ben yefune hayu min haanaşim hahem haholehim latur et haarets.
וִיהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֔וּן וְכָלֵ֖ב בֶּן־יְפֻנֶּ֑ה חָיוּ֙ מִן־הָאֲנָשִׁ֣ים הָהֵ֔ם הַֽהֹלְכִ֖ים לָת֥וּר אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Ülkeyi araştırmaya giden o adamlardan Nun oğlu Yeoşua ve Yefune oğlu Kalev hayatta kaldı.
Daber el bene yisrael veamarta alehem bevoahem el haarets aşer ani mevi ethem şama.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם בְּבֹֽאֲכֶם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֛י מֵבִ֥יא אֶתְכֶ֖ם שָֽׁמָּה׃
İsraeloğullarına konuş ve de ki: Sizi getireceğim ülkeye girdiğinizde,
Vehaya baahalehem milehem haarets tarimu teruma ladonay.
וְהָיָ֕ה בַּאֲכָלְכֶ֖ם מִלֶּ֣חֶם הָאָ֑רֶץ תָּרִ֥ימוּ תְרוּמָ֖ה לַיהוָֽה׃
ülkenin ekmeğinden yerken Adonay’a bir pay ayıracaksınız.
Vatiftah haarets et piha vativla otam veet batehem veet kol haadam aşer lekorah veet kol harahuş.
וַתִּפְתַּ֤ח הָאָ֙רֶץ֙ אֶת־פִּ֔יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֖ם וְאֶת־בָּתֵּיהֶ֑ם וְאֵ֤ת כָּל־הָאָדָם֙ אֲשֶׁ֣ר לְקֹ֔רַח וְאֵ֖ת כָּל־הָרֲכֽוּשׁ׃
Toprak ağzını açtı; onları, ev halklarını, Korah’a ait bütün adamları ve bütün mallarını yuttu.
Vayeredu hem vehol aşer lahem hayim şeola vatehas alehem haarets vayovedu mitoh hakahal.
וַיֵּ֨רְד֜וּ הֵ֣ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֛ם חַיִּ֖ים שְׁאֹ֑לָה וַתְּכַ֤ס עֲלֵיהֶם֙ הָאָ֔רֶץ וַיֹּאבְד֖וּ מִתּ֥וֹךְ הַקָּהָֽל׃
Kendileri ve onlara ait her şey diri diri Şeol’e indi. Toprak üzerlerini örttü ve topluluğun arasından yok oldular.
Vehol yisrael aşer sevivotehem nasu lekolam ki ameru pen tivlaenu haarets.
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֛ר סְבִיבֹתֵיהֶ֖ם נָ֣סוּ לְקֹלָ֑ם כִּ֣י אָֽמְר֔וּ פֶּן־תִּבְלָעֵ֖נוּ הָאָֽרֶץ׃
Çevrelerindeki bütün İsraelliler onların çığlıklarını duyunca, “Toprak bizi de yutmasın!” diyerek kaçtılar.
Vayomer Adonay el moşe veel aharon yaan lo heemantem bi lehakdişeni leene bene yisrael lahen lo taviu et hakahal haze el haarets aşer natati lahem.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ יַ֚עַן לֹא־הֶאֱמַנְתֶּ֣ם בִּ֔י לְהַ֨קְדִּישֵׁ֔נִי לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לָכֵ֗ן לֹ֤א תָבִ֙יאוּ֙ אֶת־הַקָּהָ֣ל הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָהֶֽם׃
Adonay Moşe’ye ve Aaron’a, “İsraeloğullarının gözleri önünde kutsallığımı göstermek için Bana güvenmediğinizden, bu topluluğu kendilerine verdiğim ülkeye siz getirmeyeceksiniz” dedi.
Yeasef aharon el amav ki lo yavo el haarets aşer natati livne yisrael al aşer meritem et pi leme meriva.
יֵאָסֵ֤ף אַהֲרֹן֙ אֶל־עַמָּ֔יו כִּ֣י לֹ֤א יָבֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֛ל אֲשֶׁר־מְרִיתֶ֥ם אֶת־פִּ֖י לְמֵ֥י מְרִיבָֽה׃
“Aaron halkına katılacak. Meriva sularında buyruğuma başkaldırdığınız için İsraeloğullarına verdiğim ülkeye girmeyecek.
Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.
וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃
Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.
Veata leha na ara li et haam haze ki atsum u mimeni ulay uhal nake bo vaagareşenu min haarets ki yadati et aşer tevareh mevorah vaaşer taor yuar.
וְעַתָּה֩ לְכָה־נָּ֨א אָֽרָה־לִּ֜י אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֗ה כִּֽי־עָצ֥וּם הוּא֙ מִמֶּ֔נִּי אוּלַ֤י אוּכַל֙ נַכֶּה־בּ֔וֹ וַאֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֣י יָדַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־תְּבָרֵךְ֙ מְבֹרָ֔ךְ וַאֲשֶׁ֥ר תָּאֹ֖ר יוּאָֽר׃
Şimdi lütfen gel, benim için bu halka lanet et. Çünkü benden güçlüler. Belki onları yenebilir, ülkeden kovabilirim. Çünkü biliyorum ki senin kutsadığın kutsanır, lanet ettiğin lanetlenir.”
Hine haam hayotse mimitsrayim vayehas et en haarets ata leha kava li oto ulay uhal lehilahem bo vegeraştiv.
הִנֵּ֤ה הָעָם֙ הַיֹּצֵ֣א מִמִּצְרַ֔יִם וַיְכַ֖ס אֶת־עֵ֣ין הָאָ֑רֶץ עַתָּ֗ה לְכָ֤ה קָֽבָה־לִּי֙ אֹת֔וֹ אוּלַ֥י אוּכַ֛ל לְהִלָּ֥חֶם בּ֖וֹ וְגֵרַשְׁתִּֽיו׃
‘Bak, Mısır’dan çıkan halk yeryüzünü kapladı. Şimdi gel, benim için onlara lanet et. Belki onlarla savaşıp onları kovabilirim.’”
Vatiftah haarets et piha vativla otam veet korah bemot haeda baahol haeş et hamişim umatayim iş vayihyu lenes.
וַתִּפְתַּ֨ח הָאָ֜רֶץ אֶת־פִּ֗יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֛ם וְאֶת־קֹ֖רַח בְּמ֣וֹת הָעֵדָ֑ה בַּאֲכֹ֣ל הָאֵ֗שׁ אֵ֣ת חֲמִשִּׁ֤ים וּמָאתַ֙יִם֙ אִ֔ישׁ וַיִּהְי֖וּ לְנֵֽס׃
Yer ağzını açıp onları ve Korah’ı yuttu. Topluluk öldüğünde ateş de iki yüz elli adamı yakıp bitirdi. Böylece bir uyarı işareti oldular.
Laele tehalek haarets benahala bemispar şemot.
לָאֵ֗לֶּה תֵּחָלֵ֥ק הָאָ֛רֶץ בְּנַחֲלָ֖ה בְּמִסְפַּ֥ר שֵׁמֽוֹת׃
“Ülke, adların sayısına göre bunlar arasında miras olarak bölüştürülecek.
Ah begoral yehalek et haarets lişmot matot avotam yinhalu.
אַךְ־בְּגוֹרָ֕ל יֵחָלֵ֖ק אֶת־הָאָ֑רֶץ לִשְׁמ֥וֹת מַטּוֹת־אֲבֹתָ֖ם יִנְחָֽלוּ׃
Ancak ülke kurayla bölüştürülecek. Ata kabilelerinin adlarına göre miras alacaklar.
Vayomer Adonay el moşe ale el har haavarim haze uree et haarets aşer natati livne yisrael.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲלֵ֛ה אֶל־הַ֥ר הָעֲבָרִ֖ים הַזֶּ֑ה וּרְאֵה֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Şu Avarim Dağı’na çık ve İsraeloğullarına verdiğim ülkeyi gör.
Haarets aşer hika Adonay lifne adat yisrael erets mikne hi velaavadeha mikne.
הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר הִכָּ֤ה יְהוָה֙ לִפְנֵי֙ עֲדַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל אֶ֥רֶץ מִקְנֶ֖ה הִ֑וא וְלַֽעֲבָדֶ֖יךָ מִקְנֶֽה׃ (ס)
Adonay’ın İsrael topluluğunun önünde vurduğu bu ülke sürüler için uygundur. Kullarının da sürüleri var.”
Vayomeru im matsanu hen beeneha yutan et haarets hazot laavadeha laahuza al taavirenu et hayarden.
וַיֹּאמְר֗וּ אִם־מָצָ֤אנוּ חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ יֻתַּ֞ן אֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לַעֲבָדֶ֖יךָ לַאֲחֻזָּ֑ה אַל־תַּעֲבִרֵ֖נוּ אֶת־הַיַּרְדֵּֽן׃
Şöyle dediler: “Gözünde lütuf bulduysak bu ülke kullarına mülk olarak verilsin. Bizi Yarden’den geçirme.”
Velama teniun et lev bene yisrael meavor el haarets aşer natan lahem Adonay.
וְלָ֣מָּה תנואון [תְנִיא֔וּן] אֶת־לֵ֖ב בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל מֵֽעֲבֹר֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥ן לָהֶ֖ם יְהוָֽה׃
Neden İsraeloğullarının cesaretini kırıp Adonay’ın onlara verdiği ülkeye geçmekten vazgeçiriyorsunuz?
Ko asu avotehem beşalehi otam mikadeş barnea lirot et haarets.
כֹּ֥ה עָשׂ֖וּ אֲבֹתֵיכֶ֑ם בְּשָׁלְחִ֥י אֹתָ֛ם מִקָּדֵ֥שׁ בַּרְנֵ֖עַ לִרְא֥וֹת אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Atalarınızı ülkeyi görmeleri için Kadeş-Barnea’dan gönderdiğimde onlar da böyle yaptılar.
Bu ayette 2 kez
Vayaalu ad nahal eşkol vayiru et haarets vayaniu et lev bene yisrael levilti vo el haarets aşer natan lahem Adonay.
וַֽיַּעֲל֞וּ עַד־נַ֣חַל אֶשְׁכּ֗וֹל וַיִּרְאוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וַיָּנִ֕יאוּ אֶת־לֵ֖ב בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לְבִלְתִּי־בֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥ן לָהֶ֖ם יְהוָֽה׃
Eşkol Vadisi’ne kadar çıkıp ülkeyi gördüler. Sonra İsraeloğullarının cesaretini kırdılar; böylece Adonay’ın kendilerine verdiği ülkeye girmediler.
Vaanahnu nehalets huşim lifne bene yisrael ad aşer im havionum el mekomam veyaşav tapenu beare hamivtsar mipene yoşeve haarets.
וַאֲנַ֜חְנוּ נֵחָלֵ֣ץ חֻשִׁ֗ים לִפְנֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֛ד אֲשֶׁ֥ר אִם־הֲבִֽיאֹנֻ֖ם אֶל־מְקוֹמָ֑ם וְיָשַׁ֤ב טַפֵּ֙נוּ֙ בְּעָרֵ֣י הַמִּבְצָ֔ר מִפְּנֵ֖י יֹשְׁבֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Biz ise onları yerlerine getirinceye kadar İsraeloğullarının önünde, silahlanmış ve hazır olarak gideceğiz. Çocuklarımız ülkenin halkından korunmak için surlu şehirlerde kalacak.
Bu ayette 2 kez
Venihbeşa haarets lifne Adonay veahar taşuvu vihyitem nekiyim meAdonay umiyisrael vehayeta haarets hazot lahem laahuza lifne Adonay.
וְנִכְבְּשָׁ֨ה הָאָ֜רֶץ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ וְאַחַ֣ר תָּשֻׁ֔בוּ וִהְיִיתֶ֧ם נְקִיִּ֛ים מֵיְהוָ֖ה וּמִיִּשְׂרָאֵ֑ל וְ֠הָיְתָה הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֥את לָכֶ֛ם לַאֲחֻזָּ֖ה לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Ve ülke Adonay’ın önünde ele geçirilirse, bundan sonra dönebilirsiniz. Adonay’a ve İsrael’e karşı yükümlülüğünüzden kurtulmuş olursunuz. Bu ülke Adonay’ın önünde sizin mülkünüz olur.
Vayomer moşe alehem im yaavru vene gad uvene reuven itehem et hayarden kol haluts lamilhama lifne Adonay venihbeşa haarets lifnehem unetatem lahem et erets hagilad laahuza.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֲלֵהֶ֗ם אִם־יַעַבְר֣וּ בְנֵי־גָ֣ד וּבְנֵי־רְאוּבֵ֣ן ׀ אִ֠תְּכֶם אֶֽת־הַיַּרְדֵּ֞ן כָּל־חָל֤וּץ לַמִּלְחָמָה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְנִכְבְּשָׁ֥ה הָאָ֖רֶץ לִפְנֵיכֶ֑ם וּנְתַתֶּ֥ם לָהֶ֛ם אֶת־אֶ֥רֶץ הַגִּלְעָ֖ד לַאֲחֻזָּֽה׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Gad ve Reuven oğulları, savaş için silahlanmış bütün adamlarıyla Adonay’ın önünde sizinle birlikte Yarden’i geçer ve ülke önünüzde ele geçirilirse Gilad ülkesini onlara mülk olarak vereceksiniz.
Bu ayette 2 kez
Vayiten lahem moşe livne gad velivne reuven velahatsi şevet menaşe ven yosef et mamlehet sihon meleh haemori veet mamlehet og meleh habaşan haarets leareha bigvulot are haarets saviv.
וַיִּתֵּ֣ן לָהֶ֣ם ׀ מֹשֶׁ֡ה לִבְנֵי־גָד֩ וְלִבְנֵ֨י רְאוּבֵ֜ן וְלַחֲצִ֣י ׀ שֵׁ֣בֶט ׀ מְנַשֶּׁ֣ה בֶן־יוֹסֵ֗ף אֶת־מַמְלֶ֙כֶת֙ סִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י וְאֶת־מַמְלֶ֔כֶת ע֖וֹג מֶ֣לֶךְ הַבָּשָׁ֑ן הָאָ֗רֶץ לְעָרֶ֙יהָ֙ בִּגְבֻלֹ֔ת עָרֵ֥י הָאָ֖רֶץ סָבִֽיב׃
Moşe, Gad oğullarına, Reuven oğullarına ve Yosef oğlu Menaşe kabilesinin yarısına, Amorilerin kralı Sihon’un krallığını ve Başan kralı Og’un krallığını verdi. Ülkeyi, sınırları içindeki şehirleri ve çevrelerindeki yerleşimleriyle birlikte verdi.
Vehoraştem et kol yoşeve haarets mipenehem veibadtem et kol maskiyotam veet kol tsalme masehotam teabedu veet kol bamotam taşmidu.
וְה֨וֹרַשְׁתֶּ֜ם אֶת־כָּל־יֹשְׁבֵ֤י הָאָ֙רֶץ֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וְאִ֨בַּדְתֶּ֔ם אֵ֖ת כָּל־מַשְׂכִּיֹּתָ֑ם וְאֵ֨ת כָּל־צַלְמֵ֤י מַסֵּֽכֹתָם֙ תְּאַבֵּ֔דוּ וְאֵ֥ת כָּל־בָּמֹתָ֖ם תַּשְׁמִֽידוּ׃
Ülkenin bütün sakinlerini önünüzden kovacaksınız. Bütün tasvirli taşlarını yok edecek, bütün dökme putlarını yok edecek, bütün yüksek tapınma yerlerini yıkacaksınız.
Bu ayette 2 kez
Vehoraştem et haarets vişavtem bah ki lahem natati et haarets lareşet otah.
וְהוֹרַשְׁתֶּ֥ם אֶת־הָאָ֖רֶץ וִֽישַׁבְתֶּם־בָּ֑הּ כִּ֥י לָכֶ֛ם נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ לָרֶ֥שֶׁת אֹתָֽהּ׃
Ülkeyi ele geçirip oraya yerleşeceksiniz; çünkü onu mülk edinmeniz için size verdim.
Vehitnahaltem et haarets begoral lemişpehotehem larav tarbu et nahalato velamat tamit et nahalato el aşer yetse lo şama hagoral lo yihye lematot avotehem titnehalu.
וְהִתְנַחַלְתֶּם֩ אֶת־הָאָ֨רֶץ בְּגוֹרָ֜ל לְמִשְׁפְּחֹֽתֵיכֶ֗ם לָרַ֞ב תַּרְבּ֤וּ אֶת־נַחֲלָתוֹ֙ וְלַמְעַט֙ תַּמְעִ֣יט אֶת־נַחֲלָת֔וֹ אֶל֩ אֲשֶׁר־יֵ֨צֵא ל֥וֹ שָׁ֛מָּה הַגּוֹרָ֖ל ל֣וֹ יִהְיֶ֑ה לְמַטּ֥וֹת אֲבֹתֵיכֶ֖ם תִּתְנֶחָֽלוּ׃
Ülkeyi boylarınıza göre kurayla miras alacaksınız. Çok olana daha büyük, az olana daha küçük miras payı vereceksiniz. Kura kime neresi için çıkarsa orası onun olacak. Ata kabilelerinize göre miras alacaksınız.
Bu ayette 2 kez
Veim lo torişu et yoşeve haarets mipenehem vehaya aşer totiru mehem lesikim beenehem velitsninim betsidehem vetsararu ethem al haarets aşer atem yoşevim bah.
וְאִם־לֹ֨א תוֹרִ֜ישׁוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָאָרֶץ֮ מִפְּנֵיכֶם֒ וְהָיָה֙ אֲשֶׁ֣ר תּוֹתִ֣ירוּ מֵהֶ֔ם לְשִׂכִּים֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם וְלִצְנִינִ֖ם בְּצִדֵּיכֶ֑ם וְצָרֲר֣וּ אֶתְכֶ֔ם עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יֹשְׁבִ֥ים בָּֽהּ׃
Ama ülkenin sakinlerini önünüzden kovmazsanız geride bıraktıklarınız gözlerinizde diken, böğürlerinizde sivri uçlar olacak. Yaşadığınız ülkede size düşmanlık edecekler.
Bu ayette 2 kez
Tsav et bene yisrael veamarta alehem ki atem baim el haarets kenaan zot haarets aşer tipol lahem benahala erets kenaan ligvuloteha.
צַ֞ו אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם כִּֽי־אַתֶּ֥ם בָּאִ֖ים אֶל־הָאָ֣רֶץ כְּנָ֑עַן זֹ֣את הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר תִּפֹּ֤ל לָכֶם֙ בְּֽנַחֲלָ֔ה אֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִגְבֻלֹתֶֽיהָ׃
“İsraeloğullarına buyur ve onlara şöyle söyle: Kenaan ülkesine girdiğinizde miras olarak payınıza düşecek ülke, sınırlarıyla Kenaan ülkesi şudur:
Veyarad hagevul hayardena vehayu totseotav yam hamelah zot tihye lahem haarets ligvuloteha saviv.
וְיָרַ֤ד הַגְּבוּל֙ הַיַּרְדֵּ֔נָה וְהָי֥וּ תוֹצְאֹתָ֖יו יָ֣ם הַמֶּ֑לַח זֹאת֩ תִּהְיֶ֨ה לָכֶ֥ם הָאָ֛רֶץ לִגְבֻלֹתֶ֖יהָ סָבִֽיב׃
Sınır Yarden’e inecek ve Tuz Denizi’nde son bulacak. Çevresindeki sınırlarıyla ülkeniz bu olacak.”
Vayetsav moşe et bene yisrael lemor zot haarets aşer titnahalu otah begoral aşer tsiva Adonay latet letişat hamatot vahatsi hamate.
וַיְצַ֣ו מֹשֶׁ֔ה אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר זֹ֣את הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר תִּתְנַחֲל֤וּ אֹתָהּ֙ בְּגוֹרָ֔ל אֲשֶׁר֙ צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לָתֵ֛ת לְתִשְׁעַ֥ת הַמַּטּ֖וֹת וַחֲצִ֥י הַמַּטֶּֽה׃
Moşe İsraeloğullarına şöyle buyurdu: “Adonay’ın dokuz kabileye ve yarım kabileye verilmesini buyurduğu, kurayla miras alacağınız ülke budur.
Ele şemot haanaşim aşer yinhalu lahem et haarets elazar hakohen vihoşua bin nun.
אֵ֚לֶּה שְׁמ֣וֹת הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־יִנְחֲל֥וּ לָכֶ֖ם אֶת־הָאָ֑רֶץ אֶלְעָזָר֙ הַכֹּהֵ֔ן וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃
“Ülkeyi size miras olarak paylaştıracak adamların adları şunlardır: Kohen Elazar ve Nun oğlu Yeoşua.
Venasi ehad nasi ehad mimate tikhu linhol et haarets.
וְנָשִׂ֥יא אֶחָ֛ד נָשִׂ֥יא אֶחָ֖ד מִמַּטֶּ֑ה תִּקְח֖וּ לִנְחֹ֥ל אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Ülkeyi miras olarak paylaştırmak için her kabileden bir önder alacaksınız.
Bu ayette 2 kez
Velo tahanifu et haarets aşer atem bah ki hadam u yahanif et haarets velaarets lo yehupar ladam aşer şupah bah ki im bedam şofeho.
וְלֹֽא־תַחֲנִ֣יפוּ אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ בָּ֔הּ כִּ֣י הַדָּ֔ם ה֥וּא יַחֲנִ֖יף אֶת־הָאָ֑רֶץ וְלָאָ֣רֶץ לֹֽא־יְכֻפַּ֗ר לַדָּם֙ אֲשֶׁ֣ר שֻׁפַּךְ־בָּ֔הּ כִּי־אִ֖ם בְּדַ֥ם שֹׁפְכֽוֹ׃
İçinde bulunduğunuz ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü kan ülkeyi kirletir; ülkede dökülen kan için, onu dökenin kanından başka kefaret sağlanamaz.
Velo tetame et haarets aşer atem yoşevim bah aşer ani şohen betohah ki ani Adonay şohen betoh bene yisrael.
וְלֹ֧א תְטַמֵּ֣א אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ יֹשְׁבִ֣ים בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י שֹׁכֵ֣ן בְּתוֹכָ֑הּ כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה שֹׁכֵ֕ן בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
İçinde yaşadığınız, Benim de ortasında bulunduğum ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü Ben Adonay, İsraeloğullarının arasında bulunuyorum.”
Vayomeru et adoni tsiva Adonay latet et haarets benahala begoral livne yisrael vadoni tsuva vadonay latet et nahalat tselafehad ahinu livnotav.
וַיֹּאמְר֗וּ אֶת־אֲדֹנִי֙ צִוָּ֣ה יְהוָ֔ה לָתֵ֨ת אֶת־הָאָ֧רֶץ בְּנַחֲלָ֛ה בְּגוֹרָ֖ל לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַֽאדֹנִי֙ צֻוָּ֣ה בַֽיהוָ֔ה לָתֵ֗ת אֶֽת־נַחֲלַ֛ת צְלָפְחָ֥ד אָחִ֖ינוּ לִבְנֹתָֽיו׃
Şöyle dediler: “Adonay efendimize, ülkeyi kurayla İsraeloğullarına miras olarak vermesini buyurdu. Efendimize, kardeşimiz Tselofhad’ın mirasını kızlarına vermesi de Adonay tarafından buyuruldu.
Bu ayette 2 kez
Ree natati lifnehem et haarets bou ureşu et haarets aşer nişba Adonay laavotehem leavraham leyitshak uleyaakov latet lahem ulezaram aharehem.
רְאֵ֛ה נָתַ֥תִּי לִפְנֵיכֶ֖ם אֶת־הָאָ֑רֶץ בֹּ֚אוּ וּרְשׁ֣וּ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבַּ֣ע יְ֠הוָה לַאֲבֹ֨תֵיכֶ֜ם לְאַבְרָהָ֨ם לְיִצְחָ֤ק וּֽלְיַעֲקֹב֙ לָתֵ֣ת לָהֶ֔ם וּלְזַרְעָ֖ם אַחֲרֵיהֶֽם׃
Bakın, ülkeyi önünüze koydum. Adonay’ın atalarınız Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a, kendilerine ve arkalarından gelecek soylarına vermeye yemin ettiği ülkeye girin ve onu ele geçirin.’
Ree natan Adonay eloheha lefaneha et haarets ale reş kaaşer diber Adonay elohe avoteha lah al tira veal tehat.
רְ֠אֵה נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ לְפָנֶ֖יךָ אֶת־הָאָ֑רֶץ עֲלֵ֣ה רֵ֗שׁ כַּאֲשֶׁר֩ דִּבֶּ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י אֲבֹתֶ֙יךָ֙ לָ֔ךְ אַל־תִּירָ֖א וְאַל־תֵּחָֽת׃
Bak, Tanrın Adonay ülkeyi önüne koydu. Atalarının Tanrısı Adonay’ın sana söylediği gibi çık ve onu ele geçir. Korkma, yılma.’
Vatikrevun elay kulehem vatomeru nişleha anaşim lefanenu veyahperu lanu et haarets veyaşivu otanu davar et hadereh aşer naale bah veet hearim aşer navo alehen.
וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַי֮ כֻּלְּכֶם֒ וַתֹּאמְר֗וּ נִשְׁלְחָ֤ה אֲנָשִׁים֙ לְפָנֵ֔ינוּ וְיַחְפְּרוּ־לָ֖נוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וְיָשִׁ֤בוּ אֹתָ֙נוּ֙ דָּבָ֔ר אֶת־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר נַעֲלֶה־בָּ֔הּ וְאֵת֙ הֶֽעָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָבֹ֖א אֲלֵיהֶֽן׃
Hepiniz bana yaklaşıp, ‘Önümüzden adamlar gönderelim. Bizim için ülkeyi araştırsınlar; çıkacağımız yol ve gireceğimiz şehirler hakkında bize haber getirsinler’ dediniz.
Bu ayette 2 kez
Vayikhu veyadam miperi haarets vayoridu elenu vayaşivu otanu davar vayomeru tova haarets aşer Adonay elohenu noten lanu.
וַיִּקְח֤וּ בְיָדָם֙ מִפְּרִ֣י הָאָ֔רֶץ וַיּוֹרִ֖דוּ אֵלֵ֑ינוּ וַיָּשִׁ֨בוּ אֹתָ֤נוּ דָבָר֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ טוֹבָ֣ה הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ נֹתֵ֥ן לָֽנוּ׃
Ülkenin meyvelerinden ellerine alıp bize getirdiler. Bize haber verip, ‘Tanrımız Adonay’ın bize verdiği ülke iyidir’ dediler.
İm yire iş baanaşim haele hador hara haze et haarets hatova aşer nişbati latet laavotehem.
אִם־יִרְאֶ֥ה אִישׁ֙ בָּאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֔לֶּה הַדּ֥וֹר הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה אֵ֚ת הָאָ֣רֶץ הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֣ר נִשְׁבַּ֔עְתִּי לָתֵ֖ת לַאֲבֹתֵיכֶֽם׃
‘Bu adamlardan, bu kötü kuşaktan hiç kimse, atalarınıza vermeye yemin ettiğim iyi ülkeyi görmeyecek.
Zulati kalev ben yefune u yirena velo eten et haarets aşer darah bah ulevanav yaan aşer mile ahare Adonay.
זֽוּלָתִ֞י כָּלֵ֤ב בֶּן־יְפֻנֶּה֙ ה֣וּא יִרְאֶ֔נָּה וְלֽוֹ־אֶתֵּ֧ן אֶת־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁ֥ר דָּֽרַךְ־בָּ֖הּ וּלְבָנָ֑יו יַ֕עַן אֲשֶׁ֥ר מִלֵּ֖א אַחֲרֵ֥י יְהוָֽה׃
Yefune oğlu Kalev dışında; o görecek. Adonay’ı tam bir bağlılıkla izlediği için ayak bastığı toprağı ona ve oğullarına vereceğim.’
Kaaşer asu li bene esav hayoşevim beseir vehamoavim hayoşevim bear ad aşer eevor et hayarden el haarets aşer Adonay elohenu noten lanu.
כַּאֲשֶׁ֨ר עָֽשׂוּ־לִ֜י בְּנֵ֣י עֵשָׂ֗ו הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֵׂעִ֔יר וְהַמּ֣וֹאָבִ֔ים הַיֹּשְׁבִ֖ים בְּעָ֑ר עַ֤ד אֲשֶֽׁר־אֶֽעֱבֹר֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ נֹתֵ֥ן לָֽנוּ׃
Seir’de yaşayan Esav oğulları ve Ar’da yaşayan Moavlıların bana yaptığı gibi yap. Yarden’i geçip Tanrımız Adonay’ın bize verdiği ülkeye ulaşıncaya kadar.’
Vanikah baet hahi et haarets miyad şene malhe haemori aşer beever hayarden minahal arnon ad har hermon.
וַנִּקַּ֞ח בָּעֵ֤ת הַהִוא֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ מִיַּ֗ד שְׁנֵי֙ מַלְכֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן מִנַּ֥חַל אַרְנֹ֖ן עַד־הַ֥ר חֶרְמֽוֹן׃
O sırada Yarden’in ötesindeki iki Amori kralının elinden, Arnon Vadisi’nden Hermon Dağı’na kadar ülkeyi aldık.
Veet haarets hazot yaraşnu baet hahi mearoer aşer al nahal arnon vahatsi har hagilad vearav natati laruuveni velagadi.
וְאֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את יָרַ֖שְׁנוּ בָּעֵ֣ת הַהִ֑וא מֵעֲרֹעֵ֞ר אֲשֶׁר־עַל־נַ֣חַל אַרְנֹ֗ן וַחֲצִ֤י הַֽר־הַגִּלְעָד֙ וְעָרָ֔יו נָתַ֕תִּי לָרֻֽאוּבֵנִ֖י וְלַגָּדִֽי׃
O sırada bu ülkeyi ele geçirdik. Arnon Vadisi kıyısındaki Aroer’den başlayarak Gilad dağlık bölgesinin yarısını ve şehirlerini Reuven ve Gad kabilelerine verdim.
Vaatsav ethem baet hahi lemor Adonay elohehem natan lahem et haarets hazot leriştah halutsim taavru lifne ahehem bene yisrael kol bene hayil.
וָאֲצַ֣ו אֶתְכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֗ם נָתַ֨ן לָכֶ֜ם אֶת־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ חֲלוּצִ֣ים תַּֽעַבְר֗וּ לִפְנֵ֛י אֲחֵיכֶ֥ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל כָּל־בְּנֵי־חָֽיִל׃
O sırada size şöyle buyurdum: ‘Tanrınız Adonay bu ülkeyi size mülk edinmeniz için verdi. Bütün yiğit adamlarınız silahlı olarak kardeşleriniz İsraeloğullarının önünde geçecek.
Dilbilgisel çözümleme
earth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 364 kez
HTd/NcbsaOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.