TORA’DA TEMEL KELİME
מַחֲנֶה
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 104 kez, 90 farklı ayette görülür.
- Kök
- חנה
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit8 kullanım7 ayet
- Şemot19 kullanım14 ayet
- Vayikra18 kullanım17 ayet
- Bamidbar49 kullanım44 ayet
- Devarim10 kullanım8 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 32:3
Vayomer yaakov kaaşer raam mahane Elohim ze vayikra şem hamakom hau mahanayim.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ כַּאֲשֶׁ֣ר רָאָ֔ם מַחֲנֵ֥ה אֱלֹהִ֖ים זֶ֑ה וַיִּקְרָ֛א שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא מַֽחֲנָֽיִם׃ (פ)
Yaakov onları görünce, “Bu, Tanrı’nın ordugâhı” dedi ve oraya Mahanayim adını verdi.
Bereşit 32:8
Vayira yaakov meod vayetser lo vayahats et haam aşer ito veet hatson veet habakar vehagemalim lişne mahanot.
וַיִּירָ֧א יַעֲקֹ֛ב מְאֹ֖ד וַיֵּ֣צֶר ל֑וֹ וַיַּ֜חַץ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ וְאֶת־הַצֹּ֧אן וְאֶת־הַבָּקָ֛ר וְהַגְּמַלִּ֖ים לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃
Yaakov çok korktu, sıkıntıya düştü. Yanındaki insanları, küçükbaş hayvanları, sığırları ve develeri iki kampa ayırdı.
Bereşit 32:9
Bu ayette 2 eşleşme
Vayomer im yavo esav el hamahane haahat vehikau vehaya hamahane hanişar lifleta.
וַיֹּ֕אמֶר אִם־יָב֥וֹא עֵשָׂ֛ו אֶל־הַמַּחֲנֶ֥ה הָאַחַ֖ת וְהִכָּ֑הוּ וְהָיָ֛ה הַמַּחֲנֶ֥ה הַנִּשְׁאָ֖ר לִפְלֵיטָֽה׃
“Esav bir kampa gelip saldırırsa öteki kamp kurtulabilir” dedi.
Bereşit 32:11
Katoneti mikol hahasadim umikol haemet aşer asita et avdeha ki vemakli avarti et hayarden haze veata hayiti lişne mahanot.
קָטֹ֜נְתִּי מִכֹּ֤ל הַחֲסָדִים֙ וּמִכָּל־הָ֣אֱמֶ֔ת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָ אֶת־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י בְמַקְלִ֗י עָבַ֙רְתִּי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֣ן הַזֶּ֔ה וְעַתָּ֥ה הָיִ֖יתִי לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃
Kuluna gösterdiğin bütün iyiliklere ve bütün sadakatine layık değilim. Çünkü bu Yarden’i yalnız değneğimle geçmiştim; şimdi iki kamp oldum.
Bereşit 32:22
Vataavor haminha al panav veu lan balayla hau bamahane.
וַתַּעֲבֹ֥ר הַמִּנְחָ֖ה עַל־פָּנָ֑יו וְה֛וּא לָ֥ן בַּלַּֽיְלָה־הַה֖וּא בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Armağan önünden geçti. Kendisi o gece kampta kaldı.
Bereşit 33:8
Vayomer mi leha kol hamahane haze aşer pagaşeti vayomer limtso hen beene adoni.
וַיֹּ֕אמֶר מִ֥י לְךָ֛ כָּל־הַמַּחֲנֶ֥ה הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר פָּגָ֑שְׁתִּי וַיֹּ֕אמֶר לִמְצֹא־חֵ֖ן בְּעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי׃
Esav, “Karşılaştığım bütün o kafilelerle ne amaçladın?” diye sordu. Yaakov, “Efendimin gözünde beğeni bulmayı” dedi.
Bereşit 50:9
Vayaal imo gam rehev gam paraşim vayehi hamahane kaved meod.
וַיַּ֣עַל עִמּ֔וֹ גַּם־רֶ֖כֶב גַּם־פָּרָשִׁ֑ים וַיְהִ֥י הַֽמַּחֲנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃
Savaş arabaları ve atlılar da onunla gitti. Çok büyük bir topluluk oluştu.
Şemot 14:19
Vayisa malah haelohim haholeh lifne mahane yisrael vayeleh meaharehem vayisa amud heanan mipenehem vayaamod meaharehem.
וַיִּסַּ֞ע מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים הַהֹלֵךְ֙ לִפְנֵי֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֵּ֖לֶךְ מֵאַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּסַּ֞ע עַמּ֤וּד הֶֽעָנָן֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיַּֽעֲמֹ֖ד מֵאַחֲרֵיהֶֽם׃
İsrael ordugâhının önünden giden Tanrı’nın meleği yer değiştirip arkalarına geçti. Bulut sütunu da önlerinden ayrılıp arkalarında durdu.
Şemot 14:20
Bu ayette 2 eşleşme
Vayavo ben mahane mitsrayim uven mahane yisrael vayehi heanan vehahoşeh vayaer et halayla velo karav ze el ze kol halayla.
וַיָּבֹ֞א בֵּ֣ין ׀ מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֗יִם וּבֵין֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְהִ֤י הֶֽעָנָן֙ וְהַחֹ֔שֶׁךְ וַיָּ֖אֶר אֶת־הַלָּ֑יְלָה וְלֹא־קָרַ֥ב זֶ֛ה אֶל־זֶ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה׃
Mısır ordugâhıyla İsrael ordugâhının arasına girdi. Bir yanda bulut ve karanlık vardı; öte yanda geceyi aydınlatıyordu. Bütün gece iki ordugâh birbirine yaklaşamadı.
Şemot 14:24
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi beaşmoret haboker vayaşkef Adonay el mahane mitsrayim beamud eş veanan vayaham et mahane mitsrayim.
וַֽיְהִי֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּשְׁקֵ֤ף יְהוָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֔יִם בְּעַמּ֥וּד אֵ֖שׁ וְעָנָ֑ן וַיָּ֕הָם אֵ֖ת מַחֲנֵ֥ה מִצְרָֽיִם׃
Sabaha karşı nöbet vaktinde Adonay, ateş ve bulut sütunundan Mısır ordugâhına baktı ve ordugâhı kargaşaya düşürdü.
Şemot 16:13
Bu ayette 2 eşleşme
Vayehi vaerev vataal haselav vatehas et hamahane uvaboker hayeta şihvat hatal saviv lamahane.
וַיְהִ֣י בָעֶ֔רֶב וַתַּ֣עַל הַשְּׂלָ֔ו וַתְּכַ֖ס אֶת־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וּבַבֹּ֗קֶר הָֽיְתָה֙ שִׁכְבַ֣ת הַטַּ֔ל סָבִ֖יב לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Akşam bıldırcınlar gelip ordugâhı kapladı. Sabah ordugâhın çevresinde bir çiy tabakası vardı.
Şemot 19:16
Vayehi vayom haşelişi biheyot haboker vayehi kolot uverakim veanan kaved al hahar vekol şofar hazak meod vayeherad kol haam aşer bamahane.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Üçüncü günün sabahı gök gürültüleri ve şimşekler vardı. Dağın üzerinde yoğun bir bulut, çok güçlü bir şofar sesi vardı. Ordugâhtaki bütün halk titredi.
Şemot 19:17
Vayotse moşe et haam likrat haelohim min hamahane vayiteyatsevu betahtit hahar.
וַיּוֹצֵ֨א מֹשֶׁ֧ה אֶת־הָעָ֛ם לִקְרַ֥את הָֽאֱלֹהִ֖ים מִן־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ בְּתַחְתִּ֥ית הָהָֽר׃
Moşe halkı Tanrı’yı karşılamak üzere ordugâhtan çıkardı; dağın eteğinde durdular.
Şemot 29:14
Veet besar hapar veet oro veet pirşo tisrof baeş mihuts lamahane hatat u.
וְאֶת־בְּשַׂ֤ר הַפָּר֙ וְאֶת־עֹר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ תִּשְׂרֹ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה חַטָּ֖את הֽוּא׃
Boğanın etini, derisini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yakacaksın. Bu bir günah sunusudur.
Şemot 32:17
Vayişma yehoşua et kol haam bereo vayomer el moşe kol milhama bamahane.
וַיִּשְׁמַ֧ע יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶת־ק֥וֹל הָעָ֖ם בְּרֵעֹ֑ה וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה ק֥וֹל מִלְחָמָ֖ה בַּֽמַּחֲנֶה׃
Yeoşua halkın bağrışmalarını duyunca Moşe’ye, “Ordugâhta savaş sesi var!” dedi.
Şemot 32:19
Vayehi kaaşer karav el hamahane vayar et haegel umeholot vayihar af moşe vayaşleh miyadav et haluhot vayeşaber otam tahat hahar.
וַֽיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר קָרַב֙ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיַּ֥רְא אֶת־הָעֵ֖גֶל וּמְחֹלֹ֑ת וַיִּֽחַר־אַ֣ף מֹשֶׁ֗ה וַיַּשְׁלֵ֤ךְ מידו [מִיָּדָיו֙] אֶת־הַלֻּחֹ֔ת וַיְשַׁבֵּ֥ר אֹתָ֖ם תַּ֥חַת הָהָֽר׃
Ordugâha yaklaşıp buzağıyı ve dansları görünce Moşe’nin öfkesi alevlendi. Elindeki levhaları fırlatıp dağın eteğinde kırdı.
Şemot 32:26
Vayaamod moşe beşaar hamahane vayomer mi ladonay elay vayeasefu elav kol bene levi.
וַיַּעֲמֹ֤ד מֹשֶׁה֙ בְּשַׁ֣עַר הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיֹּ֕אמֶר מִ֥י לַיהוָ֖ה אֵלָ֑י וַיֵּאָסְפ֥וּ אֵלָ֖יו כָּל־בְּנֵ֥י לֵוִֽי׃
Moşe ordugâhın kapısında durup, “Adonay’dan yana olan yanıma gelsin!” dedi. Bütün Levi oğulları onun yanında toplandı.
Şemot 32:27
Vayomer lahem ko amar Adonay elohe yisrael simu iş harbo al yereho ivru vaşuvu mişaar laşaar bamahane vehirgu iş et ahiv veiş et reeu veiş et kerovo.
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׂ֥ימוּ אִישׁ־חַרְבּ֖וֹ עַל־יְרֵכ֑וֹ עִבְר֨וּ וָשׁ֜וּבוּ מִשַּׁ֤עַר לָשַׁ֙עַר֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה וְהִרְג֧וּ אִֽישׁ־אֶת־אָחִ֛יו וְאִ֥ישׁ אֶת־רֵעֵ֖הוּ וְאִ֥ישׁ אֶת־קְרֹבֽוֹ׃
Onlara, “İsrael’in Tanrısı Adonay şöyle diyor” dedi: “‘Her biriniz kılıcını beline taksın. Ordugâhın içinde kapıdan kapıya gidip gelin; her biriniz kendi kardeşini, arkadaşını ve yakınını öldürsün.’”
Şemot 33:7
Bu ayette 3 eşleşme
Umoşe yikah et haohel venata lo mihuts lamahane harhek min hamahane vekara lo ohel moed vehaya kol mevakeş Adonay yetse el ohel moed aşer mihuts lamahane.
וּמֹשֶׁה֩ יִקַּ֨ח אֶת־הָאֹ֜הֶל וְנָֽטָה־ל֣וֹ ׀ מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֗ה הַרְחֵק֙ מִן־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְקָ֥רָא ל֖וֹ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהָיָה֙ כָּל־מְבַקֵּ֣שׁ יְהוָ֔ה יֵצֵא֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֲשֶׁ֖ר מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Moşe çadırı alır, ordugâhın dışına, ordugâhtan uzağa kurardı. Ona Buluşma Çadırı adını vermişti. Adonay’ı arayan herkes ordugâhın dışındaki Buluşma Çadırı’na çıkardı.
Şemot 33:11
Vediber Adonay el moşe panim el panim kaaşer yedaber iş el reeu veşav el hamahane umeşareto yehoşua bin nun naar lo yamiş mitoh haohel.
וְדִבֶּ֨ר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ פָּנִ֣ים אֶל־פָּנִ֔ים כַּאֲשֶׁ֛ר יְדַבֵּ֥ר אִ֖ישׁ אֶל־רֵעֵ֑הוּ וְשָׁב֙ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וּמְשָׁ֨רְת֜וֹ יְהוֹשֻׁ֤עַ בִּן־נוּן֙ נַ֔עַר לֹ֥א יָמִ֖ישׁ מִתּ֥וֹךְ הָאֹֽהֶל׃ (ס)
Adonay Moşe’yle, bir insanın arkadaşıyla konuştuğu gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Moşe ordugâha dönerdi. Genç yardımcısı Nun oğlu Yeoşua ise çadırın içinden ayrılmazdı.
Şemot 36:6
Vayetsav moşe vayaaviru kol bamahane lemor iş veişa al yaasu od melaha litrumat hakodeş vayikale haam mehavi.
וַיְצַ֣ו מֹשֶׁ֗ה וַיַּעֲבִ֨ירוּ ק֥וֹל בַּֽמַּחֲנֶה֮ לֵאמֹר֒ אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֗ה אַל־יַעֲשׂוּ־ע֛וֹד מְלָאכָ֖ה לִתְרוּמַ֣ת הַקֹּ֑דֶשׁ וַיִּכָּלֵ֥א הָעָ֖ם מֵהָבִֽיא׃
Bunun üzerine Moşe buyurdu ve ordugâhta şu duyuru yapıldı: “Ne erkek ne kadın, kutsal bağış için artık bir şey hazırlamasın.” Böylece halkın getirmesi durduruldu.
Vayikra 4:12
Vehotsi et kol hapar el mihuts lamahane el makom tahor el şefeh hadeşen vesaraf oto al etsim baeş al şefeh hadeşen yisaref.
וְהוֹצִ֣יא אֶת־כָּל־הַ֠פָּר אֶל־מִח֨וּץ לַֽמַּחֲנֶ֜ה אֶל־מָק֤וֹם טָהוֹר֙ אֶל־שֶׁ֣פֶךְ הַדֶּ֔שֶׁן וְשָׂרַ֥ף אֹת֛וֹ עַל־עֵצִ֖ים בָּאֵ֑שׁ עַל־שֶׁ֥פֶךְ הַדֶּ֖שֶׁן יִשָּׂרֵֽף׃ (פ)
yani boğanın geri kalan bütününü ordugâhın dışına, küllerin döküldüğü temiz bir yere çıkaracak ve odunların üzerinde ateşte yakacak. Küllerin döküldüğü yerde yakılacak.
Vayikra 4:21
Vehotsi et hapar el mihuts lamahane vesaraf oto kaaşer saraf et hapar harişon hatat hakahal u.
וְהוֹצִ֣יא אֶת־הַפָּ֗ר אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְשָׂרַ֣ף אֹת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר שָׂרַ֔ף אֵ֖ת הַפָּ֣ר הָרִאשׁ֑וֹן חַטַּ֥את הַקָּהָ֖ל הֽוּא׃ (פ)
Boğayı ordugâhın dışına çıkarıp ilk boğayı yaktığı gibi yakacak. Bu, cemaatin günah sunusudur.
Vayikra 6:4
Ufaşat et begadav velavaş begadim aherim vehotsi et hadeşen el mihuts lamahane el makom tahor.
וּפָשַׁט֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְלָבַ֖שׁ בְּגָדִ֣ים אֲחֵרִ֑ים וְהוֹצִ֤יא אֶת־הַדֶּ֙שֶׁן֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה אֶל־מָק֖וֹם טָהֽוֹר׃
Sonra giysilerini çıkarıp başka giysiler giyecek ve külleri ordugâhın dışına, temiz bir yere götürecek.
Vayikra 8:17
Veet hapar veet oro veet besaro veet pirşo saraf baeş mihuts lamahane kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְאֶת־הַפָּ֤ר וְאֶת־עֹרוֹ֙ וְאֶת־בְּשָׂר֣וֹ וְאֶת־פִּרְשׁ֔וֹ שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Boğanın derisini, etini ve dışkısını ordugâhın dışında ateşte yaktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Vayikra 9:11
Veet habasar veet haor saraf baeş mihuts lamahane.
וְאֶת־הַבָּשָׂ֖ר וְאֶת־הָע֑וֹר שָׂרַ֣ף בָּאֵ֔שׁ מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Etini ve derisini ordugâhın dışında ateşte yaktı.
Vayikra 10:4
Vayikra moşe el mişael veel eltsafan bene uziel dod aharon vayomer alehem kirvu seu et ahehem meet pene hakodeş el mihuts lamahane.
וַיִּקְרָ֣א מֹשֶׁ֗ה אֶל־מִֽישָׁאֵל֙ וְאֶ֣ל אֶלְצָפָ֔ן בְּנֵ֥י עֻזִּיאֵ֖ל דֹּ֣ד אַהֲרֹ֑ן וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם קִ֠רְב֞וּ שְׂא֤וּ אֶת־אֲחֵיכֶם֙ מֵאֵ֣ת פְּנֵי־הַקֹּ֔דֶשׁ אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Moşe, Aaron’un amcası Uziel’in oğulları Mişael ve Eltsafan’ı çağırdı. Onlara, “Yaklaşın; kardeşlerinizi kutsal yerin önünden alıp ordugâhın dışına taşıyın” dedi.
Vayikra 10:5
Vayikrevu vayisaum behutonotam el mihuts lamahane kaaşer diber moşe.
וַֽיִּקְרְב֗וּ וַיִּשָּׂאֻם֙ בְּכֻתֳּנֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר מֹשֶֽׁה׃
Yaklaştılar ve Moşe’nin söylediği gibi onları entarileriyle birlikte ordugâhın dışına taşıdılar.
Vayikra 13:46
Kol yeme aşer hanega bo yitma tame u badad yeşev mihuts lamahane moşavo.
כָּל־יְמֵ֞י אֲשֶׁ֨ר הַנֶּ֥גַע בּ֛וֹ יִטְמָ֖א טָמֵ֣א ה֑וּא בָּדָ֣ד יֵשֵׁ֔ב מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה מוֹשָׁבֽוֹ׃ (ס)
Belirti üzerinde kaldığı sürece arınmamış olacak; arınmamıştır. Tek başına yaşayacak; kalacağı yer ordugâhın dışında olacak.
Vayikra 14:3
Veyatsa hakohen el mihuts lamahane veraa hakohen vehine nirpa nega hatsaraat min hatsarua.
וְיָצָא֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נִרְפָּ֥א נֶֽגַע־הַצָּרַ֖עַת מִן־הַצָּרֽוּעַ׃
Kâhin ordugâhın dışına çıkıp inceleyecek. Tsaraatlı kişideki belirti iyileşmişse,
Vayikra 14:8
Vehibes hamitaher et begadav vegilah et kol searo verahats bamayim vetaher veahar yavo el hamahane veyaşav mihuts leoholo şivat yamim.
וְכִבֶּס֩ הַמִּטַּהֵ֨ר אֶת־בְּגָדָ֜יו וְגִלַּ֣ח אֶת־כָּל־שְׂעָר֗וֹ וְרָחַ֤ץ בַּמַּ֙יִם֙ וְטָהֵ֔ר וְאַחַ֖ר יָב֣וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וְיָשַׁ֛ב מִח֥וּץ לְאָהֳל֖וֹ שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Arınacak kişi giysilerini yıkayacak, bütün kıllarını tıraş edecek, suyla yıkanacak ve arınmış olacak. Bundan sonra ordugâha girebilir; ancak yedi gün çadırının dışında kalacak.
Vayikra 16:26
Vehameşaleah et hasair laazazel yehabes begadav verahats et besaro bamayim veahare hen yavo el hamahane.
וְהַֽמְשַׁלֵּ֤חַ אֶת־הַשָּׂעִיר֙ לַֽעֲזָאזֵ֔ל יְכַבֵּ֣ס בְּגָדָ֔יו וְרָחַ֥ץ אֶת־בְּשָׂר֖וֹ בַּמָּ֑יִם וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן יָב֥וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Keçiyi Azazel’e gönderen kişi giysilerini yıkayacak, bedenini suyla yıkayacak; bundan sonra ordugâha girebilir.
Vayikra 16:27
Veet par hahatat veet seir hahatat aşer huva et damam lehaper bakodeş yotsi el mihuts lamahane vesarefu vaeş et orotam veet besaram veet pirşam.
וְאֵת֩ פַּ֨ר הַֽחַטָּ֜את וְאֵ֣ת ׀ שְׂעִ֣יר הַֽחַטָּ֗את אֲשֶׁ֨ר הוּבָ֤א אֶת־דָּמָם֙ לְכַפֵּ֣ר בַּקֹּ֔דֶשׁ יוֹצִ֖יא אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְשָׂרְפ֣וּ בָאֵ֔שׁ אֶת־עֹרֹתָ֥ם וְאֶת־בְּשָׂרָ֖ם וְאֶת־פִּרְשָֽׁם׃
Kutsal yerde kefaret sağlamak için kanları içeri getirilen günah sunusu boğası ve keçisi ordugâhın dışına çıkarılacak. Derileri, etleri ve dışkıları ateşte yakılacak.
Vayikra 16:28
Vehasoref otam yehabes begadav verahats et besaro bamayim veahare hen yavo el hamahane.
וְהַשֹּׂרֵ֣ף אֹתָ֔ם יְכַבֵּ֣ס בְּגָדָ֔יו וְרָחַ֥ץ אֶת־בְּשָׂר֖וֹ בַּמָּ֑יִם וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן יָב֥וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayacak, bedenini suyla yıkayacak; bundan sonra ordugâha girebilir.
Vayikra 17:3
Bu ayette 2 eşleşme
İş iş mibet yisrael aşer yişhat şor o hesev o ez bamahane o aşer yişhat mihuts lamahane.
אִ֥ישׁ אִישׁ֙ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֨ר יִשְׁחַ֜ט שׁ֥וֹר אוֹ־כֶ֛שֶׂב אוֹ־עֵ֖ז בַּֽמַּחֲנֶ֑ה א֚וֹ אֲשֶׁ֣ר יִשְׁחַ֔ט מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
İsrael halkından biri ordugâhın içinde ya da dışında bir sığır, koyun veya keçi keser,
Vayikra 24:10
Vayetse ben işa yisreelit veu ben iş mitsri betoh bene yisrael vayinatsu bamahane ben hayisreelit veiş hayisreeli.
וַיֵּצֵא֙ בֶּן־אִשָּׁ֣ה יִשְׂרְאֵלִ֔ית וְהוּא֙ בֶּן־אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּנָּצוּ֙ בַּֽמַּחֲנֶ֔ה בֶּ֚ן הַיִּשְׂרְאֵלִ֔ית וְאִ֖ישׁ הַיִּשְׂרְאֵלִֽי׃
İsraelli bir kadınla Mısırlı bir adamın oğlu, İsraeloğullarının arasına çıktı. Ordugâhta İsraelli kadının oğluyla İsraelli bir adam kavga etti.
Vayikra 24:14
Hotse et hamekalel el mihuts lamahane vesamehu hal haşomeim et yedehem al roşo veragemu oto kol haeda.
הוֹצֵ֣א אֶת־הַֽמְקַלֵּ֗ל אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְסָמְכ֧וּ כָֽל־הַשֹּׁמְעִ֛ים אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹאשׁ֑וֹ וְרָגְמ֥וּ אֹת֖וֹ כָּל־הָעֵדָֽה׃
“Lanet edeni ordugâhın dışına çıkar. Onu duyan herkes ellerini başına koysun ve bütün topluluk onu taşlasın.
Vayikra 24:23
Vayedaber moşe el bene yisrael vayotsiu et hamekalel el mihuts lamahane vayirgemu oto aven uvene yisrael asu kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיְדַבֵּ֣ר מֹשֶׁה֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַיּוֹצִ֣יאוּ אֶת־הַֽמְקַלֵּ֗ל אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיִּרְגְּמ֥וּ אֹת֖וֹ אָ֑בֶן וּבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֣ל עָשׂ֔וּ כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Moşe bunları İsraeloğullarına bildirdi. Lanet edeni ordugâhın dışına çıkarıp taşladılar. İsraeloğulları, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.
Bamidbar 1:52
Vehanu bene yisrael iş al mahaneu veiş al diglo letsivotam.
וְחָנ֖וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אִ֧ישׁ עַֽל־מַחֲנֵ֛הוּ וְאִ֥ישׁ עַל־דִּגְל֖וֹ לְצִבְאֹתָֽם׃
İsraeloğulları birliklerine göre, her biri kendi ordugâhında ve kendi sancağının yanında konaklayacak.
Bamidbar 2:3
Vehahonim kedema mizraha degel mahane yehuda letsivotam venasi livne yehuda nahşon ben aminadav.
וְהַחֹנִים֙ קֵ֣דְמָה מִזְרָ֔חָה דֶּ֛גֶל מַחֲנֵ֥ה יְהוּדָ֖ה לְצִבְאֹתָ֑ם וְנָשִׂיא֙ לִבְנֵ֣י יְהוּדָ֔ה נַחְשׁ֖וֹן בֶּן־עַמִּינָדָֽב׃
Doğuda, gün doğusu yönünde, birlikleriyle Yehuda ordugâhının sancağı altında olanlar konaklayacak. Yehuda oğullarının önderi Aminadav oğlu Nahşon’dur.
Bamidbar 2:9
Kal hapekudim lemahane yehuda meat elef uşemonim elef veşeşet alafim vearba meot letsivotam rişona yisau.
כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה יְהוּדָ֗ה מְאַ֨ת אֶ֜לֶף וּשְׁמֹנִ֥ים אֶ֛לֶף וְשֵֽׁשֶׁת־אֲלָפִ֥ים וְאַרְבַּע־מֵא֖וֹת לְצִבְאֹתָ֑ם רִאשֹׁנָ֖ה יִסָּֽעוּ׃ (ס)
Yehuda ordugâhında birliklerine göre sayılanların toplamı yüz seksen altı bin dört yüz kişidir. İlk olarak onlar yola çıkacak.
Bamidbar 2:10
Degel mahane reuven temana letsivotam venasi livne reuven elitsur ben şedeur.
דֶּ֣גֶל מַחֲנֵ֧ה רְאוּבֵ֛ן תֵּימָ֖נָה לְצִבְאֹתָ֑ם וְנָשִׂיא֙ לִבְנֵ֣י רְאוּבֵ֔ן אֱלִיצ֖וּר בֶּן־שְׁדֵיאֽוּר׃
Güneyde, birlikleriyle Reuven ordugâhının sancağı altında olanlar konaklayacak. Reuven oğullarının önderi Şedeur oğlu Elitsur’dur.
Bamidbar 2:16
Kal hapekudim lemahane reuven meat elef veehad vahamişim elef vearba meot vahamişim letsivotam uşeniyim yisau.
כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה רְאוּבֵ֗ן מְאַ֨ת אֶ֜לֶף וְאֶחָ֨ד וַחֲמִשִּׁ֥ים אֶ֛לֶף וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת וַחֲמִשִּׁ֖ים לְצִבְאֹתָ֑ם וּשְׁנִיִּ֖ם יִסָּֽעוּ׃ (ס)
Reuven ordugâhında birliklerine göre sayılanların toplamı yüz elli bir bin dört yüz elli kişidir. İkinci olarak onlar yola çıkacak.
Bamidbar 2:17
Bu ayette 2 eşleşme
Venasa ohel moed mahane haleviyim betoh hamahanot kaaşer yahanu ken yisau iş al yado lediglehem.
וְנָסַ֧ע אֹֽהֶל־מוֹעֵ֛ד מַחֲנֵ֥ה הַלְוִיִּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמַּחֲנֹ֑ת כַּאֲשֶׁ֤ר יַחֲנוּ֙ כֵּ֣ן יִסָּ֔עוּ אִ֥ישׁ עַל־יָד֖וֹ לְדִגְלֵיהֶֽם׃ (ס)
Ardından Buluşma Çadırı, Levilerin ordugâhıyla birlikte ordugâhların ortasında yola çıkacak. Nasıl konaklıyorlarsa öyle yürüyecekler; herkes sancaklarına göre kendi yerinde olacak.
Bamidbar 2:18
Degel mahane efrayim letsivotam yama venasi livne efrayim elişama ben amiud.
דֶּ֣גֶל מַחֲנֵ֥ה אֶפְרַ֛יִם לְצִבְאֹתָ֖ם יָ֑מָּה וְנָשִׂיא֙ לִבְנֵ֣י אֶפְרַ֔יִם אֱלִישָׁמָ֖ע בֶּן־עַמִּיהֽוּד׃
Batıda, birlikleriyle Efrayim ordugâhının sancağı altında olanlar konaklayacak. Efrayim oğullarının önderi Amihud oğlu Elişama’dır.
Bamidbar 2:24
Kal hapekudim lemahane efrayim meat elef uşemonat alafim umea letsivotam uşelişim yisau.
כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה אֶפְרַ֗יִם מְאַ֥ת אֶ֛לֶף וּשְׁמֹֽנַת־אֲלָפִ֥ים וּמֵאָ֖ה לְצִבְאֹתָ֑ם וּשְׁלִשִׁ֖ים יִסָּֽעוּ׃ (ס)
Efrayim ordugâhında birliklerine göre sayılanların toplamı yüz sekiz bin yüz kişidir. Üçüncü olarak onlar yola çıkacak.
Bamidbar 2:25
Degel mahane dan tsafona letsivotam venasi livne dan ahiezer ben amişaday.
דֶּ֣גֶל מַחֲנֵ֥ה דָ֛ן צָפֹ֖נָה לְצִבְאֹתָ֑ם וְנָשִׂיא֙ לִבְנֵ֣י דָ֔ן אֲחִיעֶ֖זֶר בֶּן־עַמִּֽישַׁדָּֽי׃
Kuzeyde, birlikleriyle Dan ordugâhının sancağı altında olanlar konaklayacak. Dan oğullarının önderi Amişaday oğlu Ahiezer’dir.
Bamidbar 2:31
Kol hapekudim lemahane dan meat elef veşiva vahamişim elef veşeş meot laaharona yisu lediglehem.
כָּל־הַפְּקֻדִים֙ לְמַ֣חֲנֵה דָ֔ן מְאַ֣ת אֶ֗לֶף וְשִׁבְעָ֧ה וַחֲמִשִּׁ֛ים אֶ֖לֶף וְשֵׁ֣שׁ מֵא֑וֹת לָאַחֲרֹנָ֥ה יִסְע֖וּ לְדִגְלֵיהֶֽם׃ (פ)
Dan ordugâhında sayılanların toplamı yüz elli yedi bin altı yüz kişidir. Sancaklarına göre en son onlar yola çıkacak.
Bamidbar 2:32
Ele pekude vene yisrael levet avotam kol pekude hamahanot letsivotam şeş meot elef uşeloşet alafim vahameş meot vahamişim.
אֵ֛לֶּה פְּקוּדֵ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְבֵ֣ית אֲבֹתָ֑ם כָּל־פְּקוּדֵ֤י הַֽמַּחֲנֹת֙ לְצִבְאֹתָ֔ם שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ וּשְׁלֹ֣שֶׁת אֲלָפִ֔ים וַחֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וַחֲמִשִּֽׁים׃
İsraeloğullarının baba evlerine göre sayılanları bunlardır. Ordugâhlarda birliklerine göre sayılanların toplamı altı yüz üç bin beş yüz elli kişiydi.
Bamidbar 4:5
Uva aharon uvanav binsoa hamahane vehoridu et parohet hamasah vehisu vah et aron haedut.
וּבָ֨א אַהֲרֹ֤ן וּבָנָיו֙ בִּנְסֹ֣עַ הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהוֹרִ֕דוּ אֵ֖ת פָּרֹ֣כֶת הַמָּסָ֑ךְ וְכִ֨סּוּ־בָ֔הּ אֵ֖ת אֲרֹ֥ן הָעֵדֻֽת׃
Ordugâh yola çıkacağı zaman Aaron ve oğulları gelecek, ayırıcı perdeyi indirecek ve Tanıklık Sandığı’nı onunla örtecekler.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- לַֽמַּחֲנֶֽה 33 kullanım
- הַֽמַּחֲנֶ֑ה 31 kullanım
- מַחֲנֵ֣ה 16 kullanım
- בַּֽמַּחֲנֶֽה 10 kullanım
- הַֽמַּחֲנֽוֹת 3 kullanım
- הַֽמַּחֲנֹ֑ת 3 kullanım
- מַחֲנֽוֹת 2 kullanım
- מַחֲנֶ֖יךָ 2 kullanım
- הַבְּמַֽחֲנִ֖ים 1 kullanım
- מַחֲנֵ֛הוּ 1 kullanım
- מַ֣חֲנֵיהֶ֔ם 1 kullanım
- מַחֲנֶ֗ךָ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- hamahane 31 kullanım
- lamahane 29 kullanım
- mahane 16 kullanım
- bamahane 10 kullanım
- hamahanot 6 kullanım
- lemahane 4 kullanım
- mahaneha 3 kullanım
- mahanot 2 kullanım
- habemahanim 1 kullanım
- mahanehem 1 kullanım
- mahaneu 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak (39 kullanım)
Teknik kod
HRd/Ncbsa - belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak (31 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan (15 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc - belirli artikel + isim, iki cins, çoğul, mutlak (6 kullanım)
Teknik kod
HTd/Ncbpa - edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan (4 kullanım)
Teknik kod
HR/Ncbsc - isim, iki cins, çoğul, mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HNcbpa - isim, iki cins, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HNcbpc/Sp2ms - isim, iki cins, çoğul, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbpc/Sp3mp - isim, iki cins, tekil, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsa - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp2ms - isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HNcbsc/Sp3ms - soru parçacığı + edat + isim, iki cins, çoğul, mutlak (1 kullanım)
Teknik kod
HTi/R/Ncbpa
Veri ve yöntem
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): encampment
UBS kaynak sözlük anlamları: camp; group; company; army
Kelime türü teknik kodu: N
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.