שָׂנֵא
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
hate
34 kullanım · 32 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 38 kez, 35 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vayevarahu et rivka vayomeru lah ahotenu at hayi lealfe revava veyiraş zareh et şaar soneav.
וַיְבָרֲכ֤וּ אֶת־רִבְקָה֙ וַיֹּ֣אמְרוּ לָ֔הּ אֲחֹתֵ֕נוּ אַ֥תְּ הֲיִ֖י לְאַלְפֵ֣י רְבָבָ֑ה וְיִירַ֣שׁ זַרְעֵ֔ךְ אֵ֖ת שַׁ֥עַר שֹׂנְאָֽיו׃
Rivka’yı kutsayarak ona, “Kız kardeşimiz, binlerce on binlerin annesi ol! Soyun kendisinden nefret edenlerin kapısını ele geçirsin!” dediler.
Vayomer alehem yitshak madua batem elay veatem senetem oti vateşalehuni meitehem.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יִצְחָ֔ק מַדּ֖וּעַ בָּאתֶ֣ם אֵלָ֑י וְאַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אֹתִ֔י וַתְּשַׁלְּח֖וּנִי מֵאִתְּכֶֽם׃
Yitshak onlara, “Benden nefret edip beni aranızdan kovduğunuz halde neden yanıma geldiniz?” dedi.
Vayar Adonay ki senua lea vayiftah et rahmah verahel akara.
וַיַּ֤רְא יְהוָה֙ כִּֽי־שְׂנוּאָ֣ה לֵאָ֔ה וַיִּפְתַּ֖ח אֶת־רַחְמָ֑הּ וְרָחֵ֖ל עֲקָרָֽה׃
Adonay, Lea’nın sevilmediğini görünce onun rahmini açtı. Rahel ise kısırdı.
Vatahar od vateled ben vatomer ki şama Adonay ki senua anohi vayiten li gam et ze vatikra şemo şimon.
וַתַּ֣הַר עוֹד֮ וַתֵּ֣לֶד בֵּן֒ וַתֹּ֗אמֶר כִּֽי־שָׁמַ֤ע יְהוָה֙ כִּֽי־שְׂנוּאָ֣ה אָנֹ֔כִי וַיִּתֶּן־לִ֖י גַּם־אֶת־זֶ֑ה וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ שִׁמְעֽוֹן׃
Yine hamile kalıp bir oğul doğurdu. “Adonay sevilmediğimi duydu ve bana bunu da verdi” dedi. Ona Şimon adını verdi.
Vayiru ehav ki oto ahav avihem mikol ehav vayisneu oto velo yahelu dabero leşalom.
וַיִּרְא֣וּ אֶחָ֗יו כִּֽי־אֹת֞וֹ אָהַ֤ב אֲבִיהֶם֙ מִכָּל־אֶחָ֔יו וַֽיִּשְׂנְא֖וּ אֹת֑וֹ וְלֹ֥א יָכְל֖וּ דַּבְּר֥וֹ לְשָׁלֹֽם׃
Kardeşleri babalarının onu bütün kardeşlerinden daha çok sevdiğini görünce ondan nefret ettiler. Onunla dostça konuşamıyorlardı.
Vayahalom yosef halom vayaged leehav vayosifu od seno oto.
וַיַּחֲלֹ֤ם יוֹסֵף֙ חֲל֔וֹם וַיַּגֵּ֖ד לְאֶחָ֑יו וַיּוֹסִ֥פוּ ע֖וֹד שְׂנֹ֥א אֹתֽוֹ׃
Yosef bir rüya gördü ve kardeşlerine anlattı. Ondan daha da çok nefret ettiler.
Vayomeru lo ehav hamaloh timloh alenu im maşol timşol banu vayosifu od seno oto al halomotav veal devarav.
וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ אֶחָ֔יו הֲמָלֹ֤ךְ תִּמְלֹךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אִם־מָשׁ֥וֹל תִּמְשֹׁ֖ל בָּ֑נוּ וַיּוֹסִ֤פוּ עוֹד֙ שְׂנֹ֣א אֹת֔וֹ עַל־חֲלֹמֹתָ֖יו וְעַל־דְּבָרָֽיו׃
Kardeşleri ona, “Sen gerçekten üzerimize kral mı olacaksın? Bize hüküm mü süreceksin?” dediler. Rüyalarından ve sözlerinden dolayı ondan daha da çok nefret ettiler.
Hava nitehakema lo pen yirbe vehaya ki tikrena milhama venosaf gam u al soneenu venilham banu veala min haarets.
הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ׃
“Gelin, onlara karşı akıllıca önlem alalım. Yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa düşmanlarımıza katılıp bizimle savaşır, ülkeden çıkar giderler.”
Veata teheze mikol haam anşe hayil yire Elohim anşe emet sonee vatsa vesamta alehem sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.
וְאַתָּ֣ה תֶחֱזֶ֣ה מִכָּל־הָ֠עָם אַנְשֵׁי־חַ֜יִל יִרְאֵ֧י אֱלֹהִ֛ים אַנְשֵׁ֥י אֱמֶ֖ת שֹׂ֣נְאֵי בָ֑צַע וְשַׂמְתָּ֣ עֲלֵהֶ֗ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃
Bütün halk arasından yetenekli, Tanrı’dan korkan, güvenilir, haksız kazançtan nefret eden adamlar seç. Onları halkın üzerine bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları olarak ata.
Lo tiştahve lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim al şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹֽא־תִשְׁתַּחְוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָֽנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָבֹ֧ת עַל־בָּנִ֛ים עַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Ki tire hamor sonaaha rovets tahat masao vehadalta meazov lo azov taazov imo.
כִּֽי־תִרְאֶ֞ה חֲמ֣וֹר שֹׂנַאֲךָ֗ רֹבֵץ֙ תַּ֣חַת מַשָּׂא֔וֹ וְחָדַלְתָּ֖ מֵעֲזֹ֣ב ל֑וֹ עָזֹ֥ב תַּעֲזֹ֖ב עִמּֽוֹ׃ (ס)
Senden nefret eden kişinin eşeğinin yükü altında çöktüğünü gördüğünde ona yardım etmekten kaçınır mısın? Onunla birlikte yükü mutlaka kaldıracaksın.
Lo tisna et ahiha bilvaveha hoheah tohiah et amiteha velo tisa alav het.
לֹֽא־תִשְׂנָ֥א אֶת־אָחִ֖יךָ בִּלְבָבֶ֑ךָ הוֹכֵ֤חַ תּוֹכִ֙יחַ֙ אֶת־עֲמִיתֶ֔ךָ וְלֹא־תִשָּׂ֥א עָלָ֖יו חֵֽטְא׃
Kardeşinden yüreğinde nefret etmeyeceksin. Karşındakini mutlaka uyaracak, onun yüzünden günah yüklenmeyeceksin.
Venatati fanay bahem venigaftem lifne oyevehem veradu vahem soneehem venastem veen rodef ethem.
וְנָתַתִּ֤י פָנַי֙ בָּכֶ֔ם וְנִגַּפְתֶּ֖ם לִפְנֵ֣י אֹיְבֵיכֶ֑ם וְרָד֤וּ בָכֶם֙ שֹֽׂנְאֵיכֶ֔ם וְנַסְתֶּ֖ם וְאֵין־רֹדֵ֥ף אֶתְכֶֽם׃ (ס)
Yüzümü size karşı çevireceğim ve düşmanlarınızın önünde yenileceksiniz. Sizden nefret edenler size hükmedecek. Sizi kovalayan yokken kaçacaksınız.
Vayehi binsoa haaron vayomer moşe kuma Adonay veyafutsu oyeveha veyanusu mesaneha mipaneha.
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה ׀ יְהוָ֗ה וְיָפֻ֙צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sandık yola çıktığında Moşe şöyle derdi: “Kalk, Adonay! Düşmanların dağılsın, Senden nefret edenler önünden kaçsın!”
Veim besina yehdafenu o hişlih alav bitsdiya vayamot.
וְאִם־בְּשִׂנְאָ֖ה יֶהְדָּפֶ֑נּוּ אֽוֹ־הִשְׁלִ֥יךְ עָלָ֛יו בִּצְדִיָּ֖ה וַיָּמֹֽת׃
Ona nefretle bir itiş yapar ya da kasten bir şey fırlatır ve o ölürse,
Vateragenu veoholehem vatomeru besinat Adonay otanu hotsianu meerets mitsrayim latet otanu beyad haemori lehaşmidenu.
וַתֵּרָגְנ֤וּ בְאָהֳלֵיכֶם֙ וַתֹּ֣אמְר֔וּ בְּשִׂנְאַ֤ת יְהוָה֙ אֹתָ֔נוּ הוֹצִיאָ֖נוּ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לָתֵ֥ת אֹתָ֛נוּ בְּיַ֥ד הָאֱמֹרִ֖י לְהַשְׁמִידֵֽנוּ׃
Çadırlarınızda söylenip şöyle dediniz: ‘Adonay bizden nefret ettiği için bizi Mısır ülkesinden çıkardı. Bizi yok etmek için Amorilerin eline verecek.
Lanus şama rotseah aşer yirtsah et reeu bivli daat veu lo sone lo mitemol şilşom venas el ahat min hearim hael vahay.
לָנֻ֨ס שָׁ֜מָּה רוֹצֵ֗חַ אֲשֶׁ֨ר יִרְצַ֤ח אֶת־רֵעֵ֙הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשׁ֑וֹם וְנָ֗ס אֶל־אַחַ֛ת מִן־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖ל וָחָֽי׃
Önceden nefret etmediği komşusunu bilmeden öldüren kişi oraya kaçabilsin, bu şehirlerden birine sığınıp yaşasın diye.
Lo tiştahave lahem velo taavedem ki anohi Adonay eloheha el kana poked avon avot al banim veal şileşim veal ribeim lesoneay.
לֹא־תִשְׁתַּחֲוֶ֥֣ה לָהֶ֖ם֮ וְלֹ֣א תָעָבְדֵ֑ם֒ כִּ֣י אָנֹכִ֞י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֵ֣ל קַנָּ֔א פֹּ֠קֵד עֲוֺ֨ן אָב֧וֹת עַל־בָּנִ֛ים וְעַל־שִׁלֵּשִׁ֥ים וְעַל־רִבֵּעִ֖ים לְשֹׂנְאָֽ֑י׃
Onların önünde eğilmeyecek, onlara kulluk etmeyeceksin. Çünkü Ben, Tanrın Adonay, kıskanç bir Tanrı’yım. Benden nefret edenlerin babalarının günahını çocuklarında, üçüncü ve dördüncü kuşakta hesaba katarım.
Bu ayette 2 eşleşme
Umeşalem lesoneav el panav lehaavido lo yeaher lesoneo el panav yeşalem lo.
וּמְשַׁלֵּ֧ם לְשֹׂנְאָ֛יו אֶל־פָּנָ֖יו לְהַאֲבִיד֑וֹ לֹ֤א יְאַחֵר֙ לְשֹׂ֣נְא֔וֹ אֶל־פָּנָ֖יו יְשַׁלֶּם־לֽוֹ׃
Kendisinden nefret edenlere, onları yok etmek üzere karşılıklarını doğrudan verir. Kendisinden nefret edene gecikmez; karşılığını doğrudan verir.
Vehesir Adonay mimeha kol holi vehol madve mitsrayim haraim aşer yadata lo yesimam bah unetanam behol soneeha.
וְהֵסִ֧יר יְהוָ֛ה מִמְּךָ֖ כָּל־חֹ֑לִי וְכָל־מַדְוֵי֩ מִצְרַ֨יִם הָרָעִ֜ים אֲשֶׁ֣ר יָדַ֗עְתָּ לֹ֤א יְשִׂימָם֙ בָּ֔ךְ וּנְתָנָ֖ם בְּכָל־שֹׂנְאֶֽיךָ׃
Adonay bütün hastalıkları senden uzaklaştıracak. Bildiğin Mısır’ın kötü hastalıklarından hiçbirini sana vermeyecek; bunları senden nefret edenlerin hepsinin üzerine getirecek.
Pen yomeru haarets aşer hotsetanu mişam mibeli yeholet Adonay lahaviam el haarets aşer diber lahem umisinato otam hotsiam lahamitam bamidbar.
פֶּן־יֹאמְר֗וּ הָאָרֶץ֮ אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵאתָ֣נוּ מִשָּׁם֒ מִבְּלִי֙ יְכֹ֣לֶת יְהוָ֔ה לַהֲבִיאָ֕ם אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר לָהֶ֑ם וּמִשִּׂנְאָת֣וֹ אוֹתָ֔ם הוֹצִיאָ֖ם לַהֲמִתָ֥ם בַּמִּדְבָּֽר׃
Bizi çıkardığın ülkenin halkı, “Adonay onları söz verdiği ülkeye getiremediği ve onlardan nefret ettiği için çölde öldürmek üzere çıkardı” demesin.
Lo taase hen ladonay eloheha ki kol toavat Adonay aşer sane asu lelohehem ki gam et benehem veet benotehem yisrefu vaeş lelohehem.
לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה כֵ֔ן לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ כִּי֩ כָּל־תּוֹעֲבַ֨ת יְהוָ֜ה אֲשֶׁ֣ר שָׂנֵ֗א עָשׂוּ֙ לֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּ֣י גַ֤ם אֶת־בְּנֵיהֶם֙ וְאֶת־בְּנֹ֣תֵיהֶ֔ם יִשְׂרְפ֥וּ בָאֵ֖שׁ לֵֽאלֹהֵיהֶֽם׃
Tanrın Adonay’a böyle yapmayacaksın. Çünkü Adonay’ın nefret ettiği bütün iğrenç şeyleri tanrıları için yaptılar. Oğullarını ve kızlarını bile tanrıları için ateşte yaktılar.
Velo takim leha matseva aşer sane Adonay eloheha.
וְלֹֽא־תָקִ֥ים לְךָ֖ מַצֵּבָ֑ה אֲשֶׁ֥ר שָׂנֵ֖א יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃ (ס)
Tanrın Adonay'ın nefret ettiği bir dikili taş kurmayacaksın.
Veze devar harotseah aşer yanus şama vahay aşer yake et reeu bivli daat veu lo sone lo mitemol şilşom.
וְזֶה֙ דְּבַ֣ר הָרֹצֵ֔חַ אֲשֶׁר־יָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וָחָ֑י אֲשֶׁ֨ר יַכֶּ֤ה אֶת־רֵעֵ֙הוּ֙ בִּבְלִי־דַ֔עַת וְה֛וּא לֹא־שֹׂנֵ֥א ל֖וֹ מִתְּמֹ֥ל שִׁלְשֹֽׁם׃
Oraya kaçıp hayatta kalabilecek kişinin durumu şudur: Önceden nefret etmediği birini bilmeden öldürmüş olması.
Pen yirdof goel hadam ahare harotseah ki yeham levavo vehisigo ki yirbe hadereh vehikau nafeş velo en mişpat mavet ki lo sone u lo mitemol şilşom.
פֶּן־יִרְדֹּף֩ גֹּאֵ֨ל הַדָּ֜ם אַחֲרֵ֣י הָרֹצֵ֗חַ כִּי־יֵחַם֮ לְבָבוֹ֒ וְהִשִּׂיג֛וֹ כִּֽי־יִרְבֶּ֥ה הַדֶּ֖רֶךְ וְהִכָּ֣הוּ נָ֑פֶשׁ וְלוֹ֙ אֵ֣ין מִשְׁפַּט־מָ֔וֶת כִּ֠י לֹ֣א שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם׃
Yoksa kanın öcünü alacak yakın, öfkesi alevlenmişken öldürenin peşine düşebilir; yol uzun olduğu için ona yetişip onu öldürebilir. Oysa önceden ona nefret beslemediği için öldüren kişi ölüm cezasını hak etmemiştir.
Vehi yihye iş sone lereeu vearav lo vekam alav vehikau nefeş vamet venas el ahat hearim hael.
וְכִֽי־יִהְיֶ֥ה אִישׁ֙ שֹׂנֵ֣א לְרֵעֵ֔הוּ וְאָ֤רַב לוֹ֙ וְקָ֣ם עָלָ֔יו וְהִכָּ֥הוּ נֶ֖פֶשׁ וָמֵ֑ת וְנָ֕ס אֶל־אַחַ֖ת הֶעָרִ֥ים הָאֵֽל׃
Ama biri komşusuna nefret besler, ona pusu kurup saldırır ve onu öldürücü bir darbeyle öldürdükten sonra bu kentlerden birine kaçarsa,
Bu ayette 3 eşleşme
Ki tihyena leiş şete naşim haahat ahuva vehaahat senua veyaledu lo vanim haahuva vehasenua vehaya haben habehor lasenia.
כִּֽי־תִהְיֶ֨יןָ לְאִ֜ישׁ שְׁתֵּ֣י נָשִׁ֗ים הָאַחַ֤ת אֲהוּבָה֙ וְהָאַחַ֣ת שְׂנוּאָ֔ה וְיָֽלְדוּ־ל֣וֹ בָנִ֔ים הָאֲהוּבָ֖ה וְהַשְּׂנוּאָ֑ה וְהָיָ֛ה הַבֵּ֥ן הַבְּכ֖וֹר לַשְּׂנִיאָֽה׃
Bir adamın biri sevilen, öteki sevilmeyen iki eşi olur, ikisi de ona oğullar doğurur ve ilk doğan oğul sevilmeyen eşten olursa,
Vehaya beyom hanhilo et banav et aşer yihye lo lo yuhal levaker et ben haahuva al pene ven hasenua habehor.
וְהָיָ֗ה בְּיוֹם֙ הַנְחִיל֣וֹ אֶת־בָּנָ֔יו אֵ֥ת אֲשֶׁר־יִהְיֶ֖ה ל֑וֹ לֹ֣א יוּכַ֗ל לְבַכֵּר֙ אֶת־בֶּן־הָ֣אֲהוּבָ֔ה עַל־פְּנֵ֥י בֶן־הַשְּׂנוּאָ֖ה הַבְּכֹֽר׃
adam sahip olduklarını oğullarına miras verirken, ilk doğan olan sevilmeyen eşin oğlunun yerine sevilen eşin oğluna ilk doğan hakkı veremez.
Ki et habehor ben hasenua yakir latet lo pi şenayim behol aşer yimatse lo ki u reşit ono lo mişpat habehora.
כִּי֩ אֶת־הַבְּכֹ֨ר בֶּן־הַשְּׂנוּאָ֜ה יַכִּ֗יר לָ֤תֶת לוֹ֙ פִּ֣י שְׁנַ֔יִם בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־יִמָּצֵ֖א ל֑וֹ כִּי־הוּא֙ רֵאשִׁ֣ית אֹנ֔וֹ ל֖וֹ מִשְׁפַּ֥ט הַבְּכֹרָֽה׃ (ס)
Sevilmeyen eşin oğlunu ilk doğan olarak tanıyacak, sahip olduğu her şeyden ona iki pay verecek. Çünkü o, gücünün ilk ürünüdür; ilk doğanın hakkı onundur.
Ki yikah iş işa uva eleha useneah.
כִּֽי־יִקַּ֥ח אִ֖ישׁ אִשָּׁ֑ה וּבָ֥א אֵלֶ֖יהָ וּשְׂנֵאָֽהּ׃
Bir adam bir kadınla evlenir, onunla birlikte olduktan sonra ondan nefret ederse,
Veamar avi hanaara el hazekenim et biti natati laiş haze leişa vayisnaeha.
וְאָמַ֛ר אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעַרָ֖ה] אֶל־הַזְּקֵנִ֑ים אֶת־בִּתִּ֗י נָתַ֜תִּי לָאִ֥ישׁ הַזֶּ֛ה לְאִשָּׁ֖ה וַיִּשְׂנָאֶֽהָ׃
Genç kadının babası ileri gelenlere şöyle diyecek: 'Kızımı bu adama eş olarak verdim; o ise ondan nefret etti.
Useneah haiş haaharon vehatav lah sefer keritut venatan beyadah veşilehah mibeto o hi yamut haiş haaharon aşer lekahah lo leişa.
וּשְׂנֵאָהּ֮ הָאִ֣ישׁ הָאַחֲרוֹן֒ וְכָ֨תַב לָ֜הּ סֵ֤פֶר כְּרִיתֻת֙ וְנָתַ֣ן בְּיָדָ֔הּ וְשִׁלְּחָ֖הּ מִבֵּית֑וֹ א֣וֹ כִ֤י יָמוּת֙ הָאִ֣ישׁ הָאַחֲר֔וֹן אֲשֶׁר־לְקָחָ֥הּ ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃
ikinci adam da ondan nefret edip ona bir boşanma belgesi yazar, eline verir ve evinden gönderirse ya da onunla evlenen ikinci adam ölürse,
Venatan Adonay eloheha et kol haalot haele al oyeveha veal soneeha aşer redafuha.
וְנָתַן֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֵ֥ת כָּל־הָאָל֖וֹת הָאֵ֑לֶּה עַל־אֹיְבֶ֥יךָ וְעַל־שֹׂנְאֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר רְדָפֽוּךָ׃
Tanrın Adonay bütün bu lanetleri düşmanlarının, senden nefret edip seni kovalayanların üzerine koyacak.
İm şanoti berak harbi vetohez bemişpat yadi aşiv nakam letsaray velimsanay aşalem.
אִם־שַׁנּוֹתִי֙ בְּרַ֣ק חַרְבִּ֔י וְתֹאחֵ֥ז בְּמִשְׁפָּ֖ט יָדִ֑י אָשִׁ֤יב נָקָם֙ לְצָרָ֔י וְלִמְשַׂנְאַ֖י אֲשַׁלֵּֽם׃
Şimşek gibi parlayan kılıcımı bilediğimde, elim yargıyı kavradığında, hasımlarımdan öç alacak, Benden nefret edenlere karşılık vereceğim.
Bareh Adonay helo ufoal yadav tirtse mehats motnayim kamav umesanav min yekumun.
בָּרֵ֤ךְ יְהוָה֙ חֵיל֔וֹ וּפֹ֥עַל יָדָ֖יו תִּרְצֶ֑ה מְחַ֨ץ מָתְנַ֧יִם קָמָ֛יו וּמְשַׂנְאָ֖יו מִן־יְקוּמֽוּן׃ (ס)
Adonay, onun gücünü bereketlendir, ellerinin işini kabul et. Ona karşı ayaklananların belini kır; ondan nefret edenler bir daha kalkamasın.'
Temel kelimeler (lemmalar)
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.