בּוֹא
gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar
619 kullanım · 570 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 641 kez, 589 farklı ayette görülür. Kök altında 3 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Ki taşe vereaha maşat meuma lo tavo el beto laavot avoto.
כִּֽי־תַשֶּׁ֥ה בְרֵֽעֲךָ מַשַּׁ֣את מְא֑וּמָה לֹא־תָבֹ֥א אֶל־בֵּית֖וֹ לַעֲבֹ֥ט עֲבֹטֽוֹ׃
Komşuna herhangi bir borç verdiğinde rehnini almak için evine girmeyeceksin.
Haşev taşiv lo et haavot kevo haşemeş veşahav besalmato uveraheka uleha tihye tsedaka lifne Adonay eloheha.
הָשֵׁב֩ תָּשִׁ֨יב ל֤וֹ אֶֽת־הַעֲבוֹט֙ כְּבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וְשָׁכַ֥ב בְּשַׂלְמָת֖וֹ וּבֵֽרֲכֶ֑ךָּ וּלְךָ֙ תִּהְיֶ֣ה צְדָקָ֔ה לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃ (ס)
Güneş batarken rehni ona mutlaka geri vereceksin ki kendi giysisine sarınıp uyusun ve sana bereket duası etsin. Bu, Tanrın Adonay'ın önünde senin için doğru bir davranış sayılacak.
Beyomo titen seharo velo tavo alav haşemeş ki ani u veelav u nose et nafşo velo yikra aleha el Adonay vehaya veha het.
בְּיוֹמוֹ֩ תִתֵּ֨ן שְׂכָר֜וֹ וְֽלֹא־תָב֧וֹא עָלָ֣יו הַשֶּׁ֗מֶשׁ כִּ֤י עָנִי֙ ה֔וּא וְאֵלָ֕יו ה֥וּא נֹשֵׂ֖א אֶת־נַפְשׁ֑וֹ וְלֹֽא־יִקְרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃ (ס)
Ücretini gününde, güneş batmadan vereceksin. Çünkü o yoksuldur, bütün umudunu o ücrete bağlamıştır. Sana karşı Adonay'a seslenmesin; yoksa günah işlemiş olursun.
Ki yeşevu ahim yahdav umet ahad mehem uven en lo lo tihye eşet hamet hahutsa leiş zar yevamah yavo aleha ulekahah lo leişa veyibemah.
כִּֽי־יֵשְׁב֨וּ אַחִ֜ים יַחְדָּ֗ו וּמֵ֨ת אַחַ֤ד מֵהֶם֙ וּבֵ֣ן אֵֽין־ל֔וֹ לֹֽא־תִהְיֶ֧ה אֵֽשֶׁת־הַמֵּ֛ת הַח֖וּצָה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר יְבָמָהּ֙ יָבֹ֣א עָלֶ֔יהָ וּלְקָחָ֥הּ ל֛וֹ לְאִשָּׁ֖ה וְיִבְּמָֽהּ׃
Kardeşler birlikte yaşarken onlardan biri çocuksuz ölürse, ölenin eşi dışarıdan yabancı bir adamla evlenmeyecek. Kayınbiraderi onunla birlikte olacak, onu kendisine eş alıp kayınbiraderlik görevini yerine getirecek.
Vehaya ki tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten leha nahala viriştah veyaşavta bah.
וְהָיָה֙ כִּֽי־תָב֣וֹא אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָ֑ה וִֽירִשְׁתָּ֖הּ וְיָשַׁ֥בְתָּ בָּֽהּ׃
Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği ülkeye girip onu mülk edindiğinde ve oraya yerleştiğinde,
Velakahta mereşit kol peri haadama aşer tavi meartseha aşer Adonay eloheha noten lah vesamta vatene vehalahta el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha leşaken şemo şam.
וְלָקַחְתָּ֞ מֵרֵאשִׁ֣ית ׀ כָּל־פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֗ה אֲשֶׁ֨ר תָּבִ֧יא מֵֽאַרְצְךָ֛ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לָ֖ךְ וְשַׂמְתָּ֣ בַטֶּ֑נֶא וְהָֽלַכְתָּ֙ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לְשַׁכֵּ֥ן שְׁמ֖וֹ שָֽׁם׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği toprağından getireceğin bütün toprak ürünlerinin ilkinden alıp bir sepete koyacaksın. Tanrın Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yere gideceksin.
Bu ayette 2 eşleşme
Uvata el hakohen aşer yihye bayamim hahem veamarta elav higadti hayom ladonay eloheha ki vati el haarets aşer nişba Adonay laavotenu latet lanu.
וּבָאתָ֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן אֲשֶׁ֥ר יִהְיֶ֖ה בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֑ם וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו הִגַּ֤דְתִּי הַיּוֹם֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כִּי־בָ֙אתִי֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתֵ֖ינוּ לָ֥תֶת לָֽנוּ׃
O günlerde görev yapan kohene gidip ona, 'Adonay'ın atalarımıza bize vermek için yemin ettiği ülkeye geldiğimi bugün Tanrın Adonay'a bildiriyorum' diyeceksin.
Vayevienu el hamakom haze vayiten lanu et haarets hazot erets zavat halav udevaş.
וַיְבִאֵ֖נוּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיִּתֶּן־לָ֙נוּ֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃
Bizi bu yere getirdi ve bu ülkeyi, süt ve bal akan ülkeyi bize verdi.
Veata hine heveti et reşit peri haadama aşer natata li Adonay vehinahto lifne Adonay eloheha vehişetahavita lifne Adonay eloheha.
וְעַתָּ֗ה הִנֵּ֤ה הֵבֵ֙אתִי֙ אֶת־רֵאשִׁית֙ פְּרִ֣י הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לִּ֖י יְהוָ֑ה וְהִנַּחְתּ֗וֹ לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהִֽשְׁתַּחֲוִ֔יתָ לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Şimdi, işte bana verdiğin toprağın ilk ürünlerini getirdim, Adonay.' Sepeti Tanrın Adonay'ın önüne koyacak ve Tanrın Adonay'ın önünde yere kapanacaksın.
Ki tehale laser et kol masar tevuateha başana haşelişit şenat hamaaser venatata lalevi lager layatom velaalmana veohlu vişareha vesaveu.
כִּ֣י תְכַלֶּ֞ה לַ֠עְשֵׂר אֶת־כָּל־מַעְשַׂ֧ר תְּבוּאָתְךָ֛ בַּשָּׁנָ֥ה הַשְּׁלִישִׁ֖ת שְׁנַ֣ת הַֽמַּעֲשֵׂ֑ר וְנָתַתָּ֣ה לַלֵּוִ֗י לַגֵּר֙ לַיָּת֣וֹם וְלָֽאַלְמָנָ֔ה וְאָכְל֥וּ בִשְׁעָרֶ֖יךָ וְשָׂבֵֽעוּ׃
Üçüncü yılda, ondalık yılında, ürününün bütün ondalıklarını ayırmayı bitirdiğinde, onları Levi'ye, yabancıya, yetime ve dula vereceksin. Kentlerinde yiyip doyacaklar.
Vehatavta alehen et kol divre hatora hazot beavereha lemaan aşer tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten leha erets zavat halav udevaş kaaşer diber Adonay elohe avoteha lah.
וְכָתַבְתָּ֣ עֲלֵיהֶ֗ן אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֛י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את בְּעָבְרֶ֑ךָ לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ תָּבֹ֨א אֶל־הָאָ֜רֶץ אֲֽשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֣יךָ ׀ נֹתֵ֣ן לְךָ֗ אֶ֣רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־אֲבֹתֶ֖יךָ לָֽךְ׃
Geçtiğinde bu Tora'nın bütün sözlerini onların üzerine yazacaksın. Böylece Tanrın Adonay'ın sana verdiği süt ve bal akan ülkeye, atalarının Tanrısı Adonay'ın sana söylediği gibi gireceksin.
Uvau aleha kol haberahot haele vehisiguha ki tişma bekol Adonay eloheha.
וּבָ֧אוּ עָלֶ֛יךָ כָּל־הַבְּרָכ֥וֹת הָאֵ֖לֶּה וְהִשִּׂיגֻ֑ךָ כִּ֣י תִשְׁמַ֔ע בְּק֖וֹל יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay'ın sesini dinlediğin için bütün bu bereketler üzerine gelecek ve sana erişecek.
Baruh ata bevoeha uvaruh ata betseteha.
בָּר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּבֹאֶ֑ךָ וּבָר֥וּךְ אַתָּ֖ה בְּצֵאתֶֽךָ׃
Girerken bereketli olacaksın, çıkarken bereketli olacaksın.
Vehaya im lo tişma bekol Adonay eloheha lişmor laasot et kol mitsvotav vehukotav aşer anohi metsaveha hayom uvau aleha kol hakelalot haele vehisiguha.
וְהָיָ֗ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמַע֙ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לִשְׁמֹ֤ר לַעֲשׂוֹת֙ אֶת־כָּל־מִצְוֺתָ֣יו וְחֻקֹּתָ֔יו אֲשֶׁ֛ר אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ הַיּ֑וֹם וּבָ֧אוּ עָלֶ֛יךָ כָּל־הַקְּלָל֥וֹת הָאֵ֖לֶּה וְהִשִּׂיגֽוּךָ׃
Ama Tanrın Adonay'ın sesini dinlemez, bugün sana buyurduğum bütün buyruklarını ve hükümlerini özenle yerine getirmezsen, bütün bu lanetler üzerine gelecek ve sana erişecek.
Arur ata bevoeha vearur ata betseteha.
אָר֥וּר אַתָּ֖ה בְּבֹאֶ֑ךָ וְאָר֥וּר אַתָּ֖ה בְּצֵאתֶֽךָ׃
Girerken lanetli olacaksın, çıkarken lanetli olacaksın.
Yadbek Adonay beha et hadaver ad kaloto oteha meal haadama aşer ata va şama leriştah.
יַדְבֵּ֧ק יְהוָ֛ה בְּךָ֖ אֶת־הַדָּ֑בֶר עַ֚ד כַּלֹּת֣וֹ אֹֽתְךָ֔ מֵעַל֙ הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Adonay salgın hastalığı sana yapıştıracak; mülk edinmek için gireceğin toprakta seni bütünüyle yok edinceye kadar sürecek.
Uvau aleha kol hakelalot haele uredafuha vehisiguha ad hişamedah ki lo şamata bekol Adonay eloheha lişmor mitsvotav vehukotav aşer tsivah.
וּבָ֨אוּ עָלֶ֜יךָ כָּל־הַקְּלָל֣וֹת הָאֵ֗לֶּה וּרְדָפ֙וּךָ֙ וְהִשִּׂיג֔וּךָ עַ֖ד הִשָּֽׁמְדָ֑ךְ כִּי־לֹ֣א שָׁמַ֗עְתָּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לִשְׁמֹ֛ר מִצְוֺתָ֥יו וְחֻקֹּתָ֖יו אֲשֶׁ֥ר צִוָּֽךְ׃
Tanrın Adonay'ın sesini dinlemediğin, sana buyurduğu buyruklarını ve hükümlerini gözetmediğin için bütün bu lanetler üzerine gelecek, seni kovalayıp yakalayacak; yok edilinceye kadar sürecek.
Vehaya kaaşer sas Adonay alehem lehetiv ethem uleharbot ethem ken yasis Adonay alehem lehaavid ethem ulehaşmid ethem venisahtem meal haadama aşer ata va şama leriştah.
וְ֠הָיָה כַּאֲשֶׁר־שָׂ֨שׂ יְהוָ֜ה עֲלֵיכֶ֗ם לְהֵיטִ֣יב אֶתְכֶם֮ וּלְהַרְבּ֣וֹת אֶתְכֶם֒ כֵּ֣ן יָשִׂ֤ישׂ יְהוָה֙ עֲלֵיכֶ֔ם לְהַאֲבִ֥יד אֶתְכֶ֖ם וּלְהַשְׁמִ֣יד אֶתְכֶ֑ם וְנִסַּחְתֶּם֙ מֵעַ֣ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Adonay size iyilik etmekten ve sizi çoğaltmaktan nasıl sevinç duyduysa, sizi ortadan kaldırıp yok etmekle de başkalarını sevindirecek. Mülk edinmek için girdiğin topraktan sökülüp atılacaksınız.
Vatavou el hamakom haze vayetse sihon meleh heşbon veog meleh habaşan likratenu lamilhama vanakem.
וַתָּבֹ֖אוּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיֵּצֵ֣א סִיחֹ֣ן מֶֽלֶךְ־חֶ֠שְׁבּוֹן וְע֨וֹג מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֧ן לִקְרָאתֵ֛נוּ לַמִּלְחָמָ֖ה וַנַּכֵּֽם׃
Bu yere geldiniz. Heşbon kralı Sihon ile Başan kralı Og bize karşı savaşmaya çıktılar; onları yendik.
Veamar hador haaharon benehem aşer yakumu meaharehem vehanaheri aşer yavo meerets rehoka verau et makot haarets hahi veet tahalueha aşer hila Adonay bah.
וְאָמַ֞ר הַדּ֣וֹר הָֽאַחֲר֗וֹן בְּנֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֤ר יָק֙וּמוּ֙ מֵאַ֣חֲרֵיכֶ֔ם וְהַ֨נָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֑ה וְ֠רָאוּ אֶת־מַכּ֞וֹת הָאָ֤רֶץ הַהִוא֙ וְאֶת־תַּ֣חֲלֻאֶ֔יהָ אֲשֶׁר־חִלָּ֥ה יְהוָ֖ה בָּֽהּ׃
Sizden sonra gelecek kuşak, ardınızdan yetişecek çocuklarınız ve uzak ülkeden gelen yabancı, o ülkenin belalarını ve Adonay'ın orada ortaya çıkardığı hastalıkları gördüklerinde şöyle diyecekler:
Vayihar af Adonay baarets hahi lehavi aleha et kol hakelala haketuva basefer haze.
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בָּאָ֣רֶץ הַהִ֑וא לְהָבִ֤יא עָלֶ֙יהָ֙ אֶת־כָּל־הַקְּלָלָ֔ה הַכְּתוּבָ֖ה בַּסֵּ֥פֶר הַזֶּֽה׃
Adonay'ın öfkesi o ülkeye karşı alevlendi; bu tomarda yazılı bütün lanetleri onun üzerine getirdi.
Vehaya hi yavou aleha kol hadevarim haele haberaha vehakelala aşer natati lefaneha vahaşevota el levaveha behol hagoyim aşer hidihaha Adonay eloheha şama.
וְהָיָה֩ כִֽי־יָבֹ֨אוּ עָלֶ֜יךָ כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה הַבְּרָכָה֙ וְהַקְּלָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לְפָנֶ֑יךָ וַהֲשֵׁבֹתָ֙ אֶל־לְבָבֶ֔ךָ בְּכָל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁ֧ר הִדִּיחֲךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ שָֽׁמָּה׃
Önüne koyduğum bütün bu şeyler, bereket ve lanet başına geldiğinde, Tanrın Adonay'ın seni sürdüğü bütün ulusların arasında bunları yüreğine geri getirdiğinde,
Veheviaha Adonay eloheha el haarets aşer yareşu avoteha viriştah vehetiveha vehirbeha meavoteha.
וֶהֱבִֽיאֲךָ֞ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֶל־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁר־יָרְשׁ֥וּ אֲבֹתֶ֖יךָ וִֽירִשְׁתָּ֑הּ וְהֵיטִֽבְךָ֥ וְהִרְבְּךָ֖ מֵאֲבֹתֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay seni atalarının mülk edindiği ülkeye getirecek; sen de onu mülk edineceksin. Sana iyilik edecek ve seni atalarından daha çok çoğaltacak.
Aşer anohi metsaveha hayom leahava et Adonay eloheha lalehet bidrahav velişmor mitsvotav vehukotav umişpatav vehayita veravita uverahha Adonay eloheha baarets aşer ata va şama leriştah.
אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֣י מְצַוְּךָ֮ הַיּוֹם֒ לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לָלֶ֣כֶת בִּדְרָכָ֔יו וְלִשְׁמֹ֛ר מִצְוֺתָ֥יו וְחֻקֹּתָ֖יו וּמִשְׁפָּטָ֑יו וְחָיִ֣יתָ וְרָבִ֔יתָ וּבֵֽרַכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Bugün sana Tanrın Adonay'ı sevmeni, Onun yollarında yürümeni, buyruklarını, hükümlerini ve yargılarını gözetmeni buyuruyorum. Böylece yaşayacak ve çoğalacaksın; Tanrın Adonay, mülk edinmek için gireceğin ülkede seni bereketlendirecek.
Higadti lahem hayom ki avod tovedun lo taarihun yamim al haadama aşer ata over et hayarden lavo şama leriştah.
הִגַּ֤דְתִּי לָכֶם֙ הַיּ֔וֹם כִּ֥י אָבֹ֖ד תֹּאבֵד֑וּן לֹא־תַאֲרִיכֻ֤ן יָמִים֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה עֹבֵר֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹ֥א שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
bugün size bildiriyorum: Kesinlikle yok olacaksınız. Mülk edinmek için Yarden'i geçip gireceğin toprakta uzun günler yaşamayacaksınız.
Vayomer alehem ben mea veesrim şana anohi hayom lo uhal od latset velavo vadonay amar elay lo taavor et hayarden haze.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם בֶּן־מֵאָה֩ וְעֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ הַיּ֔וֹם לֹא־אוּכַ֥ל ע֖וֹד לָצֵ֣את וְלָב֑וֹא וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֥ן הַזֶּֽה׃
Onlara şöyle dedi: 'Bugün yüz yirmi yaşındayım. Artık çıkıp giremeyeceğim. Adonay da bana, "Bu Yarden'i geçmeyeceksin" dedi.
Vayikra moşe lihoşua vayomer elav leene hol yisrael hazak veemats ki ata tavo et haam haze el haarets aşer nişba Adonay laavotam latet lahem veata tanhilena otam.
וַיִּקְרָ֨א מֹשֶׁ֜ה לִֽיהוֹשֻׁ֗עַ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו לְעֵינֵ֣י כָל־יִשְׂרָאֵ֘ל חֲזַ֣ק וֶאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבוֹא֙ אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֧ע יְהוָ֛ה לַאֲבֹתָ֖ם לָתֵ֣ת לָהֶ֑ם וְאַתָּ֖ה תַּנְחִילֶ֥נָּה אוֹתָֽם׃
Moşe Yeoşua'yı çağırıp bütün İsrael'in gözleri önünde ona şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü bu halkla birlikte, Adonay'ın atalarına onlara vermek için yemin ettiği ülkeye sen gireceksin. Onu onlara miras olarak sen paylaştıracaksın.
Bevo hol yisrael leraot et pene Adonay eloheha bamakom aşer yivhar tikra et hatora hazot neged kol yisrael beoznehem.
בְּב֣וֹא כָל־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁ֣ר יִבְחָ֑ר תִּקְרָ֞א אֶת־הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֛את נֶ֥גֶד כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּאָזְנֵיהֶֽם׃
bütün İsrael, Tanrın Adonay'ın seçeceği yerde Onun huzuruna çıkmak için geldiğinde, bu Tora'yı bütün İsrael'in önünde, herkesin duyacağı biçimde okuyacaksın.
Vayomer Adonay el moşe hineha şohev im avoteha vekam haam haze vezana ahare elohe nehar haarets aşer u va şama bekirbo vaazavani vehefer et beriti aşer karati ito.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְּךָ֥ שֹׁכֵ֖ב עִם־אֲבֹתֶ֑יךָ וְקָם֩ הָעָ֨ם הַזֶּ֜ה וְזָנָ֣ה ׀ אַחֲרֵ֣י ׀ אֱלֹהֵ֣י נֵֽכַר־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא בָא־שָׁ֙מָּה֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וַעֲזָבַ֕נִי וְהֵפֵר֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אִתּֽוֹ׃
Adonay Moşe'ye şöyle dedi: 'İşte, atalarınla yatacaksın. Bu halk kalkıp gireceği ülkenin yabancı tanrılarının ardından giderek sadakatsizlik edecek. Beni terk edecek, kendisiyle yaptığım antlaşmayı bozacak.
Ki avienu el haadama aşer nişbati laavotav zavat halav udevaş veahal vesava vedaşen ufana el Elohim aherim vaavadum veniatsuni vehefer et beriti.
כִּֽי־אֲבִיאֶ֜נּוּ אֶֽל־הָאֲדָמָ֣ה ׀ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לַאֲבֹתָ֗יו זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ וְאָכַ֥ל וְשָׂבַ֖ע וְדָשֵׁ֑ן וּפָנָ֞ה אֶל־אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ וַעֲבָד֔וּם וְנִ֣אֲצ֔וּנִי וְהֵפֵ֖ר אֶת־בְּרִיתִֽי׃
Onları atalarına yemin ettiğim süt ve bal akan toprağa getirdiğimde yiyip doyacak, semirecekler. Sonra başka tanrılara yönelip onlara kulluk edecek, Beni hor görecek ve antlaşmamı bozacaklar.
Vehaya ki timtsena oto raot rabot vetsarot veaneta haşira hazot lefanav leed ki lo tişahah mipi zaro ki yadati et yitsro aşer u ose hayom beterem avienu el haarets aşer nişbaeti.
וְ֠הָיָה כִּֽי־תִמְצֶ֨אןָ אֹת֜וֹ רָע֣וֹת רַבּוֹת֮ וְצָרוֹת֒ וְ֠עָנְתָה הַשִּׁירָ֨ה הַזֹּ֤את לְפָנָיו֙ לְעֵ֔ד כִּ֛י לֹ֥א תִשָּׁכַ֖ח מִפִּ֣י זַרְע֑וֹ כִּ֧י יָדַ֣עְתִּי אֶת־יִצְר֗וֹ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא עֹשֶׂה֙ הַיּ֔וֹם בְּטֶ֣רֶם אֲבִיאֶ֔נּוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבָּֽעְתִּי׃
Başlarına birçok kötülük ve sıkıntı geldiğinde bu ezgi onlara karşı tanıklık edecek; çünkü soylarının ağzından unutulmayacak. Onları yemin ettiğim ülkeye daha getirmeden, bugün taşıdıkları eğilimi biliyorum.'
Vayetsav et yehoşua bin nun vayomer hazak veemats ki ata tavi et bene yisrael el haarets aşer nişbati lahem veanohi eheye imah.
וַיְצַ֞ו אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן וַיֹּאמֶר֮ חֲזַ֣ק וֶֽאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבִיא֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לָהֶ֑ם וְאָנֹכִ֖י אֶֽהְיֶ֥ה עִמָּֽךְ׃
Adonay, Nun oğlu Yeoşua'ya görevini bildirerek şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü İsrael oğullarını onlara yemin ettiğim ülkeye sen getireceksin. Ben seninle olacağım.'
Yizbehu laşedim lo eloha Elohim lo yedaum hadaşim mikarov bau lo searum avotehem.
יִזְבְּח֗וּ לַשֵּׁדִים֙ לֹ֣א אֱלֹ֔הַ אֱלֹהִ֖ים לֹ֣א יְדָע֑וּם חֲדָשִׁים֙ מִקָּרֹ֣ב בָּ֔אוּ לֹ֥א שְׂעָר֖וּם אֲבֹתֵיכֶֽם׃
Tanrı'ya değil, cinlere kurban kestiler; tanımadıkları tanrılara, yakın zamanda gelmiş yenilere, atalarınızın korkup saymadığı tanrılara.
Vayavo moşe vayedaber et kol divre haşira hazot beozne haam u vehoşea bin nun.
וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֗ה וַיְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־דִּבְרֵ֥י הַשִּׁירָֽה־הַזֹּ֖את בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם ה֖וּא וְהוֹשֵׁ֥עַ בִּן־נֽוּן׃
Moşe gelip bu ezginin bütün sözlerini halkın işiteceği biçimde söyledi; kendisi ve Nun oğlu Hoşea birlikte.
Ki mineged tire et haarets veşama lo tavo el haarets aşer ani noten livne yisrael.
כִּ֥י מִנֶּ֖גֶד תִּרְאֶ֣ה אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תָב֔וֹא אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Bu yüzden ülkeyi uzaktan göreceksin; ama oraya, İsrael oğullarına verdiğim ülkeye girmeyeceksin.'
Vayomar Adonay misinay ba vezarah miseir lamo hofia mehar paran veata merivvot kodeş mimino eş dat lamo.
וַיֹּאמַ֗ר יְהוָ֞ה מִסִּינַ֥י בָּא֙ וְזָרַ֤ח מִשֵּׂעִיר֙ לָ֔מוֹ הוֹפִ֙יעַ֙ מֵהַ֣ר פָּארָ֔ן וְאָתָ֖ה מֵרִבְבֹ֣ת קֹ֑דֶשׁ מִֽימִינ֕וֹ אשדת [אֵ֥שׁ] [דָּ֖ת] לָֽמוֹ׃
Şöyle dedi: 'Adonay Sinay'dan geldi, Seir'den onlara ışık saçtı. Paran Dağı'ndan parladı, kutsal on binlerin arasından geldi. Sağ elinden onlara ateşten bir yasa verdi.
Vezot lihuda vayomar şema Adonay kol yehuda veel amo tevienu yadav rav lo veezer mitsarav tihye.
וְזֹ֣את לִֽיהוּדָה֮ וַיֹּאמַר֒ שְׁמַ֤ע יְהוָה֙ ק֣וֹל יְהוּדָ֔ה וְאֶל־עַמּ֖וֹ תְּבִיאֶ֑נּוּ יָדָיו֙ רָ֣ב ל֔וֹ וְעֵ֥זֶר מִצָּרָ֖יו תִּהְיֶֽה׃ (ס)
Yehuda için de şöyle dedi: 'Adonay, Yehuda'nın sesini işit; onu halkına getir. Elleri kendisi için savaşsın; hasımlarına karşı ona yardımcı ol.'
Umimeged tevuot şameş umimeged gereş yerahim.
וּמִמֶּ֖גֶד תְּבוּאֹ֣ת שָׁ֑מֶשׁ וּמִמֶּ֖גֶד גֶּ֥רֶשׁ יְרָחִֽים׃
güneşin yetiştirdiği değerli ürünlerden ve ayların çıkardığı değerli ürünlerden;
Umimeged erets umeloah uretson şoheni sene tavota leroş yosef ulekodkod nezir ehav.
וּמִמֶּ֗גֶד אֶ֚רֶץ וּמְלֹאָ֔הּ וּרְצ֥וֹן שֹׁכְנִ֖י סְנֶ֑ה תָּב֙וֹאתָה֙ לְרֹ֣אשׁ יוֹסֵ֔ף וּלְקָדְקֹ֖ד נְזִ֥יר אֶחָֽיו׃
yeryüzünün ve onu dolduranların değerli ürünlerinden ve çalıda konut kuranın hoşnutluğundan. Bunlar Yosef'in başına, kardeşlerinden ayrılmış olanın tepesine gelsin.
Temel kelimeler (lemmalar)
gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar
619 kullanım · 570 ayet
ürün; mahsul; verim
21 kullanım · 19 ayet
giriş; giriş yeri
1 kullanım · 1 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.