İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

el

-e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek · tanrı; güçlü olan · Bet-El (yer adı) · koç

el okunuşu Tora’da 1203 kez, 1047 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
אֵ֣לאֵ֣יל
Temel kelimeler (lemmalar)
אֶלאֵלבֵּֽיתְ־אֵלאַ֫יִלאַל
Kökler
אלהאול

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit312 kullanım272 ayet
  • Şemot297 kullanım248 ayet
  • Vayikra188 kullanım159 ayet
  • Bamidbar279 kullanım249 ayet
  • Devarim127 kullanım119 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bamidbar 17:25

    Vayomer Adonay el moşe haşev et mate aharon lifne haedut lemişmeret leot livne meri utehal telunotam mealay velo yamutu.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הָשֵׁ֞ב אֶת־מַטֵּ֤ה אַהֲרֹן֙ לִפְנֵ֣י הָעֵד֔וּת לְמִשְׁמֶ֥רֶת לְא֖וֹת לִבְנֵי־מֶ֑רִי וּתְכַ֧ל תְּלוּנֹּתָ֛ם מֵעָלַ֖י וְלֹ֥א יָמֻֽתוּ׃

    Adonay Moşe’ye, “Aaron’un değneğini, başkaldıranlara işaret olarak saklanmak üzere Tanıklık’ın önüne geri koy” dedi. “Bana karşı yakınmalarını sona erdir ki ölmesinler.”

  2. Bamidbar 17:27

    Vayomeru bene yisrael el moşe lemor hen gavanu avadnu kulanu avadenu.

    וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־מֹשֶׁ֖ה לֵאמֹ֑ר הֵ֥ן גָּוַ֛עְנוּ אָבַ֖דְנוּ כֻּלָּ֥נוּ אָבָֽדְנוּ׃

    İsraeloğulları Moşe’ye, “İşte ölüyoruz! Yok olduk, hepimiz yok olduk!” dediler.

  3. Bamidbar 17:28

    Kol hakarev hakarev el mişkan Adonay yamut haim tamnu ligvoa.

    כֹּ֣ל הַקָּרֵ֧ב ׀ הַקָּרֵ֛ב אֶל־מִשְׁכַּ֥ן יְהוָ֖ה יָמ֑וּת הַאִ֥ם תַּ֖מְנוּ לִגְוֺֽעַ׃ (ס)

    “Adonay’ın Mişkanı’na yaklaşan, her yaklaşan ölüyor. Hepimiz ölüp bitecek miyiz?”

  4. Bamidbar 18:1

    Vayomer Adonay el aharon ata uvaneha uvet aviha itah tisu et avon hamikdaş veata uvaneha itah tisu et avon kehunathem.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן אַתָּ֗ה וּבָנֶ֤יךָ וּבֵית־אָבִ֙יךָ֙ אִתָּ֔ךְ תִּשְׂא֖וּ אֶת־עֲוֺ֣ן הַמִּקְדָּ֑שׁ וְאַתָּה֙ וּבָנֶ֣יךָ אִתָּ֔ךְ תִּשְׂא֖וּ אֶת־עֲוֺ֥ן כְּהֻנַּתְכֶֽם׃

    Adonay Aaron’a şöyle dedi: “Sen, oğulların ve seninle birlikte baba evin, kutsal yerle ilgili suçun sorumluluğunu taşıyacaksınız. Sen ve oğulların da kâhinliğinizle ilgili suçun sorumluluğunu taşıyacaksınız.

  5. Bamidbar 18:3

    Veşameru mişemarteha umişmeret kol haohel ah el kele hakodeş veel hamizbeah lo yikravu velo yamutu gam hem gam atem.

    וְשָֽׁמְרוּ֙ מִֽשְׁמַרְתְּךָ֔ וּמִשְׁמֶ֖רֶת כָּל־הָאֹ֑הֶל אַךְ֩ אֶל־כְּלֵ֨י הַקֹּ֤דֶשׁ וְאֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לֹ֣א יִקְרָ֔בוּ וְלֹֽא־יָמֻ֥תוּ גַם־הֵ֖ם גַּם־אַתֶּֽם׃

    Senin gözetim görevini ve bütün çadırın gözetimini yerine getirecekler. Ama kutsal eşyalara ve sunağa yaklaşmayacaklar ki ne onlar ne de siz ölesiniz.

  6. Bamidbar 18:8

    Vayedaber Adonay el aharon vaani hine natati leha et mişmeret terumotay lehol kodşe vene yisrael leha netatim lemaşeha ulevaneha lehok olam.

    וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָה֮ אֶֽל־אַהֲרֹן֒ וַאֲנִי֙ הִנֵּ֣ה נָתַ֣תִּֽי לְךָ֔ אֶת־מִשְׁמֶ֖רֶת תְּרוּמֹתָ֑י לְכָל־קָדְשֵׁ֣י בְנֵֽי־יִ֠שְׂרָאֵל לְךָ֨ נְתַתִּ֧ים לְמָשְׁחָ֛ה וּלְבָנֶ֖יךָ לְחָק־עוֹלָֽם׃

    Adonay Aaron’a şöyle konuştu: “İşte Ben, Bana ayrılan payların gözetimini sana verdim. İsraeloğullarının bütün kutsal armağanlarını, sürekli bir hak olarak sana ve oğullarına onur payı diye verdim.

  7. Bamidbar 18:20

    Vayomer Adonay el aharon beartsam lo tinhal vehelek lo yihye leha betoham ani helkeha venahalateha betoh bene yisrael.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן בְּאַרְצָם֙ לֹ֣א תִנְחָ֔ל וְחֵ֕לֶק לֹא־יִהְיֶ֥ה לְךָ֖ בְּתוֹכָ֑ם אֲנִ֤י חֶלְקְךָ֙ וְנַחֲלָ֣תְךָ֔ בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)

    Adonay Aaron’a, “Onların ülkesinde miras almayacak, aralarında bir payın olmayacak” dedi. “İsraeloğullarının arasında senin payın ve mirasın Benim.

  8. Bamidbar 18:22

    Velo yikrevu od bene yisrael el ohel moed laset het lamut.

    וְלֹא־יִקְרְב֥וּ ע֛וֹד בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לָשֵׂ֥את חֵ֖טְא לָמֽוּת׃

    İsraeloğulları artık Buluşma Çadırı’na yaklaşıp ölüme yol açan günahı üzerlerine almasınlar.

  9. Bamidbar 18:25

    Vayedaber Adonay el moşe lemor.

    וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi:

  10. Bamidbar 19:1

    Vayedaber Adonay el moşe veel aharon lemor.

    וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָ֔ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֖ן לֵאמֹֽר׃

    Adonay Moşe’ye ve Aaron’a şöyle dedi:

  11. Bamidbar 19:2

    Zot hukat hatora aşer tsiva Adonay lemor daber el bene yisrael veyikhu eleha fara aduma temima aşer en bah mum aşer lo ala aleha ol.

    זֹ֚את חֻקַּ֣ת הַתּוֹרָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר דַּבֵּ֣ר ׀ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֣וּ אֵלֶיךָ֩ פָרָ֨ה אֲדֻמָּ֜ה תְּמִימָ֗ה אֲשֶׁ֤ר אֵֽין־בָּהּ֙ מ֔וּם אֲשֶׁ֛ר לֹא־עָלָ֥ה עָלֶ֖יהָ עֹֽל׃

    Adonay’ın emrettiği Tora kuralı şudur: İsraeloğullarına söyle; sana tümüyle kızıl, kusursuz, üzerine boyunduruk konulmamış bir inek getirsinler.

  12. Bamidbar 19:3

    Bu ayette 2 kez

    Unetatem otah el elazar hakohen vehotsi otah el mihuts lamahane veşahat otah lefanav.

    וּנְתַתֶּ֣ם אֹתָ֔הּ אֶל־אֶלְעָזָ֖ר הַכֹּהֵ֑ן וְהוֹצִ֤יא אֹתָהּ֙ אֶל־מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְשָׁחַ֥ט אֹתָ֖הּ לְפָנָֽיו׃

    Onu kâhin Elazar’a vereceksiniz. Ordugâhın dışına çıkarılacak ve onun önünde kesilecek.

  13. Bamidbar 19:4

    Velakah elazar hakohen midamah beetsbao vehiza el nohah pene ohel moed midamah şeva peamim.

    וְלָקַ֞ח אֶלְעָזָ֧ר הַכֹּהֵ֛ן מִדָּמָ֖הּ בְּאֶצְבָּע֑וֹ וְהִזָּ֞ה אֶל־נֹ֨כַח פְּנֵ֧י אֹֽהֶל־מוֹעֵ֛ד מִדָּמָ֖הּ שֶׁ֥בַע פְּעָמִֽים׃

    Kâhin Elazar parmağıyla kanından alacak ve Buluşma Çadırı’nın önüne doğru kanından yedi kez serpecek.

  14. Bamidbar 19:6

    Velakah hakohen ets erez veezov uşeni tolaat vehişlih el toh serefat hapara.

    וְלָקַ֣ח הַכֹּהֵ֗ן עֵ֥ץ אֶ֛רֶז וְאֵז֖וֹב וּשְׁנִ֣י תוֹלָ֑עַת וְהִשְׁלִ֕יךְ אֶל־תּ֖וֹךְ שְׂרֵפַ֥ת הַפָּרָֽה׃

    Kâhin sedir ağacı, ezov otu ve kırmızı yün alıp ineğin yakıldığı ateşin içine atacak.

  15. Bamidbar 19:7

    Vehibes begadav hakohen verahats besaro bamayim veahar yavo el hamahane vetame hakohen ad haarev.

    וְכִבֶּ֨ס בְּגָדָ֜יו הַכֹּהֵ֗ן וְרָחַ֤ץ בְּשָׂרוֹ֙ בַּמַּ֔יִם וְאַחַ֖ר יָב֣וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וְטָמֵ֥א הַכֹּהֵ֖ן עַד־הָעָֽרֶב׃

    Kâhin giysilerini yıkayacak ve bedenini suyla yıkayacak. Bundan sonra ordugâha girebilir; ama akşama kadar arınmamış olacak.

  16. Bamidbar 19:14

    Zot hatora adam ki yamut beohel kol haba el haohel vehol aşer baohel yitma şivat yamim.

    זֹ֚את הַתּוֹרָ֔ה אָדָ֖ם כִּֽי־יָמ֣וּת בְּאֹ֑הֶל כָּל־הַבָּ֤א אֶל־הָאֹ֙הֶל֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר בָּאֹ֔הֶל יִטְמָ֖א שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Yasa şudur: Bir insan çadırda ölürse çadıra giren herkes ve çadırdaki her şey yedi gün arınmamış olacak.

  17. Bamidbar 19:17

    Velakehu latame meafar serefat hahatat venatan alav mayim hayim el keli.

    וְלָֽקְחוּ֙ לַטָּמֵ֔א מֵעֲפַ֖ר שְׂרֵפַ֣ת הַֽחַטָּ֑את וְנָתַ֥ן עָלָ֛יו מַ֥יִם חַיִּ֖ים אֶל־כֶּֽלִי׃

    Arınmamış kişi için arındırma amacıyla yakılmış ineğin külünden alacaklar ve bir kapta üzerine kaynak suyu koyacaklar.

  18. Bamidbar 20:4

    Velama havetem et kehal Adonay el hamidbar haze lamut şam anahnu uveirenu.

    וְלָמָ֤ה הֲבֵאתֶם֙ אֶת־קְהַ֣ל יְהוָ֔ה אֶל־הַמִּדְבָּ֖ר הַזֶּ֑ה לָמ֣וּת שָׁ֔ם אֲנַ֖חְנוּ וּבְעִירֵֽנוּ׃

    Bizi ve hayvanlarımızı burada öldürmek için mi Adonay’ın topluluğunu bu çöle getirdiniz?

  19. Bamidbar 20:5

    Velama heelitunu mimitsrayim lehavi otanu el hamakom hara haze lo mekom zera uteena vegefen verimon umayim ayin liştot.

    וְלָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָבִ֣יא אֹתָ֔נוּ אֶל־הַמָּק֥וֹם הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה לֹ֣א ׀ מְק֣וֹם זֶ֗רַע וּתְאֵנָ֤ה וְגֶ֙פֶן֙ וְרִמּ֔וֹן וּמַ֥יִם אַ֖יִן לִשְׁתּֽוֹת׃

    Bizi bu kötü yere getirmek için neden Mısır’dan çıkardınız? Burası ekin, incir, üzüm ve nar yetişen bir yer değil; içecek su da yok!”

  20. Bamidbar 20:6

    Vayavo moşe veaharon mipene hakahal el petah ohel moed vayipelu al penehem vayera hevod Adonay alehem.

    וַיָּבֹא֩ מֹשֶׁ֨ה וְאַהֲרֹ֜ן מִפְּנֵ֣י הַקָּהָ֗ל אֶל־פֶּ֙תַח֙ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וַֽיִּפְּל֖וּ עַל־פְּנֵיהֶ֑ם וַיֵּרָ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֲלֵיהֶֽם׃ (פ)

    Moşe ve Aaron topluluğun önünden ayrılıp Buluşma Çadırı’nın girişine geldiler ve yüzüstü yere kapandılar. Adonay’ın görkemi onlara göründü.

  21. Bamidbar 20:7

    Vayedaber Adonay el moşe lemor.

    וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה לֵּאמֹֽר׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi:

  22. Bamidbar 20:8

    Kah et hamate vehakhel et haeda ata veaharon ahiha vedibartem el hasela leenehem venatan memav vehotseta lahem mayim min hasela vehişkita et haeda veet beiram.

    קַ֣ח אֶת־הַמַּטֶּ֗ה וְהַקְהֵ֤ל אֶת־הָעֵדָה֙ אַתָּה֙ וְאַהֲרֹ֣ן אָחִ֔יךָ וְדִבַּרְתֶּ֧ם אֶל־הַסֶּ֛לַע לְעֵינֵיהֶ֖ם וְנָתַ֣ן מֵימָ֑יו וְהוֹצֵאתָ֨ לָהֶ֥ם מַ֙יִם֙ מִן־הַסֶּ֔לַע וְהִשְׁקִיתָ֥ אֶת־הָעֵדָ֖ה וְאֶת־בְּעִירָֽם׃

    “Değneği al. Sen ve kardeşin Aaron topluluğu toplayın. Gözlerinin önünde kayaya konuşun; suyunu verecek. Onlar için kayadan su çıkaracak, topluluğa ve hayvanlarına içireceksin.”

  23. Bamidbar 20:10

    Vayakhilu moşe veaharon et hakahal el pene hasala vayomer lahem şimu na hamorim hamin hasela haze notsi lahem mayim.

    וַיַּקְהִ֜לוּ מֹשֶׁ֧ה וְאַהֲרֹ֛ן אֶת־הַקָּהָ֖ל אֶל־פְּנֵ֣י הַסָּ֑לַע וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְעוּ־נָא֙ הַמֹּרִ֔ים הֲמִן־הַסֶּ֣לַע הַזֶּ֔ה נוֹצִ֥יא לָכֶ֖ם מָֽיִם׃

    Moşe ve Aaron topluluğu kayanın önüne topladılar. Moşe onlara, “Dinleyin, başkaldıranlar! Size bu kayadan su mu çıkaralım?” dedi.

  24. Bamidbar 20:12

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer Adonay el moşe veel aharon yaan lo heemantem bi lehakdişeni leene bene yisrael lahen lo taviu et hakahal haze el haarets aşer natati lahem.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאֶֽל־אַהֲרֹן֒ יַ֚עַן לֹא־הֶאֱמַנְתֶּ֣ם בִּ֔י לְהַ֨קְדִּישֵׁ֔נִי לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לָכֵ֗ן לֹ֤א תָבִ֙יאוּ֙ אֶת־הַקָּהָ֣ל הַזֶּ֔ה אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָהֶֽם׃

    Adonay Moşe’ye ve Aaron’a, “İsraeloğullarının gözleri önünde kutsallığımı göstermek için Bana güvenmediğinizden, bu topluluğu kendilerine verdiğim ülkeye siz getirmeyeceksiniz” dedi.

  25. Bamidbar 20:14

    Vayişlah moşe malahim mikadeş el meleh edom ko amar ahiha yisrael ata yadata et kol hatelaa aşer metsaatenu.

    וַיִּשְׁלַ֨ח מֹשֶׁ֧ה מַלְאָכִ֛ים מִקָּדֵ֖שׁ אֶל־מֶ֣לֶךְ אֱד֑וֹם כֹּ֤ה אָמַר֙ אָחִ֣יךָ יִשְׂרָאֵ֔ל אַתָּ֣ה יָדַ֔עְתָּ אֵ֥ת כָּל־הַתְּלָאָ֖ה אֲשֶׁ֥ר מְצָאָֽתְנוּ׃

    Moşe Kadeş’ten Edom kralına elçiler gönderdi: “Kardeşin İsrael şöyle diyor: Başımıza gelen bütün sıkıntıları biliyorsun.

  26. Bamidbar 20:16

    Vanitsak el Adonay vayişma kolenu vayişlah malah vayotsienu mimitsrayim vehine anahnu vekadeş ir ketse gevuleha.

    וַנִּצְעַ֤ק אֶל־יְהוָה֙ וַיִּשְׁמַ֣ע קֹלֵ֔נוּ וַיִּשְׁלַ֣ח מַלְאָ֔ךְ וַיֹּצִאֵ֖נוּ מִמִּצְרָ֑יִם וְהִנֵּה֙ אֲנַ֣חְנוּ בְקָדֵ֔שׁ עִ֖יר קְצֵ֥ה גְבוּלֶֽךָ׃

    Adonay’a haykırdık. Sesimizi duydu, bir elçi gönderdi ve bizi Mısır’dan çıkardı. Şimdi sınırının kenarındaki Kadeş şehrindeyiz.

  27. Bamidbar 20:23

    Vayomer Adonay el moşe veel aharon behor hahar al gevul erets edom lemor.

    וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֶל־מֹשֶׁ֥ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֖ן בְּהֹ֣ר הָהָ֑ר עַל־גְּב֥וּל אֶֽרֶץ־אֱד֖וֹם לֵאמֹֽר׃

    Adonay, Edom ülkesinin sınırındaki Hor Dağı’nda Moşe’ye ve Aaron’a şöyle dedi:

  28. Bamidbar 20:24

    Bu ayette 2 kez

    Yeasef aharon el amav ki lo yavo el haarets aşer natati livne yisrael al aşer meritem et pi leme meriva.

    יֵאָסֵ֤ף אַהֲרֹן֙ אֶל־עַמָּ֔יו כִּ֣י לֹ֤א יָבֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֛ל אֲשֶׁר־מְרִיתֶ֥ם אֶת־פִּ֖י לְמֵ֥י מְרִיבָֽה׃

    “Aaron halkına katılacak. Meriva sularında buyruğuma başkaldırdığınız için İsraeloğullarına verdiğim ülkeye girmeyecek.

  29. Bamidbar 20:27

    Vayaas moşe kaaşer tsiva Adonay vayaalu el hor hahar leene kol haeda.

    וַיַּ֣עַשׂ מֹשֶׁ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֣ה יְהוָ֑ה וַֽיַּעֲלוּ֙ אֶל־הֹ֣ר הָהָ֔ר לְעֵינֵ֖י כָּל־הָעֵדָֽה׃

    Moşe, Adonay’ın emrettiği gibi yaptı. Bütün topluluğun gözleri önünde Hor Dağı’na çıktılar.

  30. Bamidbar 21:7

    Bu ayette 2 kez

    Vayavo haam el moşe vayomeru hatanu ki dibarnu vadonay vavah hitpalel el Adonay veyaser mealenu et hanahaş vayitpalel moşe bead haam.

    וַיָּבֹא֩ הָעָ֨ם אֶל־מֹשֶׁ֜ה וַיֹּאמְר֣וּ חָטָ֗אנוּ כִּֽי־דִבַּ֤רְנוּ בַֽיהוָה֙ וָבָ֔ךְ הִתְפַּלֵּל֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיָסֵ֥ר מֵעָלֵ֖ינוּ אֶת־הַנָּחָ֑שׁ וַיִּתְפַּלֵּ֥ל מֹשֶׁ֖ה בְּעַ֥ד הָעָֽם׃

    Halk Moşe’ye gelip şöyle dedi: “Adonay’a ve sana karşı konuşmakla günah işledik. Yılanları üzerimizden uzaklaştırsın diye Adonay’a dua et.” Moşe halk için dua etti.

  31. Bamidbar 21:8

    Vayomer Adonay el moşe ase leha saraf vesim oto al nes vehaya kol hanaşuh veraa oto vahay.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ שָׂרָ֔ף וְשִׂ֥ים אֹת֖וֹ עַל־נֵ֑ס וְהָיָה֙ כָּל־הַנָּשׁ֔וּךְ וְרָאָ֥ה אֹת֖וֹ וָחָֽי׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Kendine yakıcı bir yılan yap ve bir direğin üzerine yerleştir. Isırılan herkes ona baktığında yaşayacak.”

  32. Bamidbar 21:9

    Vayaas moşe nehaş nehoşet vayesimeu al hanes vehaya im naşah hanahaş et vehibit el nehaş hanehoşet vahay.

    וַיַּ֤עַשׂ מֹשֶׁה֙ נְחַ֣שׁ נְחֹ֔שֶׁת וַיְשִׂמֵ֖הוּ עַל־הַנֵּ֑ס וְהָיָ֗ה אִם־נָשַׁ֤ךְ הַנָּחָשׁ֙ אֶת־אִ֔ישׁ וְהִבִּ֛יט אֶל־נְחַ֥שׁ הַנְּחֹ֖שֶׁת וָחָֽי׃

    Moşe bakır bir yılan yaptı ve onu direğin üzerine yerleştirdi. Bir yılanın ısırdığı kişi bakır yılana bakınca yaşıyordu.

  33. Bamidbar 21:21

    Vayişlah yisrael malahim el sihon meleh haemori lemor.

    וַיִּשְׁלַ֤ח יִשְׂרָאֵל֙ מַלְאָכִ֔ים אֶל־סִיחֹ֥ן מֶֽלֶךְ־הָאֱמֹרִ֖י לֵאמֹֽר׃

    İsrael, Amorilerin kralı Sihon’a şu sözlerle elçiler gönderdi:

  34. Bamidbar 21:34

    Vayomer Adonay el moşe al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.”

  35. Bamidbar 22:4

    Vayomer moav el zikne midyan ata yelahahu hakahal et kol sevivotenu kilhoh haşor et yerek hasade uvalak ben tsipor meleh lemoav baet hahi.

    וַיֹּ֨אמֶר מוֹאָ֜ב אֶל־זִקְנֵ֣י מִדְיָ֗ן עַתָּ֞ה יְלַחֲכ֤וּ הַקָּהָל֙ אֶת־כָּל־סְבִ֣יבֹתֵ֔ינוּ כִּלְחֹ֣ךְ הַשּׁ֔וֹר אֵ֖ת יֶ֣רֶק הַשָּׂדֶ֑ה וּבָלָ֧ק בֶּן־צִפּ֛וֹר מֶ֥לֶךְ לְמוֹאָ֖ב בָּעֵ֥ת הַהִֽוא׃

    Moav, Midyan’ın ileri gelenlerine şöyle dedi: “Şimdi bu topluluk, öküzün tarlanın yeşilliğini yalayıp bitirdiği gibi çevremizdeki her şeyi silip süpürecek.” O sırada Tsippor oğlu Balak, Moav kralıydı.

  36. Bamidbar 22:5

    Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.

    וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃

    Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.

  37. Bamidbar 22:7

    Vayelehu zikne moav vezikne midyan ukesamim beyadam vayavou el bilam vayedaberu elav divre valak.

    וַיֵּ֨לְכ֜וּ זִקְנֵ֤י מוֹאָב֙ וְזִקְנֵ֣י מִדְיָ֔ן וּקְסָמִ֖ים בְּיָדָ֑ם וַיָּבֹ֙אוּ֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיְדַבְּר֥וּ אֵלָ֖יו דִּבְרֵ֥י בָלָֽק׃

    Moav’ın ve Midyan’ın ileri gelenleri, yanlarına kehanet ücretini alarak yola çıktılar. Bilam’a gelip Balak’ın sözlerini ilettiler.

  38. Bamidbar 22:9

    Vayavo Elohim el bilam vayomer mi haanaşim haele imah.

    וַיָּבֹ֥א אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֕אמֶר מִ֛י הָאֲנָשִׁ֥ים הָאֵ֖לֶּה עִמָּֽךְ׃

    Tanrı Bilam’a gelip, “Yanındaki bu adamlar kim?” diye sordu.

  39. Bamidbar 22:10

    Vayomer bilam el haelohim balak ben tsipor meleh moav şalah elay.

    וַיֹּ֥אמֶר בִּלְעָ֖ם אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים בָּלָ֧ק בֶּן־צִפֹּ֛ר מֶ֥לֶךְ מוֹאָ֖ב שָׁלַ֥ח אֵלָֽי׃

    Bilam Tanrı’ya şöyle dedi: “Moav kralı Tsippor oğlu Balak bana şu haberi gönderdi:

  40. Bamidbar 22:12

    Vayomer Elohim el bilam lo teleh imahem lo taor et haam ki varuh u.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לֹ֥א תֵלֵ֖ךְ עִמָּהֶ֑ם לֹ֤א תָאֹר֙ אֶת־הָעָ֔ם כִּ֥י בָר֖וּךְ הֽוּא׃

    Tanrı Bilam’a şöyle dedi: “Onlarla gitmeyeceksin. O halka lanet etmeyeceksin, çünkü onlar kutsanmıştır.”

  41. Bamidbar 22:13

    Bu ayette 2 kez

    Vayakom bilam baboker vayomer el sare valak lehu el artsehem ki meen Adonay letiti lahaloh imahem.

    וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־שָׂרֵ֣י בָלָ֔ק לְכ֖וּ אֶֽל־אַרְצְכֶ֑ם כִּ֚י מֵאֵ֣ן יְהוָ֔ה לְתִתִּ֖י לַהֲלֹ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃

    Bilam sabah kalkıp Balak’ın önderlerine, “Ülkenize dönün. Adonay sizinle gitmeme izin vermedi” dedi.

  42. Bamidbar 22:14

    Vayakumu sare moav vayavou el balak vayomeru meen bilam haloh imanu.

    וַיָּק֙וּמוּ֙ שָׂרֵ֣י מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בָּלָ֑ק וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֵ֥ן בִּלְעָ֖ם הֲלֹ֥ךְ עִמָּֽנוּ׃

    Moav’ın önderleri kalkıp Balak’a geldiler ve “Bilam bizimle gelmeyi reddetti” dediler.

  43. Bamidbar 22:16

    Vayavou el bilam vayomeru lo ko amar balak ben tsipor al na timana mehaloh elay.

    וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ כֹּ֤ה אָמַר֙ בָּלָ֣ק בֶּן־צִפּ֔וֹר אַל־נָ֥א תִמָּנַ֖ע מֵהֲלֹ֥ךְ אֵלָֽי׃

    Bilam’a gelip şöyle dediler: “Tsippor oğlu Balak diyor ki: ‘Lütfen bana gelmekten kaçınma.

  44. Bamidbar 22:18

    Vayaan bilam vayomer el avde valak im yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay elohay laasot ketana o gedola.

    וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃

    Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.

  45. Bamidbar 22:20

    Vayavo Elohim el bilam layla vayomer lo im likro leha bau haanaşim kum leh itam veah et hadavar aşer adaber eleha oto taase.

    וַיָּבֹ֨א אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶל־בִּלְעָם֮ לַיְלָה֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אִם־לִקְרֹ֤א לְךָ֙ בָּ֣אוּ הָאֲנָשִׁ֔ים ק֖וּם לֵ֣ךְ אִתָּ֑ם וְאַ֗ךְ אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֥וֹ תַעֲשֶֽׂה׃

    Tanrı gece Bilam’a gelip şöyle dedi: “Bu adamlar seni çağırmaya geldilerse kalk, onlarla git. Ancak yalnızca sana söyleyeceğim şeyi yapacaksın.”

  46. Bamidbar 22:25

    Bu ayette 2 kez

    Vatere haaton et malah Adonay vatilahets el hakir vatilhats et regel bilam el hakir vayosef lehakotah.

    וַתֵּ֨רֶא הָאָת֜וֹן אֶת־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַתִּלָּחֵץ֙ אֶל־הַקִּ֔יר וַתִּלְחַ֛ץ אֶת־רֶ֥גֶל בִּלְעָ֖ם אֶל־הַקִּ֑יר וַיֹּ֖סֶף לְהַכֹּתָֽהּ׃

    Dişi eşek Adonay’ın meleğini görünce duvara sıkıştı ve Bilam’ın ayağını duvara sıkıştırdı. Bilam onu yine dövdü.

  47. Bamidbar 22:30

    Vatomer haaton el bilam halo anohi atoneha aşer rahavta alay meodeha ad hayom haze hahasken hiskanti laasot leha ko vayomer lo.

    וַתֹּ֨אמֶר הָאָת֜וֹן אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלוֹא֩ אָנֹכִ֨י אֲתֹֽנְךָ֜ אֲשֶׁר־רָכַ֣בְתָּ עָלַ֗י מֵעֽוֹדְךָ֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הַֽהַסְכֵּ֣ן הִסְכַּ֔נְתִּי לַעֲשׂ֥וֹת לְךָ֖ כֹּ֑ה וַיֹּ֖אמֶר לֹֽא׃

    Dişi eşek Bilam’a, “Ben, eskiden beri bugüne kadar bindiğin eşeğin değil miyim? Sana böyle davranmayı alışkanlık edindim mi?” diye sordu. Bilam “Hayır” dedi.

  48. Bamidbar 22:34

    Vayomer bilam el malah Adonay hatati ki lo yadati ki ata nitsav likrati badareh veata im ra beeneha aşuva li.

    וַיֹּ֨אמֶר בִּלְעָ֜ם אֶל־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ חָטָ֔אתִי כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי כִּ֥י אַתָּ֛ה נִצָּ֥ב לִקְרָאתִ֖י בַּדָּ֑רֶךְ וְעַתָּ֛ה אִם־רַ֥ע בְּעֵינֶ֖יךָ אָשׁ֥וּבָה לִּֽי׃

    Bilam, Adonay’ın meleğine şöyle dedi: “Günah işledim. Çünkü yolda karşıma dikildiğini bilmiyordum. Şimdi bu senin gözünde kötüyse geri döneyim.”

  49. Bamidbar 22:35

    Vayomer malah Adonay el bilam leh im haanaşim veefes et hadavar aşer adaber eleha oto tedaber vayeleh bilam im sare valak.

    וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־בִּלְעָ֗ם לֵ֚ךְ עִם־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְאֶ֗פֶס אֶת־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־אֲדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ אֹת֣וֹ תְדַבֵּ֑ר וַיֵּ֥לֶךְ בִּלְעָ֖ם עִם־שָׂרֵ֥י בָלָֽק׃

    Adonay’ın meleği Bilam’a, “Adamlarla git; ama yalnızca sana söyleyeceğim sözü söyleyeceksin” dedi. Bilam, Balak’ın önderleriyle gitti.

  50. Bamidbar 22:36

    Vayişma balak ki va vilam vayetse likrato el ir moav aşer al gevul arnon aşer biktse hagevul.

    וַיִּשְׁמַ֥ע בָּלָ֖ק כִּ֣י בָ֣א בִלְעָ֑ם וַיֵּצֵ֨א לִקְרָאת֜וֹ אֶל־עִ֣יר מוֹאָ֗ב אֲשֶׁר֙ עַל־גְּב֣וּל אַרְנֹ֔ן אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֥ה הַגְּבֽוּל׃

    Balak, Bilam’ın geldiğini duyunca sınırın ucundaki Arnon sınırında bulunan Moav şehrine, onu karşılamaya çıktı.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim אֶל

Temel kelime (lemma) אֶל

Türkçe anlam: -e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

motion to

Dilbilgisel yapı: edat

Bu yapının kullanımı: 1149 kez

Teknik kodHR

İbranice biçim אֵ֣ל

Temel kelime (lemma) אֵל

Kök — שורש (şoreş) אלה

Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 24 kez

Teknik kodHNcmsa

İbranice biçim אֵ֖ל

Temel kelime (lemma) בֵּֽיתְ־אֵל

Türkçe anlam: Bet-El (yer adı)

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

Bethel

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 13 kez

Teknik kodHNp

İbranice biçim אֵ֣ל

Temel kelime (lemma) אֵל

Kök — שורש (şoreş) אלה

Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 7 kez

Teknik kodHNcmsc

İbranice biçim אֵ֥יל

Temel kelime (lemma) אַ֫יִל

Kök — שורש (şoreş) אול

Türkçe anlam: koç

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

ram; leader; chief; side wall; entrance; jamb; terebinth

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 6 kez

Teknik kodHNcmsc

İbranice biçim אֵ֣יל

Temel kelime (lemma)

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHNp

İbranice biçim אֶל

Temel kelime (lemma) אַל

Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

not

Dilbilgisel yapı: edat

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHR

İbranice biçim אֶל

Temel kelime (lemma) אַל

Türkçe anlam: değil; yapma; olmasın

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

not

Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHTn

İbranice biçim אֵ֣ל

Temel kelime (lemma) אֵל

Kök — שורש (şoreş) אלה

Türkçe anlam: tanrı; güçlü olan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

divine being; heavenly being; god; God; El Olam; Everlasting God; El Elyon; God Most High

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHNp
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.