İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

עָנָה

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 43 kez, 42 farklı ayette görülür.

Kök
ענה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit19 kullanım18 ayet
  • Şemot6 kullanım6 ayet
  • Bamidbar6 kullanım6 ayet
  • Devarim12 kullanım12 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 18:27

    Vayaan avraham vayomar hine na hoalti ledaber el Adonay veanohi afar vaefer.

    וַיַּ֥עַן אַבְרָהָ֖ם וַיֹּאמַ֑ר הִנֵּה־נָ֤א הוֹאַ֙לְתִּי֙ לְדַבֵּ֣ר אֶל־אֲדֹנָ֔י וְאָנֹכִ֖י עָפָ֥ר וָאֵֽפֶר׃

    Avraam cevap verdi: “Ben toz ve kül olduğum hâlde Efendimle konuşmaya cesaret ettim.

  2. Bereşit 23:5

    Vayaanu vene het et avraham lemor lo.

    וַיַּעֲנ֧וּ בְנֵי־חֵ֛ת אֶת־אַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֥ר לֽוֹ׃

    Het oğulları Avraam’a şöyle cevap verdiler:

  3. Bereşit 23:10

    Veefron yoşev betoh bene het vayaan efron hahiti et avraham beozne vene het lehol bae şaar iro lemor.

    וְעֶפְר֥וֹן יֹשֵׁ֖ב בְּת֣וֹךְ בְּנֵי־חֵ֑ת וַיַּעַן֩ עֶפְר֨וֹן הַחִתִּ֤י אֶת־אַבְרָהָם֙ בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֔ת לְכֹ֛ל בָּאֵ֥י שַֽׁעַר־עִיר֖וֹ לֵאמֹֽר׃

    Efron, Het oğullarının arasında oturuyordu. Hiti Efron, Het oğullarının ve kentinin kapısından giren herkesin duyacağı biçimde Avraam’a şöyle cevap verdi:

  4. Bereşit 23:14

    Vayaan efron et avraham lemor lo.

    וַיַּ֧עַן עֶפְר֛וֹן אֶת־אַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֥ר לֽוֹ׃

    Efron Avraam’a şöyle cevap verdi:

  5. Bereşit 24:50

    Vayaan lavan uvetuel vayomeru meAdonay yatsa hadavar lo nuhal daber eleha ra o tov.

    וַיַּ֨עַן לָבָ֤ן וּבְתוּאֵל֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵיְהוָ֖ה יָצָ֣א הַדָּבָ֑ר לֹ֥א נוּכַ֛ל דַּבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ רַ֥ע אוֹ־טֽוֹב׃

    Lavan ile Betuel şöyle cevap verdiler: “Bu iş Adonay’dan çıktı. Sana iyi ya da kötü bir şey söyleyemeyiz.

  6. Bereşit 27:37

    Vayaan yitshak vayomer leesav hen gevir samtiv lah veet kol ehav natati lo laavadim vedagan vetiroş semahtiv uleha efo ma eese beni.

    וַיַּ֨עַן יִצְחָ֜ק וַיֹּ֣אמֶר לְעֵשָׂ֗ו הֵ֣ן גְּבִ֞יר שַׂמְתִּ֥יו לָךְ֙ וְאֶת־כָּל־אֶחָ֗יו נָתַ֤תִּי לוֹ֙ לַעֲבָדִ֔ים וְדָגָ֥ן וְתִירֹ֖שׁ סְמַכְתִּ֑יו וּלְכָ֣ה אֵפ֔וֹא מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂ֖ה בְּנִֽי׃

    Yitshak, Esav’a şöyle cevap verdi: “Onu senin efendin yaptım. Bütün kardeşlerini ona hizmetkâr olarak verdim; tahıl ve taze şarapla onu destekledim. Senin için ne yapabilirim, oğlum?”

  7. Bereşit 27:39

    Vayaan yitshak aviv vayomer elav hine mişmane haarets yihye moşaveha umital haşamayim meal.

    וַיַּ֛עַן יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֑יו הִנֵּ֞ה מִשְׁמַנֵּ֤י הָאָ֙רֶץ֙ יִהְיֶ֣ה מֽוֹשָׁבֶ֔ךָ וּמִטַּ֥ל הַשָּׁמַ֖יִם מֵעָֽל׃

    Babası Yitshak ona şöyle cevap verdi: “Yaşayacağın yer toprağın bereketinden ve yukarıdaki göğün çiyinden pay alacak.

  8. Bereşit 30:33

    Veaneta bi tsidkati beyom mahar ki tavo al sehari lefaneha kol aşer enenu nakod vetalu baizim vehum bakesavim ganuv u iti.

    וְעָֽנְתָה־בִּ֤י צִדְקָתִי֙ בְּי֣וֹם מָחָ֔ר כִּֽי־תָב֥וֹא עַל־שְׂכָרִ֖י לְפָנֶ֑יךָ כֹּ֣ל אֲשֶׁר־אֵינֶנּוּ֩ נָקֹ֨ד וְטָל֜וּא בָּֽעִזִּ֗ים וְחוּם֙ בַּכְּשָׂבִ֔ים גָּנ֥וּב ה֖וּא אִתִּֽי׃

    İleride ücretimi denetlemeye geldiğinde dürüstlüğüm benim için tanıklık edecek. Yanımda bulacağın keçilerden benekli ve alacalı olmayanlar, koyunlardan da koyu renkli olmayanlar çalınmış sayılacak.”

  9. Bereşit 31:14

    Vataan rahel velea vatomarna lo haod lanu helek venahala bevet avinu.

    וַתַּ֤עַן רָחֵל֙ וְלֵאָ֔ה וַתֹּאמַ֖רְנָה ל֑וֹ הַע֥וֹד לָ֛נוּ חֵ֥לֶק וְנַחֲלָ֖ה בְּבֵ֥ית אָבִֽינוּ׃

    Rahel ile Lea ona şöyle cevap verdiler: “Babamızın evinde artık bizim bir payımız, bir mirasımız var mı?

  10. Bereşit 31:31

    Vayaan yaakov vayomer lelavan ki yareti ki amarti pen tigzol et benoteha meimi.

    וַיַּ֥עַן יַעֲקֹ֖ב וַיֹּ֣אמֶר לְלָבָ֑ן כִּ֣י יָרֵ֔אתִי כִּ֣י אָמַ֔רְתִּי פֶּן־תִּגְזֹ֥ל אֶת־בְּנוֹתֶ֖יךָ מֵעִמִּֽי׃

    Yaakov, Lavan’a şöyle cevap verdi: “Korktum. Kızlarını zorla elimden alabileceğini düşündüm.

  11. Bereşit 31:36

    Vayihar leyaakov vayarev belavan vayaan yaakov vayomer lelavan ma pişi ma hatati ki dalakta aharay.

    וַיִּ֥חַר לְיַעֲקֹ֖ב וַיָּ֣רֶב בְּלָבָ֑ן וַיַּ֤עַן יַעֲקֹב֙ וַיֹּ֣אמֶר לְלָבָ֔ן מַה־פִּשְׁעִי֙ מַ֣ה חַטָּאתִ֔י כִּ֥י דָלַ֖קְתָּ אַחֲרָֽי׃

    Yaakov öfkelendi ve Lavan’la tartıştı. Lavan’a şöyle dedi: “Suçum ne? Günahım ne ki böyle öfkeyle peşime düştün?

  12. Bereşit 31:43

    Vayaan lavan vayomer el yaakov habanot benotay vehabanim banay vehatson tsoni vehol aşer ata roe li u velivnotay ma eese laele hayom o livnehen aşer yaladu.

    וַיַּ֨עַן לָבָ֜ן וַיֹּ֣אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב הַבָּנ֨וֹת בְּנֹתַ֜י וְהַבָּנִ֤ים בָּנַי֙ וְהַצֹּ֣אן צֹאנִ֔י וְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לִי־ה֑וּא וְלִבְנֹתַ֞י מָֽה־אֶֽעֱשֶׂ֤ה לָאֵ֙לֶּה֙ הַיּ֔וֹם א֥וֹ לִבְנֵיהֶ֖ן אֲשֶׁ֥ר יָלָֽדוּ׃

    Lavan, Yaakov’a şöyle cevap verdi: “Bu kızlar benim kızlarım, bu çocuklar benim çocuklarım, bu sürü benim sürüm. Gördüğün her şey benim! Ama bugün kendi kızlarıma ya da doğurdukları çocuklarına ne yapabilirim?

  13. Bereşit 34:13

    Vayaanu vene yaakov et şehem veet hamor aviv bemirma vayedaberu aşer time et dina ahotam.

    וַיַּעֲנ֨וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֜ב אֶת־שְׁכֶ֨ם וְאֶת־חֲמ֥וֹר אָבִ֛יו בְּמִרְמָ֖ה וַיְדַבֵּ֑רוּ אֲשֶׁ֣ר טִמֵּ֔א אֵ֖ת דִּינָ֥ה אֲחֹתָֽם׃

    Yaakov’un oğulları, kız kardeşleri Dina’yı kirlettiği için Şehem ile babası Hamor’a hileli bir cevap verdiler.

  14. Bereşit 35:3

    Venakuma venaale bet el veeese şam mizbeah lael haone oti beyom tsarati vayehi imadi badereh aşer halaheti.

    וְנָק֥וּמָה וְנַעֲלֶ֖ה בֵּֽית־אֵ֑ל וְאֶֽעֱשֶׂה־שָּׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ לָאֵ֞ל הָעֹנֶ֤ה אֹתִי֙ בְּי֣וֹם צָֽרָתִ֔י וַיְהִי֙ עִמָּדִ֔י בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר הָלָֽכְתִּי׃

    Kalkıp Bet-El’e çıkalım. Sıkıntılı günümde bana cevap veren, yürüdüğüm yolda benimle olan Tanrı’ya orada bir sunak yapacağım.”

  15. Bereşit 40:18

    Vayaan yosef vayomer ze pitrono şeloşet hasalim şeloşet yamim hem.

    וַיַּ֤עַן יוֹסֵף֙ וַיֹּ֔אמֶר זֶ֖ה פִּתְרֹנ֑וֹ שְׁלֹ֙שֶׁת֙ הַסַּלִּ֔ים שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִ֖ים הֵֽם׃

    Yosef şöyle cevap verdi: “Yorumu şu: Üç sepet, üç gündür.

  16. Bereşit 41:16

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayaan yosef et paro lemor biladay Elohim yaane et şelom paro.

    וַיַּ֨עַן יוֹסֵ֧ף אֶת־פַּרְעֹ֛ה לֵאמֹ֖ר בִּלְעָדָ֑י אֱלֹהִ֕ים יַעֲנֶ֖ה אֶת־שְׁל֥וֹם פַּרְעֹֽה׃

    Yosef, Firavun’a, “Bu benden gelmez” diye cevap verdi. “Firavun’un esenliği için cevabı Tanrı verecektir.”

  17. Bereşit 42:22

    Vayaan reuven otam lemor halo amarti alehem lemor al tehetu vayeled velo şematem vegam damo hine nidraş.

    וַיַּעַן֩ רְאוּבֵ֨ן אֹתָ֜ם לֵאמֹ֗ר הֲלוֹא֩ אָמַ֨רְתִּי אֲלֵיכֶ֧ם ׀ לֵאמֹ֛ר אַל־תֶּחֶטְא֥וּ בַיֶּ֖לֶד וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וְגַם־דָּמ֖וֹ הִנֵּ֥ה נִדְרָֽשׁ׃

    Reuven, “Size ‘Çocuğa karşı suç işlemeyin’ demedim mi?” diye karşılık verdi. “Ama dinlemediniz. Şimdi onun kanının hesabı da soruluyor.”

  18. Bereşit 45:3

    Vayomer yosef el ehav ani yosef haod avi hay velo yahelu ehav laanot oto ki nivhalu mipanav.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ אֲנִ֣י יוֹסֵ֔ף הַע֥וֹד אָבִ֖י חָ֑י וְלֹֽא־יָכְל֤וּ אֶחָיו֙ לַעֲנ֣וֹת אֹת֔וֹ כִּ֥י נִבְהֲל֖וּ מִפָּנָֽיו׃

    Yosef kardeşlerine, “Ben Yosef’im!” dedi. “Babam hâlâ yaşıyor mu?” Kardeşleri ona cevap veremedi; karşısında dehşete düşmüşlerdi.

  19. Şemot 4:1

    Vayaan moşe vayomer vehen lo yaaminu li velo yişmeu bekoli ki yomeru lo nira eleha Adonay.

    וַיַּ֤עַן מֹשֶׁה֙ וַיֹּ֔אמֶר וְהֵן֙ לֹֽא־יַאֲמִ֣ינוּ לִ֔י וְלֹ֥א יִשְׁמְע֖וּ בְּקֹלִ֑י כִּ֣י יֹֽאמְר֔וּ לֹֽא־נִרְאָ֥ה אֵלֶ֖יךָ יְהוָֽה׃

    Moşe, “Ya bana inanmaz, sözümü dinlemezlerse?” diye karşılık verdi. “‘Adonay sana görünmedi’ derlerse?”

  20. Şemot 19:8

    Vayaanu hol haam yahdav vayomeru kol aşer diber Adonay naase vayaşev moşe et divre haam el Adonay.

    וַיַּעֲנ֨וּ כָל־הָעָ֤ם יַחְדָּו֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֹּ֛ל אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶׂ֑ה וַיָּ֧שֶׁב מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃

    Bütün halk birlikte, “Adonay’ın söylediği her şeyi yapacağız” diye karşılık verdi. Moşe halkın sözlerini Adonay’a iletti.

  21. Şemot 19:19

    Vayehi kol haşofar holeh vehazek meod moşe yedaber vehaelohim yaanenu vekol.

    וַיְהִי֙ ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר הוֹלֵ֖ךְ וְחָזֵ֣ק מְאֹ֑ד מֹשֶׁ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְהָאֱלֹהִ֖ים יַעֲנֶ֥נּוּ בְקֽוֹל׃

    Şofar sesi giderek güçleniyordu. Moşe konuşuyor, Tanrı ona sesle karşılık veriyordu.

  22. Şemot 20:13

    Lo tirtsah. lo tinaf. lo tignov. lo taane vereaha ed şaker.

    לֹ֥֖א תִּֿרְצָֽ֖ח׃ (ס) לֹ֣֖א תִּֿנְאָֽ֑ף׃ (ס) לֹ֣֖א תִּֿגְנֹֽ֔ב׃ (ס) לֹֽא־תַעֲנֶ֥ה בְרֵעֲךָ֖ עֵ֥ד שָֽׁקֶר׃ (ס)

    Cinayet işlemeyeceksin. Zina etmeyeceksin. İnsan kaçırmayacaksın. Komşuna karşı yalan tanıklık etmeyeceksin.

  23. Şemot 23:2

    Lo tihye ahare rabim leraot velo taane al riv lintot ahare rabim lehatot.

    לֹֽא־תִהְיֶ֥ה אַחֲרֵֽי־רַבִּ֖ים לְרָעֹ֑ת וְלֹא־תַעֲנֶ֣ה עַל־רִ֗ב לִנְטֹ֛ת אַחֲרֵ֥י רַבִּ֖ים לְהַטֹּֽת׃

    Kötülük yapmak için çoğunluğun peşinden gitmeyeceksin. Bir davada çoğunluğa uyup adaleti saptıracak biçimde söz söylemeyeceksin.

  24. Şemot 24:3

    Vayavo moşe vayesaper laam et kol divre Adonay veet kol hamişpatim vayaan kol haam kol ehad vayomeru kol hadevarim aşer diber Adonay naase.

    וַיָּבֹ֣א מֹשֶׁ֗ה וַיְסַפֵּ֤ר לָעָם֙ אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וְאֵ֖ת כָּל־הַמִּשְׁפָּטִ֑ים וַיַּ֨עַן כָּל־הָעָ֜ם ק֤וֹל אֶחָד֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כָּל־הַדְּבָרִ֛ים אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶֽׂה׃

    Moşe gelip Adonay’ın bütün sözlerini ve bütün hükümleri halka anlattı. Bütün halk tek sesle, “Adonay’ın söylediği bütün sözleri yerine getireceğiz” diye karşılık verdi.

  25. Bamidbar 11:28

    Vayaan yehoşua bin nun meşaret moşe mibehurav vayomar adoni moşe kelaem.

    וַיַּ֜עַן יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן מְשָׁרֵ֥ת מֹשֶׁ֛ה מִבְּחֻרָ֖יו וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנִ֥י מֹשֶׁ֖ה כְּלָאֵֽם׃

    Gençliğinden beri Moşe’nin hizmetinde bulunan Nun oğlu Yeoşua söze karışıp, “Efendim Moşe, onları durdur!” dedi.

  26. Bamidbar 22:18

    Vayaan bilam vayomer el avde valak im yiten li valak melo veto kesef vezahav lo uhal laavor et pi Adonay elohay laasot ketana o gedola.

    וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃

    Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.

  27. Bamidbar 23:12

    Vayaan vayomar halo et aşer yasim Adonay befi oto eşmor ledaber.

    וַיַּ֖עַן וַיֹּאמַ֑ר הֲלֹ֗א אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר יָשִׂ֤ים יְהוָה֙ בְּפִ֔י אֹת֥וֹ אֶשְׁמֹ֖ר לְדַבֵּֽר׃

    Bilam, “Adonay’ın ağzıma koyduğu sözü söylemeye dikkat etmek zorunda değil miyim?” diye cevap verdi.

  28. Bamidbar 23:26

    Vayaan bilam vayomer el balak halo dibarti eleha lemor kol aşer yedaber Adonay oto eese.

    וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֔ם וַיֹּ֖אמֶר אֶל־בָּלָ֑ק הֲלֹ֗א דִּבַּ֤רְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּ֛ל אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֶֽעֱשֶֽׂה׃

    Bilam Balak’a şöyle cevap verdi: “Adonay ne söylerse onu yapacağımı sana söylemedim mi?”

  29. Bamidbar 32:31

    Vayaanu vene gad uvene reuven lemor et aşer diber Adonay el avadeha ken naase.

    וַיַּֽעֲנ֧וּ בְנֵי־גָ֛ד וּבְנֵ֥י רְאוּבֵ֖ן לֵאמֹ֑ר אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־עֲבָדֶ֖יךָ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה׃

    Gad ve Reuven oğulları şöyle cevap verdiler: “Adonay kullarına ne söylediyse öyle yapacağız.

  30. Bamidbar 35:30

    Kol make nefeş lefi edim yirtsah et harotseah veed ehad lo yaane venefeş lamut.

    כָּל־מַ֨כֵּה־נֶ֔פֶשׁ לְפִ֣י עֵדִ֔ים יִרְצַ֖ח אֶת־הָרֹצֵ֑חַ וְעֵ֣ד אֶחָ֔ד לֹא־יַעֲנֶ֥ה בְנֶ֖פֶשׁ לָמֽוּת׃

    Birini öldüren katil, tanıkların sözü üzerine öldürülecek. Ancak bir tek tanık, bir kişinin öldürülmesine yol açacak tanıklıkta bulunamaz.

  31. Devarim 1:14

    Vataanu oti vatomeru tov hadavar aşer dibarta laasot.

    וַֽתַּעֲנ֖וּ אֹתִ֑י וַתֹּ֣אמְר֔וּ טֽוֹב־הַדָּבָ֥ר אֲשֶׁר־דִּבַּ֖רְתָּ לַעֲשֽׂוֹת׃

    Bana, ‘Yapılmasını söylediğin şey iyidir’ diye cevap verdiniz.

  32. Devarim 1:41

    Vataanu vatomeru elay hatanu ladonay anahnu naale venilhamnu kehol aşer tsivanu Adonay elohenu vatahgeru et kele milhamto vatahinu laalot hahara.

    וַֽתַּעֲנ֣וּ ׀ וַתֹּאמְר֣וּ אֵלַ֗י חָטָאנוּ֮ לַֽיהוָה֒ אֲנַ֤חְנוּ נַעֲלֶה֙ וְנִלְחַ֔מְנוּ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַֽתַּחְגְּר֗וּ אִ֚ישׁ אֶת־כְּלֵ֣י מִלְחַמְתּ֔וֹ וַתָּהִ֖ינוּ לַעֲלֹ֥ת הָהָֽרָה׃

    Bana şöyle cevap verdiniz: ‘Adonay’a karşı günah işledik. Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu her şeye uygun olarak çıkıp savaşacağız.’ Her biriniz savaş silahlarını kuşandı ve dağa çıkmayı kolay sandınız.

  33. Devarim 5:17

    Lo tirtsah. velo tinaf. velo tignov. velo taane vereaha ed şav.

    לֹ֥֖א תִּֿרְצָֽח׃ (ס) וְלֹ֖֣א תִּֿנְאָֽ֑ף׃ (ס) וְלֹ֖֣א תִּֿגְנֹֽ֔ב׃ (ס) וְלֹֽא־תַעֲנֶ֥ה בְרֵֽעֲךָ֖ עֵ֥ד שָֽׁוְא׃ (ס)

    Cinayet işlemeyeceksin. Zina etmeyeceksin. İnsan kaçırmayacaksın. Komşuna karşı asılsız tanıklık etmeyeceksin.

  34. Devarim 19:16

    Ki yakum ed hamas beiş laanot bo sara.

    כִּֽי־יָק֥וּם עֵד־חָמָ֖ס בְּאִ֑ישׁ לַעֲנ֥וֹת בּ֖וֹ סָרָֽה׃

    Kötü niyetli bir tanık, birini suçlamak için ona karşı çıkarsa,

  35. Devarim 19:18

    Vedareşu haşofetim hetev vehine ed şeker haed şeker ana veahiv.

    וְדָרְשׁ֥וּ הַשֹּׁפְטִ֖ים הֵיטֵ֑ב וְהִנֵּ֤ה עֵֽד־שֶׁ֙קֶר֙ הָעֵ֔ד שֶׁ֖קֶר עָנָ֥ה בְאָחִֽיו׃

    Yargıçlar iyice araştıracak. Tanığın yalan söylediği, kardeşine karşı yalancı tanıklık ettiği anlaşılırsa,

  36. Devarim 20:11

    Vehaya im şalom taanha ufateha lah vehaya kol haam hanimtsa vah yihyu leha lamas vaavaduha.

    וְהָיָה֙ אִם־שָׁל֣וֹם תַּֽעַנְךָ֔ וּפָתְחָ֖ה לָ֑ךְ וְהָיָ֞ה כָּל־הָעָ֣ם הַנִּמְצָא־בָ֗הּ יִהְי֥וּ לְךָ֛ לָמַ֖ס וַעֲבָדֽוּךָ׃

    Sana barışla karşılık verir ve kapılarını açarsa, içindeki bütün halk sana angarya yükümlüsü olacak ve hizmet edecek.

  37. Devarim 21:7

    Veanu veameru yadenu lo şafehu et hadam haze veenenu lo rau.

    וְעָנ֖וּ וְאָמְר֑וּ יָדֵ֗ינוּ לֹ֤א שפכה [שָֽׁפְכוּ֙] אֶת־הַדָּ֣ם הַזֶּ֔ה וְעֵינֵ֖ינוּ לֹ֥א רָאֽוּ׃

    Şöyle açıklayacaklar: 'Bu kanı ellerimiz dökmedi, gözlerimiz görmedi.

  38. Devarim 25:9

    Venigeşa yevimto elav leene hazekenim vehaletsa naalo meal raglo veyareka befanav veaneta veamera kaha yease laiş aşer lo yivne et bet ahiv.

    וְנִגְּשָׁ֨ה יְבִמְתּ֣וֹ אֵלָיו֮ לְעֵינֵ֣י הַזְּקֵנִים֒ וְחָלְצָ֤ה נַעֲלוֹ֙ מֵעַ֣ל רַגְל֔וֹ וְיָרְקָ֖ה בְּפָנָ֑יו וְעָֽנְתָה֙ וְאָ֣מְרָ֔ה כָּ֚כָה יֵעָשֶׂ֣ה לָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִבְנֶ֖ה אֶת־בֵּ֥ית אָחִֽיו

    yengesi ileri gelenlerin gözleri önünde ona yaklaşacak, ayağından çarığını çıkaracak ve önüne tükürecek. Ardından, 'Kardeşinin evini kurmayan adama böyle yapılır' diyecek.

  39. Devarim 26:5

    Veanita veamarta lifne Adonay eloheha arami oved avi vayered mitsrayma vayagar şam bimte meat vayehi şam legoy gadol atsum varav.

    וְעָנִ֨יתָ וְאָמַרְתָּ֜ לִפְנֵ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲרַמִּי֙ אֹבֵ֣ד אָבִ֔י וַיֵּ֣רֶד מִצְרַ֔יְמָה וַיָּ֥גָר שָׁ֖ם בִּמְתֵ֣י מְעָ֑ט וַֽיְהִי־שָׁ֕ם לְג֥וֹי גָּד֖וֹל עָצ֥וּם וָרָֽב׃

    Tanrın Adonay'ın önünde yüksek sesle şöyle diyeceksin: 'Bir Aramlı atamı yok etmek istedi. Atam Mısır'a indi ve orada az sayıda insanla yabancı olarak yaşadı. Orada büyük, güçlü ve kalabalık bir ulus oldu.

  40. Devarim 27:14

    Veanu haleviyim veameru el kol yisrael kol ram.

    וְעָנ֣וּ הַלְוִיִּ֗ם וְאָֽמְר֛וּ אֶל־כָּל־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל ק֥וֹל רָֽם׃ (ס)

    Leviler yüksek sesle bütün İsrael halkına şöyle seslenecekler:

  41. Devarim 27:15

    Arur haiş aşer yaase fesel umaseha toavat Adonay maase yede haraş vesam basater veanu hol haam veameru amen.

    אָר֣וּר הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁ֣ר יַעֲשֶׂה֩ פֶ֨סֶל וּמַסֵּכָ֜ה תּוֹעֲבַ֣ת יְהוָ֗ה מַעֲשֵׂ֛ה יְדֵ֥י חָרָ֖שׁ וְשָׂ֣ם בַּסָּ֑תֶר וְעָנ֧וּ כָל־הָעָ֛ם וְאָמְר֖וּ אָמֵֽן׃ (ס)

    "Adonay için iğrenç olan, usta eliyle yapılmış oyma ya da dökme bir put yapıp gizli bir yere koyan kişi lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diye karşılık verecek.

  42. Devarim 31:21

    Vehaya ki timtsena oto raot rabot vetsarot veaneta haşira hazot lefanav leed ki lo tişahah mipi zaro ki yadati et yitsro aşer u ose hayom beterem avienu el haarets aşer nişbaeti.

    וְ֠הָיָה כִּֽי־תִמְצֶ֨אןָ אֹת֜וֹ רָע֣וֹת רַבּוֹת֮ וְצָרוֹת֒ וְ֠עָנְתָה הַשִּׁירָ֨ה הַזֹּ֤את לְפָנָיו֙ לְעֵ֔ד כִּ֛י לֹ֥א תִשָּׁכַ֖ח מִפִּ֣י זַרְע֑וֹ כִּ֧י יָדַ֣עְתִּי אֶת־יִצְר֗וֹ אֲשֶׁ֨ר ה֤וּא עֹשֶׂה֙ הַיּ֔וֹם בְּטֶ֣רֶם אֲבִיאֶ֔נּוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבָּֽעְתִּי׃

    Başlarına birçok kötülük ve sıkıntı geldiğinde bu ezgi onlara karşı tanıklık edecek; çünkü soylarının ağzından unutulmayacak. Onları yemin ettiğim ülkeye daha getirmeden, bugün taşıdıkları eğilimi biliyorum.'

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (18 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw2mp
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmsa
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3fs/Sp2ms
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms/Sp3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
Veri ve yöntem

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce): answer

UBS kaynak sözlük anlamları: to answer; to respond; to speak up; to testify; to give evidence; to sing; to humble oneself; to submit; to humble oneself by fasting; to violate; to force (someone) to have sex; to rape; to be stilled; to be afflicted; to be bothered; to be daunted; to afflict; to oppress; to make helpless; to be busy (with); to be concerned (about); to keep (one) occupied, busy

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.