Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 343 kez
Teknik kod
HR/Sp3msTORA’DA KELİME
eğer; keşke
Bu İbranice biçim Tora’da 351 kez, 318 farklı ayette görülür.
Ki tifga şor oyivha o hamoro toe haşev teşivenu lo.
כִּ֣י תִפְגַּ֞ע שׁ֧וֹר אֹֽיִבְךָ֛ א֥וֹ חֲמֹר֖וֹ תֹּעֶ֑ה הָשֵׁ֥ב תְּשִׁיבֶ֖נּוּ לֽוֹ׃ (ס)
Düşmanının yolunu şaşırmış öküzüne ya da eşeğine rastlarsan onu mutlaka kendisine geri götüreceksin.
Ki tire hamor sonaaha rovets tahat masao vehadalta meazov lo azov taazov imo.
כִּֽי־תִרְאֶ֞ה חֲמ֣וֹר שֹׂנַאֲךָ֗ רֹבֵץ֙ תַּ֣חַת מַשָּׂא֔וֹ וְחָדַלְתָּ֖ מֵעֲזֹ֣ב ל֑וֹ עָזֹ֥ב תַּעֲזֹ֖ב עִמּֽוֹ׃ (ס)
Senden nefret eden kişinin eşeğinin yükü altında çöktüğünü gördüğünde ona yardım etmekten kaçınır mısın? Onunla birlikte yükü mutlaka kaldıracaksın.
Veyatsakta lo arba tabeot zahav venatata al arba paamotav uşete tabaot al tsalo haehat uşete tabaot al tsalo haşenit.
וְיָצַ֣קְתָּ לּ֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וְנָ֣תַתָּ֔ה עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּעֹ֔ת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית׃
Onun için dört altın halka döküp dört köşesine yerleştireceksin. Bir yanında iki halka, öbür yanında iki halka olacak.
Vetsipita oto zahav tahor veasita lo zer zahav saviv.
וְצִפִּיתָ֥ אֹת֖וֹ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Veasita lo misgeret tofah saviv veasita zer zahav lemisgarto saviv.
וְעָשִׂ֨יתָ לּ֥וֹ מִסְגֶּ֛רֶת טֹ֖פַח סָבִ֑יב וְעָשִׂ֧יתָ זֵר־זָהָ֛ב לְמִסְגַּרְתּ֖וֹ סָבִֽיב׃
Çevresine bir el genişliğinde bir çerçeve yapacak, çerçevenin çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Veasita lo arba tabeot zahav venatata et hatabaot al arba hapeot aşer learba raglav.
וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וְנָתַתָּ֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו׃
Onun için dört altın halka yapacak, halkaları dört ayağının bulunduğu dört köşeye yerleştireceksin.
Veasita lo mihbar maase reşet nehoşet veasita al hareşet arba tabeot nehoşet al arba ketsotav.
וְעָשִׂ֤יתָ לּוֹ֙ מִכְבָּ֔ר מַעֲשֵׂ֖ה רֶ֣שֶׁת נְחֹ֑שֶׁת וְעָשִׂ֣יתָ עַל־הָרֶ֗שֶׁת אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת נְחֹ֔שֶׁת עַ֖ל אַרְבַּ֥ע קְצוֹתָֽיו׃
Ona bakırdan ağ biçiminde bir ızgara yapacak, ağın dört ucuna dört bakır halka yapacaksın.
Şete hetefot hoverot yiheye lo el şene ketsotav vehubar.
שְׁתֵּ֧י כְתֵפֹ֣ת חֹֽבְרֹ֗ת יִֽהְיֶה־לּ֛וֹ אֶל־שְׁנֵ֥י קְצוֹתָ֖יו וְחֻבָּֽר׃
İki ucuna bağlanmış iki omuzluğu olacak; bunlarla birleştirilecek.
Vehaya fi roşo betoho safa yiheye lefiv saviv maase oreg kefi tahra yiheye lo lo yikarea.
וְהָיָ֥ה פִֽי־רֹאשׁ֖וֹ בְּתוֹכ֑וֹ שָׂפָ֡ה יִֽהְיֶה֩ לְפִ֨יו סָבִ֜יב מַעֲשֵׂ֣ה אֹרֵ֗ג כְּפִ֥י תַחְרָ֛א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ לֹ֥א יִקָּרֵֽעַ׃
Ortasında başın geçeceği bir açıklık olacak. Açıklığın çevresinde, zırhın boyun açıklığı gibi dokunmuş bir kenarlık olacak; yırtılmayacak.
Vehayu al aharon veal banav bevoam el ohel moed o vegiştam el hamizbeah leşaret bakodeş velo yisu avon vametu hukat olam lo ulezaro aharav.
וְהָיוּ֩ עַל־אַהֲרֹ֨ן וְעַל־בָּנָ֜יו בְּבֹאָ֣ם ׀ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד א֣וֹ בְגִשְׁתָּ֤ם אֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לְשָׁרֵ֣ת בַּקֹּ֔דֶשׁ וְלֹא־יִשְׂא֥וּ עָוֺ֖ן וָמֵ֑תוּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם ל֖וֹ וּלְזַרְע֥וֹ אַחֲרָֽיו׃ (ס)
Buluşma Çadırı’na girdiklerinde ya da Kutsal Yer’de hizmet etmek için sunağa yaklaştıklarında bunlar Aaron’un ve oğullarının üzerinde olacak; böylece suç yüklenip ölmeyecekler. Bu, onun ve ardından gelen soyunun kalıcı kuralıdır.
Velakahta et habegadim vehilbaşta et aharon et hakutonet veet meil haefod veet haefod veet hahoşen veafadta lo beheşev haefod.
וְלָקַחְתָּ֣ אֶת־הַבְּגָדִ֗ים וְהִלְבַּשְׁתָּ֤ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶת־הַכֻּתֹּ֔נֶת וְאֵת֙ מְעִ֣יל הָאֵפֹ֔ד וְאֶת־הָאֵפֹ֖ד וְאֶת־הַחֹ֑שֶׁן וְאָפַדְתָּ֣ ל֔וֹ בְּחֵ֖שֶׁב הָאֵפֹֽד׃
Giysileri alacak; Aaron’a entariyi, efodun üstlüğünü, efodu ve göğüslüğü giydirecek, efodun dokuma kemerini beline bağlayacaksın.
Vetsipita oto zahav tahor et gago veet kirotav saviv veet karnotav veasita lo zer zahav saviv.
וְצִפִּיתָ֨ אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וְעָשִׂ֥יתָ לּ֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Üstünü, çevresindeki bütün yanlarını ve boynuzlarını saf altınla kaplayacak, çevresine altın bir kenarlık yapacaksın.
Uşete tabeot zahav taase lo mitahat lezero al şete tsalotav taase al şene tsidav vehaya levatim levadim laset oto bahema.
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב תַּֽעֲשֶׂה־לּ֣וֹ ׀ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו תַּעֲשֶׂ֖ה עַל־שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו וְהָיָה֙ לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֵֽמָּה׃
Kenarlığının altına iki altın halka yapacaksın. Onları iki yanına, karşılıklı iki tarafına yapacaksın. Bunlar, sunağı taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olacak.
Verahatsu yedehem veraglehem velo yamutu vehayeta lahem hok olam lo ulezaro ledorotam.
וְרָחֲצ֛וּ יְדֵיהֶ֥ם וְרַגְלֵיהֶ֖ם וְלֹ֣א יָמֻ֑תוּ וְהָיְתָ֨ה לָהֶ֧ם חָק־עוֹלָ֛ם ל֥וֹ וּלְזַרְע֖וֹ לְדֹרֹתָֽם׃ (פ)
Ellerini ve ayaklarını yıkayacaklar ki ölmesinler. Bu, onun ve soyunun kuşaklar boyunca kalıcı kuralı olacak.”
Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.
וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃
Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.
Bu ayette 2 kez
Saru maher min hadereh aşer tsivitim asu lahem egel maseha vayiştahavu lo vayizbehu lo vayomeru ele eloheha yisrael aşer heeluha meerets mitsrayim.
סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֣וּ לָהֶ֔ם עֵ֖גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־לוֹ֙ וַיִּזְבְּחוּ־ל֔וֹ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶֽעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Onlara buyurduğum yoldan çabucak ayrıldılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaptılar; ona eğildiler ve kurban sundular. ‘Ey İsrael, seni Mısır ülkesinden çıkaran ilahların bunlardır!’ dediler.”
Vayomeru li ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.
וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃
Bana, ‘Önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz’ dediler.
Bu ayette 2 kez
Umoşe yikah et haohel venata lo mihuts lamahane harhek min hamahane vekara lo ohel moed vehaya kol mevakeş Adonay yetse el ohel moed aşer mihuts lamahane.
וּמֹשֶׁה֩ יִקַּ֨ח אֶת־הָאֹ֜הֶל וְנָֽטָה־ל֣וֹ ׀ מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֗ה הַרְחֵק֙ מִן־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְקָ֥רָא ל֖וֹ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהָיָה֙ כָּל־מְבַקֵּ֣שׁ יְהוָ֔ה יֵצֵא֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֲשֶׁ֖ר מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃
Moşe çadırı alır, ordugâhın dışına, ordugâhtan uzağa kurardı. Ona Buluşma Çadırı adını vermişti. Adonay’ı arayan herkes ordugâhın dışındaki Buluşma Çadırı’na çıkardı.
Et mizbah haola veet mihbar hanehoşet aşer lo et badav veet kol kelav et hakiyor veet kano.
אֵ֣ת ׀ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֗ה וְאֶת־מִכְבַּ֤ר הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֶת־בַּדָּ֖יו וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו אֶת־הַכִּיֹּ֖ר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bütünüyle yakılan sunuların sunağını, onun bakır ızgarasını, taşıma sırıklarını ve bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini;
Vayetsapeu zahav tahor mibayit umihuts vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַפֵּ֛הוּ זָהָ֥ב טָה֖וֹר מִבַּ֣יִת וּמִח֑וּץ וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
İçini ve dışını saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayitsok lo arba tabeot zahav al arba paamotav uşete tabaot al tsalo haehat uşete tabaot al tsalo haşenit.
וַיִּצֹ֣ק ל֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּע֔וֹת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית׃
Dört köşesi için dört altın halka döktü. Bir yanında iki halka, öbür yanında iki halka vardı.
Vayetsaf oto zahav tahor vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Onu saf altınla kapladı; çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayaas lo misgeret tofah saviv vayaas zer zahav lemisgarto saviv.
וַיַּ֨עַשׂ ל֥וֹ מִסְגֶּ֛רֶת טֹ֖פַח סָבִ֑יב וַיַּ֧עַשׂ זֵר־זָהָ֛ב לְמִסְגַּרְתּ֖וֹ סָבִֽיב׃
Çevresine bir el genişliğinde bir çerçeve yaptı. Çerçevenin çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Vayitsok lo arba tabeot zahav vayiten et hatabaot al arba hapeot aşer learba raglav.
וַיִּצֹ֣ק ל֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו׃
Onun için dört altın halka döktü; halkaları dört ayağının bulunduğu dört köşeye yerleştirdi.
Vayetsaf oto zahav tahor et gago veet kirotav saviv veet karnotav vayaas lo zer zahav saviv.
וַיְצַ֨ף אֹת֜וֹ זָהָ֣ב טָה֗וֹר אֶת־גַּגּ֧וֹ וְאֶת־קִירֹתָ֛יו סָבִ֖יב וְאֶת־קַרְנֹתָ֑יו וַיַּ֥עַשׂ ל֛וֹ זֵ֥ר זָהָ֖ב סָבִֽיב׃
Üstünü, çevresindeki bütün yanlarını ve boynuzlarını saf altınla kapladı. Çevresine altın bir kenarlık yaptı.
Uşete tabeot zahav asa lo mitahat lezero al şete tsalotav al şene tsidav levatim levadim laset oto bahem.
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב עָֽשָׂה־ל֣וֹ ׀ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו עַ֖ל שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶֽם׃
Kenarlığının altına, karşılıklı iki yanına iki altın halka yaptı. Bunlar, sunağı taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olacaktı.
Vayaas bah et adne petah ohel moed veet mizbah hanehoşet veet mihbar hanehoşet aşer lo veet kol kele hamizbeah.
וַיַּ֣עַשׂ בָּ֗הּ אֶת־אַדְנֵי֙ פֶּ֚תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֔שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֥ר הַנְּחֹ֖שֶׁת אֲשֶׁר־ל֑וֹ וְאֵ֖ת כָּל־כְּלֵ֥י הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Onunla Buluşma Çadırı’nın giriş tabanlarını, bakır sunağı, onun bakır ızgarasını ve sunağın bütün gereçlerini yaptı;
Ketefot asu lo hoverot al şene ketsotav hubar.
כְּתֵפֹ֥ת עָֽשׂוּ־ל֖וֹ חֹבְרֹ֑ת עַל־שְׁנֵ֥י קצוותו [קְצוֹתָ֖יו] חֻבָּֽר׃
Ona birleştirici omuzluklar yaptılar. İki ucundan birleştirildi.
Et mizbah hanehoşet veet mihbar hanehoşet aşer lo et badav veet kol kelav et hakiyor veet kano.
אֵ֣ת ׀ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֗שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֤ר הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֶת־בַּדָּ֖יו וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו אֶת־הַכִּיֹּ֖ר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bakır sunağı, onun bakır ızgarasını, taşıma sırıklarını, bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini;
Vesamah yado al roş haola venirtsa lo lehaper alav.
וְסָמַ֣ךְ יָד֔וֹ עַ֖ל רֹ֣אשׁ הָעֹלָ֑ה וְנִרְצָ֥ה ל֖וֹ לְכַפֵּ֥ר עָלָֽיו׃
Elini bütünüyle yakılan sununun başına dayayacak. Sunu, onun adına kefaret sağlamak üzere kabul edilecek.
Veasa lapar kaaşer asa lefar hahatat ken yaase lo vehiper alehem hakohen venislah lahem.
וְעָשָׂ֣ה לַפָּ֔ר כַּאֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ לְפַ֣ר הַֽחַטָּ֔את כֵּ֖ן יַעֲשֶׂה־לּ֑וֹ וְכִפֶּ֧ר עֲלֵהֶ֛ם הַכֹּהֵ֖ן וְנִסְלַ֥ח לָהֶֽם׃
Bu boğaya, günah sunusu olan ilk boğaya yaptığını yapacak; aynı şekilde davranacak. Kâhin onlar için kefaret sağlayacak ve bağışlanacaklar.
Veet kol helbo yaktir hamizbeha kehelev zevah haşelamim vehiper alav hakohen mehatato venislah lo.
וְאֶת־כָּל־חֶלְבּוֹ֙ יַקְטִ֣יר הַמִּזְבֵּ֔חָה כְּחֵ֖לֶב זֶ֣בַח הַשְּׁלָמִ֑ים וְכִפֶּ֨ר עָלָ֧יו הַכֹּהֵ֛ן מֵחַטָּאת֖וֹ וְנִסְלַ֥ח לֽוֹ׃ (פ)
Bütün içyağını esenlik kurbanının yağı gibi sunakta yakacak. Kâhin onun günahı için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak.
Veet kol helbah yasir kaaşer husar helev meal zevah haşelamim vehiktir hakohen hamizbeha lereah nihoah ladonay vehiper alav hakohen venislah lo.
וְאֶת־כָּל־חֶלְבָּ֣הּ יָסִ֗יר כַּאֲשֶׁ֨ר הוּסַ֣ר חֵלֶב֮ מֵעַ֣ל זֶ֣בַח הַשְּׁלָמִים֒ וְהִקְטִ֤יר הַכֹּהֵן֙ הַמִּזְבֵּ֔חָה לְרֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה וְכִפֶּ֥ר עָלָ֛יו הַכֹּהֵ֖ן וְנִסְלַ֥ח לֽוֹ׃ (פ)
Bütün içyağını esenlik kurbanından çıkarıldığı gibi çıkaracak; kâhin onu Adonay’a hoş koku olarak sunakta yakacak. Kâhin o kişi için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak.
Veet kol helba yasir kaaşer yusar helev hakesev mizevah haşelamim vehiktir hakohen otam hamizbeha al işe Adonay vehiper alav hakohen al hatato aşer hata venislah lo.
וְאֶת־כָּל־חֶלְבָּ֣ה יָסִ֗יר כַּאֲשֶׁ֨ר יוּסַ֥ר חֵֽלֶב־הַכֶּשֶׂב֮ מִזֶּ֣בַח הַשְּׁלָמִים֒ וְהִקְטִ֨יר הַכֹּהֵ֤ן אֹתָם֙ הַמִּזְבֵּ֔חָה עַ֖ל אִשֵּׁ֣י יְהוָ֑ה וְכִפֶּ֨ר עָלָ֧יו הַכֹּהֵ֛ן עַל־חַטָּאת֥וֹ אֲשֶׁר־חָטָ֖א וְנִסְלַ֥ח לֽוֹ׃ (פ)
Bütün içyağını esenlik kurbanı olan koyundan çıkarıldığı gibi çıkaracak. Kâhin onu sunakta, Adonay’a ateşle sunulan sunuların üzerinde yakacak. Kâhin o kişinin işlediği günah için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak.
Veet haşeni yaase ola kamişpat vehiper alav hakohen mehatato aşer hata venislah lo.
וְאֶת־הַשֵּׁנִ֛י יַעֲשֶׂ֥ה עֹלָ֖ה כַּמִּשְׁפָּ֑ט וְכִפֶּ֨ר עָלָ֧יו הַכֹּהֵ֛ן מֵחַטָּאת֥וֹ אֲשֶׁר־חָטָ֖א וְנִסְלַ֥ח לֽוֹ׃ (ס)
İkinci kuşu kurala uygun olarak bütünüyle yakılan sunu olarak sunacak. Kâhin o kişinin işlediği günah için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak.
Vehiper alav hakohen al hatato aşer hata meahat meele venislah lo vehayeta lakohen kaminha.
וְכִפֶּר֩ עָלָ֨יו הַכֹּהֵ֜ן עַל־חַטָּאת֧וֹ אֲשֶׁר־חָטָ֛א מֵֽאַחַ֥ת מֵאֵ֖לֶּה וְנִסְלַ֣ח ל֑וֹ וְהָיְתָ֥ה לַכֹּהֵ֖ן כַּמִּנְחָֽה׃ (ס)
Kâhin o kişinin bu konulardan birinde işlediği günah için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak. Sununun kalanı, tahıl sunusunda olduğu gibi kâhinin olacak.”
Veet aşer hata min hakodeş yeşalem veet hamişito yosef alav venatan oto lakohen vehakohen yehaper alav beel haaşam venislah lo.
וְאֵ֣ת אֲשֶׁר֩ חָטָ֨א מִן־הַקֹּ֜דֶשׁ יְשַׁלֵּ֗ם וְאֶת־חֲמִֽישִׁתוֹ֙ יוֹסֵ֣ף עָלָ֔יו וְנָתַ֥ן אֹת֖וֹ לַכֹּהֵ֑ן וְהַכֹּהֵ֗ן יְכַפֵּ֥ר עָלָ֛יו בְּאֵ֥יל הָאָשָׁ֖ם וְנִסְלַ֥ח לֽוֹ׃ (פ)
Kutsal şeye karşı işlediği günahın bedelini ödeyecek; buna beşte bir payını da ekleyip kâhine verecek. Kâhin suç sunusu olan koçla onun için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak.
Vehevi ayil tamim min hatson beerkeha leaşam el hakohen vehiper alav hakohen al şiggato aşer şagag veu lo yada venislah lo.
וְ֠הֵבִיא אַ֣יִל תָּמִ֧ים מִן־הַצֹּ֛אן בְּעֶרְכְּךָ֥ לְאָשָׁ֖ם אֶל־הַכֹּהֵ֑ן וְכִפֶּר֩ עָלָ֨יו הַכֹּהֵ֜ן עַ֣ל שִׁגְגָת֧וֹ אֲשֶׁר־שָׁגָ֛ג וְה֥וּא לֹֽא־יָדַ֖ע וְנִסְלַ֥ח לֽוֹ׃
Kâhine suç sunusu olarak, belirlediğin değerde, sürüden kusursuz bir koç getirecek. Kâhin onun bilmeden yaptığı ve farkına varmadığı yanlış için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak.
O mikol aşer yişava alav laşeker veşilam oto beroşo vahamişitav yosef alav laaşer u lo yitenenu beyom aşmato.
א֠וֹ מִכֹּ֞ל אֲשֶׁר־יִשָּׁבַ֣ע עָלָיו֮ לַשֶּׁקֶר֒ וְשִׁלַּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּרֹאשׁ֔וֹ וַחֲמִשִׁתָ֖יו יֹסֵ֣ף עָלָ֑יו לַאֲשֶׁ֨ר ה֥וּא ל֛וֹ יִתְּנֶ֖נּוּ בְּי֥וֹם אַשְׁמָתֽוֹ׃
Hakkında yalan yere yemin ettiği her şeyi tam bedeliyle geri ödeyecek, beşte bir paylarını da üzerine ekleyecek. Suçunu telafi ettiği gün bunu sahibine verecek.
Vehiper alav hakohen lifne Adonay venislah lo al ahat mikol aşer yaase leaşma vah.
וְכִפֶּ֨ר עָלָ֧יו הַכֹּהֵ֛ן לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה וְנִסְלַ֣ח ל֑וֹ עַל־אַחַ֛ת מִכֹּ֥ל אֲשֶֽׁר־יַעֲשֶׂ֖ה לְאַשְׁמָ֥ה בָֽהּ׃ (פ)
Kâhin Adonay’ın önünde onun için kefaret sağlayacak. O kişi, yaparak suçlu duruma düştüğü bütün bu işlerden hangisini işlemiş olursa olsun bağışlanacak.”
Kahatat kaaşam tora ahat lahem hakohen aşer yehaper bo lo yihye.
כַּֽחַטָּאת֙ כָּֽאָשָׁ֔ם תּוֹרָ֥ה אַחַ֖ת לָהֶ֑ם הַכֹּהֵ֛ן אֲשֶׁ֥ר יְכַפֶּר־בּ֖וֹ ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃
Günah sunusu ile suç sunusunun kuralı aynıdır. Sunu, onunla kefaret sağlayan kâhinin olacak.
Vehakohen hamakriv et olat iş or haola aşer hikriv lakohen lo yihye.
וְהַ֨כֹּהֵ֔ן הַמַּקְרִ֖יב אֶת־עֹ֣לַת אִ֑ישׁ ע֤וֹר הָֽעֹלָה֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְרִ֔יב לַכֹּהֵ֖ן ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃
Birinin bütünüyle yakılan sunusunu sunan kâhin, sunduğu hayvanın derisini kendisi alacak.
Vehol minha aşer teafe batanur vehol naasa vamarheşet veal mahavat lakohen hamakriv otah lo tiheye.
וְכָל־מִנְחָ֗ה אֲשֶׁ֤ר תֵּֽאָפֶה֙ בַּתַּנּ֔וּר וְכָל־נַעֲשָׂ֥ה בַמַּרְחֶ֖שֶׁת וְעַֽל־מַחֲבַ֑ת לַכֹּהֵ֛ן הַמַּקְרִ֥יב אֹתָ֖הּ ל֥וֹ תִֽהְיֶֽה׃
Fırında pişirilen, derin kapta ya da sac üzerinde hazırlanan her tahıl sunusu, onu sunan kâhinin olacak.
Vehikriv mimenu ehad mikol korban teruma ladonay lakohen hazorek et dam haşelamim lo yihye.
וְהִקְרִ֨יב מִמֶּ֤נּוּ אֶחָד֙ מִכָּל־קָרְבָּ֔ן תְּרוּמָ֖ה לַיהוָ֑ה לַכֹּהֵ֗ן הַזֹּרֵ֛ק אֶת־דַּ֥ם הַשְּׁלָמִ֖ים ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃
Bu sunuların her türünden birer tanesini Adonay’a ayrılan pay olarak sunacak. Bunlar esenlik kurbanının kanını serpen kâhinin olacak.
Veim heahol yeahel mibesar zevah şelamav bayom haşelişi lo yeratse hamakriv oto lo yehaşev lo pigul yihye vehanefeş haohelet mimenu avonah tisa.
וְאִ֣ם הֵאָכֹ֣ל יֵ֠אָכֵל מִבְּשַׂר־זֶ֨בַח שְׁלָמָ֜יו בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁי֮ לֹ֣א יֵרָצֶה֒ הַמַּקְרִ֣יב אֹת֗וֹ לֹ֧א יֵחָשֵׁ֛ב ל֖וֹ פִּגּ֣וּל יִהְיֶ֑ה וְהַנֶּ֛פֶשׁ הָאֹכֶ֥לֶת מִמֶּ֖נּוּ עֲוֺנָ֥הּ תִּשָּֽׂא׃
Kurban sunulurken esenlik kurbanının etinden üçüncü gün yenmesi düşünülürse kurban kabul görmeyecek; sunan kişinin hesabına sayılmayacak. Reddedilmiş bir sunu olacak ve ondan yiyen kişi suçunun sorumluluğunu taşıyacak.
Hamakriv et dam haşelamim veet hahelev mibene aharon lo tihye şok hayamin lemana.
הַמַּקְרִ֞יב אֶת־דַּ֧ם הַשְּׁלָמִ֛ים וְאֶת־הַחֵ֖לֶב מִבְּנֵ֣י אַהֲרֹ֑ן ל֧וֹ תִהְיֶ֛ה שׁ֥וֹק הַיָּמִ֖ין לְמָנָֽה׃
Aaron’un oğulları arasından esenlik kurbanının kanını ve içyağını sunan kişinin payı sağ but olacak.
Vayiten alav et hakutonet vayahgor oto baavnet vayalbeş oto et hameil vayiten alav et haefod vayahgor oto beheşev haefod vayepod lo bo.
וַיִּתֵּ֨ן עָלָ֜יו אֶת־הַכֻּתֹּ֗נֶת וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתוֹ֙ בָּֽאַבְנֵ֔ט וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ אֶֽת־הַמְּעִ֔יל וַיִּתֵּ֥ן עָלָ֖יו אֶת־הָאֵפֹ֑ד וַיַּחְגֹּ֣ר אֹת֗וֹ בְּחֵ֙שֶׁב֙ הָֽאֵפֹ֔ד וַיֶּאְפֹּ֥ד ל֖וֹ בּֽוֹ׃
Aaron’a entariyi giydirdi, beline kuşağı bağladı, üstlüğü giydirip üzerine efodu koydu. Efodun dokuma kemerini beline bağlayarak efodu üzerine sabitledi.
Vayikrav aharon el hamizbeah vayişhat et egel hahatat aşer lo.
וַיִּקְרַ֥ב אַהֲרֹ֖ן אֶל־הַמִּזְבֵּ֑חַ וַיִּשְׁחַ֛ט אֶת־עֵ֥גֶל הַחַטָּ֖את אֲשֶׁר־לֽוֹ׃
Aaron sunağa yaklaştı ve kendisi için günah sunusu olan danayı kesti.
Et ze tohelu mikol aşer bamayim kol aşer lo senapir vekaskeset bamayim bayamim uvanehalim otam tohelu.
אֶת־זֶה֙ תֹּֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל אֲשֶׁ֣ר בַּמָּ֑יִם כֹּ֣ל אֲשֶׁר־לוֹ֩ סְנַפִּ֨יר וְקַשְׂקֶ֜שֶׂת בַּמַּ֗יִם בַּיַּמִּ֛ים וּבַנְּחָלִ֖ים אֹתָ֥ם תֹּאכֵֽלוּ׃
Sularda yaşayanların arasından şunları yiyebilirsiniz: Sularda, denizlerde ve akarsularda yüzgeci ve pulu olanların hepsini yiyebilirsiniz.
Vehol aşer en lo senapir vekaskeset bayamim uvanehalim mikol şerets hamayim umikol nefeş hahaya aşer bamayim şekets hem lahem.
וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר אֵֽין־ל֜וֹ סְנַפִּ֣יר וְקַשְׂקֶ֗שֶׂת בַּיַּמִּים֙ וּבַנְּחָלִ֔ים מִכֹּל֙ שֶׁ֣רֶץ הַמַּ֔יִם וּמִכֹּ֛ל נֶ֥פֶשׁ הַחַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר בַּמָּ֑יִם שֶׁ֥קֶץ הֵ֖ם לָכֶֽם׃
Denizlerde ve akarsularda yüzgeci ve pulu olmayanlar —sularda kaynaşan canlılar ve sularda yaşayan bütün diğer canlılar arasından bunlar— sizin için iğrenç sayılacaktır.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 343 kez
HR/Sp3msif
Dilbilgisel yapı: bağlaç
Bu yapının kullanımı: 8 kez
HCKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.