İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

לו

Bu İbranice biçim Tora’da 351 kez, 318 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
lolu
Temel kelime (lemma)
לוּ

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit132 kullanım121 ayet
  • Şemot66 kullanım58 ayet
  • Vayikra52 kullanım49 ayet
  • Bamidbar38 kullanım35 ayet
  • Devarim63 kullanım55 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 41:12

    וְשָׁ֨ם אִתָּ֜נוּ נַ֣עַר עִבְרִ֗י עֶ֚בֶד לְשַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים וַנְּ֨סַפֶּר־ל֔וֹ וַיִּפְתָּר־לָ֖נוּ אֶת־חֲלֹמֹתֵ֑ינוּ אִ֥ישׁ כַּחֲלֹמ֖וֹ פָּתָֽר׃

    Orada bizimle birlikte muhafızların başının kölesi olan genç bir İbrani vardı. Ona anlattık; rüyalarımızı yorumladı. Her birimize kendi rüyasına göre yorum yaptı.

  2. Bereşit 41:43

    וַיַּרְכֵּ֣ב אֹת֗וֹ בְּמִרְכֶּ֤בֶת הַמִּשְׁנֶה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיִּקְרְא֥וּ לְפָנָ֖יו אַבְרֵ֑ךְ וְנָת֣וֹן אֹת֔וֹ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Onu kendisinin ikinci arabasına bindirdi. Önünden, “Diz çökün!” diye seslendiler. Böylece onu bütün Mısır ülkesinin başına getirdi.

  3. Bereşit 41:45

    וַיִּקְרָ֨א פַרְעֹ֣ה שֵׁם־יוֹסֵף֮ צָֽפְנַ֣ת פַּעְנֵחַ֒ וַיִּתֶּן־ל֣וֹ אֶת־אָֽסְנַ֗ת בַּת־פּ֥וֹטִי פֶ֛רַע כֹּהֵ֥ן אֹ֖ן לְאִשָּׁ֑ה וַיֵּצֵ֥א יוֹסֵ֖ף עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Firavun, Yosef’e Tsafenat-Paneah adını verdi. On’un rahibi Poti-Fera’nın kızı Asenat’ı ona eş olarak verdi. Yosef Mısır ülkesini dolaşmaya çıktı.

  4. Bereşit 41:50

    וּלְיוֹסֵ֤ף יֻלַּד֙ שְׁנֵ֣י בָנִ֔ים בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא שְׁנַ֣ת הָרָעָ֑ב אֲשֶׁ֤ר יָֽלְדָה־לּוֹ֙ אָֽסְנַ֔ת בַּת־פּ֥וֹטִי פֶ֖רַע כֹּהֵ֥ן אֽוֹן׃

    Kıtlık yılı gelmeden önce Yosef’in iki oğlu oldu. Onları On’un rahibi Poti-Fera’nın kızı Asenat doğurdu.

  5. Bereşit 42:6

    וְיוֹסֵ֗ף ה֚וּא הַשַּׁלִּ֣יט עַל־הָאָ֔רֶץ ה֥וּא הַמַּשְׁבִּ֖יר לְכָל־עַ֣ם הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֙אוּ֙ אֲחֵ֣י יוֹסֵ֔ף וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־ל֥וֹ אַפַּ֖יִם אָֽרְצָה׃

    Ülkeyi Yosef yönetiyordu; bütün ülke halkına tahıl satan oydu. Yosef’in kardeşleri gelip önünde yüzüstü yere kapandı.

  6. Bereşit 42:29

    וַיָּבֹ֛אוּ אֶל־יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶ֖ם אַ֣רְצָה כְּנָ֑עַן וַיַּגִּ֣ידוּ ל֔וֹ אֵ֛ת כָּל־הַקֹּרֹ֥ת אֹתָ֖ם לֵאמֹֽר׃

    Kenaan ülkesindeki babaları Yaakov’un yanına geldiler ve başlarına gelen her şeyi anlattılar:

  7. Bereşit 43:7

    וַיֹּאמְר֡וּ שָׁא֣וֹל שָֽׁאַל־הָ֠אִישׁ לָ֣נוּ וּלְמֽוֹלַדְתֵּ֜נוּ לֵאמֹ֗ר הַע֨וֹד אֲבִיכֶ֥ם חַי֙ הֲיֵ֣שׁ לָכֶ֣ם אָ֔ח וַנַ֨גֶּד־ל֔וֹ עַל־פִּ֖י הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲיָד֣וֹעַ נֵדַ֔ע כִּ֣י יֹאמַ֔ר הוֹרִ֖ידוּ אֶת־אֲחִיכֶֽם׃

    Onlar, “Adam bizi ve ailemizi ayrıntılarıyla sordu” dediler. “‘Babanız hâlâ yaşıyor mu? Başka kardeşiniz var mı?’ dedi. Biz de bu sorulara cevap verdik. ‘Kardeşinizi getirin’ diyeceğini nereden bilebilirdik?”

  8. Bereşit 43:26

    Bu ayette 2 kez

    וַיָּבֹ֤א יוֹסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וַיָּבִ֥יאּוּ ל֛וֹ אֶת־הַמִּנְחָ֥ה אֲשֶׁר־בְּיָדָ֖ם הַבָּ֑יְתָה וַיִּשְׁתַּחֲווּ־ל֖וֹ אָֽרְצָה׃

    Yosef eve gelince getirdikleri armağanı içeride ona sundular ve önünde yere kapandılar.

  9. Bereşit 43:32

    וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לְבַדּ֖וֹ וְלָהֶ֣ם לְבַדָּ֑ם וְלַמִּצְרִ֞ים הָאֹכְלִ֤ים אִתּוֹ֙ לְבַדָּ֔ם כִּי֩ לֹ֨א יוּכְל֜וּן הַמִּצְרִ֗ים לֶאֱכֹ֤ל אֶת־הָֽעִבְרִים֙ לֶ֔חֶם כִּי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לְמִצְרָֽיִם׃

    Ona ayrı, kardeşlerine ayrı, onunla yemek yiyen Mısırlılara ayrı yemek sunuldu. Çünkü Mısırlılar İbranilerle birlikte yemek yiyemezdi; bunu iğrenç sayarlardı.

  10. Bereşit 44:24

    וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי׃

    Kulun olan babamıza döndüğümüzde efendimin sözlerini ona anlattık.

  11. Bereşit 45:26

    וַיַּגִּ֨דוּ ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר ע֚וֹד יוֹסֵ֣ף חַ֔י וְכִֽי־ה֥וּא מֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וַיָּ֣פָג לִבּ֔וֹ כִּ֥י לֹא־הֶאֱמִ֖ין לָהֶֽם׃

    Ona, “Yosef hâlâ yaşıyor! Üstelik bütün Mısır ülkesini yönetiyor!” dediler. Yaakov’un yüreği donakaldı; onlara inanmadı.

  12. Bereşit 46:1

    וַיִּסַּ֤ע יִשְׂרָאֵל֙ וְכָל־אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיָּבֹ֖א בְּאֵ֣רָה שָּׁ֑בַע וַיִּזְבַּ֣ח זְבָחִ֔ים לֵאלֹהֵ֖י אָבִ֥יו יִצְחָֽק׃

    İsrael, sahip olduğu her şeyle yola çıkıp Beer Şeva’ya geldi. Orada babası Yitshak’ın Tanrısı’na kurbanlar sundu.

  13. Bereşit 46:20

    וַיִּוָּלֵ֣ד לְיוֹסֵף֮ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ אֲשֶׁ֤ר יָֽלְדָה־לּוֹ֙ אָֽסְנַ֔ת בַּת־פּ֥וֹטִי פֶ֖רַע כֹּהֵ֣ן אֹ֑ן אֶת־מְנַשֶּׁ֖ה וְאֶת־אֶפְרָֽיִם׃

    Yosef’in Mısır ülkesinde Menaşe ve Efrayim adlı oğulları doğdu. On kentinin rahibi Poti-Fera’nın kızı Asenat onları ona doğurdu.

  14. Bereşit 46:27

    וּבְנֵ֥י יוֹסֵ֛ף אֲשֶׁר־יֻלַּד־ל֥וֹ בְמִצְרַ֖יִם נֶ֣פֶשׁ שְׁנָ֑יִם כָּל־הַנֶּ֧פֶשׁ לְבֵֽית־יַעֲקֹ֛ב הַבָּ֥אָה מִצְרַ֖יְמָה שִׁבְעִֽים׃ (פ)

    Yosef’in Mısır’da doğan oğulları iki kişiydi. Yaakov’un Mısır’a gelen ev halkı toplam yetmiş kişiydi.

  15. Bereşit 47:18

    וַתִּתֹּם֮ הַשָּׁנָ֣ה הַהִוא֒ וַיָּבֹ֨אוּ אֵלָ֜יו בַּשָּׁנָ֣ה הַשֵּׁנִ֗ית וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ לֹֽא־נְכַחֵ֣ד מֵֽאֲדֹנִ֔י כִּ֚י אִם־תַּ֣ם הַכֶּ֔סֶף וּמִקְנֵ֥ה הַבְּהֵמָ֖ה אֶל־אֲדֹנִ֑י לֹ֤א נִשְׁאַר֙ לִפְנֵ֣י אֲדֹנִ֔י בִּלְתִּ֥י אִם־גְּוִיָּתֵ֖נוּ וְאַדְמָתֵֽנוּ׃

    O yıl sona erince ertesi yıl ona gelip şöyle dediler: “Efendimizden gizleyecek değiliz: Paramız bitti, hayvanlarımız da efendimizin oldu. Efendimize verecek bedenimizden ve toprağımızdan başka bir şeyimiz kalmadı.

  16. Bereşit 47:29

    וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃

    İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.

  17. Bereşit 47:31

    וַיֹּ֗אמֶר הִשָּֽׁבְעָה֙ לִ֔י וַיִּשָּׁבַ֖ע ל֑וֹ וַיִּשְׁתַּ֥חוּ יִשְׂרָאֵ֖ל עַל־רֹ֥אשׁ הַמִּטָּֽה׃ (פ)

    Yaakov, “Bana yemin et” dedi. Yosef de yemin etti. İsrael yatağının başucunda eğildi.

  18. Bereşit 50:1

    וַיִּפֹּ֥ל יוֹסֵ֖ף עַל־פְּנֵ֣י אָבִ֑יו וַיֵּ֥בְךְּ עָלָ֖יו וַיִּשַּׁק־לֽוֹ׃

    Yosef babasının yüzüne kapanıp ağladı ve onu öptü.

  19. Bereşit 50:3

    וַיִּמְלְאוּ־לוֹ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם כִּ֛י כֵּ֥ן יִמְלְא֖וּ יְמֵ֣י הַחֲנֻטִ֑ים וַיִּבְכּ֥וּ אֹת֛וֹ מִצְרַ֖יִם שִׁבְעִ֥ים יֽוֹם׃

    Bunun için kırk gün geçti; mumyalama bu kadar gün sürerdi. Mısırlılar onun için yetmiş gün ağladılar.

  20. Bereşit 50:12

    וַיַּעֲשׂ֥וּ בָנָ֖יו ל֑וֹ כֵּ֖ן כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּֽם׃

    Oğulları, Yaakov’un kendilerine buyurduğu gibi yaptılar.

  21. Bereşit 50:15

    וַיִּרְא֤וּ אֲחֵֽי־יוֹסֵף֙ כִּי־מֵ֣ת אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ ל֥וּ יִשְׂטְמֵ֖נוּ יוֹסֵ֑ף וְהָשֵׁ֤ב יָשִׁיב֙ לָ֔נוּ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר גָּמַ֖לְנוּ אֹתֽוֹ׃

    Yosef’in kardeşleri babalarının öldüğünü görünce, “Ya Yosef bize kin besliyorsa?” dediler. “Ona yaptığımız bütün kötülüğü bize geri öderse?”

  22. Şemot 1:10

    הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ׃

    “Gelin, onlara karşı akıllıca önlem alalım. Yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa düşmanlarımıza katılıp bizimle savaşır, ülkeden çıkar giderler.”

  23. Şemot 2:3

    וְלֹא־יָכְלָ֣ה עוֹד֮ הַצְּפִינוֹ֒ וַתִּֽקַּֽח־לוֹ֙ תֵּ֣בַת גֹּ֔מֶא וַתַּחְמְרָ֥ה בַחֵמָ֖ר וּבַזָּ֑פֶת וַתָּ֤שֶׂם בָּהּ֙ אֶת־הַיֶּ֔לֶד וַתָּ֥שֶׂם בַּסּ֖וּף עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃

    Artık onu saklayamayınca papirüsten bir sepet aldı, zift ve katranla kapladı. Çocuğu içine koyup Nil kıyısındaki sazların arasına bıraktı.

  24. Şemot 2:4

    וַתֵּתַצַּ֥ב אֲחֹת֖וֹ מֵרָחֹ֑ק לְדֵעָ֕ה מַה־יֵּעָשֶׂ֖ה לֽוֹ׃

    Çocuğun ablası, ona ne olacağını öğrenmek için uzakta durdu.

  25. Şemot 2:20

    וַיֹּ֥אמֶר אֶל־בְּנֹתָ֖יו וְאַיּ֑וֹ לָ֤מָּה זֶּה֙ עֲזַבְתֶּ֣ן אֶת־הָאִ֔ישׁ קִרְאֶ֥ן ל֖וֹ וְיֹ֥אכַל לָֽחֶם׃

    Babaları kızlarına, “Peki nerede?” dedi. “Adamı neden orada bıraktınız? Çağırın, yemek yesin.”

  26. Şemot 4:6

    וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה ל֜וֹ ע֗וֹד הָֽבֵא־נָ֤א יָֽדְךָ֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַיָּבֵ֥א יָד֖וֹ בְּחֵיק֑וֹ וַיּ֣וֹצִאָ֔הּ וְהִנֵּ֥ה יָד֖וֹ מְצֹרַ֥עַת כַּשָּֽׁלֶג׃

    Adonay ona ayrıca, “Elini koynuna sok” dedi. Moşe elini koynuna soktu. Çıkardığında eli tsaraatla kar gibi beyaz olmuştu.

  27. Şemot 4:16

    וְדִבֶּר־ה֥וּא לְךָ֖ אֶל־הָעָ֑ם וְהָ֤יָה הוּא֙ יִֽהְיֶה־לְּךָ֣ לְפֶ֔ה וְאַתָּ֖ה תִּֽהְיֶה־לּ֥וֹ לֵֽאלֹהִֽים׃

    Halka senin adına o konuşacak. O senin sözcün olacak, sen de ona yol göstereceksin.

  28. Şemot 4:18

    וַיֵּ֨לֶךְ מֹשֶׁ֜ה וַיָּ֣שָׁב ׀ אֶל־יֶ֣תֶר חֹֽתְנ֗וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אֵ֣לְכָה נָּ֗א וְאָשׁ֙וּבָה֙ אֶל־אַחַ֣י אֲשֶׁר־בְּמִצְרַ֔יִם וְאֶרְאֶ֖ה הַעוֹדָ֣ם חַיִּ֑ים וַיֹּ֧אמֶר יִתְר֛וֹ לְמֹשֶׁ֖ה לֵ֥ךְ לְשָׁלֽוֹם׃

    Moşe kayınpederi Yeter’in yanına dönüp, “Lütfen Mısır’daki kardeşlerime döneyim, hâlâ yaşayıp yaşamadıklarını göreyim” dedi. Yitro, Moşe’ye, “Esenlikle git” dedi.

  29. Şemot 4:27

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן לֵ֛ךְ לִקְרַ֥את מֹשֶׁ֖ה הַמִּדְבָּ֑רָה וַיֵּ֗לֶךְ וַֽיִּפְגְּשֵׁ֛הוּ בְּהַ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים וַיִּשַּׁק־לֽוֹ׃

    Adonay, Aaron’a, “Çöle git, Moşe’yi karşıla” dedi. Aaron gidip Tanrı’nın dağında onunla karşılaştı ve onu öptü.

  30. Şemot 6:20

    Bu ayette 2 kez

    וַיִּקַּ֨ח עַמְרָ֜ם אֶת־יוֹכֶ֤בֶד דֹּֽדָתוֹ֙ ל֣וֹ לְאִשָּׁ֔ה וַתֵּ֣לֶד ל֔וֹ אֶֽת־אַהֲרֹ֖ן וְאֶת־מֹשֶׁ֑ה וּשְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י עַמְרָ֔ם שֶׁ֧בַע וּשְׁלֹשִׁ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָֽה׃

    Amram, halası Yoheved’le evlendi. Yoheved ona Aaron’u ve Moşe’yi doğurdu. Amram yüz otuz yedi yıl yaşadı.

  31. Şemot 6:23

    Bu ayette 2 kez

    וַיִּקַּ֨ח אַהֲרֹ֜ן אֶת־אֱלִישֶׁ֧בַע בַּת־עַמִּינָדָ֛ב אֲח֥וֹת נַחְשׁ֖וֹן ל֣וֹ לְאִשָּׁ֑ה וַתֵּ֣לֶד ל֗וֹ אֶת־נָדָב֙ וְאֶת־אֲבִיה֔וּא אֶת־אֶלְעָזָ֖ר וְאֶת־אִֽיתָמָֽר׃

    Aaron, Aminadav’ın kızı ve Nahşon’un kız kardeşi Elişeva’yla evlendi. Elişeva ona Nadav, Avihu, Elazar ve İtamar’ı doğurdu.

  32. Şemot 6:25

    Bu ayette 3 kez

    וְאֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן לָקַֽח־ל֨וֹ מִבְּנ֤וֹת פּֽוּטִיאֵל֙ ל֣וֹ לְאִשָּׁ֔ה וַתֵּ֥לֶד ל֖וֹ אֶת־פִּֽינְחָ֑ס אֵ֗לֶּה רָאשֵׁ֛י אֲב֥וֹת הַלְוִיִּ֖ם לְמִשְׁפְּחֹתָֽם׃

    Aaron’un oğlu Elazar, Putiel’in kızlarından biriyle evlendi. Eşi ona Pinhas’ı doğurdu. Ailelerine göre Levilerin ata evlerinin başları bunlardır.

  33. Şemot 10:28

    וַיֹּֽאמֶר־ל֥וֹ פַרְעֹ֖ה לֵ֣ךְ מֵעָלָ֑י הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֗ אֶל־תֹּ֙סֶף֙ רְא֣וֹת פָּנַ֔י כִּ֗י בְּי֛וֹם רְאֹתְךָ֥ פָנַ֖י תָּמֽוּת׃

    Firavun ona, “Çekil karşımdan!” dedi. “Sakın bir daha yüzümü görmeye kalkma! Yüzümü gördüğün gün ölürsün.”

  34. Şemot 12:48

    וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃

    Yanında yaşayan bir yabancı Adonay için Pesah kurbanı sunmak isterse, ona ait bütün erkekler sünnet edilmelidir. O zaman onu sunmak için yaklaşabilir ve ülkenin yerlisi gibi olur. Sünnetsiz hiç kimse ondan yemeyecek.

  35. Şemot 15:25

    וַיִּצְעַ֣ק אֶל־יְהוָ֗ה וַיּוֹרֵ֤הוּ יְהוָה֙ עֵ֔ץ וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וַֽיִּמְתְּק֖וּ הַמָּ֑יִם שָׁ֣ם שָׂ֥ם ל֛וֹ חֹ֥ק וּמִשְׁפָּ֖ט וְשָׁ֥ם נִסָּֽהוּ׃

    Moşe, Adonay’a haykırdı. Adonay ona bir ağaç gösterdi. Moşe onu suya attı; sular tatlılaştı. Adonay orada halk için yasa ve hüküm koydu; orada onları sınadı.

  36. Şemot 17:10

    וַיַּ֣עַשׂ יְהוֹשֻׁ֗עַ כַּאֲשֶׁ֤ר אָֽמַר־לוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּעֲמָלֵ֑ק וּמֹשֶׁה֙ אַהֲרֹ֣ן וְח֔וּר עָל֖וּ רֹ֥אשׁ הַגִּבְעָֽה׃

    Yeoşua, Moşe’nin kendisine söylediği gibi Amalek’le savaştı. Moşe, Aaron ve Hur tepenin başına çıktılar.

  37. Şemot 18:7

    וַיֵּצֵ֨א מֹשֶׁ֜ה לִקְרַ֣את חֹֽתְנ֗וֹ וַיִּשְׁתַּ֙חוּ֙ וַיִּשַּׁק־ל֔וֹ וַיִּשְׁאֲל֥וּ אִישׁ־לְרֵעֵ֖הוּ לְשָׁל֑וֹם וַיָּבֹ֖אוּ הָאֹֽהֱלָה׃

    Moşe kayınpederini karşılamaya çıktı; önünde eğilip onu öptü. Birbirlerinin hatırını sordular ve çadıra girdiler.

  38. Şemot 18:27

    וַיְשַׁלַּ֥ח מֹשֶׁ֖ה אֶת־חֹתְנ֑וֹ וַיֵּ֥לֶךְ ל֖וֹ אֶל־אַרְצֽוֹ׃ (פ)

    Moşe kayınpederini uğurladı; Yitro kendi ülkesine gitti.

  39. Şemot 21:4

    Bu ayette 2 kez

    אִם־אֲדֹנָיו֙ יִתֶּן־ל֣וֹ אִשָּׁ֔ה וְיָלְדָה־ל֥וֹ בָנִ֖ים א֣וֹ בָנ֑וֹת הָאִשָּׁ֣ה וִילָדֶ֗יהָ תִּהְיֶה֙ לַֽאדֹנֶ֔יהָ וְה֖וּא יֵצֵ֥א בְגַפּֽוֹ׃

    Efendisi ona bir eş verir ve kadın ona oğullar ya da kızlar doğurursa, kadın ve çocukları efendisine ait olacak; adam tek başına çıkacak.

  40. Şemot 21:8

    אִם־רָעָ֞ה בְּעֵינֵ֧י אֲדֹנֶ֛יהָ אֲשֶׁר־לא [ל֥וֹ] יְעָדָ֖הּ וְהֶפְדָּ֑הּ לְעַ֥ם נָכְרִ֛י לֹא־יִמְשֹׁ֥ל לְמָכְרָ֖הּ בְּבִגְדוֹ־בָֽהּ׃

    Efendisi onu kendisine eş olarak ayırmış ama sonra beğenmemişse, onun bedel ödenerek kurtarılmasına izin verecek. Ona sadakatsizlik ettiği için onu yabancı bir halka satmaya hakkı yoktur.

  41. Şemot 21:10

    אִם־אַחֶ֖רֶת יִֽקַּֽח־ל֑וֹ שְׁאֵרָ֛הּ כְּסוּתָ֥הּ וְעֹנָתָ֖הּ לֹ֥א יִגְרָֽע׃

    Kendisine başka bir eş alırsa ilkinin yiyeceğini, giyeceğini ve evlilik birlikteliği hakkını azaltmayacak.

  42. Şemot 21:31

    אוֹ־בֵ֥ן יִגָּ֖ח אוֹ־בַ֣ת יִגָּ֑ח כַּמִּשְׁפָּ֥ט הַזֶּ֖ה יֵעָ֥שֶׂה לּֽוֹ׃

    Öküz bir oğlanı ya da kızı boynuzlarsa da aynı hüküm uygulanacak.

  43. Şemot 21:34

    בַּ֤עַל הַבּוֹר֙ יְשַׁלֵּ֔ם כֶּ֖סֶף יָשִׁ֣יב לִבְעָלָ֑יו וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)

    çukurun sahibi zararı ödeyecek; hayvanın sahibine para verecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.

  44. Şemot 21:36

    א֣וֹ נוֹדַ֗ע כִּ֠י שׁ֣וֹר נַגָּ֥ח הוּא֙ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם וְלֹ֥א יִשְׁמְרֶ֖נּוּ בְּעָלָ֑יו שַׁלֵּ֨ם יְשַׁלֵּ֥ם שׁוֹר֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)

    Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı olduğu biliniyorsa ve sahibi onu denetim altında tutmamışsa öküz karşılığında öküz ödeyecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.

  45. Şemot 22:1

    אִם־בַּמַּחְתֶּ֛רֶת יִמָּצֵ֥א הַגַּנָּ֖ב וְהֻכָּ֣ה וָמֵ֑ת אֵ֥ין ל֖וֹ דָּמִֽים׃

    Bir hırsız içeri girmek için delik açarken yakalanır, vurulup öldürülürse onu öldüren kan dökmekten sorumlu tutulmaz.

  46. Şemot 22:2

    Bu ayette 2 kez

    אִם־זָרְחָ֥ה הַשֶּׁ֛מֶשׁ עָלָ֖יו דָּמִ֣ים ל֑וֹ שַׁלֵּ֣ם יְשַׁלֵּ֔ם אִם־אֵ֣ין ל֔וֹ וְנִמְכַּ֖ר בִּגְנֵבָתֽוֹ׃

    Ama güneş onun üzerine doğmuşsa kan dökmekten sorumlu tutulur. Hırsız mutlaka karşılığını ödemelidir; ödeyecek bir şeyi yoksa çaldığının karşılığı olarak satılacaktır.

  47. Şemot 22:15

    וְכִֽי־יְפַתֶּ֣ה אִ֗ישׁ בְּתוּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־אֹרָ֖שָׂה וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ מָהֹ֛ר יִמְהָרֶ֥נָּה לּ֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃

    Bir adam nişanlı olmayan bir bakireyi baştan çıkarıp onunla yatarsa, mutlaka evlilik bedelini ödeyip onu eş olarak alacak.

  48. Şemot 22:16

    אִם־מָאֵ֧ן יְמָאֵ֛ן אָבִ֖יהָ לְתִתָּ֣הּ ל֑וֹ כֶּ֣סֶף יִשְׁקֹ֔ל כְּמֹ֖הַר הַבְּתוּלֹֽת׃ (ס)

    Babası kızını ona vermeyi kesinlikle reddederse, adam bakireler için ödenen evlilik bedeli kadar gümüş ödeyecek.

  49. Şemot 22:24

    אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃

    Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.

  50. Şemot 22:25

    אִם־חָבֹ֥ל תַּחְבֹּ֖ל שַׂלְמַ֣ת רֵעֶ֑ךָ עַד־בֹּ֥א הַשֶּׁ֖מֶשׁ תְּשִׁיבֶ֥נּוּ לֽוֹ׃

    Komşunun giysisini rehin alırsan güneş batmadan ona geri vereceksin.

Kelimenin yapısı ve anlamı

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Temel kelime (lemma)

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 343 kez

Teknik kodHR/Sp3ms

Temel kelime (lemma) לוּ

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

if

Dilbilgisel yapı: bağlaç

Bu yapının kullanımı: 8 kez

Teknik kodHC
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.