İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

לאlo

değil, hayır; olumsuzluk bildiren sözcük

Bu İbranice biçim Tora’da 947 kez, 798 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
לֹא

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit145 kullanım133 ayet
  • Şemot167 kullanım142 ayet
  • Vayikra224 kullanım174 ayet
  • Bamidbar120 kullanım101 ayet
  • Devarim291 kullanım248 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Vayikra 10:6

    Vayomer moşe el aharon uleelazar uleitamar banav raşehem al tifrau uvigdehem lo tifromu velo tamutu veal kol haeda yiktsof vaahehem kol bet yisrael yivku et haserefa aşer saraf Adonay.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן וּלְאֶלְעָזָר֩ וּלְאִֽיתָמָ֨ר ׀ בָּנָ֜יו רָֽאשֵׁיכֶ֥ם אַל־תִּפְרָ֣עוּ ׀ וּבִגְדֵיכֶ֤ם לֹֽא־תִפְרֹ֙מוּ֙ וְלֹ֣א תָמֻ֔תוּ וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה יִקְצֹ֑ף וַאֲחֵיכֶם֙ כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יִבְכּוּ֙ אֶת־הַשְּׂרֵפָ֔ה אֲשֶׁ֖ר שָׂרַ֥ף יְהוָֽה׃

    Moşe, Aaron’a ve oğulları Elazar ile İtamar’a şöyle dedi: “Saçlarınızı uzamaya bırakmayın, giysilerinizi yırtmayın; yoksa ölürsünüz ve bütün topluluk öfkeye uğrar. Kardeşleriniz, bütün İsrael halkı ise Adonay’ın meydana getirdiği bu yanış için ağlasın.

  2. Vayikra 10:7

    Umipetah ohel moed lo tetseu pen tamutu ki şemen mişhat Adonay alehem vayaasu kidvar moşe.

    וּמִפֶּתַח֩ אֹ֨הֶל מוֹעֵ֜ד לֹ֤א תֵֽצְאוּ֙ פֶּן־תָּמֻ֔תוּ כִּי־שֶׁ֛מֶן מִשְׁחַ֥ת יְהוָ֖ה עֲלֵיכֶ֑ם וַֽיַּעֲשׂ֖וּ כִּדְבַ֥ר מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Buluşma Çadırı’nın girişinden ayrılmayın; yoksa ölürsünüz. Çünkü Adonay’ın mesh yağı üzerinizdedir.” Onlar da Moşe’nin söylediği gibi yaptılar.

  3. Vayikra 10:17

    Madua lo ahaltem et hahatat bimkom hakodeş ki kodeş kadaşim hi veotah natan lahem laset et avon haeda lehaper alehem lifne Adonay.

    מַדּ֗וּעַ לֹֽא־אֲכַלְתֶּ֤ם אֶת־הַֽחַטָּאת֙ בִּמְק֣וֹם הַקֹּ֔דֶשׁ כִּ֛י קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִ֑וא וְאֹתָ֣הּ ׀ נָתַ֣ן לָכֶ֗ם לָשֵׂאת֙ אֶת־עֲוֺ֣ן הָעֵדָ֔ה לְכַפֵּ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    “Günah sunusunu neden kutsal yerde yemediniz? O, en kutsal sunulardandır. Adonay onu size, topluluğun suçunu kaldırmak ve Adonay’ın önünde onlar için kefaret sağlamak üzere verdi.

  4. Vayikra 10:18

    Hen lo huva et damah el hakodeş penima ahol tohelu otah bakodeş kaaşer tsiveti.

    הֵ֚ן לֹא־הוּבָ֣א אֶת־דָּמָ֔הּ אֶל־הַקֹּ֖דֶשׁ פְּנִ֑ימָה אָכ֨וֹל תֹּאכְל֥וּ אֹתָ֛הּ בַּקֹּ֖דֶשׁ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוֵּֽיתִי׃

    Bakın, kanı kutsal yerin içine getirilmemişti. Buyurduğum gibi onu kutsal yerde mutlaka yemeliydiniz!”

  5. Vayikra 11:4

    Ah et ze lo tohelu mimaale hagera umimafrise haparsa et hagamal ki maale gera u ufarsa enenu mafris tame u lahem.

    אַ֤ךְ אֶת־זֶה֙ לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִֽמַּעֲלֵי֙ הַגֵּרָ֔ה וּמִמַּפְרִיסֵ֖י הַפַּרְסָ֑ה אֶֽת־הַ֠גָּמָל כִּֽי־מַעֲלֵ֨ה גֵרָ֜ה ה֗וּא וּפַרְסָה֙ אֵינֶ֣נּוּ מַפְרִ֔יס טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃

    Ancak geviş getiren ya da tırnağı yarık olanlar arasından şunları yemeyeceksiniz: Deveyi; çünkü geviş getirir ama tırnağı yarık değildir. Sizin için arınmamış sayılır.

  6. Vayikra 11:5

    Veet haşafan ki maale gera u ufarsa lo yafris tame u lahem.

    וְאֶת־הַשָּׁפָ֗ן כִּֽי־מַעֲלֵ֤ה גֵרָה֙ ה֔וּא וּפַרְסָ֖ה לֹ֣א יַפְרִ֑יס טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃

    Kaya damanını; çünkü geviş getirir ama tırnağı yarık değildir. Sizin için arınmamış sayılır.

  7. Vayikra 11:6

    Veet haarnevet ki maalat gera hi ufarsa lo hifrisa temea hi lahem.

    וְאֶת־הָאַרְנֶ֗בֶת כִּֽי־מַעֲלַ֤ת גֵּרָה֙ הִ֔וא וּפַרְסָ֖ה לֹ֣א הִפְרִ֑יסָה טְמֵאָ֥ה הִ֖וא לָכֶֽם׃

    Tavşanı; çünkü geviş getirir ama tırnağı yarık değildir. Sizin için arınmamış sayılır.

  8. Vayikra 11:7

    Veet hahazir ki mafris parsa u veşosa şesa parsa veu gera lo yigar tame u lahem.

    וְאֶת־הַ֠חֲזִיר כִּֽי־מַפְרִ֨יס פַּרְסָ֜ה ה֗וּא וְשֹׁסַ֥ע שֶׁ֙סַע֙ פַּרְסָ֔ה וְה֖וּא גֵּרָ֣ה לֹֽא־יִגָּ֑ר טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃

    Domuzu; çünkü tırnağı yarık, ikiye ayrılmıştır ama geviş getirmez. Sizin için arınmamış sayılır.

  9. Vayikra 11:8

    Bu ayette 2 kez

    Mibesaram lo tohelu uvenivlatam lo tigau temeim hem lahem.

    מִבְּשָׂרָם֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ וּבְנִבְלָתָ֖ם לֹ֣א תִגָּ֑עוּ טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶֽם׃

    Onların etini yemeyecek, leşlerine dokunmayacaksınız. Sizin için arınmamış sayılırlar.

  10. Vayikra 11:11

    Veşekets yihyu lahem mibesaram lo tohelu veet nivlatam teşaketsu.

    וְשֶׁ֖קֶץ יִהְי֣וּ לָכֶ֑ם מִבְּשָׂרָם֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ וְאֶת־נִבְלָתָ֖ם תְּשַׁקֵּֽצוּ׃

    Onları iğrenç sayacaksınız. Etlerini yemeyecek, leşlerinden tiksineceksiniz.

  11. Vayikra 11:13

    Veet ele teşaketsu min haof lo yeohlu şekets hem et haneşer veet haperes veet haazeniya.

    וְאֶת־אֵ֙לֶּה֙ תְּשַׁקְּצ֣וּ מִן־הָע֔וֹף לֹ֥א יֵאָכְל֖וּ שֶׁ֣קֶץ הֵ֑ם אֶת־הַנֶּ֙שֶׁר֙ וְאֶת־הַפֶּ֔רֶס וְאֵ֖ת הָעָזְנִיָּֽה׃

    Uçan canlılar arasından şunları iğrenç sayacaksınız; yenmeyecekler, iğrenç sayılacaklar: Neşer, peres ve ozniya;

  12. Vayikra 11:21

    Ah et ze tohelu mikol şerets haof haholeh al arba aşer lo heraayim mimaal leraglav lenater bahen al haarets.

    אַ֤ךְ אֶת־זֶה֙ תֹּֽאכְל֔וּ מִכֹּל֙ שֶׁ֣רֶץ הָע֔וֹף הַהֹלֵ֖ךְ עַל־אַרְבַּ֑ע אֲשֶׁר־לא [ל֤וֹ] כְרָעַ֙יִם֙ מִמַּ֣עַל לְרַגְלָ֔יו לְנַתֵּ֥ר בָּהֵ֖ן עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Ancak dört ayak üzerinde yürüyen kanatlı küçük canlılar arasından, ayaklarının yukarısında yerde sıçramaya yarayan bacakları bulunanları yiyebilirsiniz.

  13. Vayikra 11:41

    Vehol haşerets haşorets al haarets şekets u lo yeahel.

    וְכָל־הַשֶּׁ֖רֶץ הַשֹּׁרֵ֣ץ עַל־הָאָ֑רֶץ שֶׁ֥קֶץ ה֖וּא לֹ֥א יֵאָכֵֽל׃

    Yerde kaynaşan bütün küçük canlılar iğrenç sayılır; yenmeyecekler.

  14. Vayikra 11:42

    Kol holeh al gahon vehol holeh al arba ad kol marbe raglayim lehol haşerets haşorets al haarets lo tohelum ki şekets hem.

    כֹּל֩ הוֹלֵ֨ךְ עַל־גָּח֜וֹן וְכֹ֣ל ׀ הוֹלֵ֣ךְ עַל־אַרְבַּ֗ע עַ֚ד כָּל־מַרְבֵּ֣ה רַגְלַ֔יִם לְכָל־הַשֶּׁ֖רֶץ הַשֹּׁרֵ֣ץ עַל־הָאָ֑רֶץ לֹ֥א תֹאכְל֖וּם כִּי־שֶׁ֥קֶץ הֵֽם׃

    Yerde kaynaşan küçük canlılar arasından karnı üzerinde sürünenleri, dört ayak üzerinde yürüyenleri ve çok ayaklı olanların hepsini yemeyeceksiniz; çünkü onlar iğrenç sayılır.

  15. Vayikra 11:47

    Lehavdil ben hatame uven hatahor uven hahaya haneehelet uven hahaya aşer lo teahel.

    לְהַבְדִּ֕יל בֵּ֥ין הַטָּמֵ֖א וּבֵ֣ין הַטָּהֹ֑ר וּבֵ֤ין הַֽחַיָּה֙ הַֽנֶּאֱכֶ֔לֶת וּבֵין֙ הַֽחַיָּ֔ה אֲשֶׁ֖ר לֹ֥א תֵאָכֵֽל׃ (פ)

    Arınmamış olanla arınmış olanı, yenebilen hayvanla yenemeyen hayvanı ayırt etmek içindir.”

  16. Vayikra 12:4

    Bu ayette 2 kez

    Uşeloşim yom uşeloşet yamim teşev bidme tohora behol kodeş lo tiga veel hamikdaş lo tavo ad melot yeme tohorah.

    וּשְׁלֹשִׁ֥ים יוֹם֙ וּשְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים תֵּשֵׁ֖ב בִּדְמֵ֣י טָהֳרָ֑ה בְּכָל־קֹ֣דֶשׁ לֹֽא־תִגָּ֗ע וְאֶל־הַמִּקְדָּשׁ֙ לֹ֣א תָבֹ֔א עַד־מְלֹ֖את יְמֵ֥י טָהֳרָֽהּ׃

    Kadın otuz üç gün arınma kanaması döneminde kalacak. Arınma günleri tamamlanıncaya kadar hiçbir kutsal şeye dokunmayacak ve kutsal mekâna girmeyecek.

  17. Vayikra 12:8

    Veim lo timtsa yadah de se velakeha şete torim o şene bene yona ehad leola veehad lehatat vehiper aleha hakohen vetahera.

    וְאִם־לֹ֨א תִמְצָ֣א יָדָהּ֮ דֵּ֣י שֶׂה֒ וְלָקְחָ֣ה שְׁתֵּֽי־תֹרִ֗ים א֤וֹ שְׁנֵי֙ בְּנֵ֣י יוֹנָ֔ה אֶחָ֥ד לְעֹלָ֖ה וְאֶחָ֣ד לְחַטָּ֑את וְכִפֶּ֥ר עָלֶ֛יהָ הַכֹּהֵ֖ן וְטָהֵֽרָה׃ (פ)

    Gücü bir kuzuya yetmiyorsa iki kumru ya da iki genç güvercin alacak; biri bütünüyle yakılan sunu, diğeri günah sunusu olacak. Kâhin onun için kefaret sağlayacak ve kadın arınmış olacak.”

  18. Vayikra 13:4

    Veim baheret levana hi beor besaro veamok en mareha min haor useara lo hafah lavan vehisgir hakohen et hanega şivat yamim.

    וְאִם־בַּהֶרֶת֩ לְבָנָ֨ה הִ֜וא בְּע֣וֹר בְּשָׂר֗וֹ וְעָמֹק֙ אֵין־מַרְאֶ֣הָ מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖ה לֹא־הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְהִסְגִּ֧יר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַנֶּ֖גַע שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Derisindeki parlak leke beyazsa ama deriden daha derinde görünmüyorsa ve içindeki kıllar beyaza dönmemişse kâhin belirtili kişiyi yedi gün ayrı tutacak.

  19. Vayikra 13:5

    Veraau hakohen bayom haşevii vehine hanega amad beenav lo fasa hanega baor vehisgiro hakohen şivat yamim şenit.

    וְרָאָ֣הוּ הַכֹּהֵן֮ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִי֒ וְהִנֵּ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ עָמַ֣ד בְּעֵינָ֔יו לֹֽא־פָשָׂ֥ה הַנֶּ֖גַע בָּע֑וֹר וְהִסְגִּיר֧וֹ הַכֹּהֵ֛ן שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים שֵׁנִֽית׃

    Kâhin yedinci gün onu inceleyecek. Belirti onun gözünde aynı kalmış, deriye yayılmamışsa kâhin o kişiyi yedi gün daha ayrı tutacak.

  20. Vayikra 13:11

    Tsaraat noşenet hi beor besaro vetimeo hakohen lo yasgirenu ki tame u.

    צָרַ֨עַת נוֹשֶׁ֤נֶת הִוא֙ בְּע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ וְטִמְּא֖וֹ הַכֹּהֵ֑ן לֹ֣א יַסְגִּרֶ֔נּוּ כִּ֥י טָמֵ֖א הֽוּא׃

    bu, bedeninin derisinde yerleşmiş tsaraattır. Kâhin arınmamış olduğuna hükmedecek. Onu ayrı tutup beklemeyecek; çünkü arınmamıştır.

  21. Vayikra 13:23

    Veim tahteha taamod habaheret lo fasata tsarevet haşehin hi vetiharo hakohen.

    וְאִם־תַּחְתֶּ֜יהָ תַּעֲמֹ֤ד הַבַּהֶ֙רֶת֙ לֹ֣א פָשָׂ֔תָה צָרֶ֥בֶת הַשְּׁחִ֖ין הִ֑וא וְטִהֲר֖וֹ הַכֹּהֵֽן׃ (ס)

    Parlak leke yerinde kalır, yayılmazsa bu çıbanın izidir. Kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek.

  22. Vayikra 13:28

    Veim tahteha taamod habaheret lo faseta vaor vehi heha seet hamihva hi vetiharo hakohen ki tsarevet hamihva hi.

    וְאִם־תַּחְתֶּיהָ֩ תַעֲמֹ֨ד הַבַּהֶ֜רֶת לֹא־פָשְׂתָ֤ה בָעוֹר֙ וְהִ֣וא כֵהָ֔ה שְׂאֵ֥ת הַמִּכְוָ֖ה הִ֑וא וְטִֽהֲרוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן כִּֽי־צָרֶ֥בֶת הַמִּכְוָ֖ה הִֽוא׃ (פ)

    Parlak leke yerinde kalır, deriye yayılmaz ve solarsa bu yanığın kabartısıdır. Kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek; çünkü bu yanığın izidir.

  23. Vayikra 13:32

    Veraa hakohen et hanega bayom haşevii vehine lo fasa hanetek velo haya vo sear tsahov umare hanetek en amok min haor.

    וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּגַע֮ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִי֒ וְהִנֵּה֙ לֹא־פָשָׂ֣ה הַנֶּ֔תֶק וְלֹא־הָ֥יָה ב֖וֹ שֵׂעָ֣ר צָהֹ֑ב וּמַרְאֵ֣ה הַנֶּ֔תֶק אֵ֥ין עָמֹ֖ק מִן־הָעֽוֹר׃

    Kâhin yedinci gün belirtiyi inceleyecek. Netek yayılmamışsa, içinde sarı kıl yoksa ve deriden daha derinde görünmüyorsa,

  24. Vayikra 13:33

    Vehitgalah veet hanetek lo yegaleah vehisgir hakohen et hanetek şivat yamim şenit.

    וְהִ֨תְגַּלָּ֔ח וְאֶת־הַנֶּ֖תֶק לֹ֣א יְגַלֵּ֑חַ וְהִסְגִּ֨יר הַכֹּהֵ֧ן אֶת־הַנֶּ֛תֶק שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים שֵׁנִֽית׃

    o kişi tıraş olacak; ancak netek olan yeri tıraş etmeyecek. Kâhin netek belirtisi olan kişiyi yedi gün daha ayrı tutacak.

  25. Vayikra 13:34

    Veraa hakohen et hanetek bayom haşevii vehine lo fasa hanetek baor umareu enenu amok min haor vetihar oto hakohen vehibes begadav vetaher.

    וְרָאָה֩ הַכֹּהֵ֨ן אֶת־הַנֶּ֜תֶק בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וְ֠הִנֵּה לֹא־פָשָׂ֤ה הַנֶּ֙תֶק֙ בָּע֔וֹר וּמַרְאֵ֕הוּ אֵינֶ֥נּוּ עָמֹ֖ק מִן־הָע֑וֹר וְטִהַ֤ר אֹתוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְכִבֶּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָהֵֽר׃

    Kâhin yedinci gün neteği inceleyecek. Netek deriye yayılmamışsa ve deriden daha derinde görünmüyorsa kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek. O kişi giysilerini yıkayacak ve arınmış olacak.

  26. Vayikra 13:36

    Veraau hakohen vehine pasa hanetek baor lo yevaker hakohen lasear hatsahov tame u.

    וְרָאָ֙הוּ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה פָּשָׂ֥ה הַנֶּ֖תֶק בָּע֑וֹר לֹֽא־יְבַקֵּ֧ר הַכֹּהֵ֛ן לַשֵּׂעָ֥ר הַצָּהֹ֖ב טָמֵ֥א הֽוּא׃

    kâhin onu inceleyecek. Netek deriye yayılmışsa kâhinin sarı kıl aramasına gerek yoktur; o kişi arınmamıştır.

  27. Vayikra 13:53

    Veim yire hakohen vehine lo fasa hanega babeged o vaşeti o vaerev o behol keli or.

    וְאִם֮ יִרְאֶ֣ה הַכֹּהֵן֒ וְהִנֵּה֙ לֹא־פָשָׂ֣ה הַנֶּ֔גַע בַּבֶּ֕גֶד א֥וֹ בַשְּׁתִ֖י א֣וֹ בָעֵ֑רֶב א֖וֹ בְּכָל־כְּלִי־עֽוֹר׃

    Kâhin incelediğinde belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yayılmamışsa,

  28. Vayikra 13:55

    Bu ayette 2 kez

    Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.

    וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃

    Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.

  29. Vayikra 14:32

    Zot torat aşer bo nega tsaraat aşer lo tasig yado betohorato.

    זֹ֣את תּוֹרַ֔ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ נֶ֣גַע צָרָ֑עַת אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־תַשִּׂ֥יג יָד֖וֹ בְּטָהֳרָתֽוֹ׃ (פ)

    Tsaraat belirtisi bulunan ve arınması için gereken sunulara gücü yetmeyen kişinin kuralı budur.”

  30. Vayikra 14:48

    Veim bo yavo hakohen veraa vehine lo fasa hanega babayit ahare hitoah et habayit vetihar hakohen et habayit ki nirpa hanaga.

    וְאִם־בֹּ֨א יָבֹ֜א הַכֹּהֵ֗ן וְרָאָה֙ וְ֠הִנֵּה לֹא־פָשָׂ֤ה הַנֶּ֙גַע֙ בַּבַּ֔יִת אַחֲרֵ֖י הִטֹּ֣חַ אֶת־הַבָּ֑יִת וְטִהַ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַבַּ֔יִת כִּ֥י נִרְפָּ֖א הַנָּֽגַע׃

    Kâhin gelip incelediğinde ev sıvandıktan sonra belirti yayılmamışsa evin arınmış olduğuna hükmedecek; çünkü belirti iyileşmiştir.

  31. Vayikra 15:11

    Vehol aşer yiga bo hazav veyadav lo şataf bamayim vehibes begadav verahats bamayim vetame ad haarev.

    וְכֹ֨ל אֲשֶׁ֤ר יִגַּע־בּוֹ֙ הַזָּ֔ב וְיָדָ֖יו לֹא־שָׁטַ֣ף בַּמָּ֑יִם וְכִבֶּ֧ס בְּגָדָ֛יו וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֖יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Akıntısı olan kişi, ellerini suyla yıkamamışken kime dokunursa o kişi giysilerini yıkayacak, suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacak.

  32. Vayikra 16:17

    Vehol adam lo yihye beohel moed bevoo lehaper bakodeş ad tseto vehiper baado uvead beto uvead kol kehal yisrael.

    וְכָל־אָדָ֞ם לֹא־יִהְיֶ֣ה ׀ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד בְּבֹא֛וֹ לְכַפֵּ֥ר בַּקֹּ֖דֶשׁ עַד־צֵאת֑וֹ וְכִפֶּ֤ר בַּעֲדוֹ֙ וּבְעַ֣ד בֵּית֔וֹ וּבְעַ֖ד כָּל־קְהַ֥ל יִשְׂרָאֵֽל׃

    Kutsal yerde kefaret sağlamak için içeri girmesinden çıkmasına kadar Buluşma Çadırı’nda hiç kimse bulunmayacak. Kendisi, ev halkı ve bütün İsrael cemaati için kefaret sağlayacak.

  33. Vayikra 16:29

    Vehayeta lahem lehukat olam bahodeş haşevii beasor lahodeş teanu et nafşotehem vehol melaha lo taasu haezrah vehager hagar betohehem.

    וְהָיְתָ֥ה לָכֶ֖ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם בַּחֹ֣דֶשׁ הַ֠שְּׁבִיעִי בֶּֽעָשׂ֨וֹר לַחֹ֜דֶשׁ תְּעַנּ֣וּ אֶת־נַפְשֹֽׁתֵיכֶ֗ם וְכָל־מְלָאכָה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃

    Bu sizin için kalıcı bir kural olacak: Yedinci ayın onuncu günü kendinizi yoksun bırakacak ve hiçbir iş yapmayacaksınız; hem ülkenin yerlisi hem de aranızda yaşayan yabancı buna uyacak.

  34. Vayikra 17:4

    Veel petah ohel moed lo hevio lehakriv korban ladonay lifne mişkan Adonay dam yehaşev laiş hau dam şafah venihrat haiş hau mikerev amo.

    וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לֹ֣א הֱבִיאוֹ֒ לְהַקְרִ֤יב קָרְבָּן֙ לַֽיהוָ֔ה לִפְנֵ֖י מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֑ה דָּ֣ם יֵחָשֵׁ֞ב לָאִ֤ישׁ הַהוּא֙ דָּ֣ם שָׁפָ֔ךְ וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מִקֶּ֥רֶב עַמּֽוֹ׃

    ama onu Adonay’a sunu olarak sunmak üzere Buluşma Çadırı’nın girişine, Adonay’ın Mişkan’ının önüne getirmezse o kişi kan dökmüş sayılacak. Kan dökmüştür; halkının arasından kesilip atılacak.

  35. Vayikra 17:9

    Veel petah ohel moed lo yevienu laasot oto ladonay venihrat haiş hau meamav.

    וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ לֹ֣א יְבִיאֶ֔נּוּ לַעֲשׂ֥וֹת אֹת֖וֹ לַיהוָ֑ה וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מֵעַמָּֽיו׃

    ama onu Adonay’a sunmak için Buluşma Çadırı’nın girişine getirmezse o kişi halkının arasından kesilip atılacak.

  36. Vayikra 17:12

    Bu ayette 2 kez

    Al ken amarti livne yisrael kol nefeş mikem lo tohal dam vehager hagar betohehem lo yohal dam.

    עַל־כֵּ֤ן אָמַ֙רְתִּי֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כָּל־נֶ֥פֶשׁ מִכֶּ֖ם לֹא־תֹ֣אכַל דָּ֑ם וְהַגֵּ֛ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶ֖ם לֹא־יֹ֥אכַל דָּֽם׃ (ס)

    Bu nedenle İsraeloğullarına, ‘Hiçbiriniz kan yemeyecek; aranızda yaşayan yabancı da kan yemeyecek’ dedim.

  37. Vayikra 17:14

    Ki nefeş kol basar damo venafşo u vaomar livne yisrael dam kol basar lo tohelu ki nefeş kol basar damo hi kol ohelav yikaret.

    כִּֽי־נֶ֣פֶשׁ כָּל־בָּשָׂ֗ר דָּמ֣וֹ בְנַפְשׁוֹ֮ הוּא֒ וָֽאֹמַר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל דַּ֥ם כָּל־בָּשָׂ֖ר לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ כִּ֣י נֶ֤פֶשׁ כָּל־בָּשָׂר֙ דָּמ֣וֹ הִ֔וא כָּל־אֹכְלָ֖יו יִכָּרֵֽת׃

    Çünkü her bedenin canı kanıdır; kanı onun canıyla birdir. Bu yüzden İsraeloğullarına, ‘Hiçbir canlının kanını yemeyeceksiniz; çünkü her bedenin canı kanıdır. Onu yiyen herkes kesilip atılacak’ dedim.

  38. Vayikra 17:16

    Bu ayette 2 kez

    Veim lo yehabes uvesaro lo yirhats venasa avono.

    וְאִם֙ לֹ֣א יְכַבֵּ֔ס וּבְשָׂר֖וֹ לֹ֣א יִרְחָ֑ץ וְנָשָׂ֖א עֲוֺנֽוֹ׃ (פ)

    Giysilerini yıkamaz ve bedenini yıkamazsa suçunun sorumluluğunu taşıyacak.”

  39. Vayikra 18:3

    Bu ayette 3 kez

    Kemaase erets mitsrayim aşer yeşavtem bah lo taasu uhemaase erets kenaan aşer ani mevi ethem şama lo taasu uvehukotehem lo telehu.

    כְּמַעֲשֵׂ֧ה אֶֽרֶץ־מִצְרַ֛יִם אֲשֶׁ֥ר יְשַׁבְתֶּם־בָּ֖הּ לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וּכְמַעֲשֵׂ֣ה אֶֽרֶץ־כְּנַ֡עַן אֲשֶׁ֣ר אֲנִי֩ מֵבִ֨יא אֶתְכֶ֥ם שָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ וּבְחֻקֹּתֵיהֶ֖ם לֹ֥א תֵלֵֽכוּ׃

    Yaşadığınız Mısır ülkesinin yaptıklarını yapmayacaksınız. Sizi götürdüğüm Kenaan ülkesinin yaptıklarını da yapmayacak, onların kurallarına uymayacaksınız.

  40. Vayikra 18:6

    İş el kol şeer besaro lo tikrevu legalot erva ani Adonay.

    אִ֥ישׁ אִישׁ֙ אֶל־כָּל־שְׁאֵ֣ר בְּשָׂר֔וֹ לֹ֥א תִקְרְב֖וּ לְגַלּ֣וֹת עֶרְוָ֑ה אֲנִ֖י יְהוָֽה׃ (ס)

    Hiçbiriniz yakın akrabasına çıplaklığını açmak için yaklaşmayacak. Ben Adonay’ım.

  41. Vayikra 18:7

    Bu ayette 2 kez

    Ervat aviha veervat imeha lo tegale imeha hi lo tegale ervatah.

    עֶרְוַ֥ת אָבִ֛יךָ וְעֶרְוַ֥ת אִמְּךָ֖ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אִמְּךָ֣ הִ֔וא לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽהּ׃ (ס)

    Babanın çıplaklığını ve annenin çıplaklığını açmayacaksın. O senin annendir; onun çıplaklığını açmayacaksın.

  42. Vayikra 18:8

    Ervat eşet aviha lo tegale ervat aviha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֵֽשֶׁת־אָבִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה עֶרְוַ֥ת אָבִ֖יךָ הִֽוא׃ (ס)

    Babanın karısının çıplaklığını açmayacaksın; o, babanın çıplaklığıdır.

  43. Vayikra 18:9

    Ervat ahoteha vat aviha o vat imeha moledet bayit o moledet huts lo tegale ervatan.

    עֶרְוַ֨ת אֲחֽוֹתְךָ֤ בַת־אָבִ֙יךָ֙ א֣וֹ בַת־אִמֶּ֔ךָ מוֹלֶ֣דֶת בַּ֔יִת א֖וֹ מוֹלֶ֣דֶת ח֑וּץ לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽן׃ (ס)

    Babanın kızı ya da annenin kızı olan kız kardeşinin, ister evde ister dışarıda doğmuş olsun, çıplaklığını açmayacaksın.

  44. Vayikra 18:10

    Ervat bat binha o vat biteha lo tegale ervatan ki ervateha hena.

    עֶרְוַ֤ת בַּת־בִּנְךָ֙ א֣וֹ בַֽת־בִּתְּךָ֔ לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָ֑ן כִּ֥י עֶרְוָתְךָ֖ הֵֽנָּה׃ (ס)

    Oğlunun kızının ya da kızının kızının çıplaklığını açmayacaksın; çünkü onların çıplaklığı senin çıplaklığındır.

  45. Vayikra 18:11

    Ervat bat eşet aviha moledet aviha ahoteha hi lo tegale ervatah.

    עֶרְוַ֨ת בַּת־אֵ֤שֶׁת אָבִ֙יךָ֙ מוֹלֶ֣דֶת אָבִ֔יךָ אֲחוֹתְךָ֖ הִ֑וא לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽהּ׃ (ס)

    Babanın karısından doğmuş, babanın çocuğu olan kızın çıplaklığını açmayacaksın. O senin kız kardeşindir; onun çıplaklığını açmayacaksın.

  46. Vayikra 18:12

    Ervat ahot aviha lo tegale şeer aviha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֲחוֹת־אָבִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה שְׁאֵ֥ר אָבִ֖יךָ הִֽוא׃ (ס)

    Babanın kız kardeşinin çıplaklığını açmayacaksın; o babanın yakın akrabasıdır.

  47. Vayikra 18:13

    Ervat ahot imeha lo tegale ki şeer imeha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֲחֽוֹת־אִמְּךָ֖ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה כִּֽי־שְׁאֵ֥ר אִמְּךָ֖ הִֽוא׃ (ס)

    Annenin kız kardeşinin çıplaklığını açmayacaksın; o annenin yakın akrabasıdır.

  48. Vayikra 18:14

    Bu ayette 2 kez

    Ervat ahi aviha lo tegale el işto lo tikrav dodateha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֲחִֽי־אָבִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אֶל־אִשְׁתּוֹ֙ לֹ֣א תִקְרָ֔ב דֹּדָֽתְךָ֖ הִֽוא׃ (ס)

    Babanın erkek kardeşinin çıplaklığını açmayacaksın; onun karısına yaklaşmayacaksın. O senin yengendir.

  49. Vayikra 18:15

    Bu ayette 2 kez

    Ervat kalateha lo tegale eşet binha hi lo tegale ervatah.

    עֶרְוַ֥ת כַּלָּֽתְךָ֖ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אֵ֤שֶׁת בִּנְךָ֙ הִ֔וא לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽהּ׃ (ס)

    Gelininin çıplaklığını açmayacaksın. O oğlunun karısıdır; onun çıplaklığını açmayacaksın.

  50. Vayikra 18:16

    Ervat eşet ahiha lo tegale ervat ahiha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֵֽשֶׁת־אָחִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה עֶרְוַ֥ת אָחִ֖יךָ הִֽוא׃ (ס)

    Erkek kardeşinin karısının çıplaklığını açmayacaksın; o kardeşinin çıplaklığıdır.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

not; no

Dilbilgisel yapı: olumsuzluk parçacığı

Bu yapının kullanımı: 947 kez

Teknik kodHTn
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.