Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
fall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 187 kez
Teknik kod
HC/Vqw3msTORA’DA KELİME
olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
Bu İbranice biçim Tora’da 194 kez, 181 farklı ayette görülür.
Vayehi şam im Adonay arbaim yom vearbaim layla lehem lo ahal umayim lo şata vayihtov al haluhot et divre haberit aseret hadevarim.
וַֽיְהִי־שָׁ֣ם עִם־יְהוָ֗ה אַרְבָּעִ֥ים יוֹם֙ וְאַרְבָּעִ֣ים לַ֔יְלָה לֶ֚חֶם לֹ֣א אָכַ֔ל וּמַ֖יִם לֹ֣א שָׁתָ֑ה וַיִּכְתֹּ֣ב עַל־הַלֻּחֹ֗ת אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י הַבְּרִ֔ית עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִֽים׃
Moşe orada Adonay’la kırk gün kırk gece kaldı. Ekmek yemedi, su içmedi. Levhalara antlaşmanın sözleri, On Söz yazıldı.
Vayehi beredet moşe mehar sinay uşene luhot haedut beyad moşe beridto min hahar umoşe lo yada ki karan or panav bedabero ito.
וַיְהִ֗י בְּרֶ֤דֶת מֹשֶׁה֙ מֵהַ֣ר סִינַ֔י וּשְׁנֵ֨י לֻחֹ֤ת הָֽעֵדֻת֙ בְּיַד־מֹשֶׁ֔ה בְּרִדְתּ֖וֹ מִן־הָהָ֑ר וּמֹשֶׁ֣ה לֹֽא־יָדַ֗ע כִּ֥י קָרַ֛ן ע֥וֹר פָּנָ֖יו בְּדַבְּר֥וֹ אִתּֽוֹ׃
Moşe Sinay Dağı’ndan inerken elinde iki Tanıklık levhası vardı. Dağdan indiğinde, O’nunla konuşması nedeniyle yüzünün derisinin ışıldadığını bilmiyordu.
Vayaas hamişim karse zahav vayehaber et hayeriot ahat el ahat bakerasim vayehi hamişkan ehad.
וַיַּ֕עַשׂ חֲמִשִּׁ֖ים קַרְסֵ֣י זָהָ֑ב וַיְחַבֵּ֨ר אֶת־הַיְרִעֹ֜ת אַחַ֤ת אֶל־אַחַת֙ בַּקְּרָסִ֔ים וַֽיְהִ֥י הַמִּשְׁכָּ֖ן אֶחָֽד׃ (ס)
Elli altın kopça yaptı, örtüleri kopçalarla birbirine birleştirdi. Böylece Mişkan tek bir bütün oldu.
Kol hazahav heasuy lamelaha behol melehet hakodeş vayehi zehav hatenufa teşa veesrim kikar uşeva meot uşeloşim şekel beşekel hakodeş.
כָּל־הַזָּהָ֗ב הֶֽעָשׂוּי֙ לַמְּלָאכָ֔ה בְּכֹ֖ל מְלֶ֣אכֶת הַקֹּ֑דֶשׁ וַיְהִ֣י ׀ זְהַ֣ב הַתְּנוּפָ֗ה תֵּ֤שַׁע וְעֶשְׂרִים֙ כִּכָּ֔ר וּשְׁבַ֨ע מֵא֧וֹת וּשְׁלֹשִׁ֛ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃
Kutsal işlerin tamamında kullanılan bütün altın, sallama sunusu olarak verilen altın, kutsal şekel ölçüsüne göre yirmi dokuz kikar ve yedi yüz otuz şekeldi.
Vayehi meat kikar hakesef latseket et adne hakodeş veet adne haparohet meat adanim limat hakikar kikar laaden.
וַיְהִ֗י מְאַת֙ כִּכַּ֣ר הַכֶּ֔סֶף לָצֶ֗קֶת אֵ֚ת אַדְנֵ֣י הַקֹּ֔דֶשׁ וְאֵ֖ת אַדְנֵ֣י הַפָּרֹ֑כֶת מְאַ֧ת אֲדָנִ֛ים לִמְאַ֥ת הַכִּכָּ֖ר כִּכָּ֥ר לָאָֽדֶן׃
Yüz kikar gümüş, Kutsal Yer’in tabanlarını ve ayırma perdesinin tabanlarını dökmek için kullanıldı. Yüz kikarla yüz taban yapıldı; her taban için bir kikar.
Vayehi bahodeş harişon başana haşenit beehad lahodeş hukam hamişkan.
וַיְהִ֞י בַּחֹ֧דֶשׁ הָרִאשׁ֛וֹן בַּשָּׁנָ֥ה הַשֵּׁנִ֖ית בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ הוּקַ֖ם הַמִּשְׁכָּֽן׃
İkinci yılın birinci ayında, ayın ilk gününde Mişkan kuruldu.
Vayehi bayom haşemini kara moşe leaharon ulevanav ulezikne yisrael.
וַיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁמִינִ֔י קָרָ֣א מֹשֶׁ֔ה לְאַהֲרֹ֖ן וּלְבָנָ֑יו וּלְזִקְנֵ֖י יִשְׂרָאֵֽל׃
Sekizinci gün Moşe, Aaron’u, oğullarını ve İsrael’in ileri gelenlerini çağırdı.
Vayehi hol behor zahar bemispar şemot miben hodeş vamala lifkudehem şenayim veesrim elef şeloşa veşivim umatayim.
וַיְהִי֩ כָל־בְּכ֨וֹר זָכָ֜ר בְּמִסְפַּ֥ר שֵׁמ֛וֹת מִבֶּן־חֹ֥דֶשׁ וָמַ֖עְלָה לִפְקֻדֵיהֶ֑ם שְׁנַ֤יִם וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף שְׁלֹשָׁ֥ה וְשִׁבְעִ֖ים וּמָאתָֽיִם׃ (פ)
Bir aylık ve üzerindeki ilk doğan erkeklerin adlarıyla yapılan sayımındaki toplamı yirmi iki bin iki yüz yetmiş üçtü.
Vayehi beyom kalot moşe lehakim et hamişkan vayimşah oto vayekadeş oto veet kol kelav veet hamizbeah veet kol kelav vayimşahem vayekadeş otam.
וַיְהִ֡י בְּיוֹם֩ כַּלּ֨וֹת מֹשֶׁ֜ה לְהָקִ֣ים אֶת־הַמִּשְׁכָּ֗ן וַיִּמְשַׁ֨ח אֹת֜וֹ וַיְקַדֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֔יו וְאֶת־הַמִּזְבֵּ֖חַ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו וַיִּמְשָׁחֵ֖ם וַיְקַדֵּ֥שׁ אֹתָֽם׃
Moşe, Mişkan’ı kurmayı bitirdiği gün onu meshedip kutsal kıldı. Onu ve bütün eşyalarını, sunağı ve bütün eşyalarını meshedip kutsal kıldı.
Vayehi hamakriv bayom harişon et korbano nahşon ben aminadav lemate yehuda.
וַיְהִ֗י הַמַּקְרִ֛יב בַּיּ֥וֹם הָרִאשׁ֖וֹן אֶת־קָרְבָּנ֑וֹ נַחְשׁ֥וֹן בֶּן־עַמִּינָדָ֖ב לְמַטֵּ֥ה יְהוּדָֽה׃
İlk gün sunusunu getiren, Yehuda kabilesinden Aminadav oğlu Nahşon’du.
Vayehi anaşim aşer hayu temeim lenefeş adam velo yahelu laasot hapesah bayom hau vayikrevu lifne moşe velifne aharon bayom hau.
וַיְהִ֣י אֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ טְמֵאִים֙ לְנֶ֣פֶשׁ אָדָ֔ם וְלֹא־יָכְל֥וּ לַעֲשֹׂת־הַפֶּ֖סַח בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַֽיִּקְרְב֞וּ לִפְנֵ֥י מֹשֶׁ֛ה וְלִפְנֵ֥י אַהֲרֹ֖ן בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא׃
Ama insan ölüsü nedeniyle arınmamış durumda bulunan ve o gün Pesah kurbanını yerine getiremeyen adamlar vardı. O gün Moşe’nin ve Aaron’un önüne geldiler.
Vayehi başana haşenit bahodeş haşeni beesrim bahodeş naala heanan meal mişkan haedut.
וַיְהִ֞י בַּשָּׁנָ֧ה הַשֵּׁנִ֛ית בַּחֹ֥דֶשׁ הַשֵּׁנִ֖י בְּעֶשְׂרִ֣ים בַּחֹ֑דֶשׁ נַעֲלָה֙ הֶֽעָנָ֔ן מֵעַ֖ל מִשְׁכַּ֥ן הָעֵדֻֽת׃
İkinci yılın ikinci ayının yirminci gününde bulut Tanıklık Mişkanı’nın üzerinden yükseldi.
Vayehi binsoa haaron vayomer moşe kuma Adonay veyafutsu oyeveha veyanusu mesaneha mipaneha.
וַיְהִ֛י בִּנְסֹ֥עַ הָאָרֹ֖ן וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֑ה קוּמָ֣ה ׀ יְהוָ֗ה וְיָפֻ֙צוּ֙ אֹֽיְבֶ֔יךָ וְיָנֻ֥סוּ מְשַׂנְאֶ֖יךָ מִפָּנֶֽיךָ׃
Sandık yola çıktığında Moşe şöyle derdi: “Kalk, Adonay! Düşmanların dağılsın, Senden nefret edenler önünden kaçsın!”
Vayehi haam kemitonenim ra beozne Adonay vayişma Adonay vayihar apo vativar bam eş Adonay vatohal biktse hamahane.
וַיְהִ֤י הָעָם֙ כְּמִתְאֹ֣נְנִ֔ים רַ֖ע בְּאָזְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ וַיִּ֣חַר אַפּ֔וֹ וַתִּבְעַר־בָּם֙ אֵ֣שׁ יְהוָ֔ה וַתֹּ֖אכַל בִּקְצֵ֥ה הַֽמַּחֲנֶֽה׃
Halk, Adonay’ın kulağına kötü gelen yakınmalarda bulunuyordu. Adonay duydu ve öfkesi alevlendi. Adonay’ın ateşi aralarında yandı ve ordugâhın kenarını yaktı.
Vayered Adonay beanan vayedaber elav vayatsel min haruah aşer alav vayiten al şivim iş hazekenim vayehi kenoah alehem haruah vayitenabeu velo yasafu.
וַיֵּ֨רֶד יְהוָ֥ה ׀ בֶּעָנָן֮ וַיְדַבֵּ֣ר אֵלָיו֒ וַיָּ֗אצֶל מִן־הָר֙וּחַ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַיִּתֵּ֕ן עַל־שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ הַזְּקֵנִ֑ים וַיְהִ֗י כְּנ֤וֹחַ עֲלֵיהֶם֙ הָר֔וּחַ וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ וְלֹ֥א יָסָֽפוּ׃
Adonay bulut içinde indi ve Moşe’ye konuştu. Onun üzerindeki ruhtan ayırıp yetmiş ileri gelenin üzerine koydu. Ruh üzerlerine konduğunda peygamberlik ettiler, ama bir daha etmediler.
Vayehi kehaloto ledaber et kol hadevarim haele vatibaka haadama aşer tahtehem.
וַיְהִי֙ כְּכַלֹּת֔וֹ לְדַבֵּ֕ר אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַתִּבָּקַ֥ע הָאֲדָמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר תַּחְתֵּיהֶֽם׃
Moşe bütün bu sözleri bitirir bitirmez altlarındaki toprak yarıldı.
Vayehi behikahel haeda al moşe veal aharon vayifnu el ohel moed vehine hisau heanan vayera kevod Adonay.
וַיְהִ֗י בְּהִקָּהֵ֤ל הָֽעֵדָה֙ עַל־מֹשֶׁ֣ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֔ן וַיִּפְנוּ֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְהִנֵּ֥ה כִסָּ֖הוּ הֶעָנָ֑ן וַיֵּרָ֖א כְּב֥וֹד יְהוָֽה׃
Topluluk Moşe’ye ve Aaron’a karşı toplandığında Buluşma Çadırı’na döndüler. İşte, bulut onu kaplamış ve Adonay’ın görkemi görünmüştü.
Vayehi mimohorat vayavo moşe el ohel haedut vehine parah mate aharon levet levi vayotse ferah vayatsets tsits vayigmol şekedim.
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַיָּבֹ֤א מֹשֶׁה֙ אֶל־אֹ֣הֶל הָעֵד֔וּת וְהִנֵּ֛ה פָּרַ֥ח מַטֵּֽה־אַהֲרֹ֖ן לְבֵ֣ית לֵוִ֑י וַיֹּ֤צֵֽא פֶ֙רַח֙ וַיָּ֣צֵֽץ צִ֔יץ וַיִּגְמֹ֖ל שְׁקֵדִֽים׃
Ertesi gün Moşe Tanıklık Çadırı’na girdiğinde Levi evini temsil eden Aaron’un değneğinin filizlendiğini gördü. Filiz vermiş, çiçek açmış ve bademleri olgunlaşmıştı.
Vayehi vaboker vayikah balak et bilam vayaaleu bamot baal vayar mişam ketse haam.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וַיִּקַּ֤ח בָּלָק֙ אֶת־בִּלְעָ֔ם וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ בָּמ֣וֹת בָּ֑עַל וַיַּ֥רְא מִשָּׁ֖ם קְצֵ֥ה הָעָֽם׃
Sabah olunca Balak, Bilam’ı alıp Bamot-Baal’e çıkardı. Bilam oradan halkın bir ucunu gördü.
Vayehi ahare hamagefa vayomer Adonay el moşe veel elazar ben aharon hakohen lemor.
וַיְהִ֖י אַחֲרֵ֣י הַמַּגֵּפָ֑ה (פ) וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה וְאֶ֧ל אֶלְעָזָ֛ר בֶּן־אַהֲרֹ֥ן הַכֹּהֵ֖ן לֵאמֹֽר׃
Salgından sonra Adonay, Moşe’ye ve kohen Aaron’un oğlu Elazar’a şöyle dedi:
Vayehi hamalkoah yeter habaz aşer bazezu am hatsava tson şeş meot elef veşivim elef vahameşet alafim.
וַיְהִי֙ הַמַּלְק֔וֹחַ יֶ֣תֶר הַבָּ֔ז אֲשֶׁ֥ר בָּזְז֖וּ עַ֣ם הַצָּבָ֑א צֹ֗אן שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֛לֶף וְשִׁבְעִ֥ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵֽשֶׁת־אֲלָפִֽים׃
Askerlerin yağmaladığı ganimetten geriye kalan canlı ganimet şuydu: Altı yüz yetmiş beş bin davar,
Vayehi hamehes ladonay min hatson şeş meot hameş veşivim.
וַיְהִ֛י הַמֶּ֥כֶס לַֽיהוָ֖ה מִן־הַצֹּ֑אן שֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת חָמֵ֥שׁ וְשִׁבְעִֽים׃
Davardan Adonay’a ayrılan pay altı yüz yetmiş beşti.
Vayehi kol zehav hateruma aşer herimu ladonay şişa asar elef şeva meot vahamişim şakel meet sare haalafim umeet sare hameot.
וַיְהִ֣י ׀ כָּל־זְהַ֣ב הַתְּרוּמָ֗ה אֲשֶׁ֤ר הֵרִ֙ימוּ֙ לַֽיהוָ֔ה שִׁשָּׁ֨ה עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף שְׁבַע־מֵא֥וֹת וַחֲמִשִּׁ֖ים שָׁ֑קֶל מֵאֵת֙ שָׂרֵ֣י הָֽאֲלָפִ֔ים וּמֵאֵ֖ת שָׂרֵ֥י הַמֵּאֽוֹת׃
Binliklerin ve yüzlüklerin başlarının Adonay’a ayırdıkları bütün altın, on altı bin yedi yüz elli şekeldi.
Vayehi bearbaim şana beaşte asar hodeş beehad lahodeş diber moşe el bene yisrael kehol aşer tsiva Adonay oto alehem.
וַיְהִי֙ בְּאַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה בְּעַשְׁתֵּֽי־עָשָׂ֥ר חֹ֖דֶשׁ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ דִּבֶּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֹת֖וֹ אֲלֵהֶֽם׃
Kırkıncı yılın on birinci ayının birinci günü Moşe, Adonay’ın onlar için kendisine buyurduğu her şeyi İsraeloğullarına anlattı.
Vayehi haaşer tamu kol anşe hamilhama lamut mikerev haam.
וַיְהִ֨י כַאֲשֶׁר־תַּ֜מּוּ כָּל־אַנְשֵׁ֧י הַמִּלְחָמָ֛ה לָמ֖וּת מִקֶּ֥רֶב הָעָֽם׃ (ס)
Halkın arasındaki bütün savaşçılar ölüp bittikten sonra,
Vayehi keşameahem et hakol mitoh hahoşeh vehahar boer baeş vatikrevun elay kol raşe şivtehem veziknehem.
וַיְהִ֗י כְּשָׁמְעֲכֶ֤ם אֶת־הַקּוֹל֙ מִתּ֣וֹךְ הַחֹ֔שֶׁךְ וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַ֔י כָּל־רָאשֵׁ֥י שִׁבְטֵיכֶ֖ם וְזִקְנֵיכֶֽם׃
Dağ ateşle yanarken karanlığın içinden sesi duyduğunuzda, kabilelerinizin bütün başları ve ileri gelenleriniz bana yaklaştınız.
Vayehi mikets arbaim yom vearbaim layla natan Adonay elay et şene luhot haavanim luhot haberit.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֵלַ֗י אֶת־שְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָאֲבָנִ֖ים לֻח֥וֹת הַבְּרִֽית׃
Kırk gün kırk gecenin sonunda Adonay bana iki taş levhayı, antlaşmanın levhalarını verdi.
Veanita veamarta lifne Adonay eloheha arami oved avi vayered mitsrayma vayagar şam bimte meat vayehi şam legoy gadol atsum varav.
וְעָנִ֨יתָ וְאָמַרְתָּ֜ לִפְנֵ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲרַמִּי֙ אֹבֵ֣ד אָבִ֔י וַיֵּ֣רֶד מִצְרַ֔יְמָה וַיָּ֥גָר שָׁ֖ם בִּמְתֵ֣י מְעָ֑ט וַֽיְהִי־שָׁ֕ם לְג֥וֹי גָּד֖וֹל עָצ֥וּם וָרָֽב׃
Tanrın Adonay'ın önünde yüksek sesle şöyle diyeceksin: 'Bir Aramlı atamı yok etmek istedi. Atam Mısır'a indi ve orada az sayıda insanla yabancı olarak yaşadı. Orada büyük, güçlü ve kalabalık bir ulus oldu.
Vayehi kehalot moşe lihtov et divre hatora hazot al sefer ad tumam.
וַיְהִ֣י ׀ כְּכַלּ֣וֹת מֹשֶׁ֗ה לִכְתֹּ֛ב אֶת־דִּבְרֵ֥י הַתּוֹרָֽה־הַזֹּ֖את עַל־סֵ֑פֶר עַ֖ד תֻּמָּֽם׃
Moşe bu Tora'nın sözlerini bir tomara sonuna kadar yazmayı bitirince,
Vayehi vişurun meleh behitasef raşe am yahad şivte yisrael.
וַיְהִ֥י בִישֻׁר֖וּן מֶ֑לֶךְ בְּהִתְאַסֵּף֙ רָ֣אשֵׁי עָ֔ם יַ֖חַד שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Halkın başları ve İsrael'in kabileleri birlikte toplandığında, O Yeşurun'da kral oldu.
Yehi reuven veal yamot vihi metav mispar.
יְחִ֥י רְאוּבֵ֖ן וְאַל־יָמֹ֑ת וִיהִ֥י מְתָ֖יו מִסְפָּֽר׃ (ס)
Reuven yaşasın, ölmesin; adamları sayılanlar arasında kalsın.'
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
fall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 187 kez
HC/Vqw3msfall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HC/Vqj3msfall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HC/Vqi3msKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.