İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

vayatsel

Bu okunuş biçimi Tora’da 2 kez, 2 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar1 kullanım1 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim וַיָּ֗אצֶל

Lemma אָצַל

Kök — שורש (şoreş, kök) אצל

Kaynak anlam (İngilizce): to take part of; to reserve; to set apart; not to hide from one's eyes > to want to see; to be made smaller

Biçim: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHC/Vqw3ms

İbranice biçim וַיַּצֵּ֧ל

Lemma נָצַל

Kök — שורש (şoreş, kök) נצל

Kaynak anlam (İngilizce): remove (violently); to pluck out; to snatch from; to stop; to separate; to plunder; to strip; to take away

Biçim: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHC/Vhw3ms

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 31:9

    Vayatsel Elohim et mikne avihem vayiten li.

    וַיַּצֵּ֧ל אֱלֹהִ֛ים אֶת־מִקְנֵ֥ה אֲבִיכֶ֖ם וַיִּתֶּן־לִֽי׃

    Böylece Tanrı, babanızın hayvanlarını elinden alıp bana verdi.

  2. Bamidbar 11:25

    Vayered Adonay beanan vayedaber elav vayatsel min haruah aşer alav vayiten al şivim hazekenim vayehi kenoah alehem haruah vayitenabeu velo yasafu.

    וַיֵּ֨רֶד יְהוָ֥ה ׀ בֶּעָנָן֮ וַיְדַבֵּ֣ר אֵלָיו֒ וַיָּ֗אצֶל מִן־הָר֙וּחַ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַיִּתֵּ֕ן עַל־שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ הַזְּקֵנִ֑ים וַיְהִ֗י כְּנ֤וֹחַ עֲלֵיהֶם֙ הָר֔וּחַ וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ וְלֹ֥א יָסָֽפוּ׃

    Adonay bulut içinde indi ve Moşe’ye konuştu. Onun üzerindeki ruhtan ayırıp yetmiş ileri gelenin üzerine koydu. Ruh üzerlerine konduğunda peygamberlik ettiler, ama bir daha etmediler.