Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
that; which; where; when; how; because; for; in that
Dilbilgisel yapı: edat + ilgi parçacığı
Bu yapının kullanımı: 202 kez
Teknik kod
HR/TrTORA’DA KELİME
...e göre, ...uyarınca; nasıl/olduğu gibi; ...dığı zaman
kaaşer okunuşu Tora’da 202 kez, 201 farklı ayette görülür.
Veet hehazot veet şok hayamin henif aharon tenufa lifne Adonay kaaşer tsiva moşe.
וְאֵ֣ת הֶחָז֗וֹת וְאֵת֙ שׁ֣וֹק הַיָּמִ֔ין הֵנִ֧יף אַהֲרֹ֛ן תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה מֹשֶֽׁה׃
Aaron göğüsleri ve sağ butları Adonay’ın önünde sallama sunusu olarak salladı. Moşe’nin buyurduğu gibi yaptı.
Vayikrevu vayisaum behutonotam el mihuts lamahane kaaşer diber moşe.
וַֽיִּקְרְב֗וּ וַיִּשָּׂאֻם֙ בְּכֻתֳּנֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר מֹשֶֽׁה׃
Yaklaştılar ve Moşe’nin söylediği gibi onları entarileriyle birlikte ordugâhın dışına taşıdılar.
Şok hateruma vahaze hatenufa al işe hahalavim yaviu lehanif tenufa lifne Adonay vehaya leha ulevaneha iteha lehok olam kaaşer tsiva Adonay.
שׁ֣וֹק הַתְּרוּמָ֞ה וַחֲזֵ֣ה הַתְּנוּפָ֗ה עַ֣ל אִשֵּׁ֤י הַחֲלָבִים֙ יָבִ֔יאוּ לְהָנִ֥יף תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְהָיָ֨ה לְךָ֜ וּלְבָנֶ֤יךָ אִתְּךָ֙ לְחָק־עוֹלָ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֥ה יְהוָֽה׃
Ayrılan pay olan budu ve sallama sunusu olan göğsü, ateşte yakılacak içyağlarıyla birlikte, Adonay’ın önünde sallama sunusu olarak sallamak üzere getirecekler. Adonay’ın buyurduğu gibi bunlar senin ve seninle birlikte oğullarının kalıcı hakkı olacak.”
Hen lo huva et damah el hakodeş penima ahol tohelu otah bakodeş kaaşer tsiveti.
הֵ֚ן לֹא־הוּבָ֣א אֶת־דָּמָ֔הּ אֶל־הַקֹּ֖דֶשׁ פְּנִ֑ימָה אָכ֨וֹל תֹּאכְל֥וּ אֹתָ֛הּ בַּקֹּ֖דֶשׁ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוֵּֽיתִי׃
Bakın, kanı kutsal yerin içine getirilmemişti. Buyurduğum gibi onu kutsal yerde mutlaka yemeliydiniz!”
Veşahat et seir hahatat aşer laam vehevi et damo el mibet laparohet veasa et damo kaaşer asa ledam hapar vehiza oto al hakaporet velifne hakaporet.
וְשָׁחַ֞ט אֶת־שְׂעִ֤יר הַֽחַטָּאת֙ אֲשֶׁ֣ר לָעָ֔ם וְהֵבִיא֙ אֶת־דָּמ֔וֹ אֶל־מִבֵּ֖ית לַפָּרֹ֑כֶת וְעָשָׂ֣ה אֶת־דָּמ֗וֹ כַּאֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ לְדַ֣ם הַפָּ֔ר וְהִזָּ֥ה אֹת֛וֹ עַל־הַכַּפֹּ֖רֶת וְלִפְנֵ֥י הַכַּפֹּֽרֶת׃
Halkın günah sunusu olan keçiyi kesecek; kanını perdenin iç tarafına getirecek. Boğanın kanına yaptığı gibi onun kanına da yapacak; kanı kapağa doğru ve kapağın önüne serpecek.
Vehayeta zot lahem lehukat olam lehaper al bene yisrael mikol hatotam ahat başana vayaas kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְהָֽיְתָה־זֹּ֨את לָכֶ֜ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֗ם לְכַפֵּ֞ר עַל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִכָּל־חַטֹּאתָ֔ם אַחַ֖ת בַּשָּׁנָ֑ה וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
İsraeloğulları için bütün günahlarından yılda bir kez kefaret sağlanması sizin için kalıcı bir kural olacak.” Aaron, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Velo taki haarets ethem betamaahem otah kaaşer kaa et hagoy aşer lifnehem.
וְלֹֽא־תָקִ֤יא הָאָ֙רֶץ֙ אֶתְכֶ֔ם בְּטַֽמַּאֲכֶ֖ם אֹתָ֑הּ כַּאֲשֶׁ֥ר קָאָ֛ה אֶת־הַגּ֖וֹי אֲשֶׁ֥ר לִפְנֵיכֶֽם׃
Böylece ülkeyi kirlettiğiniz için, sizden önceki ulusu kustuğu gibi sizi de kusmayacak.
Veiş ki yiten mum baamito kaaşer asa ken yease lo.
וְאִ֕ישׁ כִּֽי־יִתֵּ֥ן מ֖וּם בַּעֲמִית֑וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה כֵּ֖ן יֵעָ֥שֶׂה לּֽוֹ׃
Biri başka birini sakatlarsa kendisine de yaptığına karşılık verilecek:
Şever tahat şever ayin tahat ayin şen tahat şen kaaşer yiten mum baadam ken yinaten bo.
שֶׁ֚בֶר תַּ֣חַת שֶׁ֔בֶר עַ֚יִן תַּ֣חַת עַ֔יִן שֵׁ֖ן תַּ֣חַת שֵׁ֑ן כַּאֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֥ן מוּם֙ בָּֽאָדָ֔ם כֵּ֖ן יִנָּ֥תֶן בּֽוֹ׃
Kırığa karşı kırık, göze karşı göz, dişe karşı diş. Bir insana verdiği sakatlığın karşılığını görecek.
Vayedaber moşe el bene yisrael vayotsiu et hamekalel el mihuts lamahane vayirgemu oto aven uvene yisrael asu kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיְדַבֵּ֣ר מֹשֶׁה֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַיּוֹצִ֣יאוּ אֶת־הַֽמְקַלֵּ֗ל אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיִּרְגְּמ֥וּ אֹת֖וֹ אָ֑בֶן וּבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֣ל עָשׂ֔וּ כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Moşe bunları İsraeloğullarına bildirdi. Lanet edeni ordugâhın dışına çıkarıp taşladılar. İsraeloğulları, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.
Veiş ki yakdiş et beto kodeş ladonay veheeriho hakohen ben tov uven ra kaaşer yaarih oto hakohen ken yakum.
וְאִ֗ישׁ כִּֽי־יַקְדִּ֨שׁ אֶת־בֵּית֥וֹ קֹ֙דֶשׁ֙ לַֽיהוָ֔ה וְהֶעֱרִיכוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן בֵּ֥ין ט֖וֹב וּבֵ֣ין רָ֑ע כַּאֲשֶׁ֨ר יַעֲרִ֥יךְ אֹת֛וֹ הַכֹּהֵ֖ן כֵּ֥ן יָקֽוּם׃
Bir kişi evini Adonay’a kutsal olarak ayırırsa kâhin onun iyi ya da kötü oluşuna göre değerini belirleyecek. Kâhinin belirlediği değer geçerli olacak.
Kaaşer tsiva Adonay et moşe vayifkedem bemidbar sinay.
כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶׁ֑ה וַֽיִּפְקְדֵ֖ם בְּמִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃ (פ)
Adonay’ın Moşe’ye emrettiği gibi, Moşe onları Sinay Çölü’nde saydı.
Venasa ohel moed mahane haleviyim betoh hamahanot kaaşer yahanu ken yisau iş al yado lediglehem.
וְנָסַ֧ע אֹֽהֶל־מוֹעֵ֛ד מַחֲנֵ֥ה הַלְוִיִּ֖ם בְּת֣וֹךְ הַֽמַּחֲנֹ֑ת כַּאֲשֶׁ֤ר יַחֲנוּ֙ כֵּ֣ן יִסָּ֔עוּ אִ֥ישׁ עַל־יָד֖וֹ לְדִגְלֵיהֶֽם׃ (ס)
Ardından Buluşma Çadırı, Levilerin ordugâhıyla birlikte ordugâhların ortasında yola çıkacak. Nasıl konaklıyorlarsa öyle yürüyecekler; herkes sancaklarına göre kendi yerinde olacak.
Vehaleviyim lo hatepakedu betoh bene yisrael kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְהַ֨לְוִיִּ֔ם לֹ֣א הָתְפָּקְד֔וּ בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Leviler, Adonay’ın Moşe’ye emrettiği gibi İsraeloğullarının arasında sayılmadılar.
Vayifkod otam moşe al pi Adonay kaaşer tsuva.
וַיִּפְקֹ֥ד אֹתָ֛ם מֹשֶׁ֖ה עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר צֻוָּֽה׃
Moşe, kendisine emredildiği gibi, Adonay’ın buyruğuna göre onları saydı.
Vayifkod moşe kaaşer tsiva Adonay oto et kol behor bivne yisrael.
וַיִּפְקֹ֣ד מֹשֶׁ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ אֶֽת־כָּל־בְּכֹ֖ר בִּבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe, Adonay’ın kendisine emrettiği gibi İsraeloğullarının bütün ilk doğanlarını saydı.
Vayiten moşe et kesef hapeduyim leaharon ulevanav al pi Adonay kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיִּתֵּ֨ן מֹשֶׁ֜ה אֶת־כֶּ֧סֶף הַפְּדֻיִ֛ם לְאַהֲרֹ֥ן וּלְבָנָ֖יו עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Moşe, Adonay’ın buyruğuna göre, Adonay’ın kendisine emrettiği gibi kurtarma bedelini Aaron’a ve oğullarına verdi.
Vayaasu hen bene yisrael vayeşalehu otam el mihuts lamahane kaaşer diber Adonay el moşe ken asu bene yisrael.
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְשַׁלְּח֣וּ אוֹתָ֔ם אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה כַּאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֤ר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה כֵּ֥ן עָשׂ֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
İsraeloğulları böyle yaptılar ve onları ordugâhın dışına çıkardılar. Adonay’ın Moşe’ye söylediği gibi, İsraeloğulları aynen yaptılar.
Vayaas ken aharon el mul pene hamenora heela neroteha kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיַּ֤עַשׂ כֵּן֙ אַהֲרֹ֔ן אֶל־מוּל֙ פְּנֵ֣י הַמְּנוֹרָ֔ה הֶעֱלָ֖ה נֵרֹתֶ֑יהָ כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Aaron böyle yaptı; kandilleri Menora’nın önüne doğru yaktı. Adonay’ın Moşe’ye emrettiği gibi yaptı.
Veahare hen bau haleviyim laavod et avodatam beohel moed lifne aharon velifne vanav kaaşer tsiva Adonay et moşe al haleviyim ken asu lahem.
וְאַחֲרֵי־כֵ֞ן בָּ֣אוּ הַלְוִיִּ֗ם לַעֲבֹ֤ד אֶת־עֲבֹֽדָתָם֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד לִפְנֵ֥י אַהֲרֹ֖ן וְלִפְנֵ֣י בָנָ֑יו כַּאֲשֶׁר֩ צִוָּ֨ה יְהוָ֤ה אֶת־מֹשֶׁה֙ עַל־הַלְוִיִּ֔ם כֵּ֖ן עָשׂ֥וּ לָהֶֽם׃ (ס)
Bundan sonra Leviler, Aaron’un ve oğullarının önünde Buluşma Çadırı’ndaki hizmetlerini yapmaya geldiler. Adonay’ın Moşe’ye Leviler hakkında emrettiği gibi onlara uyguladılar.
Heanohi hariti et kol haam haze im anohi yelidtiu ki tomar elay saeu vehekeha kaaşer yisa haomen et hayonek al haadama aşer nişbata laavotav.
הֶאָנֹכִ֣י הָרִ֗יתִי אֵ֚ת כָּל־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה אִם־אָנֹכִ֖י יְלִדְתִּ֑יהוּ כִּֽי־תֹאמַ֨ר אֵלַ֜י שָׂאֵ֣הוּ בְחֵיקֶ֗ךָ כַּאֲשֶׁ֨ר יִשָּׂ֤א הָאֹמֵן֙ אֶת־הַיֹּנֵ֔ק עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתָּ לַאֲבֹתָֽיו׃
Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onu ben mi doğurdum ki bana, ‘Bir bakıcının emzikteki çocuğu taşıdığı gibi onları kucağında, atalarına ant içtiğim toprağa taşı’ diyorsun?
Veata yigdal na koah Adonay kaaşer dibarta lemor.
וְעַתָּ֕ה יִגְדַּל־נָ֖א כֹּ֣חַ אֲדֹנָ֑י כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ לֵאמֹֽר׃
Şimdi Efendimin gücü, söylediğin gibi büyük görünsün. Şöyle demiştin:
Emor alehem hay ani neum Adonay im lo kaaşer dibartem beoznay ken eese lahem.
אֱמֹ֣ר אֲלֵהֶ֗ם חַי־אָ֙נִי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה אִם־לֹ֕א כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּרְתֶּ֖ם בְּאָזְנָ֑י כֵּ֖ן אֶֽעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם׃
Onlara de ki: ‘Adonay bildiriyor: Yaşadığım gibi kesindir ki kulağıma söylediklerinizi size aynen yapacağım.
Vehi yagur itehem ger o aşer betohehem ledorotehem veasa işe reah nihoah ladonay kaaşer taasu ken yaase.
וְכִֽי־יָגוּר֩ אִתְּכֶ֨ם גֵּ֜ר א֤וֹ אֲשֶֽׁר־בְּתֽוֹכְכֶם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָשָׂ֛ה אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשׂ֖וּ כֵּ֥ן יַעֲשֶֽׂה׃
Aranızda yaşayan bir yabancı ya da kuşaklarınız boyunca aranızda bulunacak biri Adonay’a ateşte sunulan, hoş kokulu bir sunu getirirse sizin yaptığınız gibi yapacak.
Vayotsiu oto kol haeda el mihuts lamahane vayirgemu oto baavanim vayamot kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיֹּצִ֨יאוּ אֹת֜וֹ כָּל־הָעֵדָ֗ה אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיִּרְגְּמ֥וּ אֹת֛וֹ בָּאֲבָנִ֖ים וַיָּמֹ֑ת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Bütün topluluk onu ordugâhın dışına çıkardı. Adonay’ın Moşe’ye emrettiği gibi onu taşladılar ve öldü.
Zikaron livne yisrael lemaan aşer lo yikrav iş zar aşer lo mizera aharon u lehaktir ketoret lifne Adonay velo yihye hekorah vehaadato kaaşer diber Adonay beyad moşe lo.
זִכָּר֞וֹן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לְ֠מַעַן אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־יִקְרַ֜ב אִ֣ישׁ זָ֗ר אֲ֠שֶׁר לֹ֣א מִזֶּ֤רַע אַהֲרֹן֙ ה֔וּא לְהַקְטִ֥יר קְטֹ֖רֶת לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֤ה כְקֹ֙רַח֙ וְכַ֣עֲדָת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה בְּיַד־מֹשֶׁ֖ה לֽוֹ׃
Bu, İsraeloğullarına bir hatırlatmaydı: Aaron’un soyundan olmayan yetkisiz hiç kimse Adonay’ın huzurunda tütsü yakmak için yaklaşmasın; Korah ve topluluğu gibi olmasın. Adonay’ın Moşe aracılığıyla ona söylediği gibi yapıldı.
Vayikah aharon kaaşer diber moşe vayarats el toh hakahal vehine hehel hanegef baam vayiten et haketoret vayehaper al haam.
וַיִּקַּ֨ח אַהֲרֹ֜ן כַּאֲשֶׁ֣ר ׀ דִּבֶּ֣ר מֹשֶׁ֗ה וַיָּ֙רָץ֙ אֶל־תּ֣וֹך הַקָּהָ֔ל וְהִנֵּ֛ה הֵחֵ֥ל הַנֶּ֖גֶף בָּעָ֑ם וַיִּתֵּן֙ אֶֽת־הַקְּטֹ֔רֶת וַיְכַפֵּ֖ר עַל־הָעָֽם׃
Aaron, Moşe’nin söylediği gibi aldı ve topluluğun arasına koştu. İşte, halk arasında bela başlamıştı. Tütsüyü koydu ve halk için bağışlanma sağladı.
Vayaas moşe kaaşer tsiva Adonay oto ken asa.
וַיַּ֖עַשׂ מֹשֶׁ֑ה כַּאֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֹת֖וֹ כֵּ֥ן עָשָֽׂה׃ (ס)
Moşe böyle yaptı. Adonay’ın kendisine emrettiğini aynen yerine getirdi.
Vayikah moşe et hamate milifne Adonay kaaşer tsivau.
וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־הַמַּטֶּ֖ה מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּֽהוּ׃
Moşe, kendisine emredildiği gibi değneği Adonay’ın huzurundan aldı.
Vayaas moşe kaaşer tsiva Adonay vayaalu el hor hahar leene kol haeda.
וַיַּ֣עַשׂ מֹשֶׁ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֣ה יְהוָ֑ה וַֽיַּעֲלוּ֙ אֶל־הֹ֣ר הָהָ֔ר לְעֵינֵ֖י כָּל־הָעֵדָֽה׃
Moşe, Adonay’ın emrettiği gibi yaptı. Bütün topluluğun gözleri önünde Hor Dağı’na çıktılar.
Vayomer Adonay el moşe al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.”
Vayomer alehem linu fo halayla vahaşivoti ethem davar kaaşer yedaber Adonay elay vayeşevu sare moav im bilam.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם לִ֤ינוּ פֹה֙ הַלַּ֔יְלָה וַהֲשִׁבֹתִ֤י אֶתְכֶם֙ דָּבָ֔ר כַּאֲשֶׁ֛ר יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וַיֵּשְׁב֥וּ שָׂרֵֽי־מוֹאָ֖ב עִם־בִּלְעָֽם׃
Bilam onlara, “Bu gece burada kalın. Adonay’ın bana söyleyeceği söze göre size cevap vereceğim” dedi. Moav’ın önderleri Bilam’ın yanında kaldılar.
Vayaas balak kaaşer diber bilam vayaal balak uvilam par vaayil bamizbeah.
וַיַּ֣עַשׂ בָּלָ֔ק כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר בִּלְעָ֑ם וַיַּ֨עַל בָּלָ֧ק וּבִלְעָ֛ם פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Balak, Bilam’ın söylediği gibi yaptı. Balak ve Bilam her sunakta bir boğa ve bir koç sundular.
Vayaas balak kaaşer amar bilam vayaal par vaayil bamizbeah.
וַיַּ֣עַשׂ בָּלָ֔ק כַּאֲשֶׁ֖ר אָמַ֣ר בִּלְעָ֑ם וַיַּ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Balak, Bilam’ın söylediği gibi yaptı ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundu.
Miben esrim şana vamaela kaaşer tsiva Adonay et moşe uvene yisrael hayotseim meerets mitsrayim.
מִבֶּ֛ן עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וָמָ֑עְלָה כַּאֲשֶׁר֩ צִוָּ֨ה יְהוָ֤ה אֶת־מֹשֶׁה֙ וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הַיֹּצְאִ֖ים מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
“Yirmi yaş ve üzerindekiler sayılsın.” Adonay, Moşe’ye ve Mısır ülkesinden çıkan İsraeloğullarına böyle buyurmuştu.
Veim en ahim leaviv unetatem et nahalato lişero hakarov elav mimişpahto veyaraş otah vehayeta livne yisrael lehukat mişpat kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְאִם־אֵ֣ין אַחִים֮ לְאָבִיו֒ וּנְתַתֶּ֣ם אֶת־נַחֲלָת֗וֹ לִשְׁאֵר֞וֹ הַקָּרֹ֥ב אֵלָ֛יו מִמִּשְׁפַּחְתּ֖וֹ וְיָרַ֣שׁ אֹתָ֑הּ וְֽהָ֨יְתָ֜ה לִבְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לְחֻקַּ֣ת מִשְׁפָּ֔ט כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Babasının erkek kardeşleri de yoksa mirasını boyundan kendisine en yakın akrabasına vereceksiniz; o miras alacak. Bu, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi İsraeloğulları için bir hukuk kuralı olacak.”
Veraita otah veneesafta el ameha gam ata kaaşer neesaf aharon ahiha.
וְרָאִ֣יתָה אֹתָ֔הּ וְנֶאֱסַפְתָּ֥ אֶל־עַמֶּ֖יךָ גַּם־אָ֑תָּה כַּאֲשֶׁ֥ר נֶאֱסַ֖ף אַהֲרֹ֥ן אָחִֽיךָ׃
Onu gördükten sonra, kardeşin Aaron gibi sen de halkına katılacaksın.
Kaaşer meritem pi bemidbar tsin bimrivat haeda lehakdişeni vamayim leenehem hem me merivat kadeş midbar tsin.
כַּאֲשֶׁר֩ מְרִיתֶ֨ם פִּ֜י בְּמִדְבַּר־צִ֗ן בִּמְרִיבַת֙ הָֽעֵדָ֔ה לְהַקְדִּישֵׁ֥נִי בַמַּ֖יִם לְעֵינֵיהֶ֑ם הֵ֛ם מֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִֽן׃ (פ)
Çünkü Tsin Çölü’nde topluluk çekiştiğinde, su başında onların gözü önünde kutsallığımı göstermenizle ilgili buyruğuma karşı geldiniz.” Bunlar Tsin Çölü’nde, Kadeş’teki Meriva sularıdır.
Vayaas moşe kaaşer tsiva Adonay oto vayikah et yehoşua vayaamideu lifne elazar hakohen velifne kol haeda.
וַיַּ֣עַשׂ מֹשֶׁ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַיִּקַּ֣ח אֶת־יְהוֹשֻׁ֗עַ וַיַּֽעֲמִדֵ֙הוּ֙ לִפְנֵי֙ אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וְלִפְנֵ֖י כָּל־הָעֵדָֽה׃
Moşe, Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi yaptı. Yeoşua’yı alıp kohen Elazar’ın ve bütün topluluğun önünde durdurdu.
Vayismoh et yadav alav vayetsaveu kaaşer diber Adonay beyad moşe.
וַיִּסְמֹ֧ךְ אֶת־יָדָ֛יו עָלָ֖יו וַיְצַוֵּ֑הוּ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
Ellerini onun üzerine koydu ve Adonay’ın Moşe aracılığıyla söylediği gibi ona görevini verdi.
Vayitsbeu al midyan kaaşer tsiva Adonay et moşe vayahargu kol zahar.
וַֽיִּצְבְּאוּ֙ עַל־מִדְיָ֔ן כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶׁ֑ה וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃
Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi Midyan’a karşı savaştılar ve bütün erkekleri öldürdüler.
Vayaas moşe veelazar hakohen kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיַּ֣עַשׂ מֹשֶׁ֔ה וְאֶלְעָזָ֖ר הַכֹּהֵ֑ן כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Moşe ve kohen Elazar, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.
Vayiten moşe et mehes terumat Adonay leelazar hakohen kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיִּתֵּ֣ן מֹשֶׁ֗ה אֶת־מֶ֙כֶס֙ תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה לְאֶלְעָזָ֖ר הַכֹּהֵ֑ן כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Moşe, Adonay’a ayrılan payı, Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi kohen Elazar’a verdi.
Vayikah moşe mimahatsit bene yisrael et haahuz ehad min hahamişim min haadam umin habehema vayiten otam lalviyim şomere mişmeret mişkan Adonay kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה מִמַּחֲצִ֣ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֶת־הָֽאָחֻז֙ אֶחָ֣ד מִן־הַחֲמִשִּׁ֔ים מִן־הָאָדָ֖ם וּמִן־הַבְּהֵמָ֑ה וַיִּתֵּ֨ן אֹתָ֜ם לַלְוִיִּ֗ם שֹֽׁמְרֵי֙ מִשְׁמֶ֙רֶת֙ מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃
Moşe, İsraeloğullarına ait yarıdan, insanların ve hayvanların ellide birini aldı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi, bunları Adonay’ın Mişkanı’nın görevini yerine getiren Levilere verdi.
Vayomer bene gad uvene reuven el moşe lemor avadeha yaasu kaaşer adoni metsave.
וַיֹּ֤אמֶר בְּנֵי־גָד֙ וּבְנֵ֣י רְאוּבֵ֔ן אֶל־מֹשֶׁ֖ה לֵאמֹ֑ר עֲבָדֶ֣יךָ יַעֲשׂ֔וּ כַּאֲשֶׁ֥ר אֲדֹנִ֖י מְצַוֶּֽה׃
Gad ve Reuven oğulları Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların efendimizin buyurduğu gibi yapacak.
Vaavadeha yaavru kol haluts tsava lifne Adonay lamilhama kaaşer adoni dover.
וַעֲבָדֶ֨יךָ יַֽעַבְר֜וּ כָּל־חֲל֥וּץ צָבָ֛א לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לַמִּלְחָמָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר אֲדֹנִ֖י דֹּבֵֽר׃
Kulların ise, savaş için silahlanmış her adam, efendimizin söylediği gibi Adonay’ın önünde savaşa geçecek.”
Vehaya kaaşer dimiti laasot lahem eese lahem.
וְהָיָ֗ה כַּאֲשֶׁ֥ר דִּמִּ֛יתִי לַעֲשׂ֥וֹת לָהֶ֖ם אֶֽעֱשֶׂ֥ה לָכֶֽם׃ (פ)
Onlara yapmayı düşündüğümü size yapacağım.”
Kaaşer tsiva Adonay et moşe ken asu benot tselafehad.
כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶׁ֑ה כֵּ֥ן עָשׂ֖וּ בְּנ֥וֹת צְלָפְחָֽד׃
Tselofhad’ın kızları, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.
Adonay elohe avotehem yosef alehem kahem elef peamim vivareh ethem kaaşer diber lahem.
יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֽוֹתֵכֶ֗ם יֹסֵ֧ף עֲלֵיכֶ֛ם כָּכֶ֖ם אֶ֣לֶף פְּעָמִ֑ים וִיבָרֵ֣ךְ אֶתְכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר לָכֶֽם׃
Atalarınızın Tanrısı Adonay sizi bin kat çoğaltsın ve size söylediği gibi sizi kutsasın!
Vanisa mehorev vaneleh et kol hamidbar hagadol vehanora hau aşer reitem dereh har haemori kaaşer tsiva Adonay elohenu otanu vanavo ad kadeş barnea.
וַנִּסַּ֣ע מֵחֹרֵ֗ב וַנֵּ֡לֶךְ אֵ֣ת כָּל־הַמִּדְבָּ֣ר הַגָּדוֹל֩ וְהַנּוֹרָ֨א הַה֜וּא אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֗ם דֶּ֚רֶךְ הַ֣ר הָֽאֱמֹרִ֔י כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ אֹתָ֑נוּ וַנָּבֹ֕א עַ֖ד קָדֵ֥שׁ בַּרְנֵֽעַ׃
Tanrımız Adonay’ın bize buyurduğu gibi Horev’den yola çıktık. Gördüğünüz o büyük ve korkunç çölün tamamını Amorilerin dağlık bölgesine giden yoldan geçip Kadeş-Barnea’ya geldik.
Dilbilgisel çözümleme
Bu okunuşa bağlı kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
that; which; where; when; how; because; for; in that
Dilbilgisel yapı: edat + ilgi parçacığı
Bu yapının kullanımı: 202 kez
HR/TrOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.