Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
that; which; where; when; how; because; for; in that
Dilbilgisel yapı: edat + ilgi parçacığı
Bu yapının kullanımı: 202 kez
Teknik kod
HR/TrTORA’DA KELİME
...e göre, ...uyarınca; nasıl/olduğu gibi; ...dığı zaman
kaaşer okunuşu Tora’da 202 kez, 201 farklı ayette görülür.
Ree natan Adonay eloheha lefaneha et haarets ale reş kaaşer diber Adonay elohe avoteha lah al tira veal tehat.
רְ֠אֵה נָתַ֨ן יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ לְפָנֶ֖יךָ אֶת־הָאָ֑רֶץ עֲלֵ֣ה רֵ֗שׁ כַּאֲשֶׁר֩ דִּבֶּ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י אֲבֹתֶ֙יךָ֙ לָ֔ךְ אַל־תִּירָ֖א וְאַל־תֵּחָֽת׃
Bak, Tanrın Adonay ülkeyi önüne koydu. Atalarının Tanrısı Adonay’ın sana söylediği gibi çık ve onu ele geçir. Korkma, yılma.’
Uvamidbar aşer raita aşer nesaaha Adonay eloheha kaaşer yisa iş et beno behol hadereh aşer halahtem ad boahem ad hamakom haze.
וּבַמִּדְבָּר֙ אֲשֶׁ֣ר רָאִ֔יתָ אֲשֶׁ֤ר נְשָׂאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר יִשָׂא־אִ֖ישׁ אֶת־בְּנ֑וֹ בְּכָל־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר הֲלַכְתֶּ֔ם עַד־בֹּאֲכֶ֖ם עַד־הַמָּק֥וֹם הַזֶּֽה׃
Çölde de gördün: Tanrın Adonay, bir adamın oğlunu taşıdığı gibi seni taşıdı. Buraya gelinceye kadar yürüdüğünüz bütün yol boyunca bunu yaptı.’
Vayetse haemori hayoşev bahar hau likrathem vayirdefu ethem kaaşer taasena hadevorim vayaketu ethem beseir ad harema.
וַיֵּצֵ֨א הָאֱמֹרִ֜י הַיֹּשֵׁ֨ב בָּהָ֤ר הַהוּא֙ לִקְרַאתְכֶ֔ם וַיִּרְדְּפ֣וּ אֶתְכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂ֖ינָה הַדְּבֹרִ֑ים וַֽיַּכְּת֥וּ אֶתְכֶ֛ם בְּשֵׂעִ֖יר עַד־חָרְמָֽה׃
O dağda yaşayan Amoriler karşınıza çıktılar. Arıların yaptığı gibi sizi kovaladılar ve Seir’de Horma’ya kadar sizi bozguna uğrattılar.
Vanefen vanisa hamidbara dereh yam suf kaaşer diber Adonay elay vanasav et har seir yamim rabim.
וַנֵּ֜פֶן וַנִּסַּ֤ע הַמִּדְבָּ֙רָה֙ דֶּ֣רֶךְ יַם־ס֔וּף כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וַנָּ֥סָב אֶת־הַר־שֵׂעִ֖יר יָמִ֥ים רַבִּֽים׃ (ס)
Sonra Adonay’ın bana söylediği gibi dönüp Sazlık Denizi yolundan çöle doğru yola çıktık. Uzun süre Seir Dağı’nın çevresinde dolaştık.
Uveseir yaşevu hahorim lefanim uvene esav yiraşum vayaşmidum mipenehem vayeşevu tahtam kaaşer asa yisrael leerets yeruşato aşer natan Adonay lahem.
וּבְשֵׂעִ֞יר יָשְׁב֣וּ הַחֹרִים֮ לְפָנִים֒ וּבְנֵ֧י עֵשָׂ֣ו יִֽירָשׁ֗וּם וַיַּשְׁמִידוּם֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיֵּשְׁב֖וּ תַּחְתָּ֑ם כַּאֲשֶׁ֧ר עָשָׂ֣ה יִשְׂרָאֵ֗ל לְאֶ֙רֶץ֙ יְרֻשָּׁת֔וֹ אֲשֶׁר־נָתַ֥ן יְהוָ֖ה לָהֶֽם׃
Önceden Seir’de Horiler yaşıyordu. Esav oğulları onları yerlerinden ettiler; önlerinden yok edip yerlerine yerleştiler. İsrael’in de Adonay’ın kendilerine verdiği miras ülkesine yaptığı gibi.
Vehayamim aşer halahnu mikadeş barnea ad aşer avarnu et nahal zered şeloşim uşemone şana ad tom kol hador anşe hamilhama mikerev hamahane kaaşer nişba Adonay lahem.
וְהַיָּמִ֞ים אֲשֶׁר־הָלַ֣כְנוּ ׀ מִקָּדֵ֣שׁ בַּרְנֵ֗עַ עַ֤ד אֲשֶׁר־עָבַ֙רְנוּ֙ אֶת־נַ֣חַל זֶ֔רֶד שְׁלֹשִׁ֥ים וּשְׁמֹנֶ֖ה שָׁנָ֑ה עַד־תֹּ֨ם כָּל־הַדּ֜וֹר אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ מִקֶּ֣רֶב הַֽמַּחֲנֶ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהוָ֖ה לָהֶֽם׃
Kadeş-Barnea’dan yola çıktığımız zamandan Zered Vadisi’ni geçtiğimiz zamana kadar otuz sekiz yıl geçti. Adonay’ın onlara yemin ettiği gibi, o savaşçı kuşağın tamamı ordugâhtan silinmişti.
Kaaşer asa livne esav hayoşevim beseir aşer hişmid et hahori mipenehem vayiraşum vayeşevu tahtam ad hayom haze.
כַּאֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ לִבְנֵ֣י עֵשָׂ֔ו הַיֹּשְׁבִ֖ים בְּשֵׂעִ֑יר אֲשֶׁ֨ר הִשְׁמִ֤יד אֶת־הַחֹרִי֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיִּֽירָשֻׁם֙ וַיֵּשְׁב֣וּ תַחְתָּ֔ם עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Seir’de yaşayan Esav oğulları için yaptığı gibi: Horileri onların önünden yok etmişti. Onları yerlerinden edip bugüne kadar yerlerine yerleştiler.
Kaaşer asu li bene esav hayoşevim beseir vehamoavim hayoşevim bear ad aşer eevor et hayarden el haarets aşer Adonay elohenu noten lanu.
כַּאֲשֶׁ֨ר עָֽשׂוּ־לִ֜י בְּנֵ֣י עֵשָׂ֗ו הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֵׂעִ֔יר וְהַמּ֣וֹאָבִ֔ים הַיֹּשְׁבִ֖ים בְּעָ֑ר עַ֤ד אֲשֶֽׁר־אֶֽעֱבֹר֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ נֹתֵ֥ן לָֽנוּ׃
Seir’de yaşayan Esav oğulları ve Ar’da yaşayan Moavlıların bana yaptığı gibi yap. Yarden’i geçip Tanrımız Adonay’ın bize verdiği ülkeye ulaşıncaya kadar.’
Vayomer Adonay elay al tira oto ki veyadeha natati oto veet kol amo veet artso veasita lo kaaşer asita lesihon meleh haemori aşer yoşev beheşbon.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֵלַי֙ אַל־תִּירָ֣א אֹת֔וֹ כִּ֣י בְיָדְךָ֞ נָתַ֧תִּי אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־עַמּ֖וֹ וְאֶת־אַרְצ֑וֹ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתָ לְסִיחֹן֙ מֶ֣לֶךְ הָֽאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יוֹשֵׁ֖ב בְּחֶשְׁבּֽוֹן׃
Adonay bana şöyle dedi: ‘Ondan korkma; onu, bütün halkını ve ülkesini senin eline verdim. Heşbon’da yaşayan Amorilerin kralı Sihon’a yaptığını ona da yapacaksın.’
Vanaharem otam kaaşer asinu lesihon meleh heşbon haharem kol ir metim hanaşim vehataf.
וַנַּחֲרֵ֣ם אוֹתָ֔ם כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔ינוּ לְסִיחֹ֖ן מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֑וֹן הַחֲרֵם֙ כָּל־עִ֣יר מְתִ֔ם הַנָּשִׁ֖ים וְהַטָּֽף׃
Heşbon kralı Sihon’a yaptığımız gibi onları tamamen yok ettik. Her şehri erkekleri, kadınları ve çocuklarıyla yok ettik.
Ree limadti ethem hukim umişpatim kaaşer tsivani Adonay elohay laasot ken bekerev haarets aşer atem baim şama leriştah.
רְאֵ֣ה ׀ לִמַּ֣דְתִּי אֶתְכֶ֗ם חֻקִּים֙ וּמִשְׁפָּטִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י לַעֲשׂ֣וֹת כֵּ֔ן בְּקֶ֣רֶב הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם בָּאִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Bakın, Tanrım Adonay’ın bana buyurduğu gibi size kurallar ve hükümler öğrettim. Mülk edinmek için gireceğiniz ülkede bunları uygulayacaksınız.
Haşama am kol Elohim medaber mitoh haeş kaaşer şamata ata vayehi.
הֲשָׁ֣מַֽע עָם֩ ק֨וֹל אֱלֹהִ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כַּאֲשֶׁר־שָׁמַ֥עְתָּ אַתָּ֖ה וַיֶּֽחִי׃
Senin duyduğun gibi, ateşin içinden konuşan Tanrı’nın sesini duyup da yaşamış bir halk var mı?
Şamor et yom haşabat lekadeşo kaaşer tsiveha Adonay eloheha.
שָׁמ֣֛וֹר אֶת־י֥וֹם֩ הַשַׁבָּ֖֨ת לְקַדְּשׁ֑֜וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוְּךָ֖֣ ׀ יְהוָ֥֣ה אֱלֹהֶֽ֗יךָ
Tanrın Adonay’ın sana buyurduğu gibi Şabat gününü kutsal kılmak üzere gözet.
Kabed et aviha veet imeha kaaşer tsiveha Adonay eloheha lemaan yaarihun yameha ulemaan yitav lah al haadama aşer Adonay eloheha noten lah.
כַּבֵּ֤ד אֶת־אָבִ֙יךָ֙ וְאֶת־אִמֶּ֔ךָ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוְּךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ לְמַ֣עַן ׀ יַאֲרִיכֻ֣ן יָמֶ֗יךָ וּלְמַ֙עַן֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ עַ֚ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃ (ס)
Tanrın Adonay’ın sana buyurduğu gibi babana ve annene saygı göster. Böylece Tanrın Adonay’ın sana verdiği toprakta günlerin uzun olsun ve iyilik bulasın.
Uşemartem laasot kaaşer tsiva Adonay elohehem ethem lo tasuru yamin usemol.
וּשְׁמַרְתֶּ֣ם לַעֲשׂ֔וֹת כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם אֶתְכֶ֑ם לֹ֥א תָסֻ֖רוּ יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאל׃
Tanrınız Adonay’ın size buyurduğu gibi yapmaya dikkat edin; sağa ya da sola sapmayın.
Veşamata yisrael veşamarta laasot aşer yitav leha vaaşer tirbun meod kaaşer diber Adonay elohe avoteha lah erets zavat halav udevaş.
וְשָׁמַעְתָּ֤ יִשְׂרָאֵל֙ וְשָׁמַרְתָּ֣ לַעֲשׂ֔וֹת אֲשֶׁר֙ יִיטַ֣ב לְךָ֔ וַאֲשֶׁ֥ר תִּרְבּ֖וּן מְאֹ֑ד כַּאֲשֶׁר֩ דִּבֶּ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֤י אֲבֹתֶ֙יךָ֙ לָ֔ךְ אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃ (פ)
Dinle, İsrael, ve uygulamaya dikkat et. Böylece iyilik bulasın ve atalarının Tanrısı Adonay’ın sana söylediği gibi, süt ve bal akan ülkede çok çoğalasınız.
Lo tenasu et Adonay elohehem kaaşer nisitem bamasa.
לֹ֣א תְנַסּ֔וּ אֶת־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֥ר נִסִּיתֶ֖ם בַּמַּסָּֽה׃
Massa’da sınadığınız gibi Tanrınız Adonay’ı sınamayacaksınız.
Lahadof et kol oyeveha mipaneha kaaşer diber Adonay.
לַהֲדֹ֥ף אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃ (ס)
Adonay’ın söylediği gibi bütün düşmanlarını önünden kovarak.
Utsedaka tiheye lanu ki nişmor laasot et kol hamitsva hazot lifne Adonay elohenu kaaşer tsivanu.
וּצְדָקָ֖ה תִּֽהְיֶה־לָּ֑נוּ כִּֽי־נִשְׁמֹ֨ר לַעֲשׂ֜וֹת אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֣ה הַזֹּ֗את לִפְנֵ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּֽנוּ׃ (ס)
Tanrımız Adonay’ın önünde, bize buyurduğu gibi bu emrin tamamını yerine getirmeye dikkat edersek bu bizim için doğruluk sayılacaktır.’
Veyadata im levaveha ki kaaşer yeyaser iş et beno Adonay eloheha meyasereka.
וְיָדַעְתָּ֖ עִם־לְבָבֶ֑ךָ כִּ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר יְיַסֵּ֥ר אִישׁ֙ אֶת־בְּנ֔וֹ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מְיַסְּרֶֽךָּ׃
Yüreğinde bil ki bir adam oğlunu nasıl eğitirse Tanrın Adonay da seni öyle eğitiyor.
Veyadata hayom ki Adonay eloheha u haover lefaneha eş ohela u yaşmidem veu yahniem lefaneha vehoraştam vehaavadtam maher kaaşer diber Adonay lah.
וְיָדַעְתָּ֣ הַיּ֗וֹם כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ הֽוּא־הָעֹבֵ֤ר לְפָנֶ֙יךָ֙ אֵ֣שׁ אֹֽכְלָ֔ה ה֧וּא יַשְׁמִידֵ֛ם וְה֥וּא יַכְנִיעֵ֖ם לְפָנֶ֑יךָ וְהֽוֹרַשְׁתָּ֤ם וְהַֽאַבַדְתָּם֙ מַהֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה לָֽךְ׃
Bugün bil ki önünden yakıp bitiren bir ateş gibi geçen Tanrın Adonay’dır. Onları yok edecek, önünde boyun eğdirecek. Adonay’ın sana söylediği gibi onları kovup hızla yok edeceksin.
Vaefen vaered min hahar vaasim et haluhot baaron aşer asiti vayihyu şam kaaşer tsivani Adonay.
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וָֽאָשִׂם֙ אֶת־הַלֻּחֹ֔ת בָּאָר֖וֹן אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי וַיִּ֣הְיוּ שָׁ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָֽה׃
Dönüp dağdan indim ve levhaları yaptığım sandığa koydum. Adonay’ın bana buyurduğu gibi orada kaldılar.
Al ken lo haya lelevi helek venahala im ehav Adonay u nahalato kaaşer diber Adonay eloheha lo.
עַל־כֵּ֞ן לֹֽא־הָיָ֧ה לְלֵוִ֛י חֵ֥לֶק וְנַחֲלָ֖ה עִם־אֶחָ֑יו יְהוָה֙ ה֣וּא נַחֲלָת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לֽוֹ׃
Bu yüzden Levi’nin kardeşleriyle birlikte payı ve mirası yoktur. Tanrın Adonay’ın ona söylediği gibi, onun mirası Adonay’dır.
Lo yityatsev iş bifnehem pahdehem umoraahem yiten Adonay elohehem al pene hol haarets aşer tidrehu vah kaaşer diber lahem.
לֹא־יִתְיַצֵּ֥ב אִ֖ישׁ בִּפְנֵיכֶ֑ם פַּחְדְּכֶ֨ם וּמֽוֹרַאֲכֶ֜ם יִתֵּ֣ן ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם עַל־פְּנֵ֤י כָל־הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדְרְכוּ־בָ֔הּ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר לָכֶֽם׃ (ס)
Kimse karşınızda duramayacak. Tanrınız Adonay, size söylediği gibi, ayak basacağınız bütün ülkeye sizin korkunuzu ve dehşetinizi verecek.
Ki yarhiv Adonay eloheha et gevuleha kaaşer diber lah veamarta ohela vasar ki teave nafşeha leehol basar behol avat nafşeha tohal basar.
כִּֽי־יַרְחִיב֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֥יךָ אֶֽת־גְּבֽוּלְךָ֮ כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר־לָךְ֒ וְאָמַרְתָּ֙ אֹכְלָ֣ה בָשָׂ֔ר כִּֽי־תְאַוֶּ֥ה נַפְשְׁךָ֖ לֶאֱכֹ֣ל בָּשָׂ֑ר בְּכָל־אַוַּ֥ת נַפְשְׁךָ֖ תֹּאכַ֥ל בָּשָֽׂר׃
Tanrın Adonay sana söylediği gibi sınırını genişlettiğinde, canın et yemek istediği için ‘Et yiyeceğim’ dersen, canının istediği kadar et yiyebilirsin.
Ki yirhak mimeha hamakom aşer yivhar Adonay eloheha lasum şemo şam vezavahta mibekareha umitsoneha aşer natan Adonay leha kaaşer tsivitiha veahalta bişareha behol avat nafşeha.
כִּֽי־יִרְחַ֨ק מִמְּךָ֜ הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֨ר יִבְחַ֜ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ לָשׂ֣וּם שְׁמ֣וֹ שָׁם֒ וְזָבַחְתָּ֞ מִבְּקָרְךָ֣ וּמִצֹּֽאנְךָ֗ אֲשֶׁ֨ר נָתַ֤ן יְהוָה֙ לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֖ר צִוִּיתִ֑ךָ וְאָֽכַלְתָּ֙ בִּשְׁעָרֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל אַוַּ֥ת נַפְשֶֽׁךָ׃
Tanrın Adonay’ın adını koymak için seçeceği yer sana uzaksa, Adonay’ın sana verdiği sığırlarından ve davarından sana buyurduğum gibi kesebilir, şehirlerinde canının istediği kadar yiyebilirsin.
Ah kaaşer yeahel et hatsevi veet haayal ken tohelenu hatame vehatahor yahdav yohelenu.
אַ֗ךְ כַּאֲשֶׁ֨ר יֵאָכֵ֤ל אֶֽת־הַצְּבִי֙ וְאֶת־הָ֣אַיָּ֔ל כֵּ֖ן תֹּאכְלֶ֑נּוּ הַטָּמֵא֙ וְהַטָּה֔וֹר יַחְדָּ֖ו יֹאכְלֶֽנּוּ׃
Ancak ceylan ve geyik eti nasıl yenirse onu da öyle yiyeceksin. Arınmamış olanla arınmış olan birlikte yiyebilir.
Velo yidbak beyadeha meuma min haherem lemaan yaşuv Adonay meharon apo venatan leha rahamim verihamha vehirbeha kaaşer nişba laavoteha.
וְלֹֽא־יִדְבַּ֧ק בְּיָדְךָ֛ מְא֖וּמָה מִן־הַחֵ֑רֶם לְמַעַן֩ יָשׁ֨וּב יְהוָ֜ה מֵחֲר֣וֹן אַפּ֗וֹ וְנָֽתַן־לְךָ֤ רַחֲמִים֙ וְרִֽחַמְךָ֣ וְהִרְבֶּ֔ךָ כַּאֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶֽיךָ׃
Yok edilmeye ayrılanlardan hiçbir şey eline yapışmayacak. Böylece Adonay alevlenen öfkesinden dönsün, sana merhamet versin, sana acısın ve atalarına yemin ettiği gibi seni çoğaltsın.
Ki Adonay eloheha berahha kaaşer diber lah vehaavatta goyim rabim veata lo taavot umaşalta begoyim rabim uveha lo yimşolu.
כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בֵּֽרַכְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְהַֽעֲבַטְתָּ֞ גּוֹיִ֣ם רַבִּ֗ים וְאַתָּה֙ לֹ֣א תַעֲבֹ֔ט וּמָֽשַׁלְתָּ֙ בְּגוֹיִ֣ם רַבִּ֔ים וּבְךָ֖ לֹ֥א יִמְשֹֽׁלוּ׃ (ס)
Çünkü Tanrın Adonay, sana söylediği gibi seni bereketlendirecek. Birçok ulusa borç vereceksin, kendin borç almayacaksın. Birçok ulusa egemen olacaksın, onlar sana egemen olmayacak.
Veasita hag şavuot ladonay eloheha misat nidvat yadeha aşer titen kaaşer yevarehha Adonay eloheha.
וְעָשִׂ֜יתָ חַ֤ג שָׁבֻעוֹת֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ מִסַּ֛ת נִדְבַ֥ת יָדְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר תִּתֵּ֑ן כַּאֲשֶׁ֥ר יְבָרֶכְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay için Şavuot Bayramı'nı kutlayacaksın; Tanrın Adonay'ın seni bereketlendirdiği ölçüde, gönlünden kopan armağanı sunacaksın.
Venahala lo yiheye lo bekerev ehav Adonay u nahalato kaaşer diber lo.
וְנַחֲלָ֥ה לֹא־יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ בְּקֶ֣רֶב אֶחָ֑יו יְהוָה֙ ה֣וּא נַחֲלָת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לֽוֹ׃ (ס)
Levi'nin kardeşlerinin arasında bir mirası olmayacak. Ona söylediği gibi, Adonay onun mirasıdır.
Veim yarhiv Adonay eloheha et gevulha kaaşer nişba laavoteha venatan leha et kol haarets aşer diber latet laavoteha.
וְאִם־יַרְחִ֞יב יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֶת־גְּבֻ֣לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶ֑יךָ וְנָ֤תַן לְךָ֙ אֶת־כָּל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר לָתֵ֥ת לַאֲבֹתֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay atalarına yemin ettiği gibi sınırlarını genişletir, atalarına vermeyi söylediği bütün ülkeyi sana verirse,
Vaasitem lo kaaşer zamam laasot leahiv uviarta hara mikirbeha.
וַעֲשִׂ֣יתֶם ל֔וֹ כַּאֲשֶׁ֥ר זָמַ֖ם לַעֲשׂ֣וֹת לְאָחִ֑יו וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃
kardeşine yapmayı tasarladığını ona yapacaksınız. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Ki haharem taharimem hahiti vehaemori hakenaani vehaperizi hahivi vehayevusi kaaşer tsiveha Adonay eloheha.
כִּֽי־הַחֲרֵ֣ם תַּחֲרִימֵ֗ם הַחִתִּ֤י וְהָאֱמֹרִי֙ הַכְּנַעֲנִ֣י וְהַפְּרִזִּ֔י הַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִ֑י כַּאֲשֶׁ֥ר צִוְּךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay'ın sana buyurduğu gibi Hiti, Emori, Kenaani, Perizi, Hivi ve Yevusi halklarını bütünüyle yok edeceksin.
Velanaara lo taase davar en lanaara het mavet ki kaaşer yakum iş al reeu uretsaho nefeş ken hadavar haze.
ולנער [וְלַֽנַּעֲרָה֙] לֹא־תַעֲשֶׂ֣ה דָבָ֔ר אֵ֥ין לנער [לַֽנַּעֲרָ֖ה] חֵ֣טְא מָ֑וֶת כִּ֡י כַּאֲשֶׁר֩ יָק֨וּם אִ֤ישׁ עַל־רֵעֵ֙הוּ֙ וּרְצָח֣וֹ נֶ֔פֶשׁ כֵּ֖ן הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃
Genç kadına hiçbir şey yapmayacaksın. Genç kadının ölüm cezasını gerektiren bir günahı yoktur. Çünkü bu olay, bir adamın başka birine saldırıp onu öldürmesine benzer.
Motsa sefateha tişmor veasita kaaşer nadarta ladonay eloheha nedava aşer dibarta befiha.
מוֹצָ֥א שְׂפָתֶ֖יךָ תִּשְׁמֹ֣ר וְעָשִׂ֑יתָ כַּאֲשֶׁ֨ר נָדַ֜רְתָּ לַיהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נְדָבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ בְּפִֽיךָ׃ (ס)
Dudaklarından çıkanı tutup yerine getireceksin. Tanrın Adonay'a gönüllü olarak adadığın şeyi, ağzınla söylediğin gibi yapacaksın.
Hişamer benega hatsaraat lişmor meod velaasot kehol aşer yoru ethem hakohanim haleviyim kaaşer tsivitim tişmeru laasot.
הִשָּׁ֧מֶר בְּנֶֽגַע־הַצָּרַ֛עַת לִשְׁמֹ֥ר מְאֹ֖ד וְלַעֲשׂ֑וֹת כְּכֹל֩ אֲשֶׁר־יוֹר֨וּ אֶתְכֶ֜ם הַכֹּהֲנִ֧ים הַלְוִיִּ֛ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוִּיתִ֖ם תִּשְׁמְר֥וּ לַעֲשֽׂוֹת׃ (ס)
Tsaraat belirtisi konusunda çok dikkatli ol. Levi soyundan kohenlerin size öğretecekleri her şeyi özenle yerine getirin. Onlara buyurduğum gibi yapmaya dikkat edin.
Haşkifa mimeon kodşeha min haşamayim uvareh et ameha et yisrael veet haadama aşer natata lanu kaaşer nişbata laavotenu erets zavat halav udevaş.
הַשְׁקִיפָה֩ מִמְּע֨וֹן קָדְשְׁךָ֜ מִן־הַשָּׁמַ֗יִם וּבָרֵ֤ךְ אֶֽת־עַמְּךָ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֵת֙ הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תָּה לָ֑נוּ כַּאֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֙עְתָּ֙ לַאֲבֹתֵ֔ינוּ אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃ (ס)
Kutsal konutundan, göklerden bak; halkın İsrael'i ve bize verdiğin toprağı, atalarımıza yemin ettiğin gibi süt ve bal akan ülkeyi bereketlendir.'
Vadonay heemireha hayom lihyot lo leam segula kaaşer diber lah velişmor kol mitsvotav.
וַֽיהוָ֞ה הֶאֱמִֽירְךָ֣ הַיּ֗וֹם לִהְי֥וֹת לוֹ֙ לְעַ֣ם סְגֻלָּ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְלִשְׁמֹ֖ר כָּל־מִצְוֺתָֽיו׃
Adonay da bugün, sana söylediği gibi, Onun özel halkı olacağını ve bütün buyruklarını gözeteceğini ilan etti.
Uletiteha elyon al kol hagoyim aşer asa lithila uleşem uletifaret veliheyoteha am kadoş ladonay eloheha kaaşer diber.
וּֽלְתִתְּךָ֣ עֶלְי֗וֹן עַ֤ל כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה לִתְהִלָּ֖ה וּלְשֵׁ֣ם וּלְתִפְאָ֑רֶת וְלִֽהְיֹתְךָ֧ עַם־קָדֹ֛שׁ לַיהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר׃ (ס)
Seni övgüde, ünde ve görkemde yarattığı bütün ulusların üstüne çıkaracağını ve söylediği gibi Tanrın Adonay için kutsal bir halk olacağını bildirdi.
Vehatavta alehen et kol divre hatora hazot beavereha lemaan aşer tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten leha erets zavat halav udevaş kaaşer diber Adonay elohe avoteha lah.
וְכָתַבְתָּ֣ עֲלֵיהֶ֗ן אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֛י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את בְּעָבְרֶ֑ךָ לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ תָּבֹ֨א אֶל־הָאָ֜רֶץ אֲֽשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֣יךָ ׀ נֹתֵ֣ן לְךָ֗ אֶ֣רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־אֲבֹתֶ֖יךָ לָֽךְ׃
Geçtiğinde bu Tora'nın bütün sözlerini onların üzerine yazacaksın. Böylece Tanrın Adonay'ın sana verdiği süt ve bal akan ülkeye, atalarının Tanrısı Adonay'ın sana söylediği gibi gireceksin.
Yekimeha Adonay lo leam kadoş kaaşer nişeba lah ki tişmor et mitsvot Adonay eloheha vehalahta bidrahav.
יְקִֽימְךָ֨ יְהוָ֥ה לוֹ֙ לְעַ֣ם קָד֔וֹשׁ כַּאֲשֶׁ֖ר נִֽשְׁבַּֽע־לָ֑ךְ כִּ֣י תִשְׁמֹ֗ר אֶת־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֖ בִּדְרָכָֽיו׃
Tanrın Adonay'ın buyruklarını gözetir ve Onun yollarında yürürsen, Adonay sana yemin ettiği gibi seni Kendisine kutsal bir halk yapacak.
Vehayita memaşeş batsohorayim kaaşer yemaşeş haiver baafela velo tatsliah et deraheha vehayita ah aşuk vegazul kol hayamim veen moşia.
וְהָיִ֜יתָ מְמַשֵּׁ֣שׁ בַּֽצָּהֳרַ֗יִם כַּאֲשֶׁ֨ר יְמַשֵּׁ֤שׁ הָעִוֵּר֙ בָּאֲפֵלָ֔ה וְלֹ֥א תַצְלִ֖יחַ אֶת־דְּרָכֶ֑יךָ וְהָיִ֜יתָ אַ֣ךְ עָשׁ֧וּק וְגָז֛וּל כָּל־הַיָּמִ֖ים וְאֵ֥ין מוֹשִֽׁיעַ׃
Körün karanlıkta el yordamıyla dolaştığı gibi öğle vakti el yordamıyla dolaşacaksın. Yollarında başarıya ulaşamayacaksın. Her zaman ezilip soyulacaksın; seni kurtaracak kimse olmayacak.
Yisa Adonay aleha goy merahok miktse haarets kaaşer yide hanaşer goy aşer lo tişma leşono.
יִשָּׂ֣א יְהוָה֩ עָלֶ֨יךָ גּ֤וֹי מֵרָחוֹק֙ מִקְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ כַּאֲשֶׁ֥ר יִדְאֶ֖ה הַנָּ֑שֶׁר גּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹא־תִשְׁמַ֖ע לְשֹׁנֽוֹ׃
Adonay üzerine uzaktan, yeryüzünün ucundan, kartalın süzülüşü gibi bir ulus getirecek; dilini anlamadığın bir ulus.
Vehaya kaaşer sas Adonay alehem lehetiv ethem uleharbot ethem ken yasis Adonay alehem lehaavid ethem ulehaşmid ethem venisahtem meal haadama aşer ata va şama leriştah.
וְ֠הָיָה כַּאֲשֶׁר־שָׂ֨שׂ יְהוָ֜ה עֲלֵיכֶ֗ם לְהֵיטִ֣יב אֶתְכֶם֮ וּלְהַרְבּ֣וֹת אֶתְכֶם֒ כֵּ֣ן יָשִׂ֤ישׂ יְהוָה֙ עֲלֵיכֶ֔ם לְהַאֲבִ֥יד אֶתְכֶ֖ם וּלְהַשְׁמִ֣יד אֶתְכֶ֑ם וְנִסַּחְתֶּם֙ מֵעַ֣ל הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Adonay size iyilik etmekten ve sizi çoğaltmaktan nasıl sevinç duyduysa, sizi ortadan kaldırıp yok etmekle de başkalarını sevindirecek. Mülk edinmek için girdiğin topraktan sökülüp atılacaksınız.
Lemaan hakim oteha hayom lo leam veu yiheye leha lelohim kaaşer diber lah vehaaşer nişba laavoteha leavraham leyitshak uleyaakov.
לְמַ֣עַן הָקִֽים־אֹתְךָ֩ הַיּ֨וֹם ׀ ל֜וֹ לְעָ֗ם וְה֤וּא יִֽהְיֶה־לְּךָ֙ לֵֽאלֹהִ֔ים כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְכַאֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּע֙ לַאֲבֹתֶ֔יךָ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃
Sana söylediği ve ataların Avraam'a, Yitshak'a ve Yaakov'a yemin ettiği gibi, bugün seni Kendisine halk olarak kurmak ve senin Tanrın olmak için.
Vehotireha Adonay eloheha behol maase yadeha bifri vitneha uvifri vehemteha uvifri admateha letova ki yaşuv Adonay lasus aleha letov kaaşer sas al avoteha.
וְהוֹתִֽירְךָ֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ בְּכֹ֣ל ׀ מַעֲשֵׂ֣ה יָדֶ֗ךָ בִּפְרִ֨י בִטְנְךָ֜ וּבִפְרִ֧י בְהֶמְתְּךָ֛ וּבִפְרִ֥י אַדְמָתְךָ֖ לְטוֹבָ֑ה כִּ֣י ׀ יָשׁ֣וּב יְהוָ֗ה לָשׂ֤וּשׂ עָלֶ֙יךָ֙ לְט֔וֹב כַּאֲשֶׁר־שָׂ֖שׂ עַל־אֲבֹתֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay, elinin bütün işlerinde, rahminin ürününde, hayvanlarının yavrularında ve toprağının ürününde sana bolluk ve iyilik verecek. Çünkü Adonay atalarına iyilik etmekten sevinç duyduğu gibi, sana iyilik etmekten yeniden sevinç duyacak.
Adonay eloheha u over lefaneha u yaşmid et hagoyim haele milefaneha viriştam yehoşua u over lefaneha kaaşer diber Adonay.
יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ ה֣וּא ׀ עֹבֵ֣ר לְפָנֶ֗יךָ הֽוּא־יַשְׁמִ֞יד אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֛לֶּה מִלְּפָנֶ֖יךָ וִֽירִשְׁתָּ֑ם יְהוֹשֻׁ֗עַ ה֚וּא עֹבֵ֣ר לְפָנֶ֔יךָ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר יְהוָֽה׃
Önünden geçen Tanrın Adonay'dır. Bu ulusları önünden O yok edecek ve sen onların topraklarını alacaksın. Adonay'ın söylediği gibi, önünden geçecek olan Yeoşua'dır.
Veasa Adonay lahem kaaşer asa lesihon uleog malhe haemori uleartsam aşer hişmid otam.
וְעָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לָהֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֗ה לְסִיח֥וֹן וּלְע֛וֹג מַלְכֵ֥י הָאֱמֹרִ֖י וּלְאַרְצָ֑ם אֲשֶׁ֥ר הִשְׁמִ֖יד אֹתָֽם׃
Adonay, Emori kralları Sihon ve Og'a ve onların ülkesine yaptığı, onları yok ettiği gibi bunlara da yapacak.
Umut bahar aşer ata ole şama veheasef el ameha kaaşer met aharon ahiha behor hahar vayeasef el amav.
וּמֻ֗ת בָּהָר֙ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ עֹלֶ֣ה שָׁ֔מָּה וְהֵאָסֵ֖ף אֶל־עַמֶּ֑יךָ כַּֽאֲשֶׁר־מֵ֞ת אַהֲרֹ֤ן אָחִ֙יךָ֙ בְּהֹ֣ר הָהָ֔ר וַיֵּאָ֖סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃
Çıkacağın dağda öl ve halkına katıl; kardeşin Aaron'un Hor Dağı'nda ölüp halkına katıldığı gibi.
Dilbilgisel çözümleme
Bu okunuşa bağlı kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
that; which; where; when; how; because; for; in that
Dilbilgisel yapı: edat + ilgi parçacığı
Bu yapının kullanımı: 202 kez
HR/TrOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.