İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

hi

Bu okunuş biçimi Tora’da 143 kez, 134 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit44 kullanım41 ayet
  • Şemot8 kullanım7 ayet
  • Vayikra63 kullanım59 ayet
  • Bamidbar16 kullanım16 ayet
  • Devarim12 kullanım11 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim הִ֛וא

Lemma הוּא

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: o; eril tekil üçüncü kişi zamiri

Biçim: kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 127 kullanım

Teknik kodHPp3fs

İbranice biçim הִיא

Lemma הוּא

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: o; eril tekil üçüncü kişi zamiri

Biçim: kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 8 kullanım

Teknik kodHPp3fs

İbranice biçim כִֽי

Lemma כִּי

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: ki; ...dığı/-diği; bağlayıcı parçacık

Biçim: bağlaç

Bu çözümleme: 7 kullanım

Teknik kodHC

İbranice biçim הִֽוא

Lemma הוּא

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: o; eril tekil üçüncü kişi zamiri

Biçim: kişi zamiri, 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHPp3ms

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Vayikra 5:3

    O hi yiga betumat adam lehol tumato aşer yitma bah venelam mimenu veu yada veaşem.

    א֣וֹ כִ֤י יִגַּע֙ בְּטֻמְאַ֣ת אָדָ֔ם לְכֹל֙ טֻמְאָת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יִטְמָ֖א בָּ֑הּ וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא יָדַ֖ע וְאָשֵֽׁם׃

    Ya da insanı arınmamış kılan herhangi bir insan kirliliğine dokunur, bunun farkında olmaz ama sonradan öğrenirse suçlu olur.

  2. Vayikra 5:5

    Vehaya hi yeşam leahat meele vehitvada aşer hata aleha.

    וְהָיָ֥ה כִֽי־יֶאְשַׁ֖ם לְאַחַ֣ת מֵאֵ֑לֶּה וְהִ֨תְוַדָּ֔ה אֲשֶׁ֥ר חָטָ֖א עָלֶֽיהָ׃

    Bunlardan biri nedeniyle suçlu olduğunda, hangi konuda günah işlediğini itiraf edecek.

  3. Vayikra 5:11

    Veim lo tasig yado lişte torim o lişne vene yona vehevi et korbano aşer hata asirit haefa solet lehatat lo yasim aleha şemen velo yiten aleha levona ki hatat hi.

    וְאִם־לֹא֩ תַשִּׂ֨יג יָד֜וֹ לִשְׁתֵּ֣י תֹרִ֗ים אוֹ֮ לִשְׁנֵ֣י בְנֵי־יוֹנָה֒ וְהֵבִ֨יא אֶת־קָרְבָּנ֜וֹ אֲשֶׁ֣ר חָטָ֗א עֲשִׂירִ֧ת הָאֵפָ֛ה סֹ֖לֶת לְחַטָּ֑את לֹא־יָשִׂ֨ים עָלֶ֜יהָ שֶׁ֗מֶן וְלֹא־יִתֵּ֤ן עָלֶ֙יהָ֙ לְבֹנָ֔ה כִּ֥י חַטָּ֖את הִֽיא׃

    Gücü iki kumruya ya da iki genç güvercine yetmiyorsa işlediği günah için sunusu olarak efanın onda biri kadar ince unu günah sunusu olarak getirecek. Üzerine yağ koymayacak, günlük de eklemeyecek; çünkü bu bir günah sunusudur.

  4. Vayikra 5:12

    Veheviah el hakohen vekamats hakohen mimena melo kumtso et azkarata vehiktir hamizbeha al işe Adonay hatat hi.

    וֶהֱבִיאָהּ֮ אֶל־הַכֹּהֵן֒ וְקָמַ֣ץ הַכֹּהֵ֣ן ׀ מִ֠מֶּנָּה מְל֨וֹא קֻמְצ֜וֹ אֶת־אַזְכָּרָתָה֙ וְהִקְטִ֣יר הַמִּזְבֵּ֔חָה עַ֖ל אִשֵּׁ֣י יְהוָ֑ה חַטָּ֖את הִֽוא׃

    Onu kâhine getirecek. Kâhin ondan anımsatma payı olarak bir avuç dolusu alıp sunakta, Adonay’a ateşle sunulan sunuların üzerinde yakacak. Bu bir günah sunusudur.

  5. Vayikra 6:2

    Tsav et aharon veet banav lemor zot torat haola hi haola al mokeda al hamizbeah kol halayla ad haboker veeş hamizbeah tukad bo.

    צַ֤ו אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֣יו לֵאמֹ֔ר זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הָעֹלָ֑ה הִ֣וא הָעֹלָ֡ה עַל֩ מוֹקְדָ֨ה עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ כָּל־הַלַּ֙יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וְאֵ֥שׁ הַמִּזְבֵּ֖חַ תּ֥וּקַד בּֽוֹ׃

    “Aaron’a ve oğullarına şu buyruğu ver: Bütünüyle yakılan sununun kuralı şudur: Bu sunu bütün gece, sabaha kadar sunağın üzerindeki ateşin üzerinde kalacak; sunağın ateşi orada yanacak.

  6. Vayikra 6:10

    Lo teafe hamets helkam natati otah meişay kodeş kadaşim hi kahatat vehaaşam.

    לֹ֤א תֵאָפֶה֙ חָמֵ֔ץ חֶלְקָ֛ם נָתַ֥תִּי אֹתָ֖הּ מֵאִשָּׁ֑י קֹ֤דֶשׁ קָֽדָשִׁים֙ הִ֔וא כַּחַטָּ֖את וְכָאָשָֽׁם׃

    Mayalı pişirilmeyecek. Ateşle sunulan sunularımdan bunu onların payı olarak verdim. Günah sunusu ve suç sunusu gibi bu da en kutsal sunulardandır.

  7. Vayikra 6:18

    Daber el aharon veel banav lemor zot torat hahatat bimkom aşer tişahet haola tişahet hahatat lifne Adonay kodeş kadaşim hi.

    דַּבֵּ֤ר אֶֽל־אַהֲרֹן֙ וְאֶל־בָּנָ֣יו לֵאמֹ֔ר זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הַֽחַטָּ֑את בִּמְק֡וֹם אֲשֶׁר֩ תִּשָּׁחֵ֨ט הָעֹלָ֜ה תִּשָּׁחֵ֤ט הַֽחַטָּאת֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִֽוא׃

    “Aaron’a ve oğullarına şöyle söyle: Günah sunusunun kuralı şudur: Bütünüyle yakılan sununun kesildiği yerde, Adonay’ın önünde günah sunusu da kesilecek. Bu, en kutsal sunulardandır.

  8. Vayikra 6:22

    Kol zahar bakohanim yohal otah kodeş kadaşim hi.

    כָּל־זָכָ֥ר בַּכֹּהֲנִ֖ים יֹאכַ֣ל אֹתָ֑הּ קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִֽוא׃

    Kâhinler arasındaki bütün erkekler bundan yiyebilir. Bu, en kutsal sunulardandır.

  9. Vayikra 10:12

    Vayedaber moşe el aharon veel elazar veel itamar banav hanotarim kehu et haminha hanoteret meişe Adonay veihluha matsot etsel hamizbeah ki kodeş kadaşim hi.

    וַיְדַבֵּ֨ר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן וְאֶ֣ל אֶ֠לְעָזָר וְאֶל־אִ֨יתָמָ֥ר ׀ בָּנָיו֮ הַנּֽוֹתָרִים֒ קְח֣וּ אֶת־הַמִּנְחָ֗ה הַנּוֹתֶ֙רֶת֙ מֵאִשֵּׁ֣י יְהוָ֔ה וְאִכְל֥וּהָ מַצּ֖וֹת אֵ֣צֶל הַמִּזְבֵּ֑חַ כִּ֛י קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִֽוא׃

    Moşe, Aaron’a ve sağ kalan oğulları Elazar ile İtamar’a şöyle dedi: “Adonay’a ateşle sunulan sunulardan kalan tahıl sunusunu alın; onu sunağın yanında mayasız olarak yiyin. Çünkü bu, en kutsal sunulardandır.

  10. Vayikra 10:13

    Vaahaltem otah bemakom kadoş ki hakeha vehok baneha hi meişe Adonay ki hen tsuveti.

    וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתָהּ֙ בְּמָק֣וֹם קָדֹ֔שׁ כִּ֣י חָקְךָ֤ וְחָק־בָּנֶ֙יךָ֙ הִ֔וא מֵאִשֵּׁ֖י יְהוָ֑ה כִּי־כֵ֖ן צֻוֵּֽיתִי׃

    Onu kutsal bir yerde yiyeceksiniz. Çünkü Adonay’a ateşle sunulan sunulardan senin ve oğullarının hakkı budur; bana böyle buyruldu.

  11. Vayikra 10:17

    Madua lo ahaltem et hahatat bimkom hakodeş ki kodeş kadaşim hi veotah natan lahem laset et avon haeda lehaper alehem lifne Adonay.

    מַדּ֗וּעַ לֹֽא־אֲכַלְתֶּ֤ם אֶת־הַֽחַטָּאת֙ בִּמְק֣וֹם הַקֹּ֔דֶשׁ כִּ֛י קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִ֑וא וְאֹתָ֣הּ ׀ נָתַ֣ן לָכֶ֗ם לָשֵׂאת֙ אֶת־עֲוֺ֣ן הָעֵדָ֔ה לְכַפֵּ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    “Günah sunusunu neden kutsal yerde yemediniz? O, en kutsal sunulardandır. Adonay onu size, topluluğun suçunu kaldırmak ve Adonay’ın önünde onlar için kefaret sağlamak üzere verdi.

  12. Vayikra 11:6

    Bu ayette 2 kez

    Veet haarnevet ki maalat gera hi ufarsa lo hifrisa temea hi lahem.

    וְאֶת־הָאַרְנֶ֗בֶת כִּֽי־מַעֲלַ֤ת גֵּרָה֙ הִ֔וא וּפַרְסָ֖ה לֹ֣א הִפְרִ֑יסָה טְמֵאָ֥ה הִ֖וא לָכֶֽם׃

    Tavşanı; çünkü geviş getirir ama tırnağı yarık değildir. Sizin için arınmamış sayılır.

  13. Vayikra 11:26

    Lehol habehema aşer hi mafreset parsa veşesa enena şosaat vegera enena maala temeim hem lahem kol hanogea bahem yitma.

    לְֽכָל־הַבְּהֵמָ֡ה אֲשֶׁ֣ר הִוא֩ מַפְרֶ֨סֶת פַּרְסָ֜ה וְשֶׁ֣סַע ׀ אֵינֶ֣נָּה שֹׁסַ֗עַת וְגֵרָה֙ אֵינֶ֣נָּה מַעֲלָ֔ה טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶ֑ם כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּהֶ֖ם יִטְמָֽא׃

    Tırnağı yarık olmakla birlikte tamamen ikiye ayrılmamış olan ve geviş getirmeyen bütün hayvanlar sizin için arınmamış sayılır. Onlara dokunan herkes arınmamış duruma gelir.

  14. Vayikra 11:39

    Vehi yamut min habehema aşer hi lahem leohla hanogea benivlatah yitma ad haarev.

    וְכִ֤י יָמוּת֙ מִן־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁר־הִ֥יא לָכֶ֖ם לְאָכְלָ֑ה הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖הּ יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Yemenize izin verilen hayvanlardan biri ölürse onun leşine dokunan kişi akşama kadar arınmamış olacak.

  15. Vayikra 13:4

    Veim baheret levana hi beor besaro veamok en mareha min haor useara lo hafah lavan vehisgir hakohen et hanega şivat yamim.

    וְאִם־בַּהֶרֶת֩ לְבָנָ֨ה הִ֜וא בְּע֣וֹר בְּשָׂר֗וֹ וְעָמֹק֙ אֵין־מַרְאֶ֣הָ מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖ה לֹא־הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְהִסְגִּ֧יר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַנֶּ֖גַע שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Derisindeki parlak leke beyazsa ama deriden daha derinde görünmüyorsa ve içindeki kıllar beyaza dönmemişse kâhin belirtili kişiyi yedi gün ayrı tutacak.

  16. Vayikra 13:6

    Veraa hakohen oto bayom haşevii şenit vehine keha hanega velo fasa hanega baor vetiharo hakohen mispahat hi vehibes begadav vetaher.

    וְרָאָה֩ הַכֹּהֵ֨ן אֹת֜וֹ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִי֮ שֵׁנִית֒ וְהִנֵּה֙ כֵּהָ֣ה הַנֶּ֔גַע וְלֹא־פָשָׂ֥ה הַנֶּ֖גַע בָּע֑וֹר וְטִהֲר֤וֹ הַכֹּהֵן֙ מִסְפַּ֣חַת הִ֔יא וְכִבֶּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָהֵֽר׃

    Kâhin ikinci kez yedinci gün onu inceleyecek. Belirti solmuş ve deriye yayılmamışsa kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek. Bu bir döküntüdür. O kişi giysilerini yıkayacak ve arınmış olacak.

  17. Vayikra 13:8

    Veraa hakohen vehine paseta hamispahat baor vetimeo hakohen tsaraat hi.

    וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה פָּשְׂתָ֥ה הַמִּסְפַּ֖חַת בָּע֑וֹר וְטִמְּא֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן צָרַ֥עַת הִֽוא׃ (פ)

    Kâhin inceleyecek; döküntü deriye yayılmışsa arınmamış olduğuna hükmedecek. Bu tsaraattır.

  18. Vayikra 13:11

    Tsaraat noşenet hi beor besaro vetimeo hakohen lo yasgirenu ki tame u.

    צָרַ֨עַת נוֹשֶׁ֤נֶת הִוא֙ בְּע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ וְטִמְּא֖וֹ הַכֹּהֵ֑ן לֹ֣א יַסְגִּרֶ֔נּוּ כִּ֥י טָמֵ֖א הֽוּא׃

    bu, bedeninin derisinde yerleşmiş tsaraattır. Kâhin arınmamış olduğuna hükmedecek. Onu ayrı tutup beklemeyecek; çünkü arınmamıştır.

  19. Vayikra 13:16

    O hi yaşuv habasar hahay venehpah lelavan uva el hakohen.

    א֣וֹ כִ֥י יָשׁ֛וּב הַבָּשָׂ֥ר הַחַ֖י וְנֶהְפַּ֣ךְ לְלָבָ֑ן וּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן׃

    Canlı et yeniden beyaza dönerse o kişi kâhine gelecek.

  20. Vayikra 13:20

    Veraa hakohen vehine mareha şafal min haor usearah hafah lavan vetimeo hakohen nega tsaraat hi başehin paraha.

    וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה מַרְאֶ֙הָ֙ שָׁפָ֣ל מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖הּ הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְטִמְּא֧וֹ הַכֹּהֵ֛ן נֶֽגַע־צָרַ֥עַת הִ֖וא בַּשְּׁחִ֥ין פָּרָֽחָה׃

    Kâhin inceleyecek. Leke deriden daha aşağıda görünüyorsa ve içindeki kıllar beyaza dönmüşse kâhin o kişinin arınmamış olduğuna hükmedecek. Bu, çıbanın yerinde ortaya çıkmış bir tsaraat belirtisidir.

  21. Vayikra 13:22

    Veim paso tifse baor vetime hakohen oto nega hi.

    וְאִם־פָּשֹׂ֥ה תִפְשֶׂ֖ה בָּע֑וֹר וְטִמֵּ֧א הַכֹּהֵ֛ן אֹת֖וֹ נֶ֥גַע הִֽוא׃

    Leke deriye yayılırsa kâhin onun arınmamış olduğuna hükmedecek. Bu, arınmamış kılan bir belirtidir.

  22. Vayikra 13:23

    Veim tahteha taamod habaheret lo fasata tsarevet haşehin hi vetiharo hakohen.

    וְאִם־תַּחְתֶּ֜יהָ תַּעֲמֹ֤ד הַבַּהֶ֙רֶת֙ לֹ֣א פָשָׂ֔תָה צָרֶ֥בֶת הַשְּׁחִ֖ין הִ֑וא וְטִהֲר֖וֹ הַכֹּהֵֽן׃ (ס)

    Parlak leke yerinde kalır, yayılmazsa bu çıbanın izidir. Kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek.

  23. Vayikra 13:25

    Bu ayette 2 kez

    Veraa otah hakohen vehine nehpah sear lavan babaheret umareha amok min haor tsaraat hi bamihva paraha vetime oto hakohen nega tsaraat hi.

    וְרָאָ֣ה אֹתָ֣הּ הַכֹּהֵ֡ן וְהִנֵּ֣ה נֶהְפַּךְ֩ שֵׂעָ֨ר לָבָ֜ן בַּבַּהֶ֗רֶת וּמַרְאֶ֙הָ֙ עָמֹ֣ק מִן־הָע֔וֹר צָרַ֣עַת הִ֔וא בַּמִּכְוָ֖ה פָּרָ֑חָה וְטִמֵּ֤א אֹתוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא׃

    kâhin onu inceleyecek. Parlak lekenin içindeki kıllar beyaza dönmüşse ve leke deriden daha derinde görünüyorsa bu, yanıkta ortaya çıkmış tsaraattır. Kâhin o kişinin arınmamış olduğuna hükmedecek; bu bir tsaraat belirtisidir.

  24. Vayikra 13:27

    Veraau hakohen bayom haşevii im paso tifse baor vetime hakohen oto nega tsaraat hi.

    וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י אִם־פָּשֹׂ֤ה תִפְשֶׂה֙ בָּע֔וֹר וְטִמֵּ֤א הַכֹּהֵן֙ אֹת֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא׃

    Kâhin yedinci gün onu inceleyecek. Belirti deriye yayılmışsa arınmamış olduğuna hükmedecek; bu bir tsaraat belirtisidir.

  25. Vayikra 13:28

    Bu ayette 2 kez

    Veim tahteha taamod habaheret lo faseta vaor vehi heha seet hamihva hi vetiharo hakohen ki tsarevet hamihva hi.

    וְאִם־תַּחְתֶּיהָ֩ תַעֲמֹ֨ד הַבַּהֶ֜רֶת לֹא־פָשְׂתָ֤ה בָעוֹר֙ וְהִ֣וא כֵהָ֔ה שְׂאֵ֥ת הַמִּכְוָ֖ה הִ֑וא וְטִֽהֲרוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן כִּֽי־צָרֶ֥בֶת הַמִּכְוָ֖ה הִֽוא׃ (פ)

    Parlak leke yerinde kalır, deriye yayılmaz ve solarsa bu yanığın kabartısıdır. Kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek; çünkü bu yanığın izidir.

  26. Vayikra 13:42

    Vehi yihye vakarahat o vagabahat nega lavan adamdam tsaraat porahat hi bekarahto o vegabahto.

    וְכִֽי־יִהְיֶ֤ה בַקָּרַ֙חַת֙ א֣וֹ בַגַּבַּ֔חַת נֶ֖גַע לָבָ֣ן אֲדַמְדָּ֑ם צָרַ֤עַת פֹּרַ֙חַת֙ הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃

    Başının arka ya da ön tarafındaki kel yerde kırmızımsı beyaz bir belirti oluşursa bu, kel yerinde ortaya çıkan tsaraattır.

  27. Vayikra 13:52

    Vesaraf et habeged o et haşeti o et haerev batsemer o vapiştim o et kol keli haor aşer yihye vo hanaga ki tsaraat mameret hi baeş tisaref.

    וְשָׂרַ֨ף אֶת־הַבֶּ֜גֶד א֥וֹ אֶֽת־הַשְּׁתִ֣י ׀ א֣וֹ אֶת־הָעֵ֗רֶב בַּצֶּ֙מֶר֙ א֣וֹ בַפִּשְׁתִּ֔ים א֚וֹ אֶת־כָּל־כְּלִ֣י הָע֔וֹר אֲשֶׁר־יִהְיֶ֥ה ב֖וֹ הַנָּ֑גַע כִּֽי־צָרַ֤עַת מַמְאֶ֙רֶת֙ הִ֔וא בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃

    Belirtinin bulunduğu giysiyi, yünden ya da ketenden çözgüyü veya atkıyı ya da herhangi bir deri eşyayı yakacak. Çünkü bu yıkıcı tsaraattır; ateşte yakılacak.

  28. Vayikra 13:55

    Veraa hakohen ahare hukabes et hanega vehine lo hafah hanega et eno vehanega lo fasa tame u baeş tisrefenu pehetet hi bekarahto o vegabahto.

    וְרָאָ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אַחֲרֵ֣י ׀ הֻכַּבֵּ֣ס אֶת־הַנֶּ֗גַע וְ֠הִנֵּה לֹֽא־הָפַ֨ךְ הַנֶּ֤גַע אֶת־עֵינוֹ֙ וְהַנֶּ֣גַע לֹֽא־פָשָׂ֔ה טָמֵ֣א ה֔וּא בָּאֵ֖שׁ תִּשְׂרְפֶ֑נּוּ פְּחֶ֣תֶת הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃

    Kâhin belirtiyi yıkandıktan sonra inceleyecek. Belirtinin rengi değişmemişse, yayılmamış olsa bile eşya arınmamıştır; onu ateşte yakacaksın. Eski ya da yeni eşyada derine işlemiş bir belirtidir.

  29. Vayikra 13:57

    Veim terae od babeged o vaşeti o vaerev o vehol keli or porahat hi baeş tisrefenu et aşer bo hanaga.

    וְאִם־תֵּרָאֶ֨ה ע֜וֹד בַּ֠בֶּגֶד אֽוֹ־בַשְּׁתִ֤י אֽוֹ־בָעֵ֙רֶב֙ א֣וֹ בְכָל־כְּלִי־ע֔וֹר פֹּרַ֖חַת הִ֑וא בָּאֵ֣שׁ תִּשְׂרְפֶ֔נּוּ אֵ֥ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ הַנָּֽגַע׃

    Belirti giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada yeniden görülürse yayılmaktadır. Belirtinin bulunduğu eşyayı ateşte yakacaksın.

  30. Vayikra 14:44

    Uva hakohen veraa vehine pasa hanega babayit tsaraat mameret hi babayit tame u.

    וּבָא֙ הַכֹּהֵ֔ן וְרָאָ֕ה וְהִנֵּ֛ה פָּשָׂ֥ה הַנֶּ֖גַע בַּבָּ֑יִת צָרַ֨עַת מַמְאֶ֥רֶת הִ֛וא בַּבַּ֖יִת טָמֵ֥א הֽוּא׃

    kâhin gelip inceleyecek. Belirti evde yayılmışsa evde yıkıcı tsaraat vardır; ev arınmamıştır.

  31. Vayikra 15:3

    Vezot tihye tumato bezovo rar besaro et zovo o hehtim besaro mizovo tumato hi.

    וְזֹ֛את תִּהְיֶ֥ה טֻמְאָת֖וֹ בְּזוֹב֑וֹ רָ֣ר בְּשָׂר֞וֹ אֶת־זוֹב֗וֹ אֽוֹ־הֶחְתִּ֤ים בְּשָׂרוֹ֙ מִזּוֹב֔וֹ טֻמְאָת֖וֹ הִֽוא׃

    Akıntısından kaynaklanan arınmamışlık şöyle olacak: Organından akıntı sızsa da organı akıntı yüzünden tıkansa da arınmamış sayılır.

  32. Vayikra 15:23

    Veim al hamişkav u o al hakeli aşer hi yoşevet alav benageo vo yitma ad haarev.

    וְאִ֨ם עַֽל־הַמִּשְׁכָּ֜ב ה֗וּא א֧וֹ עַֽל־הַכְּלִ֛י אֲשֶׁר־הִ֥וא יֹשֶֽׁבֶת־עָלָ֖יו בְּנָגְעוֹ־ב֑וֹ יִטְמָ֖א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Bir kişi onun yatağının ya da oturduğu eşyanın üzerindeyse veya o eşyaya dokunursa akşama kadar arınmamış olacak.

  33. Vayikra 15:25

    Bu ayette 2 kez

    Veişa ki yazuv zov damah yamim rabim belo et nidatah o hi tazuv al nidatah kol yeme zov tumatah kime nidatah tihye temea hi.

    וְאִשָּׁ֡ה כִּֽי־יָזוּב֩ ז֨וֹב דָּמָ֜הּ יָמִ֣ים רַבִּ֗ים בְּלֹא֙ עֶת־נִדָּתָ֔הּ א֥וֹ כִֽי־תָז֖וּב עַל־נִדָּתָ֑הּ כָּל־יְמֵ֞י ז֣וֹב טֻמְאָתָ֗הּ כִּימֵ֧י נִדָּתָ֛הּ תִּהְיֶ֖ה טְמֵאָ֥ה הִֽוא׃

    Bir kadının âdet zamanı dışında günlerce kan akıntısı olursa ya da akıntısı âdet döneminin ötesine uzarsa, arınmamışlık veren akıntısının bütün günlerinde âdet günlerinde olduğu gibi arınmamış olacak.

  34. Vayikra 16:31

    Şabat şabaton hi lahem veinitem et nafşotehem hukat olam.

    שַׁבַּ֨ת שַׁבָּת֥וֹן הִיא֙ לָכֶ֔ם וְעִנִּיתֶ֖ם אֶת־נַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם חֻקַּ֖ת עוֹלָֽם׃

    Bu sizin için tam bir dinlenme Şabat’ıdır; kendinizi yoksun bırakacaksınız. Kalıcı bir kuraldır.

  35. Vayikra 17:11

    Ki nefeş habasar badam hi vaani netativ lahem al hamizbeah lehaper al nafşotehem ki hadam u banefeş yehaper.

    כִּ֣י נֶ֣פֶשׁ הַבָּשָׂר֮ בַּדָּ֣ם הִוא֒ וַאֲנִ֞י נְתַתִּ֤יו לָכֶם֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ לְכַפֵּ֖ר עַל־נַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם כִּֽי־הַדָּ֥ם ה֖וּא בַּנֶּ֥פֶשׁ יְכַפֵּֽר׃

    Çünkü bedenin canı kandadır. Ben kanı, canlarınız için kefaret sağlamak üzere sunakta kullanmanız için size verdim; çünkü kan, taşıdığı can sayesinde kefaret sağlar.

  36. Vayikra 17:14

    Ki nefeş kol basar damo venafşo u vaomar livne yisrael dam kol basar lo tohelu ki nefeş kol basar damo hi kol ohelav yikaret.

    כִּֽי־נֶ֣פֶשׁ כָּל־בָּשָׂ֗ר דָּמ֣וֹ בְנַפְשׁוֹ֮ הוּא֒ וָֽאֹמַר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל דַּ֥ם כָּל־בָּשָׂ֖ר לֹ֣א תֹאכֵ֑לוּ כִּ֣י נֶ֤פֶשׁ כָּל־בָּשָׂר֙ דָּמ֣וֹ הִ֔וא כָּל־אֹכְלָ֖יו יִכָּרֵֽת׃

    Çünkü her bedenin canı kanıdır; kanı onun canıyla birdir. Bu yüzden İsraeloğullarına, ‘Hiçbir canlının kanını yemeyeceksiniz; çünkü her bedenin canı kanıdır. Onu yiyen herkes kesilip atılacak’ dedim.

  37. Vayikra 18:7

    Ervat aviha veervat imeha lo tegale imeha hi lo tegale ervatah.

    עֶרְוַ֥ת אָבִ֛יךָ וְעֶרְוַ֥ת אִמְּךָ֖ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אִמְּךָ֣ הִ֔וא לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽהּ׃ (ס)

    Babanın çıplaklığını ve annenin çıplaklığını açmayacaksın. O senin annendir; onun çıplaklığını açmayacaksın.

  38. Vayikra 18:8

    Ervat eşet aviha lo tegale ervat aviha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֵֽשֶׁת־אָבִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה עֶרְוַ֥ת אָבִ֖יךָ הִֽוא׃ (ס)

    Babanın karısının çıplaklığını açmayacaksın; o, babanın çıplaklığıdır.

  39. Vayikra 18:11

    Ervat bat eşet aviha moledet aviha ahoteha hi lo tegale ervatah.

    עֶרְוַ֨ת בַּת־אֵ֤שֶׁת אָבִ֙יךָ֙ מוֹלֶ֣דֶת אָבִ֔יךָ אֲחוֹתְךָ֖ הִ֑וא לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽהּ׃ (ס)

    Babanın karısından doğmuş, babanın çocuğu olan kızın çıplaklığını açmayacaksın. O senin kız kardeşindir; onun çıplaklığını açmayacaksın.

  40. Vayikra 18:12

    Ervat ahot aviha lo tegale şeer aviha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֲחוֹת־אָבִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה שְׁאֵ֥ר אָבִ֖יךָ הִֽוא׃ (ס)

    Babanın kız kardeşinin çıplaklığını açmayacaksın; o babanın yakın akrabasıdır.

  41. Vayikra 18:13

    Ervat ahot imeha lo tegale ki şeer imeha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֲחֽוֹת־אִמְּךָ֖ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה כִּֽי־שְׁאֵ֥ר אִמְּךָ֖ הִֽוא׃ (ס)

    Annenin kız kardeşinin çıplaklığını açmayacaksın; o annenin yakın akrabasıdır.

  42. Vayikra 18:14

    Ervat ahi aviha lo tegale el işto lo tikrav dodateha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֲחִֽי־אָבִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אֶל־אִשְׁתּוֹ֙ לֹ֣א תִקְרָ֔ב דֹּדָֽתְךָ֖ הִֽוא׃ (ס)

    Babanın erkek kardeşinin çıplaklığını açmayacaksın; onun karısına yaklaşmayacaksın. O senin yengendir.

  43. Vayikra 18:15

    Ervat kalateha lo tegale eşet binha hi lo tegale ervatah.

    עֶרְוַ֥ת כַּלָּֽתְךָ֖ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אֵ֤שֶׁת בִּנְךָ֙ הִ֔וא לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָֽהּ׃ (ס)

    Gelininin çıplaklığını açmayacaksın. O oğlunun karısıdır; onun çıplaklığını açmayacaksın.

  44. Vayikra 18:16

    Ervat eşet ahiha lo tegale ervat ahiha hi.

    עֶרְוַ֥ת אֵֽשֶׁת־אָחִ֖יךָ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה עֶרְוַ֥ת אָחִ֖יךָ הִֽוא׃ (ס)

    Erkek kardeşinin karısının çıplaklığını açmayacaksın; o kardeşinin çıplaklığıdır.

  45. Vayikra 18:17

    Ervat işa uvitah lo tegale et bat benah veet bat bitah lo tikah legalot ervatah şaara hena zima hi.

    עֶרְוַ֥ת אִשָּׁ֛ה וּבִתָּ֖הּ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אֶֽת־בַּת־בְּנָ֞הּ וְאֶת־בַּת־בִּתָּ֗הּ לֹ֤א תִקַּח֙ לְגַלּ֣וֹת עֶרְוָתָ֔הּ שַׁאֲרָ֥ה הֵ֖נָּה זִמָּ֥ה הִֽוא

    Bir kadının ve kızının çıplaklığını açmayacaksın. Oğlunun kızını ya da kızının kızını, çıplaklığını açmak için almayacaksın. Onlar yakın akrabadır; bu ahlaksızlıktır.

  46. Vayikra 18:22

    Veet zahar lo tişkav mişkeve işa toeva hi.

    וְאֶ֨ת־זָכָ֔ר לֹ֥א תִשְׁכַּ֖ב מִשְׁכְּבֵ֣י אִשָּׁ֑ה תּוֹעֵבָ֖ה הִֽוא׃

    Bir erkekle, kadınla yatar gibi yatmayacaksın. Bu iğrenç bir eylemdir.

  47. Vayikra 20:14

    Veiş aşer yikah et işa veet imah zima hi baeş yisrefu oto veethen velo tihye zima betohehem.

    וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יִקַּ֧ח אֶת־אִשָּׁ֛ה וְאֶת־אִמָּ֖הּ זִמָּ֣ה הִ֑וא בָּאֵ֞שׁ יִשְׂרְפ֤וּ אֹתוֹ֙ וְאֶתְהֶ֔ן וְלֹא־תִהְיֶ֥ה זִמָּ֖ה בְּתוֹכְכֶֽם׃

    Bir erkek bir kadını ve onun annesini alırsa bu ahlaksızlıktır. Onu ve onları ateşte yakacaklar; aranızda ahlaksızlık olmayacak.

  48. Vayikra 20:21

    Veiş aşer yikah et eşet ahiv nida hi ervat ahiv gila aririm yihyu.

    וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֥ר יִקַּ֛ח אֶת־אֵ֥שֶׁת אָחִ֖יו נִדָּ֣ה הִ֑וא עֶרְוַ֥ת אָחִ֛יו גִּלָּ֖ה עֲרִירִ֥ים יִהְיֽוּ׃

    Erkek kardeşinin karısını alan kişi, arınmamış bir iş yapmıştır. Kardeşinin çıplaklığını açmıştır; çocuksuz kalacaklar.

  49. Vayikra 21:9

    Uvat kohen ki tehel liznot et aviha hi mehalelet baeş tisaref.

    וּבַת֙ אִ֣ישׁ כֹּהֵ֔ן כִּ֥י תֵחֵ֖ל לִזְנ֑וֹת אֶת־אָבִ֙יהָ֙ הִ֣יא מְחַלֶּ֔לֶת בָּאֵ֖שׁ תִּשָּׂרֵֽף׃ (ס)

    Bir kâhinin kızı fuhuş yaparak kendini kutsallıktan düşürürse babasını kutsallıktan düşürür. Ateşte yakılacak.

  50. Vayikra 22:12

    Uvat kohen ki tihye leiş zar hi bitrumat hakodaşim lo tohel.

    וּבַת־כֹּהֵ֔ן כִּ֥י תִהְיֶ֖ה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר הִ֕וא בִּתְרוּמַ֥ת הַקֳּדָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽל׃

    Bir kâhinin kızı kâhin olmayan biriyle evlenirse kutsal sunulardan ayrılan payı yiyemez.