אֶ֫רֶץ
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
849 kullanım · 705 ayet
TORA’DA KÖK
Bu köke bağlı kelimeler Tora’da 849 kez, 705 farklı ayette görülür. Kök altında 1 ayrı temel kelime (lemma) bulunur.
Vekidaştem et şenat hahamişim şana ukeratem deror baarets lehol yoşeveha yovel hi tihye lahem veşavtem iş el ahuzato veiş el mişpahto taşuvu.
וְקִדַּשְׁתֶּ֗ם אֵ֣ת שְׁנַ֤ת הַחֲמִשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּקְרָאתֶ֥ם דְּר֛וֹר בָּאָ֖רֶץ לְכָל־יֹשְׁבֶ֑יהָ יוֹבֵ֥ל הִוא֙ תִּהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם וְשַׁבְתֶּ֗ם אִ֚ישׁ אֶל־אֲחֻזָּת֔וֹ וְאִ֥ישׁ אֶל־מִשְׁפַּחְתּ֖וֹ תָּשֻֽׁבוּ׃
Ellinci yılı kutsayacak ve ülkede yaşayan herkes için özgürlük ilan edeceksiniz. Bu sizin için Yovel olacak; her biriniz mülküne, her biriniz ailesine dönecek.
Vaasitem et hukotay veet mişpatay tişmeru vaasitem otam vişavtem al haarets lavetah.
וַעֲשִׂיתֶם֙ אֶת־חֻקֹּתַ֔י וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֥י תִּשְׁמְר֖וּ וַעֲשִׂיתֶ֣ם אֹתָ֑ם וִֽישַׁבְתֶּ֥ם עַל־הָאָ֖רֶץ לָבֶֽטַח׃
Kurallarımı uygulayacak, hükümlerimi gözetip yerine getireceksiniz. Böylece ülkede güven içinde yaşayacaksınız.
Venatena haarets piryah vaahaltem lasova vişavtem lavetah aleha.
וְנָתְנָ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ פִּרְיָ֔הּ וַאֲכַלְתֶּ֖ם לָשֹׂ֑בַע וִֽישַׁבְתֶּ֥ם לָבֶ֖טַח עָלֶֽיהָ׃
Ülke meyvesini verecek, doyasıya yiyecek ve orada güven içinde yaşayacaksınız.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehaarets lo timaher litsmitut ki li haarets ki gerim vetoşavim atem imadi.
וְהָאָ֗רֶץ לֹ֤א תִמָּכֵר֙ לִצְמִתֻ֔ת כִּי־לִ֖י הָאָ֑רֶץ כִּֽי־גֵרִ֧ים וְתוֹשָׁבִ֛ים אַתֶּ֖ם עִמָּדִֽי׃
Toprak kesin olarak el değiştirecek biçimde satılmayacak; çünkü toprak Benimdir. Siz Benim yanımda yabancı ve konuksunuz.
Bu ayette 2 eşleşme
Uvehol erets ahuzathem geula titenu laarets.
וּבְכֹ֖ל אֶ֣רֶץ אֲחֻזַּתְכֶ֑ם גְּאֻלָּ֖ה תִּתְּנ֥וּ לָאָֽרֶץ׃ (ס)
Mülk edindiğiniz ülkenin her yerinde toprağın bedeli ödenerek geri alınmasına izin vereceksiniz.
Uvate hahatserim aşer en lahem homa saviv al sede haarets yehaşev geula tihye lo uvayovel yetse.
וּבָתֵּ֣י הַחֲצֵרִ֗ים אֲשֶׁ֨ר אֵין־לָהֶ֤ם חֹמָה֙ סָבִ֔יב עַל־שְׂדֵ֥ה הָאָ֖רֶץ יֵחָשֵׁ֑ב גְּאֻלָּה֙ תִּהְיֶה־לּ֔וֹ וּבַיֹּבֵ֖ל יֵצֵֽא׃
Çevresi surla çevrili olmayan köylerdeki evler ise ülkenin tarlaları gibi sayılacak. Geri alınabilirler ve Yovel’de serbest kalırlar.
Bu ayette 2 eşleşme
Ani Adonay elohehem aşer hotseti ethem meerets mitsrayim latet lahem et erets kenaan lihyot lahem lelohim.
אֲנִ֗י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אֶתְכֶ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לָתֵ֤ת לָכֶם֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן לִהְי֥וֹת לָכֶ֖ם לֵאלֹהִֽים׃ (ס)
Size Kenaan ülkesini vermek ve Tanrınız olmak için sizi Mısır ülkesinden çıkaran Tanrınız Adonay Benim.
Ki avaday hem aşer hotseti otam meerets mitsrayim lo yimaheru mimkeret aved.
כִּֽי־עֲבָדַ֣י הֵ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אֹתָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לֹ֥א יִמָּכְר֖וּ מִמְכֶּ֥רֶת עָֽבֶד׃
Çünkü onlar Mısır ülkesinden çıkardığım kullarımdır. Köle satışı gibi satılmayacaklar.
Vegam mibene hatoşavim hagarim imahem mehem tiknu umimişpahtam aşer imahem aşer holidu beartsehem vehayu lahem laahuza.
וְ֠גַם מִבְּנֵ֨י הַתּוֹשָׁבִ֜ים הַגָּרִ֤ים עִמָּכֶם֙ מֵהֶ֣ם תִּקְנ֔וּ וּמִמִּשְׁפַּחְתָּם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמָּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר הוֹלִ֖ידוּ בְּאַרְצְכֶ֑ם וְהָי֥וּ לָכֶ֖ם לַֽאֲחֻזָּֽה׃
Aranızda yaşayan yerleşik yabancıların çocuklarından ve ülkenizde doğurdukları, yanınızda bulunan ailelerinden de satın alabilirsiniz. Onlar sizin mülkünüz olacak.
Ki li vene yisrael avadim avaday hem aşer hotseti otam meerets mitsrayim ani Adonay elohehem.
כִּֽי־לִ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ עֲבָדִ֔ים עֲבָדַ֣י הֵ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אוֹתָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲנִ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Çünkü İsraeloğulları Benim kullarımdır; Mısır ülkesinden çıkardığım kullarımdır. Ben Tanrınız Adonay’ım.
Lo taasu lahem elilim ufesel umatseva lo takimu lahem veeven maskit lo titenu beartsehem lehişetahavot aleha ki ani Adonay elohehem.
לֹֽא־תַעֲשׂ֨וּ לָכֶ֜ם אֱלִילִ֗ם וּפֶ֤סֶל וּמַצֵּבָה֙ לֹֽא־תָקִ֣ימוּ לָכֶ֔ם וְאֶ֣בֶן מַשְׂכִּ֗ית לֹ֤א תִתְּנוּ֙ בְּאַרְצְכֶ֔ם לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת עָלֶ֑יהָ כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Kendinize putlar yapmayacak, oyma put ya da dikili taş dikmeyeceksiniz. Üzerinde yere kapanmak için ülkenize döşeme taşı koymayacaksınız; çünkü Ben Tanrınız Adonay’ım.
Venatati gişmehem beitam venatena haarets yevulah veets hasade yiten piryo.
וְנָתַתִּ֥י גִשְׁמֵיכֶ֖ם בְּעִתָּ֑ם וְנָתְנָ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה יִתֵּ֥ן פִּרְיֽוֹ׃
yağmurlarınızı mevsiminde vereceğim. Toprak ürününü, kırdaki ağaç meyvesini verecek.
Vehisig lahem dayiş et batsir uvatsir yasig et zara vaahaltem lahmehem lasova vişavtem lavetah beartsehem.
וְהִשִּׂ֨יג לָכֶ֥ם דַּ֙יִשׁ֙ אֶת־בָּצִ֔יר וּבָצִ֖יר יַשִּׂ֣יג אֶת־זָ֑רַע וַאֲכַלְתֶּ֤ם לַחְמְכֶם֙ לָשֹׂ֔בַע וִֽישַׁבְתֶּ֥ם לָבֶ֖טַח בְּאַרְצְכֶֽם׃
Harmanınız bağbozumuna, bağbozumunuz ekim zamanına kadar sürecek. Ekmeğinizi doyasıya yiyecek ve ülkenizde güven içinde yaşayacaksınız.
Bu ayette 3 eşleşme
Venatati şalom baarets uşehavtem veen maharid vehişbati haya raa min haarets veherev lo taavor beartsehem.
וְנָתַתִּ֤י שָׁלוֹם֙ בָּאָ֔רֶץ וּשְׁכַבְתֶּ֖ם וְאֵ֣ין מַחֲרִ֑יד וְהִשְׁבַּתִּ֞י חַיָּ֤ה רָעָה֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְחֶ֖רֶב לֹא־תַעֲבֹ֥ר בְּאַרְצְכֶֽם׃
Ülkeye esenlik vereceğim. Yatacaksınız ve sizi korkutan olmayacak. Yırtıcı hayvanları ülkeden kaldıracağım; ülkenizden kılıç geçmeyecek.
Ani Adonay elohehem aşer hotseti ethem meerets mitsrayim miheyot lahem avadim vaeşbor motot ulehem vaoleh ethem komemiyut.
אֲנִ֞י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם אֲשֶׁ֨ר הוֹצֵ֤אתִי אֶתְכֶם֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִֽהְיֹ֥ת לָהֶ֖ם עֲבָדִ֑ים וָאֶשְׁבֹּר֙ מֹטֹ֣ת עֻלְּכֶ֔ם וָאוֹלֵ֥ךְ אֶתְכֶ֖ם קֽוֹמְמִיּֽוּת׃ (פ)
Ben sizi Mısırlılara köle olmaktan çıkarıp Mısır ülkesinden getiren Tanrınız Adonay’ım. Boyunduruğunuzun çubuklarını kırdım ve sizi başınız dik yürüttüm.
Veşavarti et geon uzehem venatati et şemehem kabarzel veet artsehem kanehuşa.
וְשָׁבַרְתִּ֖י אֶת־גְּא֣וֹן עֻזְּכֶ֑ם וְנָתַתִּ֤י אֶת־שְׁמֵיכֶם֙ כַּבַּרְזֶ֔ל וְאֶֽת־אַרְצְכֶ֖ם כַּנְּחֻשָֽׁה׃
Gücünüzle övünmenizi kıracağım. Göğünüzü demir, toprağınızı bakır gibi yapacağım.
Bu ayette 2 eşleşme
Vetam larik kohahem velo titen artsehem et yevulah veets haarets lo yiten piryo.
וְתַ֥ם לָרִ֖יק כֹּחֲכֶ֑ם וְלֹֽא־תִתֵּ֤ן אַרְצְכֶם֙ אֶת־יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֣ץ הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יִתֵּ֖ן פִּרְיֽוֹ׃
Gücünüz boş yere tükenecek. Toprağınız ürününü vermeyecek; ülkedeki ağaç meyvesini vermeyecek.
Vahaşimoti ani et haarets veşamemu aleha oyevehem hayoşevim bah.
וַהֲשִׁמֹּתִ֥י אֲנִ֖י אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָֽׁמְמ֤וּ עָלֶ֙יהָ֙ אֹֽיְבֵיכֶ֔ם הַיֹּשְׁבִ֖ים בָּֽהּ׃
Ülkeyi Ben ıssız bırakacağım. Oraya yerleşen düşmanlarınız onun durumuna şaşacak.
Veethem ezare vagoyim vaharikoti aharehem harev vehayeta artsehem şemama vearehem yihyu horba.
וְאֶתְכֶם֙ אֱזָרֶ֣ה בַגּוֹיִ֔ם וַהֲרִיקֹתִ֥י אַחֲרֵיכֶ֖ם חָ֑רֶב וְהָיְתָ֤ה אַרְצְכֶם֙ שְׁמָמָ֔ה וְעָרֵיכֶ֖ם יִהְי֥וּ חָרְבָּֽה׃
Sizi ulusların arasına dağıtacak ve arkanızdan kılıç çekeceğim. Ülkeniz ıssız kalacak, şehirleriniz harabeye dönecek.
Bu ayette 3 eşleşme
Az tirtse haarets et şabetoteha kol yeme hoşama veatem beerets oyevehem az tişbat haarets vehirtsat et şabetoteha.
אָז֩ תִּרְצֶ֨ה הָאָ֜רֶץ אֶת־שַׁבְּתֹתֶ֗יהָ כֹּ֚ל יְמֵ֣י הֳשַׁמָּ֔ה וְאַתֶּ֖ם בְּאֶ֣רֶץ אֹיְבֵיכֶ֑ם אָ֚ז תִּשְׁבַּ֣ת הָאָ֔רֶץ וְהִרְצָ֖ת אֶת־שַׁבְּתֹתֶֽיהָ׃
O zaman ülke, siz düşmanlarınızın ülkesindeyken, ıssız kaldığı bütün günler boyunca Şabatlarının karşılığını alacak. O zaman toprak dinlenecek ve Şabatlarını telafi edecek.
Vehanişarim bahem veheveti moreh bilvavam beartsot oyevehem veradaf otam kol ale nidaf venasu menusat herev venafelu veen rodef.
וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֔ם וְהֵבֵ֤אתִי מֹ֙רֶךְ֙ בִּלְבָבָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיהֶ֑ם וְרָדַ֣ף אֹתָ֗ם ק֚וֹל עָלֶ֣ה נִדָּ֔ף וְנָס֧וּ מְנֻֽסַת־חֶ֛רֶב וְנָפְל֖וּ וְאֵ֥ין רֹדֵֽף׃
Sizden geriye kalanların yüreklerine düşmanlarının ülkelerinde korku salacağım. Savrulan bir yaprağın sesi onları kovalayacak. Kılıçtan kaçar gibi kaçacak ve kovalayan yokken düşecekler.
Vaavadtem bagoyim veohla ethem erets oyevehem.
וַאֲבַדְתֶּ֖ם בַּגּוֹיִ֑ם וְאָכְלָ֣ה אֶתְכֶ֔ם אֶ֖רֶץ אֹיְבֵיכֶֽם׃
Ulusların arasında yok olacaksınız. Düşmanlarınızın ülkesi sizi yutacak.
Vehanişarim bahem yimaku baavonam beartsot oyevehem veaf baavonot avotam itam yimaku.
וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֗ם יִמַּ֙קּוּ֙ בַּֽעֲוֺנָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיכֶ֑ם וְאַ֛ף בַּעֲוֺנֹ֥ת אֲבֹתָ֖ם אִתָּ֥ם יִמָּֽקּוּ׃
Sizden geriye kalanlar, düşmanlarının ülkelerinde kendi suçları yüzünden eriyip gidecekler. Atalarının suçları yüzünden de onlarla birlikte eriyip gidecekler.
Af ani eleh imam bekeri veheveti otam beerets oyevehem o az yikana levavam hearel veaz yirtsu et avonam.
אַף־אֲנִ֗י אֵלֵ֤ךְ עִמָּם֙ בְּקֶ֔רִי וְהֵבֵאתִ֣י אֹתָ֔ם בְּאֶ֖רֶץ אֹיְבֵיהֶ֑ם אוֹ־אָ֣ז יִכָּנַ֗ע לְבָבָם֙ הֶֽעָרֵ֔ל וְאָ֖ז יִרְצ֥וּ אֶת־עֲוֺנָֽם׃
Ben de onlara karşı gelecek ve onları düşmanlarının ülkesine getireceğim. Belki o zaman sünnetsiz yürekleri boyun eğer ve suçlarının karşılığını kabul ederler.
Vezaharti et beriti yaakov veaf et beriti yitshak veaf et beriti avraham ezkor vehaarets ezkor.
וְזָכַרְתִּ֖י אֶת־בְּרִיתִ֣י יַעֲק֑וֹב וְאַף֩ אֶת־בְּרִיתִ֨י יִצְחָ֜ק וְאַ֨ף אֶת־בְּרִיתִ֧י אַבְרָהָ֛ם אֶזְכֹּ֖ר וְהָאָ֥רֶץ אֶזְכֹּֽר׃
Yaakov’la antlaşmamı hatırlayacağım; Yitshak’la antlaşmamı ve Avraam’la antlaşmamı da hatırlayacağım. Ülkeyi de hatırlayacağım.
Vehaarets teazev mehem vetirets et şabetoteha baheşama mehem vehem yirtsu et avonam yaan uveyaan bemişpatay maasu veet hukotay gaala nafşam.
וְהָאָרֶץ֩ תֵּעָזֵ֨ב מֵהֶ֜ם וְתִ֣רֶץ אֶת־שַׁבְּתֹתֶ֗יהָ בָּהְשַׁמָּה֙ מֵהֶ֔ם וְהֵ֖ם יִרְצ֣וּ אֶת־עֲוֺנָ֑ם יַ֣עַן וּבְיַ֔עַן בְּמִשְׁפָּטַ֣י מָאָ֔סוּ וְאֶת־חֻקֹּתַ֖י גָּעֲלָ֥ה נַפְשָֽׁם׃
Ülke onlardan boş kalacak ve onlarsız ıssız dururken Şabatlarını telafi edecek. Onlar da suçlarının karşılığını kabul edecekler; çünkü hükümlerimi küçümsediler ve kurallarımdan tiksindiler.
Veaf gam zot biheyotam beerets oyevehem lo meastim velo gealtim lehalotam lehafer beriti itam ki ani Adonay elohehem.
וְאַף־גַּם־זֹ֠את בִּֽהְיוֹתָ֞ם בְּאֶ֣רֶץ אֹֽיְבֵיהֶ֗ם לֹֽא־מְאַסְתִּ֤ים וְלֹֽא־גְעַלְתִּים֙ לְכַלֹּתָ֔ם לְהָפֵ֥ר בְּרִיתִ֖י אִתָּ֑ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם׃
Yine de düşmanlarının ülkesindeyken onları tümüyle yok edecek, kendileriyle antlaşmamı bozacak kadar reddetmeyecek ve onlardan tiksinmeyeceğim. Çünkü Ben onların Tanrısı Adonay’ım.
Vezaharti lahem berit rişonim aşer hotseti otam meerets mitsrayim leene hagoyim lihyot lahem lelohim ani Adonay.
וְזָכַרְתִּ֥י לָהֶ֖ם בְּרִ֣ית רִאשֹׁנִ֑ים אֲשֶׁ֣ר הוֹצֵֽאתִי־אֹתָם֩ מֵאֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֗ם לִהְיֹ֥ת לָהֶ֛ם לֵאלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
Onlar için, Tanrıları olmak üzere ulusların gözü önünde Mısır ülkesinden çıkardığım atalarıyla yaptığım antlaşmayı hatırlayacağım. Ben Adonay’ım.
Bişnat hayovel yaşuv hasade laaşer kanau meito laaşer lo ahuzat haarets.
בִּשְׁנַ֤ת הַיּוֹבֵל֙ יָשׁ֣וּב הַשָּׂדֶ֔ה לַאֲשֶׁ֥ר קָנָ֖הוּ מֵאִתּ֑וֹ לַאֲשֶׁר־ל֖וֹ אֲחֻזַּ֥ת הָאָֽרֶץ׃
Yovel yılında tarla, kendisinden satın alınan kişiye, toprağın miras yoluyla sahibi olana dönecek.
Bu ayette 2 eşleşme
Vehol masar haarets mizera haarets miperi haets ladonay u kodeş ladonay.
וְכָל־מַעְשַׂ֨ר הָאָ֜רֶץ מִזֶּ֤רַע הָאָ֙רֶץ֙ מִפְּרִ֣י הָעֵ֔ץ לַיהוָ֖ה ה֑וּא קֹ֖דֶשׁ לַֽיהוָֽה׃
Toprağın bütün ondalığı, ister tarlanın ekininden ister ağacın meyvesinden olsun, Adonay’ındır. Adonay’a kutsaldır.
Vayedaber Adonay el moşe bemidbar sinay beohel moed beehad lahodeş haşeni başana haşenit letsetam meerets mitsrayim lemor.
וַיְדַבֵּ֨ר יְהוָ֧ה אֶל־מֹשֶׁ֛ה בְּמִדְבַּ֥ר סִינַ֖י בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד בְּאֶחָד֩ לַחֹ֨דֶשׁ הַשֵּׁנִ֜י בַּשָּׁנָ֣ה הַשֵּׁנִ֗ית לְצֵאתָ֛ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר׃
İsraeloğullarının Mısır ülkesinden çıkışlarının ikinci yılında, ikinci ayın birinci gününde Adonay, Sinay Çölü’nde, Buluşma Çadırı’nda Moşe’ye şöyle dedi:
Ki li kol behor beyom hakoti hol behor beerets mitsrayim hikdaşti li hol behor beyisrael meadam ad behema li yihyu ani Adonay.
כִּ֣י לִי֮ כָּל־בְּכוֹר֒ בְּיוֹם֩ הַכֹּתִ֨י כָל־בְּכ֜וֹר בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם הִקְדַּ֨שְׁתִּי לִ֤י כָל־בְּכוֹר֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל מֵאָדָ֖ם עַד־בְּהֵמָ֑ה לִ֥י יִהְי֖וּ אֲנִ֥י יְהוָֽה׃ (ס)
Çünkü her ilk doğan Benimdir. Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları vurduğum gün, İsrael’de insandan hayvana kadar her ilk doğanı Kendime kutsal olarak ayırdım. Benim olacaklar. Ben Adonay’ım.
Ki li hol behor bivne yisrael baadam uvabehema beyom hakoti hol behor beerets mitsrayim hikdaşti otam li.
כִּ֣י לִ֤י כָל־בְּכוֹר֙ בִּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בָּאָדָ֖ם וּבַבְּהֵמָ֑ה בְּי֗וֹם הַכֹּתִ֤י כָל־בְּכוֹר֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם הִקְדַּ֥שְׁתִּי אֹתָ֖ם לִֽי׃
Çünkü İsraeloğulları arasında insandan hayvana kadar her ilk doğan Benimdir. Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları vurduğum gün onları Kendime kutsal olarak ayırdım.
Vayedaber Adonay el moşe vemidbar sinay başana haşenit letsetam meerets mitsrayim bahodeş harişon lemor.
וַיְדַבֵּ֣ר יְהוָ֣ה אֶל־מֹשֶׁ֣ה בְמִדְבַּר־סִ֠ינַי בַּשָּׁנָ֨ה הַשֵּׁנִ֜ית לְצֵאתָ֨ם מֵאֶ֧רֶץ מִצְרַ֛יִם בַּחֹ֥דֶשׁ הָרִאשׁ֖וֹן לֵאמֹֽר׃
Mısır ülkesinden çıkışlarının ikinci yılında, birinci ayda Adonay Sinay Çölü’nde Moşe’ye şöyle dedi:
Vehi yagur itehem ger veasa fesah ladonay kehukat hapesah uhemişpato ken yaase huka ahat yihye lahem velager uleezrah haarets.
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּכֶ֜ם גֵּ֗ר וְעָ֤שָֽׂה פֶ֙סַח֙ לַֽיהוָ֔ה כְּחֻקַּ֥ת הַפֶּ֛סַח וּכְמִשְׁפָּט֖וֹ כֵּ֣ן יַעֲשֶׂ֑ה חֻקָּ֤ה אַחַת֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם וְלַגֵּ֖ר וּלְאֶזְרַ֥ח הָאָֽרֶץ׃ (פ)
Aranıza bir yabancı yerleşir ve Adonay’a Pesah kurbanını yerine getirmek isterse onu Pesah kurbanının kuralına ve hükmüne göre yerine getirecek. Sizin için, yabancı için ve ülkenin yerlisi için tek bir kural olacak.
Vehi tavou milhama beartsehem al hatsar hatsorer ethem vahareotem bahatsotserot vanizkartem lifne Adonay elohehem venoşatem meoyevehem.
וְכִֽי־תָבֹ֨אוּ מִלְחָמָ֜ה בְּאַרְצְכֶ֗ם עַל־הַצַּר֙ הַצֹּרֵ֣ר אֶתְכֶ֔ם וַהֲרֵעֹתֶ֖ם בַּחֲצֹצְר֑וֹת וֲנִזְכַּרְתֶּ֗ם לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וְנוֹשַׁעְתֶּ֖ם מֵאֹיְבֵיכֶֽם׃
Ülkenizde size baskı yapan düşmana karşı savaşa çıktığınızda borazanlarla terua çalacaksınız. Tanrınız Adonay’ın huzurunda hatırlanacak ve düşmanlarınızdan kurtarılacaksınız.
Vayomer elav lo eleh ki im el artsi veel moladti eleh.
וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו לֹ֣א אֵלֵ֑ךְ כִּ֧י אִם־אֶל־אַרְצִ֛י וְאֶל־מוֹלַדְתִּ֖י אֵלֵֽךְ׃
Hovav ona, “Gitmeyeceğim; kendi ülkeme ve akrabalarımın yanına gideceğim” dedi.
Veruah nasa meet Adonay vayagaz salvim min hayam vayitoş al hamahane kedereh yom ko uhedereh yom ko sevivot hamahane uheamatayim al pene haarets.
וְר֜וּחַ נָסַ֣ע ׀ מֵאֵ֣ת יְהוָ֗ה וַיָּ֣גָז שַׂלְוִים֮ מִן־הַיָּם֒ וַיִּטֹּ֨שׁ עַל־הַֽמַּחֲנֶ֜ה כְּדֶ֧רֶךְ י֣וֹם כֹּ֗ה וּכְדֶ֤רֶךְ יוֹם֙ כֹּ֔ה סְבִיב֖וֹת הַֽמַּחֲנֶ֑ה וּכְאַמָּתַ֖יִם עַל־פְּנֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Adonay’ın gönderdiği bir rüzgâr esti ve denizden bıldırcınlar getirdi. Onları ordugâhın çevresine, bu yönde bir günlük yol, öteki yönde bir günlük yol boyunca, yerden yaklaşık iki arşın yükseklikte yaydı.
Şelah leha anaşim veyaturu et erets kenaan aşer ani noten livne yisrael iş ehad iş ehad lemate avotav tişlahu kol nasi vahem.
שְׁלַח־לְךָ֣ אֲנָשִׁ֗ים וְיָתֻ֙רוּ֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אִ֣ישׁ אֶחָד֩ אִ֨ישׁ אֶחָ֜ד לְמַטֵּ֤ה אֲבֹתָיו֙ תִּשְׁלָ֔חוּ כֹּ֖ל נָשִׂ֥יא בָהֶֽם׃
İsraeloğullarına verdiğim Kenaan ülkesini araştırmaları için adamlar gönder. Atalarının her kabilesinden birer adam göndereceksiniz; her biri aralarında önder olacak.
Ele şemot haanaşim aşer şalah moşe latur et haarets vayikra moşe lehoşea bin nun yehoşua.
אֵ֚לֶּה שְׁמ֣וֹת הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח מֹשֶׁ֖ה לָת֣וּר אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א מֹשֶׁ֛ה לְהוֹשֵׁ֥עַ בִּן־נ֖וּן יְהוֹשֻֽׁעַ׃
Moşe’nin ülkeyi araştırmak için gönderdiği adamların adları bunlardı. Moşe, Nun oğlu Hoşea’ya Yeoşua adını verdi.
Vayişlah otam moşe latur et erets kenaan vayomer alehem alu ze banegev vaalitem et hahar.
וַיִּשְׁלַ֤ח אֹתָם֙ מֹשֶׁ֔ה לָת֖וּר אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם עֲל֥וּ זֶה֙ בַּנֶּ֔גֶב וַעֲלִיתֶ֖ם אֶת־הָהָֽר׃
Moşe onları Kenaan ülkesini araştırmaya gönderirken şöyle dedi: “Buradan Negev’e çıkın, sonra dağlık bölgeye çıkın.
Ureitem et haarets ma hi veet haam hayoşev aleha hehazak u harafe hameat u im rav.
וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־הָאָ֖רֶץ מַה־הִ֑וא וְאֶת־הָעָם֙ הַיֹּשֵׁ֣ב עָלֶ֔יהָ הֶחָזָ֥ק הוּא֙ הֲרָפֶ֔ה הַמְעַ֥ט ה֖וּא אִם־רָֽב׃
Ülkenin nasıl olduğunu, orada yaşayan halkın güçlü mü zayıf mı, az mı çok mu olduğunu görün.
Uma haarets aşer u yoşev bah hatova hi im raa uma hearim aşer u yoşev bahena habemahanim im bemivtsarim.
וּמָ֣ה הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב בָּ֔הּ הֲטוֹבָ֥ה הִ֖וא אִם־רָעָ֑ה וּמָ֣ה הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁר־הוּא֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהֵ֔נָּה הַבְּמַֽחֲנִ֖ים אִ֥ם בְּמִבְצָרִֽים׃
Yaşadıkları ülke iyi mi kötü mü? Yaşadıkları şehirler nasıl; açık yerleşimler mi, surlu yerler mi?
Bu ayette 2 eşleşme
Uma haarets haşemena hi im raza hayeş bah ets im ayin vehithazaktem ulekahtem miperi haarets vehayamim yeme bikure anavim.
וּמָ֣ה הָ֠אָרֶץ הַשְּׁמֵנָ֨ה הִ֜וא אִם־רָזָ֗ה הֲיֵֽשׁ־בָּ֥הּ עֵץ֙ אִם־אַ֔יִן וְהִ֨תְחַזַּקְתֶּ֔ם וּלְקַחְתֶּ֖ם מִפְּרִ֣י הָאָ֑רֶץ וְהַ֨יָּמִ֔ים יְמֵ֖י בִּכּוּרֵ֥י עֲנָבִֽים׃
Toprak nasıl; verimli mi verimsiz mi? Orada ağaç var mı, yok mu? Cesur olun ve ülkenin meyvelerinden getirin.” O günler ilk üzümlerin olgunlaştığı zamandı.
Vayaalu vayaturu et haarets mimidbar tsin ad rehov levo hamat.
וַֽיַּעֲל֖וּ וַיָּתֻ֣רוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ מִמִּדְבַּר־צִ֥ן עַד־רְחֹ֖ב לְבֹ֥א חֲמָֽת׃
Yukarı çıkıp Tsin Çölü’nden Hamat’a giriş yönündeki Rehov’a kadar ülkeyi araştırdılar.
Vayaşuvu mitur haarets mikets arbaim yom.
וַיָּשֻׁ֖בוּ מִתּ֣וּר הָאָ֑רֶץ מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֥ים יֽוֹם׃
Kırk günün sonunda ülkeyi araştırmaktan döndüler.
Vayelehu vayavou el moşe veel aharon veel kol adat bene yisrael el midbar paran kadeşa vayaşivu otam davar veet kol haeda vayarum et peri haarets.
וַיֵּלְכ֡וּ וַיָּבֹאוּ֩ אֶל־מֹשֶׁ֨ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֜ן וְאֶל־כָּל־עֲדַ֧ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־מִדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן קָדֵ֑שָׁה וַיָּשִׁ֨יבוּ אוֹתָ֤ם דָּבָר֙ וְאֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַיַּרְא֖וּם אֶת־פְּרִ֥י הָאָֽרֶץ׃
Paran Çölü’ndeki Kadeş’e, Moşe’ye, Aaron’a ve İsraeloğullarının bütün topluluğuna geldiler. Onlara ve bütün topluluğa haber verdiler, ülkenin meyvelerini gösterdiler.
Vayesaperu lo vayomeru banu el haarets aşer şelahtanu vegam zavat halav udevaş hi veze piryah.
וַיְסַפְּרוּ־לוֹ֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ בָּ֕אנוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר שְׁלַחְתָּ֑נוּ וְ֠גַם זָבַ֨ת חָלָ֥ב וּדְבַ֛שׁ הִ֖וא וְזֶה־פִּרְיָֽהּ׃
Moşe’ye şöyle anlattılar: “Bizi gönderdiğin ülkeye gittik. Gerçekten süt ve bal akıyor; meyvesi de işte bu.
Efes ki az haam hayoşev baarets vehearim betsurot gedolot meod vegam yelide haanak rainu şam.
אֶ֚פֶס כִּֽי־עַ֣ז הָעָ֔ם הַיֹּשֵׁ֖ב בָּאָ֑רֶץ וְהֶֽעָרִ֗ים בְּצֻר֤וֹת גְּדֹלֹת֙ מְאֹ֔ד וְגַם־יְלִדֵ֥י הָֽעֲנָ֖ק רָאִ֥ינוּ שָֽׁם׃
Ancak ülkede yaşayan halk güçlü; şehirler surlu ve çok büyük. Orada Anak’ın soyundan gelenleri de gördük.
Amalek yoşev beerets hanegev vehahiti vehayevusi vehaemori yoşev bahar vehakenaani yoşev al hayam veal yad hayarden.
עֲמָלֵ֥ק יוֹשֵׁ֖ב בְּאֶ֣רֶץ הַנֶּ֑גֶב וְ֠הַֽחִתִּי וְהַיְבוּסִ֤י וְהָֽאֱמֹרִי֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהָ֔ר וְהַֽכְּנַעֲנִי֙ יֹשֵׁ֣ב עַל־הַיָּ֔ם וְעַ֖ל יַ֥ד הַיַּרְדֵּֽן׃
Amalek Negev bölgesinde yaşıyor. Hitiler, Yevusiler ve Emoriler dağlık bölgede; Kenaanlılar ise deniz kıyısında ve Yarden boyunca yaşıyor.”
Temel kelimeler (lemmalar)
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
849 kullanım · 705 ayet
Kök ilişkileri yalnız Open Scriptures Hebrew Lexicon’daki açık kök/etimoloji bağlantılarından gelir. ToraOku eksik kökleri tahmin etmez.
Kullanım ve ayet sayıları doğrulanmış OSHB morfoloji tokenları üzerinden hesaplanır.